Soru 1 · 2023/3 · Borçlar Hukuku
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi zamanaşımının işlemeye başlamayacağı, eğer başlamışsa da duracağı hâller arasında yer almaz?
- A)Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz; başlamışsa durur.
- B)Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz; başlamışsa durur.
- C)Borçlu bir kez kısmen ifada bulunmuşsa zamanaşımı işlemeye başlamaz; başlamışsa durur.
- D)Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz; başlamışsa durur.
- E)Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devlet’ten olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz; başlamışsa durur.
Çözümü göster — doğru cevap C
SMMM staj sınavına hazırlık sürecinde bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 146'da düzenlenen "Zamanaşımının İşlememesi ve Durması" hallerini sorguluyor.
Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.
Neden C Şıkkı Doğru Cevap?
Soruda "yer almaz" ifadesi var. Yani, zamanaşımını durduran veya başlatmayan bir durum yok diyen şıkkı bulmamız gerekiyor.
C şıkkı: "Borçlu bir kez kısmen ifada bulunmuşsa zamanaşımı işlemeye başlamaz; başlamışsa durur."
Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun doğru cevabıdır. Çünkü TBK Madde 146'ya göre, borçlu borcunu kısmen ödeseler bile, bu durum zamanaşımını durdurmaz veya başlatmaz.
- Kural: Borçlu, borcunu tamamen veya kısmen ödediğinde, zamanaşımı kesilir (durdurulur). Ancak bu kesilme, borcun tamamının ödenmesiyle değil, borcun tanınması veya kısmen ödenmesi ile de gerçekleşir.
- Dikkat: Sorudaki ifade "işlemeye başlamaz" veya "durur" şeklinde bir otomatik durma kuralı gibi sunulmuş. Oysa kısmi ödeme, zamanaşımını keser (durdurur) ve kesilme anından itibaren yeni bir zamanaşımı süresi başlar. Ancak sorudaki ifade, sanki kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımı hiç başlamazmış gibi bir kuralı ima ediyor ki bu yanlış bir yorumdur. Daha kritik olan nokta şudur: Kanun, kısmi ödemeyi zamanaşımını kesen bir hal olarak düzenler, ancak sorudaki ifade "işlemeye başlamaz" diyerek zamanaşımının hiç başlamadığı bir durum gibi gösterir ki bu yanlıştır.
Aslında en net açıklama şudur: Kısmi ödeme, zamanaşımını "keser" (durdurur), ancak bu durumun "işlemeye başlamaz" veya "başlamışsa durur" şeklinde bir genel kural olarak tanımlanması yanlıştır. Çünkü kısmi ödeme, zamanaşımını kesen bir hal olarak düzenlenmiştir (TBK m. 146/1-c). Ancak soru kökü "yer almaz" dediği için, diğer şıkların kanunda açıkça yer alan "işlememe/durma" halleri olduğu halde, C şıkkının ifadesinin kanundaki "kesme" kuralıyla uyuşmadığını veya yanlış bir ifade taşıdığını fark etmeliyiz.
Daha basit bir mantıkla: Kanun, kısmi ödemeyi zamanaşımını kesen bir hal olarak sayar. Ancak sorudaki ifade, sanki kısmi ödeme yapıldığında zamanaşımının hiç başlamadığı veya durduğu bir "otomatik durma" durumu gibi sunulmuştur. Bu ifade, kanundaki "kesme" kuralının tam karşılığı değildir ve diğer şıklardaki gibi açık bir "işlememe/durma" maddesi değildir. Bu nedenle C şıkkı, zamanaşımının işlemediği veya durduğu haller arasında yer almaz.
(Not: Sınav mantığında genellikle "kısmi ödeme" zamanaşımını keser (durdurur) ve kesilme anından itibaren yeni bir süre başlar. Ancak sorudaki ifade "işlemeye başlamaz" diyerek zamanaşımının hiç başlamadığı bir durum gibi gösterir. Bu ifade, kanundaki "kesme" kuralının tam karşılığı değildir ve diğer şıklardaki gibi açık bir "işlememe/durma" maddesi değildir. Bu nedenle C şıkkı, zamanaşımının işlemediği veya durduğu haller arasında yer almaz.)
Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru) Cevap Değil?
Diğer şıklar (A, B, D, E) TBK Madde 146'da açıkça belirtilen ve doğru olan hallerdir. Yani bu hallerde zamanaşımı işlemmez veya durur. Bu yüzden sorunun "yer almaz" sorusuna cevap olamazlar.
- A Şıkkı (Doğru Kural): Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece zamanaşımı işlemez. (TBK m. 146/1-a)
- B Şıkkı (Doğru Kural): Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımı işlemez. (TBK m. 146/1-b)