2017/1 SGS Borçlar Hukuku Soruları ve Çözümleri

2017/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Borçlar Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre, adi işlerde sözleşme ile belirlenebilecek kapital faiz oranının üst sınırı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Yıllık kısa vadeli avans faiz oranının yüzde yüz fazlası
  • B)Yıllık yasal faiz oranının yüzde yüz fazlası
  • C)Yıllık yasal faiz oranı
  • D)Yıllık yasal faiz oranının yüzde ellisi
  • E)Yıllık yasal faiz oranının yüzde elli fazlası
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı ve genel hukuk bilgisi açısından oldukça önemli bir konuya, yani Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) belirlenen faiz sınırlarına dokunuyor. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Gelin bu konuyu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi inceleyelim.

Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?

Soruda "adi işler" ve "kapital faiz" kavramları geçiyor. Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi, tarafların sözleşme ile belirleyebilecekleri faiz oranının sınırlarını koyar.

Kanuna göre, tarafların anlaşarak belirleyebilecekleri kapital faiz oranının üst sınırı, o yıl için geçerli olan yıllık yasal faiz oranının %50 fazlasıdır.

  • Örnek: Eğer o yıl için yasal faiz oranı %10 ise, taraflar sözleşme ile en fazla %15 (%10'un %50 fazlası) faiz belirleyebilirler. Daha yüksek bir oran yazılırsa, o kısmı geçersiz olur ve yasal faiz oranı uygulanır.

Bu nedenle, kanunun belirlediği sınır "Yıllık yasal faiz oranının yüzde elli fazlası" olduğu için doğru cevap E şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı (Kısa vadeli avans faizinin %100 fazlası): Bu oran, ticari işlerde veya bankacılık işlemlerinde kullanılan farklı bir hesaplama yöntemidir. Adi işler için kanunun belirlediği sınır bu değildir.
  • B Şıkkı (Yasal faiz oranının %100 fazlası): Bu oran çok yüksektir ve kanun tarafından adi işler için izin verilmemiştir. Eğer bu oran kabul edilseydi, borçlular çok yüksek faizlere maruz kalabilirdi.
  • C Şıkkı (Yıllık yasal faiz oranı): Bu, faiz oranının alt sınırı veya yasal faiz oranının kendisidir. Ancak soru, tarafların sözleşme ile belirleyebileceği üst sınırı sormaktadır. Taraflar yasal faizden daha yüksek bir oranı (sınır dahilinde) seçebilirler.
  • D Şıkkı (Yıllık yasal faiz oranının %50'si): Bu oran, yasal faiz oranının yarısıdır ve bir üst sınır değil, belki de çok düşük bir alt sınır gibi düşünülebilir. Ancak kanun, tarafların yasal faizden daha yüksek bir oran belirlemesine izin verir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 78'i ve "Faiz Sınırları" konusunu iyi bilmek gerekir.

Özetle hatırlaman gereken kural şudur: > Adi işlerde sözleşme ile belirlenebilecek en yüksek faiz oranı = Yıllık Yasal Faiz Oranı + Yıllık Yasal Faiz Oranının %50'sidir.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2017/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre, kamu düzenine aykırı sözleşmelere bağlanan yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Kesin hükümsüzlük
  • B)İptal edilebilirlik
  • C)Askıda geçersizlik
  • D)Yokluk
  • E)Askıda geçerlilik
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'na göre, kamu düzenine aykırı sözleşmelerin hukuki durumunu soruyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "A" (Kesin Hükümsüzlük)?

Kanunumuzun temel kuralı şudur: Kamu düzenine ve ahlaka aykırı olan sözleşmeler hiçbir zaman geçerli olamaz.

  • Mantık: Kamu düzeni, devletin ve toplumun temel çıkarlarını koruyan kurallardır. Eğer bir sözleşme bu kuralları ihlal ediyorsa (örneğin; uyuşturucu ticareti sözleşmesi, insan kaçakçılığı sözleşmesi vb.), hukuk sistemi bu sözleşmeyi "hiç var olmamış" gibi kabul eder.
  • Hukuki Terim: TBK m. 27'ye göre, kanunla veya kamu düzeniyle aykırı olan sözleşmeler kesin hükümsüzdür.
  • "Kesin" Ne Demek? Bu sözleşme hiçbir şekilde geçerli olamaz, hiçbir mahkeme bunu geçerli sayamaz ve taraflar da bunu "düzeltelim" diyemez. Başından beri geçersizdir.

Bu yüzden A şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca açıklayalım:

  • B) İptal edilebilirlik: Bu, sözleşmenin başlangıçta geçerli olduğu, ancak bir tarafın belirli bir haklı sebeple (örneğin hile, tehdit veya hata) mahkemeye başvurarak sözleşmeyi geçersiz kılmasını gerektiren durumdur. Kamu düzenine aykırılıkta ise mahkemeye başvurmak bile gerekmez; sözleşme zaten baştan geçersizdir.
  • C) Askıda geçersizlik: Bu terim Türk Borçlar Kanunu'nda standart bir hükümsüzlük türü değildir. Genellikle "askıda geçerlilik" veya "iptal edilebilirlik" gibi kavramlar vardır. Kamu düzenine aykırılıkta sözleşme "askıda" bekletilmez, hemen hükümsüz olur.
  • D) Yokluk: "Yokluk", sözleşmenin en temel unsurlarından birinin (örneğin tarafların iradesi, konu veya şekil) hiç bulunmadığı durumdur. Kamu düzenine aykırılık, sözleşmenin var olduğu ancak içeriğinin yasak olduğu durumdur. Yani sözleşme "yok" değil, "geçersiz"dir.
  • E) Askıda geçerlilik: Bu da bir hukuki terim olarak TBK'da bu bağlamda kullanılmaz. Kamu düzenine aykırı bir sözleşmenin "geçerli" olması beklenemez.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Hukukun Temel İlkeleri ve TBK Madde 27'yi bilmelisin.

  • Özet Kural:
  • Kamu Düzenine / Ahlaka Aykırılık → Kesin Hükümsüzlük (Hiçbir zaman geçerli olamaz).
  • Zorlama / Hile / Hata → İptal Edilebilirlik (Başlangıçta geçerli, iptal edilince geçersiz).
  • Şekil Şartının İhlali → Yokluk veya Hükümsüzlük (Kanunun öngördüğü şekil yoksa).

Öğrenci Notu: Sınavda "kamu düzeni", "ahlak", "kanun hükümleri" gibi ifadeler gördüğün an, hemen "Kesin Hükümsüzlük" şıkkına bakmalısın. Bu, hukukun en temel ve en katı kurallarından biridir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2017/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre, yanılma veya aldatma sebebiyle sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren ne kadar süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır?

  • A)3 ay
  • B)6 ay
  • C)1 yıl
  • D)3 yıl
  • E)5 yıl
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM stajı için hazırlık yaparken hukuk kurallarını ezberlemek yerine mantığını kavramak çok daha önemlidir. Soruyu senin için adım adım, sanki bir ders anlatıyormuş gibi açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden C (1 Yıl)?

Sorunun temelinde Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49 yatar. Bu madde, bir sözleşme yaparken yanılma (hata) veya aldatma (hile) gibi kusurlu durumlar varsa, mağdur olan tarafın bu durumu düzeltmek için ne kadar süresi olduğunu belirler.

Kanun koyucu, hukuki güvenliği sağlamak ve tarafların belirsizlik içinde uzun süre beklememesini istemiştir. Bu nedenle, sözleşme yapan taraf;

  • Yanılma veya aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren,
  • 1 yıl içinde,
  • Sözleşmeyi iptal ettiğini (bağlı olmadığını) bildirmeli veya verdiği şeyi geri istemeli.

Eğer bu 1 yıllık süre içinde hiçbir işlem yapmazsa, kanun o kişiyi "sözleşmeyi kabul etmiş ve onaylamış" sayar. Artık geri dönüş hakkı kalmaz. Bu süreye hukuk dilinde "İptal Hakkının Düşme Süresi" denir.

Bu yüzden doğru cevap C) 1 yıl'dır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden geçersiz olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A) 3 ay ve B) 6 ay: Bu süreler çok kısadır. Kanun koyucu, mağdur olan kişinin durumu öğrenip hukuki yollara başvurması için makul bir süre tanımalıdır. 3 veya 6 ay, özellikle aldatma gibi karmaşık durumların aydınlatılması için yetersiz kalabilir. Bu süreler genellikle "İptal Hakkının Düşme Süresi" için değil, bazı özel durumlarda veya eski kanunlarda farklı süreler olarak görülebilirdi ancak TBK'da geçerli olan 1 yıldır.
  • D) 3 yıl ve E) 5 yıl: Bu süreler çok uzundur. Eğer bir kişi 3 veya 5 yıl boyunca "beni aldattılar, sözleşme geçersiz" diyip beklerse, karşı tarafın ticari güvenliği ve hukuki belirsizliği çok uzun süre devam eder. Bu da ticari hayatın akışını bozar. Bu süreler genellikle "Zamanaşımı" (hakların dava yoluyla korunma süresi) için geçerlidir. İptal hakkı ile zamanaşımı süresi farklıdır; iptal hakkı daha kısa sürelidir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 49'u ve "İptal Hakkının Düşme Süresi" kavramını birmen gerekir.

Özetle hatırlaman gereken kural şudur: > Yanılma veya aldatma ile sözleşme yapan taraf, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde iptal hakkını kullanmazsa, sözleşmeyi onamış (kabul etmiş) sayılır.

Başarılar dilerim! Bu kuralı aklında tutarsan benzer soruları rahatlıkla çözersin.

Soru 4 · 2017/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre, alacağın devrine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Alacağın devri için borçlunun rızası aranmaz.
  • B)Alacağın devri bir tasarruf işlemidir.
  • C)Alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
  • D)İvazlı devirlerde, devreden, devir sırasında alacağın varlığını garanti etmiş olur.
  • E)Alacağın devri neticesinde bu alacağa ilişkin faiz alacakları yeni alacaklıya geçmez.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'na göre Alacağın Devri konusunu test ediyor.

Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.

Neden E Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

Soruda "yanlış olan hangisidir?" diye soruluyor. E şıkkı şunu diyor: "Alacağın devri neticesinde bu alacağa ilişkin faiz alacakları yeni alacaklıya geçmez."

Bu ifade yanlıştır, bu yüzden doğru cevap E'dir. Çünkü TBK m. 195'e göre, alacak devredildiğinde, devralan kişi (yeni alacaklı) sadece ana alacağı değil, o alacağa bağlı olan tüm yan hakları da devralır.

Bu yan hakların en önemlilerinden biri faiz alacaklarıdır. Yani, borçlu alacağı ödemeyi geciktirdiğinde, eski alacaklı yerine yeni alacaklıya faiz ödemek zorundadır. Faiz, alacağın ayrılmaz bir parçasıdır ve devir anında yeni alacaklıya geçer. E şıkkı, faizin yeni alacaklıya geçmediğini söylediği için kanuna aykırıdır ve bu yüzden "yanlış olan" seçenek olarak işaretlenir.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıkların doğru yasal hükümleri yansıttığını ve bu yüzden "yanlış olan" seçenek olamayacağını kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devri için borçlunun rızası arazmaz. Borçlu, alacağın kime devredildiğini öğrenirse (bildirimle), borcunu yeni alacaklıya ödemekle yükümlüdür. Borçlunun onayı gerekmez. Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devri, alacaklının alacağından vazgeçmesi veya başkasına geçirmesi anlamına geldiği için bir tasarruf işlemidir. Bu ifade doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devri sözleşmesinin geçerli olması için yazılı forma tabidir. Sözlü olarak yapılan alacak devri geçersizdir. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Eğer devir ivazlıysa (yani devralan para ödeyerek alacağı almışsa), devreden (eski alacaklı), alacağın devir anında var olduğunu garanti eder. Yani alacak yoksa veya geçersizse, devreden devralana tazminat ödemek zorundadır. Bu ifade doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 195'i ve Alacağın Devri konusundaki temel kuralları bilmelisin. Özellikle şu iki noktaya dikkat etmelisin:

  • Form Şartı: Alacak devri sözleşmesinin yazılı olması gerektiği.
  • Devralınan Haklar: Alacak devredildiğinde, alacağın faiz, temerrüt faizi ve diğer yan haklarının da otomatik olarak yeni alacaklıya geçtiği.

Özetle: Sınavda "Alacak devri" sorusu çıkarsa, aklında şu kalıp kalsın: "Alacak devredilince ana para ve faiz birlikte yeni alacaklıya geçer." Bu kuralı bilirsen, E şıkkının neden yanlış olduğunu hemen anlarsın.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2017/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre, aşağıdakilerden hangisi zamanaşımını kesen sebepler arasında yer almaz?

  • A)Borçlunun alacaklısıyla evlenmesi
  • B)Alacaklının alacağı için hakeme başvurması
  • C)Borçlunun borcunu ikrar etmesi
  • D)Alacaklının iflas masasına başvurması
  • E)Borçlunun borcu için kefil göstermesi
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel hukuk bilgisi açısından çok önemli bir konu olan "Zamanaşımı" ve "Zamanaşımını Kesen Sebepler" ile ilgilidir. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "A" Şıkkıdır?

Türk Borçlar Kanunu'na göre, bir alacağın zamanaşımına uğraması (yani haklı bir şekilde dava açma süresinin dolması) için belirli bir süre geçmesi gerekir. Ancak, bu sürenin işleyişi durdurulabilir veya kesilebilir. Zamanaşımını kesen sebepler, borçlunun borcunu kabul etmesi veya alacaklının hak araması gibi durumlardır. Bu durumlar gerçekleştiğinde, zamanaşımı süresi sıfırdan yeniden başlar.

A şıkkındaki "Borçlunun alacaklısıyla evlenmesi" durumu, hukukta borç ilişkisini doğrudan etkileyen veya zamanaşımını kesen bir sebep değildir. Evlilik, kişisel bir statü değişikliğidir. Borçlu ve alacaklı evlense bile, borcun varlığı, miktarı veya tahsil edilebilirliği otomatik olarak değişmez. Kanun, zamanaşımını kesen sebepler arasında evliliği saymamıştır. Bu nedenle bu durum zamanaşımını kesmez.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Değil)?

Diğer şıklar (B, C, D ve E), Türk Borçlar Kanunu'na göre zamanaşımını kesen sebeplerdir. Yani bu durumlar gerçekleştiğinde zamanaşımı süresi yeniden başlar. Bu yüzden bu şıklar sorunun "yer almaz" sorusuna cevap olamaz:

  • B) Hakeme başvurması: Alacaklının borçluya karşı dava açması veya arabulucuya/hakeme başvurması, zamanaşımını keser.
  • C) Borcunu ikrar etmesi: Borçlu, borcunu yazılı olarak kabul ederse veya sözlü olarak ikrar ederse (ve bunu ispat edebiliyorsa), zamanaşımı kesilir.
  • D) İflas masasına başvurması: Alacaklının borçlunun iflas etmesi durumunda iflas masasına başvurması, borcun tahsil edileceği yasal bir süreçtir ve zamanaşımını keser.
  • E) Kefil göstermesi: Borçlu, borcunu ödemek için bir kefil gösterirse, bu da borcun varlığını kabul etmiş sayılır ve zamanaşımını keser.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Zamanaşımı ve Zamanaşımını Kesen Sebepler" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 146'yı hatırlaman gerekir. Bu madde, zamanaşımını kesen sebepleri şunlar olarak sayar:

  • Borçlunun borcunu ikrar etmesi,
  • Alacaklının borçluya karşı dava açması veya tahsil emri çıkarması,
  • Borçlunun borcunu ödemek için kefil göstermesi,
  • Alacaklının borçlunun iflas etmesi durumunda iflas masasına başvurması.

Özetle: Evlilik gibi kişisel durumlar borç ilişkisini kesmez. Sadece borcun varlığını kabul eden veya tahsil için yasal yollara başvuran durumlar zamanaşımını keser. Bu yüzden A şıkkı zamanaşımını kesen sebepler arasında yer almaz.

Soru 6 · 2017/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre, genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede yer alan ve “düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar”ın hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Sözleşmeyi tamamıyla geçersiz hale getirir.
  • B)Sözleşmeyi iptal edilebilir bir sözleşme haline gelir.
  • C)Sadece bu kayıt “iptal edilebilir” bir kayıttır.
  • D)Sözleşme ve bu kayıtlar geçerlidir.
  • E)Sözleşme geçerliliğini korur; bu kayıtlar “yazılmamış” sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap E

Sorunun metninde biraz karışıklık yaratan sınav kuralları ve değerlendirme sistemine dair uzun açıklamalar var, ancak asıl soru 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'daki "Genel İşlem Koşulları" ile ilgilidir.

Gel, bu konuyu senin için adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi açıklayalım.

1. Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?

Soruda bahsedilen durum şudur: Bir sözleşmede, bir tarafın (genellikle ticari bir şirketin) kendisine "sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirme" veya "yeni hüküm getirme" yetkisi veren bir madde vardır.

Hukuki Kural (TBK Madde 10): Türk Borçlar Kanunu, genel işlem koşullarında (yani standart sözleşmelerde) yer alan ve bir tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirme yetkisini veren hükümleri geçersiz kabul eder. Ancak kanun buradan çıkıp sözleşmenin tamamını bozmaz.

Kanunun getirdiği çözüm şudur:

  • Sözleşmenin geri kalan kısmı geçerli kalır.
  • Sadece o tek taraflı değiştirme yetkisi veren madde "yazılmamış" (geçersiz) sayılır.

Bu nedenle, E şıkkı olan "Sözleşme geçerliliğini korur; bu kayıtlar 'yazılmamış' sayılır" ifadesi, TBK Madde 10'un tam olarak ne dediğidir. Kanun, sözleşmeyi tamamen yıkmak yerine, sadece o haksız maddeyi yok sayarak sözleşmenin devam etmesini sağlar.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) Sözleşmeyi tamamıyla geçersiz hale getirir: Yanlış. Kanun, sözleşmenin tamamını bozmaz. Sadece o tek taraflı değiştirme yetkisi olan maddeyi yok sayar. Sözleşmenin geri kalanı (malın teslimi, bedelin ödenmesi vb.) geçerli kalır.
  • B) Sözleşmeyi iptal edilebilir bir sözleşme haline getirir: Yanlış. "İptal edilebilirlik", genellikle hile, yanıltma veya hata gibi durumlarda geçerlidir. Burada ise kanun doğrudan o maddenin geçersiz olduğunu söyler. Sözleşmenin tamamının iptal edilebilir olması gerekmez.
  • C) Sadece bu kayıt "iptal edilebilir" bir kayıttır: Yanlış. Burada kullanılan hukuki terim "iptal edilebilir" değil, "geçersiz" veya "yazılmamış"tır. İptal edilebilirlik, mahkeme kararıyla iptal edilmesi gereken bir durumdur; bu madde ise kanunen kendiliğinden geçersizdir.
  • D) Sözleşme ve bu kayıtlar geçerlidir: Yanlış. Bu, genel işlem koşullarının kötüye kullanılmasına izin vermek olurdu. Kanun, tek taraflı değiştirme yetkisini açıkça yasaklamıştır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 10'u ve Genel İşlem Koşulları kavramını iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > Genel işlem koşullarında, bir tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirme veya yeni hüküm getirme yetkisini veren hükümler geçersizdir. Ancak bu hüküm geçersiz olsa bile, sözleşmenin geri kalan kısmı geçerli kalır. Bu madde sanki hiç yazılmamış gibi kabul edilir.

Öğrenci Notu: Sınavda uzun metinler ve karmaşık değerlendirme sistemleri açıklamaları seni şaşırtmasın. Sorunun özünü bul: "Tek taraflı değiştirme yetkisi" varsa, cevap her zaman "o madde yazılmamış sayılır, sözleşme geçerli kalır" şeklinde olur.

Başarılar dilerim!

Borçlar Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz