2025/1 SGS Borçlar Hukuku Soruları ve Çözümleri

2025/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Borçlar Hukuku dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/1 · Borçlar Hukuku

I. Hakkaniyet sorumluluğu II. Adam çalıştıranın sorumluluğu III. Hayvan bulunduranın sorumluluğu IV. Yapı malikinin sorumluluğu V. Tehlike sorumluluğu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre yukarıdaki kusursuz sorumluluk hâllerinden hangilerinde gerekli özenin gösterildiği ispat edilerek sorumluluktan kurtulmak mümkündür?

  • A)I ve IV
  • B)II ve III
  • C)I, III ve V
  • D)II, III ve IV
  • E)II, IV ve V
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Türk Borçlar Kanunu'ndaki "Kusursuz Sorumluluk" kavramını ve bu sorumluluk türlerinin "İstisnaları"nı (yani sorumluluktan kurtulma yollarını) anlamana dayanıyor. SMMM stajı için bu konu hayati önem taşır.

Gelin soruyu adım adım çözelim.

1. Neden Doğru Cevap B (II ve III) Şıkkıdır?

Soruda bize "Kusursuz Sorumluluk" halleri verilmiş. Bu, "Benim hatam yok, işim iyi yapıldı" dendiği halde sorumluluğun devam edip etmeyeceğini sorgular. Ancak kanun, bazı durumlarda "Gerekli Özenin Gösterildiğini İspat Etmek" hakkını tanımıştır. Yani, "Ben hiçbir hata yapmadım, olay kaçınılmazdı" diyebilmek için ispat yükümlülüğü vardır.

Şıklardaki maddeleri tek tek inceleyelim:

  • II. Adam Çalıştıranın Sorumluluğu: Bir işveren, çalışanı hatasıyla bir zarara neden olsa bile, işveren sorumludur. ANCAK, işveren "Çalışmama gerekli özeni gösterdim, onu iyi seçtim ve iyi denetledim" diyerek ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. (Bu madde ispat edilebilir).
  • III. Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu: Bir hayvan sahibi, hayvanı zarar verirse sorumludur. Ancak "Hayvanı iyi bağladım, kaçmadı, ben hiçbir hata yapmadım" diyerek ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. (Bu madde ispat edilebilir).

Sonuç: Kanun, II ve III numaralı hallerde, sorumlunun "gerekli özeni gösterdiğini" ispat etmesi durumunda sorumluluktan kurtulmasına izin verir. Bu yüzden doğru cevap B şıkkıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer maddelerde durum farklıdır. Kanun, bu hallerde "Ben hatasızım" diyerek sorumluluktan kurtulma hakkını tanımamıştır. Yani bu hallerde ispat yapmaya gerek yoktur, zarar oluştuğu an sorumluluk doğar ve kurtulma imkanı yoktur.

  • I. Hakkaniyet Sorumluluğu: Bu, tarafların kusuru olmasa bile, adalet ve hakkaniyet gereği zararı paylaşmayı gerektiren bir durumdur. Burada "gerekli özeni gösterdim" diyerek kurtulma yolu yoktur.
  • IV. Yapı Malikinin Sorumluluğu: Bir binanın yıkılması veya bir parçasının düşmesi sonucu zarar oluşursa, malik sorumludur. Kanun, bu durumda malikin "ben iyi yaptım" demesine izin vermez; sorumluluk kesindir.
  • V. Tehlike Sorumluluğu: Tehlikeli işler veya araçlar (örneğin uçak, roket, tehlikeli madde taşıyan araçlar) zarara neden olursa, işleten sorumludur. Burada da "ben çok dikkatliydim" diyerek kurtulma imkanı yoktur.

Özetle: I, IV ve V numaralı hallerde "gerekli özen gösterildiğini ispat etme" hakkı yoktur. Bu yüzden A, C, D ve E şıkları yanlıştır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 41-44 arasındaki "Kusursuz Sorumluluk" hükümlerini bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin: > "Kusursuz sorumluluk" türlerinin çoğunda sorumluluktan kurtulma imkanı yoktur. Ancak Kanun, sadece "Adam Çalıştıranın Sorumluluğu" ve "Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu" hallerinde, sorumlunun "gerekli özeni gösterdiğini" ispat etmesi durumunda sorumluluktan kurtulmasına izin vermiştir.

Bu kuralı aklında tutarsan, benzer sorularda hemen doğru şıkkı işaretleyebilirsin. Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2025/1 · Borçlar Hukuku

I. Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. II. Aksine bir anlaşma yoksa, para borçları alacaklının sözleşmenin kurulduğu sıradaki yerleşim yerinde ifa edilir. III. Aksine bir anlaşma yoksa, parça borçları sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde ifa edilir. IV. Aksine bir anlaşma yoksa, para ve parça borçları dışındaki bütün borçlar, sözleşmenin kurulduğu sırada alacaklının yerleşim yerinde ifa edilir. V. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre ifa yeriyle ilgili yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

  • A)I, II ve III
  • B)I, III ve V
  • C)II, IV ve V
  • D)III, IV ve V
  • E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır çünkü I, III ve V numaralı ifadeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ifa yerine ilişkin hükmüyle uyumludur. İfa yeri öncelikle tarafların açık veya örtülü iradesine göre belirlenir (I). Aksine anlaşma yoksa parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde ifa edilir (III). Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken borçta, borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi ifayı önemli ölçüde güçleştirirse borç alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir (V).

II numaralı ifade yanlıştır çünkü para borçları, sözleşmenin kurulduğu sıradaki değil, ödeme zamanındaki alacaklının yerleşim yerinde ifa edilir. IV numaralı ifade yanlıştır çünkü para ve parça borçları dışındaki borçlar, borcun doğduğu sırada alacaklının değil borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Bu nedenle A ve E şıkları II'yi, C ve D şıkları IV'ü (C ayrıca II'yi) içerdiği için hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Kanuni ifa yerinde para borcu ödeme zamanındaki alacaklının yerleşim yerinde, parça borcu sözleşme anında malın bulunduğu yerde, diğer borçlar borcun doğduğu sırada borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir.

Soru 3 · 2025/1 · Borçlar Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi haksız fiilin varlığı için gerekli olan şartlardan biri değildir?

  • A)Zenginleşme
  • B)Kusur
  • C)Zarar
  • D)Nedensellik bağı
  • E)Hukuka aykırılık
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel hukuk bilgisi açısından çok önemli olan "Haksız Fiil" (Türk Borçlar Kanunu Madde 49) konusunu ölçüyor. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "A) Zenginleşme"?

Haksız fiil sorumluluğu doğmak için kanunda belirtilen 4 temel şartın aynı anda gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar şunlardır:

  • Hukuka Aykırılık: Yapılan eylemin kanunlara veya genel ahlak kurallarına aykırı olması.
  • Kusur: Failin (o işi yapanın) bu eylemi kasten veya ihmal nedeniyle yapmış olması.
  • Zarar: Mağdura (o işten zarar gören kişiye) maddi veya manevi bir zarar gelmiş olması.
  • Nedensellik Bağı: Yapılan eylem ile ortaya çıkan zarar arasında bir bağlantı olması.

"Zenginleşme" ise haksız fiil sorumluluğu için gerekli bir şart değildir. Haksız fiil işleyen kişi, işlediği eylemden dolayı zenginleşmiş olsa da olmasa da, eğer yukarıdaki 4 şart varsa sorumluluğu doğar.

Örnek: Birisi komşusunun bahçesine izinsiz girip çiçekleri koparır. Bu kişi bahçeden hiçbir şey satıp para kazanmamış (zenginleşmemiş) olabilir. Ancak komşusuna zarar vermiştir ve kusurlu davranmıştır. Bu durumda haksız fiil oluşur ve tazminat ödemek zorundadır. Yani zenginleşme şartı aranmaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (B, C, D ve E), haksız fiilin oluşması için mutlaka gereken şartlardır. Eğer bunlardan biri eksikse haksız fiil sorumluluğu doğmaz:

  • B) Kusur: Eğer kişi hatasızsa (örneğin bir felaket sonucu veya kaçınılmaz bir durum), haksız fiil sorumluluğu doğmaz.
  • C) Zarar: Eğer birine hiçbir zarar gelmemişse, tazminat talep edilemez. Zarar yoksa sorumluluk da yoktur.
  • D) Nedensellik bağı: Zarar, işlenen eylemden kaynaklanmamalıdır. Örneğin, bir araba kazası yapmışsınız ama mağdura gelen zarar o kazadan değil, başka bir sebepten kaynaklanıyorsa bu şart sağlanmaz.
  • E) Hukuka aykırılık: Eğer yaptığınız iş yasal bir izinle veya zorunlulukla yapılmışsa (örneğin bir doktorun acil müdahalesi), o iş hukuka aykırı sayılmaz ve haksız fiil oluşmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 49'da düzenlenen "Haksız Fiil Sorumluluğu" konusunu ve bu sorumluluğun doğması için gereken 4 temel unsuru (Hukuka aykırılık, Kusur, Zarar, Nedensellik bağı) ezberlemeniz gerekir.

Özetle: Haksız fiilde amaç, mağduru tazmin etmektir; failin zenginleşip zenginleşmediği önemli değildir. Bu yüzden "Zenginleşme" şart değildir ve doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 4 · 2025/1 · Borçlar Hukuku

Aşağıdaki hâllerden hangisinde sebepsiz zenginleşme davası açılamaz?

  • A)Soyut borç tanımasından doğan borcun ifası
  • B)Seçimlik borcun ifası
  • C)Eşyaya bağlı borcun ifası
  • D)Zamanaşımına uğramış borcun ifası
  • E)Temerrütten doğan borcun ifası
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, Mali Müşavirlik (SMMM) stajı için çok önemli olan "Sebepsiz Zenginleşme" kavramını ve borçların ifasıyla ilişkisini ölçüyor. Doğru cevap D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap D? (Sebepsiz Zenginleşme Davası Neden Açılamaz?)

Sebepsiz zenginleşme davasının temel mantığı şudur: "Birinin malvarlığı, başkasının malvarlığına sebepsiz bir şekilde artmışsa, bu artışın geri iadesi istenir." Yani, bir şeyi ödediğinizde, o borcun hukuki bir dayanağı yoksa veya borç zaten ödenmişse, geri isteme hakkınız doğar.

Ancak D şıkkındaki "Zamanaşımına uğramış borcun ifası" durumuna bakalım:

  • Zamanaşımı: Bir borcun vadesi geçtiği halde alacaklı, belirli bir süre (genelde 10 yıl) içinde dava açmazsa, borçluya "dava açma hakkı" kaybedilir. Ancak borcun kendisi yok olmaz, sadece alacaklının mahkemeye gidip zorla tahsil etme hakkı düşer. Buna "doğal borç" denir.
  • Önemli Kural: Eğer borçluya zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, borçlunun bilerek ve isteyerek bu borcu ödememesi durumunda, borçlunun ödediği parayı geri istemesi mümkün değildir.
  • Neden? Çünkü borçlunun borcu ödemeyi kabul etmesi, o borcun hukuki dayanağını (sebep) yeniden yaratmış olur. Yani, zamanaşımına uğramış bir borcu ödemek, sebepsiz zenginleşme sayılmaz; çünkü borçlunun ödemeyi yapma iradesi vardır ve bu ödeme ile borç sona erer. Dolayısıyla, "Sebepsiz zenginleşme davası açılamaz."

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklarda ise borcun ifası (ödenmesi) sırasında bir hukuki sebep eksikliği veya hata durumu vardır. Bu durumlarda ödenen para geri istenebilir (sebepsiz zenginleşme davası açılabilir):

  • A) Soyut borç tanımasından doğan borcun ifası: Eğer taraflar arasında somut bir işlem yoksa ve sadece soyut bir borç tanıması varsa, bu borcun dayanağı yoksa ödenen para geri istenebilir.
  • B) Seçimlik borcun ifası: Seçimlik borçlarda, borçlu seçim hakkını kullanmadan borcu yerine getirmişse veya seçim hakkı kullanılamazsa, ödenen para sebepsiz zenginleşme kapsamında geri istenebilir.
  • C) Eşyaya bağlı borcun ifası: Borcun konusu eşya ise ve bu eşya borçluya ait değilse veya borçlu borcunu yerine getiremiyorsa, ödenen para geri istenebilir.
  • E) Temerrütten doğan borcun ifası: Borçlunun borcunu geciktirmesi (temerrüt) durumunda, gecikme nedeniyle doğan zararlar veya faizler sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilebilir.

Özetle; A, B, C ve E şıklarında borcun ifası sırasında bir hata, eksiklik veya hukuki dayanağın olmaması durumu söz konusu olabilir. Ancak D şıkkında borçlunun zamanaşımına uğramış borcu bilerek ödemesi, o borcun hukuki dayanağını (sebep) yeniden tesis eder ve geri isteme hakkını ortadan kaldırır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu'ndaki şu iki temel konuyu iyi bilmelisiniz:

  • Sebepsiz Zenginleşme (TBK m. 72): Bir kimsenin başkasının zararına sebepsiz olarak zenginleşmesinin hukuki sonuçları.
  • Zamanaşımı ve Doğal Borçlar: Zamanaşımına uğramış borcun ifası durumunda, borçlunun geri isteme hakkının olmaması kuralı.

Kısa Özet: Zamanaşımına uğramış bir borcu ödemek, borçlunun borcu kabul etmesidir. Borç kabul edilmişse, "sebepsiz zenginleşme" iddiasıyla para geri istenemez. Bu yüzden cevap D'dir.

Soru 5 · 2025/1 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre ibra işleminin hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Tek taraflı hukuki işlem
  • B)Karar
  • C)Eksik borç
  • D)Yazılı borç ikrarı
  • E)Sözleşme
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır çünkü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.132'ye göre borç, doğumundan sonra ifa edilmeksizin ibra sözleşmesiyle kısmen veya tamamen ortadan kaldırılabilir. İbra, alacaklının borçluyu borçtan kurtarma iradesi ile borçlunun bunu kabulünü gerektiren iki taraflı bir hukuki işlemdir, yani sözleşmedir.

A şıkkı yanlıştır çünkü ibra yalnız alacaklının iradesiyle kurulmaz, borçlunun kabulü de gerekir.

B şıkkı yanlıştır çünkü karar, çok taraflı ve aynı yöne yönelen iradelerle alınan kurul işlemleridir; ibranın niteliği bu değildir.

C şıkkı yanlıştır çünkü eksik borç, dava yoluyla ifası istenemeyen bir borç türüdür, borcu sona erdiren işlemin adı değildir.

D şıkkı yanlıştır çünkü borç ikrarı borcun varlığını kabul eden bir beyandır; ibra ise borcu ortadan kaldırır.

Bilinmesi gereken kural: İbra, borcu ifa edilmeden sona erdiren bir sözleşmedir ve kanunda ya da taraflarca borcun doğumu için öngörülen şekle bağlı değildir.

Borçlar Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz