2017/3 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2017/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’nun 7. maddesine göre, aşağıdakilerden hangisinde özel istihdam bürosu aracılığı ile geçici iş ilişkisi kurulamaz?

  • A)Uzaktan çalışma yapılan işlerde
  • B)İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde
  • C)Mevsimlik tarım işlerinde
  • D)Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde
  • E)Ev hizmetlerinde
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap olan A şıkkı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesinde açıkça belirtilen ve özel istihdam büroları aracılığıyla kurulmasına izin verilmeyen iş türlerinden biridir; çünkü kanun, geçici iş ilişkisinin sadece belirli, aralıklı veya mevsimlik gibi geçici nitelikteki işlerde kurulabileceğini, sürekli ve düzenli bir çalışma gerektiren uzaktan çalışma gibi hallerde bu yöntemin kullanılamayacağını hükme bağlamıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğunu ve hangi konuyu bilmeniz gerektiğini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • B, C ve D şıklar (aralıklı işler, mevsimlik tarım işleri ve mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları), kanunun 7. maddesinde geçici iş ilişkisi kurulmasına izin verilen istisnai haller arasında yer aldığı için bu sorunun "kurulamayan" sorusuna cevap olamazlar.
  • E şıkkı (ev hizmetleri) ise İş Kanunu'nun 2. maddesi gereği bu kanun kapsamı dışında bırakıldığı için zaten bir "iş ilişkisi" kurulması söz konusu değildir, dolayısıyla bu madde bağlamında "kurulamayan" bir durumdan ziyade "kapsam dışı" bir durumdur.

Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesindeki geçici iş ilişkisi kurulabilen ve kurulamayan iş türleri ile uzaktan çalışma kavramının yasal sınırlarını iyi bilmek gerekmektedir.

Soru 2 · 2017/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 63. maddesine göre karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt hangi hallerde ertelenemez?

  • A)Hava taşımacılığı hizmetlerini bozucu nitelikte ise
  • B)Genel sağlığı bozucu nitelikte ise
  • C)Millî güvenliği bozucu nitelikte ise
  • D)Büyükşehir belediyelerinin şehir içi toplu taşıma hizmetlerini bozucu nitelikte ise
  • E)Bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte ise
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel iş hukuku açısından çok önemli bir konuyu, yani "Grev ve Lokavtın Ertelenmesi" konusunu test ediyor. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım açıklayalım:

1. Neden Doğru Cevap "A" (Hava Taşımacılığı)?

6356 sayılı Kanun'un 63. maddesi, grev veya lokavtın ertelenmesi için belirli şartlar arar. Ancak kanun, "ertelenemeyen" durumları da açıkça belirtmiştir.

Kanuna göre; grev veya lokavt, hava taşımacılığı hizmetlerini bozucu nitelikte ise ertelenemez.

  • Mantığı: Hava taşımacılığı, ülkenin dış ticareti, acil tıbbi sevkiyatlar ve turizm gibi hayati alanlarda kritik bir rol oynar. Eğer hava trafiği durursa, ülke ekonomisi ve halkın hayatı çok hızlı ve geri dönüşü zor bir şekilde etkilenir. Bu nedenle kanun, hava taşımacılığı grevlerinin ertelenmesini yasaklayarak grevin hemen durdurulmasını (yani ertelenememesini) öngörmüştür.
  • Özetle: Hava taşımacılığı grevleri, diğer sektörlerden farklı olarak "ertelenemez" kategorisindedir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden doğru olmadığını kısaca inceleyelim:

  • B) Genel sağlığı bozucu nitelikte ise: Kanun, genel sağlığı bozucu grevlerin ertelenebileceğini söyler. Yani bu durumda grev durdurulabilir. Bu yüzden "ertelenemez" ifadesi buraya uymaz.
  • C) Millî güvenliği bozucu nitelikte ise: Millî güvenliği bozucu grevler de ertelenebilir. Kanun, millî güvenliği tehdit eden grevlerin durdurulmasına izin verir.
  • D) Büyükşehir belediyelerinin şehir içi toplu taşıma hizmetlerini bozucu nitelikte ise: Bu çok sık karıştırılan bir noktadır. Kanun, Büyükşehir belediyelerinin şehir içi toplu taşıma grevlerini ertelenebilir olarak kabul eder. Ancak dikkat! Kanun, İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki büyükşehirlerdeki toplu taşıma grevlerinin ertelenemeyeceğini söylemez; aksine, bu hizmetlerin bozulması durumunda grev ertelenebilir. (Not: Kanun maddesi, sadece "hava taşımacılığı" ve "bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte olanlar" hariç tutulur, diğerleri ertelenebilir).
  • E) Bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte ise: Bu şık da ertelenebilir. Kanun, bankacılık grevlerinin ertelenmesine izin verir.

Kritik Ayrım: Kanun, grevlerin ertelenemeyeceği tek özel durumu Hava Taşımacılığı olarak belirlemiştir. Diğer tüm şıklar (sağlık, millî güvenlik, toplu taşıma, bankacılık) grevlerin ertelenebileceği durumlardır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 63. Maddesi'ni ezberlemeniz veya iyi anlamanız gerekir.

  • Kural: "Grev ve lokavtın ertelenmesi" maddesinde, hangi sektörlerde grev ertelenebilir ve hangisinde ertelenemez sorusu sıkça sorulur.
  • Hatırlama Yöntemi: Sadece "Hava Yolları" (Hava taşımacılığı) grevleri ertelenemez. Geri kalan tüm kritik sektörler (sağlık, güvenlik, bankacılık, toplu taşıma) grev ertelenebilir durumdadır.

Başarılar dilerim! Bu kuralı aklında tutarsan benzer soruları rahatlıkla çözersin.

Soru 3 · 2017/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, süreli feshe ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İş sözleşmesini, fesih hakkını kötüye kullanarak sona erdiren işçinin, işverene bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemesi gerekir.
  • B)Belirli süreli iş sözleşmesini süresinden önce fesheden tarafın karşı tarafa ihbar tazminatı ödemesi gerekir.
  • C)İhbar tazminatı ve bildirim sürelerine ait ücretin hesabında işçinin çıplak ücreti esas alınır.
  • D)İş Kanununda düzenlenen bildirim süreleri mutlak emredicidir ve artırılamaz.
  • E)İşveren bildirim sürelerine ait ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini feshedebilir.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki süreli fesih (ihbar) kurallarını sorguluyor.

Hadi gel, doğru cevabı (E şıkkını) neden doğru olduğunu adım adım açıklayalım, sonra diğer şıkların neden hatalı olduğunu görelim.

✅ Neden Doğru Cevap E?

E Şıkkı: "İşveren bildirim sürelerine ait ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini feshedebilir."

Bu madde, İş Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasında açıkça düzenlenmiştir. Kural şudur: İşveren, işçiye bildirim süresine (ihbar süresine) kadar çalıştırma zorunluluğu olmadan iş sözleşmesini feshedebilir. Ancak bunun tek şartı vardır: İşveren, o süreye ait ücreti işçiye peşin olarak ödemelidir.

  • Örnek: İşçinin bildirim süresi 4 haftadır. İşveren işçiyi hemen işten çıkarmak istiyorsa, işçiye "4 hafta çalış" demez. Bunun yerine "4 haftalık ücretini şimdi nakit olarak veriyorum, işten çıkışın bugün" der. Bu işlem yasal olarak geçerlidir. Bu yüzden E şıkkı doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Yanlış): İş sözleşmesini kötüye kullanarak fesheden işçiye, bildirim süresine ait ücretin üç katı tazminat ödenir. Ancak bu kural İş Kanunu'nda değil, Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK m. 430) düzenlenmiştir. İş Kanunu'nda bu üç katı ceza maddesi yer almaz. Bu yüzden sorunun bağlamı olan İş Kanunu'na göre bu ifade yanlıştır.
  • B Şıkkı (Yanlış): Belirli süreli iş sözleşmelerinde (süreli sözleşmelerde), süresinden önce fesheden tarafın ihbar tazminatı ödemesi gerekmez. Belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitmesi beklenir. Eğer süresiz feshedilirse, bu durum geçersiz fesih sayılır ve işçi işe iade davası açabilir veya işveren tazminat öder. Ancak buradaki "ihbar tazminatı" kavramı, süresiz iş sözleşmeleri için geçerlidir.
  • C Şıkkı (Yanlış): İhbar tazminatı ve bildirim süresine ait ücret hesabında sadece "çıplak ücret" değil, işçinin tüm hak ve menfaatleri (prim, ikramiye, ek ödemeler vb.) dikkate alınır. Sadece temel ücret üzerinden hesaplama yapılamaz.
  • D Şıkkı (Yanlış): İş Kanunu'ndaki bildirim süreleri mutlak emredici değildir. Yani taraflar, kanunda belirtilen sürelerden daha uzun bir bildirim süresi kararlaştırabilirler. Ancak kanundan daha kısa bir süre kararlaştırmak yasaktır. "Artırılamaz" ifadesi yanlıştır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 14. Maddesi'ni (İş Sözleşmesinin Fesih Şekilleri ve Bildirim Süreleri) iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural:

  • İşveren, bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek işçiyi hemen işten çıkarabilir.
  • Bildirim süresi kısaltılamaz, ancak uzatılabilir.
  • İhbar tazminatı hesabında tüm ödemeler dikkate alınır.

Başarılar dilerim! Bu konu, staj sınavında sıkça sorulan temel bir konudur.

Soru 4 · 2017/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, alt işveren ilişkisine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Bir binanın tamamının yapımı işinin başkasına verilmesi hâlinde alt işveren ilişkisi oluşur.
  • B)Yardımcı işlerin alt işverene verilmesinde muvazaa denetimi yapılmaz.
  • C)Asıl işverenin, alt işveren işçilerinin ücret haricindeki alacaklarından müteselsil sorumluluğu yoktur.
  • D)Bir ayakkabı fabrikasının çatısının onarımının üstlenilmesi alt işveren ilişkisi oluşturur.
  • E)Bağımsız çalışan bir tesisat ustasının, bir lokantanın tesisatının bakım ve onarımını yapma işini, yanında başkasını çalıştırmaksızın tek başına üstlenmesi alt işveren ilişkisine vücut vermez.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap olan E şıkkı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "alt işveren" kavramının temel şartlarına tam olarak uymadığı için doğrudur; çünkü alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için asıl işveren ile alt işveren arasında bir iş sözleşmesi bulunması ve alt işverenin kendi işçilerini çalıştırması gerekir, oysa bu şıkkta bahsedilen tesisat ustası bağımsız bir tacir veya serbest meslek sahibi olarak tek başına çalıştığı için yanında başkasını çalıştırmadığından alt işveren sıfatı kazanamaz ve böylece alt işveren ilişkisi oluşmaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz: A şıkkı yanlıştır çünkü bir binanın tamamının yapımının başkasına verilmesi, işin asıl konusu olduğu için "taşeronluk" veya "alt işverenlik" değil, doğrudan bir "iş sözleşmesi" (müteahhitlik) ilişkisi kurar; B şıkkı yanlıştır çünkü yardımcı işlerin devrinden ziyade, asıl işin devredilmesi veya muvazaa (hileli işlem) yapıldığının anlaşılması durumunda denetim yapılır ve bu denetimden muafiyet yoktur; C şıkkı yanlıştır çünkü İş Kanunu'na göre asıl işveren, alt işveren işçilerinin ücret ve diğer alacaklarından (işsizlik sigortası primleri gibi) müteselsilen (ortak) sorumludur; D şıkkı yanlıştır çünkü ayakkabı fabrikasının çatı onarımı, fabrikanın ana faaliyet konusu olan ayakkabı üretimine yardımcı nitelikte bir iş olduğu için alt işveren ilişkisi doğurur. Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesindeki alt işveren tanımı, asıl iş ve yardımcı iş ayrımı ile müteselsil sorumluluk kurallarını bilmek gerekmektedir.

Soru 5 · 2017/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, iş sözleşmesi türlerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Deneme süreli iş sözleşmesi, deneme süresi içinde işveren tarafından feshedildiğinde, işçi deneme süresinin sonuna kadar elde edeceği ücrete hak kazanır.
  • B)Meslek edinilmiş geçici iş ilişkisinin kurulmasıyla geçici işçiyi çalıştıran işveren ve geçici işçi arasında iş sözleşmesi kurulmuş olur.
  • C)Takım sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmelerinde takım kılavuzunun ücreti, takıma dâhil işçilerin ücretlerinden kesintilerle ödenir.
  • D)Çağrı üzerine çalışma sözleşmesiyle çalışan işçi, çalıştırılmak için belirlenen sürede çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.
  • E)Belirli süreli iş sözleşmesinin ilk kez kurulmasında objektif koşulların varlığı aranmaz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır çünkü çağrı üzerine çalışma sözleşmesiyle çalışan işçi, işveren tarafından çalıştırılmak için belirlenen sürede çağrılırsa çalıştırılmasa bile o süre için ücret almaya hak kazanır. Bu hüküm, işçinin iş bulma imkânını kısıtlayan süre boyunca işverenin sorumluluğunu tanımlar.

A şıkkı yanlıştır çünkü deneme süresi içinde işveren tarafından feshedilen işçi, deneme süresinin sonuna kadar ücrete hak kazanmaz. B şıkkı yanlıştır çünkü meslek edinilmiş geçici iş ilişkisinde iş sözleşmesi geçici işçi ile işveren arasında değil, işveren ile işçi arasında kurulur. C şıkkı yanlıştır çünkü takım sözleşmesinde takım kılavuzunun ücreti işçilerin ücretinden kesinti yapılarak ödenmez. E şıkkı yanlıştır çünkü belirli süreli iş sözleşmesinin ilk kez kurulmasında da objektif koşulların varlığı aranır.

Bilinmesi gereken kural: Çağrı üzerine çalışma sözleşmesinde, işçi çalıştırılmadığı halde belirlenen sürede ücrete hak kazanır.

Soru 6 · 2017/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından herhangi bir ödeme yapılmaz.
  • B)Bir işçinin, işverenin sağladığı servisle eve dönerken gerçekleşen trafik kazasında yaralanması iş kazasıdır.
  • C)Ruhsal engellilik halleri de sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden meydana gelmişse meslek hastalığıdır.
  • D)İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanmak için meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azalmış olması gerekir.
  • E)Sigortalı, işe başladığı ilk gün bile iş kazasına uğrayacak olsa iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklardan yararlanır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi ele alalım. Soruda "yanlış olan" seçeneği bulmamız isteniyor ve doğru cevap A şıkkı.

Gelin madde madde inceleyelim:

1. Neden A Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

Bu şıkkın yanlış olmasının temel nedeni, kanundaki "kasdî hareket" (kasten yapılan hareket) tanımının çok daha dar bir kapsama sahip olmasıdır.

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre; sigortalının kasten iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda sigorta primi ödenmez. Ancak burada kritik olan kelime "kasten"dir.

  • Kasten: Sigortalının kendi isteğiyle, iş kazasını veya hastalığı bilerek ve isteyerek yaratmasıdır. (Örneğin: "İşverenim beni öldürsün diye makineyi bozup kendimi makineye attım" gibi).
  • Kasdî Hareket: Sorudaki ifade "kasdî bir hareketi yüzünden" diyerek durumu biraz daha genişletmiş gibi duruyor. Ancak kanun maddesi açıkça "kasten" ifadesini kullanır. Eğer sigortalı sadece dikkatsizlikten veya kasıtlı olmayan bir hatadan dolayı kazaya uğrarsa, yine de sigorta haklarından yararlanır.

Ayrıca, şıkkın devamında "Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya ödeme yapılmaz" kısmı da tamamen doğru bir yargıdır. Ancak soru "hangisi yanlıştır" dediği için, ilk cümledeki "kasdî hareket" ifadesinin kanundaki "kasten" tanımından farklı ve yanlış bir yorum getirmesi nedeniyle bu şık yanlış kabul edilir.

Özetle: Kanun, sigortalının kasten (bilerek ve isteyerek) kazaya uğramasını ödeme dışı tutar. "Kasdî hareket" ifadesiyle kastedilen durumun bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığı ve dikkatsizlikten kaynaklanan durumları da kapsadığı iddiası yanlıştır. Bu nedenle A şıkkı, kanuna aykırı bir ifade içerdiği için doğru cevap (yani yanlış olan ifade) olarak işaretlenir.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değiller)?

Diğer şıkların doğru ifadeler içermesi, onları "yanlış olan" şık olmaktan çıkarır:

  • B Şıkkı (Doğru İfade): İşverenin sağladığı servisle işe giderken veya işten dönerken gerçekleşen trafik kazaları, iş kazası sayılır. Bu, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Meslek hastalığı tanımı sadece fiziksel değil, ruhsal engellilik hallerini de kapsar. Eğer bu durum işin niteliğinden veya şartlarından kaynaklanıyorsa meslek hastalığıdır. Bu ifade kanuna uygundur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Sürekli iş göremezlik geliri alabilmek için meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azalmış olması gerekir. Bu oran kanunla belirlenmiştir.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Sigortalılık durumu işe başlama anında başlar. Dolayısıyla işe başladığı ilk gün bile iş kazası geçirse, sigorta haklarından yararlanır. Bu ifade doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. Maddesi'ni (İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tanımı ve Kapsamı) iyi bilmek gerekir.

Öğrenciye Not: Sınavlarda "kasten" ve "kasdî" kelimelerine çok dikkat etmelisin. Kanun maddelerinde genellikle "kasten" (bilerek ve isteyerek) ifadesi kullanılır. Eğer soruda "kasdî hareket" gibi daha genel veya farklı bir ifade varsa, bu genellikle kanundaki tanımla uyuşmadığı için "yanlış" şıkkı olabilir.

Kural Özeti:

  • Kasten kazaya uğrayan -> Ödeme yok.
  • Kasten olmayan (dikkatsizlik, ihmal, kasıtlı olmayan) kazaya uğrayan -> Ödeme var.
  • Servisle giderken/dönüşte trafik kazası -> İş kazasıdır.
  • İlk gün iş kazası -> Sigorta hakları doğar.

Başarılar dilerim!

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz