2017/3 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2017/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdaki malvarlığı unsurlarından hangisi limited şirkete sermaye payı olarak getirilebilir?

  • A)Şirket sözleşmesi imzalandığı tarihte vadesine üç ay kalmış, düzenleyeni üçüncü kişi olan bir bono (emre yazılı senet)
  • B)Üzerinde üçüncü kişi lehine ipotek bulunan bir taşınmaz
  • C)Bedelleri tamamen ödenmiş nama yazılı anonim şirket payları
  • D)Şirkete verilecek muhasebecilik hizmeti
  • E)Bir taşınmaz üzerindeki ipotek hakkı
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku açısından çok önemli bir konuyu, yani "Limited şirketlere sermaye olarak neler getirilebilir?" sorusunu test ediyor. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim.

Neden C Şıkkı Doğru?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre, Limited şirketlerin sermaye taahhütleri nakit veya nakit dışı olarak yapılabilir. Ancak nakit dışı getirilebilecek unsurlar için kanun çok net bir liste çıkarmıştır.

Kanunun 540. maddesine göre, Limited şirketlere sermaye olarak şu nakit dışı unsurlar getirilebilir:

  • Alacaklar (Para alacakları),
  • Taşınmazlar,
  • Makine ve teçhizatlar,
  • Mevcut ticari işletme,
  • Anonim şirketlerin payları (Borsa dışı anonim şirketlerin payları),
  • Hisse senetleri (Borsa dışı anonim şirketlerin payları).

C şıkkındaki durumu analiz edelim:

  • Bedelleri tamamen ödenmiş olması gerekir: Sermaye olarak getirilen payların, o payın sahibine ait olması ve bedelinin ödenmiş olması şarttır. Bu şart sağlanmıştır.
  • Nama yazılı olması gerekir: Kanun, "Borsa dışı anonim şirketlerin payları"nı kabul eder. Bu paylar genellikle "nama yazılı" olarak düzenlenir. Eğer paylar "hamiline yazılı" olsaydı, devri çok kolay olacağı için kanun bunu sermaye olarak kabul etmezdi.
  • Sonuç: Bedeli ödenmiş ve nama yazılı bir anonim şirketin payı, TTK'nın izin verdiği "nakit dışı" unsurlar arasında yer alır. Bu yüzden C şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden kabul edilemez olduğunu kısaca görelim:

  • A) Bono (Emre yazılı senet): Kanun, Limited şirketlere sermaye olarak alacakları kabul eder. Ancak bir bono, bir senettir ve "alacak" statüsünde değildir. Kanun, Limited şirketlere senet (bono, poliçe vb.) getirilmesine izin vermez. Sadece "alacak" getirilebilir. Bu yüzden A şıkkı yanlıştır.
  • B) Üzerinde üçüncü kişi lehine ipotek bulunan taşınmaz: Kanun, taşınmazların sermaye olarak getirilmesine izin verir. Ancak bu taşınmazın üzerinde herhangi bir hak (ipotek, rehin vb.) olmaması gerekir. Eğer üzerinde ipotek varsa, bu hak üçüncü kişiye aittir ve şirketin mülkiyetini sınırlar. Kanun, sermaye olarak "temiz" ve "haksız yükümlülük içermeyen" taşınmazlar kabul eder. Bu yüzden B şıkkı yanlıştır.
  • D) Muhasebecilik hizmeti: Sermaye olarak getirilebilecek unsurlar arasında "hizmet" veya "iş" yoktur. Sadece somut veya somut olmayan bir mal (taşınmaz, makine, pay, alacak) olabilir. Birinin "muhasebecilik hizmeti vermesi", sermaye taahhüdü olarak kabul edilmez. Bu yüzden D şıkkı yanlıştır.
  • E) Taşınmaz üzerindeki ipotek hakkı: İpotek hakkı, bir malın üzerinde kurulan bir haktır, malın kendisi değildir. Kanun, Limited şirketlere sermaye olarak "ipotek hakkı" getirilmesine izin vermez. Sadece ipotekli olmayan taşınmazın kendisi getirilebilir. Bu yüzden E şıkkı yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 540'ı (Limited Şirketlerde Sermaye Taahhütleri) ezberlemeniz veya iyi bilmeniz gerekir.

Özetle hatırlamanız gereken kural şudur: > "Limited şirketlere sermaye olarak nakit veya nakit dışı (alacak, taşınmaz, makine, işletme, borsa dışı paylar) getirilebilir. Ancak hizmet, senet (bono), ipotekli taşınmaz ve ipotek hakkı sermaye olarak getirilemez."

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2017/3 · Ticaret Hukuku

Aşağıdakilerden hangisinin anonim şirket olağan genel kuruluna katılma zorunluluğu yoktur?

  • A)Kuruluş ve esas sözleşme değişiklikleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığının iznine tâbî anonim şirketlerde bakanlık temsilcisi
  • B)Şirket esas sözleşmesinde paylar A ve B grubuna ayrılmışsa, her iki gruptan en az bir pay sahibi
  • C)Murahhas yönetim kurulu üyeleri
  • D)Bağımsız denetime tâbî şirketlerde denetçi
  • E)En az bir yönetim kurulu üyesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle sorunun mantığını anlamak için şunu bilmemiz gerekir: Anonim şirketlerin Olağan Genel Kurul toplantıları, şirketin bir önceki yılki faaliyetlerini değerlendirmek ve gelecek yıl için kararlar almak için yapılır. Bu toplantıya kimlerin katılması zorunludur? Yasalar ve şirketin kendi tüzüğü (esas sözleşmesi) belirler.

Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

B şıkkında şöyle deniyor: "Şirket esas sözleşmesinde paylar A ve B grubuna ayrılmışsa, her iki gruptan en az bir pay sahibi."

Buradaki kural şudur: Olağan Genel Kurul, tüm pay sahiplerinin temsil edildiği bir toplantıdır. Eğer şirketin payları A ve B grubu olarak ayrılmışsa, bu grupların temsilcilerinin veya en az birer üyesinin toplantıya katılması zorunlu değildir.

Neden mi? Çünkü Olağan Genel Kurul, şirketin genel işlerini yöneten Yönetim Kurulu ve Denetçiler ile Bağımsız Denetçi gibi organların raporlarını incelemek için toplanır. Pay sahiplerinin birebir katılması zorunluluğu yoktur; aksine, pay sahipleri bu toplantıya katılabilirler veya temsilci gönderirler. Yasada, "A ve B grubundan en az bir pay sahibinin katılması zorunludur" gibi bir hüküm yoktur. Bu, şirketin kendi esas sözleşmesinde belirleyebileceği bir durum bile olsa, genel bir zorunluluk değildir. Dolayısıyla bu şık, katılma zorunluluğu olmayan tek seçenektir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, yasal olarak Olağan Genel Kurul'a katılması zorunlu olan kişilerdir. Şimdi bunları kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Bakanlık Temsilcisi): Eğer şirketin kuruluşu veya esas sözleşme değişikliği için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan izin alınması gerekiyorsa, bakanlık bir temsilci atar. Bu temsilci, bu özel izinli şirketlerin Olağan Genel Kuruluna katılmak zorundadır ki bakanlık denetimi sağlansın.
  • C Şıkkı (Murahhas Yönetim Kurulu Üyeleri): Murahhas üyeler, yönetim kurulunun bir parçasıdır ve şirketin yönetimiyle doğrudan ilgilidirler. Olağan Genel Kurul'da yönetim kurulunun raporunu sunmak ve soruları cevaplamak için katılmak zorundadırlar.
  • D Şıkkı (Bağımsız Denetçi): Bağımsız denetimden geçen şirketlerde, denetçi şirketin mali tablolarını denetlemiş ve raporunu hazırlamıştır. Bu raporu genel kurulda sunmak ve açıklamak için katılmak zorundadır.
  • E Şıkkı (En Az Bir Yönetim Kurulu Üyesi): Yönetim kurulu, genel kurulun en önemli katılımcısıdır. Genel kurulda yönetim kurulunun faaliyet raporunu sunmak ve soruları cevaplamak için en az bir üyesinin orada bulunması zorunludur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın Anonim Şirketler bölümündeki "Genel Kurul" maddelerini (özellikle m. 400 ve devamı) ve Olağan Genel Kurul'un görevlerini iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberle:

  • Yönetim Kurulu ve Denetçiler (Bağımsız veya olağan) Genel Kurul'a katılmak zorundadır.
  • Bakanlık temsilcisi özel izinli şirketlerde katılmak zorundadır.
  • Pay sahipleri ise Genel Kurul'a katılabilirler ama yasal olarak "en az birinin katılması zorunludur" gibi bir kural yoktur.

Bu mantıkla, pay sahiplerini zorunlu kılan tek bir şık ararsak, B şıkkının bu zorunluluğu içermediğini ve dolayısıyla doğru cevap olduğunu görürüz.

Soru 3 · 2017/3 · Ticaret Hukuku

Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciroya ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Alacağın temliki hükmündedir.
  • B)Geçerli bir ciro hükmündedir.
  • C)Yapılmamış sayılır.
  • D)Senedi geçersiz kılar.
  • E)Makbuz hükmündedir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, Ticaret Kanunu'ndaki Senedin Ciro Süresi konusunu ölçüyor. SMMM stajı ve genel ticari işlemler için bu kuralın çok önemli olduğunu unutma.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap "A" Şıkkıdır?

Soruda "vadenin geçmesinden sonra" yapılan cirodan bahsediliyor. Vade, senedin tahsil edilebileceği son tarihtir. Bu tarih geçtiğinde senet artık "tahsil edilebilir" bir senet olmaktan çıkar ve hukuki statüsü değişir.

Ticari işlemlerde kural şudur: Vade geçtikten sonra senet üzerinde yapılan ciro, normal bir ciro (yani senedin devrini sağlayan ciro) hükmünde değildir. Yani senet artık normal yollarla tahsil edilemez. Ancak, bu durum senedin tamamen yok olmasına neden olmaz.

Hukukumuz (Ticaret Kanunu m. 400), vade geçtikten sonra yapılan cironun, senedin alacağın devrini (temlikini) sağlayan bir işlem gibi hüküm ifade edeceğini belirtir.

  • Ne demek bu? Senet artık "ciro" ile devredilemez, ama "alacak devri" (temlik) ile devredilebilir. Yani senedi alan kişi, senedin kendisini değil, senetten doğan alacak hakkını devralmış olur. Bu yüzden doğru cevap A) Alacağın temliki hükmündedir seçeneğidir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Geçerli bir ciro hükmündedir: Yanlış. Çünkü vade geçtikten sonra senet artık normal ciro usulüyle devredilemez. Eğer geçerli bir ciro olsaydı, senet vade geçtikten sonra da normal ticari işlemlerde aynı esnekliği korurdu ki bu kanun koyucunun istemediği bir durumdur.
  • C) Yapılmamış sayılır: Yanlış. Ciro yapılmamış sayılsaydı, senet hiçbir hukuki bağlamda devredilemez ve senedi alan kişi hiçbir hakkı elde edemezdi. Bu, ticari hayatı felç eder. Kanun, senedin tamamen yok sayılmasını değil, statüsünün değişmesini (temlik olması) ister.
  • D) Senedi geçersiz kılar: Yanlış. Vade geçmesi senedin geçersiz olmasına neden olmaz. Senet hala bir alacak senedidir, sadece devir şekli değişmiştir. Senet geçersiz olsaydı, alacaklı hiçbir şey talep edemezdi.
  • E) Makbuz hükmündedir: Yanlış. Makbuz, bir borcun ödendiğini veya bir paranın alındığını gösteren belgedir. Vade geçtikten sonra yapılan ciro, borcun ödendiğini göstermez, sadece alacağın devrini sağlar.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Ticari İşletme ve Senetler konusundaki "Vade Geçtikten Sonra Ciro" kuralını bilmelisin.

  • Özet Kural: Vade geçmeden önce yapılan ciro -> Ciro hükmündedir.
  • Özet Kural: Vade geçtikten sonra yapılan ciro -> Alacağın Temliki (Devri) hükmündedir.

Bu ayrımı ezberlemek, sınavda benzer soruları çözmek için sana büyük kolaylık sağlayacaktır. Başarılar!

Soru 4 · 2017/3 · Ticaret Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi bir uyuşmazlıkta ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için aranan şartlardan değildir?

  • A)Defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması
  • B)Uyuşmazlığın karşı tarafının da defter tutmakla yükümlü olması
  • C)Defterlerini lehine delil olarak kullanan defter sahibinin yemin etmesi
  • D)Uyuşmazlığın deftere geçirilmesi gereken bir husustan doğmuş olması
  • E)Karşı tarafın, defter kayıtlarının içeriğini diğer kesin delillerle çürütememiş olması
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, Ticaret Kanunu'ndaki "Defterlerin Delil Olma Şartları" konusunu ölçüyor. Soruda "hangisi değildir" diye sorulduğu için, doğru olanı bulmak için diğer şıkların neden şart olduğunu anlamamız gerekiyor.

Doğru cevap C şıkkıdır. Gelin bunu adım adım açıklayalım:

Neden C Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden Yemin Şart Değildir?)

Bir ticari defterin, uyuşmazlıkta defter sahibinin lehine delil olabilmesi için Kanun (Ticaret Kanunu Madde 15) şu şartları arar:

  • Defterin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması.
  • Uyuşmazlığın, deftere geçirilmesi gereken bir husustan doğmuş olması.
  • Karşı tarafın da defter tutmakla yükümlü olması.
  • Karşı tarafın, defter kayıtlarını diğer kesin delillerle çürütememiş olması.

Gördüğün gibi, Kanun'da "defter sahibinin yemin etmesi" diye bir şart yoktur. Eğer defter sahibinin yemin etmesi şart olsaydı, bu çok zor bir süreç olurdu ve ticari işler aksamaya yüz tutardı. Kanun, defterin usulüne uygun tutulmasına ve karşı tarafın da defter tutma yükümlülüğüne odaklanmıştır. Bu yüzden "yemin etme" şartı aranan şartlar arasında değildir ve sorunun doğru cevabı budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Yani Neden Şarttır?)

Diğer şıkların hepsi Kanun'da açıkça belirtilen şartlardır, bu yüzden bunları "şart değildir" diyerek işaretleyemeyiz:

  • A Şıkkı (Doğru Şart): Defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması şarttır. Onaysız defterler, ticari işlemlerde delil olamaz.
  • B Şıkkı (Doğru Şart): Karşı tarafın da defter tutmakla yükümlü olması şarttır. Eğer karşı taraf bir tacir değilse ve defter tutma zorunluluğu yoksa, onun lehine veya aleyhine defter tutulamaz.
  • D Şıkkı (Doğru Şart): Uyuşmazlık, deftere geçirilmesi gereken bir ticari işlemden doğmalıdır. Örneğin, ticari bir borç değil de, tacirin özel bir kişisel borcu için defter delil olamaz.
  • E Şıkkı (Doğru Şart): Karşı taraf, defterdeki kayıtların yanlış olduğunu ispat edememişse, defter delil olarak kabul edilir. Eğer karşı taraf defteri çürütecek kesin deliller (örneğin fatura, banka dekontu vb.) sunarsa, defterin lehine delil olması engellenir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Ticaret Kanunu Madde 15'i ve "Ticari Defterlerin Delil Olma Şartları" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle: Bir defterin lehine delil olabilmesi için yemin şart değildir; bunun yerine onay, yükümlülük, işin niteliği ve karşı tarafın çürütememesi şartları aranır. Sınavlarda "hangisi değildir" sorularında, Kanun'da olmayan bir şartı (burada yemin) bulmak en kolay yoldur.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2017/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, “görünüşe güven ilkesi” aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

  • A)Ticaret siciline tescil kaydı ile ilan edilen durum arasında aykırılık bulunması hâlinde, tescil edilmiş olan gerçek durumu bildikleri ispat edilmediği sürece, üçüncü kişilerin ilan edilen duruma olan güvenlerinin hukuken korunmasıdır.
  • B)Bir hususun ticaret siciline tescil ile beraber derhâl üçüncü kişiler hakkında sonuç doğurması veya sürelerin derhal işlemeye başlamasıdır.
  • C)Üçüncü kişilerin, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddialarının hukuken dinlenmemesidir.
  • D)Bir hususun ticaret siciline gerçeğe aykırı olarak tescil edilmesi dolayısıyla zarar görenlerin tazminat haklarının mevcut olmasıdır.
  • E)Tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir hususun, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesidir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku için en temel ve en önemli kavramlardan biri olan "Görünüşe Güven İlkesi"ni sorguluyor. Bu ilke, ticari hayatta güvenin nasıl korunacağını belirler. Hadi bunu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi açıklayalım.

1. Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Görüşe Güven İlkesi (veya Sicil Güveni İlkesi), ticaret dünyasında "görünenin doğru kabul edilmesi" demektir.

  • Senaryo: Diyelim ki bir şirketin ticaret siciline, şirketin yöneticisi olarak "Ali Bey" yazıldı ve bu ilan edildi. Ancak gerçekte şirketin yöneticisi "Ayşe Hanım"dır. Yani sicildeki kayıt ile gerçek durum arasında bir uyumsuzluk (aykırılık) vardır.
  • Kural: Eğer bir üçüncü kişi (örneğin şirketle iş yapmak isteyen bir müşteri), sicildeki kayda bakarak "Ali Bey yönetici" diye düşünür ve ona güvenerek iş yaparsa, hukuk bu güveni korur.
  • İstisna: Bu koruma, üçüncü kişinin gerçek durumu bildiği veya bilmemesi gereken bir ihmal yaptığı durumlarda geçerli değildir. Yani, üçüncü kişi "Ben Ali Bey'in yönetici olmadığını biliyordum" diyemezse, sicildeki kayda (Ali Bey'e) güvenerek hareket etmiş sayılır ve bu güveni korunur.

A şıkkı tam olarak bunu anlatıyor: Sicildeki kayıt ile gerçek durum farklıysa, üçüncü kişi bunu bilmediği sürece, sicilde yazan şey (görünüş) doğru kabul edilir ve üçüncü kişinin güveni korunur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden doğru olmadığını kısaca inceleyelim:

  • B Şıkkı: Bu şık, tescilin hemen sonuç doğurması veya sürelerin hemen işlemesi gibi teknik bir durumu anlatır. Bu, "Görünüşe Güven İlkesi" değil, daha çok Tescil ve İlanın Sonuç Doğurması ilkesiyle ilgilidir.
  • C Şıkkı: Bu şık, üçüncü kişilerin kayıtları bilmediklerini iddia edememeleri durumunu anlatır. Bu, "Bilgi Yükümlülüğü" veya "İlanın Karşı Tarafa Karşı Etkisi" ile ilgili bir durumdur. Görünüşe güven ilkesi, kaydı bilmeyen üçüncü kişiyi korur; bu şık ise bilmediğini iddia etmeyi reddeder.
  • D Şıkkı: Bu şık, yanlış kayıttan zarar görenlerin tazminat hakkını konu alır. Bu, "Tescil ve İlanın Sonuç Doğurması" ilkesinin bir sonucu olan sorumluluk kuralıdır, görünüşe güven ilkesi değil.
  • E Şıkkı: Bu şık, tescil edilmemiş bir hususun, ancak üçüncü kişi bunu bildiği takdirde ileri sürülebileceğini anlatır. Bu, "Tescil ve İlanın Sonuç Doğurması" ilkesinin bir başka yönüdür (yani tescil edilmediği sürece karşı tarafa karşı ileri sürülemez, ancak karşı taraf bilir ise ileri sürülebilir). Bu, görünüşe güven ilkesinin tam tersi bir mantıkla, "gerçek durumun" ön planda tutulduğu durumdur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun Tescil ve İlan başlıklı bölümünü, özellikle Tescil ve İlanın Sonuç Doğurması ve Görünüşe Güven İlkesi kavramlarını iyi bilmelisin.

Özetle:

  • Görünüşe Güven İlkesi: Sicilde yazan doğru kabul edilir, üçüncü kişi bunu bilmediği sürece korunur. (Doğru cevap: A)
  • Tescil ve İlanın Sonuç Doğurması: Tescil edilmediği sürece üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (E şıkkı buraya daha yakındır).

Başarılar dilerim! Bu ilke, ticaret hukukunun temel taşlarından biridir, mutlaka akılda kalması gerekir.

Soru 6 · 2017/3 · Ticaret Hukuku

Bir ticari temsilci (ticari mümessil), aşağıdaki işlemlerden hangisini müvekkil tacirden açık yetki almadan yapamaz?

  • A)Tacire ait taşınmazı tacir adına kiraya vermek
  • B)Tacir adına bankadan kredi çekmek
  • C)Tacire ait taşınmazı tacir adına satmak
  • D)Tacir adına çek düzenlemek
  • E)Tacir adına taşınmaz satın almak
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Tacire ait taşınmazı tacir adına satmak.

TBK 548/2 açıktır: "Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz." Yani açık yetki yalnız iki işlem için aranır:

  • Devir — satmak, bağışlamak (bu sorudaki durum)
  • Sınırlandırma — ipotek, intifa gibi ayni hak kurmak

Kiraya vermek bu kapsama girmez. Kira, taşınmaz üzerinde ayni hak doğurmaz; işletmenin olağan yönetimine ait bir işlemdir, ticari temsilci açık yetki almadan yapabilir — bu yüzden A şıkkı yapılabilir işlemlerdendir.

Diğer şıklar da temsilcinin olağan yetkisi içindedir: kredi çekmek (B), çek düzenlemek (D) ve taşınmaz satın almak (E). Dikkat: satın almak serbesttir, çünkü tacirin malvarlığından bir taşınmaz çıkmaz; yasak olan taşınmazı elden çıkarmaktır.

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz