2022/3 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2022/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu'na göre, iş sözleşmesinin feshine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İş güvencesi kapsamındaki işçinin iş sözleşmesini fesheden işverenin, fesih bildirimini yazılı olarak yapması ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmesi zorunludur.
  • B)İşi altı aydan az sürmüş işçilerin iş sözleşmelerinin süreli feshinde uyulması gereken bildirim süresi bir haftadır.
  • C)İş güvencesi kapsamındaki işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından kötü niyetle feshedilirse, işçi bildirim sürelerinin 8 katı ücret tutarında kötü niyet tazminatına hak kazanır.
  • D)En az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücret tutarındaki iş güvencesi tazminatının tutarı iş sözleşmeleriyle artırılabilir veya azaltılabilir.
  • E)Bildirim sürelerine uyulmaması nedeniyle ödenmesi gereken ihbar tazminatı 20 yıllık zamanaşımına tabidir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır çünkü 4857 sayılı İş Kanunu'na göre işveren, iş güvencesi kapsamındaki işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini feshederken fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı olmayan ya da sebebi belirtilmeyen fesih bu şekil şartını karşılamaz.

B şıkkı yanlıştır çünkü işi altı aydan az sürmüş işçi için bildirim süresi bir hafta değil iki haftadır.

C şıkkı yanlıştır çünkü kötü niyet tazminatı iş güvencesi kapsamı dışındaki işçiler için öngörülmüştür ve tutarı bildirim süresine ait ücretin sekiz katı değil üç katıdır.

D şıkkı yanlıştır çünkü en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarındaki iş güvencesi tazminatına ilişkin hükümler sözleşmelerle değiştirilemez.

E şıkkı yanlıştır çünkü ihbar tazminatı 20 yıllık değil 5 yıllık zamanaşımına tabidir.

Bilinmesi gereken kural: İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesini fesheden işveren, feshi yazılı yapmak ve sebebini açık ve kesin biçimde belirtmek zorundadır.

Soru 2 · 2022/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, işçi sendikalarının toplu iş sözleşmesi yetkisine sahip olmak için kurulu olduğu işkolunda işçilerin en az yüzde kaçını üye yapmış olması gerekir?

  • A)1
  • B)3
  • C)5
  • D)7
  • E)10
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel iş hukuku açısından çok önemli bir konuyu, yani "Sendika Yetkisi"ni sorguluyor. Doğru cevap A şıkkı olan %1'dir.

Gelin bu kuralı adım adım ve basit bir dille açıklayalım:

Neden Doğru Cevap %1 (A Şıkkı)?

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, bir sendikanın bir işkolunda "toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi" kazanabilmesi için izlemesi gereken yol şudur:

  • Sendika, o işkolunda çalışan işçilerin en az %1'ini üye yapmalıdır.
  • Bu %1'lik üye sayısına ulaştıktan sonra, sendika işverenle görüşmelere başlayabilir.
  • Eğer işverenle anlaşamazlarsa veya anlaşsalar bile, sendika yetkisini kanıtlayan bu %1'lik üye sayısını işyeri işçi sayısı üzerinden değil, o işkolundaki toplam işçi sayısı üzerinden hesaplar.

Kısacası; bir sendikanın o işkolunda toplu iş sözleşmesi yapma hakkını elde edebilmesi için, o işkolundaki tüm işçilerin sadece %1'ini üye yapması yeterlidir. Bu kural, sendikaların işçi temsilcisi olma hakkını kolaylaştırmak için konulmuştur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (B, C, D, E) bu kanundaki temel eşik oranını yanlış yansıtır:

  • B (3), C (5), D (7) ve E (10): Bu oranlar, sendika yetkisi için değil, başka bazı durumlar için (örneğin sendika temsilcisi seçimi için işçi oylarının belirli bir yüzdesi gibi) karıştırılabilir veya eski kanunlarda farklı oranlar aranmış olabilir. Ancak 6356 sayılı kanunun açık ve net kuralı %1'dir.
  • Eğer bir sendika %1'in altında üye toplayamazsa, o işkolunda toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi doğmaz. %3, %5 veya %10 gibi yüksek oranlar, bu sorunun doğru cevabı olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "İş Hukuku" ve özellikle "Sendika ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Sendika yetkisi için gereken asgari üye oranı (%1).
  • Bu oranın işkolundaki toplam işçi sayısı üzerinden hesaplandığı.
  • Sendika temsilcisi seçimi ile sendika yetkisi arasındaki farklar.

Özetle: Bir sendikanın işkolunda toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi kazanabilmesi için, o işkolundaki işçilerin en az %1'ini üye yapması yeterlidir. Doğru cevap A'dır.

Soru 3 · 2022/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi hizmet akdiyle işverene bağlı çalışan sigortalı bakımından iş kazası sayılmaz?

  • A)Sigortalının montaj işi yapmak için işveren tarafından gönderildiği konutta elektrik akımına kapılarak yaralanması
  • B)Sigortalının öğle arasında işyerinin bahçesinde bulunan ağaçtan meyve toplarken düşerek yaralanması
  • C)Sigortalının işe gitmek üzere kaldırımda belediye otobüsü beklediği sırada bir motorun kendisine çarpması sonucu yaralanması
  • D)Emziren kadın sigortalının süt izni sırasında düşerek yaralanması
  • E)Aşçı olarak çalışan sigortalının işyerinde yemek yaparak elini keserek yaralanması
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Soru, 5510 sayılı Kanun'da iş kazası tanımı ve kapsamı ile ilgilidir. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin, nedenini adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

Neden C Şıkkı Doğru? (Hizmet Akdine Bağlı Çalışanlar İçin "İş Yeri Dışı" Kuralı)

Kanun'a göre, bir iş kazası sayılabilmesi için olayın işyeri içinde veya işveren tarafından işyeri dışına gönderilen bir yerde gerçekleşmesi gerekir. Ancak, işe gitmek veya işten dönmek için kullanılan yol üzerinde meydana gelen kazalar, iş kazası sayılmaz.

  • C Şıkkı Analizi: Sigortalı, işe gitmek için otobüs bekliyor. Bu an, işe başlama zamanı değil, işe gidiş zamanıdır. Kanun, işe gidiş ve geliş yollarında (kaldırımda, otobüs beklerken) meydana gelen kazaları "iş kazası" olarak kabul etmez. Bu bir "yol kazası"dır ve iş kazası kapsamında değerlendirilmez. Bu yüzden bu şık, "iş kazası sayılmaz" sorusunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Hangi Durumlar İş Kazası Sayılır?)

Diğer şıklarda iş kazası tanımı tam olarak gerçekleşmiştir, bu yüzden onları "iş kazası sayılmaz" sorusuna cevap olarak seçemeyiz:

  • A Şıkkı (Doğru): İşveren tarafından işyeri dışına (montaj işi için) gönderilen sigortalı, işini yaparken (konutta) yaralanmıştır. Kanun, işveren tarafından işyeri dışına gönderilenlerin işlerini yaparken maruz kaldıkları kazaları iş kazası sayar.
  • B Şıkkı (Doğru): Sigortalı işyeri bahçesindeyken (işyeri sınırları içinde) ve işveren tarafından verilen bir işi (meyve toplama) yaparken yaralanmıştır. Bu açıkça iş kazasıdır.
  • D Şıkkı (Doğru): Emzirme izni, iş sözleşmesinin bir parçasıdır ve sigortalının işe devam etmediği bir "işe bağlı" durum olarak kabul edilir. Bu izin süresinde meydana gelen kazalar iş kazası sayılır.
  • E Şıkkı (Doğru): Sigortalı işyerindeyken ve işini (yemek yapma) yaparken yaralanmıştır. Bu en klasik iş kazası örneğidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Kanun'un 13. Maddesi'ni (İş Kazası Tanımı) iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kuralı ezberlemelisin:

  • İşyeri Dışı Gönderme: İşveren tarafından işyeri dışına gönderilen sigortalının, işini yaparken maruz kaldığı kazalar iş kazası sayılır.
  • İşe Gidiş-Geliş Yolu: İşe gidiş ve geliş yollarında meydana gelen kazalar iş kazası sayılmaz (Bu, en sık karıştırılan ve sınavlarda sorulan kuraldır).

Özetle: Soruda "işe gitmek üzere beklemek" ifadesi geçtiği için bu bir "yol kazası"dır ve iş kazası tanımına girmez. Cevap C'dir.

Soru 4 · 2022/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

I. İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işverenin evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler. II. Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler. III. Ara dinlenmelerinde geçen süreler. IV. İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler. V. İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler. Yukarıdakilerden hangisi/hangileri 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alan çalışma süresinden sayılan hâllerden değildir?

  • A)Yalnız II
  • B)Yalnız III
  • C)I ve IV
  • D)I ve V
  • E)II, III ve V
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 4857 sayılı İş Kanunu'nda "çalışma süresi" sayılan hâllerin neler olduğunu ve hangilerinin sayılmadığını sorguluyor.

Hadi adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "B" (Yalnız III) Şıkkıdır?

Soruda "çalışma süresinden SAYILMAYAN" hâli soruyor. Yani, işçinin işverene ücret ödenen veya iş sözleşmesinin devam ettiği bir süre olsa bile, yasal olarak "çalışma süresi" olarak kabul edilmeyen durumu bulmamız gerekiyor.

Kanunun 39. maddesine bakalım:

  • I. Madde (İşverenin emriyle başka yerde geçirdiği süre): İşçi işverenin emriyle başka bir yerde olsa bile, bu süre çalışma süresidir. (Doğru)
  • II. Madde (Çocuk emzirme süresi): Emziren kadın işçilerin süt verme süreleri çalışma süresidir. (Doğru)
  • III. Madde (Ara dinlenmeleri): İş Kanunu'na göre, işçinin ara dinlenmelerinde geçen süreler çalışma süresinden SAYILMAZ. Bu süreler, işçinin işverene bağlı olduğu bir süre olsa da, yasal tanım gereği "çalışma süresi"ne dahil edilmez. (Bu sorunun aradığı cevap budur).
  • IV. Madde (Bekleme süreleri): İşçi işyerinde hazır beklerken geçen süre çalışma süresidir. (Doğru)
  • V. Madde (Yolda geçen süre): İşçi işyerinden başka bir yere gönderildiğinde yolda geçen süre çalışma süresidir. (Doğru)

Sonuç: Sadece III. madde (Ara dinlenmeleri) çalışma süresinden sayılmaz. Bu yüzden doğru cevap B şıkkıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların yanlış olmasının sebebi, sorunun mantığını tersine kurmamızdan kaynaklanır. Şıkların çoğu, Kanun'un "çalışma süresi SAYILAN" hâllerini içerir:

  • A) Yalnız II: II. madde (emzirme süresi) Kanun'a göre çalışma süresidir. Yani bu madde "sayılmayan" bir durum değildir. Bu şık yanlıştır.
  • C) I ve IV: I. madde (işveren emriyle başka yerde olma) ve IV. madde (işyerinde beklemek) çalışma süresidir. İkisi de sayılır, dolayısıyla "sayılmayan" seçenek olamazlar.
  • D) I ve V: I. madde ve V. madde (yol süresi) çalışma süresidir. İkisi de sayılır.
  • E) II, III ve V: Bu şık karışık. II ve V maddeler sayılır, sadece III madde sayılmaz. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 39'u ezberlemeniz veya çok iyi bilmeniz gerekir.

Özet Kural:

  • Çalışma Süresi SAYILANLAR: İşverenin emriyle başka yerde geçen süre, çocuk emzirme süresi, işyerinde beklenen süre, işyerinden başka yere gönderilirken yolda geçen süre.
  • Çalışma Süresi SAYILMAYANLAR: Ara dinlenmeleri, yemek molaları (işveren tarafından verilen ve işçinin işyerinden ayrıldığı molalar).

Öğrenci Notu: Sınavda "sayılan" ve "sayılmayan" kelimelerine çok dikkat etmelisin. Soru "sayılmayan"ı sorduğu için, kanunda "sayılır" denilen maddeleri eliyorsun ve geriye kalan tek "sayılmayan" maddeyi (Ara dinlenmesi) işaretliyorsun.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2022/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre, grev ve lokavt ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Grev ve lokavtta geçen askı süresi, işçinin kıdem tazminatına esas hizmet süresinin belirlenmesinde dikkate alınır.
  • B)Toplu iş sözleşmeleri ile iş sözleşmelerinde grev hakkı veya lokavttan vazgeçilmesini veya bunların kısıtlanmasını konu edinen hükümlere geçerli bir şekilde yer verilebilir.
  • C)Kanuni greve katılma, tek başına işverene işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih yetkisi verir.
  • D)Kanuni greve katılan ve kanuni lokavta maruz kalan işçilerin iş sözleşmeleri grev ve lokavt süresince askıda kalır.
  • E)Grev ve lokavt süresince iş sözleşmeleri askıda kalan işçilere bu dönem için işverence ücret ödenebileceği toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırılabilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu sorunun doğru cevabı D şıkkıdır, çünkü 6356 sayılı Kanun'un 55. maddesi gereği, kanuni usullere uygun bir grev veya lokavt sırasında iş sözleşmesi tarafları arasında bir askıya girer; yani işçi çalışmaz ve işveren ücret ödemekle yükümlü olmaz, ancak iş sözleşmesi feshedilmez ve bu süre hizmet süresine dahil edilmez.

Diğer şıkları neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz:

  • A şıkkı yanlıştır çünkü grev ve lokavt süresi, kıdem tazminatı hesaplanırken "hizmet süresi"ne dahil edilmez; bu süreler iş sözleşmesinin askıda olduğu dönemlerdir.
  • B şıkkı yanlıştır çünkü Anayasa ve ilgili kanunlar, grev ve lokavt hakkının toplu iş sözleşmeleriyle kısıtlanmasını veya vazgeçilmesini kesin olarak yasaklamıştır.
  • C şıkkı yanlıştır çünkü kanuni bir greve katılmak, işverenin iş sözleşmesini "haklı nedenle" feshetmesine yetki vermez; aksine bu durum işçi lehine korunmuştur.
  • E şıkkı yanlıştır çünkü kanuni grev ve lokavt süresince iş sözleşmesi askıda kaldığı için, bu dönemde ücret ödenmesi kural olarak mümkün değildir; eğer ücret ödenmesi kararlaştırılmışsa bu, kanunun öngördüğü "ücret ödenmemesi" kuralının bir istisnası değil, tarafların özel bir anlaşmasıdır ancak sorunun genel kuralı "askıda kalma" olduğu için D şıkkı en doğru ve temel tanımı yapmaktadır (Not: E şıkkı teknik olarak "kararlaştırılabilir" ifadesiyle doğru gibi görünse de, 6356 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 2. fıkrası bu sürede ücret ödenmeyeceğini, ancak toplu iş sözleşmesiyle ücret ödenmesi yönünde bir hüküm konulabileceğini belirtir. Ancak sınav mantığında D şıkkı, kanunun doğrudan ve mutlak kuralını ifade ettiği için en kesin doğru cevaptır; E şıkkı ise bir istisna durumunu anlatır ve genellikle "doğrudur" denildiğinde kuralın kendisi kastedilir. Ayrıca bazı yorumlarda E şıkkındaki "ödenebileceği" ifadesi, kanunun "ödeme yapılmaz" kuralıyla çelişiyor gibi algılanabilir, oysa kanun bunu toplu iş sözleşmesiyle mümkün kılar. Yine de D şıkkı, grev/lokavtın temel hukuki sonucunu en net tanımlayan ifadedir).

Bu soruyu çözebilmek için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun grev ve lokavt hükümlerini (özellikle 55. maddeyi) ve bu süreçte iş sözleşmesinin hukuki durumunu (askıda kalma, ücret ödenmemesi, kıdeme dahil edilmemesi) bilmek gerekmektedir.

Özetle, kanuni grev ve lokavt süresince iş sözleşmesinin askıda kaldığını bilen bir öğrenci, D şıkkının kanunun temel kuralını doğru yansıttığını rahatlıkla tespit edebilir.

Soru 6 · 2022/3 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İşyerinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre aşağıdaki yardımlardan hangisi yapılır?

  • A)Yaşlılık aylığı bağlanır.
  • B)Malullük aylığı bağlanır.
  • C)Geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
  • D)Sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
  • E)Ölüm geliri bağlanır.
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na (5510 sayılı Kanun) göre iş kazası sonucu ölümlerde hak sahiplerine ne tür bir yardım verileceğini sorguluyor. Gelin bu durumu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuşuz gibi inceleyelim.

Neden Doğru Cevap E (Ölüm Geliri) Olur?

Sorunun temelinde "iş kazası sonucu vefat" ifadesi var. Kanunumuza göre, bir sigortalı iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederse, onun yerine bakmakla yükümlü olan hak sahipleri (eş, çocuklar, anne, baba vb.) için "Ölüm Geliri" bağlanır.

Buradaki mantık şudur:

  • Sigortalı hayattayken iş kazası geçirmişse ve iş göremez hale gelmişse ona "Malullük Geliri" veya "Geçici İş Göremezlik Ödeneği" verilir.
  • Ancak sigortalı hayatını kaybetmişse, artık ona aylık bağlanamaz. Bu durumda kanun, ölen sigortalının ailesine (hak sahiplerine) düzenli bir ödeme yapar. Buna Ölüm Geliri denir.

Bu nedenle, iş kazası sonucu vefat durumunda hak sahiplerine bağlanan tek ve doğru yardım Ölüm Geliridir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden elendiğini kısaca şöyle açıklayabiliriz:

  • A) Yaşlılık aylığı: Bu, sigortalının emekli yaşına gelip emekli olması durumunda bağlanır. İş kazası sonucu vefat ile doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • B) Malullük aylığı: Bu, sigortalının iş kazası veya hastalık sonucu hayatta kalıp iş göremezlik oranının %10'dan fazla olması durumunda bağlanır. Soruda sigortalının vefat ettiği belirtilmiş, bu yüzden malullük bağlanamaz.
  • C) Geçici iş göremezlik ödeneği: Bu, sigortalının iş kazası geçirdiği için geçici olarak işe gelememesi durumunda (yani hayatta olduğu ve iyileşme sürecinde olduğu) verilir. Vefat durumunda bu ödeme söz konusu değildir.
  • D) Sürekli iş göremezlik geliri: Bu da B şıkkı gibi sigortalının hayatta kalıp kalıcı iş göremezlik raporu alması durumunda bağlanır. Sigortalı vefat etmişse bu gelir bağlanamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 sayılı Kanun'un "İş Kazası ve Meslek Hastalığı" bölümlerini ve özellikle "Sigortalının Ölümü Halinde Hak Sahiplerine Bağlanan Ödemeler" konusunu iyi bilmek gerekir.

Özetle kural şudur:

  • Sigortalı hayatta kalır ve iş göremez hale gelir → Malullük veya Geçici İş Göremezlik.
  • Sigortalı iş kazası sonucu vefat eder → Ölüm Geliri.

Doğru cevap E seçeneğidir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz