2025/1 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2025/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Aşağıdaki kişi gruplarından hangisi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda düzenlenen kolaylaştırılmış emeklilik seçeneklerinden yararlanamaz?

  • A)İlk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün en az %60’ını ya da daha fazlasını kaybetmiş olanlar
  • B)Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli olarak en az yirmi yıldan beri çalışan sigortalılar
  • C)55 yaşını dolduran ve erken yaşlandığı tespit edilen sigortalılar
  • D)Çalışma gücünün %40 ilâ %49’unu kaybettiği tespit edilen sigortalılar
  • E)Sürekli bakıma muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan erkek sigortalılar
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden E Şıkkı Doğru? (Doğru Cevap Analizi)

Soruda "yararlanamaz" ifadesi var. Yani, diğer şıklarda yazan gruplar kolaylaştırılmış emeklilikten faydalanabilirken, E şıkkındaki grup bu haktan mahrumdur.

5510 sayılı Kanun'un 48. maddesinde (Erken Emeklilik), "ağır engelli çocuğu olanlar" için özel bir düzenleme vardır. Ancak bu düzenlemenin şartları çok nettir:

  • Kimler yararlanabilir? Sürekli bakıma muhtaç derecede ağır engelli çocuğu olan kadın sigortalılar.
  • Şartlar: En az 3600 gün (10 yıl) prim ödeyip, 45 yaşını doldurmuş olmaları gerekir.

E şıkkında ise "erkek sigortalılar" ifadesi geçiyor. Kanun, bu kolaylaştırılmış emeklilik hakkını sadece anne olan kadın sigortalılara tanımıştır. Babalar (erkek sigortalılar), çocukları ağır engelli olsa bile, bu özel madde kapsamında erken emeklilik hakkına sahip değildirler. Bu nedenle E şıkkındaki kişi bu haktan yararlanamaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Diğer Seçeneklerin İncelenmesi)

Diğer şıkların hepsi, Kanun'un 48. maddesinde açıkça belirtilen ve yararlanabildiği gruplardır:

  • A Şıkkı: Çalışmaya başlamadan önce iş gücünün en az %60'ını kaybedenler. Bu grup, 45 yaşını doldurup 10 yıl prim ödeyerek erken emeklilik hakkına sahiptir. (Yararlanabilir)
  • B Şıkkı: Maden işyerlerinin yeraltı işlerinde en az 20 yıldan beri çalışanlar. Bu grup, 45 yaşını doldurup 10 yıl prim ödeyerek erken emeklilik hakkına sahiptir. (Yararlanabilir)
  • C Şıkkı: 55 yaşını dolduran ve erken yaşlandığı tespit edilenler. Bu grup, 10 yıl prim ödeyerek erken emeklilik hakkına sahiptir. (Yararlanabilir)
  • D Şıkkı: İş gücünün %40-%49'unu kaybedenler. Bu grup, 45 yaşını doldurup 10 yıl prim ödeyerek erken emeklilik hakkına sahiptir. (Yararlanabilir)

Gördüğün gibi A, B, C ve D şıklarındaki kişiler Kanun'un getirdiği özel koşulları taşıdıkları için emeklilikte kolaylaştırma sağlarlar. Sadece E şıkkındaki "erkek" olması, hakkın kaybedilmesine neden olur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 48. Maddesi'ni (Erken Emeklilik) iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Erken Emeklilik Grupları: Hangi meslek grupları veya sağlık durumları için erken emeklilik vardır?
  • Cinsiyet Ayrımı: "Ağır engelli çocuğu olanlar" maddesinin sadece kadınlar için geçerli olduğunu ezberlemelisin. Erkekler için bu madde yoktur.
  • Gerekli Prim ve Yaş Şartları: Her grup için gereken prim günü ve yaş sınırlarını bilmek, sorunun mantığını anlamanı kolaylaştırır.

Özetle: Soru, "Hangisi bu özel haktan yararlanamaz?" diye sorduğu için, kanunda sadece kadınlara tanınan bu hakkı erkekler için yazan E şıkkını işaretlemelisin.

Soru 2 · 2025/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi yurt içinde geçen hizmetlerin borçlanılmasına konu olabilecek sürelerden değildir?

  • A)Ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri
  • B)Er veya erbaş olarak silah altında geçen süreler
  • C)Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri
  • D)Ev kadını olarak geçirilen süreler
  • E)Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na (5510 sayılı Kanun) göre hangi sürelerin borçlanılamayacağını sorguluyor. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden D Şıkkı Doğru? (Ev Kadını Olarak Geçen Süreler)

Kanunumuzun 4. maddesi ve ilgili yönetmelikler incelendiğinde, yurt içinde geçen ve borçlanma (yani sigorta gün sayısını artırmak için para ödeyip süreyi tamamlama) hakkı tanınan süreler çok nettir.

Ancak, "Ev kadını" olarak geçen süreler, 5510 sayılı Kanun kapsamında borçlanma konusu yapılamaz. Kanun, ev kadını statüsündeki kişilerin bu sürelerini sigorta gün sayısına dönüştürmelerine izin vermez. Bu, sosyal güvenlik sisteminin temel bir kuralıdır; ev kadını statüsü, borçlanma hakkı doğuran bir "hizmet" olarak kabul edilmez. Dolayısıyla, ev kadını olarak geçen süreler borçlanılamaz ve bu şık sorunun aradığı "olmayan" durumu ifade eder.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Hangileri Borçlanılabilir?)

Diğer şıkların hepsi, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca borçlanılabilen sürelerdir. Yani bu süreler için para ödenerek sigorta gün sayısı artırılabilir:

  • A) Ücretsiz doğum ya da analık izni: Kanun, sigortalıların ücretsiz doğum veya analık izinlerini borçlanma hakkı tanır.
  • B) Er veya erbaş olarak geçen süreler: Askerlik süresi, borçlanma hakkı olan en temel sürelerden biridir.
  • C) Avukatlık stajı: Sigortalı olmadan avukatlık stajı yapanların normal staj süreleri borçlanılabilir.
  • E) Hekimlerin fahrî asistanlık süresi: Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçirdikleri süreler de borçlanma konusu olabilir.

Gördüğün gibi, A, B, C ve E şıkları borçlanma hakkı olan sürelerdir. Soru ise "olmayan" süreyi sorduğu için bu şıklar cevap olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Kanun'un 4. Maddesi'ni ve "Borçlanma" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ezberlemelisin:

  • Hangi süreler borçlanılabilir? (Askerlik, ücretsiz izinler, stajlar, fahrî asistanlık vb.)
  • Hangi süreler borçlanılamaz? (En önemlisi Ev kadını statüsü ve yurt dışı hizmetler gibi bazı özel durumlar).

Özetle: Sınavda "borçlanılamayan" bir süre sorulursa, akla ilk gelen ve en sık sorulan cevap "Ev kadını" statüsüdür. Bu kuralı hatırladığında doğru cevabı (D şıkkını) kolayca bulabilirsin.

Soru 3 · 2025/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı veren hâllerden biri değildir?

  • A)İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması
  • B)İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması
  • C)İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar etmesi
  • D)İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde devamsızlığın Kanun’da öngörülen bildirim süresini aşması
  • E)İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Soru, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan ve işverene iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı veren durumları sorguluyor.

Sorunun anahtarı şudur: "Hangisi haklı nedenle derhal fesih hakkı VERMEYEN bir hâldir?" Yani, işveren bu durumlarda işçiyi hemen işten çıkaramaz.

Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

A) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması

Bu durum, İş Kanunu Madde 25/1-b'de düzenlenmiştir. Ancak buradaki kritik nokta "işin niteliğinden doğan" ifadesidir.

  • Mantık: Eğer işin kendisi (örneğin maden ocağı işçiliği, yangın söndürme vb.) doğası gereği tehlikeliyse ve bu tehlike işçinin sağlığını tehdit ediyorsa, işveren işçiyi derhal işten çıkaramaz.
  • Kural: Bu durumda işveren, işçiyi derhal işten çıkarmak yerine, işçiyi güvenli bir işe geçirmek zorundadır. Eğer işçi bu yeni işi kabul etmezse veya işin niteliği gereği başka bir iş de bulunamıyorsa, o zaman iş sözleşmesi feshedilebilir (ama bu fesih "haklı nedenle derhal fesih" değil, işin niteliğinden kaynaklanan bir fesih türüdür ve işçiye kıdem tazminatı ödenir).
  • Sonuç: İşveren, işin niteliğinden doğan tehlike nedeniyle işçiyi derhal işten çıkaramaz. Bu yüzden bu madde, işverene "derhal fesih hakkı" vermez. Soru "vermeyen hâllerden biri değildir" diye sorduğu için, bu durumun işverene derhal fesih hakkı vermediğini bilmemiz gerekir ve bu şık doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Cevap Değil)?

Diğer şıklar (B, C, D, E), İş Kanunu Madde 25/II'de açıkça belirtilmiş ve işverene derhal fesih hakkı veren durumlardır. Yani işveren bu durumlarda işçiyi hemen işten çıkarabilir.

  • B) Cinsel taciz: İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması, işverene derhal fesih hakkı verir. (Madde 25/II-a)
  • C) Görevi yapmamak: İşçinin, kendisine hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi, işverene derhal fesih hakkı verir. (Madde 25/II-b)
  • D) Tutukluluk/Gözaltı: İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması sonucu devamsızlık, kanunda belirtilen bildirim süresini (genellikle 6 iş günü) aşarsa, işverene derhal fesih hakkı verir. (Madde 25/II-c)
  • E) Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması, işverene derhal fesih hakkı verir. (Madde 25/II-d)

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 25'i çok iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Madde 25/1 (İşverenin derhal fesih hakkı): Burada işin niteliğinden doğan tehlike durumunun işçiyi derhal çıkarmayı yasakladığını veya başka bir işe geçirmeyi emrettiğini bilmelisin.
  • Madde 25/2 (İşçinin işverene karşı işlediği suçlar ve kusurlar): Bu maddede sayılan durumların (taciz, görevi yapmama, tutukluluk vb.) işverene derhal fesih hakkı verdiğini bilmelisin.

Özetle: İşin niteliğinden doğan tehlike durumunda işveren işçiyi hemen çıkaramaz, önce başka işe geçirmelidir. Bu yüzden "A" şıkkı işverene derhal fesih hakkı vermez ve sorunun doğru cevabıdır.

Soru 4 · 2025/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanununa göre fazla çalışmaya ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmi beş yükseltilmesi suretiyle ödenir.
  • B)Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.
  • C)İşveren isterse, fazla çalışma ücreti ödemek yerine işçilere serbest zaman kullandırabilir.
  • D)Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayı aranmaz.
  • E)Fazla çalışma Kanun’da yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk saati aşan çalışmalardır.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki "Fazla Çalışma" konusunu ölçüyor. Doğru cevap B şıkkıdır.

Gelin, neden B şıkkının doğru olduğunu ve diğerlerinin neden hatalı olduğunu adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap B?

İş Kanunu'nun 41. maddesine göre, normal haftalık çalışma süresi 45 saattir. Ancak iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile haftalık çalışma süresi 40 saate indirilebilir. Soruda ve genel uygulamada haftalık çalışma süresi 40 saat olarak kabul edilir.

Kanun, fazla çalışmanın sınırlarını çok net çizer:

  • Fazla çalışma, haftalık 40 saati aşan çalışmalardır.
  • Önemli Kural: Bir işçiye bir yılda yaptırılacak fazla çalışma süresinin toplamı 270 saatten fazla olamaz.

B şıkkı, bu 270 saatlik yıllık sınırı doğru bir şekilde ifade ettiği için doğrudur. Bu, işverenlerin işçileri aşırı yormasını önlemek için konulmuş kritik bir sınır kuralıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden elendiğini kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı (Yanlış): Fazla çalışmanın ücreti, normal saatlik ücretin %50 fazlası olarak ödenir. Şıktaki "yüzde yirmi beş" ifadesi yanlıştır. (Not: Gece çalışması veya tatil günü çalışması gibi farklı durumlar için farklı oranlar vardır, ancak normal fazla çalışma %50'dir).
  • C Şıkkı (Yanlış): Fazla çalışma ücreti yerine "serbest zaman" (fazla mesai tatili) kullandırılabilir, ancak bu işçinin onayı şarttır. İşveren "istersem kullandırırım" diyemez; işçi kabul etmezse para ödemek zorundadır.
  • D Şıkkı (Yanlış): Fazla çalışma yapmak için işçinin onayı şarttır. İşveren tek taraflı olarak işçiyi fazla çalışmaya zorlayamaz. (İstisnai durumlar hariç, genel kural işçi onayıdır).
  • E Şıkkı (Yanlış): Bu şık tanım olarak doğru gibi görünse de, kanunda haftalık çalışma süresi 45 saat olarak tanımlanmıştır. Eğer iş sözleşmesi ile haftalık çalışma 40 saate düşürülürse, 40 saati aşan kısım fazla çalışmadır. Ancak şıktaki "haftalık kırk saati aşan" ifadesi, kanunun genel tanımı olan "haftalık 45 saati aşan" ile çelişir ve genel kuralı yanlış yansıtır. En belirgin hata, B şıkkının kanundaki somut ve kesin bir sayısal sınır (270 saat) vermesidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 41'i (Fazla Çalışma) ezberlemeniz veya iyi bilmeniz gerekir. Özellikle şu üç noktaya dikkat etmelisiniz:

  • Fazla Çalışma Tanımı: Haftalık 45 saati aşan çalışmalar.
  • Ücret Oranı: Fazla çalışmanın ücreti normal ücretin %50 fazlasıdır.
  • Yıllık Sınır: Bir yılda en fazla 270 saat fazla çalışma yaptırılabilir.

Özetle: Sınavda "fazla çalışma" sorusu çıkarsa aklına hemen %50 ücret, işçi onayı ve yıllık 270 saat sınırı gelmelidir. Bu üç kuralı bildiğinde, benzer soruları kolayca çözebilirsin. Başarılar!

Soru 5 · 2025/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlıştır?

  • A)Çerçeve sözleşme: Ekonomik ve Sosyal Konseyde temsil edilen işçi ve işveren konfederasyonlarına üye işçi ve işveren sendikaları arasında işkolu düzeyinde yapılan sözleşmeyi ifade eder.
  • B)İşveren vekili: İşveren adına işletmenin bütününü yönetenleri ifade eder.
  • C)Grup toplu iş sözleşmesi: Bir gerçek veya tüzel kişiye ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsayan sözleşmeyi ifade eder.
  • D)Konfederasyon: Değişik işkollarında en az beş sendikanın bir araya gelerek oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşu ifade eder.
  • E)Sendika: İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşları ifade eder.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Soru, 6356 sayılı Kanun'daki temel tanımların hangisinin yanlış olduğunu soruyor. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin, neden C şıkkının yanlış olduğunu adım adım inceleyelim ve diğer şıkların neden doğru olduğunu görelim.

Neden C Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)

C) Grup toplu iş sözleşmesi: Bir gerçek veya tüzel kişiye ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsayan sözleşmeyi ifade eder.

Bu tanımdaki hata, "Grup Toplu İş Sözleşmesi" ile "İşyeri Toplu İş Sözleşmesi" kavramlarının karıştırılmasındadır.

  • Gerçek Kural: Kanuna göre, tek bir işveren (gerçek veya tüzel kişi) tarafından yönetilen birden fazla işyerini kapsayan sözleşmeye "İşyeri Toplu İş Sözleşmesi" denir.
  • Grup Toplu İş Sözleşmesi Nedir? Bu sözleşme, farklı işverenlerin (örneğin aynı işkolundaki farklı şirketlerin) bir araya gelerek, sendika ile yaptığı sözleşmedir. Yani, birden fazla işyeri tek bir işverene ait olsa bile bu "Grup" sözleşmesi değil, "İşyeri" sözleşmesidir.

Özetle: C şıkkı, tek işverene ait birden fazla işyerini tanımladığı için bu tanım yanlıştır ve sorunun doğru cevabı budur.

Diğer Şıklar Neden Doğru?

Diğer şıklar Kanun'daki tanımlarla birebir örtüşmektedir:

  • A) Çerçeve Sözleşme: Doğrudur. Ekonomik ve Sosyal Konsey'de temsil edilen konfederasyonlar arasındaki işkolu düzeyindeki sözleşmelerdir.
  • B) İşveren Vekili: Doğrudur. İşveren adına işletmenin bütününü yöneten kişidir. (Dikkat: Sadece bir kısmını yönetenler değil, bütününü yönetenlerdir).
  • D) Konfederasyon: Doğrudur. En az beş sendikanın birleşmesiyle oluşur ve tüzel kişiliği vardır.
  • E) Sendika: Doğrudur. En az yedi işçi veya işverenin birleşmesiyle oluşur ve tüzel kişiliği vardır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun Tanımlar maddesini (Genellikle 4. madde) iyi bilmelisin.

Özellikle şu üç kavram arasındaki farkı ezberlemen gerekir:

  • Sendika kurmak için gereken asgari üye sayısı (7 kişi).
  • Konfederasyon kurmak için gereken asgari sendika sayısı (5 sendika).
  • Grup Toplu İş Sözleşmesi ile İşyeri Toplu İş Sözleşmesi arasındaki fark (Birden fazla işyeri tek işverene mi ait, yoksa farklı işverenlere mi?).

Öğrenci Notu: Sınavda "Hangisi yanlıştır?" sorularında, tanımların kelimelerine (örneğin "bütününü yöneten", "en az 7 kişi", "farklı işverenler") çok dikkat etmelisin. C şıkkındaki "tek işverene ait birden fazla işyeri" tanımı, kanunda "İşyeri Toplu İş Sözleşmesi"ne aittir, "Grup" sözleşmesine değil. Bu ayrımı yapmak soruyu çözmek için yeterlidir.

Soru 6 · 2025/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre sendika üyeliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İşçi sendikası üyesinin bir yılı geçmemek üzere işsiz kalması üyeliğini etkilemez.
  • B)İşçi sendikasına üye olabilmek için on sekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.
  • C)Bir işyerinde, işverence yürütülen yardımcı işlerde çalışan işçilerin, işyerinin değil yardımcı işin girdiği işkolunda sendikaya üye olması gerekir.
  • D)Sendika üyeliğinden çıkarılma kararını sendika yönetim kurulu verir.
  • E)Herhangi bir askerî ödev nedeniyle silah altına alınan üyenin üyelik ilişkisi kendiliğinden sona erer.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır çünkü 6356 sayılı Kanun'un 15. maddesi, işçi sendikası üyesinin bir yılı geçmemek üzere işsiz kalması durumunda sendikal üyeliğinin sona ermeyeceğini ve bu sürenin üyeliği etkilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Diğer şıkları incelediğimizde, B şıkkı yanlıştır çünkü sendika üyeliği için 18 yaşını doldurmak şartı yoktur, 15 yaşını dolduranlar da üye olabilir; C şıkkı yanlıştır çünkü yardımcı işlerde çalışanlar, asıl işin girdiği işkolunda değil, yardımcı işin girdiği işkolunda sendikaya üye olurlar; D şıkkı yanlıştır çünkü üyeliğin sona erdirilmesi (çıkarılma) kararını sendika genel kurulu verir, yönetim kurulu değil; E şıkkı ise yanlıştır çünkü askerlik nedeniyle silah altına alınan üyelerin üyelikleri kendiliğinden sona ermez, bu durum üyelik ilişkisinin askıya alınmasına neden olur. Bu soruyu çözebilmek için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun sendika üyeliği, üyelik hakları ve üyelik sona erme hallerini düzenleyen ilgili maddelerini (özellikle 15. maddeyi) bilmek gerekmektedir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz