2023/3 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2023/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2023/3 · Ticaret Hukuku

Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın ---- tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

  • A)Asliye Ticaret Mahkemesi
  • B)İş Mahkemesi
  • C)Sulh Hukuk Mahkemesi
  • D)İcra Mahkemesi
  • E)Sulh Ticaret Mahkemesi
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve genel hukuk bilgisi açısından çok önemli bir konuyu, yani Ticaret davalarının hangi mahkemede görüldüğünü sorguluyor. Sorunun doğru cevabı A) Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "A" Şıkkıdır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre, ticari davaların görülmesi için özel bir düzenleme vardır. Kanun, "Aksine hüküm bulunmadıkça" (yani başka bir özel kanun farklı bir mahkeme göstermediği sürece) kural olarak şunu söyler:

  • Ticari nitelikteki çekişmeli davalar (yani taraflar arasında anlaşmazlık olan davalar),
  • Ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri (örneğin ticari defterlerin tasdiki, ticari sicil işlemleri vb.),

Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.

Soru cümlesindeki "dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın" ifadesi çok kritiktir. Bu ifade, ticari davaların miktarı ne kadar küçük olursa olsun (örneğin 100 TL'lik bir alacak olsa bile) yine Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini vurgular. Bu, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin niteliksel yetkisini belirler.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) İş Mahkemesi: Bu mahkemeler sadece işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara (iş sözleşmesi, işe iade, kıdem tazminatı vb.) bakar. Ticari bir şirketin ticari bir sözleşmesinden doğan uyuşmazlık iş mahkemesine gitmez.
  • C) Sulh Hukuk Mahkemesi: Bu mahkemeler genellikle hukuki (ticari olmayan) davaları, miras, aile, kira ve borç davalarını görür. Ticari nitelikli bir dava buraya gitmez.
  • D) İcra Mahkemesi: Bu mahkemeler sadece icra (tahsilat) ve iflas (batma) işlerine bakar. Genel ticari davaların görülmesi için yetkili değildir.
  • E) Sulh Ticaret Mahkemesi: Bu şık en çok karıştırılan yerdir. Ancak 6102 sayılı TTK ile birlikte Sulh Ticaret Mahkemesi kaldırılmıştır. Artık ticari davalar sadece Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Bu şık eski bir düzenlemeyi temsil eder ve şu an için geçersizdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 10. maddesini (Mahkemelerin Görevi) ve Ticaret davalarında yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bilmek gerekir.

Özetle: Ticari bir dava varsa ve başka bir özel kanun farklı bir mahkeme göstermiyorsa, cevap her zaman Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.

Soru 2 · 2023/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, limited şirketlere ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Limited şirketlerde ortakların sayısı elliyi aşamaz.
  • B)Limited şirketler, en az iki veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilir.
  • C)Limited şirketler, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilirler.
  • D)Limited şirketlerde ortaklar şirket sözleşmesiyle, esas sermaye payı bedeli dışında ek ödeme ile de yükümlü tutulabilirler.
  • E)Limited şirketlerin zorunlu organları genel kurul ve müdürlerdir.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre Limited Şirketlerin temel özelliklerini sorguluyor ve "yanlış" olanı bulmamızı istiyor.

Hadi gel, şıkları tek tek inceleyelim ve neden B şıkkının doğru cevap (yani yanlış ifade) olduğunu adım adım görelim.

1. Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

B Şıkkı: "Limited şirketler, en az iki veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilir."

Bu ifade YANLIŞTIR, bu yüzden sorunun doğru cevabıdır.

  • Kural: Eski kanunlarda (eski TTK) limited şirketin en az 2 ortakla kurulması gerekiyordu. Ancak 6102 sayılı yeni TTK'ya göre bu kural değişmiştir.
  • Gerçek: Yeni kanuna göre, bir limited şirket en az 1 ortak ile kurulabilir. Yani tek bir gerçek veya tüzel kişi, tek başına bir limited şirket kurabilir.
  • Sonuç: "En az iki" şartı artık geçerli değildir. Bu ifadeyi kanun maddesiyle karşılaştırdığımızda, B şıkkının kanuna aykırı olduğunu ve dolayısıyla sorunun aradığı "yanlış" ifade olduğunu görürüz.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soru İçin Yanlış Değil)?

Diğer şıkların neden "doğru ifade" olduğunu kısaca açıklayalım ki kafan karışmasın:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Limited şirketlerde ortak sayısı 50'yi geçemez. Bu, kanunun açık bir sınırlamasıdır. Eğer 50'den fazla ortak olursa şirket Limited Şirket statüsünü kaybedip Anonim Şirket'e dönüşmek zorunda kalır. Bu ifade kanuna uygundur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Limited şirketler, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç için kurulabilirler. Sadece ticari amaç değil, belirli koşullar altında başka ekonomik amaçlar da mümkündür. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Limited şirketlerde ortaklar, sadece esas sermaye paylarını ödemekle yükümlü değildir. Şirket sözleşmesi ile ek ödeme yapma yükümlülüğü de getirilebilir. Bu, limited şirketin esnekliklerinden biridir ve doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Limited şirketlerin zorunlu organları Genel Kurul ve Müdürlerdir. Anonim şirketlerdeki gibi "Yönetim Kurulu" yoktur, buradaki organ "Müdürler"dir. Bu ifade de doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmelisin:

  • Limited Şirketin Kurulma Şartları: Özellikle ortak sayısı konusundaki değişiklik. (Eski kanunda en az 2, yeni kanunda en az 1). Bu, staj sınavlarında en sık sorulan "tuzak" sorulardan biridir.
  • Limited Şirketin Organları: Limited şirketlerde "Yönetim Kurulu" yoktur, "Müdürler" vardır. Bu ayrımı bilmek E şıkkını anlamanı sağlar.

Özetle: Sınavda "en az iki ortak" ifadesi gördüğünde hemen şüphelen ve hatırla: Yeni TTK'ya göre en az 1 ortak yeterlidir. Bu yüzden B şıkkı yanlıştır ve doğru cevaptır.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2023/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi anonim şirkete sermaye payı olarak getirilebilir?

  • A)Pay sahibinin, şirkete ait işletmede sunulmak üzere taahhüt etmiş olduğu hizmet edimi
  • B)Pay sahiplerinden biri adına tescil edilmiş ve üzerinde bir başkasına rehin hakkı tesis edilmiş bir marka
  • C)Pay sahiplerinden birinin vadesi henüz gelmemiş olan bir alacak hakkı
  • D)Pay sahiplerinden birine ait olan ve üzerinde bir başkasına intifa hakkı tesis edilmiş bir taşınmaz
  • E)Pay sahiplerinden birine ait olan tıbbi bir cihazın kullanım hakkı
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Amacımız, sadece doğru cevabı bulmak değil, neden o cevabın doğru olduğunu ve diğerlerinin neden elendiğini mantıklı bir şekilde kavramak.

1. Doğru Cevap Neden E? (6102 Sayılı TTK Madde 330)

Doğru cevap E şıkkıdır: "Pay sahiplerinden birine ait olan tıbbi bir cihazın kullanım hakkı."

Neden doğru? Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre anonim şirketlerde sermaye, nakit veya nakit dışı olarak getirilebilir. Nakit dışı getirilebilecek olanlar için kanun çok net bir tanım yapar: "Bir malın veya bir hakkın kullanılması" sermaye olarak kabul edilir.

  • Kural: Kanun, bir malın mülkiyetinin (sahipliğinin) şirkete geçmesini şart koşmaz. Sadece o malın veya hakkın kullanılmasının şirkete devredilmesi yeterlidir.
  • Uygulama: E şıkkındaki "tıbbi cihazın kullanım hakkı", bir haktır. Bu hak, şirketin işine yarar bir değere sahiptir ve kanun, bu hakkın kullanımının sermaye olarak kabul edilebileceğini açıkça belirtir. Yani, cihazın sahibi şirket olmayabilir, ancak cihazı kullanma hakkını şirkete devrederek sermaye oluşturabilir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden elendiğine bakalım:

  • A) Hizmet Edimi: Kanun, sermaye olarak "hizmet" veya "hizmet edimi" getirilmesini yasaklar. Sermaye, somut bir mal veya hak olmalıdır. Sadece "iş yapma sözü" sermaye olamaz. Bu, şirketin güvenliği için çok önemli bir kuraldır.
  • B) Rehinli Marka: Bir mal üzerinde rehin (borç için teminat) varsa, o malın mülkiyeti veya kullanımı üzerinde tam bir özgürlük yoktur. Kanun, üzerinde üçüncü kişilere karşı rehin veya intifa gibi sınırlayıcı haklar bulunan malların sermaye olarak getirilmesini yasaklar. Çünkü rehinli mal, borç ödenmezse elinden çıkabilir ve şirketin sermayesi güvencesiz kalır.
  • C) Vadesi Gelmemiş Alacak: Alacak hakkı sermaye olarak getirilebilir ancak bu alacağın vadesi gelmiş olması gerekir. Vadesi henüz gelmemiş bir alacak, şirketin hemen kullanabileceği bir değer değildir ve tahsil edilebilirliği belirsizdir. Kanun, vadesi gelmemiş alacakların sermaye olmasını kabul etmez.
  • D) İntifa Hakkı Taşınmaz: B şıkkında olduğu gibi, bir taşınmaz üzerinde intifa hakkı (bir başkasının o evi kullanma hakkı) varsa, bu mal üzerinde sınırlayıcı bir hak vardır. Kanun, üzerinde intifa hakkı bulunan malların sermaye olarak getirilmesini yasaklar.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 330'u (Anonim Şirketlerde Sermaye ve Sermayenin Getirilmesi) iyi bilmek gerekir.

Özetle ezberlemen gereken kurallar şunlardır:

  • Hizmet edimi sermaye olamaz.
  • Sermaye olarak getirilecek mal veya hak üzerinde rehin veya intifa gibi sınırlayıcı haklar olamaz.
  • Alacak hakkı sermaye olabilir, ancak vadesi gelmiş olmalıdır.
  • Kullanım hakkı (mülkiyet değil, sadece kullanma hakkı) sermaye olarak getirilebilir.

Bu kuralları aklında tutarsan, benzer sorularda asla şaşırmazsın. Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2023/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, bonoda ciro zincirinde yer alan bir cirantanın, bononun ön yüzüne herhangi başka bir şey belirtmeksizin attığı imzanın hukuki niteliği nedir?

  • A)Kabul beyanı
  • B)Aval beyanı
  • C)Geriye ciro beyanı
  • D)Kefalet beyanı
  • E)Retret iradesini yansıtan bir beyan
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, SMMM stajı ve ticaret hukuku derslerinde sıkça karşımıza çıkan "Bonoda İmza" konusundaki en temel kurallardan birini ölçüyor. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım açıklayalım:

Neden Doğru Cevap "B" (Aval Beyanı)?

Soruda senaryo şudur: Bir bono üzerinde, ciro zincirine dahil olan bir cirantan (yani bonoyu elinden çıkaran kişi), bononun ön yüzüne herhangi bir açıklama yazmadan sadece imzasını atmıştır.

Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 400'e göre, bononun ön yüzüne, bononun borçlusu olmayan bir kişi tarafından imza atılırsa ve bu imzanın arkasında başka bir açıklama yoksa, bu imza aval olarak kabul edilir.

  • Aval Nedir? Bir borçlunun borcunu ödememesi durumunda, onun yerine borcu ödemeyi taahhüt etmektir. Yani, "Ben bu bononun ödenmesini garanti ediyorum" demektir.
  • Neden "Aval"? Çünkü kanun, bononun ön yüzüne imza atan ve "ben borçluyum" demeyen, "ben ciro ettim" demeyen kişiyi, otomatik olarak aval veren olarak kabul eder. Bu, ticari işlemlerin güvenliği için konulmuş bir varsayımdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) Kabul Beyanı: Kabul beyanı, bir bononun ödenme gününe kadar ödenmemesi durumunda, borçlunun (çekilenin) borcu kabul ettiğini beyan etmesidir. Ancak kabul beyanı için genellikle "kabul ederim" ibaresi veya benzeri bir açıklama gerekir. Sadece imza atmak kabul beyanı sayılmaz.
  • C) Geriye Ciro Beyanı: Geriye ciro, bonoyu alan kişinin, bonoyu geriye doğru (sonraki cirantana değil, önceki cirantana) devretmesidir. Bu işlem için mutlaka "geriye ciro" veya "geriye devir" gibi açık bir ifade yazılmalıdır. Sadece imza atmak geriye ciro sayılmaz.
  • D) Kefalet Beyanı: Ticaret hukukunda "aval" ve "kefalet" kavramları birbirine benzer gibi görünse de, bono üzerinde kefalet beyanı için "kefalet ederim" ibaresi açıkça yazılmalıdır. Sadece imza atmak kefalet değil, aval sayılır. Kefalet, genel borçlar hukukundaki kefaletten farklı bir ticari usuldür ve bonoda açık yazı gerektirir.
  • E) Retret İradesi: Retret, bononun ödenmemesi durumunda, bono sahibinin borçluya ve cirantana başvurarak iade istemesidir. Bu bir beyan değil, bir haktır. Sadece imza atmak retret iradesini yansıtmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 400'ü ve "Bonoda İmza Türleri" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle kural şudur:

  • Bononun ön yüzüne imza atıldıysa ve bir açıklama yoksa → Aval (Garanti).
  • Bononun arka yüzüne imza atıldıysa ve bir açıklama yoksa → Ciro (Devir).

Bu kuralı ezberlersen, benzer sorularda asla şaşırmazsın. Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2023/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, emre yazılı bir bonoda cironun yapılışı ve şekli ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Bonoda ilk ciroyu senedi düzenleyen yapar.
  • B)Açıkça bir kayıt içermeyen ciro, tahsil cirosu hükmündedir.
  • C)Bonoyu temlik cirosu ile devralan kişi tahsil cirosu yapamaz.
  • D)Bonoyu rehin cirosu ile devralan kişi temlik cirosu yapamaz.
  • E)Bonoyu ciro ile devreden kişi senedin asıl borçlusu tarafından ödenmemesi durumunda herhangi bir hukuki sorumluluğu yoktur.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM stajı ve Ticaret Hukuku derslerinde sıkça karşımıza çıkan "Bonoda Ciro Türleri" konusunu ölçüyor. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır. Gelin bunu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi inceleyelim.

Neden D Şıkkı Doğru?

Öncelikle bononun devir şekillerini (ciro türlerini) hatırlayalım. Bonoda üç temel ciro türü vardır:

  • Temlik Ciro: Bonoyu tamamen devretmek (sahipliği ve borçluluğu başkasına geçirmek).
  • Tahsil Ciro: Bonoyu birine devretmek ama amaç sadece tahsilatı yapmak (örneğin bankaya tahsil ettirmek).
  • Rehin Ciro: Bonoyu birine devretmek ama amaç borç için rehin göstermektir.

D şıkkındaki kural şudur: Eğer bir kişi bonoyu "Rehin Ciro" ile devraldıysa, yani bonoyu birine rehin olarak verdiyse, bu kişi bonoyu yine ciro ile devredemez.

  • Mantığı: Rehin ciro, bonoyu tamamen devretmek değil, sadece bir güvence olarak elinde tutmaktır. Bu kişi bonoyu "sahibi" gibi kullanamaz, dolayısıyla bonoyu başkasına satamaz veya devredemez. Sadece rehin hakkını kullanabilir. Bu yüzden "Rehin ciro ile devralan kişi temlik ciro yapamaz" ifadesi doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı (Yanlış): Bonoda ilk ciroyu senedi düzenleyen (borçlu) yapmaz. Bonoyu düzenleyen kişi, bonoyu ödemekle yükümlüdür. İlk ciroyu yapan, bonoyu alan ilk kişidir (yani bonoyu alan kişi, bonoyu başkasına devretmek istiyorsa ciro yapar). Düzenleyen kişi zaten borçludur, ciro yapmaz.
  • B Şıkkı (Yanlış): Açıkça bir kayıt içermeyen ciro, "Temlik Ciro" hükmündedir. Tahsil ciro olması için bononun üzerinde "Tahsil için", "Hesap için" gibi açık bir ibare bulunması gerekir. Yoksa kanun onu devir (temlik) olarak kabul eder.
  • C Şıkkı (Yanlış): Bonoyu temlik ciro ile devralan kişi, artık bononun sahibi olduğu için tahsil ciro yapabilir. Temlik ciro ile devralan kişi, bonoyu tamamen devraldığı için onu başka birine tahsil amaçlı devredebilir.
  • E Şıkkı (Yanlış): Bu en önemli kuraldır. Bonoyu ciro ile devreden kişi, senet ödenmediği takdirde garantör konumundadır. Yani senet ödenmezse, alacaklı devredene başvurabilir ve devreden borçtan kurtulamaz. "Herhangi bir sorumluluğu yoktur" ifadesi tamamen yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Bonoda Ciro Türleri ve Sonuçları" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Rehin Ciro ile devralan kişi bonoyu başka birine devredemez.
  • İlk ciroyu düzenleyen değil, bonoyu alan kişi yapar.
  • Ciro edip devreden kişi, senet ödenmezse garantör olarak sorumludur.
  • Açık ibare yoksa ciro Temlik Ciro kabul edilir.

Başarılar dilerim! Bu kuralı akılda tutmak, bono ve poliçe sorularında sana büyük kolaylık sağlayacaktır.

Soru 6 · 2023/3 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi tacir sıfatının özel hüküm ve sonuçları arasında yer almaz?

  • A)Tutulması gerekli ticari defterleri tutma yükümlülüğü
  • B)Ticari işletmesiyle ilgili gördüğü iş veya hizmetler için uygun bir ücret isteme imkânı
  • C)Basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğü
  • D)Ticaret odasına kaydolma yükümlülüğü
  • E)Teyit mektubu düzenleme imkânı
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'na göre bir tacir (ticaret yapan kişi veya şirket) olmanın getirdiği özel yükümlülükleri ve hakları sorguluyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim.

🎯 Doğru Cevap Neden E?

Doğru cevap E) Teyit mektubu düzenleme imkânı'dır.

Neden? Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir olmanın getirdiği özel hüküm ve sonuçlar ikiye ayrılır:

  • Yükümlülükler: Tacir olmak zorunda kalınan işlerdir (Defter tutma, ticaret siciline kaydolma vb.).
  • Haklar: Tacir olmanın verdiği avantajlardır (Örneğin; ticari işlemlerde daha hızlı ve güvenli işlem yapma, ticari özen gösterme yükümlülüğü ile birlikte bu yükümlülüğe uyarak iş yapma hakkı vb.).

Teyit Mektubu (veya teyit mektubu düzenleme), ticari işlemlerde tarafların birbirine olan güvenini pekiştirmek için kullanılan bir ticari usul veya ispat aracıdır. Ancak TTK, tacir olmanın "özel hüküm ve sonuçları" arasında teyit mektubu düzenleme hakkını açıkça bir tacirlik özelliği olarak saymamıştır. Teyit mektubu, tacir olmayanların da (örneğin bir şahıs ticareti yapmayan birinin) ticari bir işlemin doğruluğunu teyit etmek için düzenleyebileceği bir belgedir. Dolayısıyla bu, tacirlik sıfatının zorunlu veya özel bir sonucu değildir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi TTK maddelerinde açıkça belirtilen tacirlik sıfatının özel hüküm ve sonuçlarıdır:

  • A) Tutulması gerekli ticari defterleri tutma yükümlülüğü: TTK m. 41'e göre tacirler, ticari defterlerini (Bilanço, Yevmiye vb.) tutmak zorundadır. Bu, tacir olmanın en temel yükümlülüğüdür.
  • B) Ticari işletmesiyle ilgili gördüğü iş veya hizmetler için uygun bir ücret isteme imkânı: Tacirler, ticari işlemlerinde genellikle ücretli hizmet verirler. Bu, tacirlik statüsünün getirdiği bir haktır (TTK m. 42 ve genel ticari işlemler ilkesi).
  • C) Basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğü: TTK m. 42'ye göre tacirler, bir basiretli iş insanı gibi hareket etmek zorundadır. Bu, tacirlik sıfatının en önemli özel yükümlülüğüdür.
  • D) Ticaret odasına kaydolma yükümlülüğü: TTK m. 40'a göre tacirler, ticari işlemlerini yapmak için Ticaret Siciline kaydolmak ve Ticaret Odasına üye olmak zorundadır. Bu da bir yükümlülüktür.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu'nda "Tacir" ve "Tacirlik Sıfatının Özel Hüküm ve Sonuçları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Tacir olmanın yükümlülükleri nelerdir? (Defter tutma, ticaret siciline kaydolma, basiretli iş insanı gibi hareket etme).
  • Tacir olmanın hakları nelerdir?
  • Teyit mektubu gibi belgelerin ticari hukuktaki yeri nedir ve bunlar tacirlik sıfatının zorunlu bir sonucu mudur?

Özetle: Soru, "Hangisi tacir olmanın kanunen getirdiği bir zorunluluk veya hak DEĞİLDİR?" diye soruyor. Cevap, tacirlikten bağımsız olarak da düzenlenebilen bir belge olan Teyit Mektubu'dur.

Başarılar dilerim!

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz