2010/1 YMM Vergi Tekniği Soruları ve Çözümleri

2010/1 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Vergi Tekniği dersinden çıkan 4 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2010/1 · Vergi Tekniği

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Kavaklıdere Vergi Dairesi mükelleflerinden “B” 05.04.2009
tarihinde vergi dairesine giderek 26.04.2008 vadeli 30.000 TL. Gelir (Stopaj) Vergisini 6 taksitte ödemek
istediğini belirterek tecil talebinde bulunmuştur. Vergi dairesi, mükellefin 05.04.2009 tarihi itibariyle toplam
borcunu tespit etmiş ve bu borcunu 24.04.2009, 24.05.2009, 25.06.2009, 24.07.2009 ve 24.08.2009
tarihlerinde 5 eşit taksitte ödenmek üzere aynı gün tecil etmiştir. Mükellef “B”, ilk taksiti süresinde ödemiş
ancak, diğer taksitleri süresinde ödemeyerek tecili ihlal etmiştir.
Mükellef “B”, söz konusu borcunun tamamını (aslını ve ferilerini) 17.11.2009 tarihinde vergi dairesine
ödemiştir.
Veriler:
1-Verilen tüm tarihler, iş günü olarak kabul edilecektir.
2-Gecikme zammı oranı aylık %2 ve tecil faiz oranı yıllık %24 olarak dikkate alınacaktır.
3-Tecil faizinin hesaplanmasında süreler 05.04.2009-24.04.2009 (20 gün), 25.04.2009-24.05.2009 (30 gün),
25.05.2009-25.06.2009 (32 gün), 26.06.2009-24.07.2009(29 gün) ve 25.07.2009-24.08.2009 (31 gün) olarak
dikkate alınacaktır.
İstenen:
Mükellef “B”nin, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, ödemesi
gereken ve ödediği tecil faizi tutarı ile gecikme zammı tutarını hesaplayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

Tecil faizi ile gecikme zammının hesaplanmasına ilişkin geniş açıklamalar 1 Seri No’lu tahsilat genel tebliğinde yapılmıştır.Bu açıklamalar çerçevesinde mükellef “B”nin ödemesi gereken ve ödediği tecil faizi ile ödediği gecikme zammı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. A) Ödenen ve Ödenmesi Gereken Tecil Faizinin Hesaplanması: Öncelikle mükellef “B”nin süresinde ödenmeyen 26.04.2008 vadeli 30.000 TL. Gelir (Stopaj) Vergisine, tecil talep tarihine kadar (talep tarihi hariç) geçen süre için gecikme zammı hesaplanacaktır. Borcun vade tarihinin 26.04.2008 olması ve taksit talep tarihinin de 05.04.2009 tarihi olması nedeniyle gecikme zammı 11 ay 9 günlük süre için uygulanacaktır. Buna göre, -27.04.2008-26.03.2009 tarihleri arasındaki 11 aylık süre için aylık esasa göre, -27.03.2009-04.04.2009 tarihleri arasındaki 9 günlük süre için günlük esasa göre, gecikme zammı hesaplanacaktır. Süre: 27.04.2008–04.04.2009 (11 Ay, 9 gün) Gecikme Aylık Gecikme Zammı Hesabı: (11 Ay X %2 X 30.000 =) 6.600 Zammı Günlük Gecikme Zammı Hesabı: (%2/30) X 9 X 30.000 =) 180 Tutarı Toplam Gecikme Zammı Tutarı: 6.780 TL Tecil edilecek toplam borç (30.000,00+6.780=) 36.780 liradır. Beş aylık tecil yapıldığından aylık taksit tutarı: 36.780/5= 7.356 TL.’dir. Mükellefin bu borcunu 24.4.2009, 24.5.2009, 25.6.2009, 24.7.2009 ve 24.8.2009 tarihlerinde beş eşit taksitte ödenmesi kabul edildiğinden, tecil faizi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. Borca uygulanan tecil faizini hesaplamak için, taksit tutarının ve faiz uygulanacak sürenin bulunması gereklidir. Bu sürenin belirlenmesinde, vadesinden sonra yapılan bir müracaat olduğundan tecil talep tarihi ile ödeme günü süreye dahil edilecektir. Tecil talep tarihinden itibaren ödeme günü dahil tecil faizi uygulanacak süre aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. Tecil Faizi Uygulanacak Süre Tecil Talep Tarihi Ödeme Günü 1.Taksit için 24.04.2009= 20 gün 2.Taksit için 24.05.2009= 50 gün 3.Taksit için 05.04.2009 25.06.2009= 82 gün 4.Taksit için 24.07.2009=111 gün 5.Taksit için 24.08.2009=142 gün Söz konusu tebliğ hükmü uyarınca, faiz hesabında aşağıdaki formül kullanılacaktır. Taksit Tutarı X Yıllık Tecil Faizi Oranı X Gün Sayısı Tecil Faizi = 36.000 Buna göre, taksitlerle birlikte ödenmesi gereken tecil faizi ve toplam tecil faizi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

  • Taksit için tecil faizi = 7.356 x 24 x 20 = 98,08 lira

36.000 7.356 x 24 x 50

  • Taksit için tecil faizi = = 245,20 lira

36.000 7.356 x 24 x 82

  • Taksit için tecil faizi = = 402,13 lira

36.000 7.356 x 24 x 111

  • Taksit için tecil faizi = = 544,34 lira

36.000 7.356 x 24 x 142

  • Taksit için tecil faizi = = 696,37 lira

36.000 Toplam 1.986,12 lira Mükellef tarafından ilk taksitten sonra tecil ihlal edildiğinden birinci taksitle birlikte ödenen tecil faiz tutarı 98,08 lira, ödenmesi gereken tecil faizi ise 1.986,12 lira olacaktır. Bilindiği üzere,6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.” şeklindeki hüküm uyarınca, tecil edilen ancak tecil şartlarına uygun ödenmeyen amme alacağının gecikme zammı uygulanmayan alacaklardan oluşması halinde bu alacaklar için tecilin bir bedeli olarak ödenmiş bulunan tecil faizi borçlulara red ve iade edilemeyeceği gibi borçlarına da mahsup edilmeyecektir. Ancak, tecil edilen amme alacağının bir kısmının gecikme zammı uygulanabilecek, bir kısmının da gecikme zammı uygulanamayacak alacaklardan oluşması ve bu tür tecillerin ihlal edilmiş olması halinde, ödenen tecil faizlerinden, gecikme zammı uygulanabilecek alacağa isabet eden kısmı ödenmesi gereken gecikme zammından mahsup edilecektir. Bu durumda, mahsup edilecek tecil faizi tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. Vergi Aslı Olan Gelir Tahsil Edilen X Vergi Aslına İsabet Eden Tecil Faizi = (Stopaj)Vergisi Tecil Faizi Tecil Edilen Toplam Borç Buna göre; Birinci taksit için ödenen 98.08 TL tecil faizinin, vergi aslına isabet eden ve gecikme zammından mahsup edilmesi gereken tutar 80 lira olup aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. Vergi aslına İsabet 30.000 x 98,08 = 80 TL Eden Tecil Faizi Tutarı 36.780 Diğer taraftan, aşağıda hesaplandığı üzere, 18,94 (98,08 – 79,14) lira tecil faizi ise gecikme zammı uygulanmayan amme alacağına ilişkin olduğundan bu tutar, borçluya red ve iade edilmeyeceği gibi borçlarına da mahsup edilmeyerek gelir yazılacaktır. 6.780x 98,08 Gecikme Zammına İsabet Eden Tecil Faizi Tutarı = 18,08 TL 36.780 B) Ödenen Gecikme Zammının Hesaplanması: Tecil şartları ihlal edildiğinden; öncelikle mükellefin borcuna normal vade tarihinden, taksit ödeme tutarı dikkate alınarak ödemenin yapıldığı tarihe kadar gecikme zammının hesaplanması gerekmektedir. Taksit tarihi itibariyle yapılan ödeme alacak aslı ve fer’ilerinin tamamını karşılamadığından, yapılan ödemeler alacak aslı ve fer’ilerine orantılı olarak mahsup edilecektir.( 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Md: 47)

  • 26.04.2008 - 24.04.2009 tarihleri arasındaki 11 ay 29 günlük süre için [6.600 (%22 x 30.000) + 580,29

(0,000667 x 29 x 30.000)=] 7.180,29 lira olarak hesaplanan gecikme zammından, ödenen 80,00 lira tecil faizinin mahsup edilmesi sonucunda; ilk taksitin ödeme tarihi (24.04.2009) itibariyle 7.100,29 lirası (7.180,29 – 80,00 ) gecikme zammı, 30.000 lirası vergi aslı olmak üzere, mükellefin ödenmesi gereken toplam borcu (30.000 +7.100,29) 37.100,29 lira olmaktadır. Mükellefin birinci taksit olarak 7.356 lira ödediği dikkate alındığında alacak aslına ve gecikme zammına yapılacak mahsup tutarı aşağıdaki gibi olacaktır. Alacak Aslına Mahsup 30.000 X 7.356 = = 5.948,20 Edilecek Tutar 37.100,29 Gecikme Zammına 7.100,29 X 7.356 = = 1.407,80 mahsup edilecek tutar 37.100,29 Bu durumda, mükellefin ilk taksitin ödeme tarihi(24.4.2009)itibariyle 24.051,80 lira (30.000 -5.948,20) Gelir (Stopaj) Vergisi borcu ve bu borca ilişkin olarak da mahsubu yapılamayan 5.692,49 lira [7.180,29 - 1.487,80(80,00 + 1.407,80)] gecikme zammı borcu kalmış olmaktadır. Mükellef, söz konusu borcunun tamamını(aslını ve ferilerini) 17.11.2009 tarihinde ödediğinden bu tarih itibariyle kalan 24.051,80 lira Gelir (Stop.) Vergisi borcu için 25.04.2009-17.11.2009 tarihleri arasındaki 6 ay 24 günlük süre için gecikme zammı hesaplanması gerekmektedir. -25.04.2009-17.11.2009 tarihleri arasındaki 6 ay 24 günlük süre için 3.271,24 lira [2.886,22(%12 x 24.051,80) +385,02 (0,000667 x 24 x 24.051,80)] gecikme zammı hesaplanacaktır. Buna göre, mükellefin ödediği gecikme zammının toplamı tutarı 10.451,53 lira (1.487,80+ 5.692,49 +3.271,24) olacaktır. Diğer bir ifade ile, 24.04.2009 tarihinde yapılan ödeme günü itibariyle hesaplanan gecikme zammı dahil borç tutarı (30.000 + 7.180,29 =) 37.180,29 TL’dir. Ancak, anılan gün itibariyle yapılan ödeme tutarı ise tecil faizi dahil (7.356,00 + 98.08=) 7.454.08 TL’dir. Yukarıda açıklandığı ve hesaplandığı üzere, öncelikle tecil faizinin gecikme zammından mahsup edilmesi, mahsup sonrası kalan gecikme zammı tutarı ile vergi borcu tutarının orantılı olarak mahsup edilmesi sonucunda kalan 24.051,80lira vergi borcu ile 5.692,25 lira gecikme zammı borcu kalmaktadır. Kalan vergi borcu tutarına 25.04.2009 tarihinden itibaren, ödemenin yapıldığı 17.11.2009 tarihine kadar 3.271,23 lira gecikme zammı hesaplanacaktır. Bu durumda, ödenen toplam gecikme zammı tutarı aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere,10.451,53 lira (80,00+1.407,80+8.963,73) olmaktadır. Tarih Açıklama Vergi Aslı Gecikme Toplam Zammı Borç Tutarı 30.000,00 7.180,29 37.180,29 Vergi Aslına İsabet Eden Tecil 80,00 80,00 Faizi Mahsubu 24.04.2009 Kalan Borç Tutarı 30.000,00 7.100,29 37.100,29 Ödeme Tutarı 5.948,20 1.407,80 7.356,00 Kalan Borç Tutarı 24.051,80 5.692,49 29.744,29 Gecikme Zammı Tutarı 3.271,24 3.271,24 17.11.2009 Ödeme Tutarı 24.051,80 8.963,73 33.015,53

Soru 2 · 2010/1 · Vergi Tekniği

Mobilya imalatı, ticareti ve inşaat işi ile uğraşan “Y” A.Ş.’nin 31.12.2007 tarihli bilânçosunda yer
alan öz sermaye hesaplarının detay bilgileri aşağıdaki gibidir.
500-Sermaye Hesabı.………………………………………………….: 2.000.000,-TL.
502-Sermaye Olumlu Düzeltme Farkı…………………………: 500.000,-TL.
540-01 Yasal Yedekler Hesabı…………………………………….: 400.000,-TL.
540-02 Yasal Yedekler Enflasyon Farkı……………………….: 80.000,-TL.
542-01 Olağan Üstü Yedek Akçeler Hesabı ……………….: 1.000.000,-TL.
542-02 Olağan Üstü Yedek Akçeler Enflasyon Farkı….: 500.000,-TL.
580- Geçmiş Yıllar Zararları…………………………………………: 500.000,-TL.
“Y” A.Ş.’nin olağan genel kurulu Mart/2008 ayında toplanarak:
a) Sermaye Olumlu Düzeltme Farkının, Geçmiş Yıllar Zararlarına mahsup edilmesine,
b) Olağan Üstü Yedek Akçelerin tamamı ile buna ait enflasyon farkının 300.000,-TL’sinin ortaklara
dağıtılmasına ve 200.000,-TL’sinin ise sermayeye ilave edilmesine,
bu işlemlerin Eylül/2008 ayında yapılmasına karar vermiştir.
Veriler:
1- Genel kurulda alınan kararlar, mükellef kurum tarafından Eylül/2008 ayında gerçekleştirilmiştir.
2-Olağan Üstü Yedek Akçeler, 2002 hesap döneminde elde edilen ve kurumlar vergisinden istisna edilmiş
kazançlardan ayrılmıştır.
3-Geçmiş Yıllar Zararlarının; 300.000,-TL’si Enflasyon Düzeltmesi Geçmiş Yıl Zararlarından, 200.000,-TL’si ise
Ticari Faaliyet Zararlarından oluşmaktadır.
4-Mükellef kurumun 6 ortağı bulunmakta olup, ortaklarının 5 tanesi tam mükellef gerçek kişi, 1 tanesi ise
dar mükellef gerçek kişidir. Tam mükellef gerçek kişi ortak (A)’nın şirketteki payı %80, dar mükellef gerçek
kişi ortak (B)’nin şirketteki payı %16, tam mükellef gerçek kişi diğer ortaklar (C), (D), (E) ve (F)’nin her birinin
şirketteki payları ise %1’dir.
5-Mükellef kurum 2008 hesap dönemine ilişkin 100.000,-TL zarar beyan etmiş olup, bu yıla ilişkin herhangi
bir kurumlar vergisi ödememiştir.
6-Yedek akçeler ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları dikkate alınmayacaktır.
7-Şirket ortaklarının 2007 ve 2008 yıllarında elde ettikleri başkaca bir gelir unsurları bulunmadığından, ilgili
yıllarda gelir vergisi beyannamesi verilmemiştir.
İstenen:
Yukarıda verilen olayı, vergi kanunları kapsamında mükellef kurum ve ortakları yönünden değerlendirerek
yapılması gereken işlemleri açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

A) Kurumlar Vergisi Yönünden Yapılacak İşlemler: Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 ve geçici 25.maddelerinde “Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. (5228 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değiştirilen cümle)Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, enflasyon düzeltmesi işlemleri sonucu oluşmuş pasif kalemlere ait enflasyon farklarının düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsubu veya sermayeye ilavesi haricinde bir işleme tabi tutulması halinde bu işlem kar dağıtımı addedilmekte ve bu farklar işlemin yapıldığı dönemde ve işlemin yapıldığı dönem kazancı(veya zararı) ile ilişkilendirilmeksizin doğrudan kurumlar vergisi matrahı kabul edilerek vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Buna göre, mükellef kurum tarafından Sermaye Olumlu Düzeltme Farkının düzeltme sonucu oluşan 300.000TL tutarındaki geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmiş olması ile Olağan Üstü Yedek Akçelere ait 200.000 TL tutarındaki enflasyon farkının sermayeye ilave edilmiş olması söz konusu kanun hükmüne uygun olup kurumlar vergisi yönünden tenkidi gerektiren bir husus bulunmamaktadır.Ancak, Sermaye Olumlu Düzeltme Farkının düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edildikten sonra kalan bakiyenin ticari faaliyetten kaynaklanan 200.000 TL tutarındaki zarara mahsubu ile Olağan Üstü Yedek Akçelere ait 300.000 TL enflasyon farkının ortaklara dağıtımına ilişkin işlemlerin mükellef kurumun dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin doğrudan kurumlar vergisi matrahı kabul edilerek vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, mükellef kurum adına 500.000 TL (300.000 + 200.000) tutarındaki matrah üzerinden 100.000 TL (500.000 X %20) tutarındaki kurumlar vergisinin bir kat vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilmesi gerekmektedir. B) Stopaj Gelir Vergisi Yönünden Yapılacak İşlemler: Ortaklara dağıtılan 1.000.000 TL tutarındaki Olağan Üstü Yedek Akçeler üzerinden G.V.K.’nun Geçici 62/1-b maddesi uyarınca stopaj yapılmayacaktır. Ancak, “Olağan Üstü Yedek Akçelere” ait 300.000 TL tutarındaki enflasyon düzeltme farkının ortaklara dağıtılması “pasif kalemlere ait enflasyon fark hesaplarının “ işletmeden çekilmesi ve bu bağlamda kar dağıtımı mahiyetinde olduğundan Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/b-i maddesi uyarınca %15 oranında gelir vergisi stopajı yapılması gerekmektedir. Buna göre, söz konusu enflasyon farkı ile ilgili yapılacak stopaj tutarı aşağıda hesaplandığı gibi 36.000 TL olup, bu tutarın Eylül/2008 dönemi için bir kat vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilmesi gerekmektedir. İşletmeden Çekilen Enflasyon Farkı………………………:300.000 TL Hesaplanan Kurumlar Vergisi(300.000 X % 20 =): 60.000 TL Stopaj Matrahı (300.000 – 60.000 =)………………… :240.000 TL Stopaj Tutarı (240.000 X %15 =)……………………… : 36.000 TL Ortaklara Dağıtılacak Tutar (240.000 – 36.000=) :204.000 TL C) Ortaklar Yönünden Yapılacak İşlemler: Ortaklar tarafından elde edilen kar payları aşağıda belirtileceği üzere iki şekilde hesaplanacaktır. Birincisi; ortaklara dağıtımı yapılan 1.000.000 TL tutarındaki Olağan Üstü Yedek Akçeler yönünden, G.V.K.’nun Geçici 62/3. maddesi uyarınca, elde edilen kâr paylarının net tutarına elde edilen kâr payının 1/9'u eklendikten sonra, bulunan tutarın yarısı vergiye tâbi gelir olarak dikkate alınacak ve bu gelirler ile ilgili anılan kanunun 86.maddesindeki beyan sınırının aşılmasına bağlı olarak yıllık beyanname verilmesi halinde, beyannameye intikal ettirilen tutarın 1/5'i beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Diğer taraftan, bu madde kapsamında dağıtılan kâr payları için 22 nci madde hükümleri uygulanmayacaktır. İkincisi; ortaklara dağıtımı yapılan Olağan Üstü Yedek Akçelere ilişkin enflasyon farkı yönünden ise, G.V.K.’nun 22,75 ve 86.madde hükümlerinin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, her bir ortak tarafından 2008 yılında elde edilen kar paylarının gelir vergisi karşısındaki durumu aşağıdaki gibi olacaktır. 1- Ortak (A) Yönünden Yapılacak İşlemler: Ortak (A)’nın Olağan Üstü Yedek Akçelerin dağıtılmasından elde ettiği kar payı [1.000.000 X %80 = 800.000 + 88.888,89 (800.000/9) = 888.888.89 / 2 =] 444.444,45 TL, enflasyon farkının dağıtımından elde ettiği kar payı ise [240.000 (300.000-60.000) X %80 =192.000/2=] 96.000 TL olup, toplam 540.444,45 TL (444.444,45 + 96.000) olacaktır. Bu tutar, 2008 yılı için G.V.K.’nun 86. maddesine göre belirlenen 19.800 TL tutarındaki beyan sınırını aşması nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Beyanname üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden ise 88.888,89 TL (444.444,45 /5 ) ile 28.800 TL’nin (240.000 X %80 = 192.000 X %15 ) toplamı olan (88.888,89 + 28.800) 117.688,89 TL tutarındaki vergi mahsup edilerek kalan tutar üzerinden V.U.K.’nun 30/1. maddesi uyarınca bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapılacaktır. Ayrıca, gelir vergisi beyannamesinin verilmemiş olması nedeniyle V.U.K.’nun 30/1 ve 352.maddeleri uyarınca birinci derece iki kat usulsüzlük cezası kesilecektir. Ancak, V.U.K.’nun 336. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük cezası mukayese edilerek miktar itibariyle ağır olanı kesileceğinden usulsüzlük cezası uygulanmayacaktır. 2- Ortak (B) Yönünden Yapılacak İşlemler: Dar mükellef gerçek kişi ortak (B)’nin elde ettiği kar payları tevkif suretiyle vergilendirildiğinden, G.V.K.’nun 86 .maddesi uyarınca beyan edilmeyecek olup nihai vergileme olacaktır. Bu nedenle, ortak (B) yönünden yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır. 3- Ortak (C,D,E ve F) Yönünden Yapılacak İşlemler: Bu ortakların her birinin Olağan Üstü Yedek Akçelerin dağıtılmasından elde ettikleri kar payı tutarı [1.000.000 X %1 = 10.000 + 1.111,11 (10.000/9) = 11.111,11 / 2 =] 5.555,56 TL, enflasyon farkının dağıtımından elde ettikleri kar payı ise [240.000 (300.000-60.000) X %1 =2.400/2=] 1.200 TL olup, toplam 6.755,56 TL (5.555,56 + 1.200) G.V.K.’nun 86. maddesindeki 19.800 TL tutarındaki beyan sınırının altında kaldığından yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

Soru 3 · 2010/1 · Vergi Tekniği

Maliye Bakanlığı’nca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesi uyarınca belirlenen, özelge
talebi kapsamında değerlendirilmeyecek ve yetkili makamlar tarafından cevaplandırılmayacak konuları
açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413’üncü maddesinde "Mükellefler, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler. Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak mecburiyetindedirler. Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmez." hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre; mükellefler ve vergi sorumluları, vergi durumları ve vergi uygulamaları bakımından kendileri açısından açık olmayan, tereddüt ettikleri hususlar hakkında yetkili makamlardan yazı ile izahat isteme hakkına sahip olup, yetkili makamlar da mükelleflerin yazı ile yapacakları taleplere yine yazıyla cevap vermek durumundadırlar. Maliye Bakanlığınca yayımlanan 395 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, özelge talebi kapsamında değerlendirilmeyecek ve yetkili makamlar tarafından cevaplandırılmayacak konular belirlenmiştir. Buna Göre; aşağıdaki konulara ilişkin hususlar, özelge talebi kapsamında değerlendirilmeyecek ve yetkili makamlar tarafından cevaplandırılmayacaktır. a) Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesine göre vergi hataları ile ilgili yapılan düzeltme talepleri ve anılan Kanunun 124 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığınca incelenecek olan şikâyet yoluyla müracaat talepleri, b) Başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri, c) Yargıya intikal etmiş olaylara ilişkin özelge talepleri, d) Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce veya vergi sorumlularınca incelemeye konu olan işlemlerle ilgili özelge talepleri, e) Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi ve izahat talepleri, f) Mücbir sebep hali ilanı, vergi borçlarının terkini, belge düzenine ilişkin yetkilerin kullanılması gibi kanunlarla uygulamanın tespitine dair Maliye Bakanlığına yetki verilen konulara ilişkin talepleri, g) Sözlü ya da yazılı olarak veya internet aracılığıyla, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun veya 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca yapılan talepleri.

Soru 4 · 2010/1 · Vergi Tekniği

Dar mükellefiyete tabi olan yabancı kurumların özel beyan zamanı tayin olunan gelirlerini
açıklayarak, bu gelirlerin beyan ve ödeme zamanlarını belirtiniz.

Komisyonun resmî cevabını gör

A) Özel Beyan Zamanı Tayin Olunan Gelirler: 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “ Özel beyan zamanı tayin olunacak gelirler” başlıklı 26. maddesinde, dar mükellefiyete tabi olan yabancı kurumların özel beyanname ile beyan edecekleri kazanç unsurları belirtilmiştir. Buna göre, dar mükellefiyete tabi olan yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanunu’nda yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret olması halinde, özel beyanname ile bildirilmesi gerekmektedir. Diğer kazanç ve iratlar; Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gelire giren diğer kazanç ve iratlar” başlıklı 80.maddesinde; değer artış kazançları ve arızi kazançlar olmak üzere iki ana gruba ayrılmıştır. Anılan kanunun mükerrer 80.maddesinde değer artış kazançlarının,82.maddesinde ise arızi kazançların nelerden oluştuğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, dar mükellefiyete tabi olan yabancı kurumların, özel beyanname ile beyan edecekleri değer artış kazançları ve arızi kazançlar aşağıda gösterilmiştir.

  • Değer Artış Kazançları;

a) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar. b) Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar. c) Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar. d) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların, elden çıkarılmasından doğan kazançlar.

  • Arızi Kazançlar;

a) Arızî olarak ticarî muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar. b) Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat. c) Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallıklar. d) Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat. e) Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil). f) Dar mükellefiyete tâbi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızî olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar. B) Özel Beyan Zamanı Tayin Olunan Gelirlerin Beyan Ve Ödeme Zamanı: Özel beyan zamanı tayin olunan gelir elde eden dar mükellef kurumlar, bu gelirlerini elde edilme tarihinden itibaren onbeş gün içinde özel beyanname ile beyan etmeleri (KVK Md:26) ve tahakkuk eden vergilerini ise beyanname verme süresi içinde ödemeleri (KVK Md:29) gerekmektedir.

Vergi Tekniği dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması