Soru 1 · 2023/1 · Türkçe
"Haydarpaşa'dan 15.45'te kalkan katar, ufacık fakat cesur bir oyuncak gibi geçiyor bozkırı."
Aşağıdaki cümlelerden hangisi ögelerinin dizilişi bakımından yukarıdaki cümleyle özdeştir?
- A)Sakaryalı Şahin, ağzının içinde ağlayan bir düdük varmış gibi konuşuyordu kahvenin içinde.
- B)Fabrika bacasından simsiyah bir duman tütüyordu gökyüzüne doğru.
- C)Onlar, bu kibirli ve kısır toprağın ortasında insan soyunun emeği, aklı ve ümidi gibi güzeldiler.
- D)Mevzideki biricik silahsız adam, küçücük ama nasırlı elleriyle yıkadı taburun yemekhanesindeki bütün bulaşıkları.
- E)Güneş battıktan sonra tıpkı açık deniz gibi, büyük dağlar, büyük ormanlar gibi bozkır süratle serinleşir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. Örnek cümlede "Haydarpaşa'dan 15.45'te kalkan katar" özne, "ufacık fakat cesur bir oyuncak gibi" zarf tümleci (nasıl?), "geçiyor" yüklem, "bozkırı" ise yüklemden sonra gelen belirtili nesnedir; dizilişi Özne – Zarf tümleci – Yüklem – Nesne şeklindedir (devrik cümle). D seçeneğinde "Mevzideki biricik silahsız adam" özne, "küçücük ama nasırlı elleriyle" zarf tümleci (neyle, nasıl?), "yıkadı" yüklem, "taburun yemekhanesindeki bütün bulaşıkları" belirtili nesnedir; sıralama birebir aynıdır. A'da yüklemden sonra nesne değil "kahvenin içinde" yer tamlayıcısı gelir. B'de cümle dolaylı tümleçle başlar ve nesne yoktur. C'de yüklem sonda olan kurallı bir ad cümlesidir. E'de ise cümle zarf tümleciyle başlar ve nesne bulunmaz.
Soru 2 · 2023/1 · Türkçe
I. Tere batmış iki adam, sırtlarındaki küfeleri atıp yaşlı bir meşe ağacının altına külçe gibi yığıldılar.
II. Oyuncu, yönetmen, senarist, şair Yılmaz Erdoğan'ın Zonguldaklı iki genç şairi anlattığı "Kelebeğin Rüyası" filmini Zonguldak'ta izlemiştim.
III. Niyazi, benim küçük kardeşim, hamur tahtasının üstündeki çorbayı kaşıklıyordu durmadan.
IV. Evet, şimdi size ıslanmış bir çimento gibi kaskatı kesilen saralı bir işçinin hikâyesini anlatacağım.
V. Sokağın hemen başında aptal bakışlı, koca kulaklı ve kapkara tüylü bir sokak köpeği havlayıp duruyordu.
Virgül (,) yukarıdaki hangi cümlelerde aynı görevde kullanılmıştır?
- A)I-III
- B)I-IV
- C)II-IV
- D)II-V
- E)III-V
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. II. cümlede virgül "Oyuncu, yönetmen, senarist, şair" sözcüklerini, V. cümlede ise "aptal bakışlı, koca kulaklı ve kapkara tüylü" sıfatlarını birbirinden ayırır. Her ikisinde de virgül, cümlede aynı görevi üstlenen (eş görevli) sözcük ve söz öbeklerini ayırmak için kullanılmıştır. Diğer cümlelerde virgülün görevi farklıdır: I. cümlede "Tere batmış iki adam," ifadesinden sonra gelen virgül uzun özneyi yüklemden ve diğer ögelerden ayırarak anlamı netleştirir. III. cümlede "benim küçük kardeşim" arasözünü (açıklayıcıyı) ayırır. IV. cümlede ise "Evet" cevap sözcüğünden sonra kullanılmıştır. Bu nedenle aynı görevde kullanılan virgüller yalnızca II ve V. cümlelerdedir.
Soru 3 · 2023/1 · Türkçe
(I) Oyun, modern bilişsel yaklaşımlarda da çocuğun bilişsel gelişimindeki rolü açısından ele alınır. (II) Oyunun insan için en cazip yönlerinden biri çocukluğun özlem duyulan kaygısız anlarını hatırlatan/yaşatan bir eylem olmasıdır. (III) Gander ve Gandiner'e göre, çocuklar oyun oynarken birçok bilişsel yeteneği de geliştirirler. (IV) Karar verme, bellek, strateji, gözlem, mekânsal akıl yürütme, problem çözme ve yaratıcı düşünme bu önemli bilişsel becerilerden bazılarıdır. (V) Birçok masa oyunu (kızma birader vb.) harf, sayı ve renkleri tanımayı, hecelemeyi, saymayı ve okumayı geliştirir.
Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. Parçanın konusu oyunun çocuğun bilişsel gelişimine katkısıdır. I. cümle oyunun bilişsel yaklaşımlarda çocuğun bilişsel gelişimi açısından ele alındığını söyler; III. cümle oyun oynarken bilişsel yeteneklerin geliştiğini belirtir; IV. cümle bu becerileri sayar; V. cümle masa oyunlarının harf, sayı ve okuma becerilerine etkisini örnekler. II. cümle ise oyunun insana çocukluğun kaygısız anlarını hatırlatan, özlem duyulan cazip yönünden, yani duygusal ve nostaljik boyutundan söz eder. Bilişsel gelişim konusuyla ilgisi olmadığı için akışı bozan cümle II'dir. Diğer cümleler aynı düşünce çizgisini sürdürdüğünden çıkarıldıklarında paragrafın bütünlüğü zarar görür.
Soru 4 · 2023/1 · Türkçe
Sevgili Arsız Ölüm'ün Dirmit'i ve Çocuktaki Bahçe'nin Feyzi'si başka başka nedenlerden dolayı içe kapanmış yalnız çocuklardır. Latife Tekin, Sevgili Arsız Ölüm'de hayalî arkadaşları, tatlı taşkınlıkları ve oyunlarıyla kendiliğini inşa etmeye çalışan bir kız çocuğunun erginlenme sürecinde başından geçenleri anlatır. Feyyaz Kayacan ise, Çocuktaki Bahçe'nin ilk ve son bölümlerinde de açıkça belirttiği gibi bir kişiliğin kuruluşunun (kendi kişiliğinin) ilk aşamalarını ortaya koymak için çocukluğunun ilk dönemlerine içsel bir yolculuk yapar. Yazar, yaşamının son demlerine gelmiş yaşlı Feyzi'nin ruhsal inşasının ilk yapı taşlarının atıldığı çocukluk dünyasını, kimi zaman çocuk Feyzi'nin kimi zaman da yaşlı Feyzi'nin bakış açısından anlatırken bu iki bakış açısını gerçeküstü anlatım düzleminde kaynaştırır.
Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yollarından hangileri kullanılmıştır?
- A)açıklama-karşılaştırma
- B)öyküleme-tanık gösterme
- C)tartışma-tanımlama
- D)betimleme-karşılaştırma
- E)açıklama-tanımlama
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Parçada iki romanın kahramanları ve yazarların anlatım tercihleri hakkında okura bilgi verilmektedir; bu nedenle anlatım biçimi açıklamadır. Ayrıca Latife Tekin'in "Sevgili Arsız Ölüm"ü ile Feyyaz Kayacan'ın "Çocuktaki Bahçe"si ele alınırken iki eserin ortak yönü (içe kapanmış yalnız çocuklar) ve farklı yönleri ("Feyyaz Kayacan ise..." diye başlayan karşıtlık) ortaya konmuştur; bu da karşılaştırmadır. Parçada bir olay örgüsü anlatılmadığı için öyküleme, okuru ikna etmeye yönelik bir tez savunulmadığı için tartışma, bir varlığın görünümü resmedilmediği için betimleme yoktur. "Nedir?" sorusuna cevap veren bir tanım da bulunmaz; başka birinin sözüne başvurularak tanık gösterme de yapılmamıştır.
Soru 5 · 2023/1 · Türkçe
Fethi Naci( )nin şiir eleştirilerinde iki ana kurala dikkat ettiğinin altını çizelim( ) Dil ve Türkçe özelliği( ) En sevdiği şairleri överken bile( ) dil hatalarını( ) dil özensizliklerini eleştirir.
Yukarıdaki parçada ayraçlarla bırakılmış boşluklara sırasıyla aşağıdaki hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?
- A)(') (;) (.) (,) (,)
- B)(') (:) (...) (,) (,)
- C)(') (:) (.) (,) (,)
- D)(') (:) (.) (,) (;)
- E)(') (;) (...) (,) (,)
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C. Birinci boşluğa, özel ada getirilen iyelik ve hâl ekini ayırmak için kesme işareti konur: "Fethi Naci'nin". İkinci boşlukta cümle, kendisinden sonra açıklanacak iki kurala dikkat çekmektedir; açıklamadan önce iki nokta kullanılır: "altını çizelim:". Üçüncü boşlukta "Dil ve Türkçe özelliği" açıklaması tamamlanmış, düşünce bitmiştir; nokta konur ve sonraki cümle büyük harfle ("En") başlar. Dördüncü boşlukta "överken bile" zarf-fiil öbeğinden sonra anlamı netleştirmek için virgül gelir. Beşinci boşlukta "dil hatalarını, dil özensizliklerini" eş görevli nesneleri ayrılır; bu nedenle virgül kullanılır. Noktalı virgül ya da üç nokta gerektiren bir durum yoktur; bu işaretleri içeren A, B, D ve E seçenekleri elenir.
Soru 6 · 2023/1 · Türkçe
Aşağıdakilerin hangisinde ünlü değişimine uğramış bir sözcük vardır?
- A)Vedat, elindeki ütüyü evirip çeviriyor.
- B)Zeliha, sana olan aşkını anlatmış son öyküsünde.
- C)Bir zamanların terzi çırağı Nurhan karşında işte.
- D)Pırıl pırıl, güneşli bir hava var dışarıda.
- E)Haftalardır beklediği mektup sonunda elindeydi.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. Ünlü değişimi, "ben" ve "sen" kişi zamirlerinin yönelme hâl eki (-a) alırken e ünlüsünün a'ya dönüşmesiyle görülür: ben + e → bana, sen + e → sana. Ayrıca "de-" ve "ye-" fiillerinde -yor ekiyle e'nin i'ye dönüşmesi (diyor, yiyor) de bu olayın örneğidir. B seçeneğindeki "sana" sözcüğü "sen" zamirinin yönelme hâlidir ve "sene" yerine "sana" biçimini almıştır; bu nedenle ünlü değişimine uğramıştır. Diğer seçeneklerdeki "evirip, çeviriyor, çırağı, karşında, güneşli, elindeydi" gibi sözcüklerde ünlü değişimi yoktur; "çırağı"da görülen olay ünsüz yumuşamasıdır, "çeviriyor"da ise kökteki i ünlüsü zaten vardır.
Soru 7 · 2023/1 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerde yer alan birleşik sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?
- A)Sen dünyayı kafanın içi gibi ipsiz sapsız şeylerle dolu mu zannediyorsun Allah aşkına?
- B)Sevdiğim, devletli sultanım, efendim, emreyle şiirler söyleyeyim kapında.
- C)Gençliğimde olduğundan da yeni, taptaze duygularla hissediyorum seni.
- D)Kaybolmuş zamanların anımsatıcısı değil midir kütüphane ve müzeler?
- E)Zamansız terkedilmiş bir ev kadar umutsuzum sürekli kar yağan bu kentte.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. Türk Dil Kurumu yazım kurallarına göre "etmek, edilmek, olmak, eylemek" yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde isim unsuru ses olayına uğramıyorsa yardımcı fiil ayrı yazılır: terk etmek, terk edilmek, sarf etmek. E seçeneğindeki "terkedilmiş" sözcüğünde herhangi bir ses düşmesi ya da türemesi olmadığı için "terk edilmiş" biçiminde ayrı yazılmalıdır. Diğer seçeneklerde yazım doğrudur: "zannediyorsun" (zan + et-: ünsüz türemesi, bitişik), "emreyle" (emir + eyle: ünlü düşmesi, bitişik) ses olayına uğradığı için bitişik yazılır. "Kaybolmuş" (kayıp + ol-) ünlü düşmesiyle bitişiktir; "taptaze" pekiştirmeli sıfat olduğundan tek sözcük olarak yazılır.