Soruda belirtildiği üzere, Zirve Menkul Değerler A.Ş. gerekli prosedürleri tamamlayarak “kısmi yetkili aracı kurum” şeklinde faaliyet yetki belgesini almıştır. Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. kolektif yatırım kuruluşu olarak Borsa İstanbul A.Ş’de halka açık şirket olarak faaliyette bulunmaktadır. Yine Yıldız Faktöring A.Ş. ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından yetkilendirilmiş olarak faktoring şirketi şeklinde faaliyet göstermektedir. Buna göre 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bentler halinde sorular sorulmuştur. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.” Şeklinde belirlenmiştir. Aynı Kanunun “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde ise “(1)Sermaye piyasası araçları, bu araçların ihracı, ihraççılar, halka arz edenler, sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumları, borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer teşkilatlanmış piyasalar, piyasa işleticileri, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, merkezî takas kuruluşları, merkezî saklama kuruluşları, Merkezî Kayıt Kuruluşu ve Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine tabidir. Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları, bu Kanun kapsamı dışındadır. (2) Bu Kanunda ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan ikincil mevzuatta hüküm bulunmayan ve diğer kanunlarda bu Kanunun uygulanmayacağının belirtildiği hâllerde genel hükümler uygulanır. “ şeklinde belirleme yapılmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3/1-a maddesinde aracı kurumun, Kanunun 37 nci maddenin birinci fıkrasındaki yatırım hizmet ve faaliyetlerinden (a), (b), (c), (e) ve (f) bentlerinde yer alanları münhasıran olmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilen yatırım kuruluşunu, Kanunun 3/1-m maddesinde kolektif yatırım kuruluşlarının, yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarını, Kanunun 3/1-v maddesinde yatırım kuruluşunun, aracı kurumlar ile yatırım hizmeti ve faaliyetinde bulunmak üzere kuruluş ve faaliyet esasları Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenen diğer sermaye piyasası kurumlarını ve bankaları, ifade edeceği açıklanmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Sermaye piyasası faaliyetleri” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumlarının bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri, bu Kanun kapsamına giren yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile bunlara ek olarak sunulan yan hizmetlerden oluşur.” Şeklinde belirleme yapılmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Sermaye piyasası kurumları” başlıklı 35 inci
- Bu Kanuna göre faaliyette bulunabilecek sermaye piyasası kurumları aşağıda gösterilmiştir:
a) Yatırım kuruluşları b) Kolektif yatırım kuruluşları c) Sermaye piyasasında faaliyette bulunacak bağımsız denetim, değerleme ve derecelendirme kuruluşları ç) Portföy yönetim şirketleri d) İpotek finansmanı kuruluşları e) Konut finansmanı ve varlık finansmanı fonları f) Varlık kiralama şirketleri g) Merkezî takas kuruluşları ğ) Merkezî saklama kuruluşları h) Veri depolama kuruluşları ı) Kuruluş ve faaliyet esasları Kurulca belirlenen diğer sermaye piyasası kurumları” şeklinde belirlenmiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 37 inci maddesinde yatırım hizmetleri ve faaliyetleri 38 inci maddesinde ise yan hizmet ve faaliyetlerinin neler olduğu açıklanmıştır. Kanunun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ise, yatırım hizmetlerinin ve faaliyetlerinin düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet olarak icra edilebilmesi için sermaye Piyasası Kurulundan izin alınmasının zorunlu olduğu, yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinin ancak yatırım kuruluşları tarafından Kuruldan alınan izin kapsamında icra edileceği, yatırım ortaklıkları ile portföy yönetim şirketlerine ve borsalara ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirlenmiştir. Yine aynı maddenin ikinci fıkrasında, yan hizmetlerin, yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketlerince ayrıca bir yetki belgesine tabi olmaksızın Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde yapılabileceği açıklanmıştır. Ayrıca aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında ise bazı yatırım hizmetlerinin bankalarca da yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Yetki belgesi” başlıklı 40 ıncı maddesine göre ise yatırım hizmet ve faaliyetlerinde bulunmak için Sermaye Piyasası Kurulunca yetki belgesi verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun üçüncü kısım üçüncü bölümünde ise yatırım kuruluşları ve bunların kuruluşuna ve faaliyette bulunmalarına ilişkin şartlar açıklanmıştır. Kanunun 43 üncü maddesine şartları sağlayan ve bu kapsamda yatırım hizmet ve faaliyetlerinde bulunmak üzere sermaye Piyasası Kurulundan yetki belgesi alan aracı kurumlar yatırım kuruluşu olmaktadır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 45 inci maddesinin verdiği yetki kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş Ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-39.1) ve Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1) ile yatırım kuruluşu olarak aracı kurumları, yatırım hizmetleri ve faaliyetleri yanında faaliyette bulunabilecekleri yan hizmetlere göre dar yetkili aracı kurum, geniş yetkili aracı kurum ve kısmi yetkili aracı kurum şeklinde tanımlamaya gitmiştir. Dolayısıyla aracı kurumların yetkileri faaliyette bulunabilecekleri yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetlere göre sınırlandırılmıştır. Kısmi yetkili aracı kurum, Kurulun yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar ile ilgili düzenlemeleri uyarınca işlem aracılığı, en iyi gayret aracılığı faaliyeti, sınırlı saklama hizmeti ve/veya portföy yöneticiliği faaliyetinden herhangi birini yürütecek olan aracı kurumu, ifade etmektedir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun üçüncü kısım dördüncü bölümünde ise yatırım ortaklıkları ve bunların kuruluşuna ve faaliyette bulunmalarına ilişkin şartlar açıklanmıştır. Kanunun 48 inci maddesinde, “Yatırım ortaklıkları, sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, girişim sermayesi yatırımları ile Kurulca belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan portföyleri işletmek amacıyla, paylarını ihraç etmek üzere kurulan sabit veya değişken sermayeli anonim ortaklıklardır.” Şeklinde belirleme yapılmıştır. Dolayısıyla şartları sağlayan ve Sermaye Piyasası Kurulunca kuruluş izni verilen yatırım ortaklıkları (gayrimenkul, girişim sermayesi, menkul vb. yatırım ortaklıkları) kolektif yatırım kuruluşu olarak sayılmaktadır. Yatırım ortaklıklarının amacı portföy işletmek olduğundan, yatırım faaliyeti olarak kendi nam ve hesaplarına sermaye piyasası araçlarının alım ve satımında bulunabileceklerdir. Sermaye Piyasası Kurulu Kanunun verdiği yetki dahilinde, Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-48.5) ile menkul kıymet yatırım ortaklıklarına ilişkin usul ve esasları belirlemiş, bu kapsamda faaliyette bulunabilecekleri alanları tespit etmiştir. Kanun ve verdiği yetki dahilinde kolektif yatırım kuruluşu olan menkul kıymet yatırım ortaklıkları ister değişken sermayeli isterse sabit sermayeli olsun kendi portföylerini işletmek üzere faaliyette bulunmaktadırlar ve aracılık faaliyetinde bulunmaları yasaktır. Dolayısıyla menkul kıymet yatırım ortaklıkları sermaye piyasası kurumu olup kendi portföylerini işletmek üzere sermaye piyasası faaliyetinde bulunmaktadırlar. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından özel bir belirleme yapılmadığı müddetçe, menkul kıymet yatırım ortaklıkları kendi faaliyetleri itibariyle yani portföy işletmek üzere kolektif yatırım kuruluşu mahiyetinde olup, aracılık hizmeti ve dolayısıyla buna ilişkin yatırım hizmeti ve faaliyeti ile yan hizmetlerde bulunamayacaklardır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında kurulan faktöring şirketleri bir sermaye piyasası kurumu olmadığı için doğrudan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında değildir. Finansal kuruluş olarak faaliyet gösteren faktoring şirketleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan aldığı izin/yetki kapsamında faaliyette bulunmaktadırlar. Söz konusu Kanun kapsamında faktoring şirketi, mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, müşterisine finansman temin eden şirkettir. Faktoring şirketleri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre menkul kıymet ihracı (pay ve borçlanma aracı) yapabileceklerdir. Menkul kıymet ihracı doğrultusunda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi olacaklardır. Dolayısıyla faktoring şirketlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yatırım hizmet ve faaliyetleri ile bunlara ilişkin yan hizmetlerde bulunması söz konusu değildir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Yatırımcıların tazmini” başlıklı 82 nci maddesinde; “(1) Kurul, yatırım kuruluşlarının sermaye piyasası faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçları teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğinin veya kısa sürede yerine getiremeyeceğinin tespit edilmesi hâlinde yatırımcıları tazmin kararı alır. Bu karar, durumun tespitinden itibaren üç ay içinde alınır. Kurulun, bu Kanun kapsamındaki tedbir yetkileri saklıdır. (2) Kurulca bankalar hakkında birinci fıkra uyarınca tazmin kararı verilebilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır. Bankacılık mevzuatı uyarınca mevduat veya katılım fonu olarak kabul edilen nakit ödeme yükümlülüklerine, bu Kanunun yatırımcıların tazminine ilişkin hükümleri uygulanmaz.” Şeklinde belirleme yapılmıştır. Anılan Kanunun 83/1 inci maddesinde, “(1) Yatırımcıların bu Kanundaki şartlar çerçevesinde tazmini amacıyla kamu tüzel kişiliğini haiz YTM kurulmuştur. YTM, Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelik çerçevesinde Kurul tarafından idare ve temsil olunur. YTM tarafından yürütülecek iş ve işlemlerin Kurul personeli ve bu iş için istihdam edilecek personel tarafından yerine getirilmesi esastır. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine söz konusu Kanunun “Tazminin kapsamı” başlıklı 84 üncü maddesinde; “(1) Tazminin kapsamını, yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturur. (2) Yatırımcıları tazmin kararı verilen kuruluşların yatırımcıları, bu madde kapsamında tazmin talep etme hakkına sahiptir. Yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir. (3) 106 ncı ve 107 nci maddelerde yer alan suçlardan veya suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan mahkûm olan yatırımcılara ait talepler, söz konusu eylemlerle ilgili alacaklarla sınırlı olmak üzere, tazmin kapsamı dışındadır. Söz konusu suçlardan dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulan kişilere yapılacak ödemeler anılan suçlara ilişkin soruşturmanın başlamasından mahkeme kararının kesinleşmesine kadar durur. (4) Aşağıda sayılan kişi ve kurumlar tazmin edilmez: a) Yatırımcıları tazmin kararı verilen yatırım kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve şahsen sorumlu ortakları, yüzde beş veya daha fazla paya sahip ortakları, denetim kurulu üyeleri veya ilgili yatırım kuruluşları ile aynı grup içinde yer alan diğer şirketlerde benzer konumda olan kişiler ile bu kişilerin eş ve ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile bu kişiler adına hareket eden üçüncü kişiler b) Yatırımcıları tazmin kararı verilen yatırım kuruluşları ile aynı grupta yer alan diğer şirketler c) Bu fıkranın (a) bendinde sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yüzde yirmi beş veya daha fazla paya sahip olduğu şirketler ç) Yatırım kuruluşlarının mali sıkıntıya düşmesine neden olan veya finansal durumunun bozulmasına önemli etkileri olan olaylarda sorumluluğu bulunan veya bu olaylardan menfaat sağlayan kişiler (5) Hak sahibi her bir yatırımcıya ödenecek azami tazmin tutarı yüz bin Türk Lirasıdır. Bu tutar her yıl ilan edilen yeniden değerleme katsayısı oranında artırılır. Kurulun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından toplam tazmin tutarı beş katına kadar artırılabilir. Bu sınır, hesap sayısı, türü ve para birimine bakılmaksızın, bir yatırımcının aynı kuruluştan olan taleplerinin tümünü kapsar. YTM tarafından ödenecek azami tutarın üzerinde kalan tutarın başka bir yatırımcıya ödenmesi amacıyla devredilmiş olması hâlinde devralana YTM tarafından ödeme yapılmaz.” Şeklinde hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun “Tazmin süreci” başlıklı 85/1 maddesinde; “(1) Yatırımcılar tazmin taleplerini YTM’ye yazılı olarak yaparlar. Tazmin talebinde bulunma hakkı, tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.” Şeklinde belirleme yapılmıştır. Dolayısıyla yatırım tazmin kapsamını, yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturmaktadır. Buna göre de kısmi yetkili aracı kurum olarak yetkisi dahilinde aracılık faaliyeti dahil yatırım hizmeti ve faaliyeti ile bunlarla bağlantılı yan hizmetlerde bulunan Zirve Menkul Değerler A.Ş.’nin yatırımcıları tazmin kapsamındadır. Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. ise bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı ile aracılık mahiyetinde yatırım hizmeti ve faaliyeti ile bunlarla bağlantılı yan hizmetlerde bulunması söz konusu olmadığından, bunun yatırımcıları için teknik olarak yatırımcı tazmini söz konusu olamayacaktır. Yine Yıldız Faktoring A.Ş. finansal kuruluş olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan aldığı izin/yetki kapsamında faaliyette bulunduğundan, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yatırım hizmet ve faaliyetleri ile bunlara ilişkin yan hizmetlerde bulunması söz konusu olmadığından, yatırımcıları tazmin kapsamında değildir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Tedbirler” kapsamında düzenlenen “Mali durumun bozulması halinde uygulanacak tedbirler” başlığı altında 97 inci maddesinde, “(1) Kurul, sermaye piyasası kurumlarının sermaye yeterliliği yükümlülüklerini sağlayamadığı, sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve finansal araç teslim yükümlülüklerini yerine getiremediği veya kısa sürede yerine getiremeyeceği ya da bunlardan bağımsız olarak mali yapılarının ciddi surette zayıflamakta olduğu ya da mali durumunun taahhütlerini karşılayamayacak kadar zayıflamış olduğunun tespiti hâlinde, üç ayı geçmemek üzere verilecek uygun süre içinde mali yapılarının güçlendirilmesini istemeye ya da herhangi bir süre vermeksizin doğrudan bu kurumların faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya; tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkilerini kaldırmaya; yatırımcıları tazmin kararı vermeye; sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya ve gerektiğinde yönetim kurulunun üyelerini görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yenilerini atamaya; bu kurumların tedricî tasfiyelerine karar vermeye ve tasfiyenin bitmesini takiben gerektiğinde veya tedricî tasfiyeye gitmeksizin doğrudan iflaslarını istemeye veya gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya yetkilidir. (2) Yetkileri sürekli olarak kaldırılan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıkları, yetkinin kaldırılmasına ilişkin Kurul kararının alındığı tarihten itibaren tedricî tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ilan edilinceye; tedricî tasfiyeyi takiben veya doğrudan iflas talebinde bulunulması hâlinde, iflas talebinin mahkemece esastan karara bağlanmasına kadar, Kurul ve tedricî tasfiye çerçevesinde YTM tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, tedbir konulamaz, haczedilemez. Bunlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler düşer ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. İflas kararı alınması hâlinde, YTM’nin yapmış olduğu ödemelerden doğan alacakları Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere, imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil olunur. Bu alacaklar masanın nakit durumuna göre 2004 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde gösterilen sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenir. Hakkında 5411 sayılı Kanun hükümleri uygulanan banka ve kuruluşlar ile haklarında 5411 sayılı Kanun hükümleri uygulanan gerçek ve tüzel kişiler yönünden YTM’nin alacakları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun alacaklarından sonra gelir. (3) Birinci fıkra uyarınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıkları da geçici durdurma kararı verildiği tarihten tekrar faaliyete geçme izni verildiği tarihe kadar, Kurul tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, tedbir konulamaz, haczedilemez, bu kurumlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur. Bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Kurul tarafından faaliyetlerinin devamına karar verilen sermaye piyasası kurumları hakkında, faaliyetlerin durdurulması öncesinde mevcut olup, bu fıkranın birinci cümlesi kapsamında duran tüm işlemlere kaldıkları yerden devam olunur. (4) Bu Kanun uyarınca faaliyetleri Kurulca veya kendi talepleri doğrultusunda geçici olarak durdurulan sermaye piyasası kurumlarının geçici kapalılık süresi iki yılı geçemez. (5) Sermaye piyasası mevzuatına aykırılığın giderilmesi veya sermaye piyasası faaliyetinin yürütülmesine yönelik tedbirler hariç olmak üzere, bankalar hakkında birinci fıkrada belirlenen tedbirlerin uygulanmasına Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca karar verilir. Söz konusu tedbirlerin, 5411 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca yönetim veya denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankalar hakkında uygulanmasına ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından karar verilir.” Şeklinde belirleme yapılmıştır. Zirve Menkul Değerler A.Ş. bir yatırım kuruluşu, Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. ise kolektif yatırım kuruluşu olarak sermaye piyasası kurumlarıdır. Sermaye piyasası kurumlarının sermaye piyasası faaliyetleri kapsamında mali durumlarının bozulması, yatırım kuruluşlarının yatırım hizmet ve faaliyetleri ve yan hizmetler dolayısıyla nakit ödeme ve finansal araç teslim yükümlülüklerini yerine getirmemeleri durumunda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Tedbirler” kapsamında düzenlenen “Mali durumun bozulması halinde uygulanacak tedbirler” hükümleri cari olacaktır. Yıldız Faktoring A.Ş. finansal kuruluş olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan aldığı izin/yetki kapsamında faaliyette bulunduğundan, faaliyetleri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında sermaye piyasası faaliyeti olmayıp kendisi de bir sermaye piyasası kurumu değildir. Bunun için Yıldız Faktoring A.Ş.’nin mali durumu bozulmuş olsa da bunun için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Mali durumun bozulması halinde uygulanacak tedbirler” hükümleri uygulanamayacaktır. Yıldız Faktoring A.Ş.’nin halka açık olup olmamasının veya borçlanma aracı ihraç edip etmemesinin bir önemi bulunmayacaktır. a-Zirve Menkul Değerler A.Ş.’nin, Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin ve Yıldız Faktoring A.Ş.’nin yatırım hizmet faaliyetleri ile bunlara ilişkin yan hizmet ve faaliyetlerini yapıp yapamayacaklarının açıklanması/anlatılması/değerlendirilmesi istenmiştir.
- Kısmi yetkili aracı kurum olarak faaliyette bulunan Zirve Menkul Değerler A.Ş. bir
yatırım kuruluşu ve aynı zamanda bir sermaye piyasası kurumudur. Sermaye Piyasası Kurulundan aldığı yetki belgesi kapsamında, yetkisi dâhilinde aracılık hizmetleri dahil yatırım hizmet ve faaliyetlerinde bulunabilecektir. Yetkisi dahilinde yatırım hizmet ve faaliyetleriyle bağlantılı yan hizmetlerde bulunması için ayrıca yetki belgesi almasına gerek bulunmamaktadır. (2 puan)
- Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. kendi portföyünü işletmek üzere
sermaye piyasası faaliyetinde bulunan kolektif yatırım kuruluşu ve aynı zamanda bir sermaye piyasası kurumudur. Belirlenen mal ve hakları ve dolaysıyla sermaye piyasası araçlarını kendi nam ve hesabına alım ve satımı dolayısıyla yatırım hizmeti ve faaliyetinde bulunmaktadır. Ancak menkul kıymet yatırım ortaklıklarının aracılık hizmeti yapması yasaktır. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından özel bir belirleme yapılmadığı müddetçe, menkul kıymet yatırım ortaklıklarının bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı ile aracılık mahiyetinde yatırım hizmeti ve faaliyeti ile bunlarla bağlantılı yan hizmetlerde bulunması söz konusu değildir. (2 puan)
- Yıldız Faktoring A.Ş. finansal kuruluş olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulundan aldığı izin/yetki kapsamında faaliyette bulunmaktadır. Yıldız Faktoring A.Ş. bir sermaye piyasası kurumu olmadığı için doğrudan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında değildir. Ancak Yıldız Faktoring A.Ş. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre menkul kıymet ihracı (pay ve borçlanma aracı) yapabilecektir ve bu durumda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi olacaktır. Bunun dışında Yıldız Faktoring A.Ş.’nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yatırım hizmet ve faaliyetleri ile bunlara ilişkin yan hizmetlerde bulunması söz konusu değildir. (2 puan) b- Sermaye Piyasası Kurulunun, Zirve Menkul Değerler A.Ş., Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile Yıldız Faktoring A.Ş.’nin yatırımcılarına ilişkin olarak, “Yatırımcıların tazmini” ile “Tazminin kapsamı (tazmin edilemeyecek kişi ve kurumlar hariç)” hükümleri doğrultusunda, tazmin kararı alınıp alınamayacağının ve kapsamının değerlendirilmesi/anlatılması istenmiştir. Yatırım tazmin kapsamını, yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturmaktadır. Buna göre de kısmi yetkili aracı kurum olarak yetkisi dahilinde yatırım hizmeti ve faaliyeti ile bunlarla bağlantılı yan hizmetlerde bulunan Zirve Menkul Değerler A.Ş.’nin yatırımcıları tazmin kapsamındadır.(2 puan) Ancak yatırımcıların piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir. (1 puan) Sermaye piyasası suçlarından olan ve Kanunun 106 ncı maddesinde yer alan “Bilgi suiistimali” ve 107 nci maddesinde yer alan “Piyasa dolandırıcılığı” suçlarından veya suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan mahkûm olan yatırımcılara ait talepler, söz konusu eylemlerle ilgili alacaklarla sınırlı olmak üzere, tazmin kapsamı dışındadır. Söz konusu suçlardan dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulan kişilere yapılacak ödemeler anılan suçlara ilişkin soruşturmanın başlamasından mahkeme kararının kesinleşmesine kadar duracaktır.(2 puan)
- Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. kendi portföyünü işletmekte olup
paylarını ihraç/halka arz etmektedir. Bunların bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı ile aracılık mahiyetinde yatırım hizmeti ve faaliyeti ile bunlarla bağlantılı yan hizmetlerde bulunması söz konusu olmadığından, teknik olarak bunun yatırımcıları için yatırımcı tazmini söz konusu olamayacaktır. (2 puan)
- Yine Yıldız Faktoring A.Ş. finansal kuruluş olarak Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulundan aldığı izin/yetki kapsamında faaliyette bulunduğundan, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yatırım hizmet ve faaliyetleri ile bunlara ilişkin yan hizmetlerde bulunması söz konusu olmadığından, yatırımcıları tazmin kapsamında değildir. (2 puan) c-Sermaye Piyasası Kurulunun, Zirve Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin, Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin ve Yıldız Faktoring A.Ş.’nin mali durumlarının bozulması halinde, “Mali durumun bozulması hâlinde uygulanacak tedbirler” kapsamında yapabileceği iş ve işlemler ile yine bu kapsamda yapılacak/yapılması gereken iş ve işlemlerin açıklanması/anlatılması/değerlendirilmesi istenmiştir.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Tedbirler” kapsamında düzenlenen “Mali
durumun bozulması halinde uygulanacak tedbirler” başlığı altında 97 inci maddesinde yer alan düzenleme sadece sermeye piyasası kurumlarının sermaye piyasası faaliyetleri ile yatırım ve hizmet faaliyetleri ve bunlara ilişkin yan hizmetler için geçerli olmaktadır. Zirve Menkul Değerler A.Ş. bir yatırım kuruluşu, Neptün Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı A.Ş. ise kolektif yatırım kuruluşu olarak sermaye piyasası kurumlarıdır. Bunlar için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Tedbirler” kapsamında düzenlenen “Mali durumun bozulması halinde uygulanacak tedbirler” hükümleri cari olacaktır. Yıldız Faktoring A.Ş. finansal kuruluş olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan aldığı izin/yetki kapsamında faaliyette bulunduğundan, faaliyetleri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında sermaye piyasası faaliyeti olmayıp kendisi de bir sermaye piyasası kurumu değildir. Bunun için Yıldız Faktoring A.Ş.’nin mali durumu bozulmuş olsa da bunun için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Mali durumun bozulması halinde uygulanacak tedbirler” hükümleri uygulanamayacaktır. Yıldız Faktoring A.Ş.’nin halka açık olup olmamasının veya borçlanma aracı ihraç edip etmemesinin bir önemi bulunmayacaktır. (3 puan) Buna göre;
- Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul), sermaye piyasası kurumlarının sermaye yeterliliği
yükümlülüklerini sağlayamadığı, sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve finansal araç teslim yükümlülüklerini yerine getiremediği veya kısa sürede yerine getiremeyeceği ya da bunlardan bağımsız olarak mali yapılarının ciddi surette zayıflamakta olduğu ya da mali durumunun taahhütlerini karşılayamayacak kadar zayıflamış olduğunun tespiti hâlinde, üç ayı geçmemek üzere verilecek uygun süre içinde mali yapılarının güçlendirilmesini istemeye ya da herhangi bir süre vermeksizin doğrudan bu kurumların faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya; tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkilerini kaldırmaya, yatırımcıları tazmin kararı vermeye (2 puan), sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya ve gerektiğinde yönetim kurulunun üyelerini görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yenilerini atamaya, bu kurumların tedricî tasfiyelerine karar vermeye ve tasfiyenin bitmesini takiben gerektiğinde veya tedricî tasfiyeye gitmeksizin doğrudan iflaslarını istemeye veya gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya yetkili bulunmaktadır.(2 puan)
- Yetkileri sürekli olarak kaldırılan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıkları, yetkinin
kaldırılmasına ilişkin Kurul kararının alındığı tarihten itibaren tedricî tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ilan edilinceye, tedricî tasfiyeyi takiben veya doğrudan iflas talebinde bulunulması hâlinde, iflas talebinin mahkemece esastan karara bağlanmasına kadar, Kurul ve tedricî tasfiye çerçevesinde Yatırım Tazmin Merkezi (YTM) tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemeyecek, rehnedilemeyecek, teminat olarak gösterilemeyecek, tedbir konulamayacak ve haczedilemeyecektir. Bunlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler düşecek ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden duracak, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemeyecektir. (2 puan) İflas kararı alınması hâlinde, YTM’nin yapmış olduğu ödemelerden doğan alacakları Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere, imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil olunacaktır. Bu alacaklar masanın nakit durumuna göre 2004 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde gösterilen sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenecektir. Hakkında 5411 sayılı Kanun hükümleri uygulanan banka ve kuruluşlar ile haklarında 5411 sayılı Kanun hükümleri uygulanan gerçek ve tüzel kişiler yönünden YTM’nin alacakları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun alacaklarından sonra gelecektir. ( 2 puan)
- Yapılan belirlemeler uyaraınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan sermaye piyasası
kurumlarının malvarlıkları da geçici durdurma kararı verildiği tarihten tekrar faaliyete geçme izni verildiği tarihe kadar, Kurul tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemeyecek, rehnedilemeyecek, teminat gösterilemeyecek, tedbir konulamayacak ve haczedilemeyecektir. Bu kurumlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden duracaktır. Bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemeyecek, Kurul tarafından faaliyetlerinin devamına karar verilen sermaye piyasası kurumları hakkında, faaliyetlerin durdurulması öncesinde mevcut olup, yukarıda yapılan belirlemeler kapsamında duran tüm işlemlere kaldıkları yerden devam olunacaktır. (2 puan)
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca faaliyetleri Kurulca veya kendi talepleri
doğrultusunda geçici olarak durdurulan sermaye piyasası kurumlarının geçici kapalılık süresi iki yılı geçemeyecektir. (1 puan)
- Sermaye piyasası mevzuatına aykırılığın giderilmesi veya sermaye piyasası faaliyetinin
yürütülmesine yönelik tedbirler hariç olmak üzere, bankalar hakkında yukarıda belirtilen tedbirlerin uygulanmasına Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca karar verilecektir. Söz konusu tedbirlerin, 5411 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca yönetim veya denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankalar hakkında uygulanmasına ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından karar verilecektir. (1 puan)