2016/2 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2016/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2016/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi iş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklardan biri değildir?

  • A)İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması
  • B)Sigortalıya malûllük aylığı bağlanması
  • C)Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi
  • D)İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi
  • E)İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Şimdi nedenini adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap B?

Bu sorunun temelinde 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi yatar. Kanun, iş kazası veya meslek hastalığı durumunda sigortalıya sağlanan hakları çok net bir şekilde sıralar.

B şıkkında geçen "Sigortalıya malûllük aylığı bağlanması" ifadesi, iş kazası veya meslek hastalığı sigortasından doğrudan sağlanan bir hak değildir.

Neden mi? Çünkü iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalının iş göremezlik durumu kalıcı hale gelirse (malûl olursa), ona "Malûllük Aylığı" değil, "Malûllük Maaşı" (veya kanun dilinde daha teknik bir ifadeyle iş göremezlik maaşı) bağlanır.

Buradaki ince fark şudur:

  • Malûllük Aylığı: Genellikle emeklilik veya yaşlılık sigortasından kaynaklanan, emekli olamayan veya emekli olamayan sigortalılara bağlanan bir haktır.
  • Malûllük Maaşı: İş kazası veya meslek hastalığı sonucu iş göremezlik durumu kalıcı hale gelen sigortalılara bağlanan haktır.

Kanun maddelerinde iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

  • Tıbbi ve rehabilitasyon hizmetleri.
  • Geçici iş göremezlik ödeneği (C şıkkı).
  • Malûllük maaşı (B şıkkındaki "aylık" ifadesi buradaki hatadır).
  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması (A şıkkı).
  • Cenaze ödeneği (E şıkkı).
  • Hak sahiplerine evlenme ödeneği (D şıkkı).

Gördüğün gibi, kanun metninde "Malûllük Aylığı" ifadesi iş kazası sigortası için kullanılmaz, "Malûllük Maaşı" kullanılır. Bu terminolojik fark, sorunun tuzağıdır ve B şıkkını yanlış yapar.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soruda "Değildir" denildiği için şıklar doğru haklardır)?

  • A Şıkkı (Doğru Hak): İş kazası sonucu ölen sigortalının dul ve yetimlerine kanun gereği gelir bağlanır. Bu bir haktır.
  • C Şıkkı (Doğru Hak): Sigortalı iş kazası geçirdiğinde ve geçici olarak işe dönemeyecekse, bu sürede günlük geçici iş göremezlik ödeneği alır. Bu bir haktır.
  • D Şıkkı (Doğru Hak): İş kazası sonucu ölen sigortalının, gelir bağlanmış olan kız çocuklarına, evlendikleri takdirde evlenme ödeneği verilir. Bu bir haktır.
  • E Şıkkı (Doğru Hak): İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği ödenir. Bu bir haktır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. Maddesi'ni (İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortasından Sağlanan Haklar) ezberlemeniz ve "Malûllük Aylığı" ile "Malûllük Maaşı" arasındaki farkı iyi ayırt etmeniz gerekir.

Özetle: İş kazası sigortasında "Aylık" kelimesi kullanılmaz, "Maaş" kullanılır. Bu kelime farkı, doğru cevabın B olduğunu belirler.

Soru 2 · 2016/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları kapsamında sigortalı sayılır?

  • A)Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklar
  • B)İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi
  • C)Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri
  • D)Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen, hasta veya malûller
  • E)Resmî meslek ve sanat okullarında ve yüksekokullarda fiilen normal eğitim süreleri içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler
Çözümü göster — doğru cevap A

maddesini hatırlaman gerekiyor. Soruda özellikle "kısa ve uzun vadeli sigorta kolları" (yani iş kazası, meslek hastalığı, işsizlik ve emeklilik gibi tüm kollar) kapsamında sigortalı olanı soruyor.

Gelin şıkları tek tek inceleyelim:

✅ Neden Doğru Cevap A? A) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklar

Bu grup, Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde açıkça belirtilmiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi olan ortaklar, ister sermaye ortağı olsunlar ister olmasınlar, fiilen çalışıyorlarsa sigortalı sayılırlar.

  • Önemli Kural: Yönetim kurulu üyesi olan ortaklar, sadece "kısa vadeli" (iş kazası, hastalık, analık vb.) sigortalı sayılmaz; uzun vadeli (emeklilik, malullük, ölüm) sigorta kollarını da kapsarlar. Yani bu kişiler için tam kapsamlı bir sigortalılık söz konusudur. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi:

Bu kişiler Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alır. Ancak onlar sadece kısa vadeli sigorta kollarına (iş kazası, meslek hastalığı, analık vb.) tabidirler. Emeklilik (uzun vadeli) sigortası yapmazlar. Soruda "kısa ve uzun vadeli" denildiği için bu şık elenir.

  • C) Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri:

Bunlar Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendindedir. Askerlik yapanlar ve subay okulu öğrencileri sadece kısa vadeli sigortalı sayılırlar. Emeklilik sigortası (uzun vadeli) yapmazlar. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.

  • D) Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen, hasta veya malûller:

Bu grup Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendindedir. Hastalar veya rehabilitasyon görenler sadece kısa vadeli sigortalı sayılırlar. Uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik vb.) bu gruba dahil değildir.

  • E) Resmî meslek ve sanat okullarında... çalışan öğrenciler:

Bu öğrenciler Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendindedir. Okulda pratik yapan öğrenciler sadece kısa vadeli sigortalı sayılırlar. Emeklilik sigortası (uzun vadeli) yapmazlar.

📚 Hangi Konuyu Bilmelisin? Bu soruyu çözmek için "5510 Sayılı Kanun'un 4. Maddesi - Sigortalı Sayılanlar" konusunu iyi öğrenmelisin.

Altın Kural: Sınavda "kısa ve uzun vadeli sigorta kolları" denildiğinde, sadece Yönetim Kurulu Üyesi Ortaklar (Anonim Şirketlerde) ve Bağımsız Çalışanlar (Bireysel olarak işveren olanlar) gibi gruplar tam kapsamlı sigortalı sayılır. Diğerleri (eşler, askerler, hastalar, öğrenciler) genellikle sadece kısa vadeli sigortalı sayılır.

Bu ayrımı hatırladığında, sorunun cevabını çok rahat bulabilirsin. Başarılar!

Soru 3 · 2016/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İşverenin iş sözleşmesini derhal feshetmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İş güvencesine tabi bir işçinin iş sözleşmesinin haksız feshinde, geçersiz fesihte hükmedilebilecek iş güvencesi tazminatının en fazla sekiz aylık ücret tutarında olabileceğine ilişkin sınırlama uygulanmaz.
  • B)İşverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshettiği hiçbir durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz.
  • C)İşçinin işe giriş sırasında siyasi görüşleriyle ilgili yalan söylediğinin sonradan anlaşılması, işveren için haklı nedenle derhal fesih hakkı doğurur.
  • D)İşçinin özel hayatında işlediği bir suçtan dolayı bir hafta tutuklu kalması işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı vermez.
  • E)Bir bankada çalışan işçinin müşterilerin hesaplarından kendi hesabına para aktardığını olay tarihinden üç yıl sonra öğrenen işveren, haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabileceği süre geçtiği için bu hakkını kullanamaz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap olan D şıkkı, iş hukukunda "haklı nedenle derhal fesih" kuralının en önemli sınırlarından birini gösterir: İşverenin bu hakkı kullanabilmesi için işçinin suçunun iş sözleşmesinin doğrudan ve ciddi bir şekilde ihlaline yol açması gerekir. Bir işçinin özel hayatında işlediği bir suç, işyerindeki çalışma düzenini, işin yürütülmesini veya işverenin itibarını doğrudan ve acil bir şekilde etkilemiyorsa, sadece bir hafta tutuklu kalması tek başına iş sözleşmesini derhal feshetmek için yeterli bir "haklı neden" sayılmaz; bu durumda işveren, işçiyi işten çıkarmak yerine işten uzak tutma veya disiplin cezası verme gibi daha hafif yollara başvurmalıdır.

Diğer şıkları neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz: A şıkkı yanlıştır çünkü iş güvencesi tazminatı, haksız fesih durumunda işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanması durumunda da sınırlıdır ve bu sınırlama (8 aylık ücret) geçerlidir; B şıkkı yanlıştır çünkü haklı nedenle derhal fesih durumunda işçi, kıdem tazminatına hak kazanır; C şıkkı yanlıştır çünkü siyasi görüşlerle ilgili yalan söyleme, işin niteliği gereği siyasi bir görev değilse ve işverenin işini doğrudan etkilemiyorsa tek başına haklı fesih nedeni oluşturmaz; E şıkkı yanlıştır çünkü işveren, bir suçu öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içinde fesih hakkını kullanmalıdır, ancak bu süre işçinin suçu işlediği tarihten değil, işverenin suçu öğrendiği tarihten itibaren işler ve 3 yıl sonra öğrenilen bir suçta fesih hakkı zaman aşımına uğramaz, ancak 6 günlük süre geçmişse hak düşer; asıl sorun burada sürenin hesaplanma şeklidir, ancak E şıkkındaki "üç yıl sonra öğrenme" ifadesi, işverenin 6 günlük süreyi kaçırdığı anlamına gelmez, aksine işveren suçu öğrendiği an 6 gün içinde hareket etmelidir, bu şıkkın mantığı "süre geçtiği için" kısmında hatalıdır çünkü 3 yıl sonra öğrenilse bile 6 günlük süre o an başlar, ancak sorunun bağlamında E şıkkı genellikle "haklı nedenin varlığı" veya "süre" konusunda kafa karışıklığı yaratır, doğru olan D şıkkıdır çünkü özel hayat suçunun iş sözleşmesini derhal feshetmek için yeterli olmadığını net bir şekilde belirtir.

Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesindeki "haklı nedenle derhal fesih" şartlarını, özellikle işçinin özel hayatındaki eylemlerin iş sözleşmesini doğrudan etkileyip etkilemediğini ayırt etme kuralını bilmek gerekir.

Özetle, işçinin özel hayatındaki bir suç, işyeri düzenini doğrudan ve ciddi şekilde bozmadığı sürece, sadece tutuklu kalınması işverene iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı vermez.

Soru 4 · 2016/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, yıllık ücretli izinle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Mevsimlik iş sözleşmesiyle çalışan işçiler de, birbirini takip eden mevsimlerde geçen toplam hizmet süresi bir yıla ulaştığı takdirde, yıllık ücretli izin hakkından yararlanabilirler.
  • B)Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır.
  • C)Yıllık ücretli izne hak kazanmak için gereken bir yıllık sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin sadece İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde geçirmiş olduğu süreler dikkate alınır.
  • D)İş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, yıllık izne hak kazandığı dönemlerde aldığı ücreti üzerinden hesaplanarak kendisine veya hak sahiplerine ödenir.
  • E)Yıllık ücretli izin günlerine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri de yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresinden sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu sorunun doğru cevabı B şıkkıdır, çünkü 4857 sayılı İş Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca, bir işyerinde alt işveren değişse bile işçi aynı işyerinde çalışmaya devam ediyorsa, yıllık ücretli izin süresi hesaplanırken o işyerinde geçirdiği tüm süreler birleştirilerek dikkate alınır. Bu kural, işçinin işyerindeki kıdeminin kesintiye uğramamasını ve hak kaybına uğramamasını sağlamak amacıyla konulmuştur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz: A şıkkı yanlıştır çünkü mevsimlik iş sözleşmeleriyle çalışanlar, birbirini takip eden mevsimlerde geçen süreler birleştirilerek yıllık izin hakkı kazanamazlar; bu süreler genellikle işin niteliği gereği kesintili sayılır. C şıkkı yanlıştır çünkü bir yıllık sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait tüm işyerlerinde (İş Kanunu kapsamına giren veya girmeyen) geçirdiği süreler dikkate alınır, sadece İş Kanunu kapsamındaki işyerleri değil. D şıkkı yanlıştır çünkü iş sözleşmesi sona erdiğinde ödenen izin ücreti, işçinin o dönemdeki ücreti üzerinden değil, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden hesaplanır. E şıkkı ise yanlıştır çünkü ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri yıllık ücretli izin süresinden sayılmaz, izin günlerine eklenir.

Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hakları, süreleri ve hesaplamalarıyla ilgili 70. maddesini iyi bilmek gerekmektedir.

Soru 5 · 2016/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, işçilerin günlük çalışma süresi kural olarak en çok kaç saattir?

  • A)7
  • B)8
  • C)11
  • D)14
  • E)15
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı ve genel iş hukuku bilginin temel taşlarından biridir. Soruyu senin için adım adım, sanki bir ders anlatıyormuş gibi açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden C (11 Saat)?

Sorunun cevabı C şıkkı olan 11 saattir. Ancak buradaki en önemli nokta "kural olarak" ifadesidir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesine göre:

  • Normal Kural: Günlük çalışma süresi en fazla 45 saattir.
  • Haftalık Dağılım: Bu 45 saatlik süre, haftanın en fazla 6 güne bölünür.
  • Günlük Hesap: 45 saati 6 güne böldüğümüzde, bir günde en fazla 7,5 saat çalışılır.

Peki neden cevap 11 saat? İş Kanunu, işyeri işvereninin talebi ve işçinin yazılı rızası olması durumunda, günlük çalışma süresini 11 saate kadar çıkarabilir. Bu durum, normalin üzerinde bir çalışma süresidir ve istisnai bir durumdur. Soruda "kural olarak en çok kaç saattir" denildiğinde, sınav mantığı gereği genellikle yasal olarak izin verilen en üst sınır kastedilir.

  • Normal çalışma: 7,5 saat.
  • İzin verilen en üst sınır (İstisna): 11 saat.

Sınavlarda bu tür sorularda, işçinin yazılı rızasıyla ulaşılabilecek yasal maksimum sınır sorulduğunda cevap 11 saat olarak kabul edilir. Eğer soru "normal çalışma süresi nedir?" deseydi cevap 7,5 olurdu, ancak "en çok kaç saat" dendiğinde kanunun izin verdiği üst limit olan 11 saat doğru cevaptır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 7: Bu sayı, günlük 45 saatin 6 güne bölünmesiyle elde edilen normal çalışma süresine (7,5 saat) çok yakındır ancak tam olarak doğru değildir. Ayrıca kanun 7 saati bir sınır olarak belirtmez.
  • B) 8: Bu, uluslararası standartlarda veya bazı özel mevzuatlarda sıkça duyulan bir sayıdır ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nda günlük çalışma süresinin yasal üst sınırı 11 saattir. 8 saatlik çalışma normal bir iş günü olsa da, kanunun izin verdiği en yüksek limit değildir.
  • D) 14 ve E) 15: Bu sayılar İş Kanunu'na göre yasal değildir. Kanun, işçinin yazılı rızası olsa bile günlük çalışma süresini 11 saatten fazla olmasına izin vermez. Bu şıklar işçi sağlığını ve yasal sınırları ihlal eden aşırı sürelerdir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu - Bölüm 1: Genel Hükümler içindeki "Çalışma Süresi" konusunu (özellikle madde 63) iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur:

  • Haftalık çalışma süresi: 45 saat.
  • Günlük normal çalışma: 7,5 saat (45/6).
  • Yazılı rıza ile günlük maksimum çalışma süresi: 11 saat.

Sınavlarda "en çok kaç saat" sorulduğunda, normal süreyi değil, kanunun izin verdiği maksimum 11 saatlik limiti hatırlaman gerekir.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2016/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre, greve ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Grev oylamasında sendika üyesi olmayan işçiler oy kullanamaz.
  • B)Grev ve lokavtta geçen süreler, işçilerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz.
  • C)Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçilere, greve katılan işçilerin işleri yaptırılamaz.
  • D)Grevin uygulanmasına son verilmesi lokavtın, lokavtın uygulanmasına son verilmesi grevin kaldırılmasını gerektirmez.
  • E)Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, yasaya göre, zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar, aksine hüküm bulunmadıkça yararlanamaz.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır çünkü 6356 sayılı Kanun'a göre grev oylaması, sendika üyesi olup olmadığına bakılmaksızın işyerinde çalışan işçilerin katılımıyla yapılır. Grev kararı işyerindeki bütün işçileri etkilediği için oylamaya yalnızca sendika üyeleri değil, işyerindeki işçiler katılır. Bu nedenle "sendika üyesi olmayan işçiler oy kullanamaz" ifadesi yanlıştır ve sorunun cevabıdır.

B şıkkındaki ifade doğrudur çünkü grev ve lokavtta geçen süreler kıdem tazminatına esas hizmet süresinin hesabında dikkate alınmaz. C şıkkındaki ifade doğrudur çünkü işveren, greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçilere greve katılan işçilerin işlerini yaptıramaz. D şıkkındaki ifade doğrudur çünkü grev ve lokavt birbirinden bağımsız uygulamalardır; birinin sona erdirilmesi diğerinin kaldırılmasını gerektirmez. E şıkkındaki ifade doğrudur çünkü grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, kanun gereği zorunlu olarak çalışanlar dışında grev süresince işyerinde çalışmış olanlar, aksine hüküm yoksa yararlanamaz.

Bilinmesi gereken kural: Grev oylaması yalnız sendika üyeleri arasında değil, işyerinde çalışan işçilerin katılımıyla yapılır.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz