Soru 1 · 2008/2 · Vergi Tekniği
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, iktisadi işletmelere dahil menkul kıymetlerin değerleme ölçülerini
belirterek, menkul kıymet türleri itibariyle değerleme esaslarını açıklayınız.
Komisyonun resmî cevabını gör
Vergi Usul Kanunu’nun 279'uncu maddesinde, bilânço esasına göre defter tutan ticari işletmelerin aktiflerinde yer alan menkul kıymetlerin değerlendirilmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Ancak, vergi kanunlarında menkul kıymetlerin tanımına yer verilmemiş olmakla birlikte, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 3/b maddesinde, menkul kıymetler; ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen kıymetli evrak olarak tanımlanmıştır. Yapılan bu tanımlama kapsamında menkul kıymetleri aşağıda yer aldığı şekilde sıralamak mümkündür.
- Hisse Senetleri,
- Devlet Tahvilleri,
- Hazine Bonoları,
- Eurobondlar,
- Özel Kesim Tahvil ve Bonoları,
- Menkul Kıymet Yatırım Fonu,
- Gelir Ortaklığı Senetleri,
- Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler,
- Kar-Zarar Ortaklığı Belgeleri.
Sermaye Piyasası Kanunu'nun uygulamasında yatırım fonu katılma belgeleri menkul kıymet olarak değerlendirilmemektedir. Ancak, iktisadi işletmelere dahil menkul kıymetlerin ne şekilde değerleneceğini düzenleyen, Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesinde, açıkça belirtilmesi nedeniyle yatırım fonu katılma belgelerinin vergi kanunlarının uygulamasında menkul kıymet sayılmaktadır. Menkul kıymet olarak kabul edilen bu değerlerin bir kısmı alış bedeli ile bir kısmının ise borsa rayici ile değerlenmesi gerekmekle birlikte bu kıymetlerin değerleme ölçü ve şekilleri aşağıda açıklanmıştır. I- Menkul Kıymetlerin Değerleme Ölçüleri: A) Alış Bedeli İle Değerlenecek Menkul Kıymetler: Hisse Senetleri ile fon portföylerinin en az %51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeli ile değerlenir. Ayrıca, borsa rayici ile değerlenmesi gerekmekle birlikte borsa rayici bulunmayan ya da getirisi ihraç edenin kâr ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle getirisi hesaplanamayan menkul kıymetler de alış bedeli ile değerlenir. Vergi Usul Kanunu'nda alış bedelinin tanımına yer verilmemiş olmakla birlikte, alış bedeli, bir iktisadi kıymetin iktisabı için satıcıya ödenen veya borçlanılan meblağ olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, menkul kıymetin alış bedeli saptanırken, söz konusu menkul kıymetin edinimi için yüklenilen finansman gideri, kur farkı, komisyon gibi giderlerden pay verilmemesi gerekmektedir. Ayrıca, vadesi geldiği halde üzerinde tahsil edilmemiş kuponu ile birlikte menkul kıymet satın alınması durumunda, değerlemede menkul kıymetin alış bedeline kupon bedelinin dahil edilmemesi gerekir. B) Borsa Rayici İle Değerlenecek Menkul Kıymetler: Ana kural olarak, yukarıda açıklanan alış bedeliyle değerlenmesi gereken menkul kıymetlerin dışında kalan tüm menkul kıymetler borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici; V.U.K.’nun 263. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre, gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden önceki son muamele gününde borsadaki işlemlerin ortalama değeridir. Ancak, normal dalgalanmalar haricinde borsada oluşan fiyatlarda bariz kararsızlıklar görülmesi halinde, son muamele günü yerine değerleme gününden önceki 30 gün içindeki ortalama rayici esas aldırmaya ilişkin Maliye Bakanlığı'nın yetkisi bulunmaktadır. C) Kıst Getiri Yöntemi İle Değerlenecek Menkul Kıymetler: Borsa rayici ile değerlenmesi gerekmekle birlikte borsa rayici bulunmayan ya da getirisi ihraç edenin kâr ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle getirisi hesaplanan kıymetler Kıst Getiri Yöntemi ile değerlenir. Kıst getiri yönteminde değerlemeye esas bedel; menkul kıymetin alış bedeline, vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden, değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının getirisi ilave edilerek tespit edilir II- Menkul Kıymet Türleri İtibariyle Değerleme Şekilleri
- Hisse Senetleri:
Vergi Usul Kanunu’nun 279. maddesine göre hisse senetleri, alış bedeli ile değerlenir. Bu kapsamda, bilânçonun aktifinde yer alan hisse senetlerinin değer kaybı veya artışı vergi hukuku açısından matrahı etkilememektedir. Bilançoya dahil bulunan bu hisse senetlerinin, Türkiye’de kurulu olan veya yurt dışında bulunan bir şirket tarafından çıkarılmış olmasının değerleme açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Hisse senetlerinin döviz cinsinden borçlanılarak veya kredi ile alınmış olması durumunda ortaya çıkan kur farkları ya da faiz, komisyon ve benzeri giderler alış bedelini eklemez, çünkü alış bedeli menkul kıymetin iktisabı izin yapılan ödemeleri kapsamamaktadır. Diğer bir anlatımla, hisse senetlerinin değerlemesi sırasında, bu kıymetlerin edinimi dolayısıyla yüklenilen finansman giderlerinden pay verilmez. Kar yedekleri karşılığı olarak dağıtılan bedelsiz hisse senetlerinin, bunları alan işletmelerin aktifinde nominal değerle yer alması ve değerleme günü itibarıyla da nominal değerleri üzerinden değerlenmesi gerekmektedir. Buna karşılık sermaye yedekleri karşılığı olarak dağıtılan bedelsiz hisse senetlerinin, bunları alan işletmelerin aktifinde yer alan İştirakler hesabında herhangi bir değişiklik yaratmaz ancak miktar olarak ilave edilir, bu durumda bilanço dipnotlarında belirtilir. Diğer yandan, bedelsiz olarak çıkarılan hisse senetlerinden, kar yedeklerinden karşılananların nominal bedelle, sermaye yedeklerinden karşılananların ise, mevcut hisse senetlerine miktar olarak ilave edilir. Ayrıca, yatırım ortaklıkları anonim ortaklık şeklinde kurulduğu için, bu ortaklıkların sermayesini temsil eden hisse senetlerinin de alış bedeliyle değerlenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu menkul kıymetler de alış bedeliyle değerlenir.
- Devlet Tahvillerinin Değerlemesi:
Devlet tahvilinin üzerinde yer verilen nominal değer fiilen borçlanılan tutarı gösterir. İtfa planına göre borçlanılan bu tutar üzerinden, kupon karşılığı dönemler itibariyle faiz ödemesi yapılır. Devlet tahvillerinde getiri sabittir ve önceden hesaplanabilir. Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi uyarınca devlet tahvilleri borsa rayiciyle değerlenir. Ancak, bu tahvillerden İMKB'de de işlem görmeyenler ile borsa rayici oluşmayanlarda borsa rayicinden söz edilemez. Bu durumlarda, VUK’nun 279. maddesine göre değerleme kıst getiri esasına göre yapılması gerekir. Diğer bir anlatımla değerleme, devlet tahvilinin vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçecek süreye isabet eden kıst getirisinin hesaplanarak alış bedeline eklenmesi suretiyle değerlemeye esas alınması gerekir.
- Hazine Bonolarının Değerlemesi:
Bilindiği üzere, hazine bonoları kupon taşımamakta ve iskonto esasına göre ihraç edilmektedir. Diğer bir anlatımla, hazine bonolarının üzerinde gösterilen tutar vade sonunda anapara ve faiz dahil ödenecek parayı göstermektedir. Dolayısıyla, bonoların ihracında fiilen borçlanılan tutar, bononun nominal değerinden içerdiği faiz tutarı düşülerek bulunur. Hazine bonolarında getirisi sabittir ve önceden hesaplanabilir. Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi uyarınca hazine bonoları borsa rayiciyle değerlenir. Ancak, bu bonolardan İMKB'de de işlem görmeyenler ile borsa rayici oluşmayanların borsa rayici ile değerlenmesi söz konusu olamayacağından, bunların ilgili döneme isabet eden kıst getirilerinin hesaplanarak alış bedeline eklenmesi suretiyle değerlemeye esas alınması gerekir.
- Eurobondların Değerlemesi:
Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi uyarınca Eurobondlar borsa rayiciyle değerlenmesi esastır. Değerlemeye esas borsanın da Türkiye’de bulunması ve fiyatında Türkiye’de oluşması şart değildir. Uluslar arası borsalarda işlem gören Eurobondlar, bu borsalarda, işlem gördükleri borsa rayiciyle değerlenecektir. Borsa rayicinin bulunmaması halinde ise, kur farkları dahil olmak üzere eurobondun kıst getirisinin hesaplanması ve bu tutarın söz konusu menkul kıymetin alış bedeline eklenmesi suretiyle değerlenmesi
- Özel Kesim Tahvil ve Bonolarının Değerlemesi:
Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi uyarınca özel sektör tahvil ve bonoları esas itibariyle borsa rayiciyle değerlenir. Ancak, Türkiye’de bu menkul kıymetler için oluşmuş bir borsa bulunmamaktadır. Bu durumda, değerlemenin VUK’nun 279. maddesine göre kıst getiri esasında yapılması gerekir. Aynı şekilde, farklı adlarla çıkartılmış olmakla birlikte, özel kesim tahvili niteliğinde olan finansman bonoları, banka bonoları ve banka garantili bonolar da borsada işlem görmedikleri için kıst getiri esasında değerlenecektir.
- Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının Değerlemesi:
Fon portföyü en az yüzde 51 Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketler tarafından ihraç edilmiş hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılım belgeleri alış bedeli ile bunun dışında kalan yatırım fonu katılma belgelerinin ise borsa rayiciyle değerlenmesi gerekir. Alış bedeli ile değerlenecek olan yatırım fonu katılım belgelerine ait fon portföyünün en az yüzde 51'inin hisse senetlerinden oluşması koşulunun yıl içerisinde sürekli olarak sağlanmış olması gereklidir. Bu sürekliliğin sağlanamadığı durumlarda, katılma belgeleri varsa borsa rayici yoksa değerleme günü itibariyle hesaplanan getirisinin eklenmesi suretiyle (kıst getiri suretiyle) hesaplanacaktır. Diğer yandan, ülkemizde yatırım fonu katılma belgeleri borsada işlem görmemektedir. Bu tür kıymetlerin değeri günlük olarak bunları ihraç eden (kurumlar) fon yönetimleri tarafından hesaplanıp ilan edilmekte ve paraya çevrilmektedir. Bu çerçevede, alış bedeli ile değerlenmesi ile mümkün olmayan katılma belgeleri, fon yönetimince açıklanmış değerler üzerinden değerlendirilmesi gerekir. Diğer yandan, katılma belgesinin, değerleme günündeki değerinin iktisap tarihindeki değerinden düşük olması durumunda getiri yerine zarar oluşacağından bu zararında normal olarak, dönem kar ve zararına intikali gerekir.
- Gelir Ortaklığı Senetlerinin Değerlemesi:
Vergi Usul Kanununun 279. maddesi gereğince, gelir ortaklığı senetlerinin borsa rayiciyle değerlenmesi esastır. Gelir ortaklığı senetleri borsada işlem görmediklerinden borsa rayici oluşmamaktadır. Gelir ortaklığı senetlerinin değerleme günü itibariyle değerlerinin, yani kıst getirisinin kamu ortaklığı idaresi veya ilgili bankalardan öğrenilmesi mümkündür. Bu itibarla, gelir ortaklığı senetlerinin, VUK’nun 279. maddesi uyarınca kıst getiri esasında değerlenmesi gerekmektedir. Bu kıymetlerin, dövize endeksli olarak çıkartılması halinde, kur farkları da kıst getiriye dahil edilecektir.
- Varlığa Dayalı Menkul Kıymetlerin Değerlemesi:
Vergi Usul Kanununun 279. maddesi gereğince, varlığa dayalı menkul kıymetlerin borsa rayiciyle değerlenmesi Ancak, Türkiye’de özel sektör tahvili niteliğinde olan bu menkul kıymetler için oluşmuş bir borsa bulunmamaktadır. Bu durumda, değerlemenin VUK’nun 279. maddesine göre kıst getiri esasında yapılması
- Kar - Zarar Ortaklığı Belgelerinin Değerlemesi:
Kar-Zarar ortaklığı belgelerinin esasen borsa rayiciyle değerlenmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu menkul kıymetlerin henüz borsa rayici bulunmamaktadır. Bunların getirileri ise ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğmakta ve değerleme günü itibariyle hesaplanamamaktadır. Bu nedenle, söz konusu menkul kıymetlerin alış bedeli ile değerlenmesi gerekir. SORU 2: 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca, ihtiyati haciz gerektiren nedenler ile ihtiyati haciz ve kesin haciz arasındaki farkı açıklayınız.