2024/1 SGS Ticaret Hukuku Soruları ve Çözümleri

2024/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Ticaret Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2024/1 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, ticaret unvanına ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak zorundadır.
  • B)Her tacir, ticaret unvanını ticaret siciline tescil ettirme yükümlülüğü altındadır.
  • C)Ticari işletmenin gerçek kişi sahibinin ticaret unvanında yer alan adı kanunen değişirse ticaret unvanının da değiştirilmesi zorunludur.
  • D)Ticaret unvanı ticari işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez.
  • E)Bir ticari işletmenin bütününün devri, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, unvanın da devri sonucunu doğurur.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı ve genel ticaret hukuku için çok temel bir konuyu, yani "Ticaret Unvanı"nı sorguluyor. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım inceleyelim.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden "Yanlış" İfadesi Doğru?)

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. C şıkkı, kanun önünde yanlış bir yargıda bulunduğu için doğru cevaptır.

Mantık şudur: Ticari işletmenin sahibi bir gerçek kişi ise, ticaret unvanı genellikle onun soyadından oluşur. Eğer bu kişinin soyadı kanunen değişirse (örneğin; evlilik, evlat edinme veya mahkeme kararıyla soyadı değişimi), ticaret unvanının otomatik olarak değişmesi gerekmez.

Kanun (TTK m. 20), soyadının değişmesi durumunda unvanın da değişmesini zorunlu kılmaz. Tacir, soyadını değiştirmiş olsa bile, eski soyadını taşıyan ticaret unvanını kullanmaya devam edebilir. Tabii ki tacir istediği takdirde unvanını değiştirebilir, ancak bu bir zorunluluk değildir. C şıkkı "değiştirilmesi zorunludur" diyerek kanuna aykırı bir zorunluluk yaratmıştır, bu yüzden bu ifade yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıkların hepsi Türk Ticaret Kanunu'na göre doğru ifadelerdir. Soru "yanlış olanı" sorduğu için bunları işaretleyemeyiz.

  • A Şıkkı (Doğru): Her tacir, işlemlerini ticaret unvanıyla yapmak zorundadır. Unvan olmadan ticari işlem yapılamaz. Bu kural doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru): Ticaret unvanı, ticaret siciline tescil ettirilmelidir. Tescil edilmeden unvanın hukuki koruması tam olarak sağlanamaz. Bu kural doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru): Ticaret unvanı, ticari işletmeden bağımsız olarak başkasına devredilemez. Unvan, işletmenin bir parçasıdır; işletme satılmadan unvan tek başına satılamaz. Bu kural doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): Bir ticari işletmenin bütünü devredildiğinde, unvan da devredilmiş sayılır. Ancak bu, tarafların aksi kararlaştırmadığı sürece geçerlidir. Yani "işletme satıldıysa unvan da satılmıştır, aksi belirtilmediyse" kuralı doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 20'yi ve Ticaret Unvanı ile ilgili genel ilkeleri bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Ticaret unvanının tescil zorunluluğu.
  • Ticaret unvanının devredilemezliği (işletmeden ayrı olamaz).
  • En önemlisi: Gerçek kişi tacirin soyadının kanunen değişmesi durumunda ticaret unvanının otomatik olarak değişip değişmeyeceği (Değişmez, zorunlu değildir).

Özetle: Soru, soyadı değişen bir tacirin unvanını değiştirmesi zorunlu mu diye soruyor. Kanun "hayır, zorunlu değil" diyor. C şıkkı ise "zorunludur" dediği için yanlış bir ifadedir ve doğru cevap C olur.

Soru 2 · 2024/1 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketlerde genel kurul kararları aleyhine iptal davasının açılabileceği süre aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

  • A)Karar tarihinden itibaren bir yıl içinde
  • B)Karar tarihinden itibaren üç ay içinde
  • C)Haklı sebeplerin varlığı hâlinde genel kurulun toplandığı tarihten başlayarak iki yıl içinde
  • D)Kararın ortaklara noter aracılığıyla tebliğinden itibaren altı ay içinde
  • E)Kararın ortaklara noter aracılığıyla tebliğinden itibaren bir yıl içinde
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Gelin, bunu neden doğru olduğunu ve diğer şıkların neden hatalı olduğunu adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap B?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) mükerrer 159. maddesinde, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali için açılacak davaların zamanaşımı süresi açıkça belirtilmiştir.

Kanun koyucu, hukuki belirsizliği önlemek ve şirketin kararlarının uzun süre tartışma konusu olmamasını sağlamak için bu süreyi kararın alındığı tarihten itibaren 3 ay olarak belirlemiştir. Yani, genel kurul toplantısı yapıldığı ve kararın alındığı tarihten itibaren, bu karara itiraz edip iptal davası açmak için sadece 3 ay süreniz vardır. Bu süre, kararın size tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, kararın alındığı tarihten itibaren işler.

Bu nedenle, "Karar tarihinden itibaren üç ay içinde" ifadesi kanuna tam olarak uyar ve doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklara neden bu kadar dikkat etmemiz gerektiğini görelim:

  • A Şıkkı (Bir yıl): Bu süre, genel kurul kararlarının iptali için kanunda öngörülen süreden çok daha uzundur. Eğer bir yıl beklenirse, şirketin kararları yıllarca belirsiz kalır ve ticari hayat aksar. Kanun bunu kabul etmemiştir.
  • C Şıkkı (Haklı sebeplerle 2 yıl): Bu ifade, genel kurulun toplandığı tarihten başlar ve "haklı sebep" gibi belirsiz bir durum içerir. İptal davalarında süre, kararın alındığı tarihten başlar ve haklı sebep aranmaz; süre kesin ve kesindir. Bu şık, genel kurulun usulüne aykırı toplanması gibi durumlardaki farklı sürelerle karıştırılmış olabilir.
  • D ve E Şıkları (Tebliğden itibaren 6 ay veya 1 yıl): Bu en sık yapılan hatadır. İptal davalarında süre, kararın size tebliğ edilmesinden değil, kararın alındığı tarihten itibaren işler. Tebliğ süresi, dava açma süresini başlatmaz. Eğer tebliğ edilmezse bile, kararın alındığı tarihten 3 ay geçtiyse dava açma hakkı düşer. Bu şıklar, dava açma süresinin başlangıç noktasını yanlış göstermektedir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk Ticaret Kanunu - Anonim Şirketler - Genel Kurul Kararlarının İptali konusunu bilmelisin.

Özellikle TTK Madde 159'u ezberlemen gerekir. Bu madde şunları söyler:

  • İptal davası, kararın alındığı tarihten itibaren 3 ay içinde açılır.
  • Bu süre, kararın ortaklara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işler.
  • Bu 3 aylık süre, zamanaşımı süresidir; yani bu süre içinde dava açılmazsa, dava hakkı tamamen düşer ve geri alınamaz.

Özetle: Sınavda "İptal davası", "3 ay" ve "kararın alındığı tarih" kelimelerini gördüğünde, doğru cevabın B şıkkı olduğunu hemen işaretleyebilirsin.

Soru 3 · 2024/1 · Ticaret Hukuku

Bir bonoda yapılan ciro beyanı “10.10.2023 tarihli satım sözleşmesinin ifa edilmemesi hâlinde geçerlidir” şeklinde bir kayıt içermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, söz konusu kayıt ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Bu kayıt, yapılan ciroyu geçersiz kılar.
  • B)Bu kayıt, söz konusu bonoyu geçersiz kılar.
  • C)Bu kayıt yazılmamış sayılır.
  • D)Bu kayıt geçerli olup, ciro eden kişinin tüm senet borçlularına karşı ileri sürebileceği bir def’iye vücut verir.
  • E)“Sorumsuzluk kaydı” olarak adlandırılan bu tür kayıtları cirantaların koyabilmeleri mümkündür. Dolayısıyla kayıt geçerlidir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajına giriş sınavında sıkça karşımıza çıkan ve Senet Hukuku (Borçlar ve Ticaret Kanunu) konusunun en temel kurallarından birini test ediyor. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Gelin bu durumu senin için adım adım, sanki bir ders anlatıyormuşuz gibi açıklayalım.

Neden C Şıkkı Doğru?

Soruda bir bononun üzerine "10.10.2023 tarihli satım sözleşmesinin ifa edilmemesi hâlinde geçerlidir" gibi bir kayıt yazılmış. Bu kayıt, senedin geçerliliğini bir başka sözleşmeye (satım sözleşmesine) bağlamaya çalışıyor.

Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Borçlar Kanunu'na göre senetler (bono, poliçe, çek) "kağıt üzerindeki yazı" ile hareket eder. Senedin en önemli özelliği bağımsızlığıdır. Yani senet, arka plandaki ticari ilişkiye (örneğin mal satımı sözleşmesine) bağlı olmamalıdır.

Kanun, senet üzerine "şerh" (ekleme) konulmasını yasaklar. Eğer bir ciro eden kişi, senedin geçerliliğini başka bir sözleşmeye bağlarsa (örneğin: "Mal teslim edilmezse senet geçersizdir" veya "Sözleşme bozulursa senet geçerli olur" gibi), kanun bu durumu şöyle değerlendirir:

  • Bu tür kayıtlar senedi geçersiz kılmaz.
  • Senedin geçerliliğini bozmaz.
  • Bu kaydı yazılmamış sayar.

Yani, senet üzerindeki o yazı yokmuş gibi kabul edilir ve senet, sanki o yazı hiç yazılmamış gibi geçerli olmaya devam eder. Bu kuralın amacı, senedin dolaşımını (el değiştirmesini) kolaylaştırmak ve senedin alıcısının, arka plandaki sözleşmelerin durumunu araştırmak zorunda kalmamasını sağlamaktır.

Bu yüzden C şıkkı ("Bu kayıt yazılmamış sayılır") doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Ciroyu geçersiz kılar): Yanlış. Kanun, bu tür kayıtların ciroyu geçersiz kılmadığını açıkça belirtir. Ciro geçerlidir, sadece üzerindeki o özel şart yazısı yok sayılır.
  • B Şıkkı (Bonoyu geçersiz kılar): Yanlış. Senet üzerindeki bir şart, senedin kendisini geçersiz kılmaz. Senet, o şart yazılmamış gibi geçerli olmaya devam eder.
  • D Şıkkı (Def'i vücut verir): Yanlış. "Def'i", senet borçlusunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği bir savunmadır. Ancak kanun, senet üzerindeki bu tür şartları "yazılmamış" saydığı için, ciro eden kişi bu şartı ileri süremez. Yani bu kayıt üzerinden bir savunma (def'i) yapma hakkı doğmaz.
  • E Şıkkı (Sorumsuzluk kaydıdır ve geçerlidir): Yanlış. Burada bir kavram karışıklığı var. "Sorumsuzluk kaydı" (ciro edenin sorumluluğunu kabul etmemesi) farklı bir durumdur ve o da genellikle yazılmamış sayılır. Ancak sorudaki kayıt bir "şerh"tir (koşul). Kanun, senet üzerine koşullu bir kayıt yazılmasına izin vermez ve bunu "yazılmamış" sayar. Dolayısıyla bu kayıt geçerli değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Senet Hukuku" ve "Senetlerin Bağımsızlık İlkesi" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları hatırlaman gerekir:

  • Senetlerin Bağımsızlığı: Senet, arka plandaki temel sözleşmeden (satım sözleşmesi, kira sözleşmesi vb.) bağımsızdır.
  • Şerh Yasaklığı: Senet üzerine, senedin geçerliliğini veya ifasını başka bir duruma bağlayan kayıtlar (şerhler) yazılamaz.
  • Kanuni Sonuç: Eğer böyle bir kayıt yazılırsa, o kayıt yazılmamış sayılır, senet ise normal şartlarda geçerli olmaya devam eder.

Bu kuralı ezberlersen, benzer sorularda asla şaşmazsın. Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2024/1 · Ticaret Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun çek için aramış olduğu zorunlu unsurlardan biri değildir?

  • A)Düzenleyenin imzası
  • B)Lehtarın adresi
  • C)Muhatabın ticaret unvanı
  • D)Karekod
  • E)Banka tarafından verilen seri numarası
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Amacımız, sadece doğru cevabı bulmak değil, çekin geçerli olabilmesi için nelerin şart olduğunu kalıcı olarak öğrenmektir.

1. Neden Doğru Cevap "B" (Lehtarın Adresi) Olur?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre bir çekin geçerli olabilmesi için kanunda belirtilen zorunlu unsurların eksiksiz bulunması gerekir. Eğer bu unsurlardan biri yoksa, o çek geçersiz sayılır.

Kanun (Madde 735), çekte bulunması gereken zorunlu unsurları şöyle sıralar:

  • Çek ibaresi,
  • Düzenleyenin imzası,
  • Lehtarın adı veya adı soyadı (Adresi değildir),
  • Ödeme yeri,
  • Düzenleme tarihi ve yeri,
  • Muhatabın ticaret unvanı.

Gördüğün gibi, kanun lehtara (parayı alan kişiye) adını yazılmasını ister, adresini değil. Lehtarın adresi çekin geçerliliği için şart değildir. Lehtarın adresi yoksa çek geçersiz olmaz, sadece lehtarın kim olduğu anlaşılır. Bu yüzden "Lehtarın adresi" zorunlu bir unsur değildir ve doğru cevap B şıkkıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Çek İçin Zorunlu) Görülür?

Soruda "zorunlu olmayan" sorulduğu için, diğer şıkların zorunlu olduğunu bilmemiz gerekir. Şimdi bunları inceleyelim:

  • A) Düzenleyenin imzası: Bu çekin en temel unsurudur. İmza yoksa o bir kağıt parçasından ibarettir, çek değildir. Zorunludur.
  • C) Muhatabın ticaret unvanı: Çek, bir bankaya (muhataba) ödenmesi için düzenlenir. Hangi banka olduğunu bilmek için bankanın ticaret unvanının yazılması gerekir. Zorunludur.
  • D) Karekod: Bu şık biraz kafa karıştırıcı olabilir. Eski kanunlarda karekod yoktu. Ancak 2013 yılında yapılan değişiklik ile birlikte, çeklerin elektronik ortamda işlenmesi ve sahteciliğin önlenmesi amacıyla karekod (QR kod) zorunlu hale getirilmiştir. Yani günümüzde karekod zorunludur.
  • E) Banka tarafından verilen seri numarası: Çekler bankalar tarafından basılır ve her bir çekin kendine ait bir seri numarası vardır. Bu numara çekin takibi ve sahteciliğin önlenmesi için zorunludur. Zorunludur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Çek Çeşitleri ve Çekin Zorunlu Unsurları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • TTK Madde 735: Çekte bulunması gereken 7 zorunlu unsuru ezberlemelisin.
  • Lehtar Bilgisi: Kanun sadece "Adı veya Adı Soyadı"nı ister, adresi değil.
  • Güncel Değişiklikler: Çeklere Karekod eklenmesinin zorunlu hale geldiğini bilmelisin (Eski soru kitapçıklarında karekod zorunlu olmayabilir, ama güncel kanunda şarttır).

Özetle: Bir çekin geçerli olması için lehtarın adresi yazılmak zorunda değildir, sadece ismi yeterlidir. Bu yüzden B şıkkı doğru cevaptır.

Soru 5 · 2024/1 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi anonim şirketlerde “azınlığın (azlığın)” sahip olduğu haklardan biri değildir?

  • A)Nama yazılı pay senedi bastırılmasını isteme hakkı
  • B)Genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hakkı
  • C)Genel kurul toplantılarında muhalefet şerhini tutanağa geçirmeye gerek olmaksızın iptal davası açma hakkı
  • D)Genel kurulun, özel denetim istemini reddettiği durumlarda mahkemeden özel denetçi atanması isteminde bulunma hakkı
  • E)Şirketin haklı sebeple feshi için dava açma hakkı
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır. Şimdi nedenini adım adım, basit bir dille açıklayalım.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden Bu Hak Yok?)

Soruda "azınlığın sahip olduğu haklardan biri değildir" diye soruluyor. Yani yanlış olanı bulmamız gerekiyor.

C şıkkında şöyle bir ifade var: "Genel kurul toplantılarında muhalefet şerhini tutanağa geçirmeye gerek olmaksızın iptal davası açma hakkı."

Buradaki kural şudur: Anonim şirketlerde azınlık, genel kurul kararlarına itiraz edip iptal davası açabilmek için mutlaka o karara karşı oy vermiş olmalı ve bu itirazın tutanaklara "muhalefet şerhi" olarak geçmesini sağlamalıdır.

Yani, "muhalefet şerhi tutanağa geçirmeye gerek olmaksızın" diyen ifade yanlıştır. Kanun, azınlığın bu hakkı kullanabilmesi için tutanağa itirazını yazdırmayı şart koşar. Eğer tutanağa yazmazsanız, o karara karşı dava açma hakkını kaybedersiniz. Bu yüzden C şıkkı, azınlığın sahip olduğu bir hak değildir ve sorunun doğru cevabı budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Haklar)?

Diğer şıklar (A, B, D ve E) azınlığın gerçekten sahip olduğu haklardır, bu yüzden sorunun cevabı olamazlar:

  • A Şıkkı (Doğru Hak): Azınlık, pay senetlerinin ismiyle (nama) yazılı olmasını isteyebilir. Bu bir haktır.
  • B Şıkkı (Doğru Hak): Genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasını isteme hakkı vardır. (Belirli bir sermaye oranını temsil eden azınlık bunu yapabilir).
  • D Şıkkı (Doğru Hak): Şirketin işlerini incelemek için özel denetçi atanmasını istediğinizde, genel kurul bunu reddederse, azınlık mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilir.
  • E Şıkkı (Doğru Hak): Şirketin işleri yürütülürken haklı sebepler varsa, azınlık şirketin feshi için dava açabilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın Anonim Şirketler bölümündeki "Azınlık Hakları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Azınlığın ne kadar sermaye oranını temsil etmesi gerekir? (Genelde %10'dur).
  • Azınlığın hangi hakları vardır? (Toplantı çağırma, özel denetçi isteme, iptal davası açma vb.).
  • En Önemlisi: İptal davası açabilmek için "Muhalefet Şerhi" şartının ne zaman ve nasıl uygulanması gerektiği.

Özetle: Sınavda "azınlık hakları" sorulduğunda, "muhalefet şerhi" şartını unutma. Şerh yoksa, dava açma hakkı da yoktur!

Soru 6 · 2024/1 · Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi mutlak ticari dava olarak nitelendirilemez?

  • A)6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan davalar
  • B)Tüzel kişi tacirin ticari işletmesinden mal satın alan esnaf ile yapılan satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar
  • C)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan doğan uyuşmazlıklar
  • D)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan uyuşmazlıklar
  • E)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır çünkü TTK'nın 4. maddesine göre mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın kanunda sayılan konulardan doğan davalardır. Bir satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlık bu sayım içinde yer almaz; ancak her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse nispi ticari dava olabilir. Esnaf tacir olmadığından bu uyuşmazlık mutlak ticari dava sayılmaz.

A şıkkı yanlıştır çünkü TTK'da düzenlenen hususlardan doğan davalar, TTK 4'te sayılan mutlak ticari davaların başında gelir. C şıkkı yanlıştır çünkü fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan doğan uyuşmazlıklar TTK 4'te açıkça mutlak ticari dava olarak sayılmıştır. D şıkkı yanlıştır çünkü bankalar, kredi kuruluşları, finansal kurumlar ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan uyuşmazlıklar da mutlak ticari davadır. E şıkkı yanlıştır çünkü TBK'nın malvarlığı veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesine ilişkin 202 ve 203. maddelerinden doğan uyuşmazlıklar TTK 4'te sayılmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Mutlak ticari dava, tarafların sıfatına bakılmaksızın konusu TTK 4'te sayılan davalardır; diğer davalar ancak her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse ticari dava olur.

Ticaret Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz