Soru 1 · 2010/2 · Vergi Tekniği
Türkiye’de yerleşik gerçek kişi Bay(Z); (A)Anonim Şirketinin %40, (B) Limited Şirketinin ise %12
hisseli ortağıdır. (B) Limited Şirketi de (C) Limited Şirketinin %84 hisseli ortağıdır.
(E) Limited Şirketi, (C) Limited Şirketinin %14 hisseli ortağı olup (D)Anonim Şirketi ise (E) Limited Şirketinin
%71 hisseli ortağı bulunmaktadır. Bay (Z)’nin babası Bay(Y) ise (D) Anonim Şirketi’nin %10 hisseli ortağıdır.
(A)Anonim Şirketi, (D) Anonim Şirketinden 01.06.2009 tarihinden başlamak üzere vade sonunda defaten
ödemeli aylık %2 faiz (emsaline uygun) ile 5 ay vadeli 2.000.000 TL tutarında borç almıştır. (A)Anonim
Şirketi, bu borçlanma karşılığı aldığı parayı kendi faaliyetinde kullanmıştır.
(A)Anonim Şirketi, 01.11.2009 tarihinde (D) Anonim Şirketine ödediği 200.000 TL tutarındaki faizi, dönem
kazancının tespitinde gider olarak dikkate almıştır.
(A)Anonim Şirketinin, 2009 yılı dönem başı öz sermayesi 500.000 TL, borcun alındığı tarihteki öz sermayesi
ise 700.000 TL’dir.
Yukarıda verilen olayı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan örtülü sermaye
çerçevesinde değerlendirerek, (A)Anonim Şirketinin dönem kazancının tespitinde, gider olarak dikkate
alabileceği veya alamayacağı faiz tutarını, gerekçesini de belirtmek suretiyle hesaplayınız.
Komisyonun resmî cevabını gör
Örtülü sermaye müessesesi Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12.maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılmaktadır. Yine aynı maddede, öz sermayenin, kurumun Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit edilmiş dönem başındaki öz sermayesini ifade ettiği belirtilmiştir. Kurumların ortaklarından temin ettikleri borçlanmalar, diğer şartların varlığı halinde örtülü sermaye sayılacaktır. Ortaklardan temin edilen borçların örtülü sermaye kapsamında değerlendirilmesinde ortaklık payı oranının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, ortaklık payı ne olursa olsun, ortaklık ilişkisi içinde bulunulan kişi ve kurumlardan yapılan borçlanmalar örtülü sermaye kapsamında bulunmaktadır. Örtülü sermaye uygulamasında, borcun temin edildiği kişi yönünden ikinci grubu ortaklarla ilişkili kişilerden temin edilen borçlar oluşturmaktadır. Ortaklarla ilişkili kişi kavramının tanımı anılan kanunun 12/3-a maddesinde yapılmıştır. Buna göre, ortakla ilişkili kişi kavramı, ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında ortağı olduğu veya en az bu oranda oy veya kar payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da doğrudan veya dolaylı olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kar payı hakkına sahip hisselerinin en az %10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya kurumu ifade etmektedir. Diğer taraftan, ortakla ilişkili kişi tanımlamasının yapıldığı Kanun hükmünde, ortakla ilişkili kişi “eş”, ”üstsoy”, ”altsoy” vb. ortak ifadelere yer verilmemiştir. Buna göre, kurum ortaklarının eş, üstsoy, altsoy vb. hısımlarının örtülü sermaye uygulamasında ortakla ilişkili kişi sayılmayacağı anlamına gelmektedir. Bu itibarla, (A) Anonim Şirketinin ortağı (Z)’nin babası olan (Y), (D) Anonim Şirketindeki ortaklığı dolayısıyla örtülü sermaye uygulamasında ortakla ilişkili kişi sayılmayacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde, (A) Anonim Şirketinin (D) Anonim Şirketinden yaptığı borçlanma dolayısıyla ödediği 200.000 TL tutarındaki faizin vergiye tabi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin hesaplamalar aşağıda gösterilmiştir. Ortak(Z), dolaylı olarak (C) Limited Şirketinin %10,08 paylı (%12 X %84) ortağı durumunda bulunmaktadır. Bu dolaylı ilişki nedeniyle (C) Limited Şirketi, (A) Anonim Şirketinin ortakla ilişkili kişisi sayılacaktır. Bu borçlanmanın örtülü sermaye kapsamında değerlendirilebilmesi için, (D) Anonim Şirketinin, (A) Anonim Şirketinin ortakla ilişkili kişisi durumunda bulunan (C) Limited Şirketindeki ortaklık payının en az %10’unu elinde bulundurması gerekmektedir. Oysa, (D) Anonim Şirketinin (C) Limited Şirketindeki ortaklık payı %10’un [(%14 X %71=) %9,94] altında kalmaktadır. Yapılan bu açıklamalar ve hesaplamaların doğal sonucu olarak da (A) Anonim Şirketinin (D) Anonim Şirketinden yaptığı borçlanmalar örtülü sermayenin tespitinde dikkate alınmayacaktır. Buna göre, (A) Anonim Şirketinin dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate aldığı 200.000 TL tutarındaki faizi tutarının tamamının, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan örtülü sermaye çerçevesinde tenkidi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.