Soru 1 · 2019/1 · Türkçe
(I) İnsanoğlu, evrendeki milyonlarca karmaşık olayı, zihninde geliştirdiği birtakım çerçeve ve örneklere göre bir araya getirip anlamlandırmak ihtiyacındadır. (II) Bulutlara bakıp onları zihnindeki belli şekillere benzeten bir kimsenin fantezisi gibi. (III) İnsanoğlu, zaman ve mekân oluşumu içinde iz bırakmış milyonlarca toplumsal olayı da aynı biçimde belli çerçeveler içine koyup kavramayı dener. (IV) Toplum birimi; aile, kabile, kavim, devlet, millet ve nihayet tüm insanlık olabilir. (V) Olaylar yığınına, kafasındaki örnek ve çerçevelere göre bir şekil ve anlam vermeye çalışır.
Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. Parçanın ana düşüncesi, insanın karmaşık olayları zihnindeki çerçeve ve örneklere göre düzenleyerek anlamlandırmaya çalışmasıdır. I. cümle bu düşünceyi ortaya koyar, II. cümle bulutlara şekil yakıştırma benzetmesiyle onu somutlaştırır, III. cümle aynı tutumun toplumsal olaylar için de geçerli olduğunu söyler, V. cümle ise insanın olaylar yığınına kafasındaki çerçevelere göre anlam verdiğini belirterek düşünceyi tamamlar. IV. cümle ise toplum biriminin neler olabileceğini (aile, kabile, kavim, devlet, millet) sıralayan bir tanıma geçer; anlamlandırma çabasıyla doğrudan ilgili değildir ve III ile V arasındaki bağlantıyı keser. Bu cümle çıkarıldığında parça kesintisiz bir akışa kavuşur.
Soru 2 · 2019/1 · Türkçe
(I) İnsanoğlunun barınma ihtiyacının ortaya çıkmasından günümüze kadar çok çeşitli yapılar ortaya çıkmıştır. (II) Bu yapıların pek çoğu ana hatlarını yüzyıllar boyunca korusa da gelişen teknolojiyle birlikte hem görünüşleri hem de özellikleri değişmiştir. (III) Zamanla insanoğlunun farklı ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde modern tasarımlar geliştirilmiştir. (IV) Kubbeler bilinen en eski mimari yapılardandır. (V) Herhangi bir destek kullanılmadan büyük açıklık alanlarda inşa edilebilen bu yapılar tarih boyunca kullanılmıştır.
Yukarıdaki parça iki paragrafa bölünürse ikinci paragrafın ilk cümlesi aşağıdakilerden hangisi olur?
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. İlk üç cümle genel olarak insanın barınma ihtiyacından doğan yapıları ve bunların zamanla nasıl değiştiğini anlatır: çeşitli yapılar ortaya çıkmış (I), teknolojiyle görünüş ve özellikleri değişmiş (II), farklı ihtiyaçlara yönelik modern tasarımlar geliştirilmiştir (III). IV. cümleyle birlikte konu genelden özele iner ve belirli bir yapı türü olan kubbeler ele alınır. V. cümle de 'bu yapılar' diyerek kubbeleri anlatmayı sürdürür. Yeni bir konu IV. cümlede başladığı için ikinci paragrafın ilk cümlesi IV'tür. II ve III birinci paragrafın düşüncesini geliştirir; V ise 'bu yapılar' göndermesi nedeniyle kendinden önceki cümleye bağlıdır ve paragraf başı olamaz.
Soru 3 · 2019/1 · Türkçe
Çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik düzenlemelerin yer aldığı “Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Resmî «gazetede» (I) «yayımlanarak» (II) yürürlüğe girdi. Kanuna göre, çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesi için «plastik» (III) poşet, ambalaj kullanımının azaltılması, «depozito» (IV) uygulaması, kirliliğin önlenmesine yönelik teminat alınması gibi «mekanizmalar» (V) kullanılacak.
Yukarıdaki parçada altı çizili sözcüklerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. 'Resmî Gazete' belirli bir yayın organının özel adıdır. TDK Yazım Kılavuzu'na göre kurum, kuruluş ve yayın organı adlarını oluşturan bütün sözcüklerin ilk harfi büyük yazılır ve özel ada gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır. Bu nedenle I numaralı sözcüğün doğru yazımı 'Resmî Gazete’de' biçimindedir; 'gazetede' şeklinde küçük harfle ve kesmesiz yazılması yanlıştır. Diğer sözcüklerin yazımı doğrudur: 'yayımlanarak' (II) basılıp duyurulma anlamındaki 'yayımlamak' fiilinden gelir ve bu bağlamda doğru seçimdir. 'plastik' (III), 'depozito' (IV) ve 'mekanizmalar' (V) sözcükleri de TDK Güncel Türkçe Sözlük'teki biçimleriyle yazılmıştır.
Soru 4 · 2019/1 · Türkçe
(I) Bizans sikkelerini incelerken öncelikle “Bizans nedir?”i ele almak bir zarurettir. (II) Bizim bugün Bizans olarak adlandırdığımız imparatorluk, gerçekte Roma İmparatorluğu’dur. (III) Belki de bu yüzden Bizans ismini o imparatorluğun insanları hiçbir zaman kullanmamışlardır. (IV) Bizans, 16. yüzyıl Alman âlimlerinden Hieronymus Wolf’un uydurduğu bir isimdir. (V) İmparatorluğa Bizans ve bu ülkenin insanlarına Bizanslılar demek 16. yüzyıl Avrupa’sının bir yakıştırmasıdır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)I. cümlede, bir zorunluluk dile getirilmiştir.
- B)II. cümlede, yanlış bir kanıya değinilmiştir.
- C)III. cümlede, bir çıkarım yapılmıştır.
- D)IV. cümlede, öznel bir yargı dile getirilmiştir.
- E)V. cümlede, IV. cümledeki yargı tekrar edilmiştir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. IV. cümle, 'Bizans' adının 16. yüzyıl Alman âlimi Hieronymus Wolf tarafından ortaya atıldığını bildirir. Bu, kaynaklarla doğrulanabilen, kişiden kişiye değişmeyen tarihsel bir bilgidir; dolayısıyla cümle nesnel bir yargı içerir, öznel değildir. Diğer tespitler doğrudur: I. cümlede 'bir zarurettir' ifadesiyle zorunluluk anlatılır. II. cümlede bugün 'Bizans' diye bilinen devletin aslında Roma İmparatorluğu olduğu söylenerek yaygın bir yanlış kanıya değinilir. III. cümlede 'Belki de bu yüzden' ifadesiyle önceki bilgiden bir çıkarım yapılır. V. cümle, adın 16. yüzyıl Avrupa'sının yakıştırması olduğunu söyleyerek IV. cümledeki yargıyı başka sözlerle yineler.
Soru 5 · 2019/1 · Türkçe
Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisine ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüğün sonundaki ünsüz değişir?
- A)O «evrak» çok önemli, kaybetmeyin.
- B)İçimizdeki sevgi ve «sevinç» büyüyor.
- C)«Ahlak», hem toplumsal hem de bireysel bir olgudur.
- D)«Emlak» fiyatlarında artış olacakmış.
- E)«Hukuk» üstünlüğünü gözetmeleri gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. Ünsüz yumuşaması, p, ç, t, k ile biten çok heceli sözcüklere ünlüyle başlayan ek geldiğinde bu ünsüzlerin b, c, d, ğ'ye dönüşmesidir. 'sevinç' sözcüğü ünlüyle başlayan bir ek aldığında sondaki ç, c'ye dönüşür: sevinç + i > sevinci, sevinç + im > sevincim. Diğer altı çizili sözcükler Arapça kökenlidir ve TDK'ye göre bu tür sözcüklerde sondaki k yumuşamaz: evrak > evrakı, ahlak > ahlakı, emlak > emlakı, hukuk > hukuku. Bu sözcüklerde ek geldiğinde k ünsüzü korunur. Dolayısıyla ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sonundaki ünsüzü değişen tek sözcük 'sevinç'tir.
Soru 6 · 2019/1 · Türkçe
Türklerim(I) işitin(II) Üstten gök çökmedikçe(III) alttan yer delinmedikçe ülkenizi(IV) törenizi kim bozabilir sizin(V)
Yukarıda numaralanmış boşluklara sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangisi getirilmelidir?
- A)(;) (.) (;) (,) (.)
- B)(,) (.) (;) (:) (?)
- C)(,) (!) (,) (,) (?)
- D)(.) (.) (,) (,) (?)
- E)(,) (!) (;) (,) (.)
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C. Metnin doğru noktalanmış biçimi şöyledir: Türklerim, işitin! Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin? 'Türklerim' bir hitap sözü olduğu için virgülle ayrılır (I). 'işitin' seslenme ve emir bildiren bir cümle olduğundan ünlem işaretiyle biter (II). Birbirine bağlı iki koşul ('çökmedikçe', 'delinmedikçe') sıralı yapılar olarak virgülle ayrılır (III). 'ülkenizi' ve 'törenizi' eş görevli nesneler olduğu için aralarına virgül konur (IV). Cümle 'kim' soru sözcüğüyle kurulmuş bir soru olduğundan soru işaretiyle bitmelidir (V). Diğer seçeneklerde hitaptan sonra nokta ya da noktalı virgül, soru cümlesinin sonunda nokta gibi kurala aykırı işaretler vardır.
Soru 7 · 2019/1 · Türkçe
Aşağıdakilerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
- A)Yaşamımı zenginleştiren, anlam katan kitaplarım var.
- B)O gün tiyatroya Onur, sen ve ben gitmiştik.
- C)İçeride oturmuş, umursamadan çay, tost yiyorlar.
- D)Haldun Taner’i çok az, Oğuz Atay’ı hiç okumadım.
- E)Sınav kâğıtlarını, eminim dün akşam okumuş olmalısın.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. 'O gün tiyatroya Onur, sen ve ben gitmiştik.' cümlesinde birden fazla kişiden oluşan özne içinde birinci tekil kişi bulunduğu için yüklem birinci çoğul kişiyle çekimlenmiştir; özne-yüklem uyumu doğrudur ve cümlede bozukluk yoktur. Diğerlerinde anlatım bozukluğu vardır: A'da 'zenginleştiren' yüklemi 'yaşamımı' nesnesini alır, 'anlam katan' ise 'yaşamıma' tümlecini ister; ortak kullanılan öge uygun değildir. C'de 'yemek' fiili 'çay' sözcüğüyle uyuşmaz, 'çay içip tost yiyorlar' denmelidir. D'de 'okumadım' olumsuz yüklemi 'çok az okudum' anlamındaki olumlu ifadeye ortak yapılmıştır. E'de kesinlik bildiren 'eminim' ile olasılık bildiren '-mış olmalısın' çelişmektedir.