Soru 1 · 2023/2 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde hem yapım hem de çekim eki almış birden fazla sözcük vardır?
- A)Zamantı Irmağı kıyısındaki mercimek tarlaları su altında kaldı.
- B)Apartmanlar bitiyor, yapılar alçalıyor, geniş iş yerleri başlıyor.
- C)Birden iki elinin de cama dayalı olduğunu gördü adam.
- D)Karanlık odalarda ilaçlı kâğıtlar, ilaçlı sularda bekletildi.
- E)Mendil cebinde ipekli bir mendilin ucu görünüyordu.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B. B seçeneğinde "yapılar" (yap- fiil kökü + -ı yapım eki + -lar çekim eki), "alçalıyor" (alçak/alça + -l yapım eki + -ıyor çekim eki) ve "başlıyor" (baş + -la yapım eki + -(ı)yor çekim eki) sözcükleri hem yapım hem çekim eki almıştır; bu tür sözcük birden fazladır. A'da "tarlaları", "kıyısındaki" gibi sözcükler yalnız çekim eki taşır. C'de "dayalı" (daya- + -lı) yapım, "olduğunu" (ol- + -duk + -u + -nu) ise sıfat-fiil ve çekim ekiyle tek başına kalır; ölçütü sağlayan ikinci sözcük yoktur. D'de "ilaçlı" yalnız yapım eki alır, yapım ve çekim eki birlikte yalnızca "bekletildi"de görülür. E'de ise yalnız "görünüyordu" (gör- + -ün + -üyor + -du) iki türü birlikte taşır; "ipekli" çekim eki almamıştır.
Soru 2 · 2023/2 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yanlış sözcük seçiminden kaynaklanan anlatım bozukluğu yoktur?
- A)Alperen, maçın son saniyesinde attığı basketle takımının galip gelmesine neden oldu.
- B)Kasabamızdaki kıraç topraklara yüzlerce kiraz, armut ve ceviz fidanı ektik.
- C)Henüz yola çıkan hiç kimse, çıkacağı bu yolculukta neyle karşılaşacağını bilemez.
- D)Eleştirmen Nurullah Ataç, edebiyat dünyamızın en nüfuslu yazarlarından biriydi.
- E)Uzman Evrim Özçelik, oyun tasarımı alanında kendine özgü bir yöntem geliştirdi.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. E seçeneğinde sözcükler anlamlarına uygun seçilmiştir: "kendine özgü bir yöntem geliştirdi" ifadesi doğru ve açıktır. Diğer seçeneklerde yanlış sözcük seçimi vardır. A'da "neden olmak" daha çok olumsuz sonuçlar için kullanılır; olumlu bir sonuç için "galip gelmesini sağladı" denmelidir. B'de fidan ekilmez, dikilir; "ektik" yerine "diktik" kullanılmalıdır. C'de "Henüz yola çıkan" (yeni çıkmış) ile "çıkacağı bu yolculukta" (gelecekte çıkacak) çelişir; "Yola çıkacak olan hiç kimse" denmelidir. D'de "nüfuslu" (kalabalık nüfusa sahip) yanlıştır; kastedilen "etkili, sözü geçen" anlamındaki "nüfuzlu" sözcüğüdür.
Soru 3 · 2023/2 · Türkçe
Noktalı virgül, aşağıdakilerin hangisinde yanlış kullanılmıştır?
- A)Garip Hareketi içinde yer alan başlıca şairleri sıralayalım; Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday.
- B)Erkek çocuklara Barış, Berk, Ege, Erdem; kız çocuklara ise Aşkın, Çimen, Doğa, Yağmur adları verilir.
- C)Cumhurbaşkanı; İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Jandarma Genel Komutanı ve MİT Müsteşarı ile görüştü.
- D)Acıdan, üzüntüden ne yapacağını bilmiyor; bas bas bağırmak, hıçkıra hıçkıra ağlamak, görünmez olmak istiyordu.
- E)Bedia, tatlı dili ve keskin zekâsıyla üst sınıftan arkadaşlar edindi; onlardan nezaket, adap ve incelik öğrendi.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. A seçeneğinde cümle, ardından sıralanacak örnekleri (şair adlarını) haber vermektedir. Kendisinden sonra örnek veya açıklama gelen cümlelerin sonuna iki nokta konur: "sıralayalım: Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday." Burada noktalı virgül kullanılması yanlıştır. Diğer seçeneklerde noktalı virgül yerindedir: B'de virgülle ayrılmış tür ve takımları (erkek adları / kız adları) birbirinden ayırır. C'de öznenin (Cumhurbaşkanı), virgülle sıralanan görüşülen kişilerle karışmaması için özneden sonra kullanılmıştır. D ve E'de ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmaktadır; bu da noktalı virgülün kurallara uygun bir kullanımıdır.
Soru 4 · 2023/2 · Türkçe
Onu yaklaşık on beş yıl sonra bir kebapçıda gördüm. Yaşlanmış, boyu kısalmıştı. Elleri ufacıktı. Sonra yaptıkları geldi aklıma. Unuttum sanıyordum, unutmamışım. Yine de gönlümden geçenleri, onunla ilgili düşüncelerimi anlatmak; onu affetmek istedim. Yapamadım.
Yukarıdaki parçada aşağıdaki ses olaylarından hangisinin örneği yoktur?
- A)Ünlü düşmesi
- B)Ünsüz türemesi
- C)Ünsüz düşmesi
- D)Ünlü türemesi
- E)Ünsüz sertleşmesi (benzeşmesi)
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D. Parçadaki ses olaylarını tek tek gösterelim. Ünlü düşmesi: "aklıma" (akıl + ı → aklı) ve "gönlümden" (gönül + üm → gönlüm) sözcüklerinde ikinci hecedeki dar ünlü düşmüştür. Ünsüz türemesi: "affetmek" (af + etmek) sözcüğünde f ünsüzü ikizleşmiştir. Ünsüz düşmesi: "ufacıktı" sözcüğünde ufak + -cık birleşirken k ünsüzü düşmüştür. Ünsüz sertleşmesi (benzeşmesi): "kebapçıda" (kebap + -cı → -çı), "yaptıkları" (yap- + -dık → -tık), "ufacıktı" (-dı → -tı) sözcüklerinde sert ünsüzden sonra gelen c/d ünsüzleri ç/t'ye dönüşmüştür. Buna karşılık parçada bir sözcüğe yeni bir ünlü eklenmesi, yani ünlü türemesi (ör. "birdenbire", "sapasağlam") örneği bulunmamaktadır.
Soru 5 · 2023/2 · Türkçe
I. İkinci Dünya Savaşı'nın insanda evrensel anlamda yarattığı yalnızlık duygusu, Külebi'de "özlem"e dönüşmüştür.
II. "Niksar'da evimizdeyken / Küçük bir serçe kadar hürdüm" dizeleri bu özlemin sonsuzluğunu çok iyi yansıtır.
III. Cahit Külebi, yoğun savaşların yarattığı bir sıkıntı ortamının çocuğudur.
IV. Oraları düşünürken atının yelesi bulut rengindedir.
V. Bir sonsuzluk, toprak, hava, yol özlemi onun şiirinin dünyasını çatar.
Yukarıda numaralandırılmış cümlelerden kurallı ve anlamlı bir paragraf oluşturulmak istenirse paragrafın ilk cümlesi hangisi olur?
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C. Bir paragrafın ilk cümlesi, başka bir cümleye bağlanmayı gerektiren gönderim ifadeleri (bu, onun, oraları gibi) ya da bağlaç taşımamalı ve konuyu genel olarak tanıtmalıdır. III. cümle "Cahit Külebi" adını açıkça verip şairi, savaşların yarattığı sıkıntı ortamının çocuğu olarak tanıtır; bu yüzden giriş cümlesi olmaya en uygun cümledir. Ardından I. cümle savaşın yarattığı yalnızlığın Külebi'de özleme dönüştüğünü söyler; V. cümle bu özlemin şiir dünyasını kurduğunu, II. cümle "bu özlemin" sonsuzluğunu yansıtan dizeleri, IV. cümle de "oraları" düşünürkenki imgeyi verir. II'deki "bu özlemin", IV'teki "oraları" ve V'teki "onun" ifadeleri önceki cümlelere bağlıdır. I. cümle ise savaşa değinmek için III'e dayanır.
Soru 6 · 2023/2 · Türkçe
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne ilk ögedir?
- A)Matematik dersinde, problemleri çözmek için farklı yöntemler kullanılabilir.
- B)Konferansa, sektörün önde gelen uzmanları konuşmacı olarak katıldı.
- C)Şirketimizin insan kaynakları biriminde her başvuru titizlikle değerlendirilir.
- D)Uluslararası fuarlarda aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar bir araya getirilir.
- E)Olimpiyatlar, dört yılda bir olimpiyat komitesinin belirlediği ülkede düzenlenir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. E seçeneğinde yüklem "düzenlenir" edilgen bir fiildir; "düzenlenen ne?" sorusunun cevabı "Olimpiyatlar" olduğu için cümlenin ilk ögesi sözde öznedir. Ardından "dört yılda bir" zarf tümleci, "olimpiyat komitesinin belirlediği ülkede" dolaylı tümleç gelir. Diğer seçeneklerde ilk öge özne değildir: A'da "Matematik dersinde" (nerede?), C'de "Şirketimizin insan kaynakları biriminde" (nerede?) ve D'de "Uluslararası fuarlarda" (nerede?) bulunma hâlinde dolaylı tümleçtir; bu cümlelerin sözde özneleri sırasıyla "farklı yöntemler", "her başvuru" ve "firmalar"dır. B'de ise "Konferansa" yönelme hâlinde dolaylı tümleçtir; özne "sektörün önde gelen uzmanları" ikinci sıradadır.
Soru 7 · 2023/2 · Türkçe
Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’de erkeklerin futbolla çok yakından ilgilendiği görülür. Zaten(I) Türkiye'de her erkeğin bir futbol geçmişi vardır. Hatta(II) her erkek, çocukluğunda futbol oynamıştır mutlaka. Çünkü(III) her yer doğal bir futbol sahasıdır Türk çocuklar için. Oysa(IV) Türklerin futbolla tanışması Avrupa ülkelerine göre daha geç olmuştur. Kaldı ki(V) Türkiye’de futbola olan ilgi Avrupa ülkelerinden farklı değildir günümüzde.
Yukarıdaki paragrafta, numaralandırılmış bağlaçlardan hangisi cümlenin akışını bozmaktadır?
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E. "Kaldı ki" bağlacı, önceki cümlede söylenen düşünceyi aynı yönde daha da güçlendiren, "üstelik, bundan başka" anlamında bir ek gerekçe getirir. Oysa IV. cümlede Türklerin futbolla Avrupa'dan daha geç tanıştığı söylenmiş, V. cümlede ise buna rağmen günümüzde ilginin Avrupa'dan farklı olmadığı belirtilmiştir. Bu iki cümle arasında karşıtlık ("yine de, buna karşın") ilişkisi vardır; "Kaldı ki" bu ilişkiyi karşılamadığı için akışı bozar. Diğer bağlaçlar yerindedir: "Zaten" önceki yargıyı destekler, "Hatta" düşünceyi bir adım ileri taşır, "Çünkü" her erkeğin futbol oynamasının nedenini verir, "Oysa" ise yoğun ilgiyle geç tanışma arasındaki karşıtlığı doğru biçimde kurar.