2022/2 SGS Borçlar Hukuku Soruları ve Çözümleri

2022/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Borçlar Hukuku dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/2 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan genel hükümlere göre, sözleşmelerin kurulması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılır; bu şeyi alan kişi, onu geri göndermek veya saklamakla yükümlüdür.
  • B)Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır.
  • C)Kabul için süre belirleyerek bir sözleşme yapılmasını öneren, bu sürenin sona ermesine kadar önerisiyle bağlıdır.
  • D)Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır.
  • E)Fiyatını göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Soru, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nın sözleşmelerin kurulması bölümündeki temel kuralları sorguluyor.

Soruda "yanlış olan" ifadeyi bulmamız isteniyor ve doğru cevap A şıkkı. Gelin, nedenini adım adım inceleyelim.

Neden A Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

A şıkkı şunu diyor: "İsmarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılır; bu şeyi alan kişi, onu geri göndermek veya saklamakla yükümlüdür."

Buradaki hata, yükümlülük kısmındadır. TBK Madde 14'e göre, ismarlanmamış bir mal gönderilirse bu bir teklif (öneri) sayılır. Ancak kanun, malı alan kişinin üzerine "geri göndermek" veya "saklamak" gibi bir yükümlülük yükler.

Gerçekten de, malı alan kişi malı geri göndermek zorunda değildir. Kanun, malı alanın hiçbir yükümlülüğü olmadığını ve malı kullanabileceğini veya geri göndermeksizin elinde tutabileceğini belirtir. Yani, "sadece geri göndermek veya saklamakla yükümlüdür" ifadesi yanlıştır; çünkü kişi bu yükümlülüğü taşımak zorunda değildir. Bu nedenle A şıkkı, kanuna aykırı olduğu için sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadelerdir?

Diğer şıkların neden yanlış (yani doğru ifade) olduğunu kısaca açıklayalım:

  • B Şıkkı (Doğru İfade): TBK Madde 13'e göre, taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında (fiyat, konu, taraflar vb.) anlaşmışlarsa, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki (detay) noktalar üzerinde anlaşılmasa bile sözleşme geçerlidir. Bu ifade kanuna uygundur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): TBK Madde 14'e göre, kabul için bir süre belirlenmişse, öneren bu sürenin bitimine kadar bağlıdır. Yani sürenin bitimine kadar geri çekilemez. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): TBK Madde 14'e göre, eğer kanun veya durum açık bir kabul beklemiyorsa ve öneri uygun bir sürede reddedilmezse, sözleşme kurulmuş sayılır. Bu, "sessiz kalmanın kabul anlamına gelmesi" durumunun sınırlarını belirler ve ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): TBK Madde 14'e göre, fiyatı göstererek mal sergilenmesi veya fiyat listesi gönderilmesi, aksi açıkça belirtilmedikçe bir teklif (öneri) sayılır. Bu ifade de kanuna uygundur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 13 ve 14'ü iyi bilmelisiniz. Özellikle şu iki kavramı ayırt etmelisiniz:

  • Sözleşmenin Kurulması: Esaslı noktaların anlaşılması yeterlidir.
  • İsmarlanmamış Malın Gönderilmesi: Bu bir tekliftir, ancak alan kişiye hiçbir yükümlülük (geri gönderme veya saklama zorunluluğu) getirmez.

Özetle: Sınavda "isimlenmemiş mal gönderildiğinde alan kişi ne yapar?" sorusu çıkarsa, cevap "hiçbir yükümlülüğü yoktur" olmalıdır. "Geri göndermek zorundadır" diyen şıklar her zaman yanlıştır.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2022/2 · Borçlar Hukuku

Borçlar Hukukunda borçlunun ikametgâhında ifa edilecek borca ne ad verilir?

  • A)Aranacak borç
  • B)Götürülecek borç
  • C)Gönderilecek borç
  • D)Eksik borç
  • E)Seçimlik borç
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, Borçlar Hukuku'ndaki "İfa Yeri" (borcun nerede yerine getirileceği) konusunu ölçüyor. Sorunun doğru cevabı A) Aranacak borç'tur.

Gelin bunu basit bir örnekle ve mantıkla açıklayalım:

Neden Doğru Cevap "Aranacak Borç"?

Borçlar Hukuku'nda borcun nerede ifa edileceği (yeri), tarafların anlaşmasına veya kanuna göre belirlenir. Eğer taraflar bir yer belirlememişse ve borç borçlunun ikametgâhında (yani borçlunun evinde veya iş yerinde) ifa edilecekse, bu durumda alacaklı borcun yerine getirilmesi için borçlunun yanına gitmek zorundadır.

  • Mantık: Borçlunun evine gidip borcunu almak için alacaklının "araması" gerekir.
  • Terim: Bu tür borçlara hukuk dilinde "Aranacak Borç" denir. Yani borç, alacaklının borçluyu araması (yanına gitmesi) suretiyle ifa edilir.

Özetle: Eğer borç borçlunun evinde ödeniyorsa, alacaklı borçluyu arar. Bu yüzden cevap "Aranacak borç"tur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Götürülecek borç: Bu, borcun alacaklının ikametgâhında veya iş yerinde ifa edileceği durumdur. Yani borçlunun borcunu alacaklının evine götürmesi gerekir. Soruda "borçlunun ikametgâhı" denildiği için bu şık yanlıştır.
  • C) Gönderilecek borç: Bu terim Borçlar Hukuku'nda standart bir ifa yeri tanımı değildir. Genellikle borcun bir üçüncü kişi veya posta yoluyla gönderilmesi gibi durumlar için kullanılır, ancak ikametgâhla doğrudan bir eşleşmesi yoktur.
  • D) Eksik borç: Bu, borcun tam olarak ifa edilememesi veya miktarının eksik olması durumunu ifade eder. İfa yeri ile ilgili bir kavram değildir.
  • E) Seçimlik borç: Bu, borçluya veya alacaklıya borcun ifa şeklini, yerini veya zamanını seçme hakkı veren borç türüdür. Soruda ise zaten yeri (borçlunun ikametgâhı) kesin olarak belirtilmiştir, seçimlik bir durum yoktur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Borçların İfa Yeri" konusunu bilmelisin. Özellikle:

  • Tarafların yer belirlemediği durumlarda kanunun ne dediğini,
  • "Aranacak borç" ile "Götürülecek borç" arasındaki farkı (Kimin kime gideceğini) ezberlemeni gerekir.

Kural: Borç borçlunun evinde ise -> Aranacak borç. Borç alacaklının evinde ise -> Götürülecek borç.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2022/2 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, genel işlem koşulları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.
  • B)Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye konulan ve bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarır.
  • C)Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
  • D)Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
  • E)Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu sorunun doğru cevabı B şıkkıdır, çünkü Türk Borçlar Kanunu'na göre genel işlem koşulları içeren bir sözleşmeye "bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine" dair bir kayıt konulması, o koşulların genel işlem koşulu olmaktan çıkmasını sağlamaz; yani bu kayıt tek başına bir geçerlilik engeli oluşturmaz ve koşulların hukuksal niteliğini değiştirmez. Diğer şıklara bakarsak; A şıkkı, belirsiz hükümlerin düzenleyene aleyhine yorumlanması kuralını doğru ifade ederken, C şıkkı dürüstlük kuralına aykırı hükümlerin yasaklanmasını, D şıkkı sözleşmeyle ilgisi olmayan hükümlerin yazılmamış sayılacağını ve E şıkkı ise tek yanlı değiştirme yetkisi veren hükümlerin de yazılmamış sayılacağını doğru bir şekilde belirtmektedir. Bu soruyu çözebilmek için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan genel işlem koşullarının tanımı, yorumlanması, yazılmamış sayılma halleri ve geçerlilik şartları konusundaki kuralları bilmek gerekmektedir. Sonuç olarak, genel işlem koşullarının hukuksal niteliğini ortadan kaldırmak için sadece "tartışıldı" ibaresinin yazılması yeterli değildir ve bu nedenle B şıkkı yanlış bir ifadedir.

Soru 4 · 2022/2 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi haksız fiillerin unsurları arasında yer almaz?

  • A)Sözleşmeye aykırılık
  • B)Hukuka aykırılık
  • C)Fiil
  • D)Zarar
  • E)İlliyet bağı
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel hukuk bilgisi açısından çok önemli bir konuyu, yani "Haksız Fiilleri" (Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve devamı) test ediyor. Doğru cevap A şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "A" Şıkkıdır?

Haksız fiil, bir kişinin başkasına zarar vermesi ve bunun hukuki sorumluluk doğurmasıdır. Türk Borçlar Kanunu'na göre bir haksız fiil oluşması için 4 temel unsurun aynı anda gerçekleşmesi gerekir:

  • Fiil: Zarar veren bir eylem veya hareketin olması gerekir. (Örn: Birini itmek, eşyasını kırmak).
  • Hukuka Aykırılık: Bu eylemin kanunlara veya genel ahlak kurallarına aykırı olması gerekir.
  • Zarar: Fiilin sonucunda maddi veya manevi bir kayıp oluşması gerekir.
  • İlliyet Bağı (İlişki): Fiil ile zarar arasında bir neden-sonuç ilişkisi bulunması gerekir. Yani zarar, o fiil yüzünden olmalıdır.

Sözleşmeye aykırılık ise haksız fiil değil, "Sözleşmeye Aykırılık" (Borçların İfa Edilmemesi) suçunun bir unsurudur. Haksız fiil, taraflar arasında önceden bir sözleşme (anlaşma) olmasa bile oluşabilir. Örneğin, tanımadığınız biri size çarparak zarar verirse aranızda bir sözleşme yoktur, ancak haksız fiil oluşur. Dolayısıyla "Sözleşmeye aykırılık", haksız fiilin unsurları arasında yer almaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi haksız fiilin zorunlu unsurlarıdır, bu yüzden bunları "yer almaz" sorusuna cevap olarak seçemeyiz:

  • B) Hukuka aykırılık: Fiilin yasalarla veya genel ahlak kurallarıyla çelişmesi gerekir. Eğer bir eylem hukuka uygunsa (örneğin meşru savunma), haksız fiil oluşmaz. Bu bir unsurdur.
  • C) Fiil: Zarar veren bir hareketin (eylemin) olması şarttır. Hareket yoksa sorumluluk da doğmaz. Bu bir unsurdur.
  • D) Zarar: Zarar oluşmamışsa, tazminat talep edilemez. Zarar, haksız fiilin temelidir. Bu bir unsurdur.
  • E) İlliyet bağı: Fiil ile zarar arasında bağ olmalıdır. Zarar fiilden bağımsız başka bir sebepten kaynaklanıyorsa sorumluluk doğmaz. Bu bir unsurdur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49'da düzenlenen "Haksız Fiiller" konusunu ve bu konunun 4 temel unsurunu (Fiil, Hukuka Aykırılık, Zarar, İlliyet Bağı) ezberlemeniz gerekir.

Ayrıca, "Haksız Fiil" ile "Sözleşmeye Aykırılık" arasındaki temel farkı ayırt etmeniz gerekir:

  • Haksız Fiil: Taraflar arasında sözleşme olmasa da oluşur.
  • Sözleşmeye Aykırılık: Taraflar arasında önceden bir sözleşme vardır ve biri sözleşmeye uymaz.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2022/2 · Borçlar Hukuku

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, haksız fiillerde uğranılan zararlar ve tazminata ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
  • B)Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
  • C)Haksız fiil nedeniyle çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar bedensel zarar niteliğindedir.
  • D)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
  • E)Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir ancak tamamen kaldıramaz.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmen gerekiyor. Soru, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun Haksız Fiiller bölümüne (Madde 49-60 arası) dayanıyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim ve neden E şıkkının doğru cevap (yani yanlış olan ifade) olduğunu öğrenelim.

1. Neden E Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden Bu İfade Yanlış?)

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. E şıkkı şunu diyor: "Hâkim, tazminatı indirebilir ancak tamamen kaldıramaz."

Bu ifade YANLIŞTIR ve bu yüzden doğru cevaptır.

Neden? Türk Borçlar Kanunu Madde 50'ye göre, zarar görenin kendi kusuruyla zarara sebep olması veya zararı artırması durumunda hâkimin yetkisi çok daha geniştir. Kanun şunu der:

  • Eğer zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuşsa (yani "olur, yapın" demişse),
  • Veya zarara katkıda bulunmuşsa,
  • Veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa,

Hâkim, tazminatı tamamen kaldırabilir veya indirebilir. Kanun, "tamamen kaldıramaz" gibi bir sınırlama getirmemiştir. Zarar görenin kusuru o kadar ağır olabilir ki, hâkim tazminatın hiç ödenmemesine karar verebilir.

Özetle: E şıkkındaki "tamamen kaldıramaz" ifadesi, kanunun "tamamen kaldırabilir" hükmüne aykırıdır. Bu yüzden bu ifade yanlıştır ve sorunun cevabı E'dir.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru? (Yani Neden Cevap Değiller?)

Diğer şıkların doğru ifadeler olduğunu bilmemiz gerekir, çünkü onlar kanuna uygundur:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa, hâkim olayların olağan akışını ve zarar görenin önlemlerini dikkate alarak hakkaniyete uygun bir miktar belirler. (TBK Madde 51). Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Hafif kusurlu olan ve tazminatı ödeyince yoksulluğa düşecek olan kişi için hâkim, hakkaniyet gereği tazminatı indirebilir. (TBK Madde 52). Bu ifade doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Bedensel zararlar sadece acı ve ızdırap değil; çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bedensel zarar kapsamında değerlendirilir. (TBK Madde 53). Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Ağır bedensel zarar veya ölüm durumunda, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. (TBK Madde 54). Bu ifade doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Borçlar Kanunu Madde 50'yi (Hakim Tazminatı İndirebilir veya Kaldırabilir) ve Haksız Fiiller genel hükümlerini iyi bilmelisin.

Kritik Kural: Hakim, zarar görenin kusuru veya rızası nedeniyle tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. "Tamamen kaldıramaz" gibi bir sınırlama kanunda yoktur. Sınavlarda genellikle "tamamen kaldırabilir" ile "tamamen kaldıramaz" arasındaki farkı ayırt etmek en önemli noktadır.

Öğrenci Notu: Sınavda "Hangisi yanlıştır?" sorularında, kanunun verdiği yetkinin sınırlarını (örneğin "tamamen kaldırabilir" yerine "kaldıramaz" demek) yanlış yazan şıkkı bulmak genellikle doğru cevaptır.

Başarılar dilerim!

Borçlar Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz