2021/3 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2021/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2021/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi bir ticari işletmeyi kendi adına işletse dahi tacir sayılmaz?

  • A)Ticaret yapmaktan menedilenler
  • B)Kollektif şirketler
  • C)Anonim şirketler
  • D)Kamu yararına çalışan dernekler
  • E)Gelirinin yüzde birini kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku için çok önemli bir temel kavram olan "Tacirlik" ile "Ticari İşletme" arasındaki farkı ölçüyor. Doğru cevap D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden D Şıkkı Doğru? (Kamu Yararına Çalışan Dernekler)

Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre bir kişinin tacir sayılabilmesi için iki şartın aynı anda gerçekleşmesi gerekir:

  • Kendi adına bir ticari işletme kurmak.
  • Bu işletmeyi ticari amaçla (kâr elde etmek için) işletmek.

Kamu yararına çalışan dernekler (örneğin; Kızılay, çeşitli vakıf ve dernekler) ticari bir işletme kurup işletebilirler. Ancak, kanun koyucu bu derneklerin temel amacının kâr elde etmek değil, kamu yararı (eğitim, sağlık, yardım vb.) olduğunu kabul etmiştir.

Bu nedenle, bir dernek ticari bir iş yapsa bile, bu işi "kâr amacı" gütmek için değil, derneğin amaçlarını gerçekleştirmek için (yani kamu yararı için) yapar. TTK'ya göre, kâr amacı gütmeyen dernekler, ticari işletme işletseler dahi tacir sayılmazlar. Bu yüzden D şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere bakalım ve neden tacir sayıldıklarını görelim:

  • A) Ticaret yapmaktan menedilenler: Bu kişiler (örneğin bazı kamu görevlileri veya mahkumlar) ticaret yapma yasağına tabi olabilirler. Ancak bu yasağı ihlal edip ticaret yapsalar, yaptıkları işlem geçersiz sayılır ve tacirlik sıfatını kaybederler. Soru "tacir sayılmaz" derken, yasal bir engel nedeniyle değil, nitelik olarak tacirlik şartını taşımadıkları için sorulmuştur. Ancak en belirgin fark, derneklerin "kâr amacı" taşımamasıdır. (Not: Bu şık bazen kafa karıştırıcı olabilir, ancak dernekler için kâr amacı yokluğu en temel istisnadır).
  • B) Kollektif Şirketler ve C) Anonim Şirketler: Bu şirketler ticaret hukukunun en temel tacirleridir. Kanun açıkça belirtir ki; ticari şirketler (şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri) kendi ticari işletmelerini işleten tacirlerdir. Bu şirketler kurulduğu andan itibaren tacir sıfatını taşır.
  • E) Gelirinin yüzde birini kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar: Burada dikkat edilmesi gereken nokta "yüzde bir" oranıdır. Kanun, vakıfların kâr amacını taşımadığı sürece tacir sayılmayacağını söyler. Eğer bir vakıf ticari iş yapar ve kâr elde ederse, bu kârı kamu yararına harcasa bile, ticari işletme işleten tacir statüsüne girer. Sadece kâr amacı gütmeyen vakıflar tacir değildir. Bu şıktaki vakıf ticari iş yapıp kâr elde ediyorsa tacir sayılır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Tacirlik" ve "Ticari İşletme" kavramlarını iyi ayırt etmelisin.

Özet Kural:

  • Tacir Olmak İçin: Ticari işletme kurmak VE bunu kâr amacı ile yapmak gerekir.
  • İstisna: Kâr amacı gütmeyen dernek ve vakıflar, ticari iş yapsalar bile tacir sayılmazlar.

Başarılar dilerim! Bu konu, SMMM stajı sınavının en sık sorulan temel mantığıdır.

Soru 2 · 2021/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, ticaret sicili hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Ticaret sicili alenidir; herkes sicilinin içeriğini inceleyebilir.
  • B)Ticaret sicilinin yanlış tutulmasından doğan zarardan Devlet sorumlu olmaz.
  • C)Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça ticaret sicilinin yetki çevresi içinde oturanlar için tescil isteme süresi kural olarak on beş gündür.
  • D)Ticaret siciline tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş bir husus, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
  • E)Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Hadi gel, neden B'nin doğru (yani ifadenin yanlış) olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu birlikte inceleyelim.

1. Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

Soruda "yanlış olan hangisidir?" diye soruluyor. B şıkkında "Ticaret sicilinin yanlış tutulmasından doğan zarardan Devlet sorumlu olmaz" deniliyor. Bu ifade yanlıştır, bu yüzden doğru cevap B'dir.

Neden? 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre, ticaret sicili bir devlet kaydıdır. Devlet, ticaret sicillerini tutmakla yükümlüdür ve bu işi yaparken hata yaparsa (örneğin yanlış bir kaydı siler, bir işlemin tarihini yanlış yazar veya tescil etmez), bu hatadan doğan zarardan Devlet sorumludur.

Kanunun 15. maddesi açıkça belirtir ki: Ticaret sicili yanlış tutulursa veya tescil edilmemesi sonucu bir zarar doğarsa, bu zarar Devlet tarafından tazmin edilir. Yani devlet, "Benim hatam değil, senin hatandır" diyemez. Sicil, halka güven vermesi için devlet güvencesi altındadır. Bu yüzden "Devlet sorumlu olmaz" cümlesi kanuna aykırıdır ve ifadesi yanlıştır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Sorunun Cevabı Olamaz)?

Şimdi diğer şıkların neden doğru ifadeler olduğunu kısaca görelim, böylece neden onları elenmesi gerektiğini anlarsın:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Ticaret sicili alenidir (açıktır). Kanun, herkesin ticaret siciline bakıp içeriğini incelemesine izin verir. Bu, ticari şeffaflık için çok önemlidir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Tescil isteme süresi genellikle 15 gündür. Kanunda başka bir süre belirtilmemişse, işlemin yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde tescil istenmesi gerekir. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Bu, ticaret hukukundaki en önemli kurallardan biridir: "Tescil ve İlan İlkesi". Eğer bir şeyin tescili zorunluysa ve tescil edilmediyse, bu durum iyi niyetli üçüncü kişilere (yani işlemden haberdar olmayan dışarıdaki kişilere) karşı ileri sürülemez. Yani "Ben bunu yapmadım, sicilde yok" diyemezsiniz. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Ticaret siciline tescil edilen bir husus değiştiğinde (örneğin şirketin sermayesi arttı, yöneticiler değişti), bu değişiklik de mutlaka tescil edilmelidir. Değişiklikler tescil edilmezse, yukarıda D şıkkında bahsettiğimiz gibi üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu ifade doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Ticaret Sicili ve Devletin Sorumluluğu konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Ticaret Sicilinin Niteliği: Sicilin alenilik (açıklık) ilkesine tabi olması.
  • Devletin Sorumluluğu: Sicil işlemlerinde devlet hatası olursa, zararın devlet tarafından karşılanacağı (TTK m. 15).
  • Tescil ve İlan İlkesi: Tescil edilmeyen hususların iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği.

Özetle: Devlet, ticaret sicillerini tutarken hata yaparsa bu hatadan dolayı sorumludur. "Sorumlu değildir" diyen şık (B şıkkı) kanuna aykırı olduğu için sorunun doğru cevabıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2021/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketlerin sermayeleri hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Anonim şirkete ayni sermaye getirilebilmesi için, asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişi tarafından sermayeye değer biçilmelidir.
  • B)Bir taşınmazın anonim şirkete sermaye olarak getirilebilmesi için, tapuya şerh verilmesi zorunludur.
  • C)Kişisel emek ve ticari itibar, anonim şirkete sermaye olarak getirilebilir.
  • D)Sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen pay sahibi, bu payları için gerekli usullere uyularak anonim şirketten ıskat edilebilir.
  • E)Pay sahipleri, anonim şirkete sermaye olarak verdikleri şeyleri geri isteyemezler.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre anonim şirketlerde sermaye konusundaki temel kuralları sorguluyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim ve neden C şıkkının doğru cevap (yani yanlış olan ifade) olduğunu öğrenelim.

1. Neden C Şıkkı Doğru Cevap (Yanlış İfade)?

Soruda "Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. Yani, kanuna aykırı olan ifadeyi bulmamız gerekiyor.

C Şıkkı: "Kişisel emek ve ticari itibar, anonim şirkete sermaye olarak getirilebilir."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi?

  • Kanuni Kural: TTK Madde 336'ya göre, anonim şirketlerde sermaye nakit veya ayni olarak konulabilir.
  • Ayni Sermaye Nedir? Ayni sermaye, maddi bir değeri olan ve şirketin aktifine geçen şeylerdir (Örneğin; bina, arsa, makine, patent, ticari marka, ticari unvan gibi).
  • Yasak Olan: Kanun, anonim şirketlerde "kişisel emek" (birinin çalışması) veya "ticari itibar"ın (şirketin itibarı) doğrudan sermaye olarak konulmasına izin vermez. Bu tür değerler, şirketin kurucularının veya çalışanlarının katkısı olarak değerlendirilebilir ancak hukuki sermaye olarak kayda geçemez.
  • Not: Bu kural, "Limited Şirketler" için farklıdır. Limited şirketlerde emek ve ticari itibar sermaye olarak konulabilir, ancak Anonim Şirketlerde kesinlikle yasaktır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru İfade (Yanlış Cevap Olmaz)?

Şimdi diğer şıkların neden kanuna uygun olduğunu kısaca görelim ki, sınavda şaşırmayasın:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Anonim şirkete ayni sermaye (örneğin bina veya makine) getirileceği zaman, bu malın değerinin doğru belirlenmesi gerekir. Kanun, bu değer biçimi için Asliye Ticaret Mahkemesi'nce atanan bir bilirkişiye başvurmayı zorunlu kılar. Bu ifade kanuna uygundur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Eğer sermaye olarak bir taşınmaz (arazi, bina) getiriliyorsa, bu taşınmazın şirketin malı olması için tapu dairesine şerh (not) düşülmesi gerekir. Bu, üçüncü kişilere karşı şirketin malı olduğunu gösteren zorunlu bir işlemdir. Bu ifade de doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Bir pay sahibi sermaye borcunu yerine getirmiyorsa, kanun ona "ceza" verir. Bu ceza, o kişinin paylarının ıskat edilmesidir (yani şirketten çıkarılması ve payının iptal edilmesi). Bu ifade kanuna uygundur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Sermaye, şirketin malvarlığına katılır ve şirketin borçlarını karşılamak için kullanılır. Bu nedenle, pay sahipleri sermaye olarak verdikleri parayı veya malı geri isteme hakkına sahip değildir. Bu ifade de doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmen gerekir:

  • Anonim Şirketlerde Sermaye Türleri: Anonim şirketlerde sadece Nakit ve Ayni sermaye olabilir. Emek ve Ticari İtibar anonim şirketlerde sermaye olamaz (Bu sadece Limited Şirketler için geçerlidir).
  • Ayni Sermaye İşlemleri: Ayni sermaye getirilirken bilirkişi ataması ve taşınmazlarda tapu şerhi gibi usul kuralları.

Özetle: Sınavda "Anonim Şirket" ve "Sermaye" kelimelerini gördüğün an, aklına hemen "Emek ve Ticari İtibar sermaye olamaz" kuralını getir. Bu kuralı bildiğin sürece C şıkkını hemen işaretleyebilirsin.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2021/3 · Ticaret Hukuku

I. Anonim şirkette denetim, şirketin zorunlu organı olan denetim kurulu tarafından yapılır. II. Bir yeminli mali müşavir, denetlenecek şirkette yönetici olarak görev yapıyorsa, o şirkette denetçi olamaz. III. Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir. IV. Denetçi, şirket yönetim kurulu tarafından seçilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketin denetimi hakkında yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

  • A)I ve II
  • B)I ve III
  • C)I ve IV
  • D)II ve III
  • E)III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi adım adım inceleyelim. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır. Hadi nedenini birlikte çözelim.

1. Neden D Şıkkı Doğru? (II ve III Maddeleri)

Bu şık, II ve III numaralı maddelerin doğru olduğunu söylüyor. Gelin bunları tek tek inceleyelim:

  • II. Madde Doğru: "Bir yeminli mali müşavir, denetlenecek şirkette yönetici olarak görev yapıyorsa, o şirkette denetçi olamaz."
  • Neden? Denetçinin en temel özelliği bağımsızlığıdır. Eğer bir kişi aynı zamanda şirketin yöneticisiyse (örneğin Genel Müdür veya Yönetim Kurulu Üyesi), kendi yaptığı işleri kendisi denetlemiş olur. Bu durum "kendi kendini denetlemek" anlamına gelir ve yasal olarak kesinlikle yasaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), yöneticilerin aynı zamanda denetçi olamayacağını açıkça belirtir.
  • III. Madde Doğru: "Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir."
  • Neden? Bu madde, Ceza Hukuku kurallarına dayanır. Eğer bir anonim şirketin denetlemesi zorunluysa ve şirket bunu yaptırmazsa, bu durum sadece bir eksiklik değil, bir suçtur. TTK'ya göre, denetim yapılmamış finansal tablolar ve hazırlanmamış yönetim kurulu raporu, suç teşkil eder ve ilgili yöneticiler hakkında cezai işlem uygulanır. Yani "denetlettirilmemiş" durum, yasal olarak "suç işlenmiş" hükmündedir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer maddelerin neden hatalı olduğunu görelim:

  • I. Madde Yanlış: "Anonim şirkette denetim, şirketin zorunlu organı olan denetim kurulu tarafından yapılır."
  • Hata: Denetim kurulu zorunlu bir organ değildir. Sadece belirli şartları taşıyan büyük anonim şirketlerde (örneğin sermaye tutarı veya çalışan sayısı belirli bir seviyenin üzerinde olanlar) denetim kurulunun kurulması zorunludur. Küçük ve orta ölçekli anonim şirketlerde denetim kurulu kurulmaz; bunun yerine tek bir bağımsız denetçi (YMM) görevlendirilir. Bu madde tüm anonim şirketler için genelleme yaptığı için yanlıştır.
  • IV. Madde Yanlış: "Denetçi, şirket yönetim kurulu tarafından seçilir."
  • Hata: Denetçi Yönetim Kurulu tarafından değil, Genel Kurul tarafından seçilir. Yönetim Kurulu, denetçiye görev verip ücret ödeyebilir ama onu atama yetkisi yoktur. Atama yetkisi tamamen hissedarların toplantısı olan Genel Kurul'a aittir. Bu madde yetkiyi yanlış bir yere veriyor.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın Anonim Şirketler bölümündeki şu iki temel konuyu iyi bilmelisin:

  • Denetim Organının Yapısı: Hangi şirketlerde Denetim Kurulu zorunludur, hangilerinde tek denetçi yeterlidir? (Genel Kurul'un denetçi seçme yetkisi).
  • Bağımsızlık ve Çatışma Durumu: Yöneticilerin denetçi olamaması ve denetim yapılmamasının ceza hukuku boyutu (suç teşkil etmesi).

Özetle:

  • I. Madde: Denetim kurulu her zaman zorunlu değildir. (Yanlış)
  • II. Madde: Yönetici denetçi olamaz. (Doğru)
  • III. Madde: Denetim yapılmazsa suç işlenmiş olur. (Doğru)
  • IV. Madde: Denetçi Genel Kurul tarafından seçilir, Yönetim Kurulu değil. (Yanlış)

Bu mantıkla II ve III doğru olduğu için cevap D şıkkıdır.

Soru 5 · 2021/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 5941 sayılı Çek Kanunu’na göre, çek hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

  • A)Çekin bir takas odasına ibrazı, hiçbir zaman ödeme için ibraz yerine geçemez.
  • B)Hamiline yazılı çekin geçerli olarak devredilebilmesi için, senedin arka yüzünde ciro işlemi yapılması gerekir.
  • C)Çek üzerine konulacak anapara (kapital) faizi kayıtları geçerlidir.
  • D)Düzenleme yeri İzmir, ödeme yeri Ankara olan bir çek, düzenleme tarihinden itibaren üç ay içinde muhatap bankaya ibraz edilebilir.
  • E)Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren ve hakkındaki adli para cezasını ödemeyen kişiye, hapis cezası verilir.
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı için çok önemli olan Çek Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun temel kurallarını ölçüyor. Doğru cevap E şıkkıdır.

Gelin bu cevabı neden doğru olduğunu ve diğer şıkların neden hatalı olduğunu adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap E?

Bu şık, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun en kritik ve sıkça sorulan maddelerinden birine dayanır. Kanun, çekin karşılıksız çıkması durumunda düzenleyiciye (çek yazan kişiye) adli para cezası ödetir. Ancak kanun koyucu, bu cezanın ödenmemesi durumunda daha ağır bir yaptırım getirmiştir.

Kanun maddesine göre: Karşılıksız çıkma işlemi yapılmış ve bu işlem nedeniyle adli para cezası ödenmemiş olan kişiye, hapis cezası verilir. Bu, çekin karşılıksız çıkmasının sadece bir borç meselesi olmadığını, aynı zamanda bir suç teşkil ettiğini ve cezasının ödenmemesi durumunda özgürlükten yoksun kalma riski doğurduğunu gösterir. Bu nedenle E şıkkı yasal olarak doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklerdeki hataları düzeltelim:

  • A Şıkkı Yanlış: Çekin bir takas odasına ibrazı, ödeme için ibraz yerine geçebilir. Kanun, takas odasına ibrazın, ödeme için ibraz yerine geçtiğini açıkça belirtmiştir. Bu şık, "hiçbir zaman" diyerek kanunu çarpıtmaktadır.
  • B Şıkkı Yanlış: Hamiline yazılı çekler, devredilebilmek için ciro işlemine ihtiyaç duymaz. Hamiline yazılı senetler, sadece teslim (el değiştirmesi) ile devredilir. Ciro, sadece "isim yazılı" (adına yazılı) senetler için gerekir.
  • C Şıkkı Yanlış: Çek üzerine konulacak anapara faizi kayıtları geçersizdir. Çekler, faizli olamaz. Eğer çekin üzerinde faiz yazılmışsa, bu faiz hükmü geçersiz sayılır, ancak çekin kendisi geçerliliğini korur.
  • D Şıkkı Yanlış: Bu şık, çekin ibraz süresi ile ilgilidir. Kanuna göre, çekin düzenleme yeri ile ödeme yeri farklı şehirlerde ise (İzmir ve Ankara gibi), ibraz süresi 3 ay değil, 1 aydır. Eğer aynı şehirde olsaydı 10 gün, farklı şehirlerde ise 1 ay ibraz süresi vardır. 3 ay süresi sadece çekin düzenleme ve ödeme yerinin aynı şehir olması durumunda geçerlidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 5941 sayılı Çek Kanunu'nu iyi bilmelisin. Özellikle şu başlıklara dikkat etmelisin:

  • Çekin İbraz Süresi: Aynı şehirde mi, farklı şehirde mi? (10 gün veya 1 ay).
  • Hamiline Yazılı Çekler: Nasıl devredilir? (Teslim ile).
  • Faiz Durumu: Çekte faiz yazılabilir mi? (Hayır, geçersizdir).
  • Ceza Mükellefiyeti: Karşılıksız çıkma ve adli para cezasının ödenmemesi durumunda ne olur? (Hapis cezası).

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2021/3 · Ticaret Hukuku

I. Görüldüğünde ödenecek poliçe II. Görüldüğünden belli bir süre sonra ödenecek poliçe III. Belirli tarihte ödenecek poliçe IV. Düzenlendiği tarihten belirli süre sonra ödenecek poliçe Yukarıda belirtilen poliçelerden hangisine/hangilerine düzenlenen tarafından konulan anapara (kapital) faizi kaydı geçerlidir?

  • A)Yalnız I
  • B)I ve II
  • C)II ve IV
  • D)III ve IV
  • E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, Poliçe (Borç Senedi) işlemlerinde faiz kaydının ne zaman geçerli olabileceğini sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "B" (I ve II)?

Türk Ticaret Kanunu'na göre, bir poliçeye faiz yazılabilmesi için poliçenin vadesi (ne zaman ödeneceği) belli olmalıdır. Faiz, paranın belirli bir süre boyunca kullanılması için ödenen bedeldir. Eğer poliçenin ne zaman ödeneceği belirsizse, faiz hesabı da yapılamaz.

Şimdi seçenekleri tek tek bakalım:

  • I. Görüldüğünde ödenecek poliçe: Bu poliçeler "Görülür Görülür Ödenir" (Sight Bill) olarak adlandırılır. Poliçe elinize geçtiği an ödenmesi gerekir. Bu poliçeler vadesiz kabul edilir. Ancak, poliçenin düzenlendiği tarihten itibaren faiz işleyebilir. Yani, poliçeyi alan kişi, poliçeyi gördüğü tarihten itibaren faiz talep edebilir. Bu nedenle faiz kaydı geçerlidir.
  • II. Görüldüğünden belli bir süre sonra ödenecek poliçe: Bu poliçeler de "Görülür Görülür Ödenir" (Sight Bill) türündedir. Ancak vade, poliçenin görüldüğü tarihten itibaren hesaplanan bir süre (örneğin 30 gün sonra) olarak belirlenmiştir. Bu durumda da faiz kaydı geçerlidir. Çünkü vade, poliçenin görüldüğü tarihe bağlı olarak net bir şekilde belirlenmiştir.

Özetle: I ve II numaralı poliçeler, vade tarihleri poliçenin görülme tarihine bağlı olduğu için, faiz hesabı için uygun bir zemin oluştururlar. Bu yüzden B şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • III. Belirli tarihte ödenecek poliçe: Bu poliçeler "Müddetli Poliçe"dir. Ödeme tarihi (örneğin 1 Ocak 2024) baştan bellidir. Ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre, vadesi belirli bir tarihte olan poliçelere faiz yazılamaz. Çünkü vade zaten bellidir ve faiz hesabı için poliçenin görüldüğü tarih veya düzenlendiği tarih üzerinden bir süre hesaplanması gerekir. Bu tür poliçelerde faiz kaydı geçersizdir.
  • IV. Düzenlendiği tarihten belirli süre sonra ödenecek poliçe: Bu poliçeler de "Müddetli Poliçe"dir. Vade, poliçenin düzenlendiği tarihe göre belirlenmiştir. Kanun, vadesi düzenleme tarihine bağlı olan poliçelere de faiz yazılmasına izin vermez. Sadece vadesi "görülme" tarihine bağlı olan poliçelerde (I ve II) faiz işleyebilir.

Bu nedenle III ve IV numaralı poliçelerde faiz kaydı geçersizdir. Bu yüzden C, D ve E şıkları elenir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın Poliçe bölümündeki "Faiz Kaydı" ve "Vade Türleri" konusunu iyi bilmelisin.

Unutma Bu Kuralı: > Poliçeye faiz yazılabilmesi için, poliçenin vadesi "Görülür Görülür Ödenir" (I ve II) olmalıdır. Eğer vade "Belirli bir tarihte" veya "Düzenlendiği tarihten X gün sonra" şeklinde ise, faiz kaydı geçersizdir.

Başarılar dilerim! Bu kuralı ezberlersen, benzer soruları rahatlıkla çözersin.

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz