2010/3 YMM Vergi Tekniği Soruları ve Çözümleri

2010/3 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Vergi Tekniği dersinden çıkan 3 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2010/3 · Vergi Tekniği

(T) Anonim Şirketinin %60 hisseli ortağı olan (F) Ltd. Şti., (M) Bankasından 12.01.2008 tarihinde
180.000 TL tutarında kredi kullanmıştır.
(T) Anonim Şirketi, (F) Ltd. Şti.’nin kullanmış olduğu bu kredi karşılığında, aktifine 20.06.2007 tarihinde giren
ve kayıtlı değeri 200.000 TL olan taşınmazı (M) bankasına ipotek olarak göstermiştir.
(F) Ltd. Şti.’nin almış olduğu bu krediyi vadesinde ödeyememesi nedeniyle, söz konusu borç, (M) Bankası
tarafından kanuni takibe alınarak ipotek konusu taşınmaz 01.03.2009 tarihinde 400.000 TL’ye icra yoluyla
satılmıştır.
(M) Bankası aynı gün, bu satış bedelinden 180.000 TL kredi tutarı ile 70.000 TL tutarındaki kredi faizi
v.b.ödemelerine ilişkin olarak toplam (180.000 + 70.000=) 250.000 TL tutarındaki alacağına mahsup etmiş
ve kalan 150.000 TL’yi de (T) Anonim Şirketi’ne vermiştir.
(T) Anonim Şirketi, bu taşınmaz satışına ilişkin 250.000 TL’yi genel yönetim gideri olarak, 200.000 TL’yi de
taşınmaz satış karı olarak 01.03.2009 tarihinde kanuni defter kayıtlarına intikal ettirmiştir.
(T) Anonim Şirketi, (F) Ltd. Şti.’nin 01.12.2009 tarihinde 180.000 TL tutarında ödeme yapması üzerine, bu
tutarı genel yönetim gideri hesabının alacağına kaydetmiş ve başkaca herhangi bir işlem yapmamıştır.
(T) Anonim Şirketi, 2009 hesap dönemi için verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde, taşınmaz satışına
ilişkin bakiye (250.000 – 180.000=) 70.000 TL’yi kanunen kabul edilmeyen gider olarak ticari bilânço karına
ilave etmiş, taşınmaz satış kazanç istisnası olarak 150.000 TL’yi de kurum kazancından indirmiş; ancak, bu
tutarı özel fon hesabına almamıştır.
Veriler:
1-2009 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamelerinde; (T) Anonim Şirketi 60.000 TL dönem zararı
(gelecek yıllara devreden cari yıl zararı), (F) Ltd. Şti. ise 35.000 TL dönem safi kurum kazancı beyan etmiştir.
2-Hesaplamalarda faiz oranı %20 olarak dikkate alınacaktır.
3-Geçici vergi, katma değer vergisi ve stopaj gelir vergisi dikkate alınmayacaktır.
İstenen: Yukarıda verilen olayı, vergi kanunları kapsamında değerlendirerek, yapılması gereken işlemleri
(hesaplamaları da yapmak suretiyle) gerekçeleri ile birlikte belirtiniz.

Komisyonun resmî cevabını gör

a. Mükellef Kurumun Yararlanabileceği İstisna Tutarının Tespiti: Mükellef kurum aktifine kayıtlı olan ve (F) Ltd. Şti lehine ipotek olarak gösterdiği taşınmazın satışı dolayısıyla 150.000 TL tutarında istisnadan yararlanmıştır. Konu ile ilgili olarak 1 Ser’i No’lu kurumlar vergisi genel tebliğinde yapılan açıklamalar aşağıda belirtilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrinden sağlanan hâsılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanacak olan kurumların, bankalara borçları nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca kanuni takibe alınmış olması veya TMSF’ye borçlu durumda olmaları gerekmektedir. İstisnadan, banka borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumlar ile bu kurumların, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kefilleri veya bu kurumlar adına ipotek veren kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir. İstisnaya konu olan kıymetler ise taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarıdır. Öte yandan, istisnadan yararlanabilecek kazanç, söz konusu kıymetlerin borçlara karşılık olmak üzere, bankalara veya TMSF’ye satışından veya diğer şekilde devrinden sağlanan hasılatın, bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden tutarla sınırlı olacaktır. İstisna uygulamasında, bankalara veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrettikleri söz konusu aktif kıymetlerin en az iki yıl elde bulundurma şartı olmadığı gibi kazancın belli bir süreyle özel bir fon hesabında tutulma şartı da bulunmamaktadır. Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde yer alan istisnalardan birlikte yararlanılabilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kurumlar, söz konusu istisna hükümlerindeki şartları taşımaları kaydıyla tercihlerini serbestçe belirleyebileceklerdir. Bu açıklamalar doğrultusunda, mükellef kurumun (F) Ltd. Şti lehine ipotek olarak gösterdiği aktifine kayıtlı taşınmazın icra yoluyla satışı dolayısıyla yararlanabileceği istisna tutarı (250.000/400.000 X 200.000 =) 125.000 TL olması gerekmektedir. Buna göre, mükellef kurum (150.000–125.000=) 25.000 TL tutarındaki meblağı kurum kazancından fazladan indirmiş olmaktadır. b. Mükellef Kurumun Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımına İlişkin Faiz Tutarının Mükellef kurumca, ortak (F) Ltd. Şti.’ne 01.03.2009 tarihinden ödemenin yapıldığı 01.12.2009 tarihine kadar karşılıksız olarak kullandırılan 180.000 TL tutarındaki şirket kaynağının Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiş bulunan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında, mükellef kurumun cari dönem içerisinde taşınmaz satışına ilişkin genel yönetim gideri olarak dikkate aldığı 70.000 TL tutarındaki meblağı, ilgili hesap dönemi için verilen kurumlar vergisi beyannamesinde ticari bilânço karına kanunen kabul edilmeyen gider olarak ilave etmesi vergiye tabi kurum kazancının tespiti açısından doğru bir uygulama olmakla birlikte eksik bir uygulamadır. Zira, 70.000 TL’nin cari dönem içerisinde gider olarak dikkate alınması ve başkaca bir işlem yapılmaması nedenle,70.000 TL’nin de 01.03.2009 tarihinden 31.12.2009 tarihine kadar, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiş bulunan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, karşılıksız olarak kullandırıldığı kabul edilen 180.000 TL ve 70.000 TL için hesaplanması gereken toplam faiz tutarı aşağıda gösterildiği gibi (27.000 + 11.667=) 38.667 TL olacaktır. 180.000 TL için [(180.000 X 9 X 20) /1200=] 27.000 TL ve 70.000 TL için ise [(70.000 X 10 X 20) /1200=] 11.667 TL olacaktır.(Faiz tutarının gün şeklinde hesaplanması da doğru olarak kabul edilmiştir.) c. Hazine Zararının Olup Olmadığına Yönelik Değerlendirme: Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesinin yedinci fıkrasında, tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki iş yeri veya daimi temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtıldığının kabulü hazine zararının doğması şartına bağlanmaktadır. Söz konusu hüküm 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere yürürlüğe girmiş olduğundan, 01.01.2008 tarihinden itibaren gerçekleştirilen yurt içi işlemlerde hazine zararının oluşup oluşmadığı hususu göz önünde bulundurulacaktır. Buna göre,

  • İki tam mükellef kurum arasında,
  • Bir yabancı kurumun Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcisinin bir diğer yabancı kurumun Türkiye’de

işyeri veya daimi temsilcisi arasında,

  • Tam mükellef kurum ile yabancı kurumların Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcileri arasında

ilişkili kişi kapsamında yurt içinde gerçekleştirilen işlemlerde hazine zararının bulunmaması durumunda, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla, 01.01.2008 tarihinden itibaren;

  • Yukarıda belirtilen kurumlar arasında ilişkili kişi kapsamındaki işlemin yurt içinde gerçekleştirilen bir

işlem olması,

  • Emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat veya bedelle işlem yapılmış olması,
  • Bu işlem sonucunda Hazine zararının bulunması

durumunda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı söz konusu olacaktır. 2009 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamelerinde; (T) Anonim Şirketi 60.000 TL dönem zararı (gelecek yıllara devreden cari yıl zararı), (F) Ltd. Şti. ise 35.000 TL dönem safi kurum kazancı beyan etmiştir. Buna göre, her iki şirketin 2009 hesap dönemi için toplam vergi yükü (35.000X%20 =) 7.000 TL olmaktadır. Yukarıda yapılan değerlendirmeler ve hesaplamalar doğrultusunda, (T) Anonim Şirketi’nin 2009 hesap dönemi olması gereken beyanı [(25.000+38.667)-60.000=] 3.367 TL tutarında matrah olup, hesaplanması gereken kurumlar vergisi ise (3.367X%20=) 733,40 TL olacaktır. Yapılacak düzeltme işlemi sonucunda (F) Ltd. Şti.’nin 2009 hesap dönemi (38.667-35.000=) 3.367 TL zararlı olacaktır. Buna göre, her iki şirketin 2009 hesap dönemi için toplam vergi yükü (3.367X%20=) 733,40 TL olacaktır. Bu hesaplamalardan da görüldüğü üzere, (T) Anonim Şirketi tarafından (F) Ltd. Şti. adına, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiş bulunan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükmü çerçevesinde faiz hesaplanması durumunda, her iki şirketin toplamda vergi yükü artmadığı aksine azaldığı için hazine zararı oluşmamıştır. Bu itibarla, (T) Anonim Şirketi tarafından (F) Ltd. Şti. adına, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiş bulunan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükmü çerçevesinde faiz hesaplanması yapılmaması gerekmektedir. d. Mükellef Kurum Hakkında Yapılacak İşlemler: Mükellef kurumun 2009 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde fazladan indirim konusu yaptığı 25.000 TL tutarındaki istisna dolayısıyla dönem zararının (gelecek yıllara devreden cari yıl zararı) (60.000-25.000=) 35.000 TL olarak dikkate alınması gerekmektedir. e. (F) Ltd. Şti.’den Alacak Olarak Dikkate Alınması Gereken Tutar: Öte yandan, mükellef kurum tarafından (F) Ltd. Şti lehine ipotek olarak gösterdiği aktifine kayıtlı taşınmazın satışından kaynaklanan ve adı geçen şirketin (M) Bankasına olan borçlarına mahsup edilen 70.000 TL tutarındaki meblağın kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesi kanunen mümkün değildir. Zira, bu taşınmazın satışından kaynaklanan hususların kendi ticari faaliyetiyle, diğer bir ifadeyle, ticari kazancın elde edilmesiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, (M) Bankası tarafından (F) Ltd. Şti’nin borçlarına mahsubu yapılan 70.000 TL tutarındaki meblağın kanuni defter kayıtlarına ortaklardan alacaklar olarak intikal ettirilmesi gerekirdi. Dolayısıyla, 70.000 TL tutarındaki para, (T) Anonim Şirketinin bünyesinin (bilânçosunun) dışarısına çıkartılarak şirketin mal varlığının azalmasına sebebiyet verilmiş olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bu para şirketin parası olup, (F) Ltd. Şti.’den tahsil edilinceye kadar mükellef kurum tarafından “ortaklardan alacaklar” olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Soru 2 · 2010/3 · Vergi Tekniği

Tam mükellef (A) A.Ş.; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan tam bölünmeye ilişkin
şartlar çerçevesinde bütün malvarlığını, alacak ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden, tamamı tam
mükellef (X) A.Ş.’ne %30, (Y) A.Ş’ne %50 ve (Z) A.Ş’ne ise %20’lik kısımları itibariyle devredecektir. Söz
konusu kurumların nominal sermayeleri ve bölünme işlemine esas teşkil eden cari değerleri (mahkemece
belirlenen) aşağıda gösterilmiştir.
Şirket Nominal Cari Değer
Unvanı Sermaye (TL) (TL)
(A) A.Ş. 40.000 80.000
(X) A.Ş. 120.000 720.000
(Y) A.Ş. 30.000 120.000
(Z) A.Ş. 50.000 500.000
Veriler:
1-(A) A.Ş., (X) A.Ş., (Y) A.Ş. ve (Z) A.Ş.’nin nominal sermayeleri 1,00 TL değerinde paylara bölünmüştür.
2-(A) A.Ş.’nin ortakları ve ortaklık payları aşağıdaki gibidir.
Ortağın Adı (B) Gerçek
(C) Gerçek Kişi (D) Gerçek Kişi (E) Gerçek Kişi (G) A.Ş.
Kişi
Ortaklık Payı(%) 21 18 18 18 25
İstenen: Yukarıda verilen tam bölünme işlemi uyarınca; (A) A.Ş.’nin ortaklarına, (X), (Y) ve (Z) Anonim
Şirketleri tarafından, değiştirme birimi (oranı) esas alınarak verilecek hisse senetlerinin miktarlarını (ortaklık
pay adetlerini) ve hisse senetlerinin (ortaklık paylarının) cari değerlerini hesaplayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

Tam bölünme, vergi kanunlarımızda ilk olarak mülga 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda 4684 sayılı kanun ile 38/1.maddesinde düzenlenmiş olup, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19/3-a maddesinde de hüküm bulmaya devam etmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19/3-a maddesinde” Tam bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığını, alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi, bu Kanunun uygulanmasında tam bölünme hükmündedir. Devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibarî değerinin % 10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin bölünme sayılmasına engel değildir.”hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, tam bölünme; bir sermaye şirketinin infisah ederek ortadan kalkması ve şirketin bilanço kalemlerinin iki veya daha fazla yeni kurulan veyahut da var olan şirkete paylaştırılması, devralan şirketlerde meydana gelecek sermaye artışını temsil eden hisselerin anlaşılmış olan bir oranda, ortadan kalkmış olan şirket hissedarlarına verilmesi olarak tanımlanabilir. Bölünme işleminin tam bölünme olarak değerlendirilerek vergi erteleme müessesesinden yararlanılabilmesi için, bölünen kurumun varlıklarının mukayyet değeri üzerinden devredilmesi ve karşılığında söz konusu varlıkları devralan kurumlardan iştirak hissesi alınması gerekmektedir. Ancak, bölünen kurumun ortaklarına devralan kurum tarafından verilecek iştirak hisselerinin hangi oranlar çerçevesinde belirleneceğine ilişkin olarak KVK’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bölünme müessesesinin hüküm altına alındığı gerek 4684 gerekse 5520 sayılı Kanunların gerekçelerinde konuya açıklık getirilmiştir. Bölünme hükümlerine göre bölünen kurumlara ait varlıklar, gerçek değeri üzerinden devralan kurumlara aktarılacaktır. 5520 sayılı KVK’nun gerekçesinde “Şüphesiz ki, varlıkların kayıtlı değer üzerinden diğer şirketlere intikal ettirilmesi bölünen şirketin ortaklarına varlıkların mukayyet değeri kadar bir hisse verilmesini gerektirmemektedir. Bölünen ve devralan şirketlerin karşılıklı olarak devre konu varlıkların değerlerini belirlemek suretiyle bölünen şirketin ortaklarının haklarını koruyacak bir değişim oranını tespit etmeleri gerekmektedir. Değiştirme oranının ise bölünen ve devralan şirketlerin hisselerinin gerçek değeri üzerinden belirleneceği tabiidir.” ifadesine yer verilmiştir. Dolayısıyla, değiştirme birimi (oranı), tarafların hak ve hukukunu korumak koşuluyla birçok şekilde hesaplanması ve kabul edilmesi mümkün olmakla birlikte, soruda, değiştirme biriminin hesaplanmasında, kurumların bölünmeye esas teşkil eden ve mahkemece belirlenmiş olan cari değerlerinin dikkate alınacağı kabul edilmiştir. Bu kapsamda, bölünen kurumun cari hisse değeri, devralan kurumların her birinin cari hisse değerine orantılama yapılmak suretiyle hesaplanacaktır. Buna göre, bölünen sermaye şirketinin bilançosunda yer alan iktisadi kıymetlerin cari değerinin nominal sermayeye oranı söz konusu sermaye şirketinin cari hisse değerini verecektir. Söz konusu işlem devralan bütün kurumlar için yapılmak suretiyle bu sermaye şirketlerinin cari hisse değeri belirlenecek ve daha sonra bölünen kurumun cari hisse değeri, devralan kurumların her birinin cari hisse değerine orantılama yapılmak suretiyle değiştirme birimi (oranı) belirlenecektir. Bu açıklamalar çerçevesinde, (A) A.Ş.’nin ortaklarına; (X), (Y) ve (Z) A.Ş.tarafından, değiştirme birimi (oranı) esas alınarak verilecek hisse senetlerinin miktarları (ortaklık pay adetleri) ve hisse senetlerinin (ortaklık pay tutarlarının) cari değerleri aşağıda hesaplandığı ve gösterildiği gibi olacaktır. Bölünme işlemine taraf olan şirketlerin 1,00 TL nominal bedelli hisse senetlerinin cari değeri şu şekilde olacaktır. Şirket Nominal 1,00 TL Nominal Bedelli Hissenin Cari Cari Değer (TL) Unvanı Sermaye (TL) Değeri (Cari Değer/Nominal Sermaye) (A) A.Ş. 40.000 80.000 2 (X) A.Ş. 120.000 720.000 6 (Y) A.Ş. 30.000 120.000 4 (Z) A.Ş. 50.000 500.000 10 Değiştirme birimleri (oranı) ise aşağıdaki gibi olacaktır. 1- (X) A.Ş./(A) A.Ş.=6/2 =3 2- (Y) A.Ş./(A) A.Ş.=4/2 =2 3- (Z) A.Ş./(A) A.Ş.=10/2=5 (A) A.Ş.’nin; %30’u (X) A.Ş.’ne, %50’si (Y) A.Ş’ne ve %20’lik kısmı ise (Z) A.Ş’ne devredilecektir. Bu oranlara göre, (A) A.Ş.’nin nominal sermayesinin devredilecek şirketlere göre pay tutarları aşağıdaki gibi olacaktır. 1- (X) A.Ş.için (40.000X%30)=12.000 TL 2- (Y) A.Ş.için (40.000X%50)=20.000 TL 3- (Z) A.Ş.için (40.000X%20)= 8.000 TL a) (X) A.Ş.Tarafından (A) A.Ş.’nin Ortaklarına Verilecek Hisse Senetlerinin Miktarı ve Cari Değerinin (X) A.Ş., (A) A.Ş.’nin 12.000 TL nominal sermayesi karşılığında, değiştirme birimi olan (6/2=) 3’ü dikkate alarak, sermaye artışına ilişkin (12.000/3)=4.000 TL’lik hisse senetlerini (A) A.Ş.’nin ortaklarına verecektir. (A) A.Ş.’nin ortakları, ellerinde bulunan (A) A.Ş.’ye ait 12.000 TL’lik hisse senetleri karşılığında (X) A.Ş.’den alacakları 4.000 TL’lik hisse senetlerinin miktarları (ortaklık pay adetleri) ve hisse senetlerinin cari değerleri Miktarı Cari Değeri (TL) (B) Gerçek Kişi (21 X 4.000/100)= 840 (840 X 6=) 5.040 (C) Gerçek Kişi (18 X 4.000/100)= 720 (720 X 6=) 4.320 (D) Gerçek Kişi (18 X 4.000/100)= 720 (720 X 6=) 4.320 (E) Gerçek Kişi (18 X 4.000/100)= 720 (720 X 6=) 4.320 (G) A.Ş. (25 X4.000/100)=1.000 (1.000 X 6=) 6.000 Toplam 4.000 24.000 b) (Y) A.Ş.Tarafından (A) A.Ş.’nin Ortaklarına Verilecek Hisse Senetlerinin Miktarı ve Cari Değerinin (Y) A.Ş., (A) A.Ş.’nin 20.000 TL nominal sermayesi karşılığında, değiştirme birimi olan (4/2=) 2’yi dikkate alarak, sermaye artışına ilişkin (20.000/2)=10.000 TL’lik hisse senetlerini (A) A.Ş.’nin ortaklarına verecektir. (A) A.Ş.’nin ortakları ellerinde bulunan (A) A.Ş.’ye ait 20.000TL’lik hisse senetleri karşılığında (Y) A.Ş.’den alacakları 10.000 TL’lik hisse senetlerinin miktarları (ortaklık pay adetleri) ve hisse senetlerinin cari değerleri Miktarı Cari Değeri(TL) (B) Gerçek Kişi (21 X 10.000/100)= 2.100 (2.100 X 4=) 8.400 (C) Gerçek Kişi (18 X 10.000/100)= 1.800 (1.800 X 4=) 7.200 (D) Gerçek Kişi (18 X 10.000/100)= 1.800 (1.800 X 4=) 7.200 (E) Gerçek Kişi (18 X 10.000/100)= 1.800 (1.800 X 4=) 7.200 (G) A.Ş. (25 X 10.000/100) =2.500 (2.500 X 4=) 10.000 Toplam 10.000 40.000 c) (Z) A.Ş.Tarafından (A) A.Ş.’nin Ortaklarına Verilecek Hisse Senetlerinin Miktarı ve Cari Değerinin Tespiti: (Z) A.Ş., (A) A.Ş.’nin 8.000 TL nominal sermayesi karşılığında, değiştirme birimi olan (10/2=) 5’i dikkate alarak, sermaye artışına ilişkin (8.000/5)=1.600 TL’lik hisse senetlerini (A) A.Ş.’nin ortaklarına verecektir. (A) A.Ş.’nin ortakları ellerinde bulunan (A) A.Ş.’ye ait 8.000 TL’lik hisse senetleri karşılığında (Z) A.Ş.’den alacakları 1.600 TL’lik hisse senetlerinin miktarları (ortaklık pay adetleri) ve hisse senetlerinin cari değerleri Miktarı Cari Değeri (TL) (B) Gerçek Kişi (21 X 1.600/100)= 336 (336 X 10=) 3.360 (C) Gerçek Kişi (18 X 1.600/100)= 288 (288 X 10=) 2.880 (D) Gerçek Kişi (18 X 1.600/100)= 288 (288 X 10=) 2.880 (E) Gerçek Kişi (18 X 1.600/100)= 288 (288 X 10=) 2.880 (G) A.Ş. (25 X 1.600/100)= 400 (400 X 10=) 4.000 Toplam 1.600 16.000 Yukarıda yer alan açıklama ve hesaplamalar sonucunda da görüldüğü üzere (A) A.Ş.’nin ortaklarına toplam olarak ;

  • (X) A.Ş.tarafından nominal bedeli 4.000 TL ve cari değeri 24.000 TL ( 4.000 x 6 ),
  • (Y) A.Ş.tarafında nominal bedeli 10.000 TL ve cari değeri 40.000 TL (10.000 x 4),
  • (Z) A.Ş.tarafından nominal bedeli 1.600 TL ve cari değeri 16.000 TL ( 1.600 x 10)

olan hisse senetleri verilecektir.

Soru 3 · 2010/3 · Vergi Tekniği

(K) Anonim Şirketinin 2010 hesap dönemine ilişkin kurum kazancı (ticari bilanço karı) 1.000.000 TL
olup ilave, indirim ve istisnalar aşağıdaki gibidir.
-Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler
-Kızılay’a Yapılan Nakdi Bağış: 80.000 TL
-Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanınan 150.000 TL
50.000 TL :
Vakfa Yapılan Nakdi Bağış:
-Amatör Spor Kulübü için Yapılan Sponsorluk
20.000 TL
Harcaması:
-İştirak Kazançları : 130.000 TL
-Yurtdışı İştirak Kazançları : 170.000 TL
-Personele Ödenen Temettü İkramiyesi : 200.000 TL
-Ar-Ge İndirimi : 100.000 TL
-Geçmiş Yıl Zararı (2009 Yılı) : 300.000 TL
-Yatırım İndirimi : 400.000 TL
Veri: Yatırım indirimi tutarı, 28.02.2003 tarihinde alınan yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarla
ilgili yatırım harcamasından oluşmaktadır.
İstenen: Yukarıda verilen olay çerçevesinde, (K) Anonim Şirketinin vergisel yükümlülüğünü hesaplayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

(K) Anonim Şirketinin kurumlar vergisi yönünden vergisel yükümlülüğünün hesaplanabilmesi için öncelikle safi kurum kazancının (matrahın) hesaplanması gerekmektedir. Safi kurum kazancı hesaplanırken Kızılay’a yapılan nakdi bağış tutarı ile amatör spor kulübü için yapılan sponsorluk harcamasının tamamının, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakfa yapılan nakdi bağış tutarının ise o yıla ait kurum kazancının yüzde beşi indirim konusu yapılabilecektir. (KVK Madde 10/1-b,c ve f) 1 seri no’lu kurumlar vergisi genel tebliğinde açıklandığı üzere; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/c maddesine göre, Kurumlar vergisi matrahının tespitinde, indirim konusu yapılabilecek bağış ve yardımların tutarı, o yıla ait kurum kazancının %5’i ile sınırlıdır. İndirilebilecek bağış ve yardım tutarının tespitinde esas alınan kurum kazancı, zarar mahsubu dahil giderler ile iştirak kazançları istisnası düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki [Ticari bilanço kârı – (iştirak kazançları istisnası + geçmiş yıl zararları)] tutardır. Buna göre, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakfa yapılan nakdi bağış tutarının yüzde beş’lik tutarının tespitinde o yıla ait kurum kazancının, zarar mahsubu dahil giderler ve iştirak kazançları düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır. (Personele ödenen temettü ikramiyesi, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesine göre ücret sayıldığından, Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinin (1) numaralı bendi kapsamında ücret gideri olarak ilgili yıl kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla, yüzde beş’lik tutarının tespitinde personele ödenen temettü ikramiyesinin ilgili yıl kurum kazancından gider olarak indirilmesi gerekmektedir. Personele ödenen temettü ikramiyesi ilgili yıl için verilecek kurumlar vergisi beyannamesinin “Diğer İndirim ve İstisnalar”satırına yazılmak suretiyle kurum kazancından indirilecektir.) Ayrıca, ilgili yıl kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınan 150.000 TL tutarındaki bağış ve sponsorluk harcamalarının, %5’lik bağış tutarının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak kazanca ilave edilmesi gerekmektedir. Vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, 276 seri no’lu gelir vergisi genel tebliğinin 3.1. bölümünde açıklandığı üzere, ilgili kazancın % 25'ini aşamayacak ve ilgili dönemde yatırım indirimi istisnası uygulanacak kazanç ise yatırım indirimi uygulanmadan önceki zarar mahsubu ile tüm indirim ve istisnalar düşüldükten sonraki tutar olacaktır. Yine anılan tebliğin 3.2. bölümünde ;” İlgili dönemler itibarıyla yatırım indirimi istisnası uygulayan mükelleflerin, istisna uygulaması sonucu kalan kazançları üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanacaktır. Dolayısıyla, yatırım indirimi istisnası uygulaması sonucunda kalan kazanç tutarına gelir vergisi mükellefleri, yatırım indirimi istisnası uygulayacakları dönemde yürürlükte bulunan vergi tarifesini; kurumlar vergisi mükellefleri ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinde yer alan % 20 kurumlar vergisi oranını uygulamak suretiyle yatırım indirimi istisnasından yararlandıkları dönemlere ait gelir veya kurumlar vergilerini hesaplayacaklardır. Diğer taraftan, 24.4.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1-6 ncı maddeleri çerçevesinde yapılan yatırımlar için yatırım indirimi istisnasından yararlanılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun geçici 61 inci maddesi uyarınca yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın %19,8 oranında vergi kesintisi yapılacağı tabiidir.” açıklamasına yer verilmiştir. Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde, (K) Anonim Şirketinin kurumlar vergisine ilişkin yükümlülüğü aşağıdaki gibi olacaktır. 1 Kurum Kazancı (+) 1.000.000 2 Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (+) 150.000 3 İştirak Kazançları (-) 130.000 4 Yurtdışı İştirak Kazançları (-) 170.000 Personele Ödenen Temettü 5 (-) 200.000 İkramiyesi 6 Geçmiş Yıl Zararı (2009 Yılı) (-) 300.000 İndirime Esas Tutar (%5’e Esas 7 [(1+2)-(3+4+5+6)] 350.000 Tutar) 8 Ar-Ge İndirimi 100.000 Amatör Spor Kulübü için Yapılan 9 20.000 Sponsorluk Harcaması Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti 10 Tanınan Vakfa Yapılan Nakdi (7 X %5) 17.500 Bağış:%5 11 Kızılay’a Yapılan Nakdi Bağış 80.000 [7 -(8+9+10+11) X 12 Yatırım İndirimi 33.125 %25] 13 Safi Kurum Kazancı(Matrah) [7 -(8+9+10+11+12)] 99.375 14 Öd. Gereken Kurumlar Vergisi (13 X %20) 19.875 Diğer taraftan, 24.4.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1–6 ncı maddeleri çerçevesinde yapılan yatırımlar için yatırım indirimi istisnasından yararlanılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun geçici 61 inci maddesi uyarınca yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın %19,8 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Buna göre, mükellef kurum tarafından kurum kazancından indirilen yatırım indirimi tutarı üzerinden (33.125 X %19,8=) 6.558,75 TL tutarında stopaj gelir vergisinin hesaplanması gerekmektedir.

Vergi Tekniği dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması