2019/3 SGS Borçlar Hukuku Soruları ve Çözümleri

2019/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Borçlar Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2019/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, alacağın iradî (sözleşmesel) devri hakkındaki genel hükümlere göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Borçlunun, alacağın devrine rıza göstermesi aranmaz.
  • B)Alacağın devrinde asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.
  • C)Borçlu, kural olarak, devri öğrendiği sırada eski alacaklıya karşı sahip olduğu alacakla ilgili tüm itiraz ve def’ileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.
  • D)Alacağın devri bir ivaz (bedel) karşılığında yapılmışsa, devreden alacaklı, açıkça garanti etmiş olmadıkça, alacağın varlığından ya da borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacaktır.
  • E)Alacağın devri sözleşmesinin alacağı devreden alacaklı ile devralan üçüncü kişi arasında yazılı şekilde yapılmış olması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Soruda "hangisi yanlıştır" diye sorulduğu için, doğru olanları bulup, en büyük hatayı yapan şıkkı işaretleyeceğiz.

Doğru cevap D şıkkıdır. Şimdi nedenini adım adım açıklayalım.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?

Soruda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'na göre alacağın devrini soruyor. D şıkkında şunlar yazıyor: "Alacağın devri bir ivaz (bedel) karşılığında yapılmışsa, devreden alacaklı, açıkça garanti etmiş olmadıkça, alacağın varlığından ya da borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmayacaktır."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun cevabıdır. Çünkü TBK m. 195'e göre:

  • Eğer alacak devri ücretsiz (bedelsiz) ise, devreden alacaklı sadece alacağın varlığını garanti eder.
  • Ancak, eğer alacak devri ücretli (bedelli/ivazlı) ise, devreden alacaklı hem alacağın varlığını hem de borçlunun ödeme gücünü garanti etmek zorundadır.

D şıkkı, "ücretli devirde bile devreden sorumlu olmaz" diyerek kanundaki bu temel kuralı tersine çeviriyor. Ücretli bir devirde, devreden alacaklı, borçlunun ödeme gücünden sorumlu olur; bunu açıkça garanti etmemiş olsa bile sorumluluğu vardır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Değil)?

Diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca hatırlayalım ki, hangisinin yanlış olduğunu daha iyi görebilesin:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devrinde borçlunun rızasına gerek yoktur. Alacaklı, borçluyu haberdar etse bile borçlunun onayı şart değildir. Sadece borçluya haber verilmelidir. Bu kural doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Alacak devredildiğinde, sadece ana para değil, işlemiş faizler ve diğer yan haklar da otomatik olarak devralana geçer. Bu da doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Borçlu, devri öğrendiği anda, eski alacaklıya karşı kullanabileceği itiraz ve def'ileri (örneğin; "ben parayı ödedim", "mal bozuktu" gibi) yeni alacaklıya karşı da kullanabilir. Bu, borçlunun korunması için temel bir kuraldır.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Alacağın devri sözleşmesinin yazılı olması gerekir. Bu, kanunun şekil şartıdır. Yazılı olmayan devirler geçersizdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 195'teki "Alacağın Devrinden Kaynaklanan Sorumluluk" konusunu iyi bilmelisin.

Özet Kural:

  • Bedelsiz (Ücretsiz) Devir: Sadece alacağın varlığı garanti edilir.
  • Bedelli (Ücretli) Devir: Alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücü birlikte garanti edilir.

D şıkkı, bedelli devirde bile ödeme gücünden sorumlu olmayacağını söylediği için kanuna aykırıdır ve yanlış ifadedir.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2019/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi hukuka uygunluk sebeplerinden biri değildir?

  • A)Ayırt etme gücünden yoksunluk
  • B)Üstün nitelikte kamusal yarar
  • C)Yetkili kamu makamlarının müdahalesinin zamanında sağlanamayacak olması durumunda kişinin hakkını kendi gücüyle koruması
  • D)Üstün nitelikte özel yarar
  • E)Zorunluluk (zaruret/ıztırar) hâli
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "A" Ayırt Etme Gücünden Yoksunluk?

Hukuka uygunluk sebepleri, bir eylemin (örneğin birine zarar vermenin) kanunen suç teşkil etmemesini veya hukuki sorumluluk doğurmamasını sağlayan özel durumlardır. Türk Borçlar Kanunu'na (TBK) göre, ayırt etme gücünden yoksunluk, bir eylemin hukuka uygunluk sebebi değildir.

Bunu şöyle düşün: Bir kişi ayırt etme gücüne sahip değilse (örneğin çok küçük bir çocuk veya ağır akıl hastası), o kişiye karşı bir zarar verildiğinde, bu eylemi yapan kişi sorumluluktan kurtulamaz. Aksine, ayırt etme gücü olmayan kişiye zarar veren, bu durumu bir "mazeret" olarak kullanamaz; çünkü kanun, ayırt etme gücü olmayan kişilerin korunmasını emreder.

Dolayısıyla, "ayırt etme gücünden yoksunluk", bir eylemi meşrulaştıran bir sebep değil, aksine sorumluluğun doğduğu durumdur. Bu yüzden bu şık, "hukuka uygunluk sebeplerinden biri değildir" sorusunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Cevap Değil)?

Diğer şıklar (B, C, D ve E), TBK m. 49 ve ilgili hükümler uyarınca hukuka uygunluk sebepleridir. Yani, bu durumlarda bir zarar verilse bile, zarar veren kişi sorumluluk altına girmez.

  • B) Üstün nitelikte kamusal yarar: Kamu yararı için yapılan bir eylem (örneğin yangın söndürürken bir binayı yıkmak) hukuka uygundur.
  • C) Yetkili makamların müdahalesinin zamanında sağlanamayacağı durumlarda kişinin hakkını kendi gücüyle koruması: Bu, acil durum (hırsızlık anında hırsızı durdurmak gibi) durumudur ve hukuka uygundur.
  • D) Üstün nitelikte özel yarar: Kendi veya yakınlarının canını kurtarmak için başkasına zarar vermek (örneğin yangın anında komşunun eşyasını kırarak kaçmak) hukuka uygundur.
  • E) Zorunluluk (zaruret/ıztırar) hâli: Hayati bir tehlike altında, başka çare kalmadığı için bir eylemde bulunmak hukuka uygundur.

Bu şıkların hepsi, bir eylemi meşrulaştıran ve sorumluluğu ortadan kaldıran hukuka uygunluk sebepleridir. Soru ise "hangisi değildir" diye sorduğu için bu şıklar cevap olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49'u ve Hukuka Uygunluk Sebepleri konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunları ezberlemelisin:

  • Hukuka Uygunluk Sebepleri Nelerdir? (Kamu yararı, özel yarar, acil durum, zorunluluk, yetkili makamın emri, rıza).
  • Ayırt Etme Gücü Nedir? (Bir eylemin hukuka uygunluk sebebi olmadığını, aksine sorumluluk doğuran bir durum olduğunu bilmek).

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2019/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, zamanaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Zamanaşımı ileri sürülmese dahi, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hâkim tarafından kendiliğinden (resen) göz önüne alınır.
  • B)Zamanaşımından önceden feragat edilebilir.
  • C)Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar.
  • D)Asıl borçlunun zamanaşımından feragati kefile karşı da ileri sürülebilir.
  • E)Müteselsil borçlulardan birinin zamanaşımından feragat etmiş olması, diğerlerine karşı da ileri sürülebilir.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavında hukuk soruları genellikle kuralın tam olarak nerede ve nasıl işlediğini ölçer. Bu soru Türk Borçlar Kanunu (TBK)'daki Zamanaşımı konusunu sorguluyor.

Hadi gel, doğru cevabı (C şıkkını) neden doğru olduğunu adım adım inceleyelim, sonra diğer şıkların neden tuzak olduğunu görelim.

✅ Neden C Şıkkı Doğru?

C) Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar.

Bu, zamanaşımı hukukundaki en temel ve en önemli kurallardan biridir.

  • Mantığı: Bir alacaklının, borcunu tahsil etmek için dava açması, borçludan yazılı bir ödeme talebinde bulunması veya borçlunun borcunu kabul etmesi gibi durumlar, zamanaşımı süresini "keser".
  • Sonuç: Süre kesildiği an, o zamana kadar geçen süre sıfırlanır ve yeni bir zamanaşımı süresi baştan işler. Yani, zamanaşımı süresi durur ve yeniden başlar. Bu kural, alacaklının haklarını korumak ve borçlunun borcunu kabul etmesi durumunda sürenin bitmesini engellemek içindir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A) Zamanaşımı ileri sürülmezse hâkim resen dikkate alır.
  • Hata: Bu çok yaygın bir yanılgıdır. TBK'ya göre zamanaşımı, sadece borçlu tarafından ileri sürülürse dikkate alınır. Hâkim, taraflar zamanaşımından bahsetmese bile, "Ben bunu kendiliğimden incelerim" diyemez. Zamanaşımı, borçlunun bir savunma hakkıdır; borçlu bunu kullanmazsa borç ödenmek zorundadır.
  • B) Zamanaşımından önceden feragat edilebilir.
  • Hata: Kanun, zamanaşımından önceden feragat edilemeyeceğini açıkça belirtir. Yani, borç henüz zamanaşımına uğramadan, "Benim borcum zamanaşımına uğrasa bile ben buna itiraz etmem" diye önceden sözleşme yapmak geçersizdir. Feragat, zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılabilir.
  • D) Asıl borçlunun zamanaşımından feragati kefil için de geçerlidir.
  • Hata: Kefillik hukukunda kural şudur: Asıl borçlunun zamanaşımından feragat etmesi, kefilin lehine işlemez. Kefil, asıl borçlunun zamanaşımına uğramış bir borçtan kurtulmak için feragat etse bile, kefil bu feragati kendisi için kullanamaz. Kefil, kendi lehine zamanaşımını ileri sürebilir.
  • E) Müteselsil borçlulardan birinin feragati diğerlerini de bağlar.
  • Hata: Müteselsil borçlulukta (birden fazla borçlunun tüm borcu tek başına ödemesi gereken durum), bir borçlunun zamanaşımından feragat etmesi sadece o borçluyu bağlar. Diğer borçlular, bu feragati kendileri için kullanamazlar. Her borçlunun zamanaşımı durumu bağımsızdır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 146-159 arasındaki "Zamanaşımı" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu üç temel ilkeyi ezberlemelisin:

  • Resen Dikkat Edilmez: Sadece borçlu ileri sürerse geçerlidir.
  • Önceden Feragat Edilemez: Süre dolmadan "feragat ederim" denemez.
  • Kesilme Etkisi: Zamanaşımı kesildiğinde süre sıfırlanır ve yeniden başlar.

Başarılar dilerim, bu kuralı akılda tutarsan benzer soruları rahatlıkla çözersin!

Soru 4 · 2019/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda, hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşmeler hangi andan başlayarak hüküm doğurur?

  • A)Önerinin ulaşma anından başlayarak
  • B)Kabulün ulaşma anından başlayarak
  • C)Önerinin açıklanma anından başlayarak
  • D)Kabulün gönderilme anından başlayarak
  • E)Önerinin gönderilme anından başlayarak
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, Türk Borçlar Kanunu'nda sözleşmelerin ne zaman kurulduğu ve ne zaman hüküm doğurduğu konusundaki temel bir kuralı sorguluyor. SMMM stajı için bu konu, ticari işlemlerin hukuki geçerliliğini belirlediği için çok önemlidir.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap "A" Şıkkıdır?

Soruda "hazır olmayanlar arasında" (yani birbiriyle yüz yüze konuşmayan, mektup, e-posta veya telefonla konuşan taraflar) ve "açık bir kabulün gerekli olmadığı" durumlar belirtilmiş.

Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşme kurma süreci şu şekilde işler:

  • Bir taraf bir öneri (teklif) yapar.
  • Bu öneri, karşı tarafa ulaşır.
  • Eğer sözleşme için açık bir kabul beyanı gerekmiyorsa (örneğin, "Bu malı 100 TL'ye satıyorum" dediğinizde, karşı tarafın sessiz kalması veya işe başlaması kabul sayılıyorsa), sözleşme önerinin karşı tarafa ulaştığı anda kurulmuş ve hüküm doğurmuş olur.

Buradaki kilit nokta şudur: Hazır olmayanlar arasında sözleşme, kabul beyanı beklenmeden, önerinin ulaştığı an ile kurulur. Yani, karşı tarafın "Evet, kabul ediyorum" demesine gerek kalmadan, teklifin ona ulaşmasıyla sözleşme doğar.

  • Öneri: Karşı tarafa ulaştığı an.
  • Kabul: Bu durumda gerekmediği için sözleşme, önerinin ulaştığı an hüküm doğurur.

Bu nedenle A) Önerinin ulaşma anından başlayarak şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Kabulün ulaşma anından başlayarak: Bu kural, hazır olmayanlar arasında ve açık kabulün gerekli olduğu durumlarda geçerlidir. Soruda "açık kabul gerekli olmadığı" denildiği için bu şık yanlıştır. Eğer soru "açık kabul gerekli olan" olsaydı cevap bu olurdu.
  • C) Önerinin açıklanma anından başlayarak: Bir öneri sadece "açıklandı" (yazıldı veya söylendi) diye sözleşme kurulmaz. Karşı tarafa ulaşması gerekir. Ulaşmadan önceki aşama sözleşme doğurmaz.
  • D) Kabulün gönderilme anından başlayarak: Bu kural, sözleşme kurma yöntemlerinden biri olan "Gönderme Anı Teorisi"ne dayanır. Ancak Türk Borçlar Kanunu'nda sözleşme kurma için genellikle "Ulaşma Anı Teorisi" kabul edilir. Yani kabul beyanının gönderilmesi değil, karşı tarafa ulaşması önemlidir. Ayrıca soruda açık kabul gerekmediği için bu şık da geçersizdir.
  • E) Önerinin gönderilme anından başlayarak: Bir öneri gönderildiği anda sözleşme kurulmaz. Karşı tarafın onu görmemesi veya almaması durumunda sözleşme doğmaz. Yine "Ulaşma Anı Teorisi" geçerlidir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 7'yi ve sözleşmelerin kurulma anını belirleyen "Ulaşma Anı Teorisi"ni iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur:

  • Hazır olmayanlar arasında sözleşme kurulurken:
  • Eğer açık kabul gerekmiyorsa → Sözleşme Önerinin Ulaşma Anında kurulur. (Doğru Cevap: A)
  • Eğer açık kabul gerekiyorsa → Sözleşme Kabulün Ulaşma Anında kurulur.

Başarılar dilerim! Bu kuralı akılda tutmak, gelecekteki ticari işlemlerde sözleşmelerin ne zaman bağlayıcı hale geldiğini belirlemede sana büyük kolaylık sağlayacaktır.

Soru 5 · 2019/3 · Borçlar Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi, irade ile beyan arasında bilerek ve isteyerek meydana getirilen uygunsuzluk hâlleri arasında yer almaz?

  • A)Şaka (latife) beyanı
  • B)Zihnî kayıt
  • C)Nisbi muvazaa
  • D)Korkutma
  • E)Mutlak muvazaa
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, hukukun temel taşlarından biri olan "İşlem İradesi" konusunu ölçüyor. Sorunun mantığını anlamak için önce "doğru cevabın" neden doğru olduğunu adım adım inceleyelim, sonra diğer şıkları neden elendiğini görelim.

1. Neden Doğru Cevap "D) Korkutma"?

Soru bize "bilerek ve isteyerek" yapılan uygunsuzlukları soruyor. Yani, iradeyi bozan durumların kasıtlı olanlarını arıyor.

  • Korkutma (Tehdit): Bir kişiye "Bunu yapmazsan seni vururum" veya "İşinden atarım" gibi bir tehdit uygulanmasıdır.
  • Neden bu şıkta değil? Çünkü korkutma, iradeyi bozan bir durumdur ancak bu durum "bilerek ve isteyerek" yapılmaz. Korkutma, kişinin dışarıdan gelen bir baskı sonucu iradesini kaybetmesidir. Kişi, iradesini bozmak için bunu yapmaz; aksine, iradesi bozulur.
  • Özetle: Soru "iradeyi bozan kasıtlı durumlar"ı sorarken, "korkutma" dış etki sonucu oluşan bir durumdur. Bu yüzden "bilerek ve isteyerek" kategorisine girmez. Bu yüzden D şıkkı sorunun aradığı "yer almayan" durumdur ve doğru cevap D'dir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Sorunun Cevabı Değil)?

Diğer şıkların hepsi, iradeyi bozan durumlardır ve bunlar bilerek ve isteyerek (kasıtlı olarak) yapılır. Yani bunlar sorunun "yer alan" kısmına girer, bu yüzden cevap olamazlar:

  • A) Şaka (Latife) Beyanı: Kişi, karşı tarafı aldatmak veya şaka yapmak için bilerek ve isteyerek, gerçek niyetini gizleyerek beyanda bulunur. (Kasıt vardır).
  • B) Zihnî Kayıt: Kişi, beyanını yaparken içinden "Bunu yapmıyorum, sadece şaka yapıyorum" diye düşünür. Bu da bilerek ve isteyerek yapılan bir uygunsuzluktur.
  • C) Nisbi Muvazaa: İki kişi, üçüncü bir kişiyi aldatmak için (örneğin borçluların mallarını hacizden kurtarmak için) sanki bir satış yapmış gibi gösterirler. Bu kasıtlı bir uygunsuzluktur.
  • E) Mutlak Muvazaa: Tarafların hiçbiri işlemin gerçekleşmesini istemediği halde, dışarıdan birine karşı (örneğin vergi dairesine) sanki işlem olmuş gibi göstermesi. Bu da bilerek ve isteyerek yapılan bir uygunsuzluktur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Hukukta İşlem İradesi ve İrade Bozuklukları konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu ayrımı yapmalısın:

  • İrade Bozuklukları: İradenin bozulma sebepleridir. Bunlar ikiye ayrılır:
  • Kasıtla (Bilerek ve isteyerek) Bozulanlar: Şaka, Zihnî Kayıt, Muvazaa (Mutlak ve Nisbi).
  • Kasıt Olmadan (Dış Etikle) Bozulanlar: Korkutma (Tehdit), Yanılma, Aldatma (Hile).

Öğrenci Notu: Soru "Kasıtla yapılanlar"ı soruyorsa, "Korkutma"yı (ki bu kasıtsızdır) cevap olarak seçmelisin.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2019/3 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, sebepsiz zenginleşme ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
  • B)Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.
  • C)Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu her durumda geri isteyebilir.
  • D)Sebepsiz zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.
  • E)Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki Sebepsiz Zenginleşme konusunu ölçüyor.

Öncelikle sorunun köküne inelim: "Hangisi yanlıştır?" diye soruyor. Yani doğru olanı değil, hatalı olanı işaretleyeceğiz. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin bunu adım adım, sanki bir dershanede anlatıyormuş gibi açıklayalım.

1. Neden C Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

C Şıkkı: "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu her durumda geri isteyebilir."

Bu ifade YANLIŞTIR ve bu yüzden sorunun doğru cevabıdır.

Neden? Kanunumuzun 72. maddesine göre, bir kişi borçlanmadığı bir borcu (örneğin, bir kimsenin borcunu ödemek zorunda olmadığı halde) kendi isteğiyle öderse, bu parayı geri isteme hakkı genel olarak yoktur.

Kanun, "Beni kimse zorlamadı, ben gönüllü olarak ödedim, şimdi geri istiyorum" diyenleri korumaz. Çünkü bu durumda kişi, borcunu ödemek zorunda olmadığı halde, kendi iradesiyle bir malvarlığı çıkarmıştır. Bu, sebepsiz zenginleşme kuralının istisnalarından biridir.

İstisnalar (Geri İstenebilecek Haller): Kişi, borçlanmadığı borcu ödediği halde geri isteme hakkını sadece şu durumlarda kullanabilir:

  • Bilgi Eksikliği: Kişi borcun olmadığını bilmiyorsa (Hata).
  • Zorlama: Kişi borcunu ödemek zorunda olduğunu yanlış düşünüyorsa ve bunu ödemek zorunda hissediyorsa.

Ancak C şıkkı "her durumda" diyerek genel bir kural gibi sunmaktadır. Oysa kişi borcun olmadığını bilerek ve gönüllü olarak ödediyse, geri isteme hakkı yoktur. Bu yüzden bu ifade yanlıştır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıkların hepsi Kanun'a göre doğru ifadelerdir, bu yüzden onları işaretleyemeyiz.

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Kanun'un temel kuralı budur. Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Zamanaşımına uğramış bir borcu ödeyen kişi, bu parayı geri isteyemez. Çünkü borç ödenmiş sayılır ve sebepsiz zenginleşme oluşmaz. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Sebepsiz zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse (örneğin bir borçlunun borcunu ödeyip, alacaklıya geçici bir hak kazanması gibi durumlar), diğer taraf zamanaşımına uğramış olsa bile borcunu ifadan kaçınabilir. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Hukuka veya ahlaka aykırı bir amaçla (örneğin rüşvet vermek için) verilen şey geri istenemez. Bu, "kirli eller" ilkesidir. Bu ifade doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 72'yi ve Sebepsiz Zenginleşme kurumunun istisnalarını iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > "Borçlanmadığım bir borcu bilerek ve gönüllü olarak ödediysen, geri isteme hakkın yoktur. Ancak borcun olmadığını bilmiyorsan (hata), geri isteyebilirsin."

Sınavda "her durumda", "hiçbir durumda", "sadece" gibi mutlak ifadeler kullanan şıklara dikkat etmelisin. C şıkkındaki "her durumda" ifadesi, kanundaki istisnaları görmezden geldiği için hatadır.

Başarılar dilerim! Bu mantığı oturtursan benzer soruları rahatça çözersin.

Borçlar Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz