2018/3 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2018/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisinin bulunmaması bir bonoyu geçersiz kılar?

  • A)Senet bedelinin kime veya kimin emrine ödeneceğinin yazmaması
  • B)Senedin arkasında lehtarın imzasının olmaması
  • C)Senette ödeme tarihinin yazmaması
  • D)Senet bedelinin rakam ile gösterilmesine rağmen yazı ile gösterilmemesi
  • E)Düzenleme yeri bulunan senette ödeme yerinin yazmaması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku için çok kritik bir konu olan "Bononun Şekli ve Geçerliliği" ile ilgilidir. Soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden A?

Doğru cevap A şıkkıdır.

Neden? 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre bir bono (senet), geçerli olabilmesi için zorunlu unsurlar taşımalıdır. Bu zorunlu unsurların hiçbiri eksikse senet hiç doğmamış, yani geçersiz olur.

Kanun, bononun en temel özelliğinin "kime veya kimin emrine ödeneceğinin" yazılı olması gerektiğini belirtir. Yani senette "X kişisine" veya "X'in emrine" ibaresi yoksa, senet kime ait olduğu belirsiz kalır ve ticari bir ödeme aracı olarak işlevini yitirir. Bu eksiklik, senedin hiç geçerli olmamasına neden olur.

  • Özetle: Senette "kime ödeneceği" yazmazsa, senet yok hükmündedir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklarda eksiklik olsa bile senet geçersiz olmaz, sadece kanunun öngördüğü varsayımlar uygulanır. Senet geçerli kalır, sadece bazı hükümler değiştirilir:

  • B Şıkkı (İmza): Senedin arkasında lehtarın (senedi alanın) imzası yoksa senet geçersiz olmaz. Sadece senedi alanın, senedi devraldığını veya elinde bulundurduğunu ispat etmesi gerekir. Ancak senedin kendisi düzenlenmişse geçerlidir.
  • C Şıkkı (Ödeme Tarihi): Eğer senette ödeme tarihi yazılmamışsa senet geçersiz olmaz. Kanun, tarih yazılmayan senetlerin "ödenme tarihi gelince ödenir" (süresiz senet) kabul edildiğini söyler. Yani senet geçerli kalır, sadece tarihi kanun belirler.
  • D Şıkkı (Rakam ve Yazı): Senet bedelinin yazı ile yazılmamış olması senedi geçersiz kılmaz. Kanun, rakam ve yazı arasında fark varsa rakamın esas alınacağını söyler. Senet geçerlidir, sadece bedel rakam üzerinden hesaplanır.
  • E Şıkkı (Ödeme Yeri): Düzenleme yeri varsa ama ödeme yeri yazılmamışsa senet geçersiz olmaz. Kanun, ödeme yerinin "düzenleme yeri" olduğu varsayılır. Yani senet geçerli kalır, ödeme yeri kanunla belirlenir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Bononun Şekli ve Geçerliliği" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin:

  • Zorunlu Unsurlar: Eğer bunlardan biri eksikse senet geçersizdir (Örn: "kime ödeneceği" yazılmamışsa).
  • Varsayılan Unsurlar: Eğer bunlar eksikse senet geçerlidir, ancak kanun eksikliği giderir (Örn: Tarih, ödeme yeri, para birimi yazılmamışsa kanun bunları tamamlar).

Kural: Sadece "kime ödeneceği" ibaresi eksikse senet geçersiz olur. Diğer eksiklikler senedi geçerli kılar.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2018/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi tacir sayılmaz?

  • A)Ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan gerçek kişi
  • B)Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi bunların adına işleten yasal temsilci
  • C)Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişi
  • D)Ticari işletme işleten devlet memuru
  • E)Bir ticari işletmeyi kurup açtığını gazetede ilan eden gerçek kişi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir derste anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre "tacir" kavramını hatırlayalım. Kanuna göre tacir, ticari bir işletmeyi kendi adına işleten kişidir. Yani tacir olmanın iki temel şartı vardır:

  • Ticari bir işletme olması.
  • Bu işletmeyi kendi adına ve kendi hesabına yönetmesi.

Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

B) Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi bunların adına işleten yasal temsilci şıkkı tacir sayılmaz.

Bunu şöyle düşün: Bir çocuk (küçük) veya mahkeme tarafından kısıtlanmış bir kişi, bir dükkan açar. Bu dükkanın sahibi o çocuktur. Ancak çocuk kendi başına ticari iş yapamaz, bu yüzden yasal temsilcisi (genelde velisi) işleri yönetir.

Buradaki en kritik nokta "kendi adına" ifadesidir. Yasal temsilci, işi çocuğun adına işletir, kendi adına değil. Temsilci, ticari işletmenin sahibi değil, sadece yöneticisidir. Kanun, tacirlik sıfatını işletmenin sahibine (yani ticari işletmenin yasal sahibi olan küçük veya kısıtlıya) verir. Temsilci, sadece temsil yetkisi olan kişidir, tacirlik sıfatını kendisi kazanmaz. Bu yüzden temsilci tacir sayılmaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden tacir olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A) Ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan gerçek kişi: Bu kişi ticari işletmeyi kendi adına işletiyor ve bunu resmi olarak (sicile tescil ve ilan) beyan etmiş. Bu, TTK'ya göre tacir olmanın en klasik ve kesin yoludur.
  • C) Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişi: Kanun, işletmenin tamamen veya kısmen kendi adına işletilmesini yeterli görür. "Kısmen" ifadesi tacirlik sıfatını ortadan kaldırmaz.
  • D) Ticari işletme işleten devlet memuru: Devlet memurluğu yapmak, tacirlik sıfatını engellemez. Eğer bir devlet memuru, kendi adına ticari bir işletme açarsa, o işlemlerle tacir olur. (Not: Memuriyet kanunları bazen ticari iş yapmayı yasaklar, ancak bu yasak tacirlik sıfatını yok etmez, sadece cezai yaptırım doğurur. Soru "tacir sayılır mı?" diye sorduğu için, işi kendi adına yapan memur tacirdir).
  • E) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını gazetede ilan eden gerçek kişi: Bu da A şıkkı gibidir. İşletmeyi kendi adına kurup, bunu ilan ederek tacirlik sıfatını kazanmıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu'nda "Tacir" Tanımı ve "Kendi Adına İşletme" ilkesini iyi bilmelisin.

Özetle: Tacirlik, işin kime ait olduğu (sahiplik) ile ilgilidir. İşin kim tarafından yönetildiği (temsilci) değil. Eğer iş küçük veya kısıtlıya aitse, tacir o küçük veya kısıtlıdır; onu yöneten temsilci tacir değildir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2018/3 · Ticaret Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi ticaret şirketi değildir?

  • A)Kollektif şirket
  • B)Kooperatif
  • C)Limited şirket
  • D)Adi şirket
  • E)Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) Adi şirket'tir.

Neden D Şıkkı Doğru?

Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre, ticaret şirketlerinin türleri çok nettir. Kanunumuzda açıkça sayılan ticaret şirketleri şunlardır:

  • Kollektif şirket (A şıkkı)
  • Komandit şirket (E şıkkı)
  • Limited şirket (C şıkkı)
  • Anonim şirket
  • Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket

Ancak "Adi şirket" diye bir ticaret şirketi türü yoktur. Adi şirket, Ticaret Kanunu'nda tanımlanmış bir şirket türü değil, Türk Borçlar Kanunu'na tabi olan, ortakların sorumluluğunun sınırsız olduğu ve ticari bir şirket statüsünde olmayan bir ortaklık türüdür. Yani, bir "Adi Şirket" kurarsanız, bu bir ticaret şirketi değil, ticari bir amaçla kurulmuş bir ortaklıktır. Bu yüzden "ticaret şirketi değildir" sorusunun cevabı budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların yanlış olmasının sebebi çok basit: Hepsi zaten Ticaret Kanunu'nda tanımlanmış ticaret şirketleridir.

  • A) Kollektif şirket: Ticaret Kanunu'nda açıkça yer alan, tüm ortakların sorumluluğu sınırsız olan bir ticaret şirketidir.
  • B) Kooperatif: Ticaret Kanunu'na tabi olmasa da, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve Kooperatifler Kanunu'na tabi olan, ticari faaliyetler yürüten bir ticari kuruluş statüsündedir. Ancak soru "ticaret şirketi" derken genellikle TTK'daki şirket türlerini kasteder. Yine de en belirgin yanlış olan "Adi şirket"tir. (Not: Bazı kaynaklarda kooperatifin ticaret şirketi olmadığı, ticari bir kuruluş olduğu belirtilse de, sınav mantığında "Adi şirket" en kesin ve açık yanlış olan cevaptır çünkü TTK'da hiç yer almaz).
  • C) Limited şirket: TTK'da tanımlanan en yaygın ticaret şirketlerinden biridir.
  • E) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket: Bu da TTK'da yer alan özel bir ticaret şirketidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu'ndaki Ticaret Şirketleri Türlerini ezberlemeniz gerekir.

  • Anahtar Kural: Ticaret Kanunu'nda sadece 5 ana ticaret şirketi türü vardır: Kollektif, Komandit, Limited, Anonim ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit.
  • Dikkat Edilmesi Gereken: "Adi Ortaklık" veya "Adi Şirket" ifadesi Ticaret Kanunu'nda bir şirket türü olarak geçmez; Borçlar Kanunu'na tabidir. Sınavlarda "ticaret şirketi değildir" sorularında genellikle bu tür "hayali" veya "Borçlar Kanunu'na ait olan" ortaklıklar sorulur.

Özetle; Adi şirket ticaret şirketi değildir, diğerleri ise kanunla tanımlanmış ticaret şirketleridir. Cevap D'dir.

Soru 4 · 2018/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi geçerli bir tür değiştirmedir?

  • A)Bir anonim şirketin bir kollektif şirkete dönüşmesi
  • B)Bir limited şirketin bir anonim şirkete dönüşmesi
  • C)Bir limited şirketin bir kollektif şirkete dönüşmesi
  • D)Bir kooperatifin bir kollektif şirkete dönüşmesi
  • E)Bir anonim şirketin bir adi şirkete dönüşmesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Şimdi nedenini adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi açıklayalım.

Neden Doğru Cevap B?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre şirket türleri arasında dönüşüm yapabilmek için temel bir kural vardır: Şirketin sorumluluk yapısı ve kurucu sayısı açısından "daha ileri" veya "daha gelişmiş" bir yapıya geçiş yapılabilir, ancak "daha geri" veya "daha basit" bir yapıya geçiş yapılamaz.

Bunu şöyle düşün: Bir şirketin sorumluluğu ne kadar artarsa, kurucu sayısı ve sermaye yapısı da o kadar karmaşıklaşır. Kanun, şirketin sorumluluğunu azaltarak (yani daha basit bir yapıya dönerek) tüzel kişiliği korumayı ve ortakların sorumluluğunu sınırlamayı amaçlayan dönüşümlere izin vermez.

  • Limited Şirket: Sınırlı sorumluluk vardır, en az 1, en çok 50 ortak olabilir.
  • Anonim Şirket: Sınırlı sorumluluk vardır, en az 1, en çok sınırsız ortak olabilir ve sermaye yapısı daha karmaşıktır.

Bir Limited şirketin Anonim şirkete dönüşmesi, sorumluluk yapısını koruyarak (sınırlı sorumluluk), kurucu sayısını ve sermaye yapısını genişleten bir işlemdir. Bu, kanunun izin verdiği "dönüşüm" türüdür. Dolayısıyla B şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden geçersiz olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Anonim -> Kollektif): Anonim şirketler sınırsız ortaklı ve karmaşık yapıya sahiptir. Kollektif şirketler ise tüm ortakların sınırsız ve müteselsil sorumlu olduğu en basit ticaret şirketidir. Bir şirketin sorumluluğunu artırarak (sınırsız sorumluluk) ve yapısını basitleştirerek dönüşmesi kanunen yasaktır.
  • C Şıkkı (Limited -> Kollektif): Yine aynı mantık geçerlidir. Limited şirket sınırlı sorumluluk iken, Kollektif şirket sınırsız sorumluluk getirir. Sorumluluğu artırarak dönüşüm yapılamaz.
  • D Şıkkı (Kooperatif -> Kollektif): Kooperatifler ticari amaçla kurulmazlar, ortakların ekonomik ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlarlar. Kooperatifin ticaret şirketi olan Kollektif şirkete dönüşmesi TTK kapsamında geçerli bir tür değiştirmesi değildir.
  • E Şıkkı (Anonim -> Adi Şirket): Adi şirketler (şirketler arası sözleşme ile kurulanlar) ticari şirket statüsünde değildir ve sınırsız sorumluluk getirir. Anonim şirketin bu basit ve sınırsız yapıya dönüşmesi yasaktır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Şirket Türlerinin Dönüştürülmesi" konusunu bilmelisin.

Altın Kural: > Ticaret şirketleri arasında dönüşüm yapabilmek için, dönüşen şirketin sorumluluk yapısının aynı kalması veya daha ileri bir yapıya geçmesi gerekir. Sınırsız sorumluluk getiren (Kollektif, Adi) yapılara dönüşüm yasaktır.

Özetle; Limited -> Anonim dönüşümü mümkündür, ancak Anonim -> Kollektif veya Limited -> Kollektif dönüşümleri geçersizdir.

Soru 5 · 2018/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, bir çekte aşağıdakilerden hangisinin bulunmaması o çekin geçerliliğini etkilemez?

  • A)Banka tarafından verilen seri numarası
  • B)Karekod
  • C)Düzenleyenin imzası
  • D)Düzenleyenin vergi kimlik numarası
  • E)Çek kelimesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku açısından çok önemli bir konuyu, yani "Çekteki Zorunlu Unsurlar"ı test ediyor. Doğru cevap D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden D Şıkkı Doğru? (Düzenleyenin Vergi Kimlik Numarası)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre, bir çekin geçerli olabilmesi için kanunda belirtilen bazı unsurların bulunması zorunludur. Ancak kanun, düzenleyenin vergi kimlik numarasının çekte yazılı olmasını bir geçerlilik şartı olarak kabul etmez.

  • Mantık: Çek, bir ödeme emridir. Kanun, çekin geçerli olması için "çek" kelimesi, imza, miktar, tarih ve ödenme yeri gibi temel unsurların olmasını ister. Vergi kimlik numarası ise daha çok vergi idaresi ve mali denetim ile ilgilidir.
  • Sonuç: Eğer bir çekte vergi kimlik numarası yazılmamışsa, bu çek geçersiz olmaz. Çek geçerli kalır, sadece vergi incelemesi sırasında düzenleyiciye ceza uygulanabilir veya idari yaptırım uygulanabilir. Yani, vergi numarasının yokluğu çekin hukuki geçerliliğini (para ödenmesini) engellemez.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, TTK Madde 736 uyarınca çekin geçerli olabilmesi için zorunlu olan unsurlardır. Bunlardan biri eksikse çek geçersiz olur:

  • A) Banka tarafından verilen seri numarası: Çek kağıdının bankadan temin edilmiş ve seri numarası basılmış olması gerekir. Bu, kağıdın resmiyetini sağlar.
  • B) Karekod: 6102 sayılı kanun ve ilgili yönetmelikler gereği, çekte karekod (QR kod) bulunması zorunludur. Bu, çekin elektronik ortamda işlenmesi ve sahteciliğin önlenmesi içindir. Yoksa çek geçersizdir.
  • C) Düzenleyenin imzası: Bu, çekin en temel unsurudur. İmza yoksa, kimin para ödeyeceği belli olmaz ve çek hiçbir hukuki değeri yoktur.
  • E) Çek kelimesi: Kanun, belgenin "çek" olarak nitelendirilmesini şart koşar. Eğer belgenin üzerinde "çek" kelimesi yazmazsa, o belge çek sayılmaz ve çek hükümleri uygulanamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 736'yı (Çekte Bulunması Zorunlu Unsurlar) ve Çek Çek Kanunu'nun getirdiği yeni düzenlemeleri (karekod zorunluluğu gibi) iyi bilmek gerekir.

Özetle: Bir öğrenci olarak şunu akılda tutmalısın: Çekte imza, "çek" kelimesi, miktar, tarih, ödenme yeri ve karekod varsa çek geçerlidir. Vergi kimlik numarası ise çekin geçerliliği için şart değildir, sadece idari bir zorunluluktur. Bu yüzden doğru cevap D'dir.

Soru 6 · 2018/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, bir faturayı alan tacir, belli süre içinde bu faturanın içeriği hakkında itirazda bulunabilmekte; aksi takdirde fatura içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, fatura içeriğine itiraz edilebilecek bu süre, faturanın alındığı tarihten itibaren kaç gündür?

  • A)5
  • B)8
  • C)14
  • D)30
  • E)90
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku için çok önemli bir konuyu, yani "Fatura İtiraz Süresi"ni sorguluyor. Doğru cevap B) 8'dir.

Gelin bu kuralı adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi açıklayalım:

Neden Doğru Cevap 8 Gün? (B Şıkkı)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 10. maddesine göre, bir tacir (ticaret yapan kişi) bir fatura almışsa ve bu faturadaki tutar, miktar veya diğer hususlar hakkında bir itirazı varsa, bunu faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde yazılı olarak karşı tarafa bildirmelidir.

  • Mantığı nedir? Kanun koyucu, ticari işlemlerin hızlı akmasını istiyor. Eğer alıcı faturayı aldıktan sonra sessiz kalırsa, kanun bunu "faturayı kabul ettim, hiçbir sorun yok" şeklinde yorumlar. Bu yüzden itiraz için çok kısa ve kesin bir süre (8 gün) verilmiştir.
  • Önemli Not: Bu süre, faturanın gönderildiği tarihe değil, faturayı eline alıp aldığı tarihe başlar. Eğer 8 gün içinde itiraz etmezseniz, faturadaki rakamı ödemekle yükümlü olursunuz ve daha sonra "fatura yanlışmış" diyemezsiniz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 5 Gün: Ticaret hukukunda 5 günlük bir itiraz süresi yoktur. Bu süre genellikle daha acil veya farklı özel durumlarda (örneğin bazı tüketici işlemlerinde) görülebilir ama ticari fatura itirazı için kanun 8 gün demiştir.
  • C) 14 Gün: Bu süre genellikle tüketici işlemlerinde veya bazı özel sözleşmelerde görülebilir. Ancak TTK madde 10'da açıkça 8 gün yazdığı için bu şık yanlıştır.
  • D) 30 Gün: Bu süre genellikle vergi usul kanunundaki bazı beyan süreleri veya genel borç ilişkilerindeki zamanaşımı süreleriyle karıştırılabilir. Fatura itirazı için 30 gün çok uzundur ve ticari belirsizliği artırır.
  • E) 90 Gün: Bu süre tamamen fatura itirazı ile ilgisizdir. Genelde zamanaşımı süreleri (örneğin 5 yıl, 10 yıl gibi) veya çok uzun vadeli sözleşmelerle karıştırılır. Ticari hayatta 90 gün beklemek işleri durdururdu.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 10'u ezberlemeniz veya hatırlamanız gerekir.

Kural Özeti: > "Fatura İtiraz Süresi = 8 Gün"

Bu kuralı aklınızda tutun: Bir tacir faturayı aldıktan sonra, eğer bir hata varsa bunu 8 gün içinde yazılı olarak karşı tarafa iade etmelidir. Aksi takdirde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.

Başarılar dilerim!

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz