2018/5 KGK Bağımsız Denetçilik Sermaye Piyasası Mevzuatı Soruları ve Çözümleri

2018/5 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinden çıkan 25 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Yatırım kuruluşu varantı ve sertifikaları da dahil olmak üzere, benzer bir türdeki ortaklık hakkı vermeyen sermaye piyasası araçlarının belirlenmiş bir ihraç süresi boyunca mükerrer bir şekilde azami beş yıllık bir süre içinde ihraç edilmesine izin veren plana ne ad verilir?

  • A)İzahname esası
  • B)Arz programı
  • C)İhraç planı
  • D)İhraç projesi
  • E)İzahname dökümü
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. SPK’nın “Sermaye Piyasası Araçlarının Kamuya Arzında Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”i uyarınca, Arz Programı; belirli bir ihraç süresi içinde, benzer türdeki ortaklık hakkı vermeyen sermaye piyasası araçlarının (varant ve sertifikalar dahil) azami beş yıl boyunca mükerrer olarak ihraç edilmesine izin veren plandır. Bu yapı, ihraççıya esneklik sağlayarak tek bir izahname ile defalarca araç çıkarabilmesini mümkün kılar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) İzahname esası, genel bir düzenleme türüdür ancak bu spesifik çoklu ihraç planını tanımlamaz. C) İhraç planı, mevzuatta bu tanıma sahip resmi bir terim değildir. D) İhraç projesi, hukuki bir tanım olarak bu bağlamda kullanılmaz. E) İzahname dökümü, bir belge türüdür, ihraç izni veren plan değildir.

Bilinmesi gereken kural: Arz programı, ortaklık hakkı vermeyen araçların beş yıl boyunca mükerrer ihraç edilmesine izin veren özel bir düzenlemedir.

Soru 2 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Nitelikli yatırımcılara satılmak üzere ihraç edilen sermaye piyasası araçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Sermaye piyasası araçları, halka arz edilmeksizin nitelikli yatırımcılara satılabilir.
  • B)Nitelikli yatırımcılara yapılacak satışlar nitelikli yatırımcılara yönelik bir çağrıda bulunulması suretiyle gerçekleştirilebilir.
  • C)Nitelikli yatırımcılara satılmak üzere ihraç edilen sermaye piyasası araçları borsada işlem göremez.
  • D)Nitelikli yatırımcılara yapılacak satışlar nitelikli yatırımcıların önceden belirlenmesi suretiyle gerçekleştirilebilir.
  • E)Sermaye piyasası araçlarının nitelikli yatırımcılara satışında, yatırımcı sayısı yönünden bir kısıtlama uygulanmaz.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. SPK’nın 11/11/2013 tarihli ve 28816 sayılı “Sermaye Piyasası Araçlarının Halka Arzında Tebliğ Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ” (Seri: II, 14.1) hükümlerine göre, nitelikli yatırımcılara ihraç edilen sermaye piyasası araçları, ilgili düzenlemelere uygunluk kaydıyla borsada işlem görebilir. Dolayısıyla “işlem göremez” ifadesi mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Şıkkı doğrudur; halka arz edilmeksizin nitelikli yatırımcılara satış yapılabilir. B) Şıkkı doğrudur; nitelikli yatırımcılara yönelik çağrı yapılarak satış gerçekleştirilebilir. D) Şıkkı doğrudur; önceden belirlenen nitelikli yatırımcılara satış yapılabilir. E) Şıkkı doğrudur; nitelikli yatırımcılara satışta yatırımcı sayısı sınırı yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Nitelikli yatırımcılara ihraç edilen sermaye piyasası araçları, borsada işlem görebilir; bu araçların halka arz şartlarına tabi olmaması, borsada işlem görmesini engellemez.

Soru 3 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

I. Talep toplanmaksızın satış yöntemi II. Borsada satış yöntemi III. Tahsisli satış yöntemi Yukarıdakilerden hangisi / hangileri sermaye piyasası araçlarının halka arzında uygulanabilecek satış yöntemlerinden değildir?

  • A)I,II
  • B)III
  • C)II, III
  • D)II
  • E)I
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) ve ilgili tebliğler uyarınca halka arzda kullanılan yasal satış yöntemleri sadece Talep Toplama ve Borsada Satış yöntemleridir. Dolayısıyla, "Tahsisli Satış" yöntemi halka arz sürecinde geçerli bir satış yöntemi değildir; bu nedenle III numaralı seçenek listede bulunmamalıdır. Soru, uygulanmayacak olanı sorduğu için doğru yanıt III'ü içeren B seçeneğidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:

  • A Şıkkı: Talep toplama ve borsada satış, halka arzın temel ve yasal yöntemleridir, bu yüzden bunların "uygulanmayacak" olması yanlıştır.
  • C Şıkkı: Borsada satış yöntemi halka arzda sıkça kullanılır, bu yüzden listede yer alması yanlıştır.
  • D Şıkkı: Borsada satış yöntemi geçerli bir yöntemdir, bu yüzden "uygulanmayacak" olarak işaretlenmesi yanlıştır.
  • E Şıkkı: Talep toplama yöntemi halka arzın en yaygın ve temel yöntemidir, bu yüzden listede yer alması yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Halka arzda sadece "Talep Toplama" ve "Borsada Satış" yöntemleri yasal olarak kabul edilir; "Tahsisli Satış" halka arz yöntemi değildir.

Soru 4 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Talep toplama yoluyla satış yöntemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bir halka arz edilmeksizin satış yöntemidir.
  • B)Yatırımcıların halka arz edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin taleplerinin toplanarak bu taleplerin önceden belirlenmiş usul ve esaslar çerçevesinde karşılanan kısmına ilişkin satışını ifade eder.
  • C)Sabit fiyatla talep toplama yoluyla gerçekleştirebilir.
  • D)Fiyat teklifi alarak talep toplama yoluyla gerçekleştirebilir.
  • E)Fiyat aralığı ile talep toplama yoluyla satış yönteminin kullanılması durumunda tavan fiyat, taban fiyatın yüzde yirmi fazlasını aşmayacak şekilde belirlenir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Talep toplama, halka arz sürecinin temel bir parçasıdır ve SPK’nın 9/III maddesi ile düzenlenmiştir. Bu yöntem, sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmesi amacıyla kullanılır; yani araçlar mutlaka halka arz edilmelidir. Dolayısıyla "halka arz edilmeksizin" ifadesi mevzuata aykırıdır ve bu şık yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifadeler olduğu): B şıkkı, talep toplamanın tanımını SPK mevzuatına uygun şekilde doğru vermektedir. C şıkkı, sabit fiyat uygulamasının talep toplama ile yapılabileceğini belirten doğru bir mevzuat hükmüdür. D şıkkı, fiyat teklifi alınarak talep toplamanın da mümkün olduğunu gösteren doğru bir seçenektir. E şıkkı, fiyat aralığı uygulamasında tavan fiyatın taban fiyatın %20’sini aşmayacağı kuralını doğru ifade etmektedir.

Bilinmesi gereken kural: Talep toplama yöntemi, halka arz sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır ve halka arz edilmeksizin uygulanamaz.

Soru 5 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdaki işletmelerden hangisi ara dönem finansal rapor düzenlemekle yükümlüdürler? I. Yatırım kuruluşları II. Yatırım ortaklıkları III. Portföy yönetim şirketleri IV. İpotek finansmanı kuruluşları

  • A)I, II
  • B)I, II, III
  • C)I, II, III, IV
  • D)I, III, IV
  • E)I, II, IV
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 11.01.2013 tarih ve 28530 sayılı “Ara Dönem Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği” (Tebliğ No: 29) uyarınca, bu Tebliğ’in 4. maddesi gereği yatırım kuruluşları, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ve ipotek finansmanı kuruluşları ara dönem finansal rapor düzenlemekle yükümlüdür. Bu kurumlar, sermaye piyasası aktörleri olarak şeffaflık ve yatırımcı koruma amacıyla düzenli ve güncel finansal bilgi yayımlama zorunluluğu altındadır. Dolayısıyla I, II, III ve IV numaralı işletmelerin tamamı bu yükümlülüğe tabidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı, III ve IV numaralı kuruluşların yükümlülüğünü eksik gösterdiği için yanlıştır. B şıkkı, IV numaralı ipotek finansmanı kuruluşunun yükümlülüğünü atladığı için yanlıştır. D şıkkı, II numaralı yatırım ortaklıklarının yükümlülüğünü dışarıda bıraktığı için yanlıştır. E şıkkı ise III numaralı portföy yönetim şirketlerinin yükümlülüğünü göz ardı ettiği için yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Tebliğ No: 29 kapsamında, yatırım kuruluşları, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ve ipotek finansmanı kuruluşları ara dönem finansal rapor düzenleme yükümlülüğüne tabidir.

Soru 6 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdaki işletmelerden hangisinin finansal raporlarını kamuya açıklanmak üzere Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) bildirmesi zorunludur?

  • A)Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer pazar yerlerinde işlem görmeyen halka açık ortaklıklar
  • B)Sermaye piyasası araçlarını sadece nitelikli yatırımcılara satan ve sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer pazar yerlerinde işlem görmeyen işletmeler
  • C)Pay dışındaki sermaye piyasası araçlarını tahsisli olarak ihraç eden halka açık olmayan işletmeler
  • D)Portföy yönetim şirketleri
  • E)Bağımsız denetim kuruluşları
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Portföy yönetim şirketleri, Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) ve ilgili tebliğler uyarınca "kamuyu aydınlatma yükümlülüğü" bulunan özel bir sermaye piyasası kuruluşudur. Bu kuruluşlar, faaliyetlerine ilişkin finansal tablolarını ve diğer zorunlu bilgileri düzenli olarak KAP üzerinden kamuya açıklamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, halka açık olma şartına bağlı olmaksızın, söz konusu kuruluşun piyasa güvenliği ve şeffaflığı açısından kritik olmasından kaynaklanır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Borsa veya teşkilatlanmış pazar yerlerinde işlem görmeyen halka açık ortaklıklar, genel kural olarak KAP’a finansal rapor bildirmek zorunda değildir (istisnalar hariç). B) Sadece nitelikli yatırımcılara satış yapan ve işlem görmeyen işletmeler, halka açık olma veya işlem gören araç ihraç etme şartını taşımadıkları için bu yükümlülükten muaftır. C) Halka açık olmayan ve pay dışı araç ihraç eden işletmeler, SPK’nın kamuyu aydınlatma kapsamına giren temel kriterleri (halka açık olma veya borsa işlemi) karşılamadıkları için yükümlü değildir. E) Bağımsız denetim kuruluşları, denetçi statüsündedirler; finansal raporlarını KAP’a bildiren taraf (müşteri) değil, denetleyen taraftır.

Bilinmesi gereken kural: Portföy yönetim şirketleri, halka açık olma durumundan bağımsız olarak, SPK mevzuatı gereği KAP’a finansal rapor bildirmekle zorunludur.

Soru 7 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Bölünen şirketin, bölünmeye konu malvarlığının başka bir şirkete ayni sermaye olarak konulduğu ve devrin karşılığında bölünen şirketin devralan şirket sermayesinde pay sahibi olduğu kısmi bölünmeye ne ad verilir?

  • A)Devir yoluyla kısmi bölünme
  • B)Birleşme yoluyla kısmi bölünme
  • C)Arz yoluyla kısmi bölünme
  • D)İştirak modeliyle kısmi bölünme
  • E)Takas yoluyla kısmi bölünme
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D'dir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 148. maddesi uyarınca, bölünen şirketin malvarlığının bir başka şirkete ayni sermaye olarak konulması ve karşılığında bölünen şirketin, devralan şirketin sermayesinde pay sahibi olması durumuna İştirak modeliyle kısmi bölünme denir. Bu modelde, bölünen şirket varlıklarını devrederek karşılığında hisse senedi alır ve böylece devralan şirketin iştiraki haline gelir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A (Devir yoluyla): Bu modelde bölünen şirket, devralan şirkete hisse senedi değil, nakit veya başka bir menkul kıymet karşılığında varlık devreder; iştirak ilişkisi kurulmaz.
  • B (Birleşme yoluyla): Birleşme, iki şirketin tek bir hukuki kişilikte birleşmesini ifade eder; kısmi bölünme ise varlık transferi odaklıdır.
  • C (Arz yoluyla): Arz modeli, bölünen şirketin devralan şirkete hisse senedi vermesi yerine, halka arz yoluyla nakit elde etmesini öngörür.
  • E (Takas yoluyla): Takas modeli, bölünen şirketin devralan şirkete hisse senedi vermesi yerine, devralan şirketin bölünen şirketin borçlarını üstlenmesini veya başka bir takas işlemini kapsar.

Bilinmesi gereken kural: Bölünen şirketin, devralan şirketin hissedarı olması (iştirakçi konumuna geçmesi) durumunda, bu işlem kanunen "İştirak modeliyle kısmi bölünme" olarak sınıflandırılır.

Soru 8 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi aracı kurumlar tarafından repo ve ters repo işlemlerine konu edilebilecek finansal araçlardan değildir?

  • A)Türkiye’de yerleşik ihraççılar tarafından ihraç edilmiş yurt içinde ya da yurt dışındaki borsalarda veya teşkilatlanmış diğer pazar yerlerinde işlem görmeyen varlığa dayalı menkul kıymetler
  • B)Devlet tahvili
  • C)Hazine bonosu
  • D)TCMB tarafından ihraç edilen likidite senetleri
  • E)Türkiye’de yerleşik ihraççılar tarafından yurt içinde veya yurt dışında ihraç edilmiş kira sertifikaları
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. SPK’nın Repo ve Ters Repo İşlemlerine İlişkin Tebliğ’de belirtilen esasa göre, repo işlemlerine konu edilebilecek finansal araçların, Türkiye’de yerleşik ihraççılar tarafından ihraç edilmiş olması ve borsalarda veya teşkilatlanmış diğer pazar yerlerinde işlem görmesi zorunludur. A şıkkında yer alan "işlem görmeyen" ifadesi, bu temel şartı ihlal ettiği için bu aracın repo konusu olamayacağını gösterir. Dolayısıyla A şıkkı doğru cevaptır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkındaki Devlet tahvili, C şıkkındaki Hazine bonosu ve D şıkkındaki TCMB likidite senetleri, mevzuatta açıkça izin verilen likit devlet menkul kıymetleri arasında yer alır. E şıkkındaki kira sertifikaları ise borsada işlem gördüğü sürece repo işlemlerine konu edilebilen geçerli finansal araçlardan biridir.

Bilinmesi gereken kural: Repo işlemlerine konu edilecek menkul kıymetlerin, borsada veya teşkilatlanmış pazarda işlem görmesi zorunludur.

Soru 9 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eyleme ne ad verilir?

  • A)Kabahat
  • B)Piyasa bozucu eylem
  • C)Cürüm
  • D)Borsa ihlali
  • E)Pazara aykırılık
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Piyasa bozucu eylemdir.

SPK’nın Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’ne göre, makul bir ekonomik gerekçeyle açıklanamayan ve piyasaların güven, açıklık ile istikrarını bozacak nitelikteki eylemler "piyasa bozucu eylem" olarak tanımlanır. Bu tanım, sorudaki kriterlerle birebir örtüşmektedir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:

  • A) Kabahat: Bu, genel bir hukuk terimidir ve spesifik piyasa davranışını tanımlamaz.
  • C) Cürüm: Soruda açıkça "suç oluşturmayan" ifadesi geçtiği için bu şık elenir.
  • D) Borsa ihlali: Daha çok işlem kurallarına uyumsuzluğu ifade eder, niyet ve etki boyutu farklıdır.
  • E) Pazara aykırılık: Yasal bir tanım değildir; genel bir ifade olarak kullanılır.

Bilinmesi gereken kural: Piyasa bozucu eylem, kasten veya dikkatsizlikle yapılan, makul gerekçesi olmayan ve piyasa güvenini sarsan ancak doğrudan ceza hukuku kapsamında suç sayılmayan eylemlerdir.

Soru 10 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen paraya ne ad verilir?

  • A)Finans
  • B)Temettü
  • C)Mevduat
  • D)Semen
  • E)Bedel
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Mevduat'tır.

Neden Doğru? Türk Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanunu’na göre; yazılı, sözlü veya başka bir suretle halka duyurulan, istendiğinde veya belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen para mevduat olarak tanımlanır. Tanımın temel unsurları "halka duyurulma", "geri ödeme taahhüdü" ve "para kabulü"dür.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Finans: Geniş bir kavram olup para kabulü tanımını karşılamaz.
  • B) Temettü: Şirket karının ortaklara dağıtımıdır, para kabulü değildir.
  • D) Semen: Gayrimenkul veya ticari işletme alımında ödenen bedeldir.
  • E) Bedel: Karşılığında mal veya hizmet alınan para miktarıdır.

Bilinmesi gereken kural: Bankaların halktan topladığı ve geri ödeme taahhüdü içeren fonlara "mevduat" denir; bu tanım, para kabulünün şekli (yazılı/sözlü) veya vadesi (istendiğinde/vadeli) gözetmeksizin geçerlidir.

Soru 11 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Kalkınma ve yatırım bankaları aşağıdaki faaliyetlerden hangisini gerçekleştiremezler?

  • A)Efektif dahil kambiyo işlemleri
  • B)Katılım fonu kabulü
  • C)Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri
  • D)Saklama hizmetleri
  • E)Çek ve diğer kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 11. maddesi ve ilgili tebliğler uyarınca, kalkınma ve yatırım bankaları "katılım bankası" statüsünde değildirler. Bu nedenle, faizsiz banking prensiplerine dayanan katılım fonu kabulü gibi faaliyetleri yürütme yetkileri bulunmamaktadır. Bu yetki yalnızca özel olarak lisanslanmış katılım bankalarına aittir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Bankalar, mevzuata uygun olarak efektif dahil kambiyo işlemlerini gerçekleştirebilirler. C) Kalkınma ve yatırım bankalarının temel amacı, nakdî ve gayrinakdî her türlü krediyi vererek kalkınmayı desteklemektir. D) Menkul kıymetlerin saklanması, bu bankaların izin verilen hizmetleri arasındadır. E) Çek ve kambiyo senetlerinin iştirak (alım-satım) işlemleri, ticari faaliyet kapsamında izin verilen işlemlerdendir.

Bilinmesi gereken kural: Kalkınma ve yatırım bankaları, katılım bankası olmadıkları için katılım fonu kabulü ve faizsiz finansman ürünleri sunma yetkisine sahip değildirler; bu yetki yalnızca özel lisanslı katılım bankalarına aittir.

Soru 12 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi bankaların kurumsal yönetim ilkelerinden değildir?

  • A)Bankanın müfettişleri ile bağımsız denetim elemanlarının çalışmalarından etkin olarak yararlanılmalıdır.
  • B)Üst düzey yönetim görevlerini etkin bir şekilde yerine getirecek nitelikleri haiz ve kurumsal yönetimde üstlenmiş oldukları rolün bilincinde olmalıdır.
  • C)Banka içinde yetki ve sorumluluklar açıkça belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
  • D)Bankacılık işlemlerinde kusursuz sorumluluk ilkesi korunmalıdır.
  • E)Banka içerisinde kurumsal değerler ve stratejik hedefler oluşturulmalıdır.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan "Bankaların Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği"ne göre, bankaların sorumluluk ilkesi kusurlu sorumluluk esasına dayanır. D şıkkında geçen "kusursuz sorumluluk" ifadesi mevzuatta yer almaz ve hukuki olarak yanlıştır. Dolayısıyla bu ifade bir kurumsal yönetim ilkesi değildir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı doğrudur; çünkü tebliğ, müfettiş ve bağımsız denetim elemanlarının çalışmalarından etkin yararlanılmasını zorunlu kılar. B şıkkı doğrudur; üst düzey yöneticilerin nitelikli olması ve rolünün bilincinde olması temel bir ilkedir. C şıkkı doğrudur; yetki ve sorumlulukların açıkça belirlenmesi ve uygulanması tebliğde açıkça belirtilmiştir. E şıkkı doğrudur; kurumsal değerler ve stratejik hedeflerin oluşturulması bankaların yükümlülüğüdür.

Bilinmesi gereken kural: Bankacılıkta sorumluluk ilkesi "kusursuz" değil, "kusurlu" sorumluluk esasına dayalıdır; bu nedenle D şıkkı mevzuata aykırıdır.

Soru 13 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Bankalarda yurt dışı şubelere ait finansal tabloların konsolide edilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Türkiye’de kurulu bulunan bankaların yurt dışındaki şubelerine ait finansal tabloların bankanın yurt içindeki faaliyetlerine ilişkin finansal tabloları ile konsolide edilmesi şarttır.
  • B)Yurt dışındaki şubelerin gelir ve giderleri, tümüyle konsolide gelir tablosuna alınır; konsolidasyona alınan yurt içi - yurt dışı birimler arasındaki işlemlerden doğan gelir ve giderler karşılıklı olarak silinir.
  • C)Yurt dışındaki şubelerin finansal tabloları, şubenin finansal tablolarının düzenlendiği tarih esas alınarak konsolide edilir.
  • D)Merkez ve yurt dışı birimler arasındaki önemli uygulamalar konsolide finansal tablo dipnotlarında belirtilir.
  • E)Yurt dışındaki şubelerin aktif ve pasif kalemleri "tam konsolidasyon" yöntemi uygulanarak konsolide bilançoya alınır.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Bankacılık mevzuatına göre, yurt dışı şubelerin finansal tabloları konsolide edilirken şubenin kendi raporlama tarihi değil, ana bankanın raporlama tarihi esas alınır. Şube ile merkez arasındaki tarih farkı varsa, bu dönemde gerçekleşen önemli işlemler dikkate alınarak düzeltme yapılır. Bu nedenle "şubenin tarihi esas alınır" ifadesi yanlıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Yurt dışı şubeler, iştirak veya bağlı ortaklık değil, aynı hukuki kişiliğin parçası olduğu için konsolidasyon zorunludur. B) Konsolidasyonda grup içi işlemler (karşılıklı silme) standart bir uygulamadır. D) Konsolide tablo dipnotlarında önemli uygulamalar ve yöntemler açıklanmak zorundadır. E) Şubeler tam konsolidasyon yöntemiyle bilançoya dahil edilir.

Bilinmesi gereken kural: Yurt dışı şube konsolidasyonunda tarih uyumu için ana bankanın raporlama tarihi esas alınır, şubenin tarihi değil.

Soru 14 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Bankalar Mart, Haziran ve Eylül ayları sonu itibarıyla düzenleyecekleri konsolide olmayan ara dönem finansal raporlarını kaç gün içinde içinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna tevdi etmek zorundadır?

  • A)Otuz gün
  • B)Onbeş gün
  • C)Elli gün
  • D)Kırkbeş gün
  • E)Yedi gün
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan "Bankaların Ara Dönem Finansal Tabloları ve Diğer Açıklamalara İlişkin Esaslar Tebliği"ne göre, bankaların mart, haziran ve eylül ayı sonlarına ait konsolide olmayan ara dönem finansal raporlarını, söz konusu ayın bitiminden itibaren 45 gün içinde BDDK’ya sunmaları zorunludur. Bu süre, yasal bir zorunluluk olup, bankaların mali şeffaflığını sağlamak amacıyla belirlenmiştir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A) Otuz gün: Bu süre, ara dönem raporları için yasal olarak öngörülen süreden daha kısadır ve mevzuata aykırıdır.
  • B) Onbeş gün: Bu çok kısa bir süredir ve bankaların rapor hazırlama süreçleri için yasal olarak kabul edilmeyen bir süredir.
  • C) Elli gün: Bu süre, yasal zorunluluk olan 45 günden daha uzundur ve mevzuatta böyle bir esneme öngörülmemiştir.
  • E) Yedi gün: Bu süre, finansal raporlama için pratik olarak imkansızdır ve mevzuatta yer almaz.

Bilinmesi gereken kural: Bankaların mart, haziran ve eylül ayı sonu itibarıyla konsolide olmayan ara dönem finansal raporlarını, ay bitiminden itibaren 45 gün içinde BDDK’ya tevdi etmeleri gerekmektedir.

Soru 15 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Bankalarda faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi, finansal tabloların hazırlanması, onaylanması, denetlenmesi, yetkili mercilere sunulması ve yayımlanması dâhil finansal raporlama sistemini, görev, yetki ve sorumlulukları belirlemek, bilgi sistemlerini yeterli hale getirmek ve uygulamayı gözetmekle yükümlü olan organ hangisidir?

  • A)Denetim kurulu
  • B)Genel kurul
  • C)Ortaklar kurulu
  • D)Kredi koordinasyon kurulu
  • E)Yönetim kurulu
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Bankacılık mevzuatına göre, bankaların finansal raporlama sistemi, muhasebe kayıtları ve iç kontrol mekanizmalarının kurulması, bilgi sistemlerinin yeterliliğinin sağlanması ve bu süreçlerin gözetimi Yönetim Kurulu’nun temel sorumluluğudur. Yönetim kurulu, bankanın genel yönetiminden sorumlu olup, finansal tabloların hazırlanma sürecini denetlemek ve onaylamakla yükümlüdür.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Denetim kurulu, yönetim kurulunun faaliyetlerini denetleyen bir organ olup doğrudan finansal raporlama sistemini kurmakla değil, denetlemekle yükümlüdür. B) Genel kurul, bankanın en üst karar organıdır ancak günlük operasyonel ve finansal raporlama süreçlerini yönetmez. C) Ortaklar kurulu, bankacılıkta genel kurul ile aynı işlevi görür ve operasyonel sorumluluk taşımaz. D) Kredi koordinasyon kurulu, sadece kredi politikalarını koordine eder, finansal raporlama sisteminden sorumlu değildir.

Bilinmesi gereken kural: Bankalarda finansal raporlama sistemi, iç kontrol ve bilgi sistemlerinin kurulması, geliştirilmesi ve gözetiminden doğrudan Yönetim Kurulu sorumludur.

Soru 16 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Banların devir sözleşmelerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Devredilen ve tüzel kişiliği sona eren, devralan ve varlığını sürdüren bankaların unvanları ve merkezleri devir sözleşmesinde yazılmalıdır.
  • B)Devir sözleşmesinde devredilen bankaların ortaklarına verilecek hisse miktarı, türü, nominal değeri, ortaklık paylarının değişim oranı, imtiyazlı pay söz konusu ise miktarına ilişkin kayıtlar yer almalıdır.
  • C)Devir sözleşmesindeki imzaların noter tarafından tasdik edilmiş olması zorunludur.
  • D)Devir sözleşmesinde müşterilerin ve üçüncü şahısların hak ve alacaklarını ihlal eden hükümlere yer verilemez.
  • E)Devrin her türlü muvazaadan ari olarak gerçekleşeceği ve aksi halde meydana gelecek zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olunacağına ilişkin kaydın devir sözleşmesinde yer alması zorunludur.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Banka Birleşme, Devir ve Hissedar Değişikliği Tebliği hükümlerine göre, banka birleşme ve devir sözleşmelerinin imzalarının noter tarafından tasdik edilmesi zorunlu değildir. Sözleşmeler, ilgili bankaların yetkili organları tarafından imzalanır ve SPK’ya onay için sunulur. Bu nedenle C şıkkındaki "noter tasdiki zorunludur" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Devir sözleşmesinde tarafların unvan ve merkez bilgileri yer almalıdır (Doğru). B) Ortaklara verilecek hisselerle ilgili detaylar sözleşmede belirtilmelidir (Doğru). D) Müşteri ve üçüncü şahıs haklarını ihlal eden hükümler sözleşmede yer alamaz (Doğru). E) Muvazaadan arılık ve sorumluluk kayıtları sözleşmede zorunludur (Doğru).

Bilinmesi gereken kural: Banka devir sözleşmelerinin noter tasdiki zorunluluğu bulunmamakta; yetkili organ imzaları ve SPK onayı esas alınmaktadır.

Soru 17 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi bankalarca düzenlenecek yıllık faaliyet raporunun genel bilgileri ihtiva edecek sunuş bölümünde yer almaz?

  • A)Hesap dönemine ait faaliyet sonuçlarına ilişkin özet finansal bilgiler
  • B)Bağımsız denetim raporu
  • C)Bankanın tarihsel gelişimi ve hesap dönemi içinde varsa ana sözleşmesinde yapılan değişiklikler ve nedenleri
  • D)Yönetim kurulu başkanının ve genel müdürün faaliyet dönemine ilişkin değerlendirmeleri ve geleceğe yönelik beklentileri
  • E)Yeni hizmet ve faaliyetlerle ilgili olarak araştırma geliştirme uygulamalarına ilişkin bilgiler
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Bankaların düzenleyeceği yıllık faaliyet raporlarının sunuş bölümü, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından belirlenen standartlara göre hazırlanır. Bu bölümde bankanın genel tanıtımı, tarihi, ana sözleşme değişiklikleri, yönetim kurulu ve genel müdürün değerlendirmeleri ile Ar-Ge faaliyetleri gibi niteliksel bilgiler yer alır. Ancak bağımsız denetim raporu, finansal tabloların doğruluğu ve güvenilirliği konusunda bağımsız denetçi tarafından verilen ayrı bir rapordur. Bu rapor, faaliyet raporunun bir parçası veya sunuş bölümünün bir unsuru olarak değil, finansal tabloların hemen arkasında veya ek olarak sunulur. Dolayısıyla bağımsız denetim raporu, faaliyet raporunun "genel bilgileri ihtiva edecek sunuş bölümünde" yer almaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Özet finansal bilgiler, sunuş bölümünün temel unsurlarındandır. C) Tarihsel gelişim ve sözleşme değişiklikleri, bankanın kimliğini tanıtan zorunlu bilgilere dahildir. D) Yönetim kurulu ve genel müdür değerlendirmeleri, sunuş bölümünün ayrılmaz parçasıdır. E) Ar-Ge uygulamaları, faaliyet raporunda yer alması gereken stratejik bilgilere örnektir.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetim raporu, faaliyet raporunun sunuş bölümünde değil, finansal tabloların yanında ayrı bir bölümde sunulur.

Soru 18 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi bankaların iç sistemleri ile ilgili denetim komitesi üyelerinin görevi ve yetkisi kapsamında değildir?

  • A)Banka içi usulsüzlüklerin doğrudan kendisine veya iç denetim birimine ya da müfettişlere bildirilmesini sağlayacak iletişim kanallarının tesis edilmesini sağlamak
  • B)Müfettişlerin görevlerini bağımsız ve tarafsız şekilde yerine getirip getirmediklerini izlemek
  • C)İç sistemler kapsamındaki birimlerin yöneticilerinin seçimine ve görevden alınmasına karar vermek
  • D)Yönetim kuruluna, iç sistemler kapsamındaki birimlerde görev yapacak personelde aranması gereken nitelikler ile ilgili önerilerde bulunmak
  • E)Bankanın taşıdığı risklerin tespit edilmesi, ölçülmesi, izlenmesi ve kontrol edilmesi için gerekli yöntem, araç ve uygulama usullerinin mevcut olup olmadığını değerlendirmek
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Bankacılık mevzuatına göre, denetim komitesi iç sistemlerin etkinliğini izler ve yönetim kuruluna raporlar. Ancak personel seçimi ve görevden alma yetkisi, bu birimlerin (İç Denetim, Müfettişlik vb.) üst yöneticilerinin atanması konusunda yönetim kuruluna öneri sunmak şeklindedir. Kesin karar yetkisi yönetim kuruluna aittir. Dolayısıyla, komitenin doğrudan seçme veya görevden alma yetkisi yoktur; bu, C şıkkındaki ifadeyle çelişir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Şıkkı doğrudur; usulsüzlük bildirim kanallarının tesis edilmesi komitenin temel görevlerindendir. B) Şıkkı doğrudur; müfettişlerin bağımsızlığını izlemek komitenin görev alanındadır. D) Şıkkı doğrudur; niteliklere ilişkin öneri sunmak komitenin yetkisidir. E) Şıkkı doğrudur; risk yönetim sistemlerinin yeterliliğini değerlendirmek komitenin görevidir.

Bilinmesi gereken kural: Denetim komitesi, iç sistem birim yöneticilerinin atanması konusunda sadece öneri sunar; kesin karar yetkisi yönetim kurulundadır.

Soru 19 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Borçlunun sözleşmede öngörülen bir ödemesini vadesinde yerine getirememesi sebebiyle, alacaklının maruz kaldığı zararın tazmini için garantiyi veren banka tarafından alacaklıya belirli ödemeler yapılmasını gerektiren sözleşmeye ne ad verilir?

  • A)Garanti karşılıkları
  • B)Güvence hizmet sözleşmesi
  • C)Tekeffül kredisi
  • D)Finansal garanti
  • E)Kefalet sözleşmesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Finansal garanti, bir borçlunun yükümlülüğünü yerine getirememesi durumunda, garanti verenin (genellikle banka veya sigorta şirketi) alacaklıya belirli bir miktar ödeme yapmasını öngören sözleşmedir. SPK mevzuatı ve uluslararası standartlar (IFRS 9 vb.) uyarınca, bu sözleşmelerin temel amacı, alacaklının maruz kaldığı finansal zararı tazmin etmektir. Bu tanım, sorudaki "borçlunun vadesinde ödeme yapamaması" ve "alacaklının zararının tazmini" ifadeleriyle birebir örtüşmektedir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Garanti karşılıkları, bilançoda gösterilen bir muhasebe kalemidir, sözleşme türü değildir. B) Güvence hizmet sözleşmesi, daha çok teminat mektubu veya teminatlı hizmet süreçlerini kapsayan genel bir ifadedir, spesifik tazmin sözleşmesi tanımı değildir. C) Tekeffül kredisi, bankanın borçlu adına kredi kullanması durumudur, doğrudan zarar tazmini sözleşmesi değildir. E) Kefalet sözleşmesi, medeni hukuka dayalı üçüncü kişinin borçlunun borcunu ödemesini taahhüt etmesidir; finansal piyasa araçları bağlamındaki "finansal garanti" kavramından hukuki nitelik ve uygulama açısından ayrılır.

Bilinmesi gereken kural: Finansal garanti, borçlunun iflası veya temerrütünde alacaklıya doğrudan nakdi tazminat ödemeyi taahhüt eden, sermaye piyasası faaliyetlerine özgü bir sözleşme türüdür.

Soru 20 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi emeklilik şirketinin katılımcıların hak ve menfaatlerini tehlikeye sokabilecek uygulamalar yaptığının, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediğinin veya malî bünyesinin katılımcıların hak ve menfaatlerini tehlikeye düşürecek düzeyde zayıflamakta olduğunun tespiti hallerinde Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan tarafından şirketin yönetim kurulundan istenebilecek tedbirlerden değildir?

  • A)Sermayenin artırılması veya sermayenin ödenmemiş kısmının ödenmesi
  • B)Kâr dağıtımının durdurulması
  • C)İştiraklerin ve sabit değerlerin kısmen veya tamamen elden çıkarılması
  • D)Yeni sözleşme akdetme ve temdit yetkisinden feragat edilmesi
  • E)Serbest varlıkların gösterilecek bir bankada bloke edilmesi ve bu varlıklar üzerinde izinsiz tasarruf edilmemesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5060 sayılı Emeklilik Yatırım Hizmetleri ve Kuruluşu Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca, Hazine Müsteşarlığı (artık SPK) tarafından tespit edilen riskler karşısında yönetim kurulundan istenebilecek tedbirler arasında sermaye artırımı, kâr dağıtımının durdurulması, varlık satışları ve serbest varlıkların bloke edilmesi yer alır. Ancak "yeni sözleşme akdetme ve temdit yetkisinden feragat edilmesi", kanunen yönetim kurulundan istenebilecek bir tedbir olarak öngörülmemiştir. Bu yetki, şirketin ticari faaliyetini tamamen durdurmayı gerektirdiği için mevzuatta bu kapsamda yer almaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Sermayenin artırılması, kanunen öngörülen bir tedbirdir. B) Kâr dağıtımının durdurulması, kanunen öngörülen bir tedbirdir. C) İştiraklerin elden çıkarılması, kanunen öngörülen bir tedbirdir. E) Serbest varlıkların bloke edilmesi, kanunen öngörülen bir tedbirdir.

Bilinmesi gereken kural: Emeklilik şirketlerinin malî bünyesini güçlendirmek için sermaye artırımı, kâr dağıtımının durdurulması, varlık satışları ve varlık blokesi gibi tedbirler alınabilir; ancak yeni sözleşme akdi yasağı bu yasal tedbirler arasında yer almaz.

Soru 21 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Emeklilik şirketi tarafından emeklilik sözleşmesi çerçevesinde alınan ve katılımcılar adına bireysel emeklilik hesaplarında izlenen katkıların, riskin dağıtılması ve inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığına ne ad verilir?

  • A)Katılım hesabı
  • B)Cüzdan
  • C)Fon
  • D)Esham
  • E)Depo
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Fon'dur.

Neden Doğru? SPK mevzuatına göre, bireysel emeklilik katılımcılarının ödedikleri katkı payları, riskin dağıtılması ve inançlı mülkiyet ilkeleri çerçevesinde yönetilmek üzere ayrı bir malvarlığı olarak tutulur. Bu özel amaçlı malvarlığına Bireysel Emeklilik Fonu denir. Fon, katılımcıların haklarını korumak ve varlıkları bağımsız bir şekilde yönetmek amacıyla oluşturulan hukuki bir yapıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Katılım hesabı: Bu, fon içindeki katılımcının kendi payını gösteren kayıttır, malvarlığının kendisi değildir.
  • B) Cüzdan: Bu terim mevzuatta bireysel emeklilik malvarlığı için kullanılan resmi bir tanım değildir.
  • D) Esham: Bu, fonun birimi veya payını ifade eden kavramdır, malvarlığının bütünü değildir.
  • E) Depo: Bu, varlıkların saklandığı fiziksel veya kayıtsal yerdir, yönetilen malvarlığı kavramını karşılamaz.

Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte, katılımcıların katkıları ile oluşturulan ve inançlı mülkiyet esaslarına göre yönetilen ayrı malvarlığına "Fon" denir.

Soru 22 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Katılımcı ile emeklilik şirketi, saklayıcı ve portföy yöneticisi arasında portföyün inançlı mülkiyet esaslarına göre saklanmasını ve vekalet akdi hükümlerine göre yönetimini konu alan ve genel işlem şartlarını içeren iltihaki sözleşmelere ne ad verilir?

  • A)Vedia sözleşmesi
  • B)Fon içtüzüğü
  • C)Eser sözleşmesi
  • D)Atipik sözleşme
  • E)Depo sözleşmesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Sermaye Piyasası Mevzuatı uyarınca, fonların inançlı mülkiyet esaslarına göre saklanması ve vekalet akdi hükümlerine göre yönetilmesi, genel işlem şartlarını içeren bu tür iltihaki sözleşmelere Fon İçtüzüğü denir. İçtüzük, fonun kuruluş, yönetim, saklama ve katılma hakları gibi temel unsurlarını düzenleyen ana belgedir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Vedia sözleşmesi, taşınır veya taşınmaz malların devredilmeden saklanmasını konu alan tipik bir sözleşmedir, fon yönetimini kapsamaz. C) Eser sözleşmesi, belirli bir işin yapılması veya bir eserin yaratılması karşılığında ücret ödenmesini öngören bir sözleşme türüdür. D) Atipik sözleşme, kanunda düzenlenmemiş sözleşmelerdir; fon içtüzüğü ise mevzuatla net olarak tanımlanmış tipik bir yapıdır. E) Depo sözleşmesi, malların saklanması ve korunması amacıyla yapılan, fonun yönetim mekanizmasını içermeyen bir sözleşmedir.

Bilinmesi gereken kural: Fonların saklanması ve yönetimi, inançlı mülkiyet ve vekalet ilkelerine dayanan ve genel işlem şartlarını barındıran "Fon İçtüzüğü" ile düzenlenir.

Soru 23 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de kurulmuş sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketlerinin düzenlemesi zorunlu olan finansal tablolardan değildir?

  • A)Katılımcı fon dağıtım tablosu
  • B)Bilanço
  • C)Gelir tablosu
  • D)Özsermaye değişim tablosu
  • E)Nakit akış tablosu
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Türkiye’de sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, SPK mevzuatı ve ilgili düzenlemeler uyarınca finansal tablolarını hazırlarken bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu ve nakit akış tablosunu düzenlemekle yükümlüdür. Bu tablolar, şirketin mali durumunu ve performansını şeffaf bir şekilde ortaya koymak için standarttır. Ancak "Katılımcı fon dağıtım tablosu", bu sektörler için zorunlu finansal tablo listesinde yer almaz. Bu tablo genellikle katılım bankacılığı veya özel fon yönetimi gibi farklı finansal yapılarla ilişkilendirilebilir, ancak sigorta/emeklilik şirketlerinin temel finansal raporlama yükümlülükleri arasında bulunmaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B) Bilanço: Şirketin mali durumunu gösteren zorunlu bir tablodur.
  • C) Gelir tablosu: Kar/zarar durumunu yansıtan zorunlu bir tablodur.
  • D) Özsermaye değişim tablosu: Özkaynaklardaki değişimleri gösteren zorunlu bir tablodur.
  • E) Nakit akış tablosu: Nakit giriş-çıkışlarını açıklayan zorunlu bir tablodur.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta ve emeklilik şirketleri için zorunlu finansal tablolar bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu ve nakit akış tablosudur; katılımcı fon dağıtım tablosu bu listeye dahil değildir.

Soru 24 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Sigortacı tarafından düzenlenecek sigorta poliçesinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • A)Sigortacının, sigorta ettirenin ve varsa sigortadan faydalanacak kimsenin adı ve soyadı
  • B)Sigorta teminatı kapsamındaki rizikoların gerçekleşme zamanı
  • C)Sigortanın konusu
  • D)Sigorta kapsamındaki rizikolar ile teminatın başlayacağı ve sona ereceği zaman
  • E)Sigorta bedeli
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 13. maddesi, sigorta poliçesinde bulunması zorunlu unsurları sayar. Bu maddeye göre poliçede sigortacının, sigorta ettirenin ve faydalanacak kimselerin kimlik bilgileri (A şıkkı), sigortanın konusu (C şıkkı), teminatın başlangıç ve bitiş zamanları (D şıkkı) ile sigorta bedeli (E şıkkı) açıkça belirtilmelidir. Ancak, sigorta sözleşmeleri "tesadüfi" (alevî) niteliktedir; yani sigortalı olayın ne zaman gerçekleşeceği önceden bilinemez. Bu nedenle, rizikoların gerçekleşme zamanı poliçede yer alamaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şıkkı: Kanunen zorunlu kimlik bilgileri olduğu için yanlıştır. C şıkkı: Sigortanın konusu poliçenin temel unsuru olduğu için yanlıştır. D şıkkı: Teminat süresi kanunen belirtilmek zorundadır, bu yüzden yanlıştır. E şıkkı: Sigorta bedeli poliçede yazılı olmak zorundadır, bu yüzden yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta poliçesinde, gelecekteki belirsiz bir olay olan sigortalı riskin gerçekleşme zamanı yer alamaz; ancak tarafların kimlikleri, konu, süre ve bedel gibi kesin unsurlar zorunludur.

Soru 25 · 2018/5 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Kanunlarla ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak gerekli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulan hesaba ne ad verilir?

  • A)Fon hesabı
  • B)Tazminat hesabı
  • C)Riziko hesabı
  • D)Azami külfet hesabı
  • E)Güvence hesabı Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, zorunlu sigorta branşlarında (örn. trafik, iş kazası) sigorta şirketlerinin iflası veya ödemede iflası halinde, sigortalının zararının karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde "Güvence Hesabı" oluşturulur. Bu hesap, sigortalının hak kaybına uğramamasını teminen yasal bir güvence mekanizmasıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) "Fon hesabı" genel bir kavramdır ve bu özel yasal yükümlülüğü ifade etmez. B) "Tazminat hesabı" mevzuatta bu bağlamda tanımlanmış bir terim değildir. C) "Riziko hesabı" risk yönetimiyle ilgili olup yasal güvence mekanizması değildir. D) "Azami külfet hesabı" sigorta şirketlerinin kendi risk sınırlarını belirlediği iç bir kavramdır, üçüncü şahıs koruması değildir.

Bilinmesi gereken kural: Zorunlu sigorta branşlarında sigorta şirketinin ödemede iflası durumunda sigortalının zararını karşılamak için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde yasal olarak "Güvence Hesabı" oluşturulur.

Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması