Soru 1 · 2018/2 · Türkçe
Şehre yağan son yağmur evlerin sıvalarını bozmuş, beyaz duvarlıları da alacalı bulacalı bir hâle getirmişti.
Yukarıdaki cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yağmur şehirde olumsuzluklara daha önce de yol açmıştır.
- B)Daha önce de şehre en az bir kez yağmur yağmıştır.
- C)Şehirdeki tüm evler beyaz duvarlıdır ve yağmurdan etkilenmektedir.
- D)Şehre her yağmur yağdığında sadece evlerin sıvaları bozulmaz.
- E)Şehre tüm bahar aylarında aralıksız yağmur yağmaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. Cümlede yağmur 'son yağmur' olarak nitelenmiştir. Bir yağmurun 'son' diye anılabilmesi, ondan önce en az bir yağmurun daha yağmış olmasını gerektirir; bu nedenle 'Daha önce de şehre en az bir kez yağmur yağmıştır.' yargısı cümleden kesin olarak çıkar. Diğer seçenekler cümlede dayanağı olmayan eklemeler içerir: Önceki yağmurların olumsuzluğa yol açıp açmadığı söylenmemiştir (A). 'beyaz duvarlıları' ifadesi evlerin yalnızca bir kısmının beyaz olduğunu düşündürür; tüm evlerin beyaz olduğu çıkmaz (C). Her yağmurda neler olduğu (D) ya da yağmurun hangi mevsimde, ne sıklıkla yağdığı (E) hakkında cümlede bilgi yoktur.
Soru 2 · 2018/2 · Türkçe
Hayatta «pek» (I) az kimsenin başarabildiği iki «zorlu» (II) iş vardır: «Düşman» (III) kazanmadan yaşamak ve «şu» (IV) yeryüzünün «en» (V) büyük gücü olan «paranın» (VI) boyunduruğundan kurtulmak.
Yukarıdaki parçada numaralanmış sözcüklerden hangileri kendinden sonraki bir sözcüğü nitelemez?
- A)I ve III
- B)I ve VI
- C)II ve III
- D)III ve VI
- E)III ve V
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. Niteleme, bir sözcüğün kendinden sonraki sözcüğün anlamını derecelendirmesi, belirtmesi ya da nitelemesidir. 'pek' (I) zarfı 'az' sözcüğünün derecesini bildirir; 'zorlu' (II) sıfatı 'iş' adını niteler; 'şu' (IV) işaret sıfatı 'yeryüzünün' sözcüğünü belirtir; 'en' (V) zarfı 'büyük' sıfatının derecesini bildirir. Buna karşılık 'Düşman' (III), 'kazanmadan' eyleminin nesnesidir; kendinden sonraki sözcüğü nitelemez, onun etkilediği ögedir. 'paranın' (VI) ise 'paranın boyunduruğu' ad tamlamasının tamlayanıdır; 'boyunduruk' sözcüğünü nitelemez, ona bir ilgi ve iyelik bağıyla bağlanır. Bu nedenle kendinden sonraki sözcüğü nitelemeyenler III ve VI'dır; diğer eşleştirmelerin her biri niteleyici bir sözcük içerir.
Soru 3 · 2018/2 · Türkçe
(I) Dolaplarımın raflarına üst üste yığılan, yazı masamın gözlerini dolduran, geçen yıllar içinde biriken binlerce kâğıt parçasını ve ıvır zıvırı başımdan atmak istiyordum. (II) Evi böylesine baştan başa temizleme krizimin tutmasının sayısız nedenleri vardı. (III) Bunların arasında en başta geleni, yaşantımda yaratacağım bir parçacık yeniliğe duyduğum özlemdi. (IV) Sanki her şey birdenbire yıpranmış, eski püskü oluvermişti. (V) Zaten odada da adım atacak yer bile kalmamıştı.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)I. cümlede yazar, yılların üzerinde meydana getirdiği yorgunluktan yakınmaktadır.
- B)II. cümlede yazar, yaşadığı krize ilişkin açıklama yapmaya çalışmaktadır.
- C)III. cümlede yazar, yaşadığı krizin nedenleri arasında bir karşılaştırma yapmaktadır.
- D)IV. cümlede yazar, yaşadığı mekânla ilgili algısı üzerine bir olasılıktan söz etmektedir.
- E)V. cümlede yazar, özlem duyduğu yenilik için somut bir gerekçe sunmaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. I. cümlede yazar, yıllar içinde dolaplarına ve masasına biriken kâğıtlardan ve ıvır zıvırdan kurtulmak istediğini söyler. 'geçen yıllar içinde biriken' ifadesi eşyaların birikmesini anlatır; yılların yazarda bir yorgunluk yarattığından ya da yazarın bundan yakındığından söz edilmez. Bu nedenle A'daki yorum parçaya uymaz. Diğer yorumlar doğrudur: II. cümlede yazar temizleme krizinin sayısız nedeni olduğunu belirterek krizi açıklamaya girişir. III. cümlede 'en başta geleni' diyerek nedenleri birbiriyle karşılaştırıp birini öne çıkarır. IV. cümlede 'Sanki' sözcüğüyle çevresine ilişkin algısını bir olasılık gibi sunar. V. cümlede odada adım atacak yer kalmaması, yenilik isteğine somut bir gerekçe olarak gösterilir.
Soru 4 · 2018/2 · Türkçe
Her şeyi planlamıştık amma velakin hiç bir şey planladığımız gibi gitmedi. Birtakım olumsuzluklar karşısında enerjimiz çabucak düştü. Etkinliğimizi bu sebeple olması gerekenden bir kaç saat öncesinde tamamladık.
Yukarıdaki parçada yazım yanlışları aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A)“Her şeyi” ve “hiç bir şey” yerine sırasıyla “Herşeyi” ve “hiçbir şey” yazılarak
- B)“çabucak” ve “hiç bir şey” yerine sırasıyla “çabukçak” ve “hiç birşey” yazılarak
- C)“amma velakin” ve “Her şeyi” yerine sırasıyla “ama ve lakin” ve “Herşeyi” yazılarak
- D)“hiç bir şey” ve “bir kaç” yerine sırasıyla “hiçbir şey” ve “birkaç” yazılarak
- E)“birtakım” ve “bir kaç” yerine sırasıyla “bir takım” ve “birkaç” yazılarak
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. TDK Yazım Kılavuzu'na göre 'bir' sözcüğüyle kurulan belgisiz zamir ve sıfatlardan 'birkaç', 'birçok', 'birtakım', 'hiçbir' bitişik yazılır. Parçada 'hiç bir şey' ve 'bir kaç' ayrı yazıldığı için yanlıştır; doğru yazımları 'hiçbir şey' ve 'birkaç'tır. 'şey' sözcüğü ise her zaman ayrı yazılır. Diğer seçenekler yeni yanlışlar doğurur: A ve C'de 'her şey' bitişik yazılmaya çalışılmıştır, oysa 'her şey' ayrı yazılır. B'de 'çabucak' doğru yazımı bozulmuş ve 'birşey' bitişik yazılmıştır. C'de 'amma velakin' kalıbı gereksiz yere 'ama ve lakin' biçimine sokulmuştur. E'de doğru yazılmış 'birtakım' sözcüğü yanlış olarak ayrılmıştır.
Soru 5 · 2018/2 · Türkçe
Kafama takılan bir şey vardı( ) sordum( ) ( )Baba( ) ben de seninle gelebilir miyim( ) senin kanonda( )( )
Yukarıdaki parçada ayraçlarla bırakılmış boşluklara sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?
- A)(,) (:) (“) (,) (,) (?) (”)
- B)(,) (.) (“) (,) (?) (…) (”)
- C)(,) (.) (“) (!) (,) (,) (?)
- D)(,) (:) (-) (!) (,) (…) (?)
- E)(.) (.) (-) (,) (?) (…) (?)
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Parçanın doğru noktalanmış biçimi şöyledir: Kafama takılan bir şey vardı, sordum: “Baba, ben de seninle gelebilir miyim, senin kanonda?” İlk boşluğa sıralı cümleleri ayıran virgül gelir. 'sordum' fiilinden sonra söylenen söz aktarılacağı için iki nokta konur. Aktarılan söz tırnak içine alınacağından üçüncü boşluğa açılış tırnağı gelir. 'Baba' hitap olduğu için virgülle ayrılır. Devrik yapıdaki 'senin kanonda' ek bilgisi cümleye virgülle bağlanır; soru cümlesi soru işaretiyle biter ve tırnak kapatılır. B, C, D ve E seçeneklerinde ya aktarma öncesindeki iki nokta ya hitaptan sonraki virgül ya da tırnak işaretlerinin açılıp kapanması kurala aykırıdır.
Soru 6 · 2018/2 · Türkçe
Türkçede kulak sözcüğü ile oluşturulmuş pek çok deyim vardır. Örneğin; çok sevinmek anlamında «ağzı kulaklarına varmak» (I), bir şeyi duymazlıktan gelmek için «kulak tıkamak» (II), bir sorun karşısında dikkatli davranılması için uyarıda bulunmak anlamında «(birinin) kulağını bükmek» (III), bir konu hakkında aydınlatıcı, nesnel bilgiler vermek anlamında «kulağını doldurmak» (IV), gürültü yüzünden rahatsız olmak anlamında «kulağının zarı patlamak» (V) deyimleri kullanılır.
Yukarıdaki numaralanmış deyimlerden hangisinin açıklaması yanlıştır?
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. 'Kulağını doldurmak' deyimi, birine önceden bir konuda telkinde bulunarak onu belli bir yönde etkilemek, onu kışkırtmak ya da kafasını belli düşüncelerle doldurmak anlamına gelir. Deyimde tarafsızlık ve aydınlatma değil, yönlendirme ve etkileme anlamı vardır; bu nedenle 'aydınlatıcı, nesnel bilgiler vermek' açıklaması yanlıştır. Diğer açıklamalar doğrudur: 'ağzı kulaklarına varmak' çok sevinmek (I), 'kulak tıkamak' bir şeyi duymazlıktan gelmek (II), 'kulağını bükmek' birini ileride doğabilecek bir sorun için uyarmak (III), 'kulağının zarı patlamak' çok yüksek ses ya da gürültüden rahatsız olmak (V) anlamlarında kullanılır.
Soru 7 · 2018/2 · Türkçe
Bilgelik bir anlamda, bir insanın kendi düşüncesine bütün öbür düşünceleri hiçe sayarcasına önem vermesini hor gören bir tutumdur. Bilge insan, kendi düşüncesine, kendi düşüncesi olduğu için önem vermemesi, kuşkuyla bakması gereken insandır. Ne diyor Valery, “Bizim düşüncemize kendi düşüncemiz olduğu için inanmamayı öğrenmeliyiz. Tersine onu kuşkuyla karşılamamız gerekir.” “Düşüncelerinin karşısındayım ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim.” diyen Voltaire’in bilgelik formülüne varmak gerekir.
Yukarıdaki parçada başvurulan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Benzetme
- B)Karşılaştırma
- C)Sayısal verilerden yararlanma
- D)Örnekleme
- E)Tanık gösterme
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. Tanık gösterme (alıntı), yazarın savunduğu düşünceyi güçlendirmek için tanınmış, sözüne güvenilen kişilerin sözlerine başvurmasıdır. Parçada yazar, bilgeliğin kişinin kendi düşüncesine kuşkuyla bakması olduğu görüşünü Paul Valery'nin ve Voltaire'in tırnak içinde aktarılan sözleriyle desteklemektedir. Bu sözler yazarın düşüncesini kanıtlamak amacıyla kullanıldığı için başvurulan yol tanık göstermedir. Parçada bir şeyi başka bir şeye benzetme (A), iki kavramın benzer ve farklı yönlerini ortaya koyma (B) ya da istatistik, oran gibi sayısal bilgi kullanma (C) yoktur. Düşünceyi somutlaştıran bir olay veya durum örneği verilmediği için örnekleme (D) de söz konusu değildir; aktarılanlar örnek değil, yetkin kişilerin sözleridir.