Soru 1 · 2019/2 · Türkçe
Bozkır, geniş çayırlarla tanımlanan yarı kurak iklim bölgesidir.
Aşağıdakilerden hangisi, ögeleri ve öge dizilişi bakımından yukarıdaki cümleyle özdeştir?
- A)Gürültü kirliliği çevreye zarar vermesine rağmen genelde göz ardı edilen bir kirliliktir.
- B)Biyosfer ya da ekosfer terimi dünya üzerinde yaşam barındıran bütün yerleri ifade eder.
- C)Böcekler dünyadaki bütün karasal yaşam alanlarında bulunan küçük omurgasız hayvanlar olarak nitelenebilir.
- D)Yanıcı bir madde olan biyogaz, organik maddelerin parçalarına ayrıştırılmasıyla elde edilir.
- E)Buzullar yüzyıllar hatta bin yıllar boyunca kar yağışının birikimi sonucu oluşmuş büyük buz kütleleridir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. Verilen cümle yalnızca özne ve yüklemden oluşan bir ad cümlesidir: 'Bozkır' özne, 'geniş çayırlarla tanımlanan yarı kurak iklim bölgesidir' yüklemdir. Yüklemin içindeki sıfat-fiil grubu ayrı bir öge değil, yüklemi oluşturan tamlamanın parçasıdır. E seçeneğinde de 'Buzullar' özne, 'yüzyıllar hatta bin yıllar boyunca kar yağışının birikimi sonucu oluşmuş büyük buz kütleleridir' yüklemdir; dizilişi özne-yüklemdir. A'da 'zarar vermesine rağmen' ve 'genelde' yüklemden ayrı zarf tümleci olarak okunur. B'de 'dünya üzerinde yaşam barındıran bütün yerleri' nesne, D'de 'organik maddelerin ... ayrıştırılmasıyla' zarf tümlecidir. C'de ise 'küçük omurgasız hayvanlar olarak' zarf tümlecidir ve yüklem eylemdir.
Soru 2 · 2019/2 · Türkçe
I. şehre uzaklığı en az yetmiş mil olan
II. geniş pencereli
III. nehrin berrak sularına bakardı
IV. kırmızı evlerin balkonları
V. dağın eteklerine kurulmuş
VI. bu güzel kasabada
Yukarıdaki numaralandırılmış söz gruplarından anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulmak istenirse sıralama aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?
- A)I-V-VI-II-IV-III
- B)II-VI- IV-I-V-III
- C)III-I-V-VI-II-IV
- D)V-VI-I-IV-II-III
- E)V-VI-IV-I-II-III
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Önerilen sıralamayla şu cümle elde edilir: 'Şehre uzaklığı en az yetmiş mil olan dağın eteklerine kurulmuş bu güzel kasabada geniş pencereli kırmızı evlerin balkonları nehrin berrak sularına bakardı.' Yüklem 'bakardı' olduğu için III sona gelir. 'kasabada' sözcüğü hem 'dağın eteklerine kurulmuş' hem de 'şehre uzaklığı en az yetmiş mil olan' sıfat-fiil gruplarıyla nitelenir; I ve V, VI'dan önce gelmelidir. 'geniş pencereli' sıfatı 'kırmızı evlerin' tamlamasını niteleyerek II-IV sırasını oluşturur. D seçeneğinde 'şehre uzaklığı ... olan' grubu 'evleri' niteler ve 'geniş pencereli' söz grubu 'balkonları'ndan sonra boşta kalır; E'de ise sıfat grupları nitelediği adlardan kopar. B ve C'de yüklem sona gelmez ya da cümle anlamsızlaşır.
Soru 3 · 2019/2 · Türkçe
Hamamdan çırılçıplak fırlayıp "Buldum( )" diye bağıran adamı herkes tanır( ) Arşimet( ) Dosdoğru saraya gitmiş ve kralın ısmarladığı altın taca gümüş katılıp katılmadığını( ) tacı bozmadan anlamanın yolunu bulduğunu söylemiştir( )
Yukarıdaki parçada ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere, aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri sırasıyla getirilmelidir?
- A)(!) (:) (.) (,) (.)
- B)(.) (;) (.) (,) (.)
- C)(!) (?) (...) (,) (.)
- D)(.) (:) (.) (,) (.)
- E)(!) (;) (.) (,) (.)
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Parçanın doğru noktalanmış biçimi şöyledir: Hamamdan çırılçıplak fırlayıp "Buldum!" diye bağıran adamı herkes tanır: Arşimet. Dosdoğru saraya gitmiş ve ... katılıp katılmadığını, tacı bozmadan anlamanın yolunu bulduğunu söylemiştir. 'Buldum' sözü coşkuyla bağırılarak söylendiği için ünlem işareti alır. 'herkes tanır' ifadesinden sonra bu adamın kim olduğu açıklanacağından iki nokta gelir. 'Arşimet' tek sözcükten oluşan eksiltili bir cümle olduğu için nokta ile biter. Uzun cümlede anlamca ayrılan iki bölümü ayırmak için 'katılmadığını' sözcüğünden sonra virgül, cümle sonunda ise nokta kullanılır. B ve D'de heyecan bildiren söze nokta, B ve E'de açıklama öncesine noktalı virgül konmuştur; C'de soru işareti ve üç nokta yersizdir.
Soru 4 · 2019/2 · Türkçe
(I) Farklı yaşam koşullarına uyum gösterebilmeleri yüzünden kutuplarda ya da çölde, denizlerin dibinde ya da çok yükseklerde yaşayabilen hayvanlara rastlamak mümkün. (II) Çünkü bazı hayvanların koku alma, bazılarının görme ve işitme duyuları çok gelişmiş olabiliyor. (III) Hayvanlara avlanmada ve haberleşmede üstünlükler sağlayan duyu organlarına pek çok örnek sayabiliriz. (IV) Köpeklerin iyi koku alan burunları, yılanların yüksek dalga boylarını algılayabilen gözleri gibi. (V) Hayvanların bu özellikleri, gözle görülemeyecek kadar küçük varlıklardan veya kulakla işitilemeyecek seslerden haberdar olmak isteyen bilim insanları tarafından uzun yıllardır inceleniyor.
Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. I. cümlede hayvanların zorlu koşullarda yaşayabilmesinin nedeni olarak farklı koşullara uyum gösterebilmeleri belirtilmiştir. 'yüzünden' edatı genellikle olumsuz bir sonucun nedenini bildirir (ör. 'yağmur yüzünden maç ertelendi'). Burada ise uyum gösterebilmek olumlu bir özelliktir ve olumlu bir sonuca yol açmaktadır; bu nedenle sözcük yanlış seçilmiştir. Anlatım bozukluğu 'yüzünden' yerine 'sayesinde' ya da 'nedeniyle' kullanılarak giderilir: 'Farklı yaşam koşullarına uyum gösterebilmeleri sayesinde...' Diğer cümleler dil bilgisi ve anlam bakımından kurallıdır: II gerekçe bildirir, III genel bir yargı ortaya koyar, IV bu yargıya eksiltili bir örnek cümleyle örnek verir, V ise bu özelliklerin bilim insanlarınca incelendiğini anlatır.
Soru 5 · 2019/2 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yoktur?
- A)Yeni kaydolduğum fakültemde bir takım arkadaşlar edindim.
- B)Bir çok seneler geçti dönen yok seferinden.
- C)Onun çelikten daha sert adaleli bacaklarına bir şey olmadı.
- D)Sonunda Ankara’dan Erzurum’a direk giden bir otobüs buldum.
- E)Muhattabı olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C. 'Onun çelikten daha sert adaleli bacaklarına bir şey olmadı.' cümlesinde 'bir şey' TDK kuralına uygun olarak ayrı yazılmıştır; diğer sözcüklerin yazımı da doğrudur. Diğer seçeneklerde yazım yanlışı vardır: A'da belgisiz sıfat olarak kullanılan 'birtakım' bitişik yazılmalıdır; ayrı yazılan 'bir takım' bir spor ekibi ya da bir takım elbise anlamına gelir. B'de 'birçok' bitişik yazılır. D'de 'doğrudan, aracısız' anlamındaki sözcüğün doğru yazımı 'direkt'tir; 'direk' ise sütun anlamındadır. E'de 'muhatap' sözcüğü ünlüyle başlayan ek aldığında p, b'ye dönüşür ve tek ünsüzle 'muhatabı' yazılır; 'muhattabı' yazımı yanlıştır.
Soru 6 · 2019/2 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çıkmak sözcüğü, “İçeriden dışarıya varmak, gitmek” anlamında kullanılmıştır?
- A)Yeni evimizden çıkıp eski evimize taşındık.
- B)Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı.
- C)Çiçeği burnunda subay çıkar çıkmaz, ben size bir emir eri bulurum.
- D)Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık.
- E)Uzun, dik merdivenli bir yokuşu çıktık.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. 'Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık.' cümlesinde 'çıkmak', konağın içinden dışarıya gitmek anlamında kullanılmıştır; bu, soru kökünde verilen 'içeriden dışarıya varmak, gitmek' anlamıyla birebir örtüşür. Diğer cümlelerde sözcük farklı anlamlar taşır: A'da 'evden çıkmak' oturulan yeri bırakıp başka yere taşınmak, ev değiştirmek anlamındadır. B'de 'netice çıkmamak' bir sonucun ortaya çıkmaması, elde edilmemesi anlamındadır. C'de 'subay çıkmak' okulu bitirip subay olarak göreve başlamak anlamını taşır. E'de 'yokuşu çıkmak' aşağıdan yukarıya doğru gitmek, tırmanmak anlamındadır.
Soru 7 · 2019/2 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yanlış kullanımından kaynaklanan yazım yanlışı vardır?
- A)Bu topraklar, Dayı Kemal’in; izinsiz girilemez.
- B)Yediklerimin içinde en güzeli Ayşe Teyzemin kekiydi.
- C)2547 sayılı Kanun bu yıl yeniden gözden geçiriliyor.
- D)Okul, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yer alıyor.
- E)Türkiye'de Batılaşma hareketleri 19. yüzyılda başladı.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. Akrabalık bildiren sözcükler özel adla birlikte bir unvan gibi kullanıldığında büyük harfle başlar ve eki kesmeyle ayrılır (Ayşe Teyze’nin). B seçeneğinde ise 'teyze' sözcüğü iyelik eki alarak 'teyzem' biçiminde, konuşanla akrabalık ilişkisini bildiren bir tür adı olarak kullanılmıştır; bu durumda özel adın parçası sayılmaz ve küçük harfle yazılır: 'Ayşe teyzemin kekiydi'. Diğer cümlelerdeki büyük harf kullanımları doğrudur: A'da 'Dayı Kemal' lakap ve unvan niteliğinde, özel adla birlikte kullanılmıştır. C'de belirli bir kanunu karşılayan 'Kanun' büyük harfle yazılabilir. D'de cadde, bulvar adları büyük harfle başlar. E'de 'Batı' ve ondan türeyen 'Batılaşma' sözcüğü coğrafi-kültürel kavram olarak büyük harfle yazılır.