Soru 1 · 2019/3 · Borçlar Hukuku
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, alacağın iradî (sözleşmesel) devri hakkındaki genel hükümlere göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Borçlunun, alacağın devrine rıza göstermesi aranmaz.
- B)Alacağın devrinde asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.
- C)Borçlu, kural olarak, devri öğrendiği sırada eski alacaklıya karşı sahip olduğu alacakla ilgili tüm itiraz ve def’ileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.
- D)Alacağın devri bir ivaz (bedel) karşılığında yapılmışsa, devreden alacaklı, açıkça garanti etmiş olmadıkça, alacağın varlığından ya da borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacaktır.
- E)Alacağın devri sözleşmesinin alacağı devreden alacaklı ile devralan üçüncü kişi arasında yazılı şekilde yapılmış olması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Soruda "hangisi yanlıştır" diye sorulduğu için, doğru olanları bulup, en büyük hatayı yapan şıkkı işaretleyeceğiz.
Doğru cevap D şıkkıdır. Şimdi nedenini adım adım açıklayalım.
Neden D Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?
Soruda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'na göre alacağın devrini soruyor. D şıkkında şunlar yazıyor: "Alacağın devri bir ivaz (bedel) karşılığında yapılmışsa, devreden alacaklı, açıkça garanti etmiş olmadıkça, alacağın varlığından ya da borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacaktır."
Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun cevabıdır. Çünkü TBK m. 195'e göre:
- Eğer alacak devri ücretsiz (bedelsiz) ise, devreden alacaklı sadece alacağın varlığını garanti eder.
- Ancak, eğer alacak devri ücretli (bedelli/ivazlı) ise, devreden alacaklı hem alacağın varlığını hem de borçlunun ödeme gücünü garanti etmek zorundadır.
D şıkkı, "ücretli devirde bile devreden sorumlu olmaz" diyerek kanundaki bu temel kuralı tersine çeviriyor. Ücretli bir devirde, devreden alacaklı, borçlunun ödeme gücünden sorumlu olur; bunu açıkça garanti etmemiş olsa bile sorumluluğu vardır.
Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Değil)?
Diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca hatırlayalım ki, hangisinin yanlış olduğunu daha iyi görebilesin:
- A Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devrinde borçlunun rızasına gerek yoktur. Alacaklı, borçluyu haberdar etse bile borçlunun onayı şart değildir. Sadece borçluya haber verilmelidir. Bu kural doğrudur.
- B Şıkkı (Doğru İfade): Alacak devredildiğinde, sadece ana para değil, işlemiş faizler ve diğer yan haklar da otomatik olarak devralana geçer. Bu da doğrudur.
- C Şıkkı (Doğru İfade): Borçlu, devri öğrendiği anda, eski alacaklıya karşı kullanabileceği itiraz ve def'ileri (örneğin; "ben parayı ödedim", "mal bozuktu" gibi) yeni alacaklıya karşı da kullanabilir. Bu, borçlunun korunması için temel bir kuraldır.
- E Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devri sözleşmesinin yazılı olması gerekir. Bu, kanunun şekil şartıdır. Yazılı olmayan devirler geçersizdir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 195'teki "Alacağın Devrinden Kaynaklanan Sorumluluk" konusunu iyi bilmelisin.
Özet Kural:
- Bedelsiz (Ücretsiz) Devir: Sadece alacağın varlığı garanti edilir.
- Bedelli (Ücretli) Devir: Alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücü birlikte garanti edilir.
D şıkkı, bedelli devirde bile ödeme gücünden sorumlu olmayacağını söylediği için kanuna aykırıdır ve yanlış ifadedir.
Başarılar dilerim!