2011/2 YMM Gelir Üzerinden Alınan Vergiler Soruları ve Çözümleri

2011/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Gelir Üzerinden Alınan Vergiler dersinden çıkan 4 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2011/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Ödenmiş sermayesi 20.000.000-TL, 2010 yılı hesap dönemi ticari bilanço karı 10.000.000-TL olan
(X) Anonim Şirketi’nin anılan dönemdeki ticari kazancının;
- 1.000.000-TL tutarındaki kısmı tam mükellef bir kurumun dağıttığı kar payından,
- 400.000-TL tutarındaki kısmı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-b maddesindeki şartları taşıyan yurt
dışı iştirakten,
- 200.000-TL tutarındaki kısmı emisyon priminden,
- 100.000-TL tutarındaki kısmı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi kapsamında yapılan rüçhan
hakkı kupon satışından,
- 300.000-TL tutarındaki kısmı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi kapsamında yapılan
gayrimenkul satış kazancından,
Oluşmuştur.
Şirket 2010 yılı içerisinde kamuya yararlı bir derneğe makbuz karşılığı 150.000-TL nakdi bağış
yapmış, Emirdağ Belediyesine de maliyet bedeli 450.000-TL olan bir itfaiye aracı bağışlamıştır.
Şirketin 2010 yılı kanunen kabul edilmeyen gider toplamı (bağış ve yardımlar dahil) 900.000-TL,
geçmiş yıl zararları 2.000.000-TL’dir.
Şirket Genel Kurulu 10.03.2011 tarihli toplantısında dönem karından Şirket çalışanlarına 450.000-TL,
yönetim kurulu üyelerine 250.000-TL temettü ikramiyesi verilmesine, yasal yükümlülüklerden sonra kalan
kısmın ise ortaklara dağıtılmasına karar vermiş, kar dağıtım işlemleri 25.03.2011 tarihinde
sonuçlandırılmıştır.
Şirket’in birinci tertip yedek akçe ayırma sınırının dolmasına 100.000-TL vardır.
Yurt dışı iştirakten elde edilen kazanç üzerinden ilgili ülkede %30 oranında kurumlar vergisi ödenmiş
olup, usulüne uygun olarak tevsik edilmiştir. Söz konusu vergiye tekabül eden tutar kanunen kabul
edilmeyen giderlere atılmıştır.
Şirket 2010 yılı kazançlarına ilişkin olarak 1.100.000-TL geçici vergi ödemiştir.
Şirket ortaklarının statüleri ve ortaklık payları aşağıdaki gibidir;
(A) Tekstil Tic. San. AŞ %40
(B) Eğitim Vakfı(Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış) %10
(C) Star GMBH(Almanya mukimi, Türkiye’de işyeri ve daimi
temsilcisi bulunmamaktadır) %30
(D) Türkiye mukimi gerçek kişi %10
(E) Almanya mukimi gerçek kişi %10
Bu verilere göre;
(X) Anonim Şirketinin 2010 yılı kurumlar vergisi matrahını ve ödenecek kurumlar vergisini,
birinci ve ikinci tertip yedek akçe, birinci ve ikinci temettü tutarları ile tevkifat matrahını ve tevkifat
tutarını belirleyiniz.
Dağıtılan temettü ve ikramiyeleri elde edenler nezdinde yapılacak vergilemeyi açıklayınız.(Çifte
vergilemeyi önleme anlaşması ihmal edilecektir.)

Komisyonun resmî cevabını gör

Bu verilere göre (X) Anonim Şirketinin 2010 yılı kurumlar vergisi ve stopaj matrahı ile ayıracağı yedek akçeler ve dağıtacağı temettü tutarları aşağıdaki gibi olacaktır; Ticari Bilanço Karı 10.000.000-TL KKEG 900.000-TL Toplam 10.900.000-TL İştirak Kazancı İstisnası ( - ) 1.000.000-TL Yurt Dışı İştirak Kazancı İstisnası ( - ) 400.000-TL Emisyon Primi İstisnası ( - ) 200.000-TL Rüçhan Hakkı Kupon Satışı İstisnası ( - )(%75) 75.000-TL Gayrimenkul Satış Kazancı İstisnası ( - )(%75) 225.000-TL Kalan 9.000.000-TL Mahsup Ed.Geçmiş Yıl Zararı ( - ) 2.000.000-TL Diğer İndirimler(işçilere temettü ikramiyesi) ( - ) 450.000-TL Bağış ve Yardımlar ( - )() 372.500-TL (7.450.000-TL X %5 = 372.500-TL) Kurumlar Vergisi Matrahı 6.177.500-TL Hesaplanan Kurumlar V. (6.177.500-tl X %20) 1.235.500-TL Mahsup Edilecek Vergiler() -Geçici Vergi 1.100.000-TL -Yurt Dışında Ödenen Vergiler -0- Ödenecek Kurumlar Vergisi 135.500-TL () İndirilecek bağış tutarı kurum kazancının %5’i ile sınırlı olup, üst sınırın tespitinde esas alınacak kurum kazancı, zarar mahsubu dahil, giderler ve iştirak kazançları istisnası düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki (ticari bilanço karı – (iştirak kazançları istisnası + geçmiş yıl zararları)) tutardır. Buna göre, 17 numaralı Kurumlar Vergisi Sirkülerinde yer alan açıklamalar da dikkate alınarak , %5’lik indirime esas alınacak tutarın aşağıdaki şekilde hesaplanması gerekir. Ticari bilanço karı 10.000.000-TL KKEG yazılmış olan ve %5 ile sınırlı bağışlar ( + ) 600.000-TL Diğer KKEG (+) 300.000-TL İşçilere temettü ikramiyesi (-) 450.000-TL İştirak kazançları istisnası (-) 1.000.000-TL (tam mükellef kurumdan elde edilen) Geçmiş yıllar zararı (-) 2.000.000-TL %5’e baz teşkil eden tutar 7.450.000-TL Şirketin yaptığı 600.000-TL tutarındaki bağış, üst sınır olarak hesaplanan 372.500-TL’yi aştığından, artan kısım indirilemez. İşçilere temettü ikramiyesi olarak dağıtılan ve o yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar ödenen tutarlar, ilgili olduğu yılın kazancının tespitinde ücret gideri olarak matrahtan indirilebilir. Bu nedenle söz konusu ücret gideri %5’lik bazın tespitinde dikkate alınmıştır. () Şirketin yurt dışı iştirakten elde ettiği kar payı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-b maddesi kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilmiş olduğundan bu kazanç üzerinden yurt dışında ödenen 120.000-TL (400.000-TL X %30) tutarındaki verginin mahsubu mümkün değildir. Şirketin bu tutarı kanunen kabul edilmeyen giderlere atması yerinde bir uygulamadır. Kar Dağıtımı ve Tevkifat Matrahı Safi Kar(*) 6.764.500-TL (ticari kar – geçmiş yıl zararı – hesaplanan kurumlar v.) 1.Tertip Yedek Akçe (safi karın X %5’i ) 100.000-TL (1.Tertip yedek akçe ayırma sınırının dolmasına yüz bin lira olması nedeniyle 338.225-tl yerine bu tutarda yedek akçe ayrılır. )

  • Temettü (ödenmiş sermaye X %5 ) 1.000.000-TL

(20.000.000 X %5) Türk Ticaret Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca dağıtımı mümkün olmayan kurum kazançları 500.000-TL -emisyon primi 200.000-TL -rüçhan hakkı satış kazancı istisnası 75.000-TL -gayrimenkul satış kazancı istisnası 225.000-TL İşçilere Temettü İkramiyesi 450.000-TL Kalan 4.714.500-TL (6.764.500tl – 100.000tl – 1.000.000tl-500.000tl-450.000-tl)

  • Tertip Yedek Akçe ( 4.714.500 / 11) 428.591-TL
  • Temettü ( 4.714.500-tl – 428.591-tl) 4.285.909-TL

Dağıtılacak brüt kar payı toplamı 5.285.909-TL ( 1.000.000-TL + 4.285.909-TL) -Yönetim K Üyelerine Temettü 250.000-TL Kalan 5.035.909-TL -(A) Tekstil Tic. A.Ş kar payı (5.035.909-TL X %40) 2.014.363-TL -(B) Eğitim Vakfı kar payı (%10) 503.591-TL -(C ) Star GMBH kar payı (%30) 1.510.773-TL

  • Türkiye mukimi gerçek kişi(%10) 503.591-TL
  • Almanya mukimi gerçek kişi(%10) 503.591-TL

Vergi Tevkifatı Yapılmayacak Kısım 2.014.363-TL (karın %40’ı tam mükellef kuruma dağıtıldığından) Vergi Tevkifatı Yapılacak Kısım 3.021.546-TL Toplam Tevkifat Matrahı 3.271.546-TL (250.000-TL + 3.021.546-TL) Hesaplanan Tevkifat Tutarı 490.732-TL (3.271.546-TL x % 15) (*) Safi kar, dönem ticari bilanço karından geçmiş yıl zararı ve hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra bulunmuştur. Emisyon primi Türk Ticaret Kanunu, gayrimenkul satış kazancı ve rüçhan hakkı satış kazancı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca kar dağıtımına konu edilemeyeceğinden, işçilere ödenen temettü ikramiyesi ise ücret olarak kurum gideri olduğundan dağıtılacak karın hesabında dikkate alınmaz. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b-i) ve (b-ii) alt bentlerinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan kâr paylarından; tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan kâr paylarından vergi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında, vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi; 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında da Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere, dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 ve 30 uncu maddeleri uyarınca, tam mükellef kurumlar tarafından;

  • Tam mükellef gerçek kişilere,
  • Gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara,
  • Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlara,
  • Dar mükellef gerçek kişilere,
  • Dar mükellef kurumlara,
  • Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere

Dağıtılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı bulunan kâr payları üzerinden %15 oranında (2006/10731 ve 2009/14592 sayılı BKK) vergi tevkifatı yapılması gerekir. İşçilere dağıtılan temettü ikramiyesi, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi uyarınca ücret niteliğinde olduğundan, bu tutarların işçilerin ilgili dönem ücret matrahlarına dahil edilmesi ve ücret olarak vergilendirilmesi gerekir. Yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtılan kar payları ise Gelir Vergisi Kanununun 75/3 üncü maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olduğundan, bu tutar üzerinden GVK 94/6-b maddesine göre tevkifat yapılması gerekir. Bu düzenlemeler çerçevesinde söz konusu kar dağıtımına ilişkin vergilendirme işlemleri aşağıdaki şekilde yapılır: (X) Anonim Şirketinden kar payı elde eden tam mükellefiyete tabi (A) Tekstil Tic. AŞ elde ettiği bu kar payını kurum kazancına dahil eder ve kendi kurumlar vergisi beyannamesinde iştirak kazancı istisnası olarak gösterir. Türkiye mukimi gerçek kişi Bay (D) GVK md. 22 uyarınca kar payının yarısını istisna olarak dikkate alır. İstisna sonrası kalan kar payı tutarının beyanname verme sınırı olan vergi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşması halinde yıllık beyanname ile beyanı gerekir. Buna göre, Bay (D)’nin elde ettiği kar payının istisna uygulandıktan sonra kalan kısmı beyanname verme sınırını geçtiğinden, söz konusu tutarın 2011 yılında elde edilmiş menkul sermaye iradı olarak beyanı ve tevkif suretiyle ödenen verginin tamamının mahsup edilmesi gerekir. Bu açıklama kar payı elde eden yönetim kurulu başkan ve üyeleri için de geçerlidir. Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurum ve kurumlar vergisi mükellefiyeti olmayan eğitim vakfına dağıtılan kar payları, KVK 30 ve GVK 94/6-b maddelerine göre tevkifata tabi tutulur. Yapılan tevkifat bu kişiler için nihai vergileme niteliğindedir. Dar mükellef gerçek kişi tarafından elde edilen kar payları GVK 94/6-b maddesi uyarınca tevkifata tabi tutulur. Tamamı tevkif suretiyle vergilendirilen menkul sermaye iratları için dar mükellef gerçek kişilerin yıllık beyanname vermelerine veya bunları diğer gelirler nedeniyle verilecek yıllık beyannameye dahil etmelerine gerek yoktur(GVK 86/2). Tevkifat, bu kişiler açısından da nihai vergileme niteliğindedir.

Soru 2 · 2011/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Dönem başı özsermayesi 6.000.000-TL, dönem sonu özsermayesi 8.000.000-TL olan (X) Anonim
Şirketinin 2010 yılı içinde ortaklarından aldığı borçlara ve ödenen faizlere ilişkin bilgiler ile ortaklık payları
aşağıdaki gibidir;
Ortaklar Ortaklık Payı Alınan Borç(TL) Faiz(TL)
Bay(A) %10 8.000.000.- 800.000.-
(B) Ltd.Şti %8 12.000.000.- 1.200.000.-
(C) Bankası %12 24.000.000.- 3.000.000.-
Bu verilere göre;
a) (X) Şirketinin yapmış olduğu borçlanmanın örtülü sermaye sayılması için gereken şartları belirtiniz.
b) Şirket bünyesinde oluşan örtülü sermaye tutarını ve her bir ortağa isabet eden kısmı hesaplayınız.
c) Şirketin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alması gereken faiz tutarını belirleyiniz.
d) Her bir ortağa dağıtılmış sayılan kar payını ve tevkifat matrahını hesaplayarak, bu tutarların ortak
nezdinde nasıl vergilendirileceğini açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

a) Şirketin ortaklarından temin ederek işletmede kullandığı borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte özsermayenin 3 katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. Ortak veya ortakla ilişkili bankadan yapılan borçlanmalar %50 oranında dikkate alınır. Özsermaye, şirketin hesap dönemi başındaki özsermayesini ifade eder. Ortaklık ilişkisi, Şirketin hem ortak olduğu kurumlarla hem de söz konusu Şirkete ortak olan gerçek ve tüzel kişilerle olan ilişkisini kapsar. Bu ilişkide herhangi bir ortaklık payı sınırı bulunmamaktadır (İMKB’de işlem gören hisselerin elde bulundurulması halinde, en az %10 ortaklık payı aranır). Buna göre; Ortak (C) Bankasından kullanılan kredinin %50’si dikkate alınacaktır. 24.000.000.-TL/2 = 12.000.000-TL Toplam Borç: 8.000.000+12.000.000+12.000.000=32.000.000.-TL Toplam Faiz: 800.000 + 1.200.000 + 1.500.000 = 3.500.000 TL b) Örtülü Sermaye = 32.000.000 TL – (6.000.000 TL X 3 ) = 14.000.000 TL Ortakların her birine isabet eden örtülü sermaye tutarı; Ortak Ö.S = ortağın verdiği borç tutarı / Toplam borç X Örtülü Sermaye tutarı Ortak (A) Ö.S. = 8.000.000/32.000.000 X 14.000.000 = 3.500.000 TL Ortak (B) Ö.S. = 12.000.000/32.000.000 X 14.000.000 = 5.250.000 TL Ortak (C) Ö.S. = 12.000.000/32.000.000 X 14.000.000 = 5.250.000 TL Toplam Örtülü Sermaye = 14.000.000 TL c) KKEG olarak dikkate alınacak tutar; KKEG = Ö.S/Toplam borç X toplam faiz = 14.000.000 TL / 32.000.000 TL X 3.500.000 TL = 1.531.250- TL d) Her bir ortağa dağıtılmış sayılan kar payı; (A) Gerçek kişisi tarafından verilen borcun, örtülü sermaye olarak kabul edilen (3.500.000.-TL) tutara ilişkin kar payı; 3.500.000 TL/8.000.000 TL X 800.000 TL = 350.000- TL (B) Ltd Şti kar payı: 5.250.000 TL/12.000.000 TL X 1.200.000 TL = 525.000- TL (C) Bankası kar payı; 5.250.000 TL/12.000.000TL X 1.500.000 TL = 656.250- TL (A) Gerçek kişi ortağa dağıtılmış sayılan kar payı net tutar olarak dikkate alınır. Bu tutar brütleştirilerek stopaj matrahı hesaplanır. 350.000 / 0.85 = 411.765- TL stopaj matrahı Stopaj tutarı: 411.765-TL x %15 = 617.648-TL Bu tutarın yarısı istisna edilir. Kalan tutar beyanname verme sınırını geçerse yıllık beyana dahil edilir. Tevkif suretiyle ödenen verginin tamamı yıllık beyanname üzerinden hesaplanan elir vergisinden mahsup edilir. Ortak (B) ve (C) tam mükellef kurum olduğu için stopaj yapılmaz. Bu tutarlar iştirak kazancı olarak beyannameye dahil edilir ve iştirak kazancı istisnasından yararlanır. Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede örtülü sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak şekilde, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.

Soru 3 · 2011/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Dar mükellef gerçek kişiler bakımından kazanç ve iradın Türkiye’de elde edildiğinin hangi şartlara
göre tayin olunacağını, her bir kazanç ve irat türü itibarıyla açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur:

  • Ticari kazançlarda; kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve

kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyle sağlanması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlardan, ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış aktinin Türkiye'de yapılmış olmasıdır. İş merkezinden maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.

  • Zirai kazançlarda: Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi;
  • Ücretlerde:

a) Hizmetin Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olması veya Türkiye'de değerlendirilmesi; b) Türkiye'de kain müesseselerin idare meclisi başkan ve üyelerine, denetçilerine tasfiye memurlarına ait huzur hakkı, aidat, ikramiye ve benzerlerinin Türkiye'de değerlendirilmesi;

  • Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de

değerlendirilmesi;

  • Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkulün Türkiye'de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve

hakların Türkiye'de kullanılması veya Türkiye'de değerlendirilmesi;

  • Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması;
  • Diğer kazanç ve iratlarda:

Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi; Yukarıdaki bentlerde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılmasıdır.

Soru 4 · 2011/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Aşağıdaki kavramları Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında yer aldığı şekliyle tanımlayınız.
1) Tasfiye dönemi
2) Sakatlık indirimi
3) Basit usule tabi olmanın genel şartları
4) Özel beyan zamanı tayin olunan gelirler
5) Vergi tevkifatında uyulacak esaslar
6) Diplomat muaflığı
7) Emsal kira bedeli esası
8) Kısmi bölünme
9) Hisse değişimi
10) Gelir vergisinde tarhiyatın muhattabı

Komisyonun resmî cevabını gör

1-Tasfiye dönemi: Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olur. Tasfiye, kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer. Başlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona erdiği dönem için ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan dönem bağımsız bir tasfiye dönemi sayılır. Tasfiyenin başladığı takvim yılı içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi, kurumun tasfiyeye girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder. 2- Sakatlık İndirimi:Çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir. Sakatlık indirimi;

  • Birinci derece sakatlar için 700 TL
  • İkinci derece sakatlar için 350 TL
  • Üçüncü derece sakatlar için 170 TL’ dir.

Bu indirim, serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine de yıllık bazda uygulanır. Sakatlık indiriminden, bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı da (tevkifat matrahı dahil) yararlanır. Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir. 3.Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartları:

  • Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık,

ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)

  • İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira

bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde 4.600 lirayı aşmamak.

  • Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyle gerçek usulde Gelir Vergisi'ne tabi olmamak.

2 ve 3 numaralı bent hükümleri öteden beri işe devam edenlerde takvim yılı başındaki, yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır. 4- Özel Beyan Zamanı Tayin Edilen Gelirler: Dar mükellefiyete tâbi olan yabancı kurumların vergiye tâbi kazancının Gelir Vergisi Kanununda yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de adına hareket eden kimse, bu kazançları elde edilme tarihinden itibaren on beş gün içinde Kanunun 27 nci maddesinde belirtilen vergi dairesine beyanname ile bildirmek zorundadır. Diğer kazanç ve iratlara ilişkin olarak Türkiye'ye bizzat getirilen nakdî veya aynî sermaye karşılığında elde edilen menkul kıymetler ile iştirak hisselerinin elden çıkarılması sırasında oluşan kur farkı kazancına dair hükümler hariç olmak üzere, Gelir Vergisi Kanununda yer alan vergilendirmeme hususundaki istisna, kayıt, şart ve sürelere ait sınırlamalar dikkate alınmaz.

  • Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar: Vergi tevkifatı, Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesi

kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.

  • Diplomat Muaflığı: Yabancı devletlerin Türkiye'de bulunan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (Fahri

konsoloslar hariç) ile elçilik ve konsolosluklara mensup olan ve o memleketin uyrukluğunda bulunan memurları, Türkiye'de resmi bir göreve memur edilenler bu sıfatlarından dolayı ve karşılıklı olmak şartı ile Gelir Vergisi'nden muaftırlar. Bu muaflığın menkul sermaye iradı üzerinden tevkif suretiyle alınan vergiye şümulü yoktur.

  • Emsal Kira Bedeli Esası: Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden düşük olamaz.

Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli, bu mal ve hakların kirası sayılır. Bina ve arazide emsal kira bedeli, yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse Vergi Usul Kanunu'na göre belirlenen vergi değerinin % 5'idir. Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli, bu mal ve haklarının maliyet bedelinin, bu bedel bilinmiyorsa, Vergi Usul Kanunu'nun servetlerin değerlendirilmesi hakkındaki hükümlerine göre belli edilen değerlerinin % 10'udur. Aşağıda yazılı hallerde emsal kira bedeli esası uygulanmaz:

  • Boş kalan gayrimenkullerin muhafazaları maksadiyle bedelsiz olarak başkalarının ikametine bırakılması;
  • Binaların mal sahiplerinin usul, füru veya kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi (Usul, füru ve

kardeşlerden her birinin ikametine birden fazla konut tahsis edilmiş ise bu konutların yalnız birisi hakkında emsal kira bedeli hesaplanmaz. Kardeşler evli ise eşlerden sadece biri için emsal kira bedeli hesaplanmaz.);

  • Mal sahibi ile birlikte akrabaların da aynı evde veya dairede ikamet etmesi.
  • Genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile diğer kamu

kurum ve kuruluşlarınca yapılan kiralamalarda. 8- Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. Taşınmaz ve iştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen taşınmaz ve iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur. 9- Hisse değişimi: Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini, bu şirketin yönetimini ve hisse çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve karşılığında bu şirketin hisselerini devreden ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisselerini vermesi, bu Kanunun uygulanmasında hisse değişimi hükmündedir. Hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin %10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin hisse değişimi sayılmasına engel değildir.

  • Gelir Vergisinde Tarhiyatın Muhattabı: Gelir Vergisi bu vergiyle mükellef olan gerçek kişiler namına tarh

edilir. Şu kadar ki;

  • Küçüklerle kısıtlılarda, bunların nam ve hesabına kanuni temsilcileri;
  • Verginin tevkif suretiyle alınması halinde, mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olanlar;
  • Dar mükellefiyette, mükellefin Türkiye' de daimi temsilcisi mevcutsa mükellef hesabına daimi temsilci

(Türkiye'de birden fazla daimi temsilcinin mevcudiyeti halinde, mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapılmamışsa, temsilcilerden herhangi birisi), daimi temsilci mevcut değilse, kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlıyanlar; Tarhiyatta muhatap tutulurlar.

Gelir Üzerinden Alınan Vergiler dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması