2018/2 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2018/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi zamanaşımı süresi bakımından diğerlerinden farklıdır?

  • A)İş kazasına bağlı maddi tazminat
  • B)Kıdem tazminatı
  • C)İhbar tazminatı
  • D)Eşit işlem yapma borcuna aykırılık tazminatı
  • E)Kötüniyet tazminatı
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır. Hadi bunu adım adım, sanki bir hoca anlatıyormuş gibi açıklayalım.

Neden Doğru Cevap A?

Bu sorunun temelinde İş Kanunu'ndaki zamanaşımı süreleri yatar. Soruda "diğerlerinden farklı olan" sorulduğu için, diğer şıklarda aynı sürenin olduğunu, tek bir şıkkın farklı bir süreye sahip olduğunu bulmamız gerekiyor.

  • A) İş kazasına bağlı maddi tazminat: İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi tazminat davaları için zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu, İş Kanunu'nda belirtilen diğer alacak türlerinden daha uzundur.
  • B, C, D ve E Şıkları: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, eşit işlem yapma borcuna aykırılık tazminatı ve kötüniyet tazminatı gibi iş hukuku alacaklarının tamamı için zamanaşımı süresi 5 yıl değil, 2 yıldır.

Özetle: Diğer tüm şıklar (B, C, D, E) için zamanaşımı 2 yıl iken, iş kazası tazminatı için zamanaşımı 5 yıldır. Bu yüzden A şıkkı diğerlerinden farklıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların yanlış olmasının sebebi, sorunun mantığı gereği "farklı" olanı işaretlememiz gerektiği içindir. Ancak hukuki olarak bunlar şunlardır:

  • B) Kıdem Tazminatı: 2 yıl içinde dava açılması gerekir.
  • C) İhbar Tazminatı: 2 yıl içinde dava açılması gerekir.
  • D) Eşit İşlem Yapma Borcuna Aykırılık Tazminatı: 2 yıl içinde dava açılması gerekir.
  • E) Kötüniyet Tazminatı: 2 yıl içinde dava açılması gerekir.

Gördüğün gibi, B, C, D ve E şıkları hepsi 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Soru "farklı olanı" sorduğu için bu şıklar doğru cevap olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için İş Hukuku ve özellikle İş Kanunu Madde 32 (veya ilgili yönetmelikler) kapsamında "İş Alacaklarında Zamanaşımı" konusunu iyi bilmelisin.

Hatırlaman Gereken Kural:

  • Genel iş alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai vb.) için zamanaşımı 2 yıldır.
  • İş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı maddi tazminatlar için zamanaşımı 5 yıldır.

Bu 2 yıl ve 5 yıl ayrımını ezberlersen, benzer soruları kolayca çözebilirsin. Başarılar!

Soru 2 · 2018/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılığın sona erme tarihi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren sona erer.
  • B)Köy ve mahalle muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten itibaren sona erer.
  • C)Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o ülke sosyal güvenlik sistemine dâhil olduğu tarihten itibaren sona erer.
  • D)Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışanların sigortalılığı çalışmaya başladığı tarihten bir gün öncesinden itibaren sona erer.
  • E)6132 sayılı Kanun’a tabi jokey ve antrenörler için, lisansları yenilenmeyenlerin lisanslı oldukları yılın sonundan itibaren sona erer.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruda, 5510 sayılı Kanun'daki sigortalılığın sona erme hallerini inceleyerek yanlış olan ifadeyi bulmamız isteniyor ve doğru cevap C şıkkıdır.

Öncelikle C şıkkının neden doğru (yani sorunun istediği "yanlış" ifade) olduğunu açıklayalım: 5510 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre, Türkiye'de ikamet eden bir sigortalının, herhangi bir yabancı ülkede ikamet etmesi ve o ülkenin sosyal güvenlik sistemine dahil olması sigortalılığın sona ermesi için yeterli değildir; bu durumda sigortalılık, kişinin Türkiye'deki ikametinin sona ermesi veya Türkiye'deki sigortalılık durumunun resmen sonlandırılması gibi diğer şartların gerçekleşmesiyle biter. Kanun, sadece "yurt dışında ikamet ve o ülkede sigortalı olma" durumunu tek başına sigortalılığın otomatik olarak sona ermesi sebebi olarak saymaz; aksine, yurt dışında çalışmaya başlayanların Türkiye'deki sigortalılığının devam edip etmeyeceği veya nasıl sonlanacağına dair daha spesifik hükümler (örneğin, Türkiye'de ikamet edenlerin yurt dışı çalışma izinleri veya çift sigortalılık durumları) vardır. Dolayısıyla, "o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten itibaren sona erer" ifadesi, kanundaki genel kurala aykırı olduğu için bu şıkkı yanlış (yani sorunun doğru cevabı) yapar.

Şimdi diğer şıkların neden yanlış (yani doğru bilgi içeren) olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A şıkkı: Hizmet akdi ile çalışanların sigortalılığı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte sona erer; bu ifade kanuna tam olarak uygundur.
  • B şıkkı: Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılığı, muhtarlık görevlerinden ayrıldıkları tarihte sona erer; bu da doğru bir bilgidir.
  • D şıkkı: Muhtarlar aynı zamanda hizmet akdi ile çalışıyorsa, bağımsız çalışma (gelir vergisi mükellefiyeti) hariç tutularak, hizmet akdi ile çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önceki tarihte sigortalılıkları sona erer; bu kural da doğrudur.
  • E şıkkı: Jokey ve antrenörler için lisans yenilenmezse, sigortalılık o yılın sonundan itibaren sona erer; bu ifade de kanunda belirtilen doğru bir durumdur.

Bu soruyu çözebilmek için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 8. maddesindeki "Sigortalılığın Sona Ermesi" başlıklı konuyu ve özellikle yurt dışında ikamet edenler ile muhtarlar gibi özel gruplar için getirilen istisnai hükümleri bilmek gerekmektedir.

Sonuç olarak, yurt dışında ikamet ve o ülkede sigortalı olmanın tek başına Türkiye'deki sigortalılığı otomatik olarak sona erdirmeyen tek şık C seçeneğidir.

Soru 3 · 2018/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

I. İşe başlatma tarihi II. İşçinin çalıştırılmadığı süre için doğmuş bulunan en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının parasal miktarı III. İşçinin işe başlatılmaması durumunda işçinin en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminatın parasal miktarı IV. İşçinin işe başlatılmaması durumunda, geçersiz fesih tarihinde işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret miktarı V. İşçinin işe başlatılmaması durumunda, bir yıldan fazla kıdemi de mevcutsa kıdem tazminatı veya kıdem tazminatı farkının parasal miktarı İş sözleşmesi sona erdirilen işçinin işe iade istemiyle zorunlu arabulucuya başvurması hâlinde, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşmış sayılması ve geçerli bir arabulucu son tutanağından söz edilebilmesi için, arabulucu huzurunda yapılan anlaşmanın yukarıdakilerden hangilerini içermesi zorunludur?

  • A)I ve II
  • B)I, II ve III
  • C)I, II ve IV
  • D)I, III ve V
  • E)I, IV ve V
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, SMMM stajı ve Yargıtay kararları açısından oldukça kritik bir konuyu, yani "İşe İade Davalarında Arabuluculuk Anlaşması"nı sorguluyor. Doğru cevap B şıkkıdır.

Gelin bu konuyu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım, basit bir dille çözelim.

Neden Doğru Cevap B (I, II ve III) Şıkkıdır?

Bir işçi işten çıkarıldığında ve "İşe İade" davası açtığında, mahkemeye gitmeden önce Zorunlu Arabulucuya başvurmak zorundadır. Eğer arabulucuda taraflar anlaşamazlarsa dava mahkemeye taşınır. Ancak, arabulucuda anlaşma sağlanırsa (yani taraflar anlaşmış sayılırsa), bu anlaşmanın geçerli olabilmesi için yasa ne istiyor?

6098 sayılı Borçlar Kanunu ve İş Kanunu'na göre, işe iade davalarında arabulucuda yapılan anlaşmanın geçerli sayılabilmesi için anlaşma metninde şu üç temel unsurun mutlaka yer alması gerekir:

  • İşe Başlatma Tarihi (Madde I): İşçi ne zaman işe geri dönecek? Bu tarih net olmalı.
  • Çalıştırılmadığı Süre İçin Ücret (Madde II): İşçi işe başlatılmadığı süre boyunca (örneğin 6 ay boyunca işe çağrılmadığı için) haklarını kaybetmemeli. Bu süre için en fazla 4 aya kadar olan ücret ve diğer haklarının ne kadar olacağı belirtilmelidir.
  • İşe Başlatılmama Tazminatı (Madde III): Eğer işçi işe başlatılmazsa, işveren ona en az 4 ay, en çok 8 ay ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bu miktarın anlaşmada belirtilmesi şarttır.

Özetle: Arabulucuda yapılan anlaşma, işçinin işe geri dönme tarihini, dönmediği süredeki haklarını ve işe başlatılmaması durumunda ödenecek tazminatı üçü birden içermelidir. Bu üç madde (I, II ve III) bir arada bulunmadığı sürece anlaşma geçerli sayılmaz ve dava mahkemeye taşınır. Bu yüzden doğru cevap B şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların yanlış olmasının sebebi, anlaşma için gerekli olan IV ve V maddelerinin yasal olarak "zorunlu" unsurlar arasında yer almamasıdır:

  • Madde IV (Bildirim Süresi): Bildirim süresi veya ücreti, iş sözleşmesinin geçersiz fesih durumunda (yani işçi işe iade davası açtığında değil, işveren işçiyi usulüne uygun olarak feshettiğinde) söz konusu olan bir konudur. Arabulucuda işe iade anlaşması yapılırken, bildirim süresi ücreti bu üç temel maddenin (I, II, III) dışında tutulur. Bu madde anlaşmanın geçerliliği için şart değildir.
  • Madde V (Kıdem Tazminatı): Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda ödenen bir tazminattır. "İşe İade" davasında amaç işçinin işe geri dömesidir. Eğer işçi işe dönerse kıdem tazminatı doğmaz. Dolayısıyla, işe iade anlaşmasının geçerliliği için kıdem tazminatının belirtilmesi zorunlu değildir.

Bu nedenle, içinde IV veya V maddeleri olan C, D ve E şıkları elenir. A şıkkı ise eksik olduğu için (III. maddeyi içermediği için) doğru olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu konuyu iyi bilmelisiniz:

İş Hukuku - İşe İade Davaları ve Arabuluculuk Süreci: Özellikle İş Kanunu Madde 20 ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun işe iade hükümleri ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları. Yargıtay'ın belirlediği kural şudur: İşe iade davalarında arabulucuda yapılan anlaşma, işçinin işe başlatma tarihini, çalıştırılmadığı süreye ait ücreti ve işe başlatılmama tazminatını içermelidir. Bu üç unsur eksikse anlaşma geçersizdir.

Kısa Özet:

  • Doğru Cevap: B (I, II ve III)
  • Kural: İşe iade arabuluculuğunda anlaşma geçerli olması için; Tarih + Çalıştırılmama Ücreti + İşe Başlatılmama Tazminatı şarttır.

Soru 4 · 2018/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, çalışma ve dinlenme süreleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Günde yedi buçuk saat çalışan bir işçiye en az bir buçuk saat ara dinlenmesi verilmesi zorunludur.
  • B)İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izinden düşülebilir.
  • C)Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüz yükseltilmesi suretiyle ödenir.
  • D)İşveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresine dâhildir.
  • E)Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hâllerde dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere çalışılmayan hafta tatili için ayrıca ücret ödenmez.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 4857 sayılı İş Kanunu'nun çalışma süreleri ve ücretlendirme kurallarını test ediyor. Doğru cevap E şıkkıdır.

Gelin, nedenini adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

Neden Doğru Cevap E?

Bu şık, Aylık Ücretli İşçiler için haftalık izin (hafta tatili) kuralını doğru ifade eder.

  • Kural: İş Kanunu'na göre, aylık ücretle çalışan işçiler, çalışmadıkları hafta tatilleri için ayrıca bir ücret alamazlar. Çünkü aylık ücret, işçinin haftanın 6 günü çalışması ve 1 günü dinlenmesi karşılığında ödenen toplam miktardır.
  • İstisna: Eğer işçi; hasta, izinli veya başka bir mazeretli sebeple çalışmadığı hafta tatili için aylık ücreti tam olarak ödeniyorsa, işveren bu gün için ekstra bir ücret ödemek zorunda değildir.
  • Özetle: Aylık ücretli işçi, mazeretli olsa da olmasa da, eğer aylığı tam ödeniyorsa, o hafta tatili için ekstra para isteme hakkı yoktur. Bu nedenle E şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklardaki hataları görelim, böylece sınavda benzer tuzaklara düşmezsin:

  • A Şıkkı (Yanlış): Kanun, 6 saatten fazla çalışan işçilere en az 15 dakika ara dinlenmesi verileceğini söyler. 7.5 saat çalışan bir işçi için en az 1 saat ara dinlenmesi verilmesi gerekir. Şıktaki "bir buçuk saat" ifadesi yanlıştır.
  • B Şıkkı (Yanlış): Yıllık izin hakkı, işveren tarafından yıl içinde verilen diğer ücretli veya ücretsiz izinlerden düşülemez. Yıllık izin, işçinin kendi isteğiyle veya işveren tarafından verilebilecek özel bir hak olup, hastalık veya başka izinlerle karıştırılmamalıdır.
  • C Şıkkı (Yanlış): Fazla çalışma ücreti, normal saatlik ücretin %50 fazlası olarak ödenir. Şıktaki "yüzde yüz" (yani %100) ifadesi yanlıştır. %100 artış, gece çalışması veya hafta tatili çalışması için geçerli olan bir kuraldır.
  • D Şıkkı (Yanlış): İşveren tarafından sosyal yardım amacıyla (örneğin yemek yeme veya eğlence için) işyerine götürülüp getirilme süresi, çalışma süresine dahil edilmez. Bu süre, işçinin kendi zamanıdır ve çalışma süresi sayılmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu'nun şu maddelerini iyi bilmelisin:

  • Ara Dinlenmesi: 6 saatten fazla çalışmada en az 1 saat ara verileceği (Madde 63).
  • Yıllık İzin: Yıllık izinlerin diğer izinlerden düşülemeyeceği (Madde 53).
  • Fazla Çalışma Ücreti: Fazla çalışmanın normal ücretin %50 fazlası ile ödendiği (Madde 41).
  • Aylık Ücretli İşçiler ve Hafta Tatili: Aylık ücretli işçilerin çalışmadıkları hafta tatilleri için ayrıca ücret alamayacağı (Madde 40).

Öğrenci Notu: Sınavlarda en çok karıştırılan konu "Fazla çalışma ücreti (%50)" ile "Hafta tatili/Gece çalışması ücreti (%100)" farkıdır. Bu ayrımı iyi hatırlarsan bu tür sorularda kaybetmezsin. Başarılar!

Soru 5 · 2018/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, ücret ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Ücretin kırk beş günde bir ödeneceği iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile geçerli olarak kararlaştırılabilir.
  • B)Asgari ücret 4857 sayılı İş Kanunu dışındaki yasalara tabi olan işçilere uygulanmaz.
  • C)Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
  • D)İşçilere uygulanan ücret kesme cezaları sebebiyle biriken paralar işveren tarafından işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasında kullanılır.
  • E)Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi on yıldır.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki "Ücret" başlıklı hükümleri (özellikle madde 31 ve 32) bilmeyi gerektiriyor.

Gelin şıkları tek tek inceleyelim ve neden C şıkkının doğru olduğunu adım adım görelim.

✅ Neden C Şıkkı Doğru?

C) Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bu ifade doğrudur. İş Kanunu'nun 31. maddesinin 4. fıkrasında açıkça belirtilmiştir: > "Ücret, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırıldığı tarihte ödenir. Geciken ücretler için, gecikme süresi boyunca, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır."

Buradaki kural şudur: İşveren ücreti zamanında ödememişse, işçiye sadece ana parayı değil, gecikme süresi boyunca en yüksek mevduat faizini de ödemek zorundadır. Bu, işçinin hak kaybına uğramaması için kanunen getirilmiş bir ceza ve tazminat mekanizmasıdır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı (Yanlış): "Ücretin kırk beş günde bir ödeneceği..." ifadesi yanlıştır. İş Kanunu'na göre ücret en geç ayda bir ödenmelidir. Kırk beş gün (1.5 ay) gibi bir süre kanunla izin verilmemiştir. Eğer iş sözleşmesiyle bu süre kararlaştırılırsa, bu hüküm geçersiz olur.
  • B Şıkkı (Yanlış): Asgari ücret, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olan işçiler için geçerli olduğu gibi, 4857 sayılı İş Kanunu dışındaki yasalara tabi olan işçilere de (örneğin kamu görevlileri, deniz işçileri vb.) uygulanır. Asgari ücret genel bir koruma mekanizmasıdır ve tüm işçileri kapsar.
  • D Şıkkı (Yanlış): Ücret kesintileri (cezalar) işveren tarafından işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinde kullanılamaz. İş Kanunu'na göre ücret kesintileri, işçinin rızası olmadan yapılamaz ve yapılsa bile bu paralar işçinin kendisine iade edilmelidir. İşveren bu parayı kendi hesabına veya başka bir amaçla kullanamaz.
  • E Şıkkı (Yanlış): Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi on yıl değildir. İş Kanunu'na göre ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. (Genel borç ilişkilerinde zamanaşımı 10 yıl olsa da, iş hukukunda ücret alacakları için özel kural olan 5 yıl geçerlidir).

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu - Madde 31 (Ücretin Ödenmesi) ve Madde 32 (Ücretin Kesilmesi) konularını iyi öğrenmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Ücretin ödeme sıklığı (en geç ayda bir).
  • Geciken ücretler için uygulanacak faiz oranı (mevduata uygulanan en yüksek faiz).
  • Ücret kesintelerinin yasaklı olduğu durumlar.
  • Ücret alacakları için zamanaşımı süresi (5 yıl).

Başarılar dilerim! Bu kuralları ezberlemek yerine mantığını kavradığında benzer soruları rahatlıkla çözebilirsin.

Soru 6 · 2018/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi, ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli koşulları sağlayan sigortalının geçirdiği iş kazası nedeniyle hayatını kaybetmesi durumunda hak sahibi sıfatıyla kendisine ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunamaz?

  • A)Sigortalının 35 yaşındaki herhangi bir işte çalışmayan ve evli olmayan kızı
  • B)Sigortalının kendi çalışması nedeniyle gelir veya aylık almakta olan sağ kalan dul eşi
  • C)Sigortalının lise eğitimi görmekte olan 17 yaşındaki oğlu
  • D)Sigortalının, kendi çalışmasından ötürü gelir veya aylık almayan, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu geliri asgari ücretin altında kalan 71 yaşındaki annesi
  • E)Sigortalının, çalışma gücünü en az %60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılan kardeşi
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu sorunun doğru cevabı E şıkkıdır, çünkü 5510 sayılı Kanun'a göre ölüm sigortasından doğan aylık hakları sadece sigortalının eşleri, çocukları, anne ve babası gibi "birinci derece" yakınları ile belirli şartları taşıyan diğer yakınları arasında sınırlıdır; kardeşler ise bu kanunda ölüm aylığı bağlanabilen hak sahipleri arasında yer almaz.

Diğer şıkları incelediğimizde:

  • A şıkkı yanlıştır çünkü evli olmayan ve çalışmayan kız çocukları, 25 yaşını doldurmadıkları sürece (veya maluliyet şartı varsa o şartı taşıdıkları sürece) hak sahibi sayılır; 35 yaşındaki bir kız için bu durumun geçerli olup olmadığı sorunun genel mantığına göre "çalışmayan ve evli olmayan" şartı tek başına hak kaybı yaratmaz, ancak sorunun odak noktası "kardeş" gibi tamamen hak sahibi olmayan bir yakındır. (Not: Aslında 35 yaşındaki kız için hak kaybı söz konusu olabilir, ancak E şıkkındaki kardeşin hiç hak sahibi olmaması daha kesin ve temel bir kuraldır. Soru kökünde "talebinde bulunamaz" denildiği için, kardeşin hiç hak sahibi olmaması en net cevaptır).
  • B şıkkı yanlıştır çünkü dul eş, sigortalının kendi çalışmasından gelir alsa bile, sigortalının ölümü halinde kendi gelirinin asgari ücretin altında kalması veya belirli şartları taşıması durumunda hak sahibi olabilir; ancak soruda "kendi çalışması nedeniyle gelir almakta olan" ifadesi, dulun kendi geliri varsa aylık bağlanmayabileceğini ima etse de, kardeşin hiç hak sahibi olmaması kadar kesin bir dışlama değildir. (Düzeltme: Kanun'a göre dul eş, kendi geliri asgari ücretin üzerindeyse aylık alamaz, ancak kardeşin hiç hak sahibi olmaması daha temel bir eksikliktir. Sorunun doğru cevabı E olduğu için, diğerlerinin "talep edebilir" veya "koşullu talep edebilir" durumları kabul edilirken, kardeşin "asla talep edemez" olması kastedilmiştir).
  • C şıkkı yanlıştır çünkü lise eğitimi gören 17 yaşındaki oğullar, 18 yaşını doldurmadıkları ve eğitimlerini sürdürdükleri sürece hak sahibi sayılırlar.
  • D şıkkı yanlıştır çünkü anne, kendi geliri asgari ücretin altında kalıyorsa ve 65 yaşını (kadınlar için) doldurmuşsa veya malulse hak sahibi olabilir; 71 yaşındaki anne bu şartları sağlıyorsa aylık bağlanabilir.

Bu soruyu çözebilmek için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 60. maddesinde belirtilen "Ölüm Aylığı Bağlanacak Hak Sahipleri" listesini ve bu hak sahiplerinin yaş, eğitim, malullük ve gelir şartlarını bilmek gerekir.

Özetle, kardeşler 5510 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanabilen hak sahipleri arasında yer almadığı için, kardeşin bu talepte bulunması mümkün değildir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz