Soru 1 · 2020/3 · Türkçe
Büyücek bir parktı, çok geniş değildi ama derindi, içinde görkemli karaağaçlar, akçaağaçlar ve çınarlar, kıvrımlı yürüyüş yolları, körpe bir çam korusu ve bir sürü bank vardı. Aralarda güneşli, aydınlık çimenlikler uzanıyordu, bunların bazıları boş bırakılmıştı, bazıları da yuvarlak çiçek tarhlarıyla süslüydü ve bu iç açıcı, sıcacık, ferah çimenlik alanın ortasında tek başına duran iki büyük ağaç göze çarpıyordu.
Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- A)Ünsüz düşmesi
- B)Ünsüz benzeşmesi
- C)Ünlü düşmesi
- D)Kaynaştırma ünsüzü
- E)Ünlü daralması
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. Ünlü daralması, a ve e ile biten fiillere -yor eki geldiğinde bu ünlülerin ı, i, u, ü'ye dönüşmesidir (başla- > başlıyor, bekle- > bekliyor). Paragraftaki -yor ekli fiiller "uzanıyordu" ve "çarpıyordu"dur; ancak "uzan-" ve "çarp-" ünsüzle bittiği için araya giren "ı" yardımcı ünlüdür, daralma yoktur. Diğer olaylar metinde bulunur: "büyücek" (büyük + -cek) sözcüğünde k düştüğü için ünsüz düşmesi; "parktı" sözcüğünde -di ekinin t'ye dönmesiyle ünsüz benzeşmesi; "kıvrımlı" (kıvır- + -ım) sözcüğünde ikinci hecedeki ı'nın düşmesiyle ünlü düşmesi; "süslüydü", "tarhlarıyla" sözcüklerinde ise y kaynaştırma ünsüzü vardır.
Soru 2 · 2020/3 · Türkçe
“Venüs Sinek Kapanı” olarak da tanınan Dionaea Muscipula, dokunmaya tepki veren bitkilerin «tipik» bir örneğidir. Bu bitki Kuzey ve Güney Carolina’nın nitrojen ve fosfordan azade bataklıklarında büyür. Böyle gıda «yoksunu» bir ortamda hayatta kalabilmek için Dionaea besin «ihtiyacını» yalnızca ışıktan değil, böceklerden ve hatta küçük hayvanlardan karşılamak gibi harikulade bir yetenek geliştirmiştir. Bu bitkiler diğer bütün yeşil bitkiler gibi fotosentez yapar, ama aynı zamanda yırtıcı hayvanlar gibi avlanarak da günlük besinlerine hayvan proteiniyle «destek olurlar».
Bu parçaya göre aşağıdaki sözcüklerden hangisi altı çizili sözcüklerden birinin anlam olarak karşılığı değildir?
- A)yardımcı olmak
- B)gereksinim
- C)karakteristik
- D)mahrum
- E)çeşitli
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. Parçada altı çizili dört ifade vardır ve seçeneklerden dördü bunların anlamca karşılığıdır. "Tipik", bir türün özelliklerini en belirgin biçimde taşıyan anlamındadır ve "karakteristik" ile karşılanır (C). "Yoksunu" sözcüğü bir şeyden yoksun, ondan yararlanamayan anlamındadır; karşılığı "mahrum"dur (D). "İhtiyaç" sözcüğünün Türkçe karşılığı "gereksinim"dir (B). "Destek olmak" ise yardım etmek, katkı sağlamak demektir ve "yardımcı olmak" ile karşılanır (A). "Çeşitli" sözcüğü türlü türlü, farklı niteliklerde anlamına gelir ve altı çizili sözcüklerden hiçbirinin anlamını karşılamaz. Bu nedenle karşılığı olmayan sözcük "çeşitli"dir.
Soru 3 · 2020/3 · Türkçe
Modern hafif uçaklar, ilk tek kanatlı uçaklardan pek farklı değildir. (I) Bu uçaklar, çoğunlukla pervaneyi çalıştıran bir tek motora sahip, bir ila on kişiyi taşıyabilen araçlardır. (II) Bir uçağın temel parçaları kanat, gövde, kuyruk ve iniş takımıdır. (III) ABD’de ve nüfus yoğunluğunun az olduğu Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde Cessna ve Piper gibi hafif uçaklar yaygın olarak kullanılmıştır. (IV) Günümüzün hafif uçakları ahşap ve kumaş yerine metalden veya sağlam plastiklerden üretilmektedir. (V) Ağırlıkları nadiren 5,5 tonun üzerindedir.
Numaralandırılmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. Paragrafın konusu "modern hafif uçaklar"dır ve cümlelerin tamamı bu uçak türünün özelliklerini sıralar: I. cümle motor sayısını ve yolcu kapasitesini, III. cümle hangi ülkelerde yaygın kullanıldığını, IV. cümle hangi malzemelerden üretildiğini, V. cümle de ağırlıklarını anlatır. II. cümle ise hafif uçaklara özgü bir bilgi vermez; genel olarak "bir uçağın" temel parçalarını (kanat, gövde, kuyruk, iniş takımı) sayar. Konuyu hafif uçaklardan bütün uçaklara genişlettiği için anlatımın odağını dağıtır ve düşüncenin akışını bozar. Bu cümle çıkarıldığında I. cümleden III. cümleye geçiş kesintisiz sürer.
Soru 4 · 2020/3 · Türkçe
Kendi kendini kopyalayabilen genetik molekül DNA, çift sarmal yapıdadır.
Yukarıdaki cümleyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Yüklem belirtisiz isim tamlamasıdır.
- B)Özne belirtili isim tamlamasıdır.
- C)Yüklem sıfat tamlamasıdır.
- D)Özne belirtisiz isim tamlamasıdır.
- E)Özne zincirleme isim tamlamasıdır.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C. Cümlenin yüklemi "çift sarmal yapıdadır" sözüdür. Burada "yapı" adını "çift" ve "sarmal" sıfatları nitelemektedir; yani yüklem bir sıfat tamlamasına bulunma eki ve ek-fiil getirilerek kurulmuştur. Tamlamada ilgi ya da iyelik eki bulunmadığından isim tamlaması söz konusu değildir; bu yüzden A seçeneği elenir. Özne "Kendi kendini kopyalayabilen genetik molekül DNA" sözüdür; "DNA" adı, sıfat-fiil grubu ve "genetik molekül" ile nitelenmiştir. Öznede de iyelik eki taşıyan bir tamlanan yoktur; belirtili, belirtisiz ya da zincirleme isim tamlaması aranan B, D ve E seçenekleri bu nedenle cümleye uymaz.
Soru 5 · 2020/3 · Türkçe
Fizikçiler hâlâ araştırıyorlar, başka alanlardaki bilim insanları da öyle. Bilginin peşindeki uğraş sürüyor. Einstein bu konuyla ilgili şöyle demişti: “«Işık çemberi büyüdükçe, onun etrafını çevreleyen karanlık da genişler».”
Yukarıdaki cümlede altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Durmaksızın büyüyen bilgi dağarcığı, beraberinde yeni bilinmeyenleri de getirir.
- B)Fizikçiler diğer bilim insanlarına göre daha çok araştırma ve uğraş içinde olmalıdır.
- C)Bilim insanları bilgiye doyumsuz olduklarından araştırmaları her zaman karanlıkta kalır.
- D)Bilgiye ulaşmada yaşanan zorluk, ulaşılan bilginin değeriyle doğru orantılıdır.
- E)Öyle bilgiler vardır ki üzerinde çalışan hiçbir bilim insanı sonuca ulaşamamıştır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Einstein'ın sözünde "ışık çemberi" bilinenleri, yani ulaşılan bilgiyi; "karanlık" ise bilinmeyenleri simgeler. Çember büyüdükçe çevresi de uzar ve karanlıkla temas ettiği sınır genişler. Buna göre bilgi arttıkça insanın farkına vardığı bilinmeyenler, yeni sorular da çoğalır. Paragrafın "bilginin peşindeki uğraş sürüyor" cümlesi de bu sonu gelmeyen arayışı destekler. B seçeneği fizikçilerle öbür bilim insanlarını karşılaştırır; sözde böyle bir karşılaştırma yoktur. C, araştırmaların hep karanlıkta kaldığını söyleyerek ulaşılan bilgiyi yok sayar. D, zorluk ile değer arasında bir ilişki kurar; E ise hiç sonuca ulaşılamayan bilgilerden söz eder. Bu yorumların hiçbiri sözdeki büyüme-genişleme ilişkisini karşılamaz.
Soru 6 · 2020/3 · Türkçe
Sayısal yönden doğa bir ------ oluşturur. En alt katmanda, besinlerini ve enerjisini cansız varlıklardan temin edebilen canlılar yer alır: Bitkiler. Bitkiler katmanı yeterince genişlediğinde, üzerine bitkileri yiyen hayvanların yer aldığı başka bir ------ daha eklenebilir fakat nüfuslarının asla tüm bitkileri yiyebilecekleri kadar artış göstermemesi bir ------. Bir bölgede bitkilere nadiren rastlanmaya başlandığında da bazı bireyler yeterli beslenemez hâle gelir. Bu durumda piramide eklenen bir diğer katmanda yırtıcılardır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
- A)piramit-katman-zorunluluktur
- B)sıralama-ekoloji-gelenek oluşturmuştur
- C)üçgen-canlı-beklenti hâlini almıştır
- D)şema-nüfus-doğru orantılıdır
- E)popülasyon-sayı-karmaşık yapıdır
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Parçanın kendi içindeki ipuçları boşlukları belirler. Son cümlede "piramide eklenen bir diğer katman" denmesi, birinci boşlukta doğanın oluşturduğu yapının "piramit" olduğunu gösterir. İkinci cümledeki "En alt katmanda" ve "Bitkiler katmanı" ifadeleri, bitkilerin üzerine eklenen şeyin başka bir "katman" olduğunu ortaya koyar. Üçüncü boşlukta ise otçulların tüm bitkileri tüketecek kadar çoğalmaması, piramidin ayakta kalması için uyulması gereken bir koşul olarak sunulur; bu anlamı "zorunluluktur" karşılar. B'deki "ekoloji", C'deki "canlı", D'deki "nüfus" ve E'deki "sayı" sözcükleri "başka bir ------ daha eklenebilir" yapısına uymaz; "gelenek", "beklenti" gibi sözler de doğal bir zorunluluğu anlatmaz.
Soru 7 · 2020/3 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?
- A)Eğer bir alışkanlığınız yoksa boş zamanlarınızı doldurmak da büyük güçlüklerle karşılaşırsınız.
- B)Şimdiye değin hiçbir eski arkadaşımla ve hiçbir komşumla diyaloğumu kesmedim.
- C)İhtiyarladığınız zaman yanınızdan ayrılmıyacak dostlarınızı şimdiden hazırlayın!
- D)İnsanın arkadaşının üçbeş mahalle ötede değil de yanında olması ne güzel şey!
- E)Boş zamanlarını bir kitabın arkadaşlığıyla geçirmesini bilmeyenler yapa yalnız kalırlar.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. B cümlesinde "hiçbir" bitişik yazılmış, "diyalog" sözcüğü ünlüyle başlayan ek aldığında TDK yazımına uygun olarak "diyaloğumu" biçiminde yumuşatılmıştır; cümlede yazım yanlışı yoktur. A'da "doldurmak da" sözündeki "da" bağlaç değil, bulunma ekidir (doldurmakta güçlükle karşılaşmak); benzeşme gereği "doldurmakta" biçiminde bitişik yazılmalıdır. C'de -ecek eki alan fiilde daralma yazıya geçirilmez; "ayrılmayacak" yazılmalıdır. D'de sayı adları ayrı yazıldığından "üç beş" olmalıdır. E'deki pekiştirmeli sıfat bitişik yazılır: "yapayalnız".