2019/2 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2019/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2019/2 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi anonim şirket yönetim kurulu üyesinin görevinin sona erme sebeplerinden biri değildir?

  • A)Yönetim kurulu üyesinin görev süresinin sona ermesiyle
  • B)Bir pay sahibinin başvurusu üzerine mahkeme kararıyla
  • C)Yönetim kurulu üyesinin iflâs etmesiyle
  • D)Yönetim kurulu üyesinin fiil ehliyetini kaybetmesiyle
  • E)Haklı sebeplerin varlığı hâlinde genel kurul kararıyla
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi analiz edelim. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle sorunun mantığını anlamak için "Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesinin Görevi Nasıl Sonlanır?" konusunu inceleyelim. Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 395'e göre, bir yönetici görevden ayrılmasının yasal sebepleri şunlardır:

  • Görev süresinin dolması: Yönetim kurulu üyeliği için belirlenen süre bittiğinde görev otomatik olarak sona erer. (Bu A şıkkıdır ve bir sona erme sebebidir.)
  • Haklı sebeplerin varlığı: Genel kurul, yönetici hakkında haklı bir sebep varsa onu görevden alabilir. (Bu E şıkkıdır ve bir sona erme sebebidir.)
  • İflas etme: Yönetim kurulu üyesi iflas ederse, bu durum onun görevini yapmasını engeller ve yasal olarak görevi sona erer. (Bu C şıkkıdır ve bir sona erme sebebidir.)
  • Fiil ehliyetini kaybetme: Eğer yönetici akıl hastası olur veya reşit olmayan bir durumla karşılaşarak yasal olarak karar verme yetkisini (fiil ehliyetini) kaybederse, görevi kendiliğinden biter. (Bu D şıkkıdır ve bir sona erme sebebidir.)

Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

B şıkkında "Bir pay sahibinin başvurusu üzerine mahkeme kararıyla" ifadesi yer alıyor. Burada dikkat etmen gereken en önemli nokta şudur: Yönetim kurulu üyesinin görevden alınması yetkisi sadece Genel Kurul'a aittir.

Bir pay sahibi (hisse sahibi), yöneticiden memnun değilse veya bir sorun varsa, doğrudan mahkemeye başvurup "bu kişiyi görevden alın" diyemez. Pay sahibi, Genel Kurul'da oy kullanarak yöneticinin görevine son verilmesini isteyebilir. Eğer Genel Kurul bunu yapmazsa ve haklı bir sebep varsa, o zaman mahkemeye gidilebilir. Ancak mahkeme, pay sahibinin doğrudan başvurusu üzerine yöneticiyi görevden alamaz; mahkeme, Genel Kurul'un görevden alma kararını iptal edebilir veya Genel Kurul'un görevden alma kararını vermemesi durumunda, haklı sebeplerin varlığına bakarak Genel Kurul'un görevden alma kararını yerine getirebilir. Yani, "pay sahibinin başvurusu" tek başına ve doğrudan bir görev sona erme sebebi değildir. Bu nedenle B şıkkı, görevin sona erme sebeplerinden biri değildir ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A, C ve D Şıkları: Bunlar TTK madde 395'te açıkça belirtilen, yöneticinin görevinin kendiliğinden veya yasal olarak sona erdiği durumlardır. Dolayısıyla bunlar "sona erme sebebidir", soru ise "sebeplerinden biri değildir" diye sorduğu için bu şıklar sorunun cevabı olamaz.
  • E Şıkkı: Genel Kurul'un haklı sebep varsa yöneticiyi görevden alması, TTK'ya göre en temel ve yaygın görev sona erme yöntemlerinden biridir. Bu da bir sona erme sebebidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu Madde 395'i (Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Görevlerinin Sona Ermesi) ezberlemen ve Genel Kurul'un yetkisi ile Mahkeme'nin yetkisi arasındaki farkı iyi ayırt etmen gerekir. Özellikle yöneticinin görevden alınmasında tek yetkili organın Genel Kurul olduğunu, mahkemenin ise sadece Genel Kurul'un kararını denetleyebileceğini veya haklı sebeplerin varlığına bakarak Genel Kurul'un yerine geçebileceğini (dolaylı yoldan) bilmelisin.

Özetle: Yöneticiyi görevden alan tek organ Genel Kurul'dur. Pay sahibinin tek başına mahkemeye başvurması görevi sona erdiren bir sebep değildir.

Soru 2 · 2019/2 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisinin eksikliği bonoyu geçersiz kılmaz?

  • A)Bedel
  • B)Lehtar
  • C)Düzenleme tarihi
  • D)Düzenleyenin imzası
  • E)Vade
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku derslerinde sıkça karşımıza çıkan "Bononun Geçerliliği" konusundaki en temel kurallardan birini ölçüyor. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım açıklayalım:

Neden Doğru Cevap "E" (Vade)?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre bir bononun geçerli olabilmesi için zorunlu unsurların eksiksiz bulunması gerekir. Eğer bu zorunlu unsurlardan biri yoksa, bono hiç yazılmamış gibi (geçersiz) olur.

Ancak kanun, bononun vade (ödenme tarihi) bilgisi eksik olsa bile bononun geçersiz olmasına izin vermez. Kanun, vade belirtilmemişse bononun "görünürde ödenir" (yani istendiği an ödenmesi gereken) bir bono olarak kabul edilmesini öngörür. Yani vade eksikliği bonoyu yok etmez, sadece ödeme tarihini değiştirir. Bu yüzden E şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların (A, B, C ve D) eksikliği bonoyu geçersiz kılar. İşte nedenleri:

  • A) Bedel: Bononun üzerinde ne kadar para yazıldığı belirtilmezse, bono hiçbir işe yaramaz. Kanun, bedel eksikliğinde bonoyu geçersiz kılar.
  • B) Lehtar: Bononun kime ödeneceği (kimin alacaklı olacağı) belirtilmezse, bono geçersiz olur.
  • C) Düzenleme Tarihi: Bononun ne zaman düzenlendiği yazılmazsa, bono geçersiz kabul edilir. (Not: Bu, vadede olduğu gibi "görünürde ödenir" kuralı uygulanmaz, doğrudan geçersizlik vardır.)
  • D) Düzenleyenin İmzası: Bononun en önemli unsuru düzenleyenin imzasıdır. İmza yoksa bono geçersizdir. İmza olmadan bono oluşamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bononun Zorunlu Unsurları" ve "Eksik Unsurların Sonuçları" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberlemelisin:

  • Bedel, Lehtar, Düzenleme Tarihi ve İmza eksikse -> Bononun kendisi geçersizdir.
  • Vade eksikse -> Bononun kendisi geçerlidir, ancak kanun gereği "görünürde ödenir" kabul edilir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2019/2 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi bir ticari iş değildir?

  • A)Tuhafiye işleten bir esnafın lokanta işleten bir esnaftan yemek satın alması
  • B)Bir anonim şirketin kırtasiyeden ticari defter satın alması
  • C)Bir limited şirketin banka ile sözleşme yaparak bankadan ticari kredi alması
  • D)Bir memurun banka ile sözleşme yaparak bankadan konut kredisi alması
  • E)Gerçek kişi tacirin ticari işletmesinde kullanmak üzere bir esnaftan sandalye satın alması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajına girişte sıkça karşımıza çıkan "Ticari İş" kavramını ne kadar iyi anladığını ölçen temel bir soru. Doğru cevap A şıkkıdır.

Gelin, bu cevabı neden doğru bulduğunu ve diğer şıkların neden yanlış olduğunu adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap A?

Öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre bir işin "ticari iş" sayılabilmesi için iki temel şartın bir arada olması gerekir:

  • Ticari İşletme: İşin bir ticari işletme tarafından yapılması gerekir.
  • Ticari Nitelik: İşin, o ticari işletmenin faaliyet konusuyla veya ticari işletmenin işleyişiyle doğrudan ilgili olması gerekir.

A şıkkını inceleyelim: Burada iki esnaf var: Birisi tuhafiyeci, diğeri lokantacı.

  • Tuhafiyeci, kendi ticari işletmesi olan bir esnaftır.
  • Ancak tuhafiyeci, lokanta işleten bir esnaftan yemek satın alıyor.
  • Tuhafiyecinin işi "giysi satmak", lokantacının işi ise "yemek hazırlamak ve satmaktır". Tuhafiyecinin yemek yemesi veya yemek satın alması, kendi ticari işletmesinin (tuhafiye) işleyişine veya faaliyet konusuna hiçbir şekilde bağlı değildir. Bu bir "özel iş"tir.

Dolayısıyla, bir esnafın kendi ticari işletmesi dışındaki bir ihtiyacı için (yemek yemek gibi) başka bir esnaftan mal alması, ticari iş değildir. Bu yüzden A şıkkı doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden "ticari iş" olduğunu kısaca açıklayalım:

  • B Şıkkı (Anonim Şirketin kırtasiyeden defter alması): Anonim şirketin ticari defter alması, şirketin yasal yükümlülüğüdür ve ticari işletmesinin işleyişi için zorunludur. Bu bir ticari iştir.
  • C Şıkkı (Limited Şirketin bankadan kredi alması): Şirketin ticari faaliyetlerini yürütmek için bankadan kredi alması, ticari işletmenin işleyişiyle doğrudan ilgilidir. Bu bir ticari iştir.
  • D Şıkkı (Memurun konut kredisi alması): Burada dikkat etmemiz gereken nokta şudur: Soruda "Bir memurun" deniyor. Memur, ticari bir işletme sahibi değildir. Ancak sorunun mantığı şudur: Eğer bir ticari işletme banka ile sözleşme yapıp ticari kredi alırsa bu ticari iş olur. D şıkkındaki durum ise bir gerçek kişinin özel ihtiyacı (konut) için aldığı bir kredidir. Ancak! Soruda "Aşağıdakilerden hangisi bir ticari iş değildir?" diye soruluyor. D şıkkı da ticari iş değildir. Peki neden A şıkkı daha doğru?
  • Burada bir nüans var: Soru kökünde "6102 sayılı TTK'ya göre" deniyor. TTK, ticari işleri düzenler. D şıkkındaki memur ticari bir işletme sahibi olmadığı için bu işlem TTK'nın "ticari iş" tanımına girmez, özel hukuk (borçlar hukuku) kapsamında kalır. Ancak A şıkkı daha spesifik bir durumu işaret eder: Bir ticari işletme sahibi (tuhafiyeci), kendi işletmesiyle ilgili olmayan bir işi (yemek yemek) yapar. TTK madde 1'e göre, bir ticari işletme sahibi, kendi işletmesiyle ilgili olmayan işleri ticari iş sayılmaz. D şıkkı da ticari iş değildir ama A şıkkı, "Ticari işletme sahibi olan birinin, kendi işletmesiyle alakasız bir işlem yapması" örneği olduğu için TTK'nın en temel tanımlarına en uygun ve klasik örnek olarak kabul edilir.

Doğru cevap: A

Soru 4 · 2019/2 · Ticaret Hukuku

Ticari temsilcinin aşağıdaki işlemlerden hangisini yapabilmesi için kendisine özel yetki verilmesi gerekir?

  • A)Tacir adına kambiyo taahhüdünde bulunmak
  • B)Taciri mahkemelerde temsil etmek
  • C)Tacirin ticari işletmede kullandığı gayrimenkuller üzerinde banka lehine ipotek kurmak
  • D)Tacir adına kredi çekmek
  • E)Tacir adına kira sözleşmesi yapmak
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, Ticaret Kanunu'ndaki "Ticari Temsilci" ve "Özel Yetki" kavramlarını anlamak için çok önemli bir konudur. Sanki bir arkadaşına anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden C?

Doğru cevap C şıkkıdır: "Tacirin ticari işletmede kullandığı gayrimenkuller üzerinde banka lehine ipotek kurmak".

Neden mi? Ticari temsilcinin yetkileri iki türlüdür: Genel Yetki ve Özel Yetki.

  • Genel Yetki: Temsilcinin, tacir (işletme sahibi) adına ticari işlemleri yapma, dava açma veya kapatma gibi işleri yapma yetkisidir. Bu yetki, tacirin yazılı beyanı olmadan da temsilcinin görev tanımından kaynaklanır.
  • Özel Yetki: Ancak, kanun bazı işlemleri "hayati önem taşıyan" veya "mali riski yüksek" gördüğü için bunların yapılabilmesi için temsilcinin yazılı olarak özel olarak yetkilendirilmesi gerektiğini söyler.

C şıkkındaki durum şudur: Gayrimenkul (arazi, bina) üzerinde ipotek kurmak, işletmenin en değerli varlığını bankaya rehin etmektir. Bu işlem, tacirin mal varlığını doğrudan tehdit eder. Bu yüzden kanun, "Sadece genel temsilci yetkisiyle bunu yapamazsın, tacir sana 'gayrimenkulü ipotek etme' diye özel olarak yazılı izin verirse yapabilirsin" der. Bu yüzden C şıkkı doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların yanlış olmasının sebebi, bunların "Genel Yetki" kapsamında kalmasıdır. Yani tacir, temsilciyi işe alırken ona genel bir yetki vermişse, bu işleri yapabilir; ayrıca özel bir izin yazısı gerekmez.

  • A) Tacir adına kambiyo taahhüdünde bulunmak: (Çek, bono, poliçe gibi senetler düzenlemek). Bu, ticari işlemlerin temelidir. Genel yetki ile yapılabilir.
  • B) Taciri mahkemelerde temsil etmek: Temsilcinin en temel görevlerinden biridir. Genel yetki ile dava açabilir veya savunma yapabilir.
  • D) Tacir adına kredi çekmek: Ticari işletmenin ihtiyaç duyduğu nakit akışı için kredi çekmek, genel ticari işlemler arasındadır. Özel yetki gerekmez.
  • E) Tacir adına kira sözleşmesi yapmak: İşletmenin kiraladığı veya kiraladığı yerler için sözleşme yapmak, genel temsil yetkisine dahildir.

(Not: Eğer soruda "Tacirin kendi adına ipotek kurmak" veya "Tacirin malını satmak" gibi çok özel durumlar olsaydı, o zaman özel yetki gerekir. Ancak ticari işletmenin gayrimenkulü üzerinde ipotek kurmak, Ticaret Kanunu Madde 506'da açıkça "özel yetki" gerektiren işler listesinde yer alır.)

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Ticaret Kanunu Madde 506'yı ve "Ticari Temsilci" ile "Özel Yetki" kavramlarını iyi bilmelisin.

Özet Kural: Ticari temsilci, tacir adına ticari işlemleri yapabilir (Genel Yetki). Ancak; gayrimenkul üzerinde ipotek kurma, gayrimenkul satma veya ticari işletmeyi devretme gibi işlemleri yapabilmek için tacirin kendisine yazılı olarak özel yetki vermesi şarttır.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2019/2 · Ticaret Hukuku

I. Adi şirket II. Kollektif şirket III. Anonim şirket Yukarıdaki şirket tiplerinin hangisi/hangilerinde, şirket ortakları, şirketin borçlarından dolayı kişisel malvarlığı ile sorumlu değildir?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)I ve II
  • D)I ve III
  • E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir sınıfta ders anlatıyormuşuz gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B) Yalnız III'tür.

Neden Doğru Cevap "Yalnız III" (Anonim Şirket)?

Sorunun anahtarı şu cümlede: "Kişisel malvarlığı ile sorumlu değildir." Yani, şirket borçları ödenemese bile ortakların kendi evi, arabası veya banka hesabındaki paraları ile borçtan sorumlu tutulup tutulmadığına bakmamız gerekiyor.

  • Anonim Şirket (III): Bu şirket türünde sorumluluk sınırlıdır. Ortaklar, sadece şirket kurarken taahhüt ettikleri sermaye payları (hisse senetleri) kadar sorumludur. Şirket batarsa, ortakların kendi özel malvarlıkları (ev, araba vb.) şirket borçlarından dolayı haczedilemez. Sadece şirkete koydukları para kaybolur. Bu yüzden "kişisel malvarlığı ile sorumlu değildir" ifadesi Anonim Şirket için doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şirket türlerine bakalım ve neden onları seçemeyeceğimizi görelim:

  • Adi Şirket (I): Bu şirketlerde ortaklar, şirketin borçlarından dolayı sınırsız ve müteselsilen sorumludur. Yani şirketin borcu ödenemiyorsa, alacaklılar ortakların kendi evine, arabasına ve tüm malvarlığına el koyabilir. Bu yüzden "I" şıkkı yanlıştır.
  • Kollektif Şirket (II): Adi şirketle benzer bir durum vardır. Ortaklar, şirketin borçlarından dolayı sınırsız ve müteselsilen sorumludur. Şirketin borcu ödenmezse, ortakların kişisel malvarlığı borç için kullanılır. Bu yüzden "II" şıkkı da yanlıştır.

Özetle: Sadece Anonim Şirket'te ortaklar kişisel malvarlıklarıyla sorumlu değildir. Adi ve Kollektif şirketlerde ortaklar tüm malvarlıklarıyla borçtan sorumludur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Ortağın Sorumluluğu" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Sınırsız Sorumluluk: Adi ve Kollektif şirketlerde ortakların tüm malvarlığıyla borçtan sorumlu olduğunu.
  • Sınırlı Sorumluluk: Anonim şirketlerde ortakların sadece sermaye payı kadar sorumlu olduğunu.
  • Müteselsil Sorumluluk: Adi ve Kollektif şirketlerde ortakların birbirlerinin borçlarından da sorumlu olabileceğini.

Bu temel farkları ezberlemek, SMMM stajı ve mali mevzuat sınavlarının en önemli sorularından birini çözmeni sağlar. Başarılar!

Soru 6 · 2019/2 · Ticaret Hukuku

Düzenleyeni Dilek Demir, muhatabı Mehmet Mert olan bir poliçenin ön yüzünde bulunan Lale Leman’a ait imza, hukuki niteliği itibarıyla aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

  • A)Tahsil cirosu
  • B)Mehmet Mert lehine verilmiş aval şerhi
  • C)Lehdar Lale Leman’a ait beyaz ciro
  • D)Dilek Demir lehine verilmiş aval şerhi
  • E)Beyaz temlik cirosu
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak için önce aval kavramını, sonra da sorudaki imza yerini inceleyelim.

Neden Doğru Cevap D?

Öncelikle sorudaki durumu hayal edelim:

  • Dilek Demir poliçeyi düzenleyen (borçlu olan) kişi.
  • Mehmet Mert poliçenin muhatabı (alacaklı olan kişi).
  • Lale Leman ise poliçenin ön yüzünde, imza atarak bir taahhütte bulunmuş.

Buradaki en kritik nokta imzanın yeri ve işlevidir. Poliçenin ön yüzünde, borçlunun (Dilek Demir) imzasının yanında veya altında, üçüncü bir kişinin (Lale Leman) imza atması, o kişinin poliçenin ödenmesini garanti etmesi anlamına gelir.

Hukukta buna Aval denir. Aval, poliçenin ödenmemesi durumunda, aval verenin (Lale Leman'ın) borçlunun yerine geçip borcu ödemeyi taahhüt etmesidir.

Peki bu aval kime verilmiştir?

  • Soruda "Düzenleyeni Dilek Demir" deniyor. Yani asıl borçlu Dilek Demir.
  • Lale Leman'ın imzası, Dilek Demir'in borcunu garanti altına alıyor.
  • Dolayısıyla bu imza, Dilek Demir lehine verilmiş bir aval şerhidir.

Bu nedenle D şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) Tahsil cirosu: Ciro, poliçeyi bir başkasına devretmek için yapılır. Tahsil ciro ise poliçeyi tahsil etmek için (parayı almak için) yapılır. Lale Leman'ın imzası bir devir değil, bir garanti (aval) niteliğindedir. Bu yüzden ciro değil.
  • B) Mehmet Mert lehine verilmiş aval şerhi: Aval, poliçeyi düzenleyen kişiye (borçluya) karşı verilir. Burada borçlu Dilek Demir'dir. Mehmet Mert alacaklıdır. Lale Leman, Mehmet Mert'e değil, Dilek Demir'in borcunu garanti ettiği için bu şık yanlıştır.
  • C) Lehdar Lale Leman'a ait beyaz ciro: "Beyaz ciro" poliçenin arkasına imza atılıp alıcı adının yazılmamasıdır. Ancak soruda imza poliçenin ön yüzünde ve bir garanti niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Ayrıca "Lehdar" ifadesi burada bağlam dışı duruyor. Bu bir ciro değil, avaldır.
  • E) Beyaz temlik cirosu: Temlik ciro, poliçeyi devretmek (satmak veya hibe etmek) için yapılan işlemdir. Yine bu bir devir işlemidir. Sorudaki imza ise bir garanti (aval) olduğu için temlik ciro olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Ticari Hayat ve Ticari İşlem Hukuku dersinin "Borç Senetleri" konusundaki "Aval" maddesini iyi bilmelisin.

Özetle şunları hatırlamalısın:

  • Aval Nedir? Poliçenin ödenmesini garanti etmektir.
  • Nerede İmza Atılır? Poliçenin ön yüzünde imza atılır. (Ciro ise genellikle arka yüzünde olur).
  • Kimin Lehine Verilir? Genellikle poliçeyi düzenleyen kişiye (borçluya) karşı verilir.
  • Sonuç: Ön yüzdeki imza + Garanti niteliği = Aval.

Başarılar dilerim! Bu mantıkla ilerlersen benzer soruları rahatça çözebilirsin.

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz