2024/3 SGS Borçlar Hukuku Soruları ve Çözümleri

2024/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Borçlar Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2024/3 · Borçlar Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi tek taraflı hukuki işlem değildir?

  • A)Cayma
  • B)Miras sözleşmesi
  • C)Fesih
  • D)Dönme
  • E)Vasiyetname
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B) Miras sözleşmesi'dir.

Hadi gel, nedenini adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "B" (Miras Sözleşmesi)?

Öncelikle "Tek Taraflı Hukuki İşlem" ne demek onu anlamamız lazım. Bu, bir kişinin tek başına iradesiyle gerçekleşen, karşı tarafın onayına veya katılımına ihtiyaç duymayan işlemdir. (Örneğin: "Vasiyetname" yazmak, sadece senin iradenizle olur, vasiyet edilen kişinin haberi veya onayı gerekmez.)

Miras sözleşmesi ise tamamen farklıdır. Bu sözleşme, mirasçı ile miras bırakan arasında karşılıklı anlaşma gerektirir. Yani:

  • Miras bırakanın "Ben mirasımı sana bırakmak istiyorum" demesi yetmez.
  • Mirasçının da "Ben bu teklifi kabul ediyorum" demesi gerekir.

İki tarafın da iradesinin birleşmesi gerekir. İki tarafın iradesi birleşen işlemlere "Çok Taraflı Hukuki İşlem" (veya sözleşme) denir. Dolayısıyla miras sözleşmesi, tek taraflı değil, karşılıklı (iki taraflı) bir işlemdir. Bu yüzden sorunun "hangisi tek taraflı değildir?" sorusuna en doğru cevap B şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi tek taraflı işlemlerdir. Yani tek bir kişinin iradesiyle geçerli hale gelirler:

  • A) Cayma: Bir sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmektir. Karşı tarafın onayı gerekmez, cayma beyanını yapan kişi tek başına işlemi yapar.
  • C) Fesih: Bir sözleşmeyi veya hukuki durumu tek taraflı olarak sona erdirmektir. Yine tek taraflı beyan yeterlidir.
  • D) Dönme: Bir sözleşmeden dönme hakkını tek taraflı kullanmaktır. Karşı tarafın rızası aranmaz.
  • E) Vasiyetname: Bu en klasik örnektir. Bir kişi vasiyetname yazıp imzaladığı an, vasiyet edilen kişinin haberi veya onayı olmadan hukuki sonuç doğar. Tek taraflıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Medeni Kanun'daki "Hukuki İşlemler" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu ayrımı yapmalısın:

  • Tek Taraflı İşlem: Sadece bir kişinin iradesi yeterlidir (Vasiyetname, Cayma, Fesih, Dönme).
  • Çok Taraflı İşlem (Sözleşme): İki veya daha fazla kişinin iradesinin birleşmesi gerekir (Miras Sözleşmesi, Satış Sözleşmesi, Kira Sözleşmesi).

Özetle: Soru "Hangisi tek taraflı değildir?" diye sorduğu için, tek taraflı olmayan tek seçenek olan Miras Sözleşmesi'ni işaretlemelisin.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2024/3 · Borçlar Hukuku

Ahmet, arabasını onun tahsisli park yerine park eden Mehmet’e sinirlenmiş ve bir gece Mehmet’in arabasının dört lastiğini birden çivileyerek patlatmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre Mehmet zararını Ahmet'ten ne kadar süre içinde isteyebilir?

  • A)Zararı ve zararı verenin Ahmet olduğunu öğrendiği andan itibaren 1 yıl ve her halükârda bu fiilin işlenmesinden itibaren 5 yıl içinde
  • B)Zararı ve zararı verenin Ahmet olduğunu öğrendiği andan itibaren 2 yıl ve her halükârda bu fiilin işlenmesinden itibaren 20 yıl içinde
  • C)Zararı ve zararı verenin Ahmet olduğunu öğrendiği andan itibaren 1 yıl ve her halükârda bu fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl içinde
  • D)Zararı ve zararı verenin Ahmet olduğunu öğrendiği andan itibaren 2 yıl ve her halükârda bu fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl içinde
  • E)Zararı ve zararı verenin Ahmet olduğunu öğrendiği andan itibaren 2 yıl ve her halükârda bu fiilin işlenmesinden itibaren 5 yıl içinde
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, Türk Borçlar Kanunu'ndaki en temel ve sıkça sorulan konulardan biri olan "Zamanaşımı" kurallarını ölçüyor. Soruyu seninle adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi çözelim.

Neden Doğru Cevap D Şıkkıdır?

Bu olayda Ahmet, Mehmet'in arabasının lastiklerini çivileyerek kasten zarar vermiştir. Hukukta buna "Haksız Fiil" (TCK'da suç, Borçlar Kanunu'nda haksız fiil) denir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre, haksız fiillerden doğan tazminat isteme hakkının zamanaşımına uğraması için iki farklı süre vardır ve bunlar birlikte işler:

  • Belli Süre (Kısa Süre): Zarar gören kişi (Mehmet), hem zararın ne olduğunu hem de zararı verenin kim olduğunu (Ahmet) öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açmalıdır.
  • Mutlak Süre (Uzun Süre): Fiilin işlendiği tarihten itibaren ise 10 yıl geçmiştir. Bu 10 yıl dolunca, Mehmet Ahmet'i ne kadar geç öğrenirse öğrensin artık dava açamaz.

Özetle: Mehmet, Ahmet'i öğrendiği andan itibaren 2 yıl içinde dava açmalıdır. Ancak bu 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yılı geçerse işe yaramaz. Bu iki kuralın birleşimi D şıkkını doğru yapar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A ve C Şıkları (1 Yıl): Haksız fiiller için geçerli olan kısa süre 1 yıl değil, 2 yıldır. (1 yıl genellikle sözleşmelerden doğan alacaklarda veya bazı özel durumlarda görülür, ancak kasten zarar verme haksız fiilleri için 2 yıldır).
  • B Şıkkı (20 Yıl): 20 yıllık mutlak süre, genellikle sözleşmelerden doğan alacaklar için geçerlidir. Kasten zarar verme gibi haksız fiillerde mutlak süre 10 yıldır.
  • E Şıkkı (5 Yıl): 5 yıllık mutlak süre, genellikle sözleşmelerden doğan ve 10 yıl içinde tahsil edilmeyen alacaklar veya bazı özel borç ilişkileri için geçerlidir. Haksız fiillerde mutlak süre 10 yıldır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 146'yı ezberlemen veya iyi kavraman gerekir.

Kural Özeti: > Haksız Fiillerde Zamanaşımı: > * Belli Süre: Zarar ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl. > * Mutlak Süre: Fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl.

Başarılar dilerim, bu kuralı iyi kavradığında benzer soruları rahatlıkla çözebilirsin!

Soru 3 · 2024/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 99/III’e göre, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Söz konusu hükümde alacaklıya tanınan seçim imkânı, aşağıdakilerden hangisine örnek oluşturmaktadır?

  • A)Seçimlik borç
  • B)İfa yerine edim
  • C)Kanuni seçimlik yetki
  • D)Ayni edim
  • E)Gecikme tazminatı
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, Borçlar Hukuku'ndaki "Seçimlik Borçlar" ve "Kanuni Seçimlik Yetki" kavramlarını ayırt etmeyi gerektiren çok önemli bir konudur. SMMM staj sınavlarında sıkça karşımıza çıkar. Gel, soruyu adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap C (Kanuni Seçimlik Yetki)?

Öncelikle sorunun metnini basitleştirelim: Kanun (6098 sayılı TBK m. 99/III), "Dövizle borç varsa ve sözleşmede 'döviz olarak öde' yazmıyorsa, borç ödenmediğinde alacaklı isterse döviz olarak, isterse o günkü kur ile TL olarak ödenmesini isteyebilir" diyor.

Buradaki en kritik nokta şudur: Bu seçim hakkını kim veriyor?

  • Eğer taraflar sözleşme yaparken "İstersek döviz, istersek TL öderiz" diye kendi aralarında anlaşsaydı, bu Seçimlik Borç olurdu.
  • Ancak burada taraflar hiçbir şey yazmamış. Kanun, borç ödenmediğinde alacaklıya "Sen istediğini seç" diyerek doğrudan bir yetki vermiş.

Hukukta, tarafların sözleşmesinde değil, doğrudan kanun hükümlerinde bir tarafa tanınan seçim hakkına "Kanuni Seçimlik Yetki" denir. Alacaklı, kanunun ona verdiği bu yetkiyi kullanarak ödemeyi döviz veya TL olarak seçebilir. Bu yüzden doğru cevap C şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçenekleri neden elendiğini kısaca açıklayalım:

  • A) Seçimlik Borç: Bu, tarafların sözleşme yaparken "Hangi edimi yerine getireceğimizi seçeceğiz" diye kendi aralarında anlaşmasıdır. Soruda ise tarafların bir anlaşması yok, seçim hakkını kanun veriyor. Bu yüzden bu şık yanlıştır.
  • B) İfa yerine edim: Bu, borcun yerine başka bir şeyin (örneğin arabanın yerine para) verilmesidir. Soruda ise edim türü değişmiyor, sadece ödeme birimi (döviz mi TL mi) seçiliyor. Bu kavramla ilgisi yok.
  • D) Ayni edim: Bu, borcun doğrudan bir malın teslimi veya bir işin yapılması şeklinde ifa edilmesidir. Soru, ödeme birimi ve seçim hakkı üzerine olduğu için bu şık da konuyla uyuşmuyor.
  • E) Gecikme tazminatı: Bu, borcun geç ödenmesinden dolayı ödenen bir ceza veya tazminattır. Soruda ise alacaklının "döviz mi, TL mi" seçimi konuşuluyor, gecikme cezası değil.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Borçlar Hukuku dersinde "Seçimlik Borçlar" ve "Kanuni Seçimlik Yetki" konusunu iyi öğrenmelisin.

Özetle kural şudur:

  • Seçim hakkı sözleşmede yazıyorsa -> Seçimlik Borç.
  • Seçim hakkı kanunda yazıyorsa -> Kanuni Seçimlik Yetki.

Soru metninde "Kanun m. 99/III'e göre..." ifadesi geçtiği için cevap kaçınılmaz olarak Kanuni Seçimlik Yetki olmalıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2024/3 · Borçlar Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi borç ilişkisini sona erdiren sebeplerden biri değildir?

  • A)Yenileme (Tecdit)
  • B)Sözleşmeden dönme
  • C)İkale (Bozma) sözleşmesi
  • D)Sözleşmenin feshi
  • E)Sözleşmeden kaynaklanan tüm borçların ifası
Çözümü göster — doğru cevap A

Soruda "sona erdirmeyen" sebeplerden hangisi olduğunu soruyor. Doğru cevap A) Yenileme (Tecdit)'dir.

Gelin nedenini adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap A (Yenileme/Tecdit)?

Borç ilişkisini sona erdiren sebepler, o borcun tamamen yok olması demektir. Ancak Yenileme (Tecdit), borç ilişkisini bitirip yerine yenisini koymak değil, mevcut borç ilişkisini devam ettirmek için yapılan bir işlemdir.

  • Basit Örnek: Elinizdeki bir kira sözleşmesinin süresi doluyor. Taraflar "Sözleşmeyi yenileyelim, bir yıl daha devam etsin" derler. Bu durumda eski borç biter ve hemen yeni bir borç doğar. Ancak yasal olarak bu işlem, borç ilişkisinin sona ermesi değil, devam ettirilmesi olarak kabul edilir. Yani borç ilişkisi kopmamış, sadece süresi uzatılmıştır. Bu yüzden "sona erdiren sebep" değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Yani Neden Borcu Bitirirler)?

Diğer şıkların hepsi borç ilişkisini gerçekten bitirir:

  • B) Sözleşmeden dönme: Bir sözleşme hile, hata veya zorlama gibi sebeplerle iptal edilirse, o borç ilişkisi baştan yok sayılır ve biter.
  • C) İkale (Bozma) sözleşmesi: Borçlular ve alacaklılar "Gel bu borcu bozalım, artık aramızda bu borç kalmasın" diye yeni bir anlaşma yaparlar. Bu anlaşma borcu tamamen sona erdirir.
  • D) Sözleşmenin feshi: Süresi dolmadan veya bir ihlal durumunda sözleşmenin bir taraf tarafından tek taraflı olarak bitirilmesi işlemidir. Borç ilişkisi bu tarihte sona erer.
  • E) Sözleşmeden kaynaklanan tüm borçların ifası: Bu en temel sebeptir. Borcunu ödediyseniz, borç ilişkisi doğal olarak biter.

Hangi Konuyu Bilmemiz Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Borçlar Hukuku dersinde "Borç İlişkisinin Sona Ermesi" konusunu iyi çalışmalısın.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Yenileme (Tecdit) ile İptal (Dönme) arasındaki farkı ayırt etmek.
  • Borç ilişkisinin bittiği halleri (İfa, İptal, İkale, Fesih, Ödeme, vb.) ezberlemek.
  • Yenilemenin bir "borç bitirme" değil, "borç yenileme" aracı olduğunu hatırlamak.

Özetle: Borç ilişkisini bitirenler (B, C, D, E) borcu yok eder. Sadece A (Yenileme) borcu yok etmez, sadece süresini veya şartlarını değiştirerek devam ettirir. Bu yüzden doğru cevap A'dır.

Soru 5 · 2024/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre sebepsiz zenginleşme ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.
  • B)İyiniyetli sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı iade etmekle yükümlüdür.
  • C)Zenginleşen iyiniyetli değilse, zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir.
  • D)Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenmez.
  • E)Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey, kazandırmayı gerçekleştiren kişi tarafından geri istenebilir.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Soruda "hangisi yanlıştır" diye sorulduğu için, E şıkkındaki ifade hukuka aykırıdır ve bu yüzden doğru cevap olarak işaretlenir.

Gelin madde madde inceleyelim:

Neden E Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 40. maddesine göre; bir şeyi hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla vermişseniz, o şeyi geri isteme hakkınız yoktur.

  • Mantığı şudur: Kanun, "Ben seninle hile yaptım, sen de benimle hile yaptın, bu yüzden para verdim" diyen kişiyi korumaz. Eğer verdiğiniz şeyin amacı yasa dışı bir iş yapmaksa (örneğin; rüşvet vermek, kaçakçılık yapmak, yasa dışı bir bahis oynamak), kanun bu durumu "hileli" kabul eder ve verdiğiniz parayı geri istemenize izin vermez.
  • E şıkkı ise "verilen şey geri istenebilir" diyor. Bu ifade kanuna aykırıdır. Bu yüzden bu şık yanlış bir ifadedir ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadelerdir? (Yani Neden Cevap Değiller?)

Diğer şıklar (A, B, C ve D) kanuna uygun doğru kuralları anlatır. Soruda "yanlış olanı" bulmamız istendiği için bunları işaretleyemeyiz.

  • A Şıkkı (Doğru Kural): Eğer bir borcunuz yoksa, ama "ben borçluyum" diye düşünerek (hata yaparak) borcu öderseniz, geri isteme hakkınız vardır. Ancak bunu ispat etmeniz gerekir. Kanun, "beni borçlu sanarak ödedim" diyen kişiyi korur. Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru Kural): Sebepsiz zenginleşen kişi iyiniyetli ise (yani "ben hile yapmadım, hatayla aldım" diyorsa), geri istendiğinde elinden çıkmış olan kısmı iade etmekle yükümlü değildir. Sadece elinde kalanı iade eder. Bu ifade doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru Kural): Sebepsiz zenginleşen kişi kötüniyetli ise (yani "biliyordum ama aldım" diyorsa), durumu daha ağırdır. Ancak kanun, zorunlu ve yararlı giderlerini düşmesini kabul eder. Sadece geri verme zamanında elinde mevcut olan değer artışını ödemekle yükümlüdür. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru Kural): Bu, E şıkkının tam tersidir ve kanunun asıl kuralıdır. Hukuka veya ahlaka aykırı amaçla verilen şey geri istenmez. Bu ifade doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 40'ı ve Sebepsiz Zenginleşme kurumunun temel ilkelerini iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Hileli Veriş Kuralı: Hukuka veya ahlaka aykırı amaçla verilen şey geri istenemez (Kanun, hileli iş yapanı korumaz).
  • İyiniyet ve Kötüniyet Farkı: Alıcı iyiniyetli mi yoksa kötüniyetli mi? Buna göre iade yükümlülüğü değişir.
  • Hata ile Ödeme: Borçlanılmamış bir borcu ödeyenin geri isteme hakkı.

Özetle: Soru "Hangisi yanlıştır?" diye sorduğu için, kanunun "hukuka aykırı amaçla verilen şey geri istenmez" kuralını ihlal eden E şıkkını işaretlemelisin.

Soru 6 · 2024/3 · Borçlar Hukuku

Aşağıdaki sorumluluklardan hangisinde kurtuluş kanıtı getirme imkânı bulunmaktadır?

  • A)Taşınmaz malikinin sorumluluğu
  • B)Yapı malikinin sorumluluğu
  • C)Motorlu araç işletenin sorumluluğu
  • D)Genel tehlike sorumluluğu
  • E)Hayvan bulunduranın sorumluluğu
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staj giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci gibi düşünerek bu soruyu senin için adım adım açıklayayım. Soru metninde gördüğün uzun paragraflar (bağıl değerlendirme sistemi, puanlama yöntemleri vb.) aslında sorunun kendisiyle ilgili değil, sınavın nasıl işlediğini anlatan bir açıklama metni. Bizim odaklanmamız gereken tek şey, "Hangi sorumluluk türünde kurtuluş kanıtı getirme imkânı vardır?" sorusudur.

Hadi gel, bu hukuk kuralını basit bir dille çözelim.

1. Neden Doğru Cevap E (Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu)?

Bu sorunun temelinde "Kurtuluş Kanıtı" kavramı yatar. Hukukta sorumluluk türleri ikiye ayrılır:

  • Mutlak Sorumluluk: Zarar oluştuğu an sorumluluk doğar. Zarar veren kişi, "Ben hiçbir hata yapmadım", "Ben çok dikkatli oldum" dese bile sorumluluğu ortadan kalkmaz. (Örneğin: Motorlu araç işleteninin sorumluluğu).
  • Kurtuluş Kanıtı Getirme İmkanı Olan Sorumluluk: Zarar oluştuğu anda sorumluluk doğar, ANCAK zarar veren kişi mahkemeye gidip "Zararın oluşmasında benim hiçbir kusurum yoktur" veya "Zarar, benim kontrolüm dışında bir güçten kaynaklanmıştır" diyerek kanıt getirebilirse sorumluluğu ortadan kaldırabilir.

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (E Şıkkı): Hukukumuza göre, bir hayvanın başkasına zarar vermesi durumunda, hayvanın sahibi sorumludur. Ancak bu sorumluluk mutlak değildir. Eğer hayvan sahibi, "Hayvanım kaçtı, ben onu tutamadım" veya "Hayvanımın zarar vermesi tamamen bir üçüncü kişinin hatasıydı" diyerek kurtuluş kanıtını getirebilirse, sorumluluğu ortadan kaldırabilir. Bu yüzden bu şık doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların çoğu "Mutlak Sorumluluk" ilkesine dayanır. Yani bu durumlarda zarar veren kişi, "Ben çok dikkatli oldum, hatam yoktu" dese bile sorumluluğu kaldırılamaz.

  • A) Taşınmaz malikinin sorumluluğu: Bir binanın veya arsanın yıkılıp başkasına zarar vermesi durumunda, malik "Ben çok iyi baktım" dese bile sorumludur. Kurtuluş kanıtı getiremez.
  • B) Yapı malikinin sorumluluğu: Bir inşaatın veya yapının yıkılması sonucu oluşan zararlarda da sorumluluk mutlaktır.
  • C) Motorlu araç işletenin sorumluluğu: Bu en bilinen örnektir. Bir araba kazası yaparsa, sürücü veya işleten "Ben çok dikkatli sürdüm, frenler bozuldu" dese bile sorumluluğu ortadan kaldıramaz. Sadece "Kusursuz sorumluluk" ilkesi geçerlidir.
  • D) Genel tehlike sorumluluğu: Bu da mutlak sorumluluk türüdür. Tehlikeli bir faaliyet yürüten kişi, "Ben tüm önlemleri aldım" dese bile zarar oluştuğu an sorumludur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Hukukta Sorumluluk Türleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavram arasındaki farkı ezberlemelisin:

  • Mutlak Sorumluluk: Kusur aranmaz, kurtuluş kanıtı yoktur. (Örn: Motorlu araç, taşınmaz, genel tehlike).
  • Kusurlu Sorumluluk / Kurtuluş Kanıtı Getirme İmkanı Olan Sorumluluk: Zarar veren kişi, kusursuz olduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. (Örn: Hayvan bulunduranın sorumluluğu, işveren sorumluluğu vb.).

Özetle: Sınavda "Kurtuluş kanıtı getirme imkânı" sorulduğunda, akla gelen ilk ve en önemli istisna Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu'dur. Diğer şıklar genellikle mutlak sorumluluk alanına girer ve kurtuluş kanıtı veremez.

Başarılar dilerim!

Borçlar Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz