2022/3 SGS Türkçe Soruları ve Çözümleri

2022/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Türkçe dersinden çıkan 7 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/3 · Türkçe

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

  • A)Batan güneşin kısık ışıkları, Güneş Saygılı'nın yaprakların gölgesindeki yazı odasına göz kırpıyordu.
  • B)Güneş ve Ülker, çocukluk sevinçlerini, büyümenin duraksamalı coşkularını paylaştılar.
  • C)Asansör, sevimsiz bir dikdörtgen prizmadan ibaretti, kirli bir aynası vardı ve iki lambasından biri sönmüştü.
  • D)Ankara'nın varsıl yerlileri, Orta Anadolu'nun uzun, susuz yazlarını buradaki evlerinde, bahçelerinde geçirirlerdi.
  • E)Dünya, hızlı bir trenin penceresinden geçip kaybolan manzara gibi ondan uzaklaşıyordu.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C. C cümlesi virgülle ve "ve" bağlacıyla birbirine bağlanmış üç yargıdan oluşur. İlk yargıda "Asansör" öznedir. İkinci ve üçüncü yargılarda ise "aynası" ve "lambasından" sözcükleri iyelik eki taşır; bu sözcüklerin tamlayanı "asansörün" olmalıdır. Ortak kullanılan "Asansör" sözcüğü ilk yargıda yalın hâlde özne olduğu için sonraki yargılarda tamlayan görevini üstlenemez; bu nedenle tamlayan eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu oluşur. Doğrusu "Asansör sevimsiz bir dikdörtgen prizmadan ibaretti; asansörün kirli bir aynası vardı..." biçimindedir. A, B, D ve E cümlelerinde ögeler arasında uyumsuzluk yoktur; kişileştirme ve benzetme gibi söz sanatları da anlatımı bozmaz.

Soru 2 · 2022/3 · Türkçe

Aşağıdakilerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?

  • A)Oturuşu, duruşu, kalkışı çaldığı havalar gibi garipdi.
  • B)Günler zarftır, cumayı salıya yolla.
  • C)Günlerdir beklediğim mektup, malesef bugün de gelmedi.
  • D)Ada tarihinde hiç raslanmadık bir panik yaşıyorduk.
  • E)Her eylül, yanlız kendimizi değil, bütün Ankara'yı kışa hazırlıyacakmışız gibi telaşlanırdık.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B. B cümlesinde bütün sözcükler TDK kurallarına uygun yazılmıştır; gün adları olan "cuma" ve "salı" belirli bir tarih bildirmediği için küçük harfle başlatılmıştır. A'da sert ünsüz "p" ile biten "garip" sözcüğüne gelen ek-fiil ünsüz benzeşmesi gereği "-ti" olmalıdır: "garipti". C'de "malesef" sözcüğünün doğru yazımı "maalesef"tir. D'deki "raslanmadık" yanlıştır; fiil "rastlamak" olduğundan "rastlanmadık" yazılmalıdır. E'de iki yanlış vardır: "yanlız" sözcüğü "yalnız", "hazırlıyacakmışız" ise daralma yazıya geçirilmeyeceğinden "hazırlayacakmışız" olmalıdır.

Soru 3 · 2022/3 · Türkçe

"Bütün paramı yiyip bitirdim." diyen bir kişi, bu durumu aşağıdaki deyimlerden hangisiyle dile getirir?

  • A)Sermayeyi kediye yükledim.
  • B)Süt dökmüş kediye döndüm.
  • C)Kediye peynir (ciğer) ısmarladım.
  • D)Kedi gibi dört ayak üzerine düştüm.
  • E)Kedi ile harara (çuvala) girdim.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A. "Sermayeyi kediye yüklemek" deyimi, eldeki bütün parayı ya da varlığı harcayıp tüketmek, beş parasız kalmak anlamına gelir; "Bütün paramı yiyip bitirdim." diyen kişinin durumunu tam olarak karşılar. B'deki "süt dökmüş kediye dönmek", bir kusur işlemiş olmanın verdiği mahcubiyetle sessiz ve süklüm püklüm durmak demektir. C'deki "kediye peynir (ciğer) ısmarlamak", bir şeyi onu ele geçirmeye hazır birine emanet etmek anlamındadır. D'deki "kedi gibi dört ayak üzerine düşmek", zor durumlardan kolayca ve zarar görmeden kurtulmayı anlatır. E'deki "kedi ile harara (çuvala) girmek" ise başa çıkılması güç, tehlikeli ve sonu kötü bitecek bir işe girişmektir.

Soru 4 · 2022/3 · Türkçe

Yazar dediğim bu yazar benim kafamdaki yazardır elbette ve o, kalemi eline alıp kâğıdın üstüne eğildiğinde okuru da düşünmez. Hatta, zaman zaman yeri geldikçe, "Okur için yazmıyorum!" bile der. Ona göre, okur için yazmak hem okura hem de edebiyata kötülük etmektir çünkü. Tabii, bu durumda bu yazara sık sık, "Okur için yazmıyorsun da neden yazdıklarını yayımlıyorsun be kardeşim?" diye sormadan edemezler.
Yukarıdaki paragrafı tamamlayacak en uygun cümle, aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Kendi doğrularını ortaya koymaktan çekinmeyen kişiye yazar denir oysa.
  • B)Yazar, eserini ortaya koyarken hep yalnızdır çünkü.
  • C)Metinlerin bir müziği vardır ve bu müzik, daima has yazarların sorunudur.
  • D)Okura yazma ile okur için yazmak arasında dağlar vardır oysa.
  • E)Çünkü hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz, yazı hariç.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D. Paragrafta "okur için yazmayan" yazara yöneltilen "Okur için yazmıyorsun da neden yazdıklarını yayımlıyorsun?" itirazı aktarılmıştır. Paragrafın sonuna, bu itirazı yanıtlayan ve yazarın tutumunu açıklayan bir cümle gelmelidir. D seçeneği "oysa" bağlacıyla itiraza karşılık verir: Yazar okura yazar, yani eserini okura sunar; ama okurun beğenisini gözeterek, onun isteğine göre yazmaz. "Okura yazma" ile "okur için yazma" arasındaki ayrım, hem yazarın "Okur için yazmıyorum!" sözünü hem de eserlerini yayımlamasını tutarlı kılar. A yazarın tanımına, B yazarın yalnızlığına, C metinlerin müziğine, E ise hayatın şaşırtıcılığına geçerek paragrafın tartışmasından uzaklaşır.

Soru 5 · 2022/3 · Türkçe

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül ( , ) doğru yerde kullanılmıştır?

  • A)Hayatın, kısalığı ve uzunluğu konusunda arada bir fikir değiştirmekte yarar var.
  • B)Taşa çalınan bu narın çıtırtısını sanıyorum ben yedi, sekiz yıl önce duydum.
  • C)"EXIT" sözcüğünün anlamını ne binaya girip çıkan halk, ne de orada çalışan memurlar biliyor.
  • D)Yetmişli yıllarda "hem fakir, hem gurursuz" aileler televizyonlu komşularını hayatlarından bezdirdiler.
  • E)Bu dünyadaki her değişmeye olay, aynı tür olayların bütününe ise olgu denir.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E. Yüklemi ortak olan cümlelerde, yüklemi söylenmeyen (eksiltili) bölümden sonra virgül konur. E cümlesinde "Bu dünyadaki her değişmeye olay" bölümünün yüklemi "denir" olup ikinci bölümle ortaktır; bu nedenle virgül doğru yerdedir. A'da tamlayan (Hayatın) ile tamlananları (kısalığı ve uzunluğu) arasına virgül konamaz. B'de yaklaşık sayı bildiren "yedi sekiz" sözünün arasına virgül konmaz. C'de "ne ... ne de" gibi tekrarlı bağlaçlarla bağlanan ögeler arasına virgül getirilmez. D'de de "hem ... hem" bağlacıyla bağlanan ögeler virgülle ayrılmaz; "hem fakir hem gurursuz" yazılmalıdır.

Soru 6 · 2022/3 · Türkçe

Besen, Çeşme'de kendisini ilgi ve duygudaşlıkla dinleyen ilk ve son insanı bulmuştu.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi ögelerinin dizilişi bakımından yukarıdaki cümleyle özdeştir?

  • A)Cemil Kavukçu, Angelacoma'nın Duvarları'nda çocukluğunun ve ilk gençliğinin İnegöl'ünü anlatır.
  • B)Beyoğlu'nda her gün bir aşağı bir yukarı volta atan akıl hastalarından biri kendi kendine konuşarak kör gazetecinin önünden geçiyor.
  • C)Elma ağacının yaprakları alacakaranlık gökyüzünün altında koyu gölgeler olarak duruyor.
  • D)Oya, akşamları iğde kokan Ankara'da Sıhhiye-Cebeci arasında geçen ve bir daha gelmeyecek olan o coşkulu günlerini özlemle arıyordu.
  • E)Şeftali yüklü küçük sandal, kabarıp inen dalgalarla birlikte yükselip alçalıyordu.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A. Örnek cümlede "Besen" özne, "Çeşme'de" dolaylı tümleç, "kendisini ilgi ve duygudaşlıkla dinleyen ilk ve son insanı" belirtili nesne, "bulmuştu" yüklemdir; diziliş özne + dolaylı tümleç + nesne + yüklem biçimindedir. A'da da "Cemil Kavukçu" özne, "Angelacoma'nın Duvarları'nda" dolaylı tümleç, "çocukluğunun ve ilk gençliğinin İnegöl'ünü" belirtili nesne, "anlatır" yüklemdir; sıralama birebir örtüşür. B dolaylı tümleçle başlar, özneden sonra zarf tümleci ve dolaylı tümleç gelir. C'de özneden sonra dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem vardır, nesne yoktur. D'de özneden sonra zarf tümleci (akşamları) ve dolaylı tümleç gelir, ardından nesne ve zarf tümleci yer alır. E'de özne, zarf tümleci ve yüklem bulunur.

Soru 7 · 2022/3 · Türkçe

Hiç koku kullanmayan öykücülerim Adalet Ağaoğlu'dur, Hulki Aktunç'tur, Sevgi Soysal'dır. Beni öykülerini koklamak gibi zor durumlara sokmazlar. Kokunun kimyasını bulan öykücü Nezihe Meriç. Ovulmuş tahtalardan arapsabunu, çocuklardan mis gibi hacışakir, evlerden patlıcan-biber kızartması, sofralardan taze doğranmış domates-hıyar, dereotu-nane kokusu gelir. Kadın eli değmiş öykülerdir. Yalnızlık çektirmezler.
Metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangileri kullanılmıştır?

  • A)tanımlama - örnekleme
  • B)örnekleme - karşılaştırma
  • C)karşılaştırma - tanık gösterme
  • D)tanık gösterme - tanımlama
  • E)örnekleme - tanık gösterme
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B. Metinde yazar, öykülerinde koku kullanmayan yazarlara Adalet Ağaoğlu, Hulki Aktunç ve Sevgi Soysal'ı; kokuyu ustalıkla kullanan yazara ise Nezihe Meriç'i örnek verir. Ayrıca Meriç'in öykülerindeki kokular (arapsabunu, hacışakir, patlıcan-biber kızartması, domates-hıyar, dereotu-nane) tek tek sıralanarak somut örneklerle gösterilir; bu örneklemedir. Metin iki grup yazarı koku kullanma yönünden karşı karşıya koyar: Birinci grup okuru öyküleri koklamak gibi zor durumlara sokmazken Nezihe Meriç'in öyküleri kokuyla doludur ve yalnızlık çektirmez; bu da karşılaştırmadır. Metinde bir kavramın ne olduğunu açıklayan tanım yoktur; yazarların adı anılsa da görüşleri aktarılıp düşünceye kanıt olarak sunulmadığı için tanık gösterme de yapılmamıştır.

Türkçe dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz