2021/2 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2021/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2021/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, toplu iş sözleşmesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri, yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder.
  • B)Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın faaliyetinin durdurulması, toplu iş sözleşmesini sona erdirir.
  • C)Toplu iş sözleşmesi en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir.
  • D)Toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üye olmayan işçinin toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanması için sendikanın onayı aranmaz.
  • E)Toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar, toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM stajı için hazırlık yaparken bu soruyu çok iyi anlaman gerekiyor. Soru, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na dayanıyor ve senin "yanlış olan" ifadeyi bulmanı istiyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim.

1. Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

Soruda "yanlış olan" ifadeyi istiyor. B şıkkı yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır.

Neden? Kanun'a göre, toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın faaliyetinin durdurulması (geçici olarak durması), sözleşmeyi otomatik olarak sona erdirmez.

  • Mantığı şudur: Sendika faaliyet durdurulsa bile, işçi ve işveren arasındaki sözleşme devam eder. Bu durum, sözleşmenin feshi (bitirilmesi) için yeterli bir sebep değildir. Sözleşmenin sona ermesi için başka şartlar aranır. Yani sendika durursa sözleşme de durmaz; sözleşme varlığını sürdürür. Bu yüzden "söylem" yanlış bir yargıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soru İçin "Yanlış Değil")?

Diğer şıklar kanuna uygundur, dolayısıyla sorunun "yanlış olanı" olamazlar:

  • A Şıkkı (Doğru): Eski sözleşme bittiğinde, yeni sözleşme imzalanana kadar eski sözleşmenin iş sözleşmesiyle ilgili maddeleri (maaş, izin vb.) otomatik olarak geçerli olmaya devam eder. Bu, işçiyi koruyan çok önemli bir kuraldır.
  • C Şıkkı (Doğru): Kanun, toplu iş sözleşmelerinin en fazla 3 yıl süreli olabileceğini belirtir. Daha uzun süreli sözleşme yapılamaz.
  • D Şıkkı (Doğru): İşçi sendika üyesi olmasa bile, toplu iş sözleşmesinden yararlanabilir. Bunun için sendikanın özel bir onayına gerek yoktur; sadece dayanışma aidatını ödemek yeterlidir. Bu, işçi haklarını genişleten bir kuraldır.
  • E Şıkkı (Doğru): İşvereni temsil eden kişiler (örneğin işveren temsilcisi veya işveren vekili), toplu iş sözleşmesinden yararlanamazlar. Bu sözleşme sadece işçi ve işçi temsilcisi için geçerlidir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun Toplu İş Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Etkileri başlıklı maddelerini (özellikle madde 10 ve 11 civarı) iyi bilmelisin.

Özetle:

  • Kural: Sendika faaliyet durdurulsa bile sözleşme sona ermez.
  • Hata: "Sona erdirir" demek.
  • Doğru Cevap: B şıkkı.

Başarılar dilerim! Bu konu, staj sınavlarında sıkça çıkan temel bir konudur.

Soru 2 · 2021/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Aşağıda belirtilen kişilerden hangisi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında sigortalı sayılmazlar?

  • A)Mahalle muhtarları
  • B)Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar
  • C)Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar
  • D)Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları
  • E)Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na (5510 sayılı Kanun) göre "Sigortalı" sayılan kişilerin listesini ve "Sigortalı sayılmayan" istisnaları anlamakla ilgilidir. SMMM stajı için bu ayrım çok kritiktir çünkü sigortalı olanlar için prim ödenmesi zorunludur, sigortalı sayılmayanlar için ise farklı kurallar geçerlidir.

Gelin şıkları tek tek inceleyelim:

Neden Doğru Cevap C Şıkkıdır?

C) Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar

5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, sigortalı sayılan kişiler listelenmiştir. Ancak kanun, bazı özel durumlarda bu kişileri "sigortalı sayılmaz" olarak tanımlar.

Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre; "Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar" sigortalı sayılmazlar.

  • Mantığı: Askerlik yapan er ve erbaşlar, askerlik süresince maaşlarını askerlikten alırlar ve bu süre boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) prim ödenmesi gerekmez. Askerlik süresi, sigortalılık süresi olarak sayılmaz (ancak askerlik süresi, emeklilik hesabında "sigortalı sayılmayan süre" olarak değerlendirilir ve belirli şartlarda emeklilik hesabına dahil edilebilir, ama o sırada "sigortalı" konumunda değillerdir).

Bu nedenle, soruda "sigortalı sayılmazlar" diye sorulduğu için doğru cevap C şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden "sigortalı sayılır" olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A) Mahalle muhtarları: Kanun gereği muhtarlar, kendi hizmet akdine tabi olsalar bile, sigortalı sayılırlar ve prim ödemeleri gerekir. (İstisna: Sadece belediye meclis üyeleri gibi bazı özel durumlar hariç, muhtarlar sigortalıdır).
  • B) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar: Bu, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde açıkça belirtilen en temel sigortalı grubudur. İş akdi ile çalışan herkes sigortalıdır.
  • D) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları: Kanun, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerini (ortak veya ortak olmayan) sigortalı sayar. Yönetim kurulu üyesi olanlar, iş sözleşmesi olmasa bile sigortalı statüsündedirler.
  • E) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar: Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar, 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Gelir vergisinden muaf olmaları, sigortalılık statüsünü ortadan kaldırmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Kanun'un 4. Maddesi'ni iyi bilmelisin.

  • 4. Maddenin 1. fıkrası: Sigortalı sayılanları listeler (Çalışanlar, Esnaf, Yönetim kurulu üyeleri vb.).
  • 4. Maddenin 1. fıkrasının (c) bendi: Sigortalı sayılmayan özel durumu (Er ve Erbaşlar) belirtir.

Özetle: Sınavda "Sigortalı sayılır" sorusu gelirse 4. maddenin 1. fıkrasını, "Sigortalı sayılmaz" sorusu gelirse 4. maddenin 1. fıkrasının (c) bendini (ve diğer istisnaları) hatırlaman gerekir.

Doğru cevap: C

Soru 3 · 2021/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan sosyal sigorta yardımlarından biri değildir?

  • A)İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi
  • B)Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi
  • C)İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması
  • D)İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından ölüm geliri bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi
  • E)Sürekli iş göremez olan sigortalıya malullük aylığı bağlanması
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu sorunun doğru cevabı E şıkkıdır çünkü 5510 sayılı Kanun'a göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez hale gelen sigortalılara "malullük aylığı" bağlanmaz; bu durumdaki sigortalılara doğrudan "malullük maaşı" (veya iş göremezlik geliri) bağlanır ve kanun maddelerinde bu yardımın adı "malullük aylığı" olarak geçmez, bu nedenle E şıkkındaki ifade kanundaki terminolojiye ve yardım türüne uygun düşmez. Diğer şıklara bakıldığında; A şıkkındaki cenaze ödeneği, B şıkkındaki geçici iş göremezlik ödeneği, C şıkkındaki ölüm geliri ve D şıkkındaki evlenme ödeneği, 5510 sayılı Kanun'un 55. maddesinde açıkça belirtilen iş kazası ve meslek hastalığı sigortası yardımları arasında yer almaktadır. Bu soruyu çözebilmek için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında sağlanan yardımların türlerini ve isimlerini (geçici iş göremezlik, malullük, ölüm, cenaze, evlenme) detaylıca bilmek gerekmektedir.

Soru 4 · 2021/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, sendikal güvencelere ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İşçi kuruluşuna yönetici olarak seçilen işçi dilerse işten ayrıldığı tarihte iş sözleşmesini bildirim süresine uymaksızın veya sözleşme süresinin bitimini beklemeksizin fesheder ve kıdem tazminatına hak kazanır.
  • B)İş sözleşmesi sendikal nedenle feshedilen işçinin sendikal tazminat talep edebilmesi için işe iade davası açması zorunludur.
  • C)İş sözleşmesi haksız feshedilen işyeri sendika temsilcisi, işe iade davası açtığında mahkeme temsilcinin işe iadesine karar verirse temsilciye en çok iki aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları ödenir.
  • D)İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları ya da sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılabilir.
  • E)İşyeri sendika temsilcisinin işyerinin değiştirilebilmesi için işverenin sendikadan izin alması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'ndaki "Sendikal Güvenceler" konusunu ölçüyor. Bu konu, işçi sendikalarına üye olan veya sendika yöneticisi olan işçilerin işten çıkarılma riskine karşı korunmasını düzenler.

Gelin şıkları tek tek inceleyelim ve neden A şıkkının doğru olduğunu adım adım görelim.

Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Kanunumuzun 19. maddesi, sendika yöneticisi olan işçiler için özel bir koruma getirir. Bu maddeye göre:

  • Yöneticilik Hakkı: Bir işçi, işçi kuruluşuna (sendikaya) yönetici olarak seçildiğinde, sendikal faaliyetlerini sürdürebilmesi için iş sözleşmesinin devam etmesi gerekir.
  • İşten Ayrılma Hakkı: Eğer yönetici olan işçi, sendikal görevi nedeniyle işten ayrılma kararı alırsa (veya işveren onu çıkarmak isterse), kanun ona çok önemli bir hak tanır.
  • Bildirim Süresi ve Kıdem: Kanun, yönetici olan işçinin, dilerse işten ayrıldığı tarihte bildirim süresine uymaksızın iş sözleşmesini feshedebileceğini belirtir. Yani, normal işçilerin işten çıkarken 2 hafta veya 4 hafta beklemesi gerekirken, sendika yöneticisi bu süreyi beklemek zorunda değildir.
  • Kıdem Tazminatı: Bu özel feshetme hakkını kullanan yönetici, iş sözleşmesinin bitimini beklemeden ayrılabilir ve kıdem tazminatına hak kazanır.

Özetle; A şıkkı, sendika yöneticisinin işten ayrılma özgürlüğünü ve kıdem tazminatı hakkını kanundaki tam metne uygun olarak anlatmaktadır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • B Şıkkı (Yanlış): Sendikal nedenle işten çıkarılan işçi, işe iade davası açmak zorunda değildir. İşçi, işe iade davası açmak yerine, işe iade davası açmadan da sendikal tazminat talep edebilir. Yani işe iade davası açmak, sendikal tazminat almanın tek yolu değildir.
  • C Şıkkı (Yanlış): Bu şıktaki en büyük hata "en çok iki aylık" kısmıdır. Kanun, işe iade davası açan ve işe iadesine karar verilen sendika temsilcisi için, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının ödenmesini en çok 12 ay (bir yıl) olarak düzenlemiştir. "İki ay" ifadesi yanlıştır.
  • D Şıkkı (Yanlış): Bu ifade kanunun temel ilkesine aykırıdır. İşçiler, sendikaya üye olmaları, olmamaları veya sendikal faaliyette bulunmaları nedeniyle işten çıkarılamaz. Bu, sendikal özgürlüklerin en temel kuralıdır ve yasaklanmıştır.
  • E Şıkkı (Yanlış): İşyeri sendika temsilcisinin işyerinin değiştirilmesi için işverenin sendikadan izin alması gerekmez. İşveren, sendika temsilcisi olan işçiyi işten çıkarmak için sendikadan izin almak zorundadır (bu bir "izin" değil, "bildirim" ve "haklı sebep" gerektiren bir durumdur), ancak işyerinin fiziki olarak değiştirilmesi veya taşınması için sendikadan izin alma zorunluluğu yoktur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 19. Maddesi'ni (Sendikal Güvenceler) iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Sendika yöneticilerinin işten çıkarılma yasağı.
  • Yöneticilerin işten ayrılma durumunda bildirim süresine uyma zorunluluğu yokluğu.
  • Kıdem tazminatı hakkı.
  • İşe iade davası açılmadan da sendikal tazminat talep edilebilmesi.
  • Boşta geçen süre ücretinin en fazla 12 ay olabileceği.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2021/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisinin “ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller” kapsamında işverene haklı nedenle derhâl fesih imkânı vereceği açıkça düzenlenmiştir?

  • A)İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması nedeniyle devamsızlığının ardı ardına üç iş günü sürmesi
  • B)İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi
  • C)İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması
  • D)İşçinin işyeri dışında işlediği iddia edilen bir suç üzerine gözaltına alınması sonucu devamsızlığının kıdemine göre belirlenen bildirim süresini aşması
  • E)İşçinin yaşlılığı sonucu işe yoğunlaşmasının azalması nedeniyle mesleki yetersizliğinin ortaya çıkması
Çözümü göster — doğru cevap B

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin 2. fıkrasında, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverene "ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller" kapsamında iş sözleşmesini derhâl feshetme hakkı tanıyan açık bir durum olarak düzenlenmiştir; bu nedenle doğru cevap B şıkkıdır.

Diğer şıkları incelediğimizde, A şıkkında belirtilen hastalık ve devamsızlık durumu (madde 25/2-a) işverene haklı nedenle fesih hakkı verse de bu durum "ahlak ve iyiniyet kuralları"ndan ziyade "sağlık" ile ilgili özel bir hükümdür; C şıkkı işçinin işe devam etmesini engleyen zorlayıcı sebeplerdir ve bu durumda fesih hakkı doğsa da derhal değil, bildirimli fesih kuralları çerçevesinde değerlendirilir; D şıkkındaki gözaltı ve devamsızlık durumu ise kıdemli bildirim süresini aşması durumunda fesih hakkı doğurur ancak bu da doğrudan "ahlak ve iyiniyet" kapsamında sayılan bir davranış değil, usulü bir ihlaldir; E şıkkında ise yaşlılık ve mesleki yetersizlik, işverenin derhal fesih hakkını doğuran bir "ahlak ve iyiniyet ihlali" değil, işten çıkarma nedenleri arasında değerlendirilen farklı bir hukuki durumdur. Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesindeki "işçinin haklı nedenle derhâl fesih hakkı" hükümlerinin hangi başlıklar altında (ahlak ve iyiniyet kuralları, sağlık, zorlayıcı sebep vb.) sınıflandırıldığını ve her birinin ayrı ayrı fesih sonuçlarını net bir şekilde bilmek gerekmektedir.

Soru 6 · 2021/2 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu'na göre, çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İşveren fazla çalışma yapan işçiye bu çalışmalar karşılığı yüzde elli zamlı ücret ödemek veya fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakika serbest zaman tanımak arasında seçimlik hakka sahiptir.
  • B)Bir yıldan az çalışan işçilere çalışma süreleriyle orantılı yıllık izin verilir.
  • C)Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerinde hüküm bulunmaması hâlinde, işveren tek taraflı talimatıyla işçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışacağına karar verebilir.
  • D)İşin niteliğinden doğmayıp işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.
  • E)Ara dinlenmesi çalışma süresinden sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu sorunun doğru cevabı D şıkkıdır, çünkü 4857 sayılı İş Kanunu'nun 67. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, işin niteliğinden kaynaklanmayan ve işveren tarafından işçiye sosyal bir yardım olarak sunulan, işyerine gidip gelme sırasında araçlarda geçen süreler yasal olarak "çalışma süresi" kapsamında değerlendirilmez; bu süreler dinlenme süresi veya mesai dışı zaman olarak kabul edilir.

Diğer şıkları neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz: A şıkkı yanlıştır çünkü fazla çalışma karşılığında işçiye seçme hakkı tanınmaz; işveren ya ücret öder ya da serbest zaman verir, ancak bu karar işveren tarafından verilir. B şıkkı yanlıştır çünkü bir yıldan az çalışan işçilere de tam yıllık izin hakkı tanınır, ancak bu izin çalışma süresiyle orantılı olarak kullanılır, hakları doğmaz. C şıkkı yanlıştır çünkü ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçinin çalıştırılması için işçinin yazılı rızası şarttır, işveren tek taraflı karar veremez. E şıkkı yanlıştır çünkü kanun, ara dinlenmesinin çalışma süresinden sayılmayacağını, dinlenme süresi olduğunu hükme bağlamıştır. Bu soruyu çözebilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun çalışma süreleri, fazla çalışma, tatil ve dinlenme sürelerine ilişkin maddelerini (özellikle 63, 67 ve 68. maddeleri) bilmek gerekmektedir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz