Soru 1 · 2014/1 · Vergi Tekniği
Tam mükellef kurumlar tarafından 2003 ve sonraki yıllarda elde edilen kurumlar vergisine tabi
kazançların dağıtılması aşamasında kurum bünyesinde yapılacak vergileme ile söz konusu kar paylarını elde
edenler nezdinde yapılacak vergileme esaslarını gerekçeleriyle birlikte açıklayınız.
Komisyonun resmî cevabını gör
Tam mükellef kurumların 2003 ve takip eden yıllarda elde ettikleri istisna olmayan kazançları iki aşamalı olarak vergilendirilmektedir. Tam mükellef kurumların anılan kazançları önce kurumlar vergisine tabi tutulmakta, bu kazançlar dağıtılmadıkları sürece ilave bir vergileme yapılmamaktadır. Söz konusu kazançlar dağıtılmaları halinde stopaja tabi tutulmakta, kar payı elde edenler hukuki statüleri ve mükellefiyet durumlarına göre bu kazançları beyan etmekte veya yapılan stopaj nihai vergileme olmaktadır. Kar paylarının beyanı halinde stopaj aşamasında kesilen vergi, beyanname üzerinde hesaplanan vergiden mahsup edilmektedir. Kar dağıtımı aşamasında vergileme: GVK’nın 75. maddesinin 2. fıkrasının 1, 2 ve 3. bentlerinde yazılı kar payları, dağıtım aşamasında stopaja tabi bulunmaktadır. Stopaja ilişkin esaslar halen GVK’nın 94. maddesi ile KVK’nın 15 ve 30. maddelerinde yer almaktadır. GVK’nın 4842 sayılı Kanunla değişik 94/6-b maddesinin (i) ve (ii) alt bentlerinde tam mükellef kurumlar tarafından; •Tam mükellef gerçek kişilere,
- Gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara,
- Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlara,
- Dar mükellef gerçek kişilere,
- Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç dar mükellef kurumlara,
- Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere,
dağıtılan, kar payları üzerinden gelir vergisi stopajı yapılması öngörülmüştür. Ayrıca GVK’nın 94. maddesinde tam mükellef kurumlarca;
- Tam mükellef kurumlara,
- Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlara,
dağıtılan kar payları üzerinden gelir vergisi stopajı yapılmaması öngörülmüştür. Tam mükellef kurumlarca karın dağıtılmayıp şirket sermayesine eklenmesine karar verilmesi halinde, GVK’nın 94/6-b maddesinin (i) ve (ii) alt bentlerinin parantez içi hükmü uyarınca, karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmadığından, sermayeye ilave edilen bu tutar üzerinden gelir vergisi stopajı yapılmamaktadır. Bu şekilde ortaklarca alınan bedelsiz hisse senetlerinin de kar payı olarak beyanı söz konusu değildir. Yukarıdaki uygulama 5520 sayılı KVK yürürlüğe girinceye kadar devam etmiştir. Yeni KVK kurum kazançlarında stopajın da KVK’ya göre yapılmasını öngörmüştür. Kanun’un 15. maddesinde tam mükellef kurum kazançlarında stopaj, 30. maddesinde de dar mükellef kurum kazançlarında stopaj düzenlenmiştir. Bu nedenle GVK’nın 94/6-b hükmü halen kurumlar dışında kalan mükellefler için uygulanmaktadır. GVK’nın 94 maddesinde yer alan esaslar KVK’nın ilgili maddelerinde de aynen korunmuştur. KVK’nın 15. maddesinin 2. fıkrasında vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan kar payları üzerinden stopaj yapılacağı hükme bağlanmış, tam mükellef kurumlar tarafından elde edilen kar paylarında stopaj öngörülmemiştir. KVK’nın 30. maddesinin 3. fıkrasında da tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de bir iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan kar payları üzerinden stopaj yapılacağı hükme bağlanmıştır. KVK’nın 15 ve 30. maddelerinde karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmayacağı da ayrıca vurgulanmıştır. Stopaj yapılmasının gerekçesi: Kar dağıtımında stopaj, kar payı elde edenlerin ödeyecekleri vergiye mahsuben, vergi güvenliğini ve uygulama kolaylığı sağlamak amacıyla yapılmaktadır. Kar payı beyan konusu yapıldığı zaman stopaj yoluyla kesilen vergi hesaplanan vergiden mahsup edilmektedir. Kar payı beyan konusu yapılmadığı zaman stopaj nihai vergileme olmaktadır. Elde edenler nezdinde yapılan vergileme: Tam mükellef kurumlar: KVK’nın 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile kurumların; tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından elde ettikleri kazançlar, tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun karına katılma imkanı veren kurucu senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kar payları ve tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kar payları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu düzenleme iştirak kazançları istisnası olarak anılmaktadır. İstisna kapsamındaki kar payları elde eden kuruma stopaj yapılmadan intikal eder ve elde eden kurumda kurumlar vergisine de tabi tutulmaz. İştirak kazançları istisnasının uygulanma gerekçesi: Mükerrer vergilemeyi önlemektir. Bu kazançlar ilk elde edildiği kurumda kurumlar vergisine tabi tutulur. Yine bir kuruma dağıtılırsa, dağıtıldığı kuruma stopaj yapılmadan aktarılır ve bu kurumda da istisna kapsamında vergilendirilmez. Dar mükellef kurumlar: Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlar elde ettikleri kar payları nedeniyle iştirak kazançları istisnasından yararlanır ve bunlara dağıtılan kar payları da stopaja tabi tutulmaz. Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilcisi olmadan kar payı elde eden dar mükellef kurumlar ise iştirak kazançları istisnasında yararlanamaz. 1 Bunlara dağıtılan kar paylarından stopaj yapılır. 5520 sayılı KVK’nın 30. maddesinin 9. fıkrasında ticari ve zirai kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla alınan kazanç ve iratlar için Kanunun 24 veya 26. maddelerine göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz konusu kazanç ve iratların dahil edilmesinin ihtiyari olduğu hükme bağlanmıştır. Bu nedenle Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurumların elde ettikleri kar paylarından yapılan stopaj beyanname verilmemesi halinde nihai vergileme olmaktadır. Tam mükellef gerçek kişiler: GVK’nın 22. maddesinin 2. fıkrasına göre; tam mükellef kurumlardan elde edilen, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarının yarısı gelir vergisinden müstesnadır. İstisna edilen tutar üzerinden de stopaj yapılır ve kesilen verginin tamamı, kar payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir. Bu uygulama yarım beyan-tam mahsup sistemi olarak adlandırılmaktadır. Öte yandan GVK’nın 86.maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinin (c) alt bendinde, tam mükellefiyette vergiye tabi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103. maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hükmü bulunmaktadır. Yukarıdaki hükümler irdelendiğinde, tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarının yıllık beyan konusu yapılıp yapılmayacağının GVK’nın 22 ve 86. maddelerine göre belirleneceği ortaya çıkmaktadır. Elde Cevaplar değerlendirilirken, kar payı elde eden dar mükellef kurumlar yönünden iş yeri ve daimi temsilciye ilişkin ayırım yapılmadan verilen yanıtlar dikkate alınmamıştır. edilen kar payının brüt tutarının yarısı beyan için öngörülen sınırı aştığı takdirde beyan edilecek, buna karşılık stopaj yoluyla kesilen verginin tamamı mahsup edilecektir. Elde edilen kar payının yarısı beyan için öngörülen haddin altında olmakla birlikte, mükellefin beyan için öngörülen haddin hesabında dikkate alınması gereken, tevkifat yoluyla vergilendirilmiş menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarından oluşan başka gelirleri varsa, yıllık beyan zorunluluğu, bu tür gelirlerin toplamının beyan haddini geçip geçmediğine bakılarak belirlenmektedir. Yarım beyan- tam mahsup sisteminin gerekçesi: İki aşamalı vergilendirme -kar dağıtımı aşamasındaki stopaj kar payı elde edenlerin gelir vergisine mahsuben yapıldığı için- kar paylarının beyanı halinde stopaj yoluyla kesilen verginin mahsubunu sağlayacak bir mekanizma içermek zorundadır. Söz konusu mekanizmanın işleyişi gelir ve kurumlar vergisi arasındaki entegrasyonun sağlanması yönünden de önem taşımaktadır. Yarım beyan-tam mahsup sisteminden önce uygulanan vergi alacağı sistemi söz konusu fonksiyonu tam olarak sağlayamamış, bu nedenle kurum kazançları üzerindeki nihai vergi yükünün yüksekliği sürekli eleştiri konusu olmuştur. 4842 sayılı Kanunla GVK’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle “yarım beyan- tam mahsup” olarak adlandırılan yöntem uygulanmaya başlanmıştır. Tam mükellef kurumlardan elde edilen kar payının yarısı beyan edilirken, yılık beyannamede hesaplanan vergiden, stopaj aşamasında kesilen verginin tamamı mahsup edilerek, kar payı üzerindeki nihai vergi yükünün azaltılması da sağlanmıştır. Kurum personeline ödenen kar payları: GVK’nın 61. maddesinde ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm gereği dönem karından işletme çalışanlarına ödenen kar payları ücret olarak vergilendirilmektedir. Kurumların yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen kar payları: GVK’nın 75. maddesinin 2. fıkrasının
- bendinde kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar paylarının menkul sermaye iradı
olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan kar paylarının vergilendirilmesi, tam mükellef gerçek kişiler için belirlenen esaslara göre yapılır. Kar payının ticari bir faaliyete bağlı olarak elde edilmesi: GVK’nın 75. maddesinde menkul sermaye iratlarının bunları sağlayan sermaye sahibinin ticari faaliyetine bağlı bulunduğu takdirde, ticari kazancın tespitinde nazara alınacağı hükme bağlanmıştır. Örneğin ferdi bir ticari işletmenin aktifinde bulunan hisse senetlerinden elde edilen kar payları ticari kazanç sayılarak vergilenir. Dar mükellef gerçek kişiler: Dar mükellef gerçek kişilerin stopaj yoluyla vergilendirilen kar payları GVK’nın 86/2. maddesi uyarınca yıllık beyan konusu yapılmaz. Kar dağıtımı aşamasında yapılan stopaj bu mükellefler yönünden nihai vergilemedir. Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlar: Bunların elde ettiği kar paylarından yapılan stopajda nihai vergileme mahiyetindedir.