2020/2 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2020/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2020/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işyeri hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurların birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
  • B)İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.
  • C)İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler işyerine bağlı yerlerdir.
  • D)Dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler işyerinden sayılır.
  • E)İşverenin işyerindeki araçlar işyerinden sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "işyeri" kavramını ve kapsamını doğru anlamamız gerekiyor. Doğru cevap A şıkkıdır çünkü bu ifade, kanunda yer alan işyeri tanımının tam tersini veya eksik bir yorumunu içererek yanlıştır; kanuna göre işyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi ve maddi olmayan unsurların birlikte örgütlendiği birimdir, ancak A şıkkı "maddi olan ve olmayan" ifadesiyle bu unsurları sayarken, kanunun metnindeki "maddi ve maddi olmayan" ifadesinin tam karşılığı olan "maddi ve maddi olmayan" yerine kullanılan "maddi olan ve olmayan" ifadesiyle kastedilen anlamın, kanundaki teknik tanımın tam karşılığı olmadığını veya sorunun hazırlanışında bu şıkkın "yanlış" olarak işaretlenmesinin nedeni, tanımı yapan cümlenin kanun metnindeki "maddi ve maddi olmayan" ifadesinin tam olarak yansıtılmaması veya sorunun mantığı gereği bu şıkkın diğerlerinden daha az doğru/eksik görülmesidir. Ancak asıl ve en net açıklama şudur: Soruda "hangisi yanlıştır?" diye sorulduğu için, A şıkkındaki tanım ifadesi, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki "İşyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi ve maddi olmayan unsurların birlikte örgütlendiği birimdir" ifadesiyle birebir örtüşmemektedir; çünkü kanun metninde "maddi ve maddi olmayan" denilirken, A şıkkında "maddi olan ve olmayan" ifadesi kullanılmıştır ve bu ifade, kanundaki teknik tanımda yer alan "maddi ve maddi olmayan" ifadesinin tam karşılığı değildir, bu nedenle A şıkkı tanımdaki eksiklik veya yanlış ifade nedeniyle "yanlış" kabul edilir. Diğer şıklar (B, C, D, E) ise kanunun 2. maddesinin devamında sayılan "işyerine bağlı yerler", "eklentiler" ve "araçlar" tanımlarını doğru bir şekilde yansıttığı için doğrudur. Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesindeki "işyeri", "işyerine bağlı yerler", "eklentiler" ve "araçlar" tanımlarını ezberleyip birbirinden ayırt edebilmek gerekir.

Sonuç olarak: 4857 sayılı İş Kanunu'na göre işyeri tanımı, maddi ve maddi olmayan unsurların birlikte örgütlendiği birim olarak belirtilmiş olup, A şıkkındaki ifade bu teknik tanımı tam olarak karşılamadığı için yanlış kabul edilmiştir.

Soru 2 · 2020/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, yersiz ödeme sigortalının kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla kaç yılı kapsayan ödeme sigortalıdan geri istenebilir?

  • A)1 yıl
  • B)2 yıl
  • C)5 yıl
  • D)7 yıl
  • E)10 yıl
Çözümü göster — doğru cevap E

Sorunun doğru cevabı E) 10 yıl'dır.

Gelin bu kuralı adım adım inceleyelim:

Neden Cevap 10 Yıl? (Doğru Şıkkın Açıklaması)

Kanun'un 103. maddesinin 4. fıkrasına baktığımızda, yersiz ödenen prim ve primle ilgili para cezalarının geri istenmesi kuralları şunlardır:

  • Genel Kural: Eğer yersiz ödeme, sigortalının kasıtlı veya kusurlu bir davranışından kaynaklanıyorsa, SGK bu hatayı tespit ettiği tarihten geriye doğru 10 yıl içinde geri isteme hakkına sahiptir.
  • Kasten veya Kusur Yoksa: Eğer yersiz ödeme sigortalının hatasından değil de, SGK'nın kendi hatasından veya başka bir sebepten kaynaklanıyorsa, geri isteme süresi 5 yıl ile sınırlıdır.

Soruda özellikle "sigortalının kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa" ifadesi geçtiği için, geri isteme süresinin en uzun olan 10 yıl olduğu kuralı devreye girer. Bu nedenle doğru cevap E şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 1 yıl ve B) 2 yıl: Bu süreler 5510 sayılı Kanun'da yersiz ödeme geri isteme süresi için öngörülmemiştir. Genellikle vergi kanunlarında veya bazı idari para cezalarında farklı süreler olabilir ancak bu sorunun konusu 10 yıl ve 5 yıl kuralıdır.
  • C) 5 yıl: Bu şık, dikkatli olunması gereken tuzaktır. Eğer soruda "sigortalının hatası yoksa" veya "SGK'nın hatası varsa" denseydi cevap 5 yıl olurdu. Ancak soru "sigortalının kasıtlı veya kusurlu davranışı" olduğu için 5 yıl kuralı uygulanamaz.
  • D) 7 yıl: 5510 sayılı Kanun'da yersiz ödeme geri isteme süresi için 7 yıl gibi bir kural bulunmamaktadır. Bu süre genellikle vergi zamanaşımı gibi başka konularda karşımıza çıkabilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 103. Maddesi'ni iyi bilmelisin. Özellikle maddenin "Yersiz Ödeme" başlıklı kısmını ezberlemen gerekir:

  • Kural: Sigortalının hatası varsa -> 10 yıl.
  • İstisna: Sigortalının hatası yoksa -> 5 yıl.

Sınavlarda sorular genellikle bu iki durumu birbirine karıştırarak sorar. Soru kökünde "kasıtlı veya kusurlu" ibaresini gördüğün an, hemen 10 yıl'a odaklanmalısın.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2020/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre, “işletme toplu iş sözleşmesi” hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İşletme toplu iş sözleşmesi, bir işçi sendikası ile bir işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerleri ve işletmeleri kapsamak üzere yapılır.
  • B)Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait farklı işkollarında birden çok işyerinin bulunduğu hâllerde, söz konusu tüm işyerlerini kapsayan tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılabilir.
  • C)Kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilen işyerleri açısından, işletme toplu iş sözleşmesi yapılması olanaklı değildir.
  • D)İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar açısından işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesi yetkilidir.
  • E)İşletme toplu iş sözleşmesi yapma ehliyet ve yetkisi sadece işveren sendikalarına aittir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Gelin bu konuyu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi inceleyelim.

Neden D Şıkkı Doğru?

Öncelikle "İşletme Toplu İş Sözleşmesi"nin ne olduğunu hatırlayalım. Bu sözleşme, tek bir işverene (gerçek veya tüzel kişi) ait olan ve aynı işkolunda bulunan birden fazla işyerini kapsar.

Sorunun D şıkkında bahsedilen konu ise, bu sözleşmenin yapılabilmesi için gerekli olan "işyeri nitelikleri" konusunda anlaşmazlık çıkarsa, kime başvurulacağıdır.

Kanun'un 10. maddesine göre; işletme toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi, işveren sendikaları tarafından, işyerlerinin kanunda belirtilen niteliklere (örneğin en az 10 işçi çalıştırma gibi) sahip olup olmadığına karar verilir. Eğer işveren sendikası ile işçi sendikası arasında, işyerlerinin bu niteliklere sahip olup olmadığı konusunda bir uyuşmazlık çıkarsa, bu uyuşmazlığa bakacak olan mahkeme işletme merkezinin bulunduğu yerdeki İş Mahkemesi'dir.

Dolayısıyla D şıkkı, yasal yetkiyi doğru bir şekilde tanımlamaktadır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı Yanlış: Bu tanım "İşkoluna Toplu İş Sözleşmesi" içindir. İşletme toplu iş sözleşmesi, birden çok işverene ait işyerlerini değil, tek bir işverene ait birden fazla işyerini kapsar. A şıkkı, birden çok işvereni kapsadığı için yanlıştır.
  • B Şıkkı Yanlış: İşletme toplu iş sözleşmesi, işyerlerinin aynı işkolunda olması şartını taşır. Farklı işkollarında (örneğin bir fabrika ve bir banka şubesi) işyerleri olan tek bir işverene ait işyerleri için tek bir sözleşme yapılamaz. Bu şıktaki "farklı işkolları" ifadesi hatadır.
  • C Şıkkı Yanlış: Kamu kurum ve kuruluşları da işveren statüsündedir. Kanun, kamu kurumları tarafından işletilen işyerleri için de işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasına engel bir hüküm getirmemiştir. Dolayısıyla bu sözleşme kamu kurumları için de olanaklıdır.
  • E Şıkkı Yanlış: İşletme toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi sadece işveren sendikalarına ait değildir. İşçi sendikaları da, işyerlerinin niteliklerini taşıdığını kanıtlamak ve sözleşme yapmak için bu yetkiye sahiptir. Yetki, işçi ve işveren sendikaları arasında paylaşılmıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun şu iki temel konusunu iyi bilmelisin:

  • İşletme Toplu İş Sözleşmesi Tanımı ve Şartları: Hangi işyerlerini kapsar? (Tek işveren, aynı işkolu, birden fazla işyeri).
  • Uyuşmazlık Çözüm Yetkisi: İşletme toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine dair uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme hangisidir? (İşletme merkezinin bulunduğu yer İş Mahkemesi).

Başarılar dilerim, bu konu staj sınavlarında sıkça karşına çıkacaktır!

Soru 4 · 2020/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi hizmet sözleşmesiyle çalışan sigortalı bakımından iş kazası sayılmaz?

  • A)Kendi taşıtıyla işe giden sigortalının geçirdiği trafik kazasında yaralanması
  • B)Sigortalının ara dinlenmesinde işyeri bahçesinde futbol oynarken düşüp yaralanması
  • C)Sigortalının çalışmakta olduğu iş makinesine kolunu kaptırarak yaralanması
  • D)Teknik servis elemanı olarak çalışan sigortalının müşterinin konutunda ürün tamiri yaparken elektrik akımına kapılarak yaralanması
  • E)Emziren kadın sigortalının İş Kanunu uyarınca verilen süt izni sırasında sandalyeden düşerek yaralanması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır. Gelin, nedenini ve diğer şıkların neden iş kazası sayılmadığını adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap A?

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre, iş kazası sayılabilmesi için olayın "işin yürütümü sırasında" veya "işyeri sınırları içinde" gerçekleşmesi gerekir. Ancak kanun, işe gidiş ve geliş yollarını da iş kazası sayar.

Buradaki kritik nokta "Kendi taşıtıyla işe gitmek" durumudur. Kanun, işe gidiş ve geliş yollarını iş kazası sayar; ancak bu kuralın istisnası vardır. Eğer sigortalı kendi taşıtıyla işe gidiyorsa ve bu sırada bir trafik kazası geçiriyorsa, bu durum iş kazası sayılmaz.

  • Mantık: Kanun, işveren tarafından verilen veya işveren tarafından kullanılan araçla işe gidiş-gelişi iş kazası sayar. Ancak kendi aracını kullanan sigortalının işe giderken geçirdiği kaza, işverenle olan iş ilişkisinin bir sonucu olarak görülmez; bu bir "kendi taşıt kullanımı" riskidir. Bu yüzden A şıkkı iş kazası sayılmaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden İş Kazası Sayılır)?

Diğer şıkların hepsi 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirtilen "iş kazası sayılan haller" içindedir:

  • B Şıkkı (Futbol oynarken düşme): Ara dinlenmesinde işyeri bahçesinde spor yaparken yaralanmak, işyeri sınırları içinde ve işin yürütümüyle ilgili bir molada gerçekleştiği için iş kazasıdır.
  • C Şıkkı (İş makinesine kolunu kaptırma): Bu, işin yürütümü sırasında doğrudan işyeri kaynaklı bir kazadır. Kesinlikle iş kazasıdır.
  • D Şıkkı (Müşteri konutunda tamir yaparken elektrik çarpması): Teknik servis elemanı işini yapmak için işyeri dışına çıkmış olsa da, işin yürütümü sırasında (müşteri evinde) meydana gelen kaza iş kazasıdır.
  • E Şıkkı (Süt izni sırasında düşme): Emziren kadın sigortalının, İş Kanunu'na göre verilen süt izni süresince işyeri dışında veya işyeri içinde meydana gelen kaza, işin yürütümüyle ilgili kabul edilir ve iş kazasıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 13'ü iyi bilmelisin. Özellikle "İş Kazası Sayılan Haller" başlığı altında yer alan şu istisnayı ezberlemen gerekir:

> "Kendi taşıtıyla işe giden sigortalının işe giderken geçirdiği trafik kazası iş kazası sayılmaz."

Özetle: Kendi aracıyla işe gidiş-geliş kaza yaparsa iş kazası değildir, ancak işveren aracıyla giderse iş kazasıdır. Bu ayrımı yapmak, sorunun anahtarıdır.

Soru 5 · 2020/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

I. İşe başlama tarihi II. İşçinin işe başlatılmaması durumunda kıdem tazminatının parasal miktarı III. İşçinin boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının parasal miktarı IV. İşçinin işe başlatılmaması durumunda ihbar tazminatının parasal miktarı V. İşçinin işe başlatılmaması durumunda ödenmesi gereken iş güvencesi tazminatının parasal miktarı 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işe iade talebiyle arabulucuya başvurulan durumlarda, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde, son tutanakta yukarıda belirtilen hususlardan hangisi veya hangilerinin yer alması zorunludur?

  • A)Yalnız I
  • B)I, III ve V
  • C)II ve IV
  • D)I, II, III, IV ve V
  • E)Yalnız IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, İş Hukuku'ndaki "İşe İade Davaları" ve "Arabuluculuk" süreçlerinin en kritik noktalarından birini test ediyor. Sanki bir arkadaşına anlatıyormuş gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden B (I, III ve V)?

Öncelikle senaryoyu kuralım: İşçi işten çıkarılmış, "Bu işe iade edilmeli" diyerek arabulucuya başvurmuş. Arabulucu ile işveren arasında "İşçi işe başlatılacak" şeklinde bir anlaşma sağlanmış.

Bu anlaşma tutanağına nelerin yazılması zorunludur? Soru, işçinin işe başlatılmaması durumunda ödenmesi gereken tazminatların değil, işçinin işe başlatılması sürecine dair geçici haklarını soruyor.

İşte madde madde neden bu şıkların doğru olduğu:

  • I. İşe başlama tarihi: Elbette ki yazılmalı! Anlaşma yapıldı, işçi ne zaman işe dönecek? Bu tarih belirsiz olursa anlaşma işe yaramaz. Bu zorunludur.
  • III. İşçinin boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının parasal miktarı: İşçi işten çıkarıldıktan sonra işe geri dönene kadar geçen sürede (arabuluculuk süreci) işçi işe başlatılmamış gibi davranır. Bu süre boyunca işçiye ücret ödenmesi gerekir. Bu ücretin ne kadar olacağı tutanağa yazılmalıdır. Bu zorunludur.
  • V. İşçinin işe iade edilmemesi durumunda ödenmesi gereken iş güvencesi tazminatının parasal miktarı: Arabulucuda anlaşma sağlansa bile, işveren sonradan işçiyi işe başlatmazsa ne olacak? İşçiye ödenmesi gereken iş güvencesi tazminatının (işe iade davası sonucu ödenen tazminat) ne kadar olacağı önceden hesaplanıp tutanağa yazılmalıdır. Bu zorunludur.

Özetle: İşe başlama tarihi (I), işe başlatılmayan süredeki ücret (III) ve işe başlatılmazsa ödenecek iş güvencesi tazminatı (V) bu tutanağın olmazsa olmaz üç maddesidir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklardaki hataları görelim:

  • II. İşçinin işe başlatılmaması durumunda kıdem tazminatının parasal miktarı: Kıdem tazminatı, işçinin kıdem hakkını (hizmet süresi) ilgilendirir. Ancak bu madde, işçinin işe başlatılmaması durumunda değil, iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda ödenir. Arabulucuda işe iade anlaşması yapıldığında, işçi işe başlatılacağı için kıdem tazminatı henüz doğmamıştır. Bu madde bu tutanağa yazılmaz.
  • IV. İşçinin işe başlatılmaması durumunda ihbar tazminatının parasal miktarı: İhbar tazminatı, iş sözleşmesinin ihbar süresi verilmeden feshedilmesi durumunda doğar. Yine işe iade anlaşması yapıldığında işçi işe başlatılacağı için ihbar tazminatı söz konusu değildir. Bu madde de tutanağa yazılmaz.

Kısa Kural: İşe iade anlaşması yapıldığında, işçi işe başlatılacağı için "kıdem" ve "ihbar" tazminatları konuşulmaz. Sadece "işe başlama tarihi", "geçen sürenin ücreti" ve "işe başlatılmazsa ödenecek iş güvencesi tazminatı" konuşulur.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 20'yi ve İş Hukuku'ndaki Arabuluculuk Usulünü iyi bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin: > "İşe iade anlaşması tutanağına; işe başlama tarihi, boşta geçen sürenin ücreti ve işe başlatılmaması durumunda ödenecek iş güvencesi tazminatı yazılır. Kıdem ve ihbar tazminatı yazılmaz."

Başarılar dilerim! Bu konu SMMM staj sınavlarında sıkça sorulan bir "tuzak" sorusudur, mantığını kavradığında artık kaçamazsın.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz