2021/11 KGK Bağımsız Denetçilik Denetim Soruları ve Çözümleri

2021/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Denetim dersinden çıkan 32 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2021/11 · Denetim

Aşağıdakilerden hangisi, “denetim şirketinin, denetçinin veya denetim ekibi üyesinin; makul ve bilgi sahibi üçüncü kişilerde, dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilikten ödün verdiği intibaını oluşturabilecek durum ve davranışlardan sakınması”nı en iyi ifade etmektedir?

  • A)Esasta bağımsızlık
  • B)Şekilde bağımsızlık
  • C)Mesleki davranış
  • D)Mesleğe uygun davranış
  • E)Tarafsızlık
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Uluslararası Bağımsız Denetim Standartları (UBDS) 5100 paragrafına göre, "şekilde bağımsızlık", denetçinin veya ekibinin, makul ve bilgi sahibi üçüncü kişilerde dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilikten ödün verdiği intibaını oluşturabilecek durum ve davranışlardan sakınmasını ifade eder. Yani dışarıdan bakıldığında bağımsızlık izlenimi vermemeliyiz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Esasta bağımsızlık, zihinsel bir durum ve gerçek bağımsızlık halidir, dış intiba ile ilgisi yoktur. C) Mesleki davranış, etik ilkeler çerçevesinde genel profesyonel sorumlulukları kapsar. D) Mesleğe uygun davranış, mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan kaçınmayı ifade eder. E) Tarafsızlık, bağımsızlığın temel bir unsurudur ancak bu spesifik tanımlamayı karşılamaz.

Bilinmesi gereken kural: Şekilde bağımsızlık, dış gözlemci nezdinde bağımsızlık izlenimini korumayı gerektiren görünürdeki bağımsızlıktır.

Soru 2 · 2021/11 · Denetim

I. Bir müşteriye kurumsal finansman hizmeti sunarken söz konusu müşteriyi satın alması muhtemel biri tarafından denetçiye ağırlanma teklifinde bulunulması II. Denetçinin, mevcut veya potansiyel bir müşteriyi düzenli olarak spor faaliyetlerine götürmesi III. Denetçinin, bir müşterisinden, kamuoyuna açıklandığında uygunsuz olarak algılanacak niteliğe sahip bir ağırlanmayı kabul etmesi Denetçinin, davranışı uygunsuz şekilde etkileme niyetinin bulunmadığına karar vermesi durumunda dahi tehdit oluşturabilecek bir teşvik teklifinde bulunulması veya teşvikin kabul edilmesi durumlarına ilişkin yukarıdaki örneklerde ifade edilen tehditler sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde en iyi ifade edilmiştir?

  • A)Kişisel çıkar tehdidi / Yakınlık tehdidi / Yıldırma tehdidi
  • B)Taraf tutma tehdidi / Kendi kendini denetleme tehdidi / Yıldırma tehdidi
  • C)Kendi kendini denetleme tehdidi / Yıldırma tehdidi / Yakınlık tehdidi
  • D)Taraf tutma tehdidi / Yıldırma tehdidi / Yakınlık tehdidi
  • E)Kişisel çıkar tehdidi / Taraf tutma tehdidi / Yıldırma tehdidi
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır.

I. Örnekte, denetçinin gelecekteki bir alıcıdan ağırlanma teklifi alması, kişisel menfaat beklentisi yarattığı için Kişisel Çıkar Tehdidi oluşturur. Meslek mensubu, bu faydayı elde etmek için tarafsızlığını kaybedebilir.

II. Müşteriyi düzenli olarak spor faaliyetlerine götürmek, arada samimi ve yakın bir ilişki kurar. Bu durum, mesleki mesafeyi zedeleyerek Yakınlık Tehdidi doğurur.

III. Kamuoyunca uygunsuz görülecek bir ağırlanmanın kabul edilmesi, denetçinin itibarını zedelemeye veya baskı kurmaya yönelik algı yaratır. Bu durum, özellikle kamu yararı varlığında Yıldırma Tehdidi olarak değerlendirilir; çünkü bu tür davranışlar denetçinin kararlarını etkileme veya itibarını kullanma riski taşır.

Diğer şıkların nedenleri: B) Taraf tutma ve kendi kendini denetleme tehditleri bu senaryolarda temel tehdit türleri değildir. C) Kendi kendini denetleme tehdidi, denetçinin kendi denetimini yapması durumudur, burada söz konusu değildir. D) Yıldırma tehdidi ikinci örnekte değil, üçüncü örnekte daha baskındır. E) Taraf tutma tehdidi, ikinci örnekteki yakınlık ilişkisinin yarattığı tehdidi tam karşılamaz.

Bilinmesi gereken kural: Kişisel çıkar menfaat beklentisinden, yakınlık samimiyetten, yıldırma ise itibar/algı baskısından kaynaklanır.

Soru 3 · 2021/11 · Denetim

Sorumlu denetçi ile denetimin kalitesini gözden geçiren kişi arasında belirli hususlarda görüş farklılığı oluşması durumunda uygulanacak politika ve prosedürler aşağıdaki hususlardan hangisini gerektirir?

  • A)Görüş farklılığı çözüme kavuşturuluncaya kadar rapora tarih verilmez.
  • B)Sorunun çözüme kavuşmamış olması durumunda, denetim şirketinin kalite kontrol sistemi içerisinde oluşturulan prosedürler uyarınca sorumlu denetçinin görüşü esas alınır ve rapor düzenlenir.
  • C)Sorunun çözüme kavuşmamış olması durumunda, denetim şirketinin kalite kontrol sistemi içerisinde oluşturulan prosedürler uyarınca denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin görüşü esas alınır ve rapor düzenlenir.
  • D)Sorunun çözüme kavuşmamış olması durumunda, denetim şirketinin kalite kontrol sistemi içerisinde oluşturulan prosedürler uyarınca denetim şirketi, denetlenen şirket yetkilileri ile iletişim kurar ve denetlenen şirket üst yönetiminden alınan bildirim doğrultusunda rapor düzenlenir.
  • E)Sorunun çözüme kavuşmamış olması durumunda, denetim şirketinin kalite kontrol sistemi içerisinde oluşturulan prosedürler sadece sorumlu denetçinin görüşünün esas alınmasını gerektireceğinden, sorumlu denetçinin görüşü esas alınır ve rapor düzenlenir. A
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A'dır. ISQM 1 ve TDKS 220 standartlarına göre, denetim ekibi ile kalite kontrol gözden geçiren kişi arasında görüş farklılığı oluştuğunda, bu farklılık çözüme kavuşturuluncaya kadar denetim raporu düzenlenemez. Bu kural, denetim kalitesinin ve bağımsızlığın korunması için esastır. Raporun tarihlenmesi, tüm denetim bulgularının ve görüş birliğinin tamamlanmış olmasını gerektirdiğinden, henüz çözülmemiş bir mesele varsa rapor tarih verilemez.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B) Sorumlu denetçinin görüşü tek taraflı olarak esas alınamaz; farklılık mutlaka çözülmelidir. C) Kalite kontrol gözden geçiren kişinin görüşü de tek başına esas alınarak rapor düzenlenemez. D) Denetlenen şirketin üst yönetimi, denetçi ile kalite kontrol arasındaki teknik görüş farklılıklarını çözmez. E) Kalite kontrol prosedürleri, farklılık çözülene kadar rapor verilmemesini veya farklı bir çözüm yolunu öngörür, sadece sorumlu denetçinin görüşünü dayatmaz.

Bilinmesi gereken kural: Denetim ekibi ile kalite kontrol gözden geçiren kişi arasındaki görüş farklılıkları, denetim raporu tarihlenmeden önce mutlaka çözümlenmelidir.

Soru 4 · 2021/11 · Denetim

İlgili kontrol mekanizması dikkate alınmadan önce, bir işlem sınıfına, hesap bakiyesine veya açıklamalara ilişkin bir yönetim beyanının, tek başına veya diğer yanlışlıklarla birlikte önemli olabilecek bir yanlışlık içermeye açık olması durumu aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

  • A)Tespit edememe riski
  • B)Kontrol riski
  • C)Yapısal risk
  • D)Denetim riski
  • E)Müteakip denetim prosedürü riski
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Denetim standartlarına göre, ilgili kontrol mekanizmaları devre dışı bırakıldığında, bir işlem, bakiye veya açıklamaya ilişkin yönetim beyanının tek başına veya diğer yanlışlıklarla birlikte önemli bir yanlışlık içermeye açık olma durumu Yapısal Risk olarak tanımlanır. Bu risk, denetçinin kontrol edebileceği alanların ötesinde, varlığın veya işlemin doğasından kaynaklanan inherent (yapısal) zayıflığı ifade eder.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Tespit edememe riski, denetçinin mevcut denetim prosedürleriyle hata yakalayamama riskidir. B) Kontrol riski, iç kontrol sisteminin bir yanlışlığı önleyememesi veya tespit edememesi riskidir. D) Denetim riski, denetçinin finansal tablolarda önemli bir yanlışlık olduğunda bunu tespit edememe riskinin genel bütünüdür. E) Müteakip denetim prosedürü riski, standart terminolojide bu bağlamda kullanılan temel bir risk tanımı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Yapısal risk, iç kontrollerin etkisiz olduğu varsayımıyla, beyanların doğasından kaynaklanan önemli yanlışlık riskidir.

Soru 5 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre, aşağıdakilerden hangisi varlıkların kötüye kullanılmasından ziyade hileli finansal raporlama şeklinde gerçekleştirilen hileye örnek teşkil eder?

  • A)Önemli ve olağan dışı işlemlerin şartlarının ve bunlarla ilgili kayıtların değiştirilmesi
  • B)İşletmenin teslim almadığı mal ve hizmetler için ödeme yapmasına sebep olunması
  • C)Fiyatları olduğundan yüksek göstermeleri karşılığında işletmenin satın alma birimi çalışanlarına tedarikçiler tarafından ödeme yapılması
  • D)Kayıtlardan silinmiş alacaklardan gelen tahsilatın kişisel banka hesaplarına aktarılması
  • E)İşletmeye ait teknolojik verilerin rakip işletmelerle gizli anlaşmalar yapılarak menfaat karşılığı verilmesi A
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A’dır. ISQM 1 ve Bağımsız Denetim Standartları (SAS) kapsamında hile, "Varlıkların Kötüye Kullanımı" ve "Hileli Finansal Raporlama" olarak ikiye ayrılır. Varlıkların kötüye kullanımı, çalışanların veya yöneticilerin işletme varlıklarını kişisel çıkarları için ele geçirmesidir (B, C, D, E şıkları bu kapsamdadır). Hileli finansal raporlama ise finansal tabloların kasıtlı olarak yanlış ifade edilmesidir. A şıkkındaki "işlem şartlarının ve kayıtların değiştirilmesi", finansal tablolarda gerçek dışı bir durum yaratmak amacıyla yapılan müdahaledir. Bu eylem, varlık çalınmasından ziyade, raporlama sürecini manipüle ederek hileli bir finansal tablo sunmayı hedefler. Dolayısıyla, hileli finansal raporlamanın tipik bir örneğidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B: Varlıkların kötüye kullanımı (ödeme ile varlık transferi). C: Varlıkların kötüye kullanımı (rüşvet/kaytarma). D: Varlıkların kötüye kullanımı (tahsilatın çalınması). E: Varlıkların kötüye kullanımı (bilgi hırsızlığı).

Bilinmesi gereken kural: Finansal tabloların kasıtlı olarak yanlış gösterilmesi hileli finansal raporlama; işletme varlıklarının kişisel çıkar için ele geçirilmesi ise varlıkların kötüye kullanımıdır.

Soru 6 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standardı 210’a göre aşağıdakilerden hangisi denetim sözleşmesinin içermesi gereken hususlardan biri değildir?

  • A)Denetçinin sorumlulukları
  • B)Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesine ilişkin çerçevenin beklenen şekline ve içeriğine atıf
  • C)Yönetimin sorumlulukları
  • D)Finansal tabloların hazırlanmasında kullanılacak geçerli finansal raporlama çerçevesini belirten açıklama
  • E)Denetçi tarafından düzenlenecek raporların beklenen şekline ve içeriğine atıf
Çözümü göster — doğru cevap B

Bağımsız Denetim Standardı (BDS) 210, "Anlaşmanın Şartlarının Anlaşılması" standardıdır. Bu standarta göre, denetçinin ve yönetimin sorumlulukları (A ve C şıkları) ile kullanılacak finansal raporlama çerçevesi (D şıkkı) denetim sözleşmesinde açıkça belirtilmek zorundadır. Ayrıca, denetçi tarafından düzenlenecek raporların beklenen şekli ve içeriği (E şıkkı) de sözleşmenin temel unsurlarındandır.

Ancak, BDS 210, denetimin kalitesinin gözden geçirilmesine ilişkin çerçevenin sözleşmede yer almasını zorunlu kılmaz. Kalite kontrol ve gözden geçirme süreçleri, denetçinin kendi iç prosedürleri ve BDS 220 (Sorumlu Denetçi) kapsamında yönetilir; bu detaylar taraflar arasındaki sözleşme metninin konusu değildir. Dolayısıyla, kalite kontrol çerçevesine atıf, sözleşmede bulunması gereken yasal bir husus değildir.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • A: Denetçinin sorumlulukları, BDS 210.10(a) uyarınca sözleşmede yer almalıdır.
  • C: Yönetimin sorumlulukları, BDS 210.10(b) uyarınca sözleşmede yer almalıdır.
  • D: Finansal raporlama çerçevesi, BDS 210.10(c) uyarınca sözleşmede yer almalıdır.
  • E: Raporun şekli ve içeriği, BDS 210.10(d) uyarınca sözleşmede yer almalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Denetim sözleşmesi, tarafların sorumluluklarını, raporlama çerçevesini ve rapor formatını kapsamalı; ancak denetçinin iç kalite kontrol süreçlerine atıf içermemelidir.

Soru 7 · 2021/11 · Denetim

I. İşletmenin niteliği II. Finansal tabloların amacı III. Finansal tabloların niteliği IV. Mevzuatın geçerli finansal raporlama çerçevesini belirleyip belirlemediği Finansal tabloların hazırlanmasında kullanılacak olan finansal raporlama çerçevesinin kabul edilebilir olup olmadığını belirlerken denetçinin dikkate alacağı etkenler, aşağıdakilerden hangisinde tam ve eksiksiz olarak belirtilmiştir?

  • A)Yalnız III
  • B)Yalnız II ve IV
  • C)Yalnız III ve IV
  • D)Yalnız II, III ve IV
  • E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap E

Finansal raporlama çerçevesinin kabul edilebilirliğinin değerlendirilmesinde denetçi, ISAE 3000 ve ilgili standartlar uyarınca işletmenin niteliğini (I), finansal tabloların kullanım amacını (II), tabloların niteliğini (III) ve geçerli mevzuatın çerçeveyi belirleyip belirlemediğini (IV) dikkate almak zorundadır. Bu dört unsur, çerçevenin kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığını ve yasal uyumluluğunu değerlendirmek için bütüncül bir bakış açısı sunar; bu nedenle E şıkkı tam ve eksiksizdir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, işletme niteliği ve kullanım amacı gibi kritik faktörleri görmezden gelerek eksiktir. B şıkkı, işletmenin niteliğinin değerlendirme sürecindeki önemini ihmal etmektedir. C şıkkı, finansal tabloların kullanım amacının çerçeve seçimi üzerindeki etkisini dışlamaktadır. D şıkkı ise işletmenin niteliğinin kabul edilebilirlik kriterlerinde yer almadığını varsayarak yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Finansal raporlama çerçevesinin kabul edilebilirliği; işletmenin niteliği, kullanım amacı, tablo niteliği ve mevzuat uyumu olmak üzere dört temel etkenin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Soru 8 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre, denetim şirketine, kalite kontrol sisteminin etkin şekilde işlediği konusunda makul bir güvence sağlamak amacıyla tasarlanan, seçilen bazı tamamlanmış denetimlerin periyodik teftişini de içeren, denetim şirketinin kalite kontrol sisteminin sürekli olarak değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesinden oluşan süreç aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

  • A)İzleme
  • B)Denetimin kalitesine yönelik gözden geçirme
  • C)Denetimin yürütülmesi
  • D)Kalite kontrol sistemi
  • E)Denetim
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Uluslararası Bağımsız Denetim Standartları (UBDS) 220 uyarınca, denetim şirketinin kalite kontrol sisteminin etkinliğini sağlamak amacıyla yapılan periyodik teftişler ve sürekli değerlendirme süreci "İzleme" olarak tanımlanır. İzleme, sistemin tasarımı ve uygulanmasının uygunluğunu kanıtlamak için kritik bir denetim mekanizmasıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, yalnızca tamamlanmış denetimlerin seçilerek incelenmesini ifade eder ve sistemin genel sürekli değerlendirme kapsamını yansıtmaz. C şıkkı, denetim görevinin planlanması ve uygulanması sürecini anlatır, kalite kontrol sisteminin kendisini denetlemez. D şıkkı, sürecin tamamını ve politikalarını kapsayan geniş bir çerçevedir, soruda tanımlanan spesifik değerlendirme aktivitesini değil. E şıkkı ise bağımsız denetim faaliyetinin kendisidir, kalite kontrol sisteminin iç denetimini ifade etmez.

Bilinmesi gereken kural: İzleme, kalite kontrol sisteminin tasarımının uygunluğu ve uygulanmasının etkinliği hakkında makul güvence sağlayan, periyodik teftişleri de içeren sürekli bir değerlendirme sürecidir.

Soru 9 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre aşağıdakilerden hangisi doğru bir ifade değildir?

  • A)Hileli finansal raporlama genellikle, etkin şekilde işliyor görünen kontrollerin yönetim tarafından ihlal edilmesini içerir.
  • B)Denetçi, hile kaynaklı “önemli yanlışlık” riski olarak değerlendirdiği riskleri “ciddi riskler” olarak ele alır.
  • C)Kontrollerin yönetim tarafından ihlal edilmesi riski, hile kaynaklı önemli bir yanlışlık riskidir ve bu sebeple ciddi bir risktir.
  • D)Hasılatın finansal tablolara alınmasında hile risklerinin bulunduğu varsayımının aksi ispat edilemez.
  • E)Kişilerin imkânlarının ötesinde bir yaşam sürmeleri, varlıkları kötüye kullanmalarını teşvik edebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D'dir.

Neden Doğru? ISA 240 (Hile) standardı, denetçinin hasılatın var oluşuna ilişkin hile riskinin var olduğunu varsayması gerektiğini belirtir. Ancak bu varsayım "aksının ispat edilemez" şeklinde mutlak bir kural değildir; denetçi, uygun kanıtlar topladığında bu varsayımın geçerli olmadığını belirleyebilir. D şıkkı, bu varsayımın tartışılmaz ve geri alınamaz bir gerçekmiş gibi sunulmasıyla standarttaki "varsayım" (presumption) kavramını çarpıtmaktadır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Hileli raporlama genellikle etkin kontrollerin yönetimin kendi çıkarları için ihlaliyle gerçekleşir; bu ifade doğrudur.
  • B: Hile kaynaklı önemli yanlışlık riskleri, denetimde "ciddi riskler" olarak sınıflandırılır; bu ifade doğrudur.
  • C: Yönetim tarafından kontrol ihlali, hile riski taşıdığı için ciddi risk kabul edilir; bu ifade doğrudur.
  • E: "İhtiyaç, fırsat, gerekçelendirme" üçgeninde imkânın ötesinde yaşam, hile fırsatı/farkındalığı yaratabilir; bu ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural ISA 240, hasılatın var oluşuna yönelik hile riski için varsayım öngörür ancak bu varsayımın her durumda geçerli olduğu ve aksinin ispat edilemeyeceği şeklinde mutlak bir kural olarak yorumlanamaz.

Soru 10 · 2021/11 · Denetim

Genel denetim stratejisi ve denetim planı ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Genel denetim stratejisi oluşturulduktan sonra, genel denetim stratejisinde belirlenen çeşitli hususları ele almak üzere bir denetim planı hazırlanabilir.
  • B)Genel denetim stratejisinin ve ayrıntılı denetim planının oluşturulması, mutlaka birbirini takip etmesi gereken süreçlerdir.
  • C)Birinde meydana gelen değişiklikler diğerinde de değişikliklere sebep olabilir.
  • D)Planlama, genellikle bir önceki denetimin tamamlanmasından hemen sonra başlayan ve cari denetim tamamlanıncaya kadar devam eden bir süreçtir.
  • E)Denetçinin genel denetim stratejisini ve denetim planını çalışma kağıtlarına dahil etmesi gereklidir. A
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır.

Neden Doğru? Türk Denetim Standartları (TDS) 300’e göre, genel denetim stratejisi ve denetim planı birbirini izleyen zorunlu iki ayrı aşama değildir. Denetçi, stratejiyi oluştururken planlama faaliyetlerini de içerebilir; yani bu süreçler esnek ve iç içe geçmiş olabilir. "Mutlaka birbirini takip etmesi" ifadesi, standarttaki esnekliği görmezden gelir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Strateji belirlendikten sonra detaylı planın hazırlanması standart prosedürdür.
  • C: Strateji veya planda yapılan değişiklikler, diğerini etkileyebilir; bu dinamik ilişki doğrudur.
  • D: Planlama süreci önceki denetimden başlayıp cari denetim bitimine kadar devam eder; tanım doğrudur.
  • E: Strateji ve planın çalışma kağıtlarına dahil edilmesi TDS 230 gereği zorunludur.

Bilinmesi gereken kural: Genel denetim stratejisi ile denetim planı, standartlara göre birbirini kesin olarak takip etmek zorunda olmayan, esnek ve birbirini tamamlayıcı planlama unsurlarıdır.

Soru 11 · 2021/11 · Denetim

I. Dış teyit II. Analitik prosedürler III. Sorgulama IV. Gözlem V. Tetkik Yukarıda belirtilen denetim prosedürlerinden hangileri, denetçi tarafından uygulandıkları kapsama bağlı olarak; risk değerlendirme prosedürleri, kontrol testleri veya maddi doğrulama prosedürleri olarak kullanılabilir?

  • A)Yalnız I ve II
  • B)Yalnız II ve IV
  • C)Yalnız II, III ve IV
  • D)Yalnız III, IV ve V
  • E)I, II, III, IV ve V
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E'dir. ISAs 330 ve ISAs 500 standartlarına göre, denetim prosedürlerinin sınıflandırması uygulandıkları amaca ve kapsama göre değişir. Dış teyit (I), analitik prosedürler (II), sorgulama (III), gözlem (IV) ve tetkik (V) gibi tekniklerin tamamı, denetçinin ihtiyacına göre farklı aşamalarda kullanılabilir. Örneğin, sorgulama risk değerlendirme aşamasında bilgi toplamak için, kontrol testlerinde iç kontrolün işleyişini anlamak için ve maddi doğrulamada varlık varlığını teyit etmek için uygulanabilir. Benzer şekilde, analitik prosedürler hem risklerin anlaşılması hem de maddi doğrulama amacıyla kullanılabilir. Dolayısıyla, bu beş prosedürün her biri, denetçi tarafından hangi denetim aşamasında ve hangi denetim amacı doğrultusunda kullanıldığına bağlı olarak risk değerlendirme, kontrol testi veya maddi doğrulama prosedürü olarak sınıflandırılabilir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) I ve II dışındaki prosedürlerin de çok amaçlı kullanılabildiği unutulmuştur. B) Gözlem ve sorgulamanın çok yönlü kullanımı göz ardı edilmiştir. C) Dış teyitin ve tetkikin farklı aşamalarda kullanılabileceği eksik bırakılmıştır. D) Dış teyit ve analitik prosedürlerin kapsam genişliği yanlış değerlendirilmiştir.

Bilinmesi gereken kural: Denetim tekniklerinin (dış teyit, analitik, sorgulama, gözlem, tetkik) hepsi, uygulandıkları denetim aşamasına ve amaca göre risk değerlendirme, kontrol testi veya maddi doğrulama prosedürü olarak sınıflandırılabilir.

Soru 12 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre, aşağıdakilerden hangisi işletmenin üst yönetim ve yönetim fonksiyonları ile üst yönetimden sorumlu olanların ve yönetimin, işletmenin iç kontrolü ve iç kontrolün işletmedeki önemine ilişkin farkındalık, tutum ve faaliyetlerini ifade etmektedir?

  • A)Kontrol faaliyetleri
  • B)Kontrollerin izlenmesi
  • C)Sorgulama
  • D)İşletmenin risk değerlendirme süreci
  • E)Kontrol çevresi
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E) Kontrol çevresidir.

Neden Doğru? Türk Bağımsız Denetim Standartları ve COSO çerçevesine göre; "kontrol çevresi", işletmenin üst yönetimi ve yönetim fonksiyonlarının iç kontrol ve onun önemine ilişkin farkındalık, tutum ve faaliyetlerini ifade eder. Bu, denetim ortamının temelini oluşturur ve diğer kontrol bileşenlerinin etkinliği üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Kontrol faaliyetleri: Yönetim talimatlarının yerine getirilmesini sağlamak için kullanılan politika ve prosedürlerdir.
  • B) Kontrollerin izlenmesi: İç kontrol sisteminin varlığını ve etkinliğini zaman içinde değerlendirmeye yönelik süreçtir.
  • C) Sorgulama: Denetçinin bilgi toplamak için kullandığı bir kanıt toplama tekniğidir, kontrol bileşeni değildir.
  • D) İşletmenin risk değerlendirme süreci: Hedeflere ulaşmayı engelleyen risklerin tespit ve analizi sürecidir.

Bilinmesi gereken kural: Kontrol çevresi, iç kontrol sisteminin "temeli" olup, yönetimin etik değerleri, yetki ve sorumluluk dağılımı ile iç kontrol farkındalığını kapsayan en üst düzey bileşendir.

Soru 13 · 2021/11 · Denetim

Denetlenen döneme ilişkin işlem sınıfları ve olaylar ile ilgili açıklamalar hakkındaki yönetim beyanları değerlendirildiğinde, kaydedilmiş işlem ve olaylara ilişkin tutarların ve diğer verilerin uygun bir şekilde kaydedilmiş ve ilgili açıklamaların uygun bir şekilde ölçülmüş ve ifade edilmiş olduğunu ifade eden yönetim beyanı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Gerçekleşme
  • B)Tamlık
  • C)Doğruluk
  • D)Hesap kesimi
  • E)Sunum
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Doğruluk seçeneğidir.

Neden Doğru? SAYDK 500 (Denetim Kanıtları) ve ilgili standartlara göre "Doğruluk" ilkesi, kaydedilen tutarların ve diğer verilerin doğru bir şekilde kaydedildiğini; açıklamaların ise uygun şekilde ölçülüp ifade edildiğini ifade eder. Soruda vurgulanan "kaydedilmiş işlem ve olaylara ilişkin tutarların... uygun bir şekilde kaydedilmiş olması" ifadesi, doğrudan doğruluk beyanının tanımını karşılar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Gerçekleşme: İşlemlerin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğine odaklanır, kaydedilme biçimine değil.
  • B) Tamlık: Eksik kayıt olup olmadığına, yani tüm işlemlerin kaydedilip kaydedilmediğine bakar.
  • D) Hesap kesimi: İşlemlerin doğru muhasebe dönemine kaydedilip edilmediğiyle ilgilidir.
  • E) Sunum: Finansal tablolardaki sınıflandırma ve açıklamaların anlaşılırlığına odaklanır.

Bilinmesi gereken kural: Doğruluk beyanı, kayıtların rakamsal ve teknik olarak hatasız ve uygun şekilde ifade edilip edilmediğini garanti eder.

Soru 14 · 2021/11 · Denetim

“…………… belirlenme amacı ise, düzeltilmemiş yanlışlıklar ile tespit edilmemiş yanlışlıkların toplamının, bir bütün olarak finansal tablolar için belirlenen önemliliği aşması ihtimalini uygun bir seviyeye indirmektir.” ifadesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygun olur?

  • A)Performans önemliliğinin
  • B)Bariz biçimde önemsiz sayılan tutarın
  • C)Genel önemliliğin
  • D)Dış uzman ihtiyacının
  • E)Uzman kullanımı ihtiyacının
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. ISAs 450 ve ISAs 320 standartlarına göre, denetçi düzeltilmemiş ve tespit edilmemiş yanlışlıkların toplamının, finansal tabloların bütünü açısından belirlenen performans önemliliğini aşma ihtimalini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirmek için performans önemliliğini belirler. Bu seviye, genel önemlilikten düşüktür ve denetim riskini yönetmek için kritik bir eşiktir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı yanlıştır çünkü bariz biçimde önemsiz sayılan tutar, detaylı inceleme gerektirmeyen küçük hatalar için kullanılan bir eşik olup toplam yanlışlık riskini azaltma amacı taşımaz. C şıkkı yanlıştır çünkü genel önemlilik, finansal tabloların kullanıcı kararlarını etkileyebilecek kritik seviyeyi ifade eder; performans önemliliği ise bu seviyenin altında kalan ve denetim sürecindeki hata toleransını yöneten daha düşük bir ölçüttür. D ve E şıkları yanlıştır çünkü dış uzman ihtiyacı veya uzman kullanımı, denetim metodolojisiyle ilgili süreç kararlarıdır ve yanlışlık toplamı ile önemlilik ilişkisini doğrudan belirleyen kavramlar değildir.

Bilinmesi gereken kural: Performans önemliliği, tespit edilmemiş yanlışlıkların genel önemliliği aşma riskini minimize etmek amacıyla, genel önemlilikten daha düşük bir seviyede belirlenen denetim eşikidir.

Soru 15 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarının (BDS), denetim sırasında elde edilen tüm denetim kanıtlarına uygulanıp uygulanamaması, denetimin belirli yönlerine uygulanabilmesi vb. gibi hususlar yönünden farklılık gösterdiği göz önüne alınırsa, aşağıdaki standartlardan hangisinin denetim sırasında elde edilen tüm denetim kanıtlarına uygulanması gerekir?

  • A)BDS 300
  • B)BDS 315
  • C)BDS 500
  • D)BDS 520
  • E)BDS 570
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 500 (Denetim Kanıtları), denetçinin denetim hedeflerine ulaşmak için gerekli ve yeterli denetim kanıtlarını elde etmesini sağlayan temel standarttır. Bu standart, denetim sürecinin her aşamasında toplanan tüm kanıtların niteliği, yeterliliği ve güvenilirliği açısından evrensel bir çerçeve çizer. Dolayısıyla, elde edilen her türlü kanıtın değerlendirilmesi ve kullanılması bu standartın kapsamına girer.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: BDS 300 (Finansal Tablo Denetiminin Planlanması) sadece planlama aşamasına, BDS 315 (Risklerin Anlaşılması ve İç Kontrolün Değerlendirilmesi) risk değerlendirmesine, BDS 520 (Analitik Prosedürler) sadece analitik yöntemlere ve BDS 570 (Süreklilik Varsayımı) ise belirli bir finansal tablo varsayımına odaklanır; bu nedenle tüm kanıtlara uygulanmazlar.

Bilinmesi gereken kural: BDS 500, denetim kanıtlarının genel geçerliği ve evrenselliği nedeniyle tüm denetim süreçlerinde ve elde edilen tüm kanıtlarda mutlak surette uygulanması gereken temel standarttır.

Soru 16 · 2021/11 · Denetim

Denetçinin talebi üzerine yönetimin bir işlem sınıfını, hesap bakiyesini veya açıklamayı incelemesi ve tespit edilen yanlışlıkları düzeltmesi hâlinde, aşağıdakilerden hangisinin yapılması en uygun olur?

  • A)Düzeltilen yanlışlığın ilgili olduğu hususun, Diğer Bilgiler bölümünde raporlanması gereklidir.
  • B)Belirlenen bu yanlışlığın düzeltilmiş olması durumunda dahi düzeltilmemiş yanlışlıklar içerisine alınması gereklidir.
  • C)Denetçinin, yanlışlıkların kalıp kalmadığına yönelik ilave denetim prosedürleri uygulaması gereklidir.
  • D)Olumlu görüş içeren rapor düzenlenmesi gereklidir.
  • E)Sınırlı olumlu görüş içeren rapor düzenlenmesi gereklidir. A
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Uluslararası Denetim Standartları (UDA) uyarınca, yönetimin tespit edilen yanlışlıkları düzeltmesi, denetçinin işini tamamladığı anlamına gelmez. Denetçi, düzeltme işleminin gerçekten gerçekleştiğini ve sistematik bir hataya yol açıp açmadığını (kalıp kalmadığını) teyit etmek için ilave denetim prosedürleri uygulamakla yükümlüdür. Bu, denetim kanıtının yeterliliğini ve uygunluğunu sağlamak için kritik bir adımdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Düzeltilen hatalar "Diğer Bilgiler"de raporlanmaz; sadece düzeltilmemiş önemli hatalar raporlanır. B) Düzeltilen hatalar, artık hata niteliği taşımadığı için düzeltilmemiş yanlışlıklar listesinde yer almaz. D) Olumlu görüş, tüm finansal tabloların önemli yanlışlıktan arınmış olması şartıyla verilir; sadece bir düzeltme tek başına görüş türünü belirlemez. E) Sınırlı olumlu görüş, denetim kapsamının kısıtlanması durumunda verilir, düzeltme işlemiyle doğrudan ilişkili değildir.

Bilinmesi gereken kural: Yönetim hataları düzeltse bile denetçi, düzeltmenin geçerliliğini ve kalıcılığını kanıtlamak için ek prosedür uygulamak zorundadır.

Soru 17 · 2021/11 · Denetim

Kontroller, kontrol testleri ve denetim kanıtlarına ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?

  • A)Kontrol testleri yalnızca, denetçinin, yönetim beyanındaki önemli bir yanlışlığı önlemek veya tespit edip düzeltmek için doğru biçimde tasarlandığını belirlediği kontroller üzerinde uygulanır.
  • B)Kontrollerin işleyiş etkinliğinin test edilmesi ile kontrollerin tasarlanması ve uygulanmasının değerlendirilmesinde ve kontrollerin anlaşılmasında farklı tür denetim prosedürlerinin kullanılması gereklidir.
  • C)Denetim yapılan dönemde farklı zamanlarda, birbirlerinden oldukça farklı kontrollerin kullanılmış olması durumunda bu kontrollerin her biri ayrı ayrı değerlendirilir.
  • D)Sorgulama, tek başına kontrollerin işleyiş etkinliğini test etmek için yeterli değildir.
  • E)Sorgulamayla birlikte tetkik veya yeniden uygulama yapılması, sorgulama ve gözlem yapılmasından daha fazla güvence sağlar.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Soru, yanlış olan ifadeyi bulmamızı istiyor.

Neden B Yanlış? ISA 330 ve ISA 315 standartlarına göre, bir kontrolün tasarımının uygunluğu ile uygulanmasının etkinliği (işleyiş etkinliği), aynı denetim prosedürleri veya kanıt türleri ile değerlendirilebilir. Örneğin, bir kontrolün hem tasarımını hem de uygulanmasını doğrulamak için "yeniden uygulama" tek başına yeterli olabilir; farklı türde prosedürler kullanılması zorunlu değildir. Dolayısıyla "farklı tür denetim prosedürlerinin kullanılması gereklidir" ifadesi yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Doğru?

  • A: Kontrol testleri, yalnızca önemli yanlışlıkları önleyecek/düzeltecek şekilde tasarlandığına inanılan kontrollerde yapılır (ISA 330).
  • C: Dönem içinde değişen kontroller, her biri için ayrı ayrı değerlendirilmelidir (ISA 330).
  • D: Sorgulama tek başına yetersizdir; mutlaka başka kanıtlarla desteklenmelidir (ISA 500).
  • E: Sorgulama + tetkik/yeniden uygulama, sadece sorgulama + gözlemden daha inandırıcıdır (ISA 500).

Bilinmesi gereken kural: Bir kontrolün tasarımı ve uygulanması, aynı denetim prosedürü ile de test edilebilir; farklı prosedür kullanımı zorunlu değildir.

Soru 18 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre, yürütülen bir denetime ve elde edilen denetim kanıtlarına ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisinin karşılaşılan her durum için doğru olduğu söylenemez?

  • A)Denetim kanıtları nitelik olarak kümülatiftir.
  • B)Denetim kanıtı elde edilmesine yönelik denetim prosedürleri; sorgulamanın yanı sıra tetkik, gözlem, teyit, yeniden hesaplama, yeniden uygulama ve analitik prosedürleri içerir.
  • C)Denetçi denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde makul güvence sağlanmış olur.
  • D)İhtiyaç duyulan denetim kanıtı miktarı, denetçinin “önemli yanlışlık” risklerine ilişkin değerlendirmesinden ve ilgili denetim kanıtının kalitesinden etkilenir.
  • E)Denetçi; denetim kanıtının düşük olan kalitesini, daha fazla denetim kanıtı elde ederek telafi eder.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. ISQC 1 ve ISA 500 standartlarına göre, denetim kanıtlarının kalitesi ile miktarı arasında doğrudan bir telafi ilişkisi yoktur. Düşük kalitede (örneğin güvenilirliği düşük) kanıtlar, sayıca artırılarak güvenilir hale getirilemez. Bu nedenle, kalitesi düşük kanıtlarla elde edilen sonuçlar, kanıt miktarı artsa bile yetersiz kalır ve "her durum için doğru" olamaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Doğrudur; kanıtlar bir araya geldiğinde kümülatif etki yaratır. B) Doğrudur; bu maddeler ISA 500’de tanımlanan temel denetim prosedürleridir. C) Doğrudur; denetim amacı, riski kabul edilebilir düşük seviyeye indirerek makul güvence sağlamaktır. D) Doğrudur; kanıt miktarı, risk değerlendirmesi ve kanıt kalitesiyle ters orantılıdır.

Bilinmesi gereken kural: Denetim kanıtlarının kalitesi ile miktarı birbirinin yerine geçmez; düşük kalitedeki kanıtlar, sayıca çoğaltılarak telafi edilemez.

Soru 19 · 2021/11 · Denetim

Denetim kanıtı elde etmek için test edilecek kalemlerin seçilmesi ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)% 100 inceleme yöntemi, kontrol testleri için pek mümkün değildir. Bu yöntem detay testlerinde daha yaygındır.
  • B)Belirli kalemlerin yapılacak muhakemeyle seçilmesi, örnekleme dışı riskin konusudur.
  • C)Denetim örneklemesi, anakitlenin içinden seçilen örneğin test edilmesine dayanarak anakitlenin tamamı hakkında sonuçlara varılabilmesini sağlamak üzere tasarlanmıştır.
  • D)Bir işlem sınıfı veya hesap bakiyesindeki belirli kalemlerin seçilerek incelenmesi, denetim kanıtı elde etmek için etkin bir yöntem olmamakla birlikte, denetim örneklemesi oluşturur.
  • E)Denetçi bir anakitleden, yüksek tutara sahip olduğu veya başka bazı özellikler sergilediği için belirli kalemleri seçmeye karar verebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Neden Doğru? TAS 530 (Denetim Örneklemesi) standardına göre, denetçinin belirli kalemleri (örneğin yüksek tutarlı veya riskli) seçerek incelemesi, "belirli kalemlerin incelenmesi" olarak adlandırılır. Bu yöntem, anakitle hakkında genelleme yapma amacı taşımadığı için denetim örneklemesi oluşturulmaz. D şıkkı, bu yöntemin denetim örneklemesi oluşturduğunu iddia ederek standarda aykırı bir ifade sunar; bu nedenle yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A): Kontrol testlerinde %100 inceleme genellikle maliyet-etkin olmadığı ve pratik olmadığı için doğrudur.
  • B): Muhakemeyle seçim yapmak, örnekleme dışı riski doğurduğundan ifadedir.
  • C): Denetim örneklemesinin temel amacı, seçilen örneğe dayanarak anakitle hakkında sonuç çıkarmaktır; ifade doğrudur.
  • E): Denetçi, yüksek tutar veya risk gibi kriterlere göre belirli kalemleri seçebilir; ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural Belirli kalemlerin seçilmesi, genelleme amacı gütmeyen bir yöntem olduğu için denetim örneklemesi kapsamında değerlendirilmez.

Soru 20 · 2021/11 · Denetim

Denetçinin, örnekleme riskiyle ilgili olmayan herhangi bir sebepten dolayı hatalı bir sonuca ulaşması riski aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

  • A)Örnekleme riski
  • B)Yapısal risk
  • C)Örnekleme dışı risk
  • D)Denetim riski
  • E)Çevresel risk A
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Denetim standartlarına (TDS 530) göre, denetçinin örnekleme riski dışındaki nedenlerle (örneğin; uygunsuz denetim prosedürleri seçmek, hatalı yorum yapmak veya kanıtları yanlış değerlendirmek) hatalı bir sonuca varma riskine Örnekleme dışı risk denir. Bu risk, denetçinin profesyonel titizliği ve dikkatiyle azaltılabilir ancak tamamen ortadan kaldırılamaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Örnekleme riski, seçilen örneklemin popülasyonu temsil etmemesinden kaynaklanır; soruda belirtilen "örnekleme riskiyle ilgili olmayan" durumla çelişir. B) Yapısal risk, denetim terminolojisinde bu bağlamda kullanılan standart bir kavram değildir. D) Denetim riski, finansal tabloların önemli ölçüde yanıltıcı olmasına rağmen denetçinin buna ilişkin görüş bildirmeme riskinin genel bütünüdür; örnekleme ve örnekleme dışı riskleri kapsayan daha geniş bir kavramdır. E) Çevresel risk, denetim standartlarında bu tanımla geçen bir terim değildir.

Bilinmesi gereken kural: Örnekleme dışı risk, denetçinin yanlış prosedür uygulaması veya kanıt değerlendirmesinde hata yapmasından kaynaklanan ve örnekleme süreciyle doğrudan ilgisi olmayan hatadır.

Soru 21 · 2021/11 · Denetim

Bir muhasebe tahmininin finansal tablolara alınması veya finansal tablolarda açıklanması için yönetim tarafından seçilen büyüklük aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

  • A)Tahmin belirsizliği
  • B)Muhasebe tahmininin sonucu
  • C)Muhasebe tahmini
  • D)Yönetimin nokta tahmini
  • E)Denetçinin tahmin aralığı
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Muhasebe standartlarına göre, yönetimin finansal tablolara yansıtacağı tek bir değer veya tutar "nokta tahmini" olarak adlandırılır. Denetim standardı (ISA 540), yönetimin yaptığı bu tekil değerlemeyi denetçinin de değerlendirmesi gerektiğini belirtir. Dolayısıyla soruda bahsedilen "seçilen büyüklük", doğrudan yönetimin nokta tahminini ifade eder.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Tahmin belirsizliği, sonucun kesin olmama durumudur, seçilen tutar değildir. B) Sonuç, tahminin gerçekleşen nihai değeridir, önceden seçilen tahmin değildir. C) Muhasebe tahmini, genel bir kavramdır; spesifik olarak seçilen büyüklüğü tanımlamaz. E) Denetçinin tahmin aralığı, denetçinin kendi hesaplamasıdır, yönetimin seçimi değildir.

Bilinmesi gereken kural: Yönetimin finansal tablolara yansıttığı tekil değer her zaman "nokta tahmini" olarak kabul edilir ve denetim bu değerin uygunluğunu esas alır.

Soru 22 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre aşağıdakilerden hangisi “yapısal risk faktörlerini” en iyi açıklayan ifadedir?

  • A)Finansal tabloların önemli bir yanlışlık içermesine rağmen, denetçinin duruma uygun olmayan bir denetim görüşü vermesi riskidir.
  • B)Bir işlem sınıfı, hesap bakiyesi veya açıklamalara ilişkin bir yönetim beyanında ortaya çıkabilecek ve tek başına veya diğer yanlışlıklarla birlikte önemli olabilecek bir yanlışlığın, işletmenin iç kontrolü tarafından zamanında önlenememesi veya tespit edilerek düzeltilememesi riskidir.
  • C)Finansal raporlamanın güvenilirliği, faaliyetlerin etkinliği ve verimliliği ile ilgili mevzuata uygunluk açısından işletmenin amaçlarına ulaştığına dair makul güvence sağlamak amacıyla üst yönetimden sorumlu olanlar, yönetim ve diğer personel tarafından tasarlanan, uygulanan ve sürekliliği sağlanan süreçlerdir.
  • D)İç kontrol performansının zaman içindeki etkinliğinin değerlendirilmesi sürecidir.
  • E)Kontroller dikkate alınmadan önce, bir beyanın yanlışlığa olan açıklığını etkileyebilecek olay ve şartların özellikleridir.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E'dir. ISAs 315 (Revize) standardına göre yapısal risk faktörleri, denetçinin iç kontrolleri değerlendirmeden önce, bir beyanın hata yapmaya yatkınlığını etkileyen olay ve şartların özellikleridir. Bu faktörler, denetim sürecinin başında risk değerlendirmesi yapılırken dikkate alınır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Şık, denetim riskinin genel tanımını yapar, yapısal risk faktörünü değil. B) Şık, iç kontrol zafiyeti veya iç kontrol riskini tanımlar. C) Şık, iç kontrolün tanımını verir. D) Şık, iç kontrolün izlenmesi veya değerlendirilmesi sürecini ifade eder.

Bilinmesi gereken kural: Yapısal risk faktörleri, iç kontrollerin varlığından bağımsız olarak, finansal tabloların hata yapma potansiyelini etkileyen temel ortam ve şartlardır.

Soru 23 · 2021/11 · Denetim

I. Kilit denetim konuları bölümü II. Diğer bilgiler bölümü III. Görüş vermekten kaçınmanın dayanağı bölümü IV. Denetçinin finansal tabloların denetimine ilişkin sorumlulukları bölümü Denetçinin finansal tablolara ilişkin görüş vermekten kaçınması durumunda, denetçi raporunda yukarıda belirtilen unsurlardan hangisine yer verilmemesi gereklidir?

  • A)Yalnız II
  • B)Yalnız I ve II
  • C)Yalnız II ve III
  • D)Yalnız III ve IV
  • E)Yalnız II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır.

Neden Doğru? Türk Denetim Standartı (TDS) 705’e göre, denetçi görüş vermekten kaçındığında (sınırlama nedeniyle), raporun "Giriş" ve "Denetçinin Sorumlulukları" bölümleri ile "Temel Görüş" başlığı korunur. Ancak, "Kilit Denetim Konuları" (I) ve "Diğer Bilgiler" (II) bölümleri, görüşün olumlu veya olumsuz olması durumunda yer alır. Görüşten kaçınıldığında bu bölümlere yer verilmez.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Sadece II’yi dışlamak, I’nin de çıkarılması gerektiğini göz ardı eder.
  • C: III (Görüşten Kaçınmanın Dayanağı) bölümü, kaçınma durumunda raporun temel kısmını oluşturur ve mutlaka yer almalıdır.
  • D: IV (Denetçinin Sorumlulukları) bölümü, görüş türü ne olursa olsun raporun standart bir parçasıdır ve çıkarılmaz.
  • E: III ve IV’ün çıkarılması gerektiği yanlıştır; bu bölümler raporun ayrılmaz parçalarıdır.

Bilinmesi gereken kural Görüşten kaçınıldığında, raporun yapısı bozulmaz; sadece Kilit Denetim Konuları ve Diğer Bilgiler bölümleri atlanır, temel sorumluluklar ve dayanak maddeleri korunur.

Soru 24 · 2021/11 · Denetim

Denetçinin kilit denetim konusu olarak belirlediği bir hususun, olumsuz görüş vermesine neden olması durumunda, söz konusu husus denetim raporunda ne şekilde raporlanır?

  • A)Bu görüşün verilmesine sebep olan konu, raporun Kilit Denetim Konuları bölümünde bildirilir.
  • B)Bu görüşün verilmesine sebep olan konu, raporun hem Görüşün Dayanağı hem de Kilit Denetim Konuları bölümünde bildirilir.
  • C)Bu görüşün verilmesine sebep olan konu, raporun Görüşün Dayanağı bölümünde bildirilir, Kilit Denetim Konuları bölümünde bildirilmez.
  • D)Bu görüşün verilmesine sebep olan konu, raporun Görüşün Dayanağı bölümünde bildirilir, ayrıca bu konuya ilişkin Diğer Hususlar Paragrafında açıklama yapılır.
  • E)Bu görüşün verilmesine sebep olan konu, raporun Görüşün Dayanağı bölümünde bildirilir, ayrıca bu konuya ilişkin Dikkat Çekilen Hususlar Paragrafında açıklama yapılır. A
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C'dir. Uluslararası Denetim Standartı (UDS) 701'e göre, denetçinin "Kilit Denetim Konusu" (KDK) olarak belirlediği bir husus, finansal tablolarda veya dipnotlarda olumlu bir şekilde sunulmuş olmalıdır. Eğer bir husus, olumsuz görüş (veya ret) verilmesine neden olacak kadar ciddiyse, bu durum zaten "Görüşün Dayanağı" bölümünde detaylıca açıklanır ve görüşün reddedilmesini sağlar. KDK bölümü, denetçinin özel dikkat çektiği ancak finansal tablolarda doğru ve adil bir şekilde sunulmuş önemli konuları içindir. Olumsuz görüşe yol açan bir hata veya uyumsuzluk, KDK tanımına uymaz; çünkü konu "doğru sunulmamıştır". Dolayısıyla, bu husus sadece Görüşün Dayanağı'nda yer alır, KDK'da yer almaz.

Diğer şıkların nedenleri: A) Olumsuz görüşe neden olan husus KDK tanımına uymadığı için burada yer alamaz. B) Hem Görüşün Dayanağı hem KDK'da yer alması mümkün değildir; KDK dışıdır. D) Ret edilen hususlar "Diğer Hususlar" paragrafında da raporlanmaz, doğrudan görüş dayanağında ele alınır. E) "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı, doğru sunulan ancak dikkat edilmesi gereken konular içindir; ret edilenler için kullanılmaz.

Bilinmesi gereken kural: Kilit Denetim Konuları, finansal tablolarda doğru ve adil bir şekilde sunulmuş önemli hususlardır; olumsuz görüşe neden olan hatalar veya uyumsuzluklar KDK kapsamında değerlendirilmez.

Soru 25 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standardı 700’e göre aşağıdakilerden hangisinin denetçi raporunun “Görüşün Dayanağı” bölümünde yer alması daha uygun olur?

  • A)Finansal tabloları denetlenmiş olan işletmenin ismi/unvanı
  • B)Finansal tabloları oluşturan her bir tablonun başlığı
  • C)Önemli muhasebe politikalarının özeti de dâhil olmak üzere, dipnotlara yapılan atıf
  • D)Finansal tabloları oluşturan her bir finansal tablonun tarihi veya dönemi
  • E)Denetimin bağımsız denetim standartlarına uygun olarak yürütüldüğü ifadesi
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 700’e göre, denetçi raporunun “Görüşün Dayanağı” bölümü, denetimin bağımsız denetim standartlarına uygun olarak yürütüldüğünü ve denetçinin etik ilkelerine uygun bağımsızlığını koruduğunu beyan etmeyi içerir. Bu bölüm, görüşün dayandığı temel sorumlulukları ve standart uyumunu vurgular.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) İşletmenin ismi, raporun başlık kısmında yer alır. B) Tablo başlıkları, finansal tabloların kendisinde gösterilir. C) Dipnotlara atıf, “Finansal Tabloların Sorumluluğu” veya giriş kısmında yapılır. D) Tablo tarihleri, finansal tabloların altında belirtilir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 700’e göre “Görüşün Dayanağı” bölümü, denetimin standartlara uygunluğu ve bağımsızlık beyanını içermeli, finansal tablo detaylarına (isim, başlık, tarih) değil, denetim sürecinin niteliğine odaklanmalıdır. Bu bölüm, denetçinin mesleki sorumluluklarını ve standartlara uyumunu net bir şekilde ortaya koyar.

Soru 26 · 2021/11 · Denetim

Bağımsız denetim standartlarına göre aşağıdakilerden hangisinin varlığı halinde, Dikkat Çekilen Hususlar paragrafının rapora eklenmesi denetçinin muhakemesine bırakılmaksızın zorunludur?

  • A)İstisnai bir davanın veya düzenleyici bir kurumun yaptığı incelemenin/verdiği kararın gelecekte ortaya çıkacak sonucuna ilişkin bir belirsizliğin bulunması
  • B)Mevzuatla belirlenen finansal raporlama çerçevesinin kabul edilebilir olmaması
  • C)Finansal tabloların tarihi ile denetçi raporu tarihi arasında gerçekleşen bilânço tarihinden sonraki önemli bir olayın varlığı
  • D)Finansal tablolar üzerinde önemli etkisi bulunan yeni bir muhasebe standardının (izin verilmesi hâlinde) erken uygulanması
  • E)İşletmenin finansal durumunu önemli ölçüde etkilemiş veya etkilemeye devam eden ciddi bir afet durumunun varlığı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. ISAs 705’e göre, finansal tabloların sunumu, kabul edilebilir bir finansal raporlama çerçevesine aykırı olduğunda denetçi, bu durumu raporunda "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı ile belirtmekle zorunludur. Bu, denetçinin takdirine bağlı değildir; mevzuata aykırılık açıkça işaret edilmelidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Belirsizlikler genellikle "Önemli Belirsizlik" paragrafı ile ele alınır veya durumun mahiyetine göre görüş değişikliği gerektirebilir; mutlak zorunluluk değildir. C) Sonraki olaylar, tablonun sunumuna etkisine göre "Dikkat Çekilen Hususlar" veya düzeltme/afş gerektirebilir; takdir payı vardır. D) Erken uygulama, uygunsa afş edilir ancak her zaman "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı zorunlu değildir. E) Afet durumları, tablolardaki muhasebe tahminlerine etkisine göre değerlendirilir; mutlak zorunluluk yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Kabul edilemez bir finansal raporlama çerçevesinin kullanımı, denetçinin takdirine bırakılmaksızın "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı ile raporlanmasını zorunlu kılar.

Soru 27 · 2021/11 · Denetim

Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde gerekli mesleki özen ve titizlik gösterilmeksizin gerçeğe aykırı görüş bildirilmesi durumu ile ilgili olarak Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde öngörülen yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Bilgilendirme
  • B)Uyarı
  • C)İkaz
  • D)Faaliyet iznini askıya alma
  • E)Faaliyet izninin iptali
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D'dir. Türkiye Denetim Standartları (TDS) çerçevesinde bağımsız denetçi, gerekli mesleki özen ve titizliği göstermeden gerçeğe aykırı görüş bildirdiğinde, bu durum TDS 200 ve TDS 700 gibi standartların ihlali anlamına gelir. Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 13. maddesi uyarınca, denetçinin mesleki standartlara aykırı davranması ve bu nedenle denetim raporunun gerçeği yansıtmaması, faaliyet izninin askıya alınmasını gerektiren ağır bir ihlal olarak değerlendirilir. Bu yaptırım, denetçinin yetkinliğini ve bağımsızlığını sorgulayan ciddi bir ihlal niteliğindedir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Bilgilendirme: Sadece hafif usuli eksiklikler için uygulanır, ciddi standart ihlali değildir.
  • B) Uyarı: Yönetmeliğe aykırılık ancak faaliyet izni askıya alınacak kadar ağır olmayan durumlarda uygulanır.
  • C) İkaz: Daha önce uyarı alan ve yineleyenler için uygulanır, doğrudan bu ihlal tipi için ilk adım değildir.
  • E) Faaliyet izninin iptali: İzni tamamen kaldıran en ağır yaptırımdır; genellikle tekrarlayan veya kasıtlı ağır suçlarda uygulanır, askıya alma önceliği vardır.

Bilinmesi gereken kural: Mesleki özensizlik sonucu gerçeğe aykırı rapor düzenlemek, Bağımsız Denetim Yönetmeliği’ne göre faaliyet izninin askıya alınmasını gerektiren temel ihlal türüdür.

Soru 28 · 2021/11 · Denetim

I. Olumlu görüş II. Olumsuz görüş III. Sınırlı olumlu görüş IV. Görüş vermekten kaçınma İşletmenin sürekliliği esasını kullanmanın uygun olması ancak önemli bir belirsizliğin bulunması ve finansal tablolardaki önemli belirsizliğe ilişkin yeterli açıklamanın yapılmamış olması durumunda denetçi, raporunda yukarıdaki görüşlerden hangilerini verebilir?

  • A)Yalnız I ve II
  • B)Yalnız II ve III
  • C)Yalnız III ve IV
  • D)Yalnız II, III ve IV
  • E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır.

Neden Doğru? Türk Denetim Standartı (TDS) 705’e göre, finansal tablolarda önemli bir belirsizlik bulunmasına rağmen bu durum yeterli açıklanmadığında, denetçi finansal tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair görüş verir. Yeterli açıklama yapılmadığında, durumun "sapma" niteliği taşıması nedeniyle olumsuz görüş (II) veya görüşten kaçınma (IV) verilebilir. Ancak soruda "süreklilik esasının uygun olması" ifadesi, işletmenin faaliyetine devam edebileceği yönünde bir bağlam kurar. TDS 570'e göre, önemli belirsizliklere rağmen yeterli açıklama yapılmadığında, denetçi genellikle olumsuz görüş verir. Eğer belirsizlik o kadar kapsamlıysa ki denetçi yeterli kanıt toplayamıyorsa görüşten kaçınma söz konusu olabilir. Ancak standartlara göre, yetersiz açıklama durumunda "olumlu" veya "sınırlı olumlu" görüş verilmesi mümkün değildir. Sorunun resmi anahtarı B (Yalnız II ve III) olarak verilmiş olsa da, mevzuat açısından yetersiz açıklama durumunda III (Sınırlı olumlu) görüş verilmesi teknik olarak yanlıştır; ancak sınav mantığında "olumsuz" ve "görüşten kaçınma" en doğru ikilidir. Resmi cevap B ise, soruda bir nüans veya hata olabilir. Genellikle yetersiz açıklama için olumsuz görüş verilir. Görüşten kaçınma ise kanıt yetersizliğinde olur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? A: Olumlu görüş, yetersiz açıklama durumunda asla verilemez. C: Sınırlı olumlu görüş, denetim kapsamı sınırlıysa verilir, açıklama eksikliğinde değil. D: Görüşten kaçınma, kanıt yetersizliğinde verilir, açıklama eksikliğinde değil. E: Olumlu görüş verilemeyeceği için bu şık yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural Yetersiz açıklama durumunda denetçi olumsuz görüş verir; kanıt yetersizliğinde görüşten kaçınır.

Soru 29 · 2021/11 · Denetim

Topluluğun yurtdışındaki iş ortaklığı niteliğinde olan XYZ Şirketindeki yatırımı, Topluluğun konsolide finansal durum tablosunda (…) TL olarak gösterilmekte olup, bu tutar 31 Aralık 20XY tarihi itibarıyla Topluluğun net varlıklarının %90’ından fazlasını oluşturmaktadır. XYZ Şirketinin denetçilerinin çalışma kâğıtları da dâhil olmak üzere denetçilerine ve yönetimine erişimimize izin verilmemiştir. Bunun sonucunda, Topluluğun; XYZ Şirketinin varlıklarında müştereken kontrol ettiği payı, XYZ Şirketinin borçlarındaki müştereken sorumlu olduğu payı, XYZ Şirketinin ilgili yıla ilişkin gelir ve giderlerindeki payı ile konsolide özkaynak değişim tablosu ve konsolide nakit akış tablosunu oluşturan unsurlarla ilgili olarak herhangi bir düzeltme yapılmasının gerekip gerekmediği tarafımızca tespit edilememiştir. Yukarıda, denetçinin düzenlediği denetim raporunun görüşün dayanağı bölümünde yer verdiği ifade yer almaktadır. Buna göre, söz konusu denetçinin denetim raporunda hangi görüşü vermesi beklenir?

  • A)Olumlu görüş
  • B)Olumsuz görüş
  • C)Sınırlı olumlu görüş
  • D)Görüş vermekten kaçınma
  • E)Sınırlı olumlu görüş veya olumsuz görüş A
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Neden Doğru? Türk Denetim Standartları (TDS 705) uyarınca, denetçi yeterli ve uygun denetim kanıtını elde edemediğinde (kısıtlama), bu durum maddi ve yaygın ise görüş verilemez. Soruda, konsolide finansal tablolarda %90’dan fazla ağırlığa sahip bir yatırıma erişim engellenmiş ve düzeltme gerekip gerekmediği tespit edilememiştir. Bu, hem maddi hem de yaygın bir kısıtlamadır. Dolayısıyla denetçi, finansal tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair bir hüküm yürütemez ve "görüş vermekten kaçınma" kararı alır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Kanıt eksikliği olumlu görüş verilmesine izin vermez.
  • B: Olumsuz görüş, kanıtın yetersiz değil, tabloların gerçeği çarpıttığını göstermesi gerekir.
  • C: Sınırlı olumlu görüş, denetim kapsamındaki sınırlamalar için değil, birikmiş uygulamalar veya özel durumlar için kullanılır; burada kısıtlama yaygındır.
  • E: Sınırlı olumlu görüş, kısıtlamanın maddi ama yaygın olmadığı durumlarda verilir; burada etki çok büyüktür.

Bilinmesi gereken kural: Yaygın ve maddi denetim kısıtlaması durumunda denetçi görüş vermez, görüş vermekten kaçınır.

Soru 30 · 2021/11 · Denetim

Türk Ticaret Kanunu uyarınca yapılan bağımsız denetimlerde denetçinin, finansal tablolar hakkında Olumsuz Görüş (I.Durum) veya Görüş Vermekten Kaçınma (II.Durum) içeren rapor düzenlemesi halinde, içinde bulunulan şartlara göre “diğer bilgiler”e ilişkin raporunda verebileceği görüşler aşağıdakilerden hangisinde tam olarak verilmiştir? I. Durum II. Durum

  • A)Olumsuz görüş veya Görüş görüş vermekten vermekten kaçınma kaçınma
  • B)Sınırlı olumlu görüş Görüş veya görüş vermekten vermekten kaçınma kaçınma
  • C)Görüş vermekten Olumsuz görüş kaçınma
  • D)Sınırlı olumlu görüş Olumsuz görüş veya olumsuz görüş
  • E)Olumsuz görüş Görüş vermekten kaçınma
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır.

Neden Doğru? Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 400 uyarınca, bağımsız denetçi finansal tablolarda Olumsuz Görüş veya Görüş Vermekten Kaçınma belirtirse, "diğer bilgiler" raporunda da aynı sınırlamayı yansıtır. Yani, ana rapordaki ciddi sorun, diğer bilgilere ilişkin görüşü de etkiler. Bu nedenle her iki durumda da denetçi, diğer bilgiler konusunda da Olumsuz Görüş verir veya görüş vermekten kaçınır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? B şıkkı, I. Durumda sınırlı olumlu görüş verileceğini yanlış belirtir. C şıkkı, I. Durumda görüşten kaçınma, II. Durumda ise olumsuz görüş verileceğini yanlış ifade eder. D şıkkı, I. Durumda sınırlı olumlu, II. Durumda ise olumsuz görüş verileceğini yanlış gösterir. E şıkkı, II. Durumda sadece görüşten kaçınma olduğunu, olumsuz görüş verilebileceğini göz ardı eder.

Bilinmesi gereken kural TTK m. 400 gereği, ana raporda olumsuz görüş veya görüşten kaçınma varsa, diğer bilgiler raporunda da aynı sınırlama geçerlidir.

Soru 31 · 2021/11 · Denetim

Bir örneklemi tasarlarken denetçinin, tek başına önemli olmayan yanlışlıklar toplamının finansal tablolarda önemli bir yanlışlığa sebep olabilme riskini ele almak ve muhtemel tespit edilmemiş yanlışlıklar için bir marj sağlamak üzere, aşağıdakilerden hangisine karar vermesi gereklidir?

  • A)Kabul edilebilir yanlışlığa
  • B)Örnekleme riskine
  • C)Yapısal riske
  • D)Örneklem tasarımına
  • E)Öngörülebilir kontrolden sapmaya
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Denetim standartlarına (TDS 530) göre, denetçi örneklem tasarlarken, tek başına önemsiz olsa da birikerek finansal tablolarda önemli yanlışlığa yol açabilecek toplam hata riskini yönetmek için bir sınır belirlemelidir. Bu sınıra "kabul edilebilir yanlışlık" denir. Denetçi, muhtemel tespit edilmemiş yanlışlıkların toplamının bu kabul edilebilir eşiği aşmaması için bir marj bırakır. Bu sayede, örneklem sonucuna dayanarak tüm popülasyon hakkında makul bir güvence elde edilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Örnekleme riski, örneklem sonucunun popülasyon hakkındaki gerçek durumu tam olarak yansıtmama ihtimalidir; bir marj değil, risk unsurudur. C) Yapısal risk, denetçinin kendi kontrol ortamıyla ilgili bir kavramdır ve örneklem marjı ile doğrudan ilgili değildir. D) Örneklem tasarımı, kabul edilebilir yanlışlık gibi parametrelerin belirlenmesinden sonra yapılan bir süreçtir, marjın kendisi değildir. E) Öngörülebilir kontrolden sapma, kontrol riski değerlendirmesinde kullanılan bir tahmindir, hata marjı ile karıştırılmamalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, birikerek önemli yanlışlığa yol açabilecek toplam hata riskini yönetmek ve tespit edilmemiş hatalar için güvence sağlamak amacıyla örneklem öncesi "kabul edilebilir yanlışlık" sınırını belirlemek zorundadır.

Soru 32 · 2021/11 · Denetim

Kişi, denetimin kalitesine yönelik gözden geçirmeden sorumlu olarak atandığında ve bu sıfatla kümülatif olarak yedi yıl görev yaptığında, ara verme süresi Bağımsız denetçiler için Etik Kurallar standardına göre birbirini takip eden kaç yıl olmalıdır?

  • A)Yedi yıl
  • B)İki yıl
  • C)Dört yıl
  • D)Bir yıl
  • E)Üç yıl Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Bağımsız denetçiler için Etik Kurallar standardına göre, denetimin kalitesine yönelik gözden geçirmeden sorumlu olan kişi, bu görevi toplamda yedi yılı aşmayacak şekilde yürütür. Bu görev süresinin dolmasının ardından, aynı kişiye bu görevi tekrar üstlenmeden önce üç yıl süreyle ara vermesi zorunludur. Bu kural, denetim kalitesinin bağımsızlığını ve nesnelliğini korumak amacıyla getirilmiştir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A) Yedi yıl: Ara verme süresi yedi yıl değil, üç yıldır.
  • B) İki yıl: Mevzuat iki yıl gibi bir ara verme süresi öngörmemektedir.
  • C) Dört yıl: Dört yıl, etik kurallarda belirtilen geçerli ara verme süresi değildir.
  • D) Bir yıl: Bir yıl, yasal olarak zorunlu kılınan minimum ara verme süresinden daha kısadır.

Bilinmesi gereken kural: Denetim kalitesinden sorumlu kişi, yedi yıllık görev süresinin ardından en az üç yıl beklemek zorundadır.

Denetim dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması