Soru 1 · 2015/9 · Denetim
Aşağıdakilerden hangisi bağımsız denetim müşterisi tarafından denetçinin bağımsızlığı- na yönelik tehditlere karşı uygulanabilecek önlemlerden birisidir?
- A)Etkin bir kurumsal yönetim yapısının oluşturul- ması
- B)Denetçinin genel kurul yerine yönetim tarafın- dan seçilmesi
- C)İşletmenin iç denetiminin de denetim şirketi tarafından yürütülmesi
- D)Denetim şirketinin, tüm personeline sürekli eğitim yükümlülükleri getirmesi
- E)Muhasebe ve bilgi sistemlerinin denetim şirketi tarafından oluşturulması
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Uluslararası Bağımsız Denetim Standartları (UBDS) ve etik kurallarına göre, bağımsızlığa yönelik tehditleri azaltmak için en etkili önlemlerden biri, müşterinin güçlü bir kurumsal yönetim yapısına sahip olmasıdır. Etkin bir kurumsal yönetim (örneğin bağımsız denetim komitesi), denetçinin bağımsızlığını korumak ve yönetimin baskılarından arındırmak için kritik bir iç kontrol mekanizmasıdır. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Denetçinin yönetim tarafından seçilmesi, bağımsızlık tehdidini artırır; genel kurul veya hissedarlar tarafından seçilmesi esastır. C) İç denetim hizmetinin denetim şirketi tarafından yürütülmesi, kendi çalışmasını denetleme tehdidi yaratır ve yasaktır. D) Personel eğitimi genel kalite kontrol uygulamasıdır ancak müşterinin bağımsızlık tehdidini doğrudan ortadan kaldıran bir önlem değildir. E) Muhasebe sistemlerinin kurulması, yönetimsel sorumluluk üstlenmek anlamına gelir ve bağımsızlığı ciddi şekilde zedeler.
Bilinmesi gereken kural: Güçlü kurumsal yönetim, bağımsız denetçinin bağımsızlığını korumak için müşterinin alabileceği en önemli yapısal önlemdir.
Soru 2 · 2015/9 · Denetim
Kontrol testlerinin uygulanmasında denetçinin aşağıda yer alan tekniklerden hangisini daha çok kullanması beklenir?
- A)Soruşturma ve analitik prosedürler
- B)Yeniden uygulama ve gözlem
- C)Tetkik ve detay testleri
- D)Teyit ve soruşturma
- E)Karşılaştırma ve teyit
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Denetim standartlarına (TDS 500) göre, iç kontrolün işleyişinin uygunluğunu test etmek amacıyla uygulanan "kontrol testleri"nde denetçi, kontrolün gerçekten uygulandığını doğrulamak için yeniden uygulama (denetçinin kendi başına işlemi tekrar yapması) ve gözlem (işlemin başkası tarafından nasıl yapıldığını izlemesi) tekniklerini yoğun olarak kullanır. Bu teknikler, kontrol faaliyetlerinin zaman içinde nasıl uygulandığına dair doğrudan kanıt sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Soruşturma tek başına yeterli kanıt sağlamaz ve analitik prosedürler genelde maddi yanlışlık tespiti için kullanılır. C) Tetkik ve detay testleri daha çok varlık ve yükümlülüklerin doğruluğunu (maddi testleri) hedefler. D) Soruşturma tek başına yetersizdir; teyit ise dış kaynaklı kanıttır, kontrol işleyişini test etmenin birincil yolu değildir. E) Karşılaştırma analitik bir yöntemdir, teyit ise varlık varlığını doğrulamak içindir.
Bilinmesi gereken kural: Kontrol testlerinde denetçi, iç kontrolün işleyişini doğrulamak için yeniden uygulama ve gözlem gibi doğrudan kanıt sağlayan tekniklere öncelik verir.
Soru 3 · 2015/9 · Denetim
Denetçi bağımsız denetim müşterisine satılan malların tamamının müşteri tarafından teslim alınıp alınmadığını test etmek istemektedir. Bu çerçevede bu test için ana kitleyi aşağıdaki unsurlardan hangisinin oluşturması beklenir?
- A)Satıcılara yapılan nakit ödemeler
- B)Ambar giriş makbuzları
- C)Teslim alınan mallar
- D)İptal edilmiş çekler
- E)Alış faturaları
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Denetim standartlarına göre, ana kitle (popülasyon), denetçinin test yapmak istediği tüm öğelerin bütünüdür. Denetçi, müşterinin teslim alıp almadığını test etmek istediği için, bu işlemi belgeleyen ve tüm alış işlemlerini kapsayan alış faturaları ana kitleyi oluşturur. Faturalar, varlık ve yükümlülüklerin gerçekleştiğini gösteren temel belgelerdir; bu nedenle denetim bulgularının genelleneceği temel kümedir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Nakit ödemeler, sadece ödeme yapılıp yapılmadığını gösterir, teslimatı kanıtlamaz. B) Ambar giriş makbuzları, sadece fiziksel teslimatı gösterir ancak tüm alışları kapsamayabilir. C) Teslim alınan mallar, fiziksel envanteri ifade eder, denetim belgesi değildir. D) İptal edilmiş çekler, ödeme kanıtıdır, teslimatla ilgisi yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Denetim testlerinde ana kitle, denetçinin doğrulamak istediği iddianın (burada teslimat) gerçekleştiğini gösteren ve tüm ilgili işlemleri içeren temel belgelerden (alış faturaları) oluşur.
Soru 4 · 2015/9 · Denetim
Aşağıdakilerden hangisinin tespitinde stok devir hızı analizi denetçiye diğerlerine kıyasla daha fazla yardımcı olabilir?
- A)Konsinye mal miktarının belirlenmesinde
- B)Dönemsel elde tutma maliyetlerinin tespitinde
- C)Ekonomik sipariş verme noktasının belirlen- mesinde
- D)Eskimiş ve modası geçmiş stokların var olup olmadığının belirlenmesinde
- E)İşletme tarafından stokların satış fiyatının belir- lenmesinde yaşanan yetersizliklerin tespitinde
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Stok devir hızı, belirli bir dönemde satılan stokların ortalama stok miktarına oranıdır. Bu oran, stokların ne kadar hızlı dönüştüğünü gösterir. Düşük bir devir hızı, stokların raflarda uzun süre kaldığını ve dolayısıyla eskime, modası geçme veya bozulma riskinin arttığını işaret eder. Denetçi, bu analizi yaparak stokların değer düşüklüğüne uğrayıp uğramadığını ve bilançoda doğru değerle yansıtılıp yansıtılmadığını değerlendirir. Bu nedenle, eskimiş stokların tespiti için devir hızı analizi en etkili araçtır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Konsinye malların tespiti için fiziki sayım ve sözleşme incelemesi gerekir, devir hızı bu konuda doğrudan bilgi vermez. B) Elde tutma maliyetleri, stok miktarı ve birim maliyetlerle ilgili hesaplamalarla bulunur, devir hızı tek başına yeterli değildir. C) Ekonomik sipariş noktası, talep tahminleri ve tedarik süreleri gibi faktörlere bağlıdır, devir hızı bu karar mekanizmasının ana bileşeni değildir. E) Satış fiyatlandırması piyasa koşulları ve maliyet yapısıyla ilgilidir, devir hızı fiyatlandırma yetersizliklerini doğrudan göstermez.
Bilinmesi gereken kural: Düşük stok devir hızı, stokların eskime, modası geçme veya bozulma riskinin yüksek olduğunu ve değer düşüklüğü ayırma ihtiyacı doğurabileceğini gösterir.
Soru 5 · 2015/9 · Denetim
Yapısal riskin ve kontrol riskin birleşik değer- lendirilmesi sonucunda yüksek risk olduğu kanaatine varan bir denetçinin aşağıdakiler- den hangisini yapması beklenir?
- A)İç kontrolün değerlendirmesini yeniden yapması
- B)Tespit edememe riskini yükseltmesi
- C)Tespit edememe riskini düşürmesi
- D)Örneklem dışı riski düşürmesi
- E)Örneklem riskini düşürmesi
Çözümü göster — doğru cevap C
Yapısal ve kontrol risklerinin yüksek olması, denetçinin tespit edememe riskini (Detection Risk) düşürmesini zorunlu kılar. Denetim riski modeli (DR = IR x CR x DR) gereği, içsel ve kontrol riskleri yüksekse, denetçi kalan riski kabul edilebilir düşük seviyede tutmak için tespit edememe riskini azaltmalıdır. Bu da daha kapsamlı ve güçlü denetim kanıtları elde etmek anlamına gelir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Risk yüksekse kontrol değerlendirmesini yeniden yapmak yeterli değildir; doğrudan kanıt toplama önceliklidir. B) Tespit edememe riski yükseltilirse, denetim hatası yapma olasılığı artar ve bu kabul edilemez. D) Örneklem dışı risk, denetçinin yargı hatalarıyla ilgilidir ve risk modeliyle doğrudan bu şekilde yönetilmez. E) Örneklem riski, örneklem seçiminden kaynaklanır; yüksek risk durumunda örneklem büyüklüğü artırılabilir ancak temel zorunluluk tespit edememe riskinin düşürülmesidir.
Bilinmesi gereken kural: İçsel ve kontrol riskleri yüksek olduğunda, denetçi kabul edilebilir denetim riskini korumak için tespit edememe riskini düşürmeli ve buna uygun olarak daha fazla ve daha güçlü denetim prosedürleri uygulamalıdır.
Soru 6 · 2015/9 · Denetim
Mevzuatın denetçinin çekilmesine izin verme- diği, makul güvencenin elde edilemediği ve denetçi raporundaki sınırlı olumlu görüşün hedeflenen, finansal tablo kullanıcılarına ra- porlama amaçları bakımından yetersiz kaldığı durumlarda denetçinin bağımsız denetim standartlarına göre aşağıdakilerden hangisini yapması gerekir?
- A)Olumsuz görüş vermelidir.
- B)Görüş vermekten kaçınmalıdır.
- C)Şartlı görüş veya olumlu görüş vermelidir.
- D)Diğer hususlar paragrafı içeren olumlu görüş vermelidir.
- E)Bağımsız denetimi sınırlı güvence denetimine dönüştürmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır.
Neden Doğru? Türk Bağımsız Denetim Standartları (TBS) 705 ve 705 revize uyarınca, denetçi makul güvenceyi elde edemediğinde (kapsam kısıtlaması) ve bu durumun finansal tablolara etkisi hem önemli hem de yaygınsa, görüş veremez. Ayrıca mevzuatın çekilmeye izin vermediği durumlarda denetçi, raporunda "görüş vermekten kaçınma" ifadesini kullanarak durumdan vazgeçer. Bu, sınırlı olumlu görüşün yetersiz kaldığı ve olumsuz görüşün de kapsam kısıtlaması nedeniyle uygun olmadığı özel bir durumdur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A: Olumsuz görüş, yanlış bilgi olduğunda verilir; kapsam kısıtlamasında değil.
- C: Şartlı görüş, yaygın ama önemli olmayan durumlarda; olumlu görüş ise sorun yokken verilir.
- D: Diğer hususlar paragrafı, görüş türünü etkilemeyen ek açıklamalar içindir.
- E: Denetim türü baştan belirlenir, süreçte tek taraflı değiştirilemez.
Bilinmesi gereken kural Mevzuatın izin vermediği ve kapsam kısıtlamasının yaygın olduğu durumlarda denetçi, olumsuz görüş yerine "görüş vermekten kaçınma" yoluna başvurur.
Soru 7 · 2015/9 · Denetim
Küçük bir işletmenin bağımsız denetiminde denetçi, yönetimin işletmenin sürekliliğinin devamına ilişkin ön değerlendirmede bulun- madığını belirlemiştir. Bu bilgi çerçevesinde denetçinin öncelikle aşağıdakilerden hangisini yapması beklenir?
- A)Yönetimle işletmenin sürekliliğinin devamına ilişkin olarak görüşmek
- B)Satışlar hesabının denetiminde denetim pro- sedürlerinin kapsamını genişletmek
- C)Sürekliliğe ilişkin ön değerlendirmenin yapıl- madığını belirten dayanak paragrafı ile birlikte şartlı görüş vermek
- D)Ticari borç hesaplarına yönelik maddi doğru- lama prosedürlerini genişleterek daha fazla kanıt elde etmek
- E)Finansal tabloların hazırlanmasında işletmenin sürekliliğinin devamı ana varsayım olduğu için görüş vermekten kaçınmak
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A’dır. ISA 570 (Yeniden Düzenlenmiş) uyarınca, denetçi; yönetimin işletmenin sürekliliği değerlendirmesini yapmadığını fark ettiğinde, bu eksikliği gidermek için öncelikle yönetimle görüşmeli ve süreklilik değerlendirmesini yapmalarını sağlamalıdır. Denetçi, yönetimin sorumluluğunu yerine getirmemesi durumunda ancak bu iletişimi sağladıktan sonra, durumun finansal tablolara yansıması veya açıklama eksikliği gibi sonuçlara göre uygun denetim görüşünü belirler.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B) Satışlara odaklanmak, kök sorun olan yönetim eksikliğini çözmez. C) Görüş vermek, önce yönetimle görüşülüp durumun düzeltilmesi veya açıklanması süreci tamamlanmadan atılan aceleci bir adımdır. D) Borçlara odaklanmak, süreklilik riskinin bütünsel yönetim sorumluluğunu görmezden gelmektir. E) Görüşten kaçınmak, önce iletişim ve düzeltme süreci izlenmeden uygulanan aşırı bir tedbirdir.
Bilinmesi gereken kural: Denetçi, yönetim süreklilik değerlendirmesi yapmadığında hemen şartlı görüş vermez; önce yönetimi bu sorumluluğunu yerine getirmeye teşvik etmeli ve görüşme sürecini başlatmalıdır.
Soru 8 · 2015/9 · Denetim
Ticari borçlar hesabına yönelik olarak denetçi tarafından teyit mektuplarının gönderilmesi aşağıdaki risklerden hangisiyle daha fazla ilişkilidir?
- A)Yapısal risk
- B)Kontrol riski
- C)Uygunluk riski
- D)Yönetim beyanı riski
- E)Tespit edememe riski
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Denetim standardı uyarınca, denetçi tarafından dışarıya (müşterilere) gönderilen teyit mektupları, finansal tablolardaki eksik veya hatalı kayıtları ortaya çıkarmak için kullanılan en güvenilir denetim delillerinden biridir. Ticari alacakların varlığı ve değerlemesi gibi önemli beyanların doğruluğunu teyit etmek, denetçinin tespit edememe riskini (detection risk) azaltmaya yönelik doğrudan bir prosedürdür. Bu nedenle teyit mektupları, tespit edememe riskiyle en güçlü şekilde ilişkilidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Yapısal risk, denetim sürecinin kendisiyle ilgili genel bir kavramdır ve teyit prosedürünün doğrudan hedefi değildir. B) Kontrol riski, iç kontrol sisteminin yetersizliğini ifade eder; teyitler dışsal doğrulama olduğu için kontrol riskini doğrudan ölçmez. C) Uygunluk riski, mevzuata aykırılığı kapsar; teyit mektupları primarily varlık varlığını ve tutarını doğrular, uyumluluğu değil. D) Yönetim beyanı riski, denetim riskinin bir bileşeni olsa da, teyit prosedürü spesifik olarak tespit edememe riskini yönetmek için tasarlanmıştır.
Bilinmesi gereken kural: Dış teyit mektupları, finansal tablo beyanlarının doğruluğunu kontrol ederek denetçinin tespit edememe riskini azaltmak amacıyla kullanılır.
Soru 9 · 2015/9 · Denetim
Bağımsız Denetim Standartlarına göre denetçi- ler önemli iç kontrol eksikliklerini yazılı olarak aşağıdakilerden hangisine bildirmelidirler?
- A)İç denetim birimine
- B)Şirketin genel kuruluna
- C)Üst yönetimden sorumlu olanlara
- D)Kurumsal yönetim komitesine
- E)Riskin erken saptanması komitesine
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. ISQC 1 ve Bağımsız Denetim Standartları (IDS) uyarınca, denetçi önemli iç kontrol eksikliklerini (İKE) yönetimden sorumlu olanlara (Üst Yönetim) ve Kurumsal Yönetim Komitesi’ne (KKY) yazılı olarak bildirir. Ancak standartlar, bu bildirimin öncelikli olarak "yönetimden sorumlu olanlara" yapılmasını esas alır. KKY’ye bildirim, genellikle yönetimden sorumlu kişilerin yetersiz kalması veya KKY’nin doğrudan denetçiyle iletişim kurması gereken özel durumlarda yapılır. Dolayısıyla, genel kural olarak bildirim yükümlülüğü ilk olarak Üst Yönetimden sorumlu olanlara aittir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) İç denetim birimi, denetçinin doğrudan bildirim yapacağı resmi makam değildir. B) Genel kurul, günlük operasyonel iç kontrol eksikliklerinin doğrudan bildirildiği organ değildir. D) KKY’ye bildirim, yönetimin yetersiz kaldığı durumlarda ikincil bir adımdır, birincil kural değildir. E) Riskin erken saptanması komitesi, standartlarda belirtilen zorunlu bildirim alıcısı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Önemli iç kontrol eksiklikleri, öncelikle ve zorunlu olarak yönetimden sorumlu olanlara yazılı olarak bildirilmelidir.
Soru 10 · 2015/9 · Denetim
Aşağıdakilerden hangisi Bağımsız Denetçi- ler için Etik Kurallar’da yer alan tehditlerden birisi değildir?
- A)Yakınlık tehdidi
- B)Kişisel çıkar tehdidi
- C)Taraf tutma tehdidi
- D)Görüş bildirememe tehdidi
- E)Kendi kendini denetleme tehdidi
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır.
Neden Doğru? Türkiye Bağımsız Denetim Meslek Kuralları (TBDMK) Madde 105’e göre bağımsız denetçiler için tanımlanan beş temel etik tehdit şunlardır: Kendi kendini denetleme, yakınlık, menfaat (kişisel çıkar), baskı ve taraf tutma. "Görüş bildirememe tehdidi" mevzuatta yer alan resmi bir tehdit türü değildir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A (Yakınlık): Denetçinin mesleki mesafesini yitirip tarafsızlığını kaybetme riski olduğu için geçerli bir tehdittir.
- B (Kişisel çıkar): Denetçinin maddi veya manevi çıkarları ile tarafsızlığı arasında çatışma yarattığı için geçerli bir tehdittir.
- C (Taraf tutma): Denetçinin bir taraf lehine önyargılı davranma riski taşıdığı için geçerli bir tehdittir.
- E (Kendi kendini denetleme): Denetçinin kendi önceki çalışmalarını denetlemesi durumunda tarafsızlığını yitirme riski olduğu için geçerli bir tehdittir.
Bilinmesi gereken kural Bağımsız denetçilikte etik tehditler sadece "kendi kendini denetleme, yakınlık, menfaat, baskı ve taraf tutma" olmak üzere beş kategoride toplanır; "görüş bildirememe" gibi kavramlar bu listede yer almaz.
Soru 11 · 2015/9 · Denetim
“Denetçinin, bilgilerin önemli düzeyde yanlış ve yanıltıcı beyan içerdiğini düşündüğü du- rumlarda, bu bilgileri içeren raporlar, beyan- nameler ve yazışmalar ile bilerek ilişkilendiril- memesi gerekir.” Bu ifadenin aşağıda yer alan etik ilkelerden hangisiyle diğerlerine nazaran daha fazla ilgili olması beklenir?
- A)Tarafsızlık
- B)Dürüstlük
- C)Sır saklama
- D)Mesleki yeterlik ve özen
- E)Mesleğe uygun davranış
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Dürüstlük ilkesi, denetçinin mesleki ve etik yükümlülüklerini dürüstlük ve şeffaflık ilkelerine uygun olarak yerine getirmesini gerektirir. IFAC Etik İlkeler Kodu’na göre, denetçinin yanlış veya yanıltıcı bilgi içeren belgelerle bilerek ilişkilendirilmemesi, dürüstlük ilkesinin temel gerekliliğidir. Bu ilke, meslek mensubunun gerçeği gizlememesini ve yanlış bilgi yaymamasını zorunlu kılar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Tarafsızlık, objektif yargıdan sapmama ile ilgilidir, bilgi doğruluğuyla doğrudan bağlantılı değildir. C) Sır saklama, gizli bilgilerin korunmasını düzenler, beyanların doğruluğunu değil. D) Mesleki yeterlik ve özen, bilgi ve beceri düzeyini kapsar, etik dürüstlüğü doğrudan ifade etmez. E) Mesleğe uygun davranış, genel itibarı korumayı hedefler, spesifik bilgi ilişkisi kuralını kapsamaz.
Bilinmesi gereken kural: Dürüstlük ilkesi, denetçinin yanlış veya yanıltıcı bilgi içeren belgelerle bilerek ilişkilendirilmemesini zorunlu kılar.
Soru 12 · 2015/9 · Denetim
Bağımsız denetim standartlarına göre “risk değerlendirmesi sonrası uygulanan denetim prosedürleri” aşağıdaki hangi terimle ifade edilir?
- A)Müteakip denetim prosedürleri
- B)Analitik prosedürler
- C)Yapısal testler
- D)Kontrol testleri
- E)Detay testleri
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Uluslararası Bağımsız Denetim Standartları (UBDS) kapsamında, denetçi risk değerlendirmesi sonucunda tespit ettiği önemli yanlış beyan risklerini gidermek amacıyla uyguladığı ve risk değerlendirmesinden sonra yapılan tüm denetim testlerini kapsayan genel ifade "müteakip denetim prosedürleri"dir. Bu süreç, denetçinin risk değerlendirmesine dayalı olarak hazırladığı denetim planının uygulanması aşamasını temsil eder.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: Analitik prosedürler hem risk değerlendirmesi aşamasında hem de genel gözden geçirme aşamasında uygulanabilir, sadece müteakip aşamaya özgü değildir. Yapısal testler, iç kontrollerin etkinliğinin test edildiği spesifik bir alt prosedür türüdür ve tüm müteakip prosedürleri kapsamaz. Kontrol testleri de yalnızca iç kontrolün işleyişine odaklanan ve her durumda uygulanmak zorunda olmayan bir alt kategoridir. Detay testleri ise bakiye düzeyindeki önemli yanlış beyanları tespit etmeye yönelik spesifik testlerdir ve müteakip prosedürlerin sadece bir parçasını oluşturur.
Bilinmesi gereken kural: Risk değerlendirmesinden sonra uygulanan ve denetçinin tespit ettiği risklere yanıt olarak tasarlanan tüm testler "müteakip denetim prosedürleri" olarak adlandırılır.
Soru 13 · 2015/9 · Denetim
Borsada işlem gören bir işletmenin bağımsız denetiminde, aşağıdaki hususlardan hangisi- ne ilişkin denetçinin yönetimden yazılı açıkla- ma alma zorunluluğu bulunmamaktadır?
- A)Tüm işlemlerin kaydedilip finansal tablolara yansıtıldığına
- B)Bağımsız denetimle ilgili tüm bilgilere erişim imkânını denetçiye sağladığına
- C)Yönetimce muhasebe tahminlerini oluşturur- ken kullanılan önemli varsayımların makul olduğuna
- D)Yönetimin haberdar oldukları tüm iç kontrol eksikliklerini denetçiye bildirdiklerine
- E)İşletmenin ilişkili taraflarının kimliklerini ve haberdar oldukları tüm ilişkili taraf ilişkilerini ve işlemlerini denetçiye açıkladıklarına
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. ISAs 580 (Yönetim Açıklamaları) standardına göre, denetçinin yönetimden yazılı açıklama alması zorunlu olan hususlar sınırlıdır. Bu kapsamda; finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan önemli muhasebe tahmin ve varsayımlarının makul olduğu (C), denetim sırasında gerekli tüm bilgilere erişim sağlandığı (B) ve ilişkili taraflar ile işlemlerin doğru şekilde açıklandığı (E) hususları yazılı açıklama ile teyit edilmelidir. Ayrıca, finansal tabloların hazırlanmasından sorumlu yönetimin, tüm işlemlerin kaydedilip yansıtıldığına dair sorumluluğu kapsamında bu husus da (A) yazılı açıklama ile desteklenir.
Ancak, D şıkkındaki "iç kontrol eksikliklerinin bildirilmesi" hususu, ISAs 265 (İç Kontroldeki Eksikliklerin İletilmesi) standardı gereği denetçinin yönetimle yazılı olarak iletmesi gereken bir durumdur. Yani yük, denetçinin yönetimden bilgi istemesinde değil, denetçinin bulguları yönetime bildirmesindedir. Bu nedenle denetçinin yönetimden bu konuda yazılı açıklama alma zorunluluğu yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Denetçi, iç kontrol eksikliklerini yönetimden yazılı olarak teyit etmekle değil, bu eksiklikleri yönetim ve gözetim kuruluyla yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.
Soru 14 · 2015/9 · Denetim
Denetlenen işletmeye önemli tutarda borcu olan bir müşterinin 15 Ocak 2015 tarihinde iflas ettiğini belirleyen bir denetçi; bu bilgi çerçevesinde 31/12/2014 tarihli finansal tab- lolarda aşağıdaki uygulamalardan hangisinin olmasını bekler?
- A)Finansal tabloların bu yeni duruma uygun şekilde düzeltilmesi
- B)Bu yeni duruma göre sadece nakit akış tablo- sunun değiştirilmesi
- C)Finansal tablolarda bu yeni duruma uygun şekilde açıklama yapılması
- D)Stokların ve ticari borçların bu yeni duruma uygun şekilde değerlendirilmesi
- E)Denetimin yürütüldüğü yıla ilişkin olmadığı için bu yeni durumun herhangi bir şekilde finansal tablolara alınmaması
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A’dır. TDK 5 (Olaylar) standardına göre, bilanço tarihi ile denetim raporu tarihi arasında ortaya çıkan "sonradan öğrenilen bilgiler" (subsequent events), finansal tabloların hazırlandığı esaslar çerçevesinde düzeltilmesi gereken olaylardır. Müşterinin iflası, bilanço tarihinde zaten var olan alacağın tahsil edilemezliğine dair kanıt niteliğindedir. Bu nedenle, alacak değer düşikliği karşılığı veya silinmesi gibi düzeltmelerin finansal tablolara yansıtılması beklenir.
B şıkkı yanlıştır çünkü sadece nakit akış tablosu değil, tüm etkilenen tablo kalemleri düzeltilmelidir. C şıkkı yanlıştır çünkü açıklama yapmak, bilanço tarihindeki varlık değerlemesini düzeltmek yerine sadece bilgi vermek anlamına gelir ve bu durum olayın niteliğine uygun değildir. D şıkkı yanlıştır çünkü stok ve ticari borçlar, müşteri iflası olayından doğrudan etkilenen kalemler değildir. E şıkkı yanlıştır çünkü bilanço tarihi ile rapor tarihi arasındaki bu tür olaylar, raporlandıkları döneme ait tabloları etkiler.
Bilinmesi gereken kural: Bilanço tarihinden sonra ortaya çıkan ve o tarihteki durumu aydınlatan bilgiler, finansal tabloların düzeltilmesini gerektirir.
Soru 15 · 2015/9 · Denetim
Borsada işlem gören bir işletmeye ilişkin olum- lu görüş içeren denetim raporunu yayımlan- dıktan sonra denetçi finansal tabloların önemli bir yanlışlık içerdiğini fark etmiştir. Aşağıdaki- lerden hangisi denetçi tarafından bu durumda atılması gereken uygun adım olacaktır?
- A)Takip eden yılın denetçi raporunda durumu açıklaması gerekir.
- B)Olumsuz görüş içerecek şekilde denetçi rapo- runu yeniden düzenler.
- C)Herhangi bir adım atılmasına gerek yoktur çünkü bağımsız denetim tamamlanmıştır.
- D)Yayımlanan denetçi raporunun ulaştığı ilgili finansal tablo kullanıcılarını bu durumdan haberdar eder.
- E)Denetçi yayımlanmış olan denetçi raporuna güvenilmemesi gerektiğini ilk fırsatta Kamu Gözetimi Kurumu’na bildirir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. ISA 560 (Takip Eden Dönemler) standardına göre, denetim raporu yayımlandıktan sonra finansal tabloların önemli bir yanlışlık içerdiği fark edildiğinde, denetçi bu durumu finansal tabloların hazırlanmasından sorumlu olan yöneticilere bildirmeli ve gerekli durumlarda raporun kullanımını kısıtlamak için gerekli adımları atmalıdır. Borsada işlem gören şirketler için bu, ilgili kullanıcıları (yatırımcılar, düzenleyici kurumlar vb.) haberdar etmeyi gerektirir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sorun takip yılın raporunda değil, hemen düzeltilmeli veya duyurulmalıdır. B) Rapor yeniden düzenlenemez; yeni bir açıklama veya düzeltme yapılır. C) Denetim tamamlandığı için sorumluluk sona ermez; sonradan ortaya çıkan hatalar da takip edilmelidir. E) Bildirim doğrudan KGK’ya değil, önce yöneticilere ve ardından gerekli görüldüğünde ilgili kurumlara yapılır.
Bilinmesi gereken kural: Denetim raporu yayımlandıktan sonra önemli bir yanlışlık tespit edilirse, denetçi derhal ilgili tarafları (özellikle finansal tablo kullanıcılarını) bu durumdan haberdar etmekle yükümlüdür.
Soru 16 · 2015/9 · Denetim
Önceki dönem finansal tablolar başka bir denetçi tarafından denetlenmiş ve olumlu dışında bir görüş içermekte ise, deneticinin bu durumun cari yıl finansal tablolarına etkisini denetimin hangi aşamasında değerlendirmesi gerekir?
- A)Raporlama aşamasında
- B)Risk değerlendirme aşamasında
- C)Müşteri kabulü aşamasında
- D)Nihai gözden geçirme sırasında
- E)Müşterinin dürüstlüğüne ilişkin yapılan değer- lendirme sırasında
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. ISAs 710 (Önceki Dönem Finansal Tabloları İçeren Karşılaştırmalı Bilgiler) standardına göre, denetçi önceki dönemlerdeki denetim görüşünün türünü ve içeriğini dikkate almalıdır. Olumsuz veya ret içeren görüş, mevcut dönemdeki hata risklerinin (özellikle dolandırıcılık veya hata riskinin) yüksek olabileceğini gösterir. Bu nedenle, denetçi bu durumu risk değerlendirme aşamasında analiz ederek, cari yıl denetim planını ve uygulanacak denetim prosedürlerinin kapsamını buna göre şekillendirmelidir. Risklerin erken tespit edilmesi, denetim etkinliği için kritiktir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Raporlama aşaması çok geçtir; riskler burada değil, planlama sırasında ele alınmalıdır. C) Müşteri kabulü, denetim başlamadan önceki aşamadır ve cari yılın teknik etkisini doğrudan planlamaz. D) Nihai gözden geçirme, denetim sürecinin sonundadır; risk analizi bu tarihten çok önce yapılır. E) Dürüstlük değerlendirmesi etik bir ön koşuldur ancak teknik denetim risk planlamasıyla doğrudan eşdeğer değildir.
Bilinmesi gereken kural: Önceki dönemlerdeki olumsuz görüşler, cari yılın hata/dolandırıcılık risklerini artırır; bu nedenle riskler, denetim planlamasının ilk adımı olan risk değerlendirme aşamasında incelenmeli ve denetim stratejisi buna göre belirlenmelidir.
Soru 17 · 2015/9 · Denetim
Maddi doğrulama prosedürlerinin tek başına yeterli denetim kanıtı sağlamayacağını de- ğerlendirdiği durumda denetçinin yapması gereken aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kontrol testleri tasarlamak ve uygulamak
- B)Yapısal testleri tasarlamak ve uygulamak
- C)İşlem sınıflarına ilişkin detay testlerin kapsa- mını genişletmek
- D)Hesap bakiyelerine ilişkin detay testlerin kap- samını genişletmek
- E)Analitik maddi doğrulama prosedürlerini ilave denetim kanıtı sağlayacak şekilde genişletmek
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A’dır. ISAs 330 ve ISAs 500 uyarınca, denetçi maddi doğrulama prosedürlerinin (detay testleri) tek başına yetersiz kaldığını tespit ettiğinde, bu eksikliği gidermek için kontrol testleri tasarlamalı ve uygulamalıdır. Kontrol testleri, iç kontrol sisteminin etkinliğini değerlendirerek denetim riskini düşürür ve güvenilir kanıt sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) "Yapısal test" terminolojisi denetim standartlarında geçerli bir prosedür türü değildir. C) İşlem sınıflarına yönelik detay testlerini genişletmek, maddi doğrulamanın yetersiz olduğu durumda ek kanıt sağlamaz. D) Hesap bakiyelerına yönelik detay testlerini genişletmek de aynı şekilde, yetersiz kalan maddi doğrulamanın yerini tutmaz. E) Analitik prosedürleri genişletmek, kontrol etkinliğine dair doğrudan kanıt sunmaz ve genellikle planlama aşamasında kullanılır.
Bilinmesi gereken kural: Maddi doğrulama prosedürleri tek başına yetersiz kaldığında, denetçi iç kontrolün işleyişine dair kanıt elde etmek için kontrol testlerine başvurmak zorundadır.
Soru 18 · 2015/9 · Denetim
Aşağıdakilerden hangisi, diğerlerine kıyasla, işletmeyi ve çevresini tanıma aşamasının bir parçası olarak daha az nitelendirilebilir?
- A)Genel finansal raporlama çerçevesi
- B)İşletmenin ortaklık ve üst yönetim yapısı
- C)Finansal tablolarda kullanılan terminolojinin uygunluğu
- D)İşletmenin muhasebe politikalarını seçimi ve uygulaması
- E)İşletmenin finansal performansının ölçümü ve gözden geçirilmesi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Denetim standardı (TDS 315) uyarınca, işletmeyi ve çevresini tanıma aşaması, denetçinin iş ortamını, sektörü, düzenleyici ortamı ve işletmenin iç yapısını (ortaklık, yönetim, strateji) anlamayı kapsar. Finansal tablolardaki terminolojinin uygunluğu ise, denetim planlamasının sonraki aşamalarında veya denetim kanıtlarının değerlendirilmesi sürecinde, seçilen muhasebe politikalarının ve sunumun standartlara uygunluğunun kontrol edildiği daha teknik ve spesifik bir inceleme alanıdır. Bu nedenle, genel "tanıma" sürecine kıyasla daha az nitelendirilebilir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Genel finansal raporlama çerçevesi, işletmenin raporlama ortamının temel taşıdır ve tanıma aşamasının ayrılmaz parçasıdır. B) Ortaklık ve üst yönetim yapısı, işletmenin iç kontrol ve yönetim kültürünü anlamak için kritik bir tanıma unsurudur. D) Muhasebe politikalarının seçimi ve uygulanması, işletmenin muhasebe ortamını ve risklerini anlamak için temel bir tanıma aktivitesidir. E) Finansal performansın ölçümü ve gözden geçirilmesi, işletmenin operasyonel ve finansal dinamiklerini anlamak için yapılan temel analizdir.
Bilinmesi gereken kural: İşletmeyi tanıma, muhasebe politikalarının teknik uygunluğunu test etmekten önce, işletmenin genel iş ortamını, yapısını ve raporlama çerçevesini bütünsel olarak kavramayı ifade eder.
Soru 19 · 2015/9 · Denetim
Finansal tabloların bağımsız denetim bağla- mında maddi doğrulama prosedürlerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Denetlenen işletmenin yapısal riskleri ortadan kaldırmasına imkân verir.
- B)Denetçinin iç kontrol sistemine olan güvenini oransal olarak yükseltir.
- C)Bazı denetimlerde maddi doğrulama prosedür- leri uygulanmayabilir.
- D)Önemli bilanço sonrası olayları tespit amacıyla tasarlanan prosedürlerdir.
- E)Detay testleri ve analitik maddi doğrulama prosedürlerinden oluşur.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E’dir. ISAs 330 ve ISAs 500 standartlarına göre, denetçinin elde ettiği denetim kanıtlarının yeterliliği ve uygunluğu, maddi doğrulama prosedürlerinin uygulanmasıyla sağlanır. Bu prosedürler iki ana bileşenden oluşur: Detay testleri (işlem ve bakiye detaylarını test etme) ve analitik maddi doğrulama prosedürleri (finansal veriler arasındaki ilişkileri ve tutarlılığı değerlendirme). Bu nedenle E şıkkı standartlara tam uyumludur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Denetim, riskleri ortadan kaldırmaz, sadece makul güvence sağlar. B) İç kontrole güven, maddi doğrulama prosedürlerinin kapsamını azaltır, güveni yükseltmez. C) Tüm bağımsız denetimlerde maddi doğrulama prosedürleri zorunludur; uygulanmaması mümkün değildir. D) Bu prosedürler genel olarak finansal tablo tutarlarını doğrulamak içindir, sadece bilanço sonrası olaylara odaklı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetimde maddi doğrulama kanıtları her zaman detay testleri ve analitik prosedürlerin kombinasyonundan elde edilir.
Soru 20 · 2015/9 · Denetim
Alacak hesap bakiyelerine ilişkin olarak kul- lanılan dış teyit prosedürü aşağıdaki yönetim beyanlarından hangisiyle diğerlerine kıyasla daha fazla ilgilidir?
- A)Var olma
- B)Sınıflandırma
- C)Değerleme
- D)Tamlık
- E)Gerçekleşme dartları Kurumu düzenlemelerine göre bağım- sız denetimde çalışma kâğıtları asgari kaç yıl saklanmalıdır? A) 20 B) 10 C) 7 D) 5 E) 3
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Dış teyit prosedürü, alacağın varlığını (var olma) doğrulamak için kullanılan en güvenilir kanıtlardan biridir. ISAs 505 (Dış Teyitler) standardına göre, üçüncü taraflardan alınan yazılı teyitler, alacağın gerçek varlığı konusunda yüksek düzeyde güvence sağlar. Bu nedenle, "Var olma" iddiasını test etmek için diğerlerine kıyasla daha doğrudan ve etkilidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Sınıflandırma, bilançodaki doğru sınıfa yerleşmeyi test eder; teyit bu detayı doğrudan vermez. C) Değerleme, alacağın tahsil edilebilirliğini ve karşılık ayrımını kapsar; teyit sadece bakiyeyi onaylar, değerlemeyi garanti etmez. D) Tamlık, eksik kayıtları bulmayı hedefler; dış teyit genellikle kayıtlarda olanları doğrular, kayıtlarda olmayanları tespit etmekte yetersiz kalır. E) Gerçekleşme, işlemin gerçekleştiğini test eder; alacak bakiyesi için var olma iddiası daha temel ve doğrudan ilgilidir.
Bilinmesi gereken kural: Dış teyitler, özellikle varlık ve yükümlülüklerin varlığı (var olma) iddiasını kanıtlamak için en güçlü bağımsız kanıtlardan biridir.
Soru 21 · 2015/9 · Denetim
İşlemlerin kaydedilip kaydedilmediğinin dene- tim testinde aşağıdaki unsurlardan hangisin- den başlanır?
- A)Kesin mizan
- B)Yevmiye kayıtları
- C)Orijinal kaynak belgeler
- D)Defteri kebir bakiyeleri
- E)Finansal tablo kalemleri
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Denetim standartlarına göre, işlemlerin kaydedilip kaydedilmediğini (varlık ve yükümlülüklerin eksiksiz kayıt altına alınmasını) test ederken denetçi, işlemin başlangıç noktası olan orijinal kaynak belgelerden (fatura, irsaliye, makbuz vb.) hareket etmelidir. Bu yaklaşım, "varlık-yükümlülük" yönünden denetimden ziyade "eksiksizlik" yönünden denetim mantığına dayanır. Kaynak belgeden deftere, oradan da genel muhasebe kayıtlarına doğru izleme yapmak, kaydedilmeyen işlemlerin tespitini sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kesin mizan, tüm kayıtların toplandığı nihai bir tablodur; eksik kayıtları tespit etmede başlangıç noktası olamaz. B) Yevmiye kayıtları, işlemin zaten sisteme girdiği yerdir; eksikliği buradan değil, dış kaynaklardan izlenmelidir. D) Defteri kebir bakiyeleri, yevmiye kayıtlarının özetidir ve eksik kayıtları doğrudan göstermez. E) Finansal tablo kalemleri, en üst düzey özet bilgilerdir ve detaylı eksiklik testinde başlangıç unsuru değildir.
Bilinmesi gereken kural: Eksiksizlik (tamamlılık) testlerinde denetçi her zaman dış kaynak belgeden (orijinal belge) başlayarak muhasebe kayıtlarına doğru izleme yapar.
Soru 22 · 2015/9 · Denetim
“…… finansal bilgilerin, tüm önemli yönle- riyle, [geçerli finansal raporlama çerçevesi- ne] uygun olarak hazırlanmadığı kanaatine varmamıza sebep olacak herhangi bir husus dikkatimizi çekmemiştir.” metni denetçi tara- fından sunulan hangi hizmete ilişkin rapora ait olabilir?
- A)İç denetim raporu
- B)Somut bulgular raporu
- C)Bağımsız denetim raporu
- D)Sınırlı bağımsız denetim raporu
- E)Maddi varlıklar değerleme raporu
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. Bu ifade, Sınırlı Bağımsız Denetim Standartları (SBS) kapsamında, denetçinin finansal tablolarda maddi yanlışlık beyanı yapamadığını belirten "olumsuz garanti" ifadesidir. Sınırlı denetimde denetçi, soru sorma ve analiz gibi sınırlı prosedürler uygular. Bu nedenle, finansal bilgilerin geçerli çerçeveye uygun olarak hazırlanmadığına dair herhangi bir hususla karşılaşmadıklarını beyan ederler. Bu standart metin, denetçinin sınırlı güvence sunduğunu ve olumsuz bir sonuç elde etmediğini gösterir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) İç denetim raporu, yönetim ve denetim kurulu için hazırlanır ve bu standart ifadeyi kullanmaz. B) Somut bulgular raporu, belirli konularda detaylı tespitleri içerir, genel bir beyan değildir. C) Bağımsız denetim raporu, "olumlu garanti" verir ve finansal tabloların her yönüyle uygun olduğunu beyan eder. E) Maddi varlık değerleme raporu, spesifik bir varlığın değerine odaklanır, genel finansal raporlama uygunluğunu kapsamaz.
Bilinmesi gereken kural: Sınırlı denetim raporlarında "olumsuz garanti" (hiçbir husus dikkatimizi çekmemiştir) ifadesi kullanılırken, tam denetimde "olumlu garanti" (gerçek ve adil bir şekilde sunar) ifadesi kullanılır.
Soru 23 · 2015/9 · Denetim
Finansal bilgilere ilişkin, üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uygulanmasına yönelik işlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Mevzuat veya sözleşmede yer almasa bile bağımsızlık, üzerinde mutabık kalınan prose- dürlere yönelik işler için bir zorunluluktur.
- B)Üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uy- gulanmasına yönelik işler sonucunda somut bulgular raporu düzenlenir.
- C)Bir finansal tablo ve hatta tam bir finansal tablo setiyle ilgili olarak belirli prosedürlerin uygulanmasını içerebilir.
- D)İlgili hizmetler standardı (İHS 4400), finansal olmayan bilgilere ilişkin işler için de rehberlik sağlayabilir.
- E)Denetçi, KGK tarafından yayımlanan Bağımsız Denetçiler için Etik Kurallar’a uygunluk sağlar.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. A şıkkı, bağımsızlık zorunluluğunun mevzuat veya sözleşme ile belirlendiğini ima ettiği için yanlıştır. Aslında, üzerinde mutabık kalınan prosedürler (İHS 4400), bağımsız denetim standardı değildir; bu nedenle bağımsızlık, denetimdeki kadar katı bir zorunluluk olarak tanımlanmaz, ancak etik kurallara uyum genel bir gerekliliktir. Ancak soru "söylenemez" dediği için, A şıkkındaki "mevzuat veya sözleşmede yer almasa bile... zorunludur" ifadesi, bu hizmet türünün doğası ve bağımsızlık standartlarının kapsamı açısından tartışmalı veya eksik bir ifade olarak kabul edilmiştir. (Not: Resmi cevap A olduğu için, diğer şıkların doğruluğu üzerinden gidelim).
B şıkkı doğrudur; bu işlemler sonucunda somut bulgular raporu düzenlenir. C şıkkı doğrudur; belirli prosedürler tek bir finansal tablo veya tüm tablo seti için uygulanabilir. D şıkkı doğrudur; İHS 4400, finansal olmayan bilgilere de rehberlik eder. E şıkkı doğrudur; bağımsız denetçiler her durumda Etik Kurallara uymak zorundadır.
Bilinmesi gereken kural: Üzerinde mutabık kalınan prosedürler, bağımsız denetim standardı olmadığı için bağımsızlık zorunluluğu denetimdeki gibi mutlak değildir, ancak etik uyum esastır.
Soru 24 · 2015/9 · Denetim
Aşağıdakilerden hangisi bir işletmenin iç kontrolünün parçası değildir?
- A)İzleme
- B)Kontrol riski
- C)Kontrol çevresi
- D)Kontrol faaliyetleri
- E)Risk değerlendirme süreci
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. İç kontrolün unsurları, COSO çerçevesi ve Türk Muhasebe Standartları (TMS) uyarınca beş temel bileşenden oluşur: Kontrol ortamı (C şıkkı), risk değerlendirme süreci (E şıkkı), kontrol faaliyetleri (D şıkkı), bilgi ve iletişim ile izleme (A şıkkı). Bu nedenle A, C, D ve E şıkları iç kontrolün doğrudan parçalarıdır.
B şıkkı olan "kontrol riski" ise iç kontrolün bir parçası değil, denetçinin risk değerlendirmesi sürecinde kullandığı bir kavramdır. Kontrol riski, iç kontrolün yetersiz kalması nedeniyle maddi yanlış ifade riskinin ortaya çıkma olasılığıdır. Yani kontrol riski, iç kontrol sisteminin kendisi değil, bu sistemin etkinliğine bağlı olarak değişen bir denetim riski bileşenidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) İzleme, iç kontrol sisteminin sürekliliğini sağlayan temel bileşendir. C) Kontrol çevresi, iç kontrolün temelini oluşturan kurumsal kültür ve yapıdır. D) Kontrol faaliyetleri, yönetim hedeflerine ulaşmayı sağlayan eylemlerdir. E) Risk değerlendirme süreci, finansal raporlama risklerini belirleyen kritik adımdır.
Bilinmesi gereken kural: Kontrol riski, iç kontrolün bir unsuru değil; iç kontrolün yetersizliğinden kaynaklanan denetim riskidir.
Soru 25 · 2015/9 · Denetim
Denetçi güvenmek istediği bazı kontrollerin önceki yıllardaki gibi işlediğini ve bunların en son test edilişinden bu yana değişmediğini ve ciddi bir riski azaltmayan kontroller olduğunu değerlendirmektedir. BDS 330’a göre bu kont- rolleri asgari olarak hangi sıklıkla tekrar test etmesi gerekir?
- A)Aylık
- B)6 aylık
- C)Her iki yılda bir
- D)Her üç yılda bir
- E)Her bir denetimde
Çözümü göster — doğru cevap D
BDS 330 (Denetçinin Yanıltıcı Olarak Hazırlanmış Finansal Tablolar Hakkında Sorumlu Olduğu Durumlarda Denetimde Dikkate Alınması Gerekenler) standardı, denetçinin önceki denetimlerde elde ettiği kanıtlara güvenip güvenemeyeceğini düzenler. Standarta göre, denetçi bir kontrolün değişmediğini ve ciddi bir riski azaltmadığını değerlendirdiğinde, bu kontrollerin etkinliğine ilişkin kanıtları her denetim döneminde toplamak zorunda değildir. Ancak, güvenin geçerliliğini korumak için bu kontrollerin en az her üç yılda bir tekrar test edilmesi esastır. Bu kural, denetçinin sürekli güncel kanıt toplama yükümlülüğü ile verimlilik arasında denge kurar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Aylık test, standartta öngörülen asgani sıklık dışındadır ve gereğinden fazla yük getirir. B) 6 aylık test, üç yıllık periyot kuralına aykırıdır. C) Her iki yılda bir test, standartta belirtilen üç yıllık aralıktan daha sıkı bir gerekliliktir. E) Her denetimde test etmek, kontrolün değişmediği durumlarda standartta izin verilen esnekliği ortadan kaldırır.
Bilinmesi gereken kural: BDS 330’a göre, değişmeyen ve riski azaltmayan kontroller asgari olarak her üç yılda bir test edilmelidir.
Soru 26 · 2015/9 · Denetim
Bir denetçi stoklarla ilgili olarak görevlerin ayrılığı ilkesinin uygulanıp uygulanmadığını genellikle aşağıdaki tekniklerden hangisiyle test eder?
- A)Fatura tetkiki ve mutabakatı
- B)Dış teyit ve yeniden hesaplama
- C)Personelin sorgulanması ve gözlem
- D)Analitik prosedürler ve tutar hesaplaması
- E)Test stok sayımı ve hesap kesim prosedürleri
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Görevlerin ayrılığı (SoD), bir işin yetkilendirilmesi, kaydı ve varlığın korunması gibi görevlerin farklı kişiler tarafından yürütülmesi ilkesidir. Bu ilkenin uygulanıp uygulanmadığı, fiili bir kontrol ve davranışsal bir durumdur. Denetim standartları (TDS 500) uyarınca, iç kontrolün tasarım ve uygulanışının testinde en etkili yöntemler sorgulama ve gözlemdir. Denetçi, stok departmanı ile muhasebe departmanı personeliyle görüşerek (sorgulama) ve iş akışını yerinde izleyerek (gözlem) bu ayrılığın pratikte gerçekleşip gerçekleşmediğini doğrular.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Fatura tetkiki, işlem doğruluğunu ve varlığını test eder, görev ayrılığını doğrudan kanıtlamaz. B) Dış teyit, alacakların varlığını; yeniden hesaplama ise matematiksel doğruluğu test eder. D) Analitik prosedürler, tutarsızlıkları ve risk alanlarını belirler, kontrol ortamının işleyişini kanıtlamaz. E) Test stok sayımı, varlık ve değerlemeyi; hesap kesim prosedürleri ise kesim tarihini test eder.
Bilinmesi gereken kural: Görevlerin ayrılığı gibi iç kontrol faaliyetlerinin "uygulanışını" test etmek için en güvenilir kanıt, denetçinin doğrudan gözlemlediği ve personelden aldığı sözlü beyanlardır.
Soru 27 · 2015/9 · Denetim
Bir bağımsız denetim sırasında üst yönetim- den sorumlu olanlarla kurulacak iletişimle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Denetim komitesine sahip olan işletmelerde, denetim komitesi üst yönetimden sorumlu olanları ifade eder.
- B)Denetçi uygulanacak prosedürleri ve denetim programını üst yönetimden sorumlu olanlara bildirmelidir.
- C)Denetçi genel hatlarıyla denetimin planlanan zamanlamasını üst yönetimden sorumlu olan- lara bildirmeyebilir.
- D)Denetçi finansal tabloların denetlenmesinin üst yönetimin sorumluluklarını ortadan kal- dıracağını üst yönetimden sorumlu olanlara bildirmelidir.
- E)Denetçi işletmenin muhasebe uygulamalarının önemli nitel yönleri hakkındaki görüşlerini üst yönetimden sorumlu olanlara bildirmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E'dir. ISAs 260 (İletişim) standardına göre, denetçi denetim süreci ve bulguları hakkında "üst yönetimden sorumlu olanlarla" (genellikle denetim komitesi veya benzeri organlar) iletişim kurmakla yükümlüdür. Bu standart, denetçinin bu taraflara işletmenin muhasebe uygulamalarının önemli nitelikleri ve kalitesi hakkında görüşlerini bildirmesini açıkça öngörür. Bu iletişim, denetimin şeffaflığını sağlar ve yönetim denetimiyle ilgili sorumlulukların anlaşılmasını kolaylaştırır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Denetim komitesi, üst yönetimden sorumlu olanların kendisi değil, onları denetleyen bağımsız bir organı ifade eder. B) Denetçi, denetim programının detaylarını ve uygulanacak spesifik prosedürleri gizli tutar; bu bilgi güvenliği ve denetim etkinliği açısından risk oluşturur. C) Denetçi, planlanan zamanlama ve kapsam gibi önemli hususları üst yönetimden sorumlu olanlarla paylaşmak zorundadır. D) Denetçi, denetimin üst yönetimin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını, aksine bu sorumlulukların devam ettiğini açıkça belirtmelidir.
Bilinmesi gereken kural: Denetçi, üst yönetimden sorumlu olanlarla muhasebe politikalarının niteliği ve denetim bulguları gibi önemli konularda şeffaf iletişim kurmakla yükümlüdür.
Soru 28 · 2015/9 · Denetim
Aşağıdakilerden hangisi borsada işlem gören işletmelerin bağımsız denetimlerine özgü de- netim şirketinin yükümlülüklerinden birisidir?
- A)Bağımsız denetim sözleşmesini yazılı olarak düzenleme
- B)Önemli iç kontrol eksiklerinin yazılı olarak üst yönetimden sorumlu olanlara bildirme
- C)Denetimden önce denetim ekibinden bağım- sızlık politika ve prosedürlerine uyduklarını ve uyacaklarını bildiren yazılı bir taahhüt alma
- D)Denetim şirketinin bağımsızlığa dair etik hü- kümlere uygunluk sağladığına dair üst yöne- timden sorumlu olanlara yazılı olarak bildirim- de bulunma
- E)Denetçinin finansal tabloların hazırlanması sırasında etkileri dikkate alınması gereken bilinen tüm aykırılık veya şüphelenilen aykı- rılık hâllerinin kendisine açıklandığına dair yönetimden ve uygun hâllerde üst yönetimden sorumlu olanlardan yazılı açıklama alma
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. Borsada işlem gören işletmelerin denetiminde, denetim şirketinin bağımsızlığını korumak hayati önem taşır. TBB Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Meslek Standartları (TBB BDS) uyarınca, denetim şirketi; bağımsızlık politikalarına uygunluk sağladığını ve etik kurallara uyduğunu, üst yönetimden sorumlu olanlara (Yönetim Kurulu vb.) yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim, bağımsızlığın objektif bir kanıtıdır ve halka açık şirketlerde zorunludur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Yazılı sözleşme düzenlemek tüm denetimlerde ortak bir zorunluluktur, borsa şirketlerine özgü değildir. B) İç kontrol eksiklerinin bildirimi tüm denetimlerde standart bir uygulamadır, özgünlük taşımaz. C) Ekibin bağımsızlık taahhüdü almak tüm denetimlerde uygulanır, borsa şirketlerine özel bir yükümlülük değildir. E) Aykırılık bildirimini yazılı olarak almak tüm denetimlerde gerekli bir prosedürdür, özgün değildir.
Bilinmesi gereken kural: Halka açık şirketlerde denetim şirketi, bağımsızlığını koruduğuna dair yazılı beyanı yönetim kuruluna sunmak zorundadır.
Soru 29 · 2015/9 · Denetim
Olumlu görüş içeren bir bağımsız denetçi ra- porunun hangi kısmında elde edilen denetim kanıtlarının oluşturulan görüş için yeterli ve uygun bir dayanak olduğu ifade edilir?
- A)Giriş
- B)Görüş
- C)Bağımsız denetçinin sorumluluğu
- D)Mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler
- E)Yönetimin finansal tablolara ilişkin sorumluluğu
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. ISAs 700 revize edilmiş standartlarına göre, bağımsız denetçinin sorumlulukları bölümünde denetçinin, elde edilen denetim kanıtlarının yeterli ve uygun bir dayanak oluşturduğu ve bu kanıtların görüşü desteklediği ifadesi yer alır. Bu bölüm, denetçinin mesleki şüpheyi koruyarak planlama ve uygulama sürecinde kanıt topladığını vurgular.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Giriş bölümü sadece denetim kapsamını ve finansal tabloların kapsamını tanımlar, kanıt yeterliliğine dair yargıyı içermez. B) Görüş bölümü sadece net sonucu (görüşü) bildirir, kanıt toplama sürecinin detaylarını vermez. D) Mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler bölümü yasal bildirimleri kapsar, denetim kanıtlarının niteliğini tartışmaz. E) Yönetimin sorumlulukları bölümü, finansal tablolara ilişkin hazırlama ve iç kontrol sorumluluklarını açıklar, denetçinin kanıt toplama sürecini anlatmaz.
Bilinmesi gereken kural: Denetim kanıtlarının görüş için yeterli ve uygun dayanak oluşturduğu ifadesi, ISAs 700 uyarınca her zaman "Bağımsız denetçinin sorumlulukları" bölümünde yer alır.
Soru 30 · 2015/9 · Denetim
İşletmenin dış hukuk müşaviriyle doğrudan iletişime geçen denetçinin bilgi talebinin dış hukuk müşaviri tarafından reddedilmesi denetçi tarafından genellikle ne olarak değer- lendirilir?
- A)Bir kapsam sınırlaması
- B)Olumsuz görüşün dayanağı
- C)Önemli bir iç kontrol eksikliği
- D)Denetimden çekilmenin gerekçesi
- E)Bağımsız denetimi sınırlı denetime dönüştür- me sebebi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A'dır. Uluslararası Denetim Standartları (UDA) 501 ve 705 uyarınca, denetçinin dış hukuk müşaviriyle doğrudan iletişime geçmesi, hukuki konularda yeterli uygun denetim kanıtı elde etmek için kritik bir adımdır. Müşavirin bu talebi reddetmesi, denetçinin yasal yükümlülükler veya muhtemel davalar hakkında gerekli bilgiye ulaşmasını engeller. Bu durum, denetim kapsamının kısıtlanması olarak nitelendirilir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Olumsuz görüş, sadece kapsam sınırlaması "ciddi ve yaygın" ise ve etkileri ölçülemezse verilir; her reddedilme otomatik olumsuz görüş doğurmaz. C) Hukuk müşavirinin işbirliği yapmaması, işletmenin iç kontrol sisteminin tasarım veya uygulama eksikliği değil, dış bir engeldir. D) Denetimden çekilme, ancak kapsam sınırlaması "ciddi ve yaygın" ise ve açıklama mümkün değilse düşünülür; genellikle ilk adım açıklama veya görüş türü belirlemektir. E) Bağımsız denetim, kapsam sınırlaması nedeniyle sınırlı denetime dönüşmez; bu iki farklı denetim türüdür.
Bilinmesi gereken kural: Dış hukuk müşavirinin denetim taleplerini reddetmesi, denetçinin yasal riskleri değerlendirmesini engelleyen bir kapsam sınırlamasıdır.
Soru 31 · 2015/9 · Denetim
Denetçi ön incelemesine dayanarak beklenen sapma oranının kabul edilemeyecek derecede yüksek olduğuna karar vermiştir. Bu çerçe- vede genellikle, denetçinin aşağıdakilerden hangisini uygulaması beklenir?
- A)Örnekleme dışı riski düşük tutma
- B)Kontrol testini uygulamamaya karar verme
- C)Beklenen yanlışlık oranını yükseltme
- D)Detay testlerinin uygulanmasında % 100 ince- leme yapma
- E)Seçilen kalemlerin yerine başka kalemler üze- rinde prosedürleri uygulama
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Denetim standartlarına göre, denetçi iç kontrollerin etkinliğine güveniyorsa kontrol testleri yapar. Ancak ön incelemede beklenen sapma oranının (yanlışlık oranının) kabul edilemeyecek düzeyde yüksek olduğu tespit edildiğinde, bu durum iç kontrol sisteminin zayıf veya işe yaramaz olduğunu gösterir. Bu nedenle denetçi, iç kontrollerden faydalanamayacağına kanaat getirir ve kontrol testlerini (test of controls) uygulamaya karar vermez. Kontrol testi yapmadan, doğrudan detay testlerine (substantive procedures) yönelmek en uygun yaklaşımdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Örnekleme dışı riski düşürmek için daha fazla detay testi gerekir, kontrol testi değil. C) Beklenen yanlışlık oranını yükseltmek, denetim riskini artırır ve mantıksızdır; bu oran gerçekçi tahmine dayanır. D) %100 inceleme her zaman mümkün veya verimli değildir; maliyet-etkinlik ilkesine aykırı olabilir. E) Kalemleri rastgele değiştirmek, denetim planını bozar ve örneklemeyi geçersiz kılar.
Bilinmesi gereken kural: Beklenen sapma oranı çok yüksekse iç kontrol güvenilmez kabul edilir ve kontrol testleri atlanır, doğrudan detay testlerine geçilir.
Soru 32 · 2015/9 · Denetim
Topluluk finansal tablolarının bağımsız dene- timine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Topluluk denetim ekibi, bir bütün olarak toplu- luk finansal tablolarının önemliliğini belirler.
- B)Önemli olmayan birimler için topluluk denetim ekibi, topluluk düzeyinde analitik prosedürleri uygular.
- C)Topluluk denetim ekibi, topluluğun genel de- netim stratejisini oluşturur ve topluluk denetim planını geliştirir.
- D)Topluluk finansal tablolarına ilişkin denetçi raporu, mevzuat tarafından zorunlu tutulma- dıkça, birim denetçisine atıfta bulunmaz.
- E)Topluluk açısından tek başına finansal olarak önemli olan bir birimin finansal bilgileri birim denetçisi tarafından değil topluluk denetim ekibince denetlenir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. ISAs 600 standardına göre, topluluk açısından "tek başına finansal olarak önemli" (Significant) birimlerin denetimi, topluluk denetim ekibi tarafından doğrudan yürütülmek zorundadır. Bu birimlerin riski yüksek olduğu ve topluluk tablolara doğrudan yansıdığı için, denetim sürecinin kontrolü ve sorumluluğu topluluk ekibinde olmalıdır. Bu nedenle, bu birimlerin birim denetçisi tarafından denetlenmesi kural dışıdır; dolayısıyla E ifadesi yanlıştır.
Diğer şıkların analizi: A) Doğrudur; önemlilik belirleme topluluk düzeyinde bütünsel yapılır. B) Doğrudur; önemli olmayan birimler için analitik prosedürler yeterlidir. C) Doğrudur; strateji ve planlama topluluk ekibinin yetkisindedir. D) Doğrudur; atıf, zorunlu olmadıkça yapılmaz.
Bilinmesi gereken kural: Topluluk açısından tek başına finansal olarak önemli birimler, bağımsız denetçisi olmaksızın topluluk denetim ekibi tarafından doğrudan denetlenir.
Soru 33 · 2015/9 · Denetim
Aşağıda yer alan yönetim beyanlarından hangisine ilişkin olarak denetim kanıtı elde etmenin diğerlerine kıyasla daha zor olduğu kabul edilir?
- A)Tamlık
- B)Doğruluk
- C)Gerçekleşme
- D)Değerleme
- E)Hesap kesimi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Denetim standartlarına (TDS 500) göre, "Tamlık" iddiasına ilişkin kanıt elde etmek diğer iddialara kıyasla daha zordur. Bunun temel nedeni, eksik olan veya kaydedilmeyen bir unsuru tespit etmenin, var olan bir unsuru doğrulamaktan metodolojik olarak daha karmaşık olmasıdır. Denetçi, var olan kayıtları kontrol edebilir ancak kayıtlarda olmayan bir işlemin varlığını kanıtlamak için ters yönlü testler yapması gerekir ki bu da popülasyonun tamamını kapsama zorunluluğu doğurur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Doğruluk, var olan kayıtların tutarlılığıyla doğrudan test edilebildiği için tamlıktan daha kolaydır. C) Gerçekleşme, gerçekleşen işlemlerin belgeleriyle teyit edilebildiği için nispeten daha doğrudan bir kanıttır. D) Değerleme, genellikle matematiksel doğrulama ve piyasa verileriyle kontrol edilebildiği için daha nesneldir. E) Hesap kesimi, dönem sonu bakiyelerinin matematiksel doğruluğunu içerdiği için nispeten daha kolay kanıtlanabilir.
Bilinmesi gereken kural: Denetimde "tamlık" iddiası, kayıtlarda olmayanı bulma zorluğu nedeniyle diğer iddialara göre en zor kanıtlanandır.
Soru 34 · 2015/9 · Denetim
İstisna raporlarının manuel olarak takibi ve kayıtların aritmetik doğruluğunun kontrol edilmesi aşağıdaki hangi kontrol türüne örnek olarak verilebilir?
- A)Sorgulama
- B)Fiziki kontroller
- C)Uygulama kontrolleri
- D)Risk analizi kontrolleri
- E)Genel bilgi teknolojileri kontrolleri
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Uygulama kontrolleri, işlemlerin yetkili, doğru ve tam olarak kaydedilmesini sağlayan denetim içi kontrollerdir. İstisna raporlarının takibi ve aritmetik doğrulama, muhasebe sisteminin işleyişini izleyen ve hataları önleyen spesifik uygulama kontrolleridir. ISAE 3000 ve denetim standartları gereği, bu tür kontrollerin etkinliği denetmen tarafından test edilmelidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Sorgulama, sadece bilgi toplamak için yapılan görüşmelerdir, doğrudan işlem doğrulaması değildir. B) Fiziki kontroller, varlıkların sayımı veya gözlemi gibi somut denetimlerdir, veri takibi değildir. D) Risk analizi, potansiyel tehlikeleri belirleme sürecidir, işlem kontrolü değildir. E) Genel BT kontrolleri, sistem genel güvenliğine odaklanır, spesifik işlem doğrulamalarını kapsamaz.
Bilinmesi gereken kural: İşlem düzeyindeki doğrulama ve takip mekanizmaları, denetim içi uygulama kontrolleri kapsamında değerlendirilir.
Soru 35 · 2015/9 · Denetim
Satın alınan her hangi bir maddi varlığın kayıtlara alınma zamanı aşağıdaki yönetim beyanlarından hangisiyle daha çok ilişkilendi- rilebilir?
- A)Tamlık
- B)Hesap kesimi
- C)Doğruluk
- D)Mevcut olma
- E)Gerçekleşme
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Satın alınan maddi varlıkların kayıtlara alınma zamanı, varlığın işletme kontrolüne girdiği ve risk/faydanın geçtiği anla ilgilidir. Bu durum, denetim standartlarında "Hesap Kesimi" (Cut-off) beyanı ile doğrudan ilişkilidir. Hesap kesimi, işlemlerin doğru muhasebe döneminde kaydedilmesini sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Tamlık, tüm kayıtlı varlıkların eksiksiz olup olmadığını ifade eder, zamanlamayı değil kapsamı ilgilendirir. C) Doğruluk, tutarların ve detayların doğru kaydedilip edilmediğini sorgular, giriş anını değil niceliği odaklar. D) Mevcut olma, bilanço tarihindeki varlığın fiziki veya hukuki olarak varlığını doğrular, satın alma anını değil varoluşu ele alır. E) Gerçekleşme, kayıtlı işlemlerin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol eder, varlık edinim zamanlamasını değil olayın gerçekliğini inceler.
Bilinmesi gereken kural: Varlık edinimlerinin doğru muhasebe döneminde kaydedilmesi "Hesap Kesimi" beyanının temel konusudur.
Soru 36 · 2015/9 · Denetim
I. Denetim programı II. Teyit ve açıklama mektupları III. Denetim sözleşmesi IV. Önemli hususlara ilişkin denetçinin tuttuğu özetler, kontrol listeleri Bağımsız Denetim Standardı 230’a göre, yukarıdakilerden hangisi/hangileri çalışma kâğıtlarına örnek olarak verilebilir?
- A)Yalnız II
- B)I ve II
- C)I, II ve III
- D)I, III ve IV
- E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap E
Bağımsız Denetim Standardı (BDS) 230, denetim çalışma kâğıtlarının kapsamını net bir şekilde tanımlar. Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 230’a göre çalışma kâğıtları, denetçinin yaptığı işlemleri, uyguladığı denetim prosedürlerini ve elde ettiği önemli bulguları gösteren kayıtları içerir. Bu kapsam; denetim programı (I), üçüncü taraflardan alınan teyit ve açıklama mektupları (II), taraflar arasındaki denetim sözleşmesi (III) ve denetçinin önemli hususları özetlediği notlar ile kontrol listelerini (IV) açıkça kapsar. Dolayısıyla tüm maddeler çalışma kâğıdı olarak kabul edilir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, program, sözleşme ve özetlerin de kâğıtlara alınması gerektiğini göz ardı eder. B şıkkı, sözleşme ve özetlerin eksik bırakılmasından dolayı eksiktir. C şıkkı, önemli hususlara ilişkin özet ve kontrol listelerinin dahil edilmemesi nedeniyle yanlıştır. D şıkkı ise teyit mektuplarının dışlanmasıyla hatalıdır.
Bilinmesi gereken kural: BDS 230 uyarınca denetim programı, teyit mektupları, sözleşme ve özet notları dahil tüm önemli belgeler çalışma kâğıdı sayılır.