2024/1 SGS İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Soruları ve Çözümleri

2024/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2024/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre, “bir gerçek veya tüzel kişiye ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsayan sözleşme” aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Bireysel iş sözleşmesi
  • B)Grup toplu iş sözleşmesi
  • C)İşletme toplu iş sözleşmesi
  • D)Çerçeve sözleşme
  • E)İşyeri toplu iş sözleşmesi
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı ve genel iş hukuku açısından çok önemli bir kavram olan "Toplu İş Sözleşmesi" türlerini anlamana yardımcı olacak. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Gelin, bu kavramı bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden C Şıkkı (İşletme Toplu İş Sözleşmesi) Doğru?

Soruda geçen tanıma dikkatlice bakalım: "Bir gerçek veya tüzel kişiye ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsayan sözleşme."

Buradaki en kritik anahtar kelime "aynı işveren" ve "birden çok işyeri" ifadesidir.

  • İşletme Toplu İş Sözleşmesi: Bir işverenin (örneğin bir holding veya büyük bir şirketin) kendi bünyesindeki farklı şehirlerdeki veya farklı lokasyonlardaki birden fazla işyerini kapsar.
  • Örnek: "ABC Holding" adlı şirketin İstanbul'daki fabrikası, Ankara'daki ofisi ve İzmir'deki deposu aynı iş sözleşmesiyle yönetiliyorsa, bu bir İşletme Toplu İş Sözleşmesi'dir.
  • Soruda tam olarak bu durum tarif edilmiştir: Tek bir işveren, birden fazla işyerini kapsıyor. Bu yüzden cevap C'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden elendiğini kısaca açıklayalım ki karışıklık olmasın:

  • A) Bireysel iş sözleşmesi: Bu, işçi ile işveren arasında iki kişi arasında yapılan sözleşmedir. Toplu iş sözleşmesi değildir, bu yüzden soru ile alakası yoktur.
  • B) Grup toplu iş sözleşmesi: Bu sözleşme, farklı işverenlere ait işyerlerini kapsar.
  • Örnek: "ABC Holding" ve "XYZ Holding" adındaki iki farklı şirketin işçileri aynı sözleşmeyle yönetiliyorsa bu "Grup" sözleşmesidir. Soruda ise tek bir işverenden bahsedildiği için bu şık yanlıştır.
  • D) Çerçeve sözleşme: Bu, işçi sendikaları ile işveren sendikaları arasında genel ilkeleri belirlemek için yapılan, somut işyerlerini doğrudan bağlamayan daha üst düzey bir sözleşmedir. Sorudaki "işyerlerini kapsama" detayına uymaz.
  • E) İşyeri toplu iş sözleşmesi: Bu sözleşme sadece tek bir işyerini kapsar.
  • Örnek: Sadece İstanbul'daki "ABC Fabrikası"ndaki işçiler için yapılan sözleşme. Soruda "birden çok işyeri" denildiği için bu şık da yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre "Toplu İş Sözleşmesi Türleri" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken fark şudur:

  • Tek İşyeri varsa → İşyeri Toplu İş Sözleşmesi.
  • Tek İşverenin Birden Fazla İşyeri varsa → İşletme Toplu İş Sözleşmesi (Doğru Cevap).
  • Birden Fazla İşverenin işyerleri varsa → Grup Toplu İş Sözleşmesi.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2024/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre, “işçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla, aralarında anlaşarak veya bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarına” ne ad verilir?

  • A)Grev
  • B)Oturma eylemi
  • C)Lokavt
  • D)İş yavaşlatma
  • E)Verimi düşürme
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır.

Gel, bu kavramı senin için madde madde açıklayalım:

Neden Doğru Cevap "Grev" (A Şıkkı)?

Kanunun 1. maddesinde grev şu şekilde tanımlanır: İşçilerin, işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla, aralarında anlaşarak veya bir sendikanın verdiği karara uyarak işi bırakmalarıdır.

Sorudaki ifadeyi parçaladığımızda şunları görüyoruz:

  • Amaç: İşyerini durdurmak veya işi önemli ölçüde aksatmak.
  • Yöntem: İşçilerin aralarında anlaşarak veya sendika kararına uyarak işi bırakmaları.
  • Yasal Dayanak: 6356 sayılı Kanun.

Bu tanımların tamamı soruda verilen cümleyle birebir örtüşüyor. Yani işçilerin toplu olarak işi durdurma eylemi kanunda "Grev" olarak adlandırılır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden doğru olmadığını kısaca inceleyelim:

  • B) Oturma Eylemi: Bu, grev benzeri bir eylemdir ancak işçiler işyerine girer, işlerini yaparlar gibi görünürler ancak işin akışını durdurmak için işyerinde otururlar. Soruda "işyerinde faaliyeti durdurmak" ve "işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak" ifadesi geçtiği için bu tanım grev tanımına uymaz. Oturma eylemi grev sayılmaz.
  • C) Lokavt: Bu kavram işçiye ait değil, işverene aittir. İşveren, işçilerin grev yapması karşısında işyerini geçici olarak kapatma veya işçileri işten uzaklaştırma hakkını kullanmasıdır. Soru işçilerin eylemini sorduğu için bu şık yanlıştır.
  • D) İş Yavaşlatma: Bu, işçilerin işi yavaşlatmasıdır ancak grev gibi "işyerini tamamen durdurma" veya "önemli ölçüde aksatma" düzeyine ulaşmamış, daha hafif bir eylemdir. Kanun grev tanımında "önemli ölçüde aksatmak" ifadesini kullandığı için, sadece yavaşlatma grev sayılmaz.
  • E) Verimi Düşürme: Bu da işçilerin işin kalitesini veya miktarını kasıtlı olarak düşürmesidir. Ancak bu eylem, grev tanımındaki "işyerini durdurma" veya "önemli ölçüde aksatma" şartını tam olarak karşılamaz ve grev sayılmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 1. Maddesi'ni (Grev ve Lokavt Tanımları) ezberlemeniz veya iyi anlamanız gerekir.

Özetle; işçi tarafının toplu işi durdurma eylemi Grev, işveren tarafının işyerini kapatma eylemi ise Lokavt'tır. Soruda işçi tarafı ve işi durdurma eylemi geçtiği için cevap Grev'dir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2024/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

I. Ölüm aylığı bağlanması II. Ölüm geliri bağlanması III. Ölüm toptan ödemesi yapılması IV. Aylık almakta olan sağ kalan eşe evlenme ödeneği verilmesi V. Cenaze ödeneği verilmesi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, yukarıdakilerden hangileri ölüm sigortasından sağlanan haklardandır?

  • A)I ve II
  • B)II ve III
  • C)I, II ve III
  • D)I, III ve V
  • E)II, III, IV ve V
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Öncelikle sorunun temelini oluşturan 5510 Sayılı Kanun'a bakalım. Bu kanuna göre, bir sigortalı vefat ettiğinde, onun hak sahiplerine (eş, çocuk, anne-baba) ödenen yardımların türleri bellidir. Bu yardımların hangilerinin "ölüm sigortasından" kaynaklandığını iyi ayırt etmemiz gerekir.

Neden D Şıkkı Doğru?

Doğru cevap olan D şıkkı (I, III ve V), kanunun öngördüğü üç temel ölüm yardımını bir arada sunar. Gelir ve aylık bağlanması ile toptan ödeme ve cenaze yardımı arasındaki fark şudur:

  • I. Ölüm aylığı bağlanması: Sigortalının vefatı halinde, hak sahiplerine (eş, çocuk, anne-baba) bağlanan düzenli ödemelerdir. Bu, ölüm sigortasının en temel ve en yaygın hakkıdır. Doğrudur.
  • III. Ölüm toptan ödemesi yapılması: Eğer sigortalının vefat etmiş olması halinde, hak sahiplerine hiçbir aylık bağlanamıyorsa (örneğin; hak sahibi yoksa veya aylık bağlanma şartları sağlanamıyorsa), sigortalının sigortalılık süresine ve prim ödeme gün sayısına göre hesaplanan tek seferlik bir ödeme yapılır. Bu da ölüm sigortasından doğan bir haktır. Doğrudur.
  • V. Cenaze ödeneği verilmesi: Sigortalı vefat ettiğinde, cenaze masraflarını karşılamak üzere tek seferlik olarak ödenen bir ödenektir. Bu da kanunda açıkça belirtilen bir ölüm sigortası hakkıdır. Doğrudur.

Dolayısıyla, I, III ve maddeleri ölüm sigortasından doğan haklardır. Cevap D'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklarda yer alan maddelerin neden listede olmadığını kısaca inceleyelim:

  • II. Ölüm geliri bağlanması: Bu ifade yanlıştır. Kanun dilinde "ölüm geliri" diye bir terim yoktur. Doğru terim "ölüm aylığı"dır. Sınavlarda bu tür kelime oyunları sıkça kullanılır. "Gelir" kelimesi genellikle emeklilik aylığı veya işsizlik ödeneği gibi farklı konularla ilişkilendirilir, ölüm durumunda bağlanan düzenli ödemeye "aylık" denir. Bu yüzden II. madde listeden çıkarılmalıdır.
  • IV. Aylık almakta olan sağ kalan eşe evlenme ödeneği verilmesi: Bu madde yanlıştır çünkü bu bir "ölüm sigortasından doğan hak" değil, evlilik ile ilgili bir durumdur. Kanuna göre, ölüm aylığı alan bir eş yeniden evlendiğinde, aylık kesilir ve yerine evlenme ödeneği (tek seferlik ödeme) ödenir. Ancak bu ödeme, ölüm sigortasından doğan bir "hak" değil, aylığın kesilmesi durumunda verilen bir karşılıklı ödemedir. Soru "ölüm sigortasından sağlanan haklar"ı sorduğu için, evlenme ödeneği bu ana başlık altında doğrudan bir hak olarak sayılmaz; aksine, aylık bağlanma hakkının sona ermesi durumunda verilen bir telafi ödemedir. Bu nedenle IV. madde doğru cevapta yer almaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Bölüm 4: Ölüm Sigortası başlığını ve 46. maddeyi (Ölüm aylığı), 47. maddeyi (Ölüm toptan ödemesi) ve 48. maddeyi (Cenaze ödeneği) iyi bilmelisin.

Özetle:

  • Ölüm Aylığı (Düzenli ödeme) -> Hak.
  • Ölüm Toptan Ödemesi (Aylık bağlanamıyorsa tek seferlik) -> Hak.
  • Cenaze Ödeneği (Tek seferlik) -> Hak.
  • Evlenme Ödeneği -> Aylık kesilmesi durumunda verilen telafi, ana ölüm hakkı değil.
  • "Ölüm Geliri" -> Yanlış terim, "Ölüm Aylığı" olmalı.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2024/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işçinin ücret alacağı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
  • B)Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
  • C)Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.
  • D)Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren yirmi yıldır.
  • E)İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir derste anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır ve bu şıkkın neden yanlış olduğunu, diğerlerinin neden doğru olduğunu ve hangi kurala dikkat etmemiz gerektiğini inceleyelim.

1. Neden D Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

Soruda "yanlış olan hangisidir?" diye soruluyor. D şıkkı, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre yanlıştır.

  • Kural: İş hukukunda "zamanaşımı", alacağın haklı bir nedenle talep edilemediği sürenin dolmasıdır. İş Kanunu'nun 32. maddesine göre, işçi ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır.
  • Başlangıç Noktası: Bu 5 yıllık süre, iş akdinin sona erdiği tarihten değil, alacağın doğduğu tarihten itibaren işler.
  • Hata: D şıkkı, zamanaşımı süresini "yirmi yıl" ve başlangıç tarihini "iş akdinin sona erdiği tarih" olarak belirtmiştir. Bu, İş Kanunu'ndaki 5 yıllık kurala tamamen aykırıdır. (Yirmi yıl süresi genellikle borçlar hukukundaki genel zamanaşımı süresidir, iş hukukunda geçerli değildir).

Özetle: D şıkkı, zamanaşımı süresini ve başlangıç tarihini hatalı vererek kanuna aykırı bir ifade kurduğu için "yanlış olan" şıktır ve doğru cevap olur.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Olamaz)?

Diğer şıkların hepsi İş Kanunu'na uygundur, bu yüzden "yanlış olan" sorusuna cevap veremezler:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): İşçiye ödenmeyen ücretler için gecikme faizi olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca açıklanan en yüksek mevduat faiz oranı uygulanır. Bu kural doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): İş Kanunu'na göre, işçiye cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret ödenemez. Aynı iş veya eşit değerde iş için ücret eşit olmalıdır. Bu, eşit işe eşit ücret ilkesidir ve doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): İşçi, ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde, mücbir bir sebep olmaksızın ödenmezse, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir (yani işe gitmeyi reddedebilir). Bu, işçinin haklı fesih hakkı ile ilişkilidir ve doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): İşçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devredilemez. Bu, işçinin ve ailesinin geçimini korumak için getirilmiş bir sınırlamadır ve doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu'nun şu maddelerini iyi bilmemiz gerekir:

  • Zamanaşımı Kuralı (Madde 32): İşçi ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu ve sürenin alacağın doğduğu tarihten başladığını bilmek şarttır.
  • Ücretin Ödenmesi ve Gecikme Faizi: Gecikme faizinin nasıl hesaplandığı.
  • Eşit İş, Eşit Ücret İlkesi: Cinsiyet ayrımı yapılamayacağı.
  • Haciz ve Devir Sınırlamaları: Ücretin ne kadarının haczedilemeyeceği.

Sonuç: Sınavda benzer sorularla karşılaştığında, "İş hukukunda zamanaşımı 5 yıldır" kuralını aklında tut. Eğer bir şıkta "yirmi yıl" veya "iş akdinin sona ermesi" gibi ifadeler görürsen, o şıkkın kanuna aykırı olduğunu hemen fark et.

Soru 5 · 2024/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, uzun vadeli sigorta kollarının tamamı hangi seçenekte doğru gösterilmiştir?

  • A)Malûllük sigortası - yaşlılık sigortası - ölüm sigortası
  • B)İş kazası ve meslek hastalığı sigortası - malûllük sigortası - ölüm sigortası
  • C)Hastalık sigortası - analık sigortası - ölüm sigortası
  • D)Hastalık sigortası - genel sağlık sigortası - yaşlılık sigortası
  • E)İş kazası ve meslek hastalığı sigortası - analık sigortası - hastalık sigortası
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A?

5510 sayılı Kanun, sigorta kollarını ikiye ayırır: Uzun Vadeli ve Kısa Vadeli sigorta kolları.

Kanunun 4. maddesine göre Uzun Vadeli Sigorta Kolları şunlardır:

  • Malûllük Sigortası: Sigortalının iş gücünün en az %10'unu kaybetmesi durumunda ödenir.
  • Yaşlılık Sigortası: Emeklilik hakkı kazanıldığında ödenir.
  • Ölüm Sigortası: Sigortalının vefat etmesi durumunda ailesine ödenir.

Gördüğün gibi, A şıkkı bu üç kolu (Malûllük, Yaşlılık, Ölüm) eksiksiz ve doğru bir şekilde listeler. Bu yüzden doğru cevap budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklarda genellikle "Kısa Vadeli" sigorta kolları ile karıştırma yapılmıştır. Gel, bunları ayıralım:

  • B Şıkkı: "İş kazası ve meslek hastalığı sigortası" Kısa Vadeli sigorta koludur. Uzun vadeli değildir. Bu yüzden listede yer almamalıdır.
  • C Şıkkı: "Hastalık sigortası" ve "Analık sigortası" Kısa Vadeli sigorta kollarıdır. Kanunda uzun vadeli kollar arasında yer almazlar.
  • D Şıkkı: "Hastalık sigortası" ve "Genel sağlık sigortası" Kısa Vadeli sigorta kollarıdır. Genel sağlık sigortası ise aslında bir sigorta kolu değil, tüm vatandaşları kapsayan bir sağlık güvencesi sistemidir; sigorta kolu listesinde uzun vadeli olarak geçmez.
  • E Şıkkı: "İş kazası", "Analık" ve "Hastalık" sigortaları hepsi Kısa Vadeli sigorta kollarıdır. Uzun vadeli kolların hiçbiri bu listede yoktur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5510 Sayılı Kanun'un 4. Maddesini ve Uzun Vadeli ile Kısa Vadeli Sigorta Kollarının ayrımını ezberlemen gerekir.

  • Uzun Vadeli: Malûllük, Yaşlılık, Ölüm.
  • Kısa Vadeli: İş Kazası, Meslek Hastalığı, Hastalık, Analık.

Sınavda bu ayrımı yapabilmek için "Uzun vadeli" dediğinde akla gelen ilk üç kavramın (Malûllük, Yaşlılık, Ölüm) hangisi olduğunu hatırlaman yeterli olacaktır. Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2024/1 · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkına sahip olduğu hâller arasında yer almaz?

  • A)İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması
  • B)İşçinin işyerine sarhoş gelmesi
  • C)İşçinin işyerine uyuşturucu madde almış olarak gelmesi
  • D)İşçinin işveren tarafından uygun görülmemesine rağmen işyeri sendika temsilciliği yapmaya başlaması
  • E)İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında işçinin gerçeğe uygun olmayan bilgiler vererek işvereni yanıltması
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM stajı ve genel hukuk bilgisi açısından çok önemli bir konuyu, yani "İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkını" test ediyor. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım inceleyelim.

Neden D Şıkkı Doğru Cevaptır?

Soruda "yer almaz" ifadesi var. Yani işverenin iş sözleşmesini derhal (ödemesiz ve ihbar süresi beklemeksizin) feshedebileceği durumları arıyoruz. D şıkkında ise işçinin sendika temsilcisi olma durumu anlatılıyor.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesine göre, işçi sendika temsilcisi olsa bile işveren, işçinin sendika temsilcisi olmasını doğrudan bir fesih nedeni olarak kullanamaz. İşçi sendika temsilcisi olsa bile işyerinde çalışmaya devam eder ve işveren, işçinin sendika temsilcisi olmasını gerekçe göstererek iş sözleşmesini derhal feshedemez.

Elbette ki işçi sendika temsilcisi olarak görev yaparken iş sözleşmesinin esaslı noktalarını ihlal ederse veya işyerini terk ederse farklı durumlar oluşabilir, ancak "işveren tarafından uygun görülmemesine rağmen sendika temsilcisi olma" eylemi tek başına, işverene derhal fesih hakkı vermez. Bu durum, işçinin sendika özgürlüğü kapsamında değerlendirilir ve işveren bunu fesih nedeni yapamaz. Bu yüzden D şıkkı, "haklı nedenle derhal fesih" halleri arasında yer almaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Fesih Nedeni)?

Diğer şıklar (A, B, C ve E) 4857 sayılı İş Kanunu Madde 25/II'de açıkça belirtilen ve işverene derhal fesih hakkı tanıyan durumlardır:

  • A Şıkkı (Cinsel Taciz): İşçinin işverene veya başka bir işçiye cinsel tacizde bulunması, iş sözleşmesini derhal feshetmek için yeterli bir haklı nedendir.
  • B ve C Şıkları (Sarhoşluk ve Uyuşturucu): İşçinin işyerine sarhoş gelmesi veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi, işyerindeki güvenliği ve düzeni bozduğu için işverene derhal fesih hakkı tanır.
  • E Şıkkı (Dolandırma): İş sözleşmesi yapılırken işçinin, sözleşmenin esaslı noktaları hakkında gerçeğe uygun olmayan bilgi vererek işvereni yanıltması (örneğin; sahte diploma göstermek veya önemli bir suç geçmişini gizlemek), işverenin derhal fesih hakkını doğurur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 25'i iyi bilmek gerekir. Özellikle bu maddenin II. fıkrasını ezberlemeniz veya kavramanız gerekir. Bu madde, işverenin iş sözleşmesini derhal feshedebileceği durumları (işçinin işyerine sarhoş gelmesi, uyuşturucu kullanması, cinsel taciz, dolandırma vb.) ve işçinin sendika temsilcisi olmasının tek başına bir fesih nedeni olmadığını listeler.

Özetle: İşçi sendika temsilcisi olmak, işverenin işçiyi derhal işten atmasına izin vermez. Bu yüzden doğru cevap D'dir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz