Soru 1 · 2020/1 · Borçlar Hukuku
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, temsil ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.
- B)Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse hukuki işlemin sonuçları kural olarak kendisine ait olur.
- C)Temsil olunan, hukuki bir işlemden doğan temsil yetkisini kural olarak her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir.
- D)Temsil olunan verdiği yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri süremez.
- E)Temsil olunan, temsil yetkisinin sınırlanması veya geri alınması hakkından önceden feragat edemez.
Çözümü göster — doğru cevap D
SMMM staja giriş sınavında hukuk soruları genellikle kuralı ve istisnayı ayırt etmeyi gerektirir. Bu soruda senin görevin, Türk Borçlar Kanunu (TBK)'na göre temsil kurallarından hangisinin yanlış olduğunu bulmak.
Doğru cevap D şıkkıdır. Şimdi gel, neden D'nin yanlış olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu adım adım inceleyelim.
Neden D Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)
D şıkkı, "İyiniyetli olma şartını" kaldırarak yetkinin geri alınmasının üçüncü kişilere karşı geçersiz olacağını söylüyor. Oysa kanun böyle bir katılık getirmemiştir.
TBK m. 110'a göre; temsilciye verilen yetki, temsil olunan tarafından üçüncü kişilere bildirilmişse, temsil olunan bu yetkiyi geri alabilir. Ancak bu geri almanın üçüncü kişilere karşı geçerli olabilmesi için şu şartı taşır:
- Yetkinin geri alındığı üçüncü kişilere bildirilmelidir.
- Eğer bildirilmezse, yetkinin geri alındığı sadece iyiniyetli olan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
D şıkkı, "iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın" diyerek bu şartı yok sayıyor. Yani, üçüncü kişi kötü niyetli olsa bile (örneğin temsilcinin yetkisinin bittiğini biliyor olsa bile), temsil olunan yetkiyi geri aldığını iddia edemez diyor. Bu yanlıştır. Kanun, iyiniyetli olanı korur; kötü niyetli olanı korumaz.
Diğer Şıklar Neden Doğru? (Yani Yanlış Değiller)
Sınavda "yanlış olanı" bulmamız gerektiği için, diğer şıkların kanuna uygun olması gerekir. Gelin bunları kontrol edelim:
- A Şıkkı (Doğru): Temsilcinin yetkili bir şekilde yaptığı işlemin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar. Bu, temsilin en temel kuralıdır. (Yanlış değil, doğru).
- B Şıkkı (Doğru): Temsilci, işlemini yaparken "temsilciyim" demezse, sanki kendi hesabına işlem yapmış gibi kabul edilir ve sonuçlar kendisine ait olur. Bu, TBK m. 111'deki kuraldır. (Yanlış değil, doğru).
- C Şıkkı (Doğru): Temsil olunan, temsil yetkisini her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir. Bu, temsilin doğasından kaynaklanan bir haktır. (Yanlış değil, doğru).
- E Şıkkı (Doğru): Temsil olunan, temsil yetkisinin sınırlanması veya geri alınma hakkından önceden feragat edemez. Yani, "Ben gelecekte temsilcimi istediğim zaman geri alamam" diye önceden söz veremez. Bu hakkı korumak zorundadır. (Yanlış değil, doğru).
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 109-111 arasındaki "Temsil" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki noktaya dikkat etmelisin:
- Temsilin Sonuçları: Temsilci işleminin kime ait olduğu (A ve B şıkları).
- Yetkinin Geri Alınması ve Bildirim: Yetkinin geri alınmasının üçüncü kişilere karşı ne zaman geçerli olduğu ve "iyiniyet" şartının nerede devreye girdiği (D şıkkı).
Özetle: D şıkkı, iyiniyet şartını kaldırarak kuralı bozduğu için yanlıştır ve doğru cevaptır. Sınavda "iyiniyetli olma şartı" olan bir ifadeyi, "iyiniyet şartı yok" diyerek değiştiren şıkları dikkatle incele.
Başarılar dilerim!