Soru 1 · 2013/1 · Yönetim Muhasebesi
Geleneksel maliyetleme sistemlerine göre hesaplanmış birim maliyet rakamı ve Genel Kabul
Görmüş Muhasebe İlkelerine göre hazırlanmış Gelir Tablosu, yöneticilerin maliyetlere dayalı çeşitli karar
işlemlerinde kullanabilecekleri uygun(relevant), güvenilir, doğru ve tam (eksiksiz) bilgiler sunamaz. Niçin?
Komisyonun resmî cevabını gör
- Geleneksel muhasebe ile hazırlanan raporlar ne kadar sık hazırlansalar bile bilgiler belli bir gecikme ile
gelir. Bu raporlama sistemindeki kaçınılmaz gecikme kadar, işlerin doğasından kaynaklanan gecikmedir de. Örneğin satışların düştüğü dönemde, işçilere hemen yol verilmez. Faaliyetlerdeki değişimin maliyetler üzerindeki etkisinin ortaya konabilmesi için mutlaka az ya da çok bir zamanın geçmesi gerekir. Bu bekleme süresinde maliyetler bir önceki döneme göre pek fark etmeyeceğinden faaliyet sonuçları ile ilgili net bir bilgi edinilemez.
- Ürün kalitesi, teslimat süresi gibi parasal olmayan başarı faktörleri bu raporlarda yer almaz. Faaliyetlere
dayalı finansal olmayan başarı ölçülerine yer vermemesi, yöneticinin rekabet üstünlüğüne yönelik stratejik kararlarında isabetli olma şansını zayıflatır.
- Karar işlemlerinde yer alması gerekebilen fırsat maliyeti gibi bazı parasal veriler de bu raporlarda
görülmez.
- Gelir tablosu finansal başarıyı doğru yansıtmaz. Gelir tablosundaki net gelir rakamı finansal başarı
göstergesi kabul edilir. Halbuki bu rakam bir, başarının denetimini ortaya koyan bir araç değildir. Örneğin üretim teçhizatını yenilemeyerek yüksek amortisman giderleri raporlamayan bir yönetici, düşük maliyetler nedeniyle başarılı görülebilir. Ancak yenilenmeyen teçhizatın gelecekteki müşteri memnuniyeti dolayısıyla rekabet üstünlüğüne olan etkisi çok yıkıcı olabilir.
- Yöneticileri yanıltan bilgiler sunabilir. Bu yanılgı kaynakları şöyle özetlenebilir:
a) Birim maliyetleri yanlış hesaplayabilir. Özellikle genel imalat maliyetlerinin (gim), büyük kısmı fabrika çapında katlanılan maliyetlerdir. Bu maliyetler esas üretim merkezlerine ve destek departmanlarına keyfi bir takım ölçülerle dağıtılır. Daha sonra destek departmanlarında toplanan maliyetler, esas merkezlere yine bazı anahtarlarla yüklenir. Böylece üretim departmanlarında kendilerinin neden oldukları ve dağıtımla gelen (kendilerinin kontrol edemedikleri) maliyetler toplanır. Daha sonra bu departmanların çıktılarına (ürünlere) ortaya çıkış nedenleri sadece faaliyet hacmi imiş gibi (makine saati, işçilik saati veya üretim miktarı) yüklenir. Oysa bu maliyetlerin ortaya çıkış nedenleri sadece faaliyet hacmi değildir. Faaliyet hacmi kaynak tüketimindeki faktörlerden sadece bir tanesidir. Örneğin aynı miktar üretilen iki mamulün maliyeti eşit hesaplanır. Oysa mamullerden birisi için makinelerin set-up zamanı diğerinin üç misli ise, bu mamulün set-up’la ilgili maliyetleri diğerinden üç kat fazla olmalıdır. Dolayısıyla üretilen mamulün maliyeti yaratılan değerin maliyeti değil, bir takım dağıtım işlemleriyle bir araya toplanmış maliyetler toplamıdır. b) Birim maliyetlerin hesabında sabit ve değişken maliyetlerin bir arada ele alınması, ne kadar çok üretim yapılırsa o kadar ucuza mal edileceği sonucunu verir ki bu da yöneticiyi stoka üretim yapmak gibi bir yanlışa yönlendirebilir. c) Sabit maliyetin daha fazla miktara bölünmesi sadece stok sorunu yaratmakla kalmaz, gelir tablosunda da tahrifata neden olur. Zira birimlere yüklenen sabit maliyet, ne kadar az mal satılırsa gelir tablosuna o kadar az yansır. Birim maliyetlerin üzerinde bilançoya gider ve mamul stok değerini oluşturur. Bu aslında bilançonun da tahrif edilmesi demektir. Zira mamul stokları aktifte işletmenin varlığı olarak yer alır. d) Bu şekilde bir araya getirilmiş maliyetler doğru olmayan bir rakamı ortaya koyacağı gibi maliyet denetimine de yardımcı değildir. Çünkü:
- Üretim merkezi yöneticisinin denetleyemeyeceği, fakat dağıtım sonucu yükleneceği destek
departmanın tasarrufundaki maliyetlerdir.
- Bu dağıtımda destek departmanlarının üretim departmanlarına sunduğu hizmet esas alındığından,
A merkezinin yeterince çalışmaması ve destek talep etmemesi, destek departmanının maliyetlerinin çalışan departmanlara yüklenmesine enden olur ki bu da bir anlamda çalışan departmanın cezalandırılması demektir. B üretim departmanı yöneticisinin, A departmanın faaliyetlerini kontrol etmesi mümkün değildir.
- Birim maliyetlerle ilgili hesaplamalarda, değer yaratan – yaratmayan faaliyet ayırımı yapmaz ve hiç
bir biçimde değer yaratmayan faaliyetlerin mali boyutunu ortaya koymaz.
- Birim maliyet hesabında kullanılan muhasebe uygulamaları, örneğin LİFO/FİFO stok değerleme
yöntemleri, amortisman uygulamaları, hesaplanan rakamı güvenilir olmaktan çıkarır. e) Geleneksel muhasebe ile hazırlanmış gelir tablolarındaki birim maliyetler sadece muhasebe ilkelerinin izin verdiği maliyet kalemleri ile hazırlanır ki bunlar sadece imalat maliyetleridir. Örneğin bazı mamullerin müşteriye sunulmasında özel bir çaba harcanması gerekiyorsa bu birim maliyet içine dahil edilmez, pazarlama ve satış giderleri (dönem gideri) olarak raporlanır. Oysa ürün bazında yapılacak analizlerde doğru karar verebilmek için tasarım, ar-ge, müşteri hizmetleri gibi bazı kalemlerin de mamulün yaşam süresi (life cycle) içerisinde dikkate alınması gerekebilir.