2022/3 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2022/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, ticaret unvanı ve işletme adına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Ticaret unvanını tacirler ve esnaflar kullanabilir.
  • B)İşletme adı kullanmak, tacirler için bir zorunluluk değildir.
  • C)Ticari işletme devredilirken ticaret unvanının da devri zorunludur.
  • D)Ticaret siciline tescil edilmiş olan bir ticaret unvanı sahibine sadece tescilin gerçekleştirildiği sicil müdürlüğünün bulunduğu ilde bir hukuki koruma sağlar.
  • E)Tacir işletme adı kullanıyorsa, bunun işletme adı olarak hukuken korunabilmesi için ticaret siciline tescil edilmesi gerekmez.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın en temel kavramlarından biri olan "Ticaret Unvanı" ve "İşletme Adı" arasındaki farkı anlamana dayanıyor. SMMM stajı için bu ayrımı çok iyi bilmelisin, çünkü her iki kavramın hukuki sonuçları farklıdır.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

B) İşletme adı kullanmak, tacirler için bir zorunluluk değildir.

Bu şıkkın doğru olmasının sebebi şudur: Kanun, bir tacirin (ticaret yapan kişinin) mutlaka bir ticaret unvanı almasını zorunlu kılar. Ticaret unvanı, o tacirin kim olduğunu ve hangi ticari işletmeyi yürüttüğünü belirten resmi isimdir. Ancak işletme adı (örneğin; "Ali'nin Dükkanı", "Mavi Kafe" gibi daha günlük kullanılan isimler) kullanmak tacirler için zorunlu değildir. Tacir isterse sadece ticaret unvanını kullanır, isterse ticaret unvanının yanında bir işletme adı da kullanabilir. Yani işletme adı kullanmak bir "seçenek"tir, "zorunluluk" değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklardaki hataları inceleyelim:

  • A Şıkkı Yanlış: Ticaret unvanını esnaflar kullanamaz. Esnafların kullandığı isimler "İşletme Adı" statüsündedir. Ticaret unvanı sadece tacirler (şahıs şirketleri, anonim şirketler, limited şirketler vb.) için geçerlidir. Esnaf ile tacir ayrımı burada çok önemlidir.
  • C Şıkkı Yanlış: Ticari işletme devredilirken ticaret unvanının devri zorunlu değildir. Tacir, işletmesini devrederken ticaret unvanını devralan kişiye devredebilir veya devretmeyebilir. Eğer devredilmezse, devralan kişi kendi ticaret unvanını oluşturur. Kanun bunu zorunlu kılmamıştır.
  • D Şıkkı Yanlış: Ticaret unvanı, sadece tescilin yapıldığı ilde değil, tüm Türkiye'de koruma altına alınır. Bir ticaret unvanı tescil edildiğinde, bu unvanın benzeri başka bir yerde de kullanılamaz. Sadece o ille sınırlı değildir.
  • E Şıkkı Yanlış: İşletme adının hukuken korunabilmesi için ticaret siciline tescil edilmesi şarttır. Eğer işletme adını tescil ettirmezseniz, o ismi başkaları da kullanabilir ve siz o ismi koruyamazsınız. Sadece ticaret unvanı otomatik olarak koruma sağlar, işletme adı için tescil gerekir.

Hangi Konuyu Bilmelisin?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi öğrenmelisin:

  • Ticaret Unvanı ile İşletme Adı Arasındaki Fark:
  • Ticaret Unvanı: Zorunludur, tüm Türkiye'de korunur, sadece tacirler kullanır.
  • İşletme Adı: Zorunlu değildir, sadece tescil edilirse korunur, tacirler ve esnaflar kullanabilir.
  • Tescil ve Koruma Kapsamı: Ticaret unvanının ülke geneli koruma sağladığını, işletme adının ise tescil edilmediği sürece koruma görmediğini bilmelisin.

Başarılar dilerim, bu temel kavramlar SMMM sınavlarında sıkça karşına çıkacaktır!

Soru 2 · 2022/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, tacir sıfatına ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
  • B)Gerçek kişi tacir, bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa, kendi adına işleten kişidir.
  • C)Tacir sıfatını haiz kişi her türlü borcu için iflasa tabidir.
  • D)Sadece gerçek kişiler tacir sıfatına sahip olabilir; tüzel kişilerin bizatihi kendilerinin tacir sıfatına sahip olabilmeleri mümkün değildir.
  • E)Tacirler, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla yükümlüdür.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır ve bu şıkkın "yanlış" olduğunu bilmemiz gerekiyor. Soruda "hangisi yanlıştır" diye sorulduğu için, yanlış olan ifadeyi işaretleyeceğiz.

Gelin madde madde inceleyelim:

1. Neden D Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?

D şıkkı şunu diyor: "Sadece gerçek kişiler tacir sıfatına sahip olabilir; tüzel kişilerin bizatihi kendilerinin tacir sıfatına sahip olabilmeleri mümkün değildir."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun cevabıdır. Çünkü Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre tacir olabilmek için sadece gerçek kişi olmanız gerekmez.

  • Gerçek Kişiler: Bir ticari işletmeyi kendi adına işleten kişiler tacirdir.
  • Tüzel Kişiler: Anonim şirketler, Limited şirketler, Kooperatifler gibi tüzel kişilerin kendileri de tacirdir. Örneğin, "ABC Anonim Şirketi" bir ticari işletme kurduğunda, bu şirketin tacir sıfatı vardır. Tüzel kişilerin tacir olabilmesi kanunen mümkündür ve yaygın bir durumdur.

Dolayısıyla, "sadece gerçek kişiler tacirdir" demek kanuna aykırıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Olamaz)?

Diğer şıkların hepsi TTK'ya göre doğru ifadelerdir, bu yüzden onları işaretleyemeyiz:

  • A Şıkkı (Doğru): Tacirler, ticari faaliyetlerinde "basiretli bir iş adamı" gibi hareket etmelidir. Bu, tacirlerin özen yükümlülüğüdür ve kanunda açıkça belirtilmiştir.
  • B Şıkkı (Doğru): Gerçek kişi tacir tanımı budur. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişi tacirdir.
  • C Şıkkı (Doğru): Tacir sıfatı, borçlarını ödeyememe durumunda iflasa tabi olma yükümlülüğü getirir. Ticari borçlar için iflas hükümleri uygulanır.
  • E Şıkkı (Doğru): Tacirler, TTK'ya göre zorunlu ticari defterleri (Büyük defter, Yevmiye defteri vb.) tutmakla yükümlüdür. Bu, tacirlerin en temel yükümlülüklerindendir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 11 ve 12'yi bilmelisin.

  • Konu: Tacir Tanımı ve Kapsamı.
  • Kural: Tacir olabilmek için sadece gerçek kişi olma şartı yoktur; tüzel kişiler de tacir olabilir. Ayrıca tacirlerin özen yükümlülüğü, defter tutma zorunluluğu ve iflasa tabi olma durumu gibi temel özellikleri bilmek gerekir.

Özetle: Soruda "yanlış olanı" bulmamız istendiği için, tüzel kişilerin tacir olamayacağını söyleyen D şıkkını işaretlememiz gerekir.

Soru 3 · 2022/3 · Ticaret Hukuku

I. Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak bulunmayan nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konabilir. II. Kişisel emek ve ticari itibar esas sözleşmede belirtilmek koşuluyla ayni sermaye olarak konabilir. III. Konulan ayni sermayeye şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. IV. Ayni sermaye değerleme raporuna yalnızca kurucular itiraz edebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketlerde ayni sermayeye ilişkin yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)I ve III
  • C)III ve IV
  • D)I,II ve III
  • E)I,III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmen gerekiyor. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Hadi bunu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi açıklayalım.

Öncelikle sorunun temelini oluşturan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre "Ayni Sermaye" kavramını hatırlayalım. Anonim şirketlerde sermaye, ya nakit para ile ya da para ile değerlendirilebilen mallarla (ayni sermaye) konulabilir.

Neden Doğru Cevap B (I ve III) Şıkkıdır?

Bu şıkkı doğru yapan iki madde şunlardır:

  • I. Madde Doğrudur: Kanun, ayni sermaye olarak konulacak malın nakden değerlendirilebilir ve devrolunabilir olmasını şart koşar. Yani, malın para ile ölçülebilir olması ve şirketin mülkiyetine geçebilmesi gerekir. Ancak, üzerinde sınırlı ayni bir hak (örneğin ipotek, rehin gibi) bulunan malların sermaye konulabilmesi için, bu sınırlı hakkın temizlenmesi veya şirketin rızasıyla kabul edilmesi gerekir. Sorudaki ifade, "üzerlerinde sınırlı ayni bir hak bulunmayan" malların sermaye konulabileceğini söylüyor. Bu ifade kanuna tam olarak uygundur; yani temiz bir mal sermaye olabilir. Bu madde doğrudur.
  • III. Madde Doğrudur: Ayni sermaye konulduğunda, bu malın değeri ne kadar olmalı? Kanun, bu değerin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından atanan bilirkişilerce belirlenmesini emreder. Bu, şirketin ve ortakların zarar görmemesi için çok önemli bir denetim mekanizmasıdır. Bu madde de doğrudur.

Bu iki madde doğru olduğu için cevap B şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer maddelerin neden hatalı olduğunu kısaca inceleyelim:

  • II. Madde Neden Yanlış?
  • Hata: "Kişisel emek ve ticari itibar" ayni sermaye olarak konulabilir denmiştir.
  • Gerçek: 6102 sayılı TTK'ya göre, kişisel emek ve ticari itibar ayni sermaye olarak konulamaz. Sadece para ile değerlendirilebilen mallar sermaye olabilir. Kişisel emek, Limited şirketlerde sermaye olarak konulabilir ama Anonim şirketlerde kesinlikle yasaktır. Bu madde yanlıştır.
  • IV. Madde Neden Yanlış?
  • Hata: "Değerleme raporuna yalnızca kurucular itiraz edebilir" denmiştir.
  • Gerçek: Değerleme raporuna itiraz hakkı sadece kuruculara ait değildir. Kurucular, kurulan şirketin kendisi ve şirketin kurucuları dışındaki üçüncü kişiler de (örneğin borçlular veya alacaklılar) bu rapora itiraz edebilir. "Yalnızca" kelimesi bu maddeyi kesinlikle yanlış yapar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 31. ve 32. maddelerini iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kuralı ezberlemiş olman gerekir:

  • Ayni Sermaye Kapsamı: Sadece para ile değerlendirilebilen ve devrolunabilir mallar sermaye olabilir. Kişisel emek ve ticari itibar sermaye olamaz.
  • Değerleme Usulü: Ayni sermaye değerlemesi, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından atanan bilirkişilerce yapılır.

Özetle:

  • I. Madde: Doğru (Temiz mal sermaye olur).
  • II. Madde: Yanlış (Emek ve itibar sermaye olamaz).
  • III. Madde: Doğru (Mahkeme bilirkişisi değer biçer).
  • IV. Madde: Yanlış (Sadece kurucular değil, diğerleri de itiraz edebilir).

Doğru cevap B şıkkıdır. Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2022/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketin tüzel kişilik kazandığı an aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

  • A)Şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.
  • B)Şirket kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan esas sözleşmede anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla tüzel kişilik kazanır.
  • C)Şirket kurucular tarafından pay taahhüt edilmesi ile birlikte tüzel kişilik kazanır.
  • D)Şirket bütün kurucuların imzalarının noterce onaylanması ile tüzel kişilik kazanır.
  • E)Şirket kurucular tarafından taahhüt edilen esas sermayenin tamamının ödenmesi ile tüzel kişilik kazanır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajına girişte en temel ve sıkça sorulan konulardan biri olan "Tüzel Kişilik Kazanma Anı" ile ilgilidir. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Gelin bu durumu sanki bir hikaye gibi adım adım açıklayalım:

Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre bir anonim şirketin tüzel kişilik kazanması (yani yasal bir varlık olarak kabul edilmesi ve kendi adına hak kazanıp yükümlülük altına girmesi) için tek ve kesin bir şart vardır: Ticaret Siciline Tescil.

Bunu şöyle hayal edebiliriz: Şirket kurucular ne kadar iyi bir iş planı yapsın, ne kadar para yatırsın veya ne kadar imza atsın; şirketin "doğum belgesi" (ticaret sicil kaydı) almadan önce o şirket hukuk dünyasında var olan bir varlık değildir. Sadece ticaret siciline tescil yapıldığı an, şirket resmi olarak "doğar" ve tüzel kişilik kazanır.

Bu nedenle, A şıkkı ("Şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır") kanunun tam olarak belirttiği kuraldır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden geçersiz olduğunu kısaca inceleyelim:

  • B Şıkkı (Esas Sözleşme): Esas sözleşme imzalanması şirketin kurulma iradesini gösterir, ancak şirketin hukuki varlığına (tüzel kişiliğe) bu aşamada henüz kavuşamaz. Sadece bir "kuruluş sözleşmesi"dir.
  • C Şıkkı (Pay Taahhütü): Sadece pay taahhüt etmek, yani "şirkete para vereceğim" demektir. Bu bir taahhüttür, şirketin doğması değildir.
  • D Şıkkı (Noter Onayı): Noter onayı sadece belgelerin resmiyet kazanması içindir. Tescil yapılmadan noter onaylı bir şirketin tüzel kişiliği yoktur.
  • E Şıkkı (Sermayenin Ödenmesi): Sermayenin ödenmesi şirketin faaliyete geçmesi ve iş yapmaya başlaması için önemlidir, ancak tüzel kişiliğin kazanılması için yeterli değildir. Sermaye ödenmiş olsa bile ticaret siciline tescil yapılmamışsa şirket tüzel kişilik kazanmamıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu Madde 100'ü ve Anonim Şirketlerin Kuruluşu konusunu iyi bilmelisin.

Özet Kural: > Anonim şirketler, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescil yapılmadan önce şirketin kurucuları, kurulan şirketin borçlarından müteselsilen (birlikte) sorumludur. Tescil yapıldıktan sonra sorumluluk şirketin tüzel kişiliği tarafından üstlenilir.

Başarılar dilerim! Bu kuralı ezberlemek, staj sınavlarında ve mesleki hayatta sana çok büyük kolaylık sağlayacaktır.

Soru 5 · 2022/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, çeklere ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Türkiye’de ödenecek çeklerde muhatap ancak bir banka olabilir.
  • B)Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, muhatabın adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.
  • C)Çek üzerine yazılmış bir kabul kaydı, yazılmamış sayılır.
  • D)Çekte yazılı bedelin ödenmesi, kısmen veya tamamen aval ile teminat altına alınabilir.
  • E)Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM stajı için hazırlık yaparken bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre çeklerle ilgili kuralları sorguluyor ve "yanlış" olanı bulmamızı istiyor.

Doğru cevap B şıkkıdır. Gelin, nedenini adım adım inceleyelim.

Neden B Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?

B şıkkında şunlar yazıyor: "Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, muhatabın adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır."

Bu ifade yanlıştır ve kanunla çelişir. Çünkü TTK Madde 700'e göre, çekte düzenleme yeri belirtilmemişse, çek düzenleyenin (yani parayı verenin) adresi veya işyeri gösterilen yerde düzenlenmiş sayılır.

  • Kural: Düzenleme yeri yoksa -> Düzenleyenin adresi esas alınır.
  • Şıktaki Hata: Şık, "muhatabın" (yani bankanın) adresini esas almamızı söylüyor. Bu bir tuzaktır. Çek, bankanın adresinde değil, parayı çıkaran kişinin adresinde düzenlenmiş kabul edilir.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Yanlış Değil)?

Diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca hatırlayalım ki, hangisinin neden elendiğini görelim:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Türkiye'de ödenen çeklerde muhatap sadece banka olabilir. Ticari bir şirket veya şahıs muhatap olamaz. Bu kural doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Çekler, senetlerden farklı olarak "kabul" (acceptance) gerektirmez. Çek üzerine "kabul ettim" gibi bir yazı varsa, bu yazı hiç yazılmamış gibi kabul edilir. Çek zaten ödeme emridir, kabul beklemesine gerek yoktur. Bu kural doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Çekin ödenmesini garanti altına almak için aval (kefil) verilebilir. Bu, senetlerde olduğu gibi çeklerde de mümkündür. Bu kural doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Çekin bir takas odasına (çek merkezi) ibraz edilmesi, ödeme için ibraz yerine geçer. Bu, modern çek sisteminin bir gereğidir ve doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu Madde 700'ü ve Çek Kanunu'nun temel hükümlerini bilmelisin. Özellikle şu iki kavramı karıştırmaman gerekir:

  • Düzenleyen: Çeki çıkaran kişi (Müşteri).
  • Muhatab: Çekin ödendiği banka.

Özetle: Çekte düzenleme yeri yoksa, adres muhatabın (bankanın) değil, düzenleyenin adresidir. Bu farkı bilmek, bu soruyu ve benzerlerini çözmek için yeterlidir.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2022/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, çeklere ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Hamiline yazılı bir çek cirolanırsa, emre yazılı çek haline dönüşür.
  • B)Çekin geçerli olarak devredilebilmesi için emre, nama veya hamiline yazılı olmasına bakılmaksızın her durumda ciro yapılması zorunludur.
  • C)Muhatap banka dışındaki bankalar çeki cirolarsa, ciro batıl olmaz.
  • D)Çek, beyaz ciro ile cirolanamaz.
  • E)Çekte yazılı bedelin kısmi olarak cirolanması işlemi geçerlidir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap olan C şıkkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 712. maddesinde yer alan özel bir istisna kuralına dayanır; bu maddeye göre çek, muhatap banka tarafından değilse de başka bir banka tarafından cirolanabilir ve bu durumda ciro geçersiz sayılmaz, yani batıl olmaz. Bu kuralın mantığı, çekin ticari hayatta daha kolay dolaşabilmesi ve bankaların birbirleri arasında çeki kabul edip devredebilmesi esnekliğini sağlamaktır.

Diğer şıkları neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz: A şıkkı yanlıştır çünkü hamiline yazılı bir çek cirolanarak emre yazılı hale getirilemez; ciro sadece emre yazılı çeklerde geçerlidir. B şıkkı da yanlıştır çünkü hamiline yazılı çekler, ciro yapılmaksızın sadece teslim yoluyla devredilebilir. D şıkkı hatalıdır çünkü çekler beyaz ciro (isimsiz ciro) ile de cirolanabilir ve bu geçerlidir. E şıkkı ise yanlıştır çünkü çek bedelinin sadece bir kısmı cirolanamaz; ciro çekin tamamı için yapılmalıdır.

Bu soruyu çözebilmek için çeklerin devri, ciro türleri ve Türk Ticaret Kanunu'ndaki çekle ilgili özel hükümleri (özellikle cironun şekli ve geçerliliği ile ilgili maddeler) iyi bilmek gerekir.

Özetle, muhatap banka dışındaki bankaların çeki cirolaması yasal olarak geçerli olduğu için C şıkkı doğrudur.

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz