2015/9 KGK Bağımsız Denetçilik Sermaye Piyasası Mevzuatı Soruları ve Çözümleri

2015/9 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinden çıkan 7 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi ihraç edilecek varlığa dayalı menkul kıymetlerin konusunu oluştura- bilecek alacak türlerinden biri değildir?

  • A)Konut kredileri
  • B)İşletme kredileri
  • C)Tüketici kredileri
  • D)İhracat işlemlerinden doğan alacaklar
  • E)Finansal kiralama sözleşmelerinden doğan alacaklar
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Tebliği uyarınca, ihraç edilecek varlığa dayalı menkul kıymetlerin konusu olabilecek alacaklar; konut, taşıt, tüketici kredileri, ihracat işlemlerinden doğan alacaklar ve finansal kiralama sözleşmelerinden doğan alacaklar olarak açıkça sayılmıştır. İşletme kredileri, bu teblihte yer almadığı için bu tür menkul kıymetlerin konusu olamaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, teblihte açıkça izin verilen konut kredilerinden biridir. C şıkkı, teblihte açıkça izin verilen tüketici kredilerinden biridir. D şıkkı, teblihte açıkça izin verilen ihracat alacaklarından biridir. E şıkkı, teblihte açıkça izin verilen finansal kiralama alacaklarından biridir.

Bilinmesi gereken kural: Varlığa dayalı menkul kıymet ihraçlarında sadece teblihte açıkça sayılan belirli alacak türleri (konut, taşıt, tüketici, ihracat, finansal kiralama) kullanılabilir; işletme kredileri bu kapsam dışındadır.

Soru 2 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Sermaye piyasası mevzuatına göre vadeli işlem sözleşmeleri aşağıdaki yöntemlerden hangisi esas alınarak değerlenir?

  • A)Makul değer
  • B)Maliyet bedeli
  • C)Rayiç bedel
  • D)Uzlaşma fiyatı
  • E)Nominal değer
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Maliyet bedelidir.

SPK’nın 11/II sayılı "Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmeleri ile Diğer Türev İşlemlerle İlgili Esaslar Hakkında Tebliğ" hükümlerine göre, vadeli işlem sözleşmeleri bilançoda maliyet bedeli üzerinden değerlenir. Bu yaklaşım, sözleşmenin ilk alım-satım anındaki gerçek nakit akışını yansıtarak muhasebe tutarlılığını sağlar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Makul değer: Genellikle aktiflerin piyasa değeri için kullanılır, vadeli işlemlerin temel değerleme yöntemi değildir.
  • C) Rayiç bedel: Piyasa koşullarındaki güncel fiyatı ifade eder, muhasebe kaydı için esas alınmaz.
  • D) Uzlaşma fiyatı: Günlük kar/zarar hesaplamasında kullanılır ancak bilanço değerlemesinde esas olan maliyet bedelidir.
  • E) Nominal değer: Sermaye piyasası araçlarının yüz değeri içindir, türev ürünlerin değerlemesiyle ilgisi yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Vadeli işlem sözleşmeleri, SPK mevzuatı uyarınca bilançoda her zaman maliyet bedeli üzerinden değerlenir.

Soru 3 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi Sermaye Piyasası Kurulunun temel amaçlarından biri değildir?

  • A)Piyasaların adil ve etkin çalışmasını sağlamak
  • B)Sermaye piyasalarının ve kurumlarının işleyiş kurallarını belirlemek
  • C)Sermaye piyasasına yatırım yapan tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarını korumak
  • D)Piyasadan fon kullanan şirketlerin belli kuralla- ra uygun olarak en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamak
  • E)Ekonomik kalkınmanın gereklerini de dikkate alarak finans sisteminin etkin bir şekilde çalış- masını sağlamak
Çözümü göster — doğru cevap A

SPK Kanunu’nun 5. maddesi, Kurul’un temel amaçlarını sıralar. Bu maddeye göre; piyasaların adil ve etkin çalışmasını sağlamak (A), tasarruf sahiplerinin haklarını korumak (C) ve ekonomik kalkınmayı dikkate alarak finans sisteminin etkin çalışmasını temin etmek (E) açıkça Kurul’un amaçları arasındadır. Dolayısıyla A, C ve E şıkları doğrudur.

B şıkkı ise yanlıştır. Sermaye piyasasının ve kurumlarının işleyiş kurallarını belirleme yetkisi doğrudan SPK’ya değil, SPK Kanunu’na aittir. Kurul, kanun çerçevesinde tebliğ ve düzenleme yayınlama yetkisine sahiptir ancak "kuralları belirleme" (kanun koyma) yetkisi yasama organındadır. Bu nedenle B, Kurul’un temel amacı olarak ifade edilemez.

D şıkkı ise yanlıştır. SPK’nın temel amacı, piyasadan fon kullanan şirketlerin en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak değil; yatırımcı koruması, piyasa bütünlüğü ve şeffaflıktır. Şirketlerin fon kullanım verimliliği piyasa dinamiklerinin ve şirket yönetiminin konusudur, Kurul’un doğrudan hedefi değildir.

Bilinmesi gereken kural: SPK, piyasa kurallarını "belirleyen" (kanun koyan) değil, mevcut kanunlar çerçevesinde "denetleyen ve düzenleyen" bir otoritedir; temel amacı yatırımcı koruması ve piyasa güvenidir.

Soru 4 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi menkul kıymetin unsurlarından değildir?

  • A)Devamlılık arz etmezler.
  • B)İtibari ve piyasa değeri vardır.
  • C)Nama veya hamiline yazılı olabilirler.
  • D)Çok sayıda ihraç edilip, halka arz edilen kitle senetleridir.
  • E)Standart ve yuvarlak meblağlı, misli nitelikte olup, belli şekil şartlarını haizdirler.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Menkul kıymetler, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, sermaye piyasasında alınıp satılabilen ve devamlılık arz eden hakları temsil eden senetlerdir. Bir menkul kıymetin "devamlılık arz etmemesi" onun temel tanımına aykırıdır; aksine, likidite ve piyasa işlevi için süreklilik esastır. Bu nedenle A şıkkı menkul kıymetin unsuru değildir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, menkul kıymetlerin hem kağıt üzerindeki (itibari) hem de piyasadaki (piyasa) değerinin bulunmasının doğru bir özellik olduğunu ifade eder. C şıkkı, senetlerin nama veya hamiline yazılı olabileceğini belirten yasal bir düzenlemeyi yansıtır. D şıkkı, menkul kıymetlerin toplu ihraç ve halka arz edilebilir yapısını doğru tanımlar. E şıkkı ise menkul kıymetlerin standart, yuvarlak meblağlı ve şekil şartlarına uygun olma zorunluluğunu doğru şekilde açıklar.

Bilinmesi gereken kural: Menkul kıymetler, piyasa işlevini sürdürebilmek için devamlılık ve süreklilik arz eden, standartlaştırılmış finansal araçlardır.

Soru 5 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Bankacılık mevzuatına göre, anapara veya faizin ya da her ikisinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin gecikmesi yüz seksen günü geçen, ancak bir yılı geçmeyen krediler hangi grupta sınıflandı- rılır?

  • A)Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar
  • B)Tahsili Şüpheli Krediler ve Diğer Alacaklar
  • C)Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar
  • D)Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar
  • E)Tahsil İmkânı Sınırlı Krediler ve Diğer Alacaklar
Çözümü göster — doğru cevap E

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 2016/1 sayılı Tebliği’ne göre, kredi sınıflandırmasında gecikme süresi belirleyicidir. Anapara veya faizin ödenmesinde 180 günü aşan ancak 365 günü geçmeyen gecikmeler, Tahsil İmkânı Sınırlı olarak sınıflandırılır. Bu nedenle E şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Yakın izleme, gecikme 90 günü geçip 180 günü aşmadığı durumlarda uygulanır. B) Tahsilatı şüpheli, gecikme 180 günü aşmış ancak 1 yılı geçmemiş krediler için değil, 1 yılı aşanlar için kullanılır (Not: Tebliğe göre 180-365 gün arası "Tahsil İmkânı Sınırlı", 365 gün üzeri "Tahsilatı Şüpheli"dir. Soruda 180-365 gün arası sorulduğu için B yanlıştır). C) Standart, gecikme 90 günü geçmeyen krediler içindir. D) Zarar niteliğindeki krediler, tahsilatı şüpheli grubunda yer alan ve belirli koşulları sağlayan, tamamen veya kısmen zarar olarak karşılık ayrılan kredilerdir; doğrudan gecikme süresiyle bu gruba atama yapılmaz.

Bilinmesi gereken kural: Bankacılık mevzuatında, gecikme süresi 180 günü aşan ancak 1 yılı geçmeyen krediler otomatik olarak "Tahsil İmkânı Sınırlı" grubunda değerlendirilir.

Soru 6 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangileri bireysel emeklilik sistemine ait kesinti, aidat ve giderlerdendir?

  • A)Giriş aidatı, fon işletim gideri kesintisi, gider payı
  • B)Giriş aidatı, aracı komisyonu, yönetim gideri kesintisi
  • C)Giriş aidatı, fon işletim gideri kesintisi, yönetim gideri kesintisi
  • D)Aracı komisyonu, gider payı, yönetim gideri kesintisi
  • E)Aracı komisyonu, fon işletim gider kesintisi, yönetim gideri kesintisi
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. SPK’nın Bireysel Emeklilikte Fon İşletimine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’e göre, bireysel emeklilik fonlarında yapılan kesintiler üç ana başlıkta toplanır: Aracı komisyonu, fon işletim gideri kesintisi ve yönetim gideri kesintisi. Bu üç kalemin tamamı sistemin maliyet yapısını oluşturur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıktaki "gider payı" kavramı bu bağlamda geçerli bir kesinti kalemi değildir. B şıktaki "fon işletim gideri" eksik olduğundan liste tam değildir. C şıktaki "giriş aidatı" bireysel emeklilikte uygulanmaz; bu kavram daha çok sigorta primlerinde görülür. D şıktaki "giriş aidatı" geçersiz olduğu için şık yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilik fon maliyetleri sadece aracı komisyonu, fon işletim gideri ve yönetim gideri kesintilerinden oluşur; giriş aidatı veya "gider payı" gibi kavramlar mevzuatta bu sistem için yer almaz.

Soru 7 · 2015/9 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Sigorta sözleşmesinin süresi boyunca üstleni- len risk düzeyi ile kazanılan primlerin zamana bağlı dağılımının uyumlu olmadığı kabul edi- len sigorta branşlarında, ayrıca kazanılmamış primler karşılığının şirketin taşıdığı risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kal- ması hâlinde ayrılan karşılık aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Dengeleme karşılığı
  • B)Matematik karşılıklar
  • C)Muallak tazminat karşılığı
  • D)Devam eden riskler karşılığı
  • E)İkramiye ve indirimler karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sigorta Mevzuatı (5549 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler) uyarınca, sigorta sözleşmesinin süresi boyunca üstlenen risk ile kazanılan primlerin zamanla dağılımı arasında uyumsuzluk varsa veya kazanılmamış primler karşılığı yetersiz kalıyorsa, bu farkı karşılamak amacıyla İkramiye ve indirimler karşılığı ayrılır. Bu karşılık, sigorta şirketlerinin uzun vadeli yükümlülüklerini karşılayabilmesi ve finansal istikrarı koruyabilmesi için zorunludur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Dengeleme karşılığı: Genellikle doğal afetler gibi büyük hasarların etkilerini yumuşatmak için ayrılan, farklı bir teknik karşılıktır.
  • B) Matematik karşılıklar: Emeklilik ve hayat sigortalarında, sözleşme sonundaki taahhütleri karşılamak için hesaplanan temel karşılıktır.
  • C) Muallak tazminat karşılığı: Hasar bildirimi yapılmış ancak henüz kesinleşmemiş veya ödenmemiş tazminatları karşılar.
  • D) Devam eden riskler karşılığı: Bu spesifik bir teknik karşılık adı değildir; genel risk karşılıkları kapsamında değerlendirilir ancak sorudaki tanıma uymaz.

Bilinmesi gereken kural: Prim ve risk dağılımındaki uyumsuzluk veya yetersizlik hallerinde, sigorta şirketleri finansal dengeni sağlamak için "İkramiye ve indirimler karşılığı" ayırmak zorundadır.

Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması