2020/8 KGK Bağımsız Denetçilik Sermaye Piyasası Mevzuatı Soruları ve Çözümleri

2020/8 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinden çıkan 35 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, “Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı …….. aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar. Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç …. yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar.” cümlesinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?

  • A)İki Yüzü – Bir
  • B)Beş Yüzü – Bir
  • C)Beş Yüzü – İki
  • D)Dokuz Yüzü – Bir
  • E)Dokuz Yüzü – İki
Çözümü göster — doğru cevap C

SPK Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklarda pay sahibi sayısı beş yüzü aşarsa, bu ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır ve halka açık ortaklık hükümlerine tabi olurlar. Bu durum, sermaye piyasasının şeffaflığı ve yatırımcı koruması amacıyla getirilmiştir.

Halka açık ortaklık statüsünü kazanan, ancak henüz borsada işlem görmeyen anonim ortaklıkların, bu statüyü elde ettikten sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu süre, piyasa likiditesinin sağlanması ve şirketlerin düzenli bilgi verme yükümlülüklerine uyum süreci için kritiktir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Şıkkı, pay sayısı eşiğini ve başvuru süresini hatalı vermektedir. B) Şıkkı, pay sayısı eşiğini doğru ancak başvuru süresini hatalı belirtmektedir. D) Şıkkı, hem pay sayısı eşiğini hem de başvuru süresini hatalı vermektedir. E) Şıkkı, pay sayısı eşiğini hatalı ancak başvuru süresini doğru belirtmektedir.

Bilinmesi gereken kural: Pay sayısı 500’ü aşan anonim ortaklıklar halka açık sayılır ve halka açık statüsüne geçtikten sonra 2 yıl içinde borsaya başvurulmalıdır.

Soru 2 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların sahip olmaları zorunlu olan asgari çıkarılmış sermayelerine başlangıç sermayesi denir.
  • B)Kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların satışı yapılmış paylarını temsil eden sermayelerine azınlık payları denir.
  • C)Sermaye piyasası araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satışına “ihraç” denir.
  • D)İhraççının finansal durum ve performansı ile geleceğe yönelik beklentilerine, faaliyetlerine, ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarının özelliklerine ilişkin olarak yatırımcıların bilinçli bir değerlendirme yapmasını sağlayacak bilgileri içeren kamuyu aydınlatma belgesine “İzahname” denir.
  • E)Mevzuat uyarınca kamuya açıklanması gerekli olan bilgilerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sisteme “Kamuyu Aydınlatma Platformu” adı verilir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 11. maddesine göre, kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların satışı yapılmış paylarını temsil eden sermayeye "çıkarılmış sermaye" denir. "Azınlık payları" ise ortaklık yapısında çoğunluk payına sahip olmayan hissedarların sahip olduğu payları ifade eden bir kavramdır; sermaye tanımı değildir. Bu nedenle B ifadesi mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü kanun, kayıtlı sermaye sisteminde başlangıç sermayesini asgari çıkarılmış sermaye olarak tanımlar. C şıkkı doğrudur; ihraç, sermaye piyasası araçlarının ihraççı tarafından halka arz edilip edilmeksizin satışını kapsar. D şıkkı doğrudur; izahname, yatırımcıların bilinçli karar vermesini sağlayacak tüm finansal ve operasyonel bilgileri içerir. E şıkkı doğrudur; Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP), elektronik imzalı bilgilerin kamuya duyurulduğu resmi sistemdir.

Bilinmesi gereken kural: Kayıtlı sermayeli ortaklıklarda satılmış paylara "çıkarılmış sermaye" denir; "azınlık payı" hisse sahipliği yapısını, sermaye tutarını değil ifade eder.

Soru 3 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi Sermaye Piyasası Kurulunun görev, yetki ve sorumlulukları arasında yer almaz?

  • A)Kamuyu Aydınlatma Platformunun işletim ve çalışma esasları ile bu Kanun kapsamında Kurula yapılacak bildirim ve başvuruların usul ve esaslarını belirlemek
  • B)Sermaye piyasasında yatırımcı ve tasarruf sahiplerine yönelik olarak yatırım tavsiyesinde bulunacak kişiler ve kuruluşların uyacakları ilke ve esasları belirlemek
  • C)Finansal istikrar ve ulusal veya uluslararası mevzuatın gereklerinin sağlanması amacıyla diğer finansal düzenleyici ve denetleyici kurumlarla her türlü iş birliğini yapmak ve bilgi alışverişinde bulunmak
  • D)Uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarını yayımlamak
  • E)Yerli veya yabancı akademisyen veya uygulamacılardan oluşan çalışma gruplarına veya kişilere, mevcut veya gelecekteki düzenleme tercihlerinde esas teşkil etmek üzere sermaye piyasalarına ilişkin ulusal veya uluslararası nitelikli bilimsel araştırmalar yaptırmak
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 6362 sayılı SPK Kanunu’nun 13. maddesi, SPK Kurulunun görevlerini sayar. D şıkkında belirtilen "Uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarını yayımlamak" görevi, SPK Kuruluna değil, bağımsız denetim standartlarını hazırlayan ve yayımlayan Bağımsız Denetim Standartları Kurulu'na aittir. Dolayısıyla bu, SPK Kurulunun yetki alanı dışındadır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) SPK, KAP’ın işleyişini ve bildirim usullerini düzenleme yetkisine sahiptir (Kanun md. 13/1-a). B) Yatırım tavsiyesinde bulunanların uyacağı esasları belirlemek SPK’nın açık yetkisidir (Kanun md. 13/1-b). C) Finansal istikrar için diğer kurumlarla iş birliği yapmak SPK’nın zorunlu görevidir (Kanun md. 13/1-c). E) Araştırma yaptırmak ve çalışma grupları kurmak SPK’nın yetki kapsamındadır (Kanun md. 13/1-g).

Bilinmesi gereken kural: SPK Kurulunun görevleri yatırım koruma, piyasa düzeni ve denetimdir; ancak "Türkiye Denetim Standartları"nın yayımlanması SPK’nın değil, Bağımsız Denetim Standartları Kurulu’nun görevidir.

Soru 4 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

I- Halka açık ortaklıkların esas sözleşmelerinin değiştirilmesi II- Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmeksizin ihracı III- Halka açık ortaklıkların bağımsız denetçi seçimleri IV- Halka açık olmayan ortaklıkların mevcut paylarının halka arzı V- Halka açık ortaklıkların uygulayacakları muhasebe politikalarının seçimi Ortaklıkların ve/veya halka arz edenlerin yukarıda belirtilen işlemlerden hangisi için Sermaye Piyasası Kuruluna başvurması zorunludur?

  • A)I-II
  • B)I-II-III
  • C)I-II-IV
  • D)I-II-IV-V
  • E)I-II-III-IV-V
Çözümü göster — doğru cevap C

SPK’nın 11/1 maddesine göre, halka açık ortaklıkların esas sözleşme değişiklikleri, halka arz edilmeksizin sermaye piyasası aracı ihraçları ve mevcut payların halka arzı işlemleri için SPK’dan izin alınması zorunludur. Bu nedenle I, II ve IV numaralı işlemler için başvuru şarttır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: III şıkkındaki bağımsız denetçi seçimi genel kurul yetkisindedir ve SPK iznine tabi değildir; V şıkkındaki muhasebe politikası seçimi ise şirketin kendi karar alanına girer, SPK onayı gerektirmez.

Bilinmesi gereken kural: Halka açık şirketlerde esas sözleşme değişikliği, halka arz ve halka arz dışı ihraç işlemleri SPK iznine tabidir; ancak denetçi seçimi ve muhasebe politikaları şirket içi karar konusudur.

Doğru cevap C şıkkıdır (I-II-IV). Sınavda bu üç işlemi bir arada gördüğünüzde, denetçi ve muhasebe politikalarını eleyerek doğru şıkkı belirleyebilirsiniz.

Soru 5 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre “Merkezi Kayıt Kuruluşu” (MKK) ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • A)MKK sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek üzere kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini haiz bir Kamu İktisadi Teşebbüsüdür.
  • B)MKK ve üyeleri, kayıtların yanlış tutulmasından dolayı hak sahiplerinin uğrayacağı zararlardan kusurları oranında sorumludur.
  • C)MKK’nın gözetim ve denetim mercii Sermaye Piyasası Kuruludur.
  • D)Sermaye piyasalarına ilişkin verilerin tek bir noktada toplanmasını sağlamaya yönelik elektronik bir veri bankası oluşturmak, MKK’nın görevleri arasında yer alır.
  • E)Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan düzenlemeler çerçevesinde MKK, iş ve işlemleri ile ilgili olarak gerekli gördüğü hususlarda üyelerinden bilgi ve belge istemeye ve inceleme yapmaya yetkilidir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesine göre MKK, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi amacıyla kurulmuş özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir anonim şirkettir. A şıkkında MKK’nın "kamu tüzel kişiliğini haiz bir Kamu İktisadi Teşebbüsü" (KİT) olduğu belirtilmiştir; bu ifade mevzuata aykırıdır. MKK, devlete bağlı değil, özel sektör statüsündedir.

Diğer şıklar doğrudur: B şıkkı, MKK’nın kusur esasına dayalı sorumluluğunu; C şıkkı, SPK’nın gözetim yetkisini; D şıkkı, MKK’nın merkezi veri bankası görevini; E şıkkı ise SPK düzenlemeleri çerçevesinde üyelerinden bilgi isteme yetkisini doğru şekilde ifade eder.

Bilinmesi gereken kural: MKK, kamu tüzel kişiliğine sahip bir KİT değil, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir anonim şirkettir.

Soru 6 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre; sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, girişim sermayesi yatırımları ile Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan portföyleri işletmek amacıyla, paylarını ihraç etmek üzere kurulan sabit veya değişken sermayeli anonim ortaklıklara ne ad verilir?

  • A)Aracı Kuruluş
  • B)Varlık Ortaklığı
  • C)Yatırım Ortaklığı
  • D)Girişim Sermayesi Ortaklığı
  • E)Risk Sermayesi Ortaklığı
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Yatırım Ortaklığı'dır.

SPK Kanunu’nun 16. maddesine göre; sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, girişim sermayesi yatırımları ve Kurulca belirlenen diğer varlık ve haklardan oluşan portföyleri işletmek amacıyla, paylarını ihraç etmek için kurulan anonim ortaklıklara Yatırım Ortaklığı denir. Bu tanım, yatırım ortaklıklarının temel işlevini ve hukuki statüsünü net bir şekilde ifade eder.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A) Aracı Kuruluş: Sermaye piyasası işlemlerini aracılık eden, portföy yönetimi için pay ihraç eden şirketler değildir.
  • B) Varlık Ortaklığı: SPK mevzuatında "varlık ortaklığı" tanımı, soruda belirtilen genel portföy yönetimi ve pay ihraç etme yapısıyla birebir örtüşmez; daha çok spesifik varlık transferi veya finansman araçlarıyla ilişkilendirilir.
  • D) Girişim Sermayesi Ortaklığı: Sadece girişim sermayesi yatırımları yapmak üzere kurulur, gayrimenkul veya diğer varlıkları içeren geniş bir portföy yönetimi amacı taşımaz.
  • E) Risk Sermayesi Ortaklığı: SPK Kanunu’nda bu isimde bir ortaklık türü bulunmamaktadır; bu kavram genellikle girişim sermayesi ile eş anlamlı kullanılsa da yasal tanım değildir.

Bilinmesi gereken kural: SPK Kanunu’na göre, çeşitli varlık türlerinden oluşan portföyü yönetip pay ihraç eden anonim ortaklıklar mutlaka "Yatırım Ortaklığı" olarak adlandırılır.

Soru 7 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi Sermaye Piyasası Kurumları arasında yer almaz?

  • A)Portföy Yönetim Şirketleri
  • B)Veri Depolama Kuruluşları
  • C)Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Bağımsız Denetim Kuruluşları
  • D)Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Değerleme ve Derecelendirme Kuruluşları
  • E)Finansal Kiralama Kuruluşları
Çözümü göster — doğru cevap E

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 5. maddesi, Sermaye Piyasası Kurumlarını açıkça sayar. Bu kapsamda; Portföy Yönetim Şirketleri, Veri Depolama Kuruluşları, Bağımsız Denetim, Değerleme ve Derecelendirme Kuruluşları ile Aracı Kurumlar yer alır. Dolayısıyla A, B, C ve D şıkları yasal tanım gereği doğrudur.

E şıkkı olan Finansal Kiralama Kuruluşları, SPK mevzuatı kapsamında "Sermaye Piyasası Kurumu" statüsünde değildir. Bu kuruluşlar, 6362 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan özel düzenlemelere tabi olsalar da, kanunda tanımlanan SPK Kurumları listesine dahil edilmemiştir. Bankacılık mevzuatı veya özel finans kuruluşları kanunları kapsamında değerlendirilirler.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Portföy Yönetim Şirketleri, Kanun’un 5. maddesi uyarınca açıkça SPK Kurumu olarak tanımlanmıştır. B) Veri Depolama Kuruluşları, Kanun’un 5. maddesi uyarınca açıkça SPK Kurumu olarak tanımlanmıştır. C) Bağımsız Denetim Kuruluşları, Kanun’un 5. maddesi uyarınca açıkça SPK Kurumu olarak tanımlanmıştır. D) Değerleme ve Derecelendirme Kuruluşları, Kanun’un 5. maddesi uyarınca açıkça SPK Kurumu olarak tanımlanmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama kuruluşları, sermaye piyasasında faaliyet gösterse bile 6362 sayılı Kanun’a göre "Sermaye Piyasası Kurumu" statüsünde değildir.

Soru 8 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Halka açık ortaklıklarda kâr payı, dağıtım tarihi itibarıyla mevcut payların tümüne, bunların ihraç ve iktisap tarihleri dikkate alınarak sulandırılmış hisse yöntemine göre dağıtılır.
  • B)Halka açık ortaklıklar, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları çerçevesinde ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak dağıtırlar.
  • C)Sermaye Piyasası Kurulu halka açık ortaklıkların kâr dağıtım politikalarına ilişkin olarak, benzer nitelikteki ortaklıklar bazında farklı esaslar belirleyebilir.
  • D)Halka açık ortaklıkların sermaye artırımlarında, bedelsiz paylar artırım tarihindeki mevcut paylara dağıtılır.
  • E)Halka açık ortaklıklar tarafından bağış yapılabilmesi veya pay sahibi dışındaki kişilere kârdan pay dağıtılabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması şarttır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 6362 sayılı SPK Kanunu’nun 15. maddesine göre, halka açık ortaklıklarda kâr payı dağıtımında sulandırılmış hisse yöntemi uygulanır. Ancak bu yöntemde, payların ihraç ve iktisap tarihleri değil, kâr payı haklarının doğduğu dönem esas alınır. A şıkkı, tarihleri esas aldığını belirttiği için mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı doğrudur; ortaklıklar kâr dağıtım politikalarını genel kurulda belirler. C şıkkı doğrudur; SPK, benzer ortaklıklar bazında farklı esaslar belirleme yetkisine sahiptir. D şıkkı doğrudur; bedelsiz paylar, artırım tarihindeki mevcut paylara dağıtılır. E şıkkı doğrudur; pay sahibi dışına dağıtım veya bağış için esas sözleşmede hüküm şarttır.

Bilinmesi gereken kural: Sulandırılmış hisse yönteminde, kâr payı dağıtımında payların ihraç/iktisap tarihleri değil, kâr payı hakkının doğduğu dönem esas alınır.

Soru 9 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre “Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel, şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunarak kârlarını veya malvarlıklarını azaltmak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engellemek” aşağıdaki suçlardan hangisinin kapsamına girmektedir?

  • A)İrtikap
  • B)Zimmet
  • C)Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik
  • D)Spekülasyon
  • E)Manipülasyon
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 6362 sayılı SPK Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca, halka açık ortaklıkların ilişkili taraflara veya emsallerine aykırı koşullar (farklı fiyat, şart vb.) içeren işlemlerle malvarlıklarını azaltması veya kârını engellemesi, "Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik" suçunun açık bir unsuru olarak tanımlanmıştır. Bu düzenleme, şirket yöneticilerinin veya ilişkili tarafların şirket çıkarlarına zarar verecek şekilde güveni istismar etmesini cezai yaptırıma bağlar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) İrtikap, genellikle piyasa hâkimiyetinin kötüye kullanılması veya rekabeti engelleme ile ilgilidir, bu özel durum kapsamına girmez. B) Zimmet, kamu veya özel malın rüşvet veya hırsızlık yoluyla kişisel çıkar için kullanılmasıdır, burada bahsedilen işlem yapısı zimmetten farklıdır. D) Spekülasyon, kâr amacı taşıyan ancak yasal sınırlar içinde kalan yüksek riskli işlemleri ifade eder, suç unsuru taşımaz. E) Manipülasyon, fiyat veya hacmi yapay olarak etkilemeyi hedeflerken, bu madde doğrudan ilişkili taraflarla haksız transferi cezalandırır.

Bilinmesi gereken kural: İlişkili taraflarla emsallere aykırı işlemler yaparak şirket malvarlığına zarar vermek, SPK’ya göre güveni kötüye kullanma suçudur.

Soru 10 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre “Sermaye Piyasası Suçları” arasında yer alır?

  • A)Yasal defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre tutulmaması
  • B)Usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunulması
  • C)Halka açık şirketlerin bağımsız denetimde “görüş vermekten kaçınma” raporu yazılması
  • D)Azınlık paylarının temsilinde belirlenen kurallara uyulmaması
  • E)Yönetim kurulunun genel kurulda ibra edilmemesi
Çözümü göster — doğru cevap B

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106. maddesi, sermaye piyasası suçlarını açıkça tanımlar. Bu maddeye göre, izinsiz veya ruhsatsız olarak sermaye piyasası faaliyetinde bulunmak ve usulsüz halka arz işlemleri gerçekleştirmek doğrudan suç sayılır. Bu nedenle, B şıkkı kanunun açık hükmüyle örtüşen tek doğru cevaptır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkındaki defter tutma usulsüzlüğü genel ticari veya mali yaptırımlara tabidir, doğrudan 6362 sayılı Kanun’daki "suç" kapsamında değildir. C şıkkındaki bağımsız denetim raporu türü, denetçinin mesleki kanaatine dayalı bir durumdur ve suç unsuru taşımaz. D şıkkındaki azınlık hakları ihlali, özel hukuk uyuşmazlığı veya SPK idari yaptırımı olabilir ancak kanunda sayılan suçlar arasında yer almaz. E şıkkındaki ibra durumu ise şirket içi bir yönetim meselesidir ve suç teşkil etmez.

Bilinmesi gereken kural: 6362 sayılı Kanun’a göre sermaye piyasası suçları; izinsiz faaliyet, usulsüz halka arz, iç bilgi kullanımı ve piyasa manipülasyonu gibi kanunda açıkça sayılan eylemlerle sınırlıdır.

Soru 11 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan “Borçlanma Araçları Tebliği”ne göre tahvillerle ilgili olarak aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İhraççıların bu Tebliğ hükümlerine göre borçlu sıfatıyla düzenleyip sattığı ve nominal değerinin vade tarihinde yatırımcıya geri ödenmesi taahhüdünü içeren, vadesi 30 gün veya daha uzun borçlanma aracına tahvil adı verilir.
  • B)Tahvillere ödenecek faiz oranı ile ödeme koşullarına ilişkin esaslar, ihraca ilişkin belgelerde açıkça belirtilmek koşuluyla ihraççılar tarafından belirlenir.
  • C)İhraççılar değişken faizli tahvil ihraç edebilir.
  • D)Tahviller iskontolu, primli ve/veya kupon ödemeli olarak satılabilir.
  • E)Tahvillerin anaparası, vade tarihinde bir defada veya vade içinde taksitler halinde ödenebilir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. SPK’nın Borçlanma Araçları Tebliği’ne göre, nominal değerinin vadesinde ödenmesi taahhüdünü içeren ve vadesi 3 aydan uzun olan borçlanma araçlarına tahvil denir. A şıkkında "30 gün" ifadesi kullanıldığı için tanım yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Faiz oranı ve ödeme koşulları, belgelerde açıkça belirtilmek şartıyla ihraççı tarafından serbestçe belirlenebilir. C) İhraççılar, piyasa koşullarına göre değişen faiz oranlarına sahip değişken faizli tahvil ihraç edebilir. D) Tahviller, nominal değerinin altında (iskontolu), üzerinde (primli) veya dönemsel faiz ödemeli (kuponlu) olarak piyasaya sürülebilir. E) Anapara geri ödemesi, vade sonunda tek seferde veya vade içinde taksitler halinde yapılabilmektedir.

Bilinmesi gereken kural: Tahvil tanımı için vade süresi asgari 3 aydır; 30 gün veya daha kısa vadeli araçlar tahvil sayılmaz.

Soru 12 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan “Borçlanma Araçları Tebliği”ne göre tahvillere kârdan pay verilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)İhraççılar esas sözleşmelerinde veya varsa özel mevzuatlarında hüküm bulunmak şartıyla tahvillere kârdan pay verebilirler.
  • B)İhraççılar, tahvillere ödenecek kâr payının belirlenmesinde faiz ve buna ek olarak, tahvile kârdan pay verebilirler.
  • C)İhraççılar, tahvillere ödenecek kâr payının belirlenmesinde, kâr payının faizden daha az olması halinde, faiz ödenmesi yöntemini seçebilir.
  • D)Bir faiz öngörülmeksizin tahvile kârdan pay verilemez.
  • E)Halka açık ortaklıklar açısından tahvillere ödenecek kâr payı, ihraççıların esas sözleşmesinde pay sahipleri için belirlenen kâr payı miktarını azaltamaz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. SPK Borçlanma Araçları Tebliği’ne göre, tahvillere kârdan pay verilmesi için mutlaka bir faiz oranının öngörülmesi zorunluluğu yoktur. İhraççı, esas sözleşmesinde veya özel mevzuatında izin varsa, tahvile sadece kârdan pay verebilir; bu durumda kâr payı, tahvilin vadesi ve kârlılık durumuna göre belirlenir. Dolayısıyla "faiz öngörülmeksizin kârdan pay verilemez" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Şıkkı doğrudur; ihraççılar esas sözleşmelerinde veya özel mevzuatlarında hüküm bulunmak şartıyla tahvillere kârdan pay verebilir. B) Şıkkı doğrudur; ihraççılar, tahvillere ödenecek kâr payının belirlenmesinde faiz ve buna ek olarak, tahvile kârdan pay verebilirler. C) Şıkkı doğrudur; ihraççılar, tahvillere ödenecek kâr payının belirlenmesinde, kâr payının faizden daha az olması halinde, faiz ödenmesi yöntemini seçebilir. E) Şıkkı doğrudur; halka açık ortaklıklar açısından tahvillere ödenecek kâr payı, ihraççıların esas sözleşmesinde pay sahipleri için belirlenen kâr payı miktarını azaltamaz.

Bilinmesi gereken kural: Tahvillere kârdan pay verilebilmesi için faiz oranının öngörülmesi zorunlu değildir; esas sözleşmede izin olması yeterlidir.

Soru 13 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre halka açık ortaklıklarda kâr payı avansı ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Bir hesap döneminde verilecek toplam kâr payı avansı bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamaz.
  • B)Önceki dönemde ödenen kâr payı avansları mahsup edilmeden ilave kâr payı avansı verilebilir.
  • C)Halka açık ortaklıklarda dönem kârı henüz netleşmediği için kâr payı avansı verilemez.
  • D)Kâr payı avansı ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar bir önceki yıl kârının yüzde 5’i oranında verilebilir.
  • E)Kâr payı avansının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara halka açık ortaklığın genel kurulu karar verir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A’dır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca, halka açık ortaklıkların dağıtabileceği kâr payı avansı, bir önceki mali yılın net kârının %50’sini geçemez. Bu sınır, ortakların menfaatini ve şirketin likidite dengesi korunması amacıyla konulmuştur.

Diğer şıkların hataları şöyledir: B yanlıştır çünkü kanun, ödenen avansların toplam limit içinde hesaplanmasını zorunlu kılar, mahsup hakkı tanımaz. C yanlıştır çünkü dönem kârı kesinleşmeden, tahmini kâr esasına göre avans dağıtımı yasal bir uygulamadır. D yanlıştır çünkü limit, ödenmiş sermayeye değil, bir önceki yılın kârına dayalıdır. E yanlıştır çünkü usul ve esaslar Kanun ve SPK Tebliğleri ile belirlenir, genel kurul keyfi karar veremez.

Bilinmesi gereken kural: Halka açık ortaklıklarda kâr payı avansı, bir önceki yıl net kârının %50’si ile sınırlıdır.

Soru 14 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi doğrudan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine tabidir?

  • A)Yurt Dışında Kurulu Mevduat Bankaları
  • B)Finansal Kiralama Kuruluşları
  • C)Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı
  • D)Finansal Holding Şirketleri
  • E)Faktoring Şirketleri
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesi, "Banka" ve "Banka dışındaki finans kuruluşları" olarak ikiye ayırır. Finansal Holding Şirketleri, bu kanun kapsamında doğrudan düzenlenir ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından denetlenir. Dolayısıyla D şıkkı, kanunun doğrudan hükümlerine tabi olan tek kuruluştur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Yurt dışında kurulu mevduat bankaları, Türkiye'de şube açtıklarında bu kanuna tabi olur ancak ana kuruluşları yabancı hukuka tabidir; soru genel geçer doğrudan tabiiyeti sorduğu için bu şık tam karşılık değildir. B) Finansal Kiralama Kuruluşları, 6361 sayılı Kanun'a tabidir. C) Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı, 4986 sayılı Kanun'a tabidir. E) Faktoring Şirketleri, 4772 sayılı Kanun'a tabidir.

Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, sadece bankaları ve finansal holding şirketlerini kapsar; diğer tüm finans kuruluşları (kirala, faktoring, risk sermayesi vb.) kendi özel kanunlarına tabidir.

Soru 15 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre mevduat bankaları aşağıdaki faaliyetlerden hangisini gerçekleştiremez?

  • A)Gayrinakdi Kredi Verme İşlemleri
  • B)Saklama Hizmetleri
  • C)Yatırım Danışmanlığı Hizmetleri
  • D)Finansal Kiralama İşlemleri
  • E)Sigorta Acenteliği
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesi, bankaların yapabileceği faaliyetleri açıkça sayar (numerus clausus ilkesi). Bu madde kapsamında bankalar; kredi verme, saklama, yatırım danışmanlığı ve sigorta acenteliği gibi hizmetleri doğrudan veya iştirakler aracılığıyla yürütebilir. Ancak, kanunda bankalara tanınan yetkiler arasında "finansal kiralama" yer almaz. Finansal kiralama faaliyetleri, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’na tabi olup, bu işi yapmak için özel lisans almış finansal kiralama şirketleri yetkilidir. Bankalar, finansal kiralama işini doğrudan gerçekleştiremezler; ancak bu alanda faaliyet gösteren bir finansal kiralama şirketi iştirak edebilirler. Dolayısıyla, mevduat bankalarının kendi bütçesi ve yetki çerçevesi içinde doğrudan yapamayacağı tek faaliyet finansal kiralama işlemleridir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Bankalar, kanunen gayrinakdi kredi verme yetkisine sahiptir. B) Bankalar, değerli evrak ve kıymet saklama hizmeti sunabilirler. C) Bankalar, yatırımcılara danışmanlık hizmeti verebilirler. E) Bankalar, sigorta acenteliği yetkisi alarak bu hizmeti sunabilirler.

Bilinmesi gereken kural: Bankalar, 5411 sayılı Kanun’un 5. maddesinde açıkça belirtilen faaliyetler dışında, özellikle finansal kiralama gibi farklı bir yasal rejime tabi olan işleri doğrudan yürütemezler.

Soru 16 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre merkezi yurt dışında bulunan bankaların Türkiye'de şube açma şartları arasında yer almaz?

  • A)Müdürler kurulu üyelerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olmaları
  • B)Dâhil olduğu grubun ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması
  • C)Müdürler kurulu üyelerinin Türkiye’de ikamet etmesi
  • D)İzin kapsamındaki faaliyet konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını ibraz etmesi
  • E)Merkezinin bulunduğu ülkenin yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet göstermesine ilişkin olumsuz görüşünün bulunmaması
Çözümü göster — doğru cevap C

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 15. maddesi, yurt dışındaki bankaların Türkiye’de şube açabilmesi için aranan şartları detaylıca düzenler. Doğru cevap olan C şıkkı, bu maddede yer almayan bir husustur. Kanun, müdürler kurulunun Türkiye’de ikamet etmesini zorunlu kılmaz; bunun yerine, üyelerin kurumsal yönetim hükümlerine uygun olması ve planlanan faaliyetleri yürütebilecek mesleki tecrübeye sahip olması (A şıkkı) şart koşulur. Ayrıca, bankanın dahil olduğu grubun ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması (B şıkkı), izin kapsamındaki faaliyet planı, bütçe ve örgütlenme programını ibraz etmesi (D şıkkı) ile merkezin bulunduğu ülkenin denetim mercii tarafından olumsuz görüş verilmemiş olması (E şıkkı) yasal zorunluluklardandır. Dolayısıyla, ikamet şartı mevzuatta bulunmadığı için bu şık, şube açma şartları arasında yer almaz.

Bilinmesi gereken kural: Yurt dışı bankaların Türkiye şubeleri için müdürler kurulunun Türkiye’de ikamet etmesi zorunlu değildir; ancak mesleki tecrübe, şeffaf ortaklık yapısı, faaliyet programı ve olumlu denetim raporu şarttır.

Soru 17 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Bankalar, alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları varlıkları edinme gününden itibaren kaç yıl içinde elden çıkarmak zorundadır?

  • A)1
  • B)2
  • C)3
  • D)4
  • E)5
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Bankacılık mevzuatına göre, bankaların alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları taşınır ve taşınmaz varlıklar, edinme tarihinden itibaren en geç 3 yıl içinde elden çıkarılmalıdır. Bu süre, varlığın likidite riskini minimize etmek ve bilançonun sağlamlığını korumak amacıyla getirilmiş zorunluluktur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) 1 yıl, yasal zorunlu süre yetersizdir ve bankaların varlık satışında esneklik tanımaz. B) 2 yıl, mevzuatta öngörülen süreden kısadır ve yasal dayanağı yoktur. D) 4 yıl, yasal limitin üzerindedir ve bankanın varlıkta bekletme riskini artırır. E) 5 yıl, mevzuatta kabul edilen 3 yıllık süreyle bağdaşmaz ve aşırı uzun bir süredir.

Bilinmesi gereken kural: Bankalar, alacak karşılığında edindikleri varlıkları edinme tarihinden itibaren en geç 3 yıl içinde elden çıkarmak zorundadır.

Soru 18 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bankaların yönetim kurulları genel müdür dahil beş kişiden az olamaz.
  • B)Genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı görevleri aynı kişi tarafından icra edilemez.
  • C)Türkiye'de şube açan yurt dışı merkezli bankaların Türkiye'deki şubelerinde merkez şube müdürünün de dahil olduğu en az üç kişilik bir müdürler kurulu oluşturmaları zorunludur.
  • D)Bankaların yönetim kurullarınca, yönetim kurulunun denetim ve gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere en az iki üyeden oluşan denetim komitesi oluşturulur.
  • E)Denetim komitesi üyeleri icraî görevi bulunan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.
Çözümü göster — doğru cevap E

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, denetim komitesi üyeleri icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir. Bu nedenle E şıkkı, kanunun açık hükmüne aykırı olarak "icraî görevi bulunan" kişilerin seçilebileceğini iddia ettiği için yanlıştır ve doğru cevaptır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Kanun, yönetim kurulu üye sayısının genel müdür dahil en az beş kişi olmasını zorunlu kılar. B) Genel müdür ile yönetim kurulu başkanlığı görevlerinin aynı kişi tarafından yürütülmesi kanunen yasaklanmıştır. C) Yurt dışı merkezli bankaların Türkiye şubelerinde, merkez şube müdürü dahil en az üç kişilik müdürler kurulu oluşturması zorunludur. D) Denetim komitesinin, yönetim kurulunun denetim faaliyetlerine yardımcı olmak üzere en az iki üyeden oluşması kanunen öngörülmüştür.

Bilinmesi gereken kural: Denetim komitesi üyeleri, bankanın günlük operasyonel kararları olan icraî görevi bulunmayan bağımsız yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.

Soru 19 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Bankaların iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi kurmaları zorunlu değildir.
  • B)Bankalarda kurulan iç denetim sistemi ile faaliyetlerin mevzuata, ana sözleşmeye, iç düzenlemelere ve bankacılık ilkelerine uygunluğu, banka müfettişleri tarafından denetlenir.
  • C)Bankaların bağımsız denetimlerini yapacak bağımsız denetim kuruluşlarının ilk olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından yetkilendirilmeleri gerekir.
  • D)Bankalarda iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemleri kurulmuş ise bunların işleyişine ve yeterliliğine ilişkin usûl ve esasları üst yönetim belirler.
  • E)Bankacılık Kanunu ve ilgili düzenlemelerde öngörülen değerlemeler ve derecelendirmeler Bankalar Birliği tarafından yapılır.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bankalar iç denetim sistemi kurmak zorundadır. Bu sistem, faaliyetlerin mevzuata, ana sözleşmeye ve bankacılık ilkelerine uygunluğunu denetlemek amacıyla kurulur ve bu denetim görevi banka müfettişleri tarafından yürütülür. Dolayısıyla B şıkkı yasal zorunluluğu ve yetkili kişiyi doğru ifade etmektedir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Bankaların iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi kurmaları kanunen zorunludur. C) Bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesi SPK tarafından yapılır, BDDK tarafından değil. D) İç denetim sisteminin işleyişine ilişkin usul ve esasları üst yönetim değil, iç denetim birimi belirler. E) Değerlendirme ve derecelendirme işlemleri Bankalar Birliği tarafından değil, BDDK tarafından yapılır.

Bilinmesi gereken kural: Bankalarda iç denetim, mevzuata uygunluğu denetlemek üzere kurulmuş olup, bu görevi banka müfettişleri üstlenir.

Soru 20 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanunu düzenlemelerine tabi olup, bu kanunda yer alan hükümlere göre mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubelerine ne ad verilir?

  • A)Kalkınma ve Yatırım Bankası
  • B)Finansal Holding Şirketi
  • C)Katılım Bankası
  • D)Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı
  • E)Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, mevduat veya katılım fonu kabul etmeksizin, esas faaliyet alanı kredi kullandırmak olan veya özel kanunlarla görevlendirilen kamu ve özel kuruluşlar ile bunların yurt dışındaki şubeleri "Kalkınma ve Yatırım Bankası" olarak tanımlanır. Bu tanım, bankacılık faaliyetlerinin kapsamını net bir şekilde sınırlar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B şıkkı, iştirakleri aracılığıyla finansal kuruluşlara sahip olabilen ancak doğrudan kredi kullandıran bir banka türü değildir. C şıkkı, mevduat ve katılım fonu kabul eden, dolayısıyla sorudaki "kabul etme dışında" şartına aykırıdır. D şıkkı, sermaye piyasası mevzuatı kapsamında kalan ve doğrudan kredi kullandırmayan bir yatırım ortaklığı türüdür. E şıkkı ise bir banka değil, bankaların tasarruf mevduatını sigortalayan kamu kurumu niteliğindeki bir fon kuruluşudur.

Bilinmesi gereken kural: Mevduat kabul etmeyen, esasen kredi kullandıran özel kanunlu kuruluşlar ve şubeleri 5411 sayılı Kanun’a göre Kalkınma ve Yatırım Bankası statüsündedir.

Soru 21 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi kredi sınırlamalarına tabi olmayan işlemler arasında yer almaz?

  • A)Hazine ve Maliye Bakanlığıyla yapılan işlemler
  • B)Kefil gösterilerek verilen krediler
  • C)Özelleştirme İdaresi Başkanlığıyla yapılan işlemler
  • D)Toplu Konut İdaresi Başkanlığıyla yapılan işlemler
  • E)Merkez Bankasıyla yapılan işlemler
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, kredi sınırlamalarına tabi olmayan işlemler arasında Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile yapılan işlemler açıkça sayılmıştır. Bu nedenle A, C, D ve E şıkları yasal istisnalar arasında yer alır.

B şıkkı ise yanlıştır çünkü kanunda "kefil gösterilerek verilen krediler" için herhangi bir istisna hükmü bulunmamaktadır. Kefil gösterilmesi, kredinin risk yapısını veya borçlunun kimliğini değiştirmez; bu nedenle bu krediler genel kredi sınırlama kurallarına tabi olarak değerlendirilir. Diğer şıklarda devlet kurumları söz konusu olup, sistematik risk veya kamu politikası gereği istisna tanınmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Kredi sınırlamalarına tabi olmayanlar sadece kanunda açıkça sayılan devlet kurumları ve özel durumlarla sınırlıdır; kefil gösterilmesi gibi ticari teminatlar bu istisnaya dahil değildir.

Soru 22 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre bankaların bağış ve yardımda bulunmaları ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Bankacılık Kanununda bu konuda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
  • B)Bankacılık Kanununa göre bankaların bağış ve yardım yapmaları yasaktır.
  • C)Bankacılık Kanununa göre bankalar ve konsolide denetime tâbi kuruluşlarca bir malî yılda yapılabilecek bağış miktarı, banka özkaynaklarının binde dördünü aşamaz.
  • D)Bankacılık Kanununa göre bankaların yapacağı bağış ve yardımların tamamının kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya indirim olarak dikkate alınabilecek bağış ve yardımlardan oluşması zorunludur.
  • E)Bankacılık Kanununa göre bankalar, herhangi bir kısıtlama olmaksızın bağış ve yardım yapabilirler.
Çözümü göster — doğru cevap C

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesi, bankaların ve konsolide denetime tabi kuruluşların bir mali yılda yapabilecekleri bağış ve yardım tutarını sınırlar. Bu sınırlama, ilgili kurumun özkaynaklarının binde dördünü (4/1000) geçemez. Bu nedenle C şıkkı, mevzuata tam uyumlu ve doğru ifadedir.

Diğer şıkları ele alırsak: A şıkkı yanlıştır çünkü Kanun’da bu konuda açık bir düzenleme vardır. B şıkkı yanlıştır çünkü bağış yapmak yasak değildir, sadece sınırlıdır. D şıkkı yanlıştır; vergi matrahı ile bankacılık kanunu sınırlaması farklı kavramlardır ve vergi indirimi şartı bu maddeyle doğrudan bağdaştırılamaz. E şıkkı yanlıştır çünkü bankalar keyfi sınırsız bağış yapamaz, yasal tavan vardır.

Bilinmesi gereken kural: Bankalar ve konsolide denetime tabi kuruluşlar, bir mali yılda yapacakları bağış ve yardım tutarını özkaynaklarının binde dördünü aşmayacak şekilde sınırlamakla yükümlüdür.

Soru 23 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Kurul) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kurul başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanınca atanır.
  • B)Kurul başkan ve üyeleri, BDDK’nın düzenlemek ve denetlemekle yetkili olduğu sektör veya alanla ilgili ortaklıklarda pay sahibi olamaz, hakemlik ve bilirkişilik yapamazlar.
  • C)Kurul en az ayda bir defa olmak üzere, gerekli hallerde toplanır.
  • D)Kurul toplantıları gizlidir. İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman kişiler Kurul toplantısına davet edilebilir.
  • E)Kurul başkan ve üyeleri kendisi, eşi, evlatlıkları ve üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamaya katılamazlar.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır çünkü 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi, Kurul’un en az ayda bir değil, en az iki ayda bir toplanacağını açıkça hükme bağlar. Bu nedenle "ayda bir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlış kabul edilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifade olduğu): A) Şık doğrudur; Kurul üyeleri Cumhurbaşkanınca atanır (Kanun m. 13/1). B) Şık doğrudur; Üyelerin çıkar çatışması yaratacak ticari faaliyetlerde bulunması yasaktır (Kanun m. 13/3). D) Şık doğrudur; Toplantılar gizlidir, ancak uzman davet edilebilir (Kanun m. 13/4). E) Şık doğrudur; Menfaat çatışması durumunda oy kullanma yasağı vardır (Kanun m. 13/5).

Bilinmesi gereken kural: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Kanun gereği en az iki ayda bir toplanmak zorundadır; "ayda bir" ifadesi sıkça karıştırılan hatalı bir detaydır.

Soru 24 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre bağımsız denetim kuruluşları ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bağımsız denetim kuruluşları, Bankacılık Kanunu uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.
  • B)Bağımsız denetim kuruluşları denetim esnasında, bankanın varlığını tehlikeye sokabilecek veya yöneticilerin Bankacılık Kanunu veya esas sözleşmeyi ihlâl etmiş olduklarını gösteren hususları tespit ederse, durumu derhal BDDK’ya bildirir.
  • C)Bankaların genel kurullarına sunacağı yıllık finansal raporların bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanması şarttır.
  • D)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarından, Bankacılık Kanunu kapsamında ilave şartlar isteyebilir.
  • E)KGK tarafından idari para cezası uygulanmış Bağımsız Denetim Kuruluşları, 1 yıl süreyle bankacılık alanında denetim yapamaz.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bağımsız denetim kuruluşlarına karşı uygulanan idari para cezaları, doğrudan denetim yetkisinin askıya alınması veya iptali anlamına gelmez. Yetki kaybı, ancak kuruluşun yetki belgesinin iptali veya süresinin dolması gibi daha ağır ve spesifik hallerde gerçekleşir. Dolayısıyla, sadece idari para cezası yeme durumu, 1 yıl boyunca bankacılık denetimi yapamama cezası doğurmaz; bu ifade mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri ise şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü denetçiler, üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumlu tutulabilir. B şıkkı doğrudur; denetçiler, bankanın varlığını tehlikeye düşüren veya yönetici ihlallerini gösteren hususları derhal BDDK’ya bildirmekle yükümlüdür. C şıkkı doğrudur; bankaların yıllık finansal raporlarının bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanması zorunludur. D şıkkı doğrudur; BDDK, yetkilendirilmiş kuruluşlardan ilave şartlar talep edebilir.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetim kuruluşlarına uygulanan idari para cezaları, otomatik olarak denetim yetkisinin askıya alınmasına veya iptaline yol açmaz.

Soru 25 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi bankaların kurumsal yönetim ilkelerinden değildir?

  • A)Kurumsal yönetimde şeffaflık sağlanmalıdır.
  • B)Bankanın müfettişleri ile bağımsız denetim elemanlarının çalışmalarından etkin olarak yararlanılmalıdır.
  • C)Banka içinde yetki ve sorumluluklar açıkça belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
  • D)Ücret politikaları üst seviyede tutularak çalışan motivasyonu sağlanmalıdır.
  • E)Banka içerisinde kurumsal değerler ve stratejik hedefler oluşturulmalıdır.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Bankacılık Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne göre, ücret politikalarının "üst seviyede tutulması" zorunlu bir kural değildir. Aksine, mevzuat; ücret ve tazminat politikalarının şeffaf, adil ve performansla bağlantılı olmasını, risk yönetimi ile uyumlu hale getirilmesini ve uzun vadeli sürdürülebilirliği gözetmesini öngörür. Yüksek ücret tek başına motivasyon garantisi olmadığından, bu ifade ilkeler arasında yer almaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Şeffaflık, kurumsal yönetimin temel ve zorunlu ilkelerindendir. B) İç denetim (müfettişler) ve dış denetim (bağımsız denetçiler) işbirliği, etkin risk yönetimi için esastır. C) Yetki ve sorumlulukların net belirlenmesi, hesap verebilirlik için hayati öneme sahiptir. E) Kurumsal değerler ve stratejik hedeflerin oluşturulması, bankanın yönünü çizen temel unsurlardır.

Bilinmesi gereken kural: Bankacılıkta kurumsal yönetim ilkeleri; şeffaflık, hesap verebilirlik, risk odaklı ücretlendirme ve denetim işbirliğini vurgular; "yüksek ücret" yerine "adil ve performans temelli ücret politikası" esastır.

Soru 26 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre bankalarda kredi açma yetkisi esas itibarıyla aşağıdakilerden hangisine aittir?

  • A)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
  • B)Yönetim Kurulu
  • C)Genel Kurul
  • D)Denetim Komitesi
  • E)Banka Uzmanı
Çözümü göster — doğru cevap B

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bankaların kredi açma yetkisi esas itibarıyla Yönetim Kuruluna aittir. Kanun, yönetim kuruluna bu yetkiyi devretme imkanı tanısa da, temel sorumluluk ve yetki makamı olarak yönetim kurulunu işaret eder. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü BDDK (artık SPK ve BDDK birleşerek SPK oldu, ancak soru bağlamında eski yapı veya genel denetim kurumu kastedilmiştir) denetleyici ve düzenleyici kurumdur, kredi verme yetkisi ona ait değildir. C şıkkı yanlıştır çünkü Genel Kurul stratejik kararlar alır, günlük operasyonel yetkiler olan kredi açma yetkisi ona ait değildir. D şıkkı yanlıştır çünkü Denetim Komitesi sadece denetim ve iç kontrol süreçlerini izler, kredi yetkisi yoktur. E şıkkı yanlıştır çünkü Banka Uzmanı sadece teknik destek ve öneri sunar, nihai yetki ona ait değildir.

Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Kanun’a göre bankalarda kredi açma yetkisi, kanunen Yönetim Kurulu’na aittir.

Soru 27 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görev ve yetkileri arasında yer almaz?

  • A)Sigortacılık ve özel emeklilik alanında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlarla ilgili inceleme, denetleme ve soruşturma işlerini yürütmek
  • B)Sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin mevzuatı hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek ve yönlendirmek
  • C)Ülke sigortacılığının ve özel emeklilik uygulamalarının gelişmesi, sigortalıların ve katılımcıların korunması için tedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamak veya ilgili kuruluşlara uygulatmak ve uygulanmasını izlemek
  • D)Görev alanıyla ilgili mevzuata ve uygulamaya ilişkin her türlü araştırma ve diğer çalışmaları yapmak, yürütmek ve görüş bildirmek
  • E)Sigortacılık ve özel emeklilik alanında bağımsız denetim yapacak bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E'dir. SPK mevzuatı bağlamında, bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesi ve kayıtlarının tutulması Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'nın temel görevlerindendir. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SPDK), sigorta ve özel emeklilik sektörünü düzenler; ancak bağımsız denetçilerin lisans ve yetkilendirme süreçleri SPK tarafından yönetilir. Dolayısıyla E şıkkı, SPDK'nın yetki alanı dışındadır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) SPDK, sigorta şirketlerini denetleme ve soruşturma yetkisine sahiptir. B) İlgili mevzuatı hazırlama ve uygulama izleme SPDK'nın yasal görevlerindendir. C) Sektörün gelişimi ve katılımcıların korunması için tedbir alma SPDK'nın temel amacıdır. D) Araştırma yapma ve görüş bildirme, SPDK'nın görev tanımına dahildir.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirme yetkisi Sermaye Piyasası Kurulu'na aittir; Sigortacılık Kurumu'na ait değildir.

Soru 28 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile ilgili olarak aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

  • A)Kurumun merkezi Ankara’dadır.
  • B)Kurumun kararları yerindelik denetimine tabi tutulamaz.
  • C)Kurum, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere 2 Kasım 2011 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuştur.
  • D)Kurumun ilişkili olduğu bakanlık Ticaret Bakanlığıdır.
  • E)Kurum, sigortacılık ve bankacılık alanında faaliyet gösteren kuruluşlarla ilgili inceleme, denetleme ve soruşturma işlerini yürütür.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SPK değil, SIGORTA KURUMU), 5549 sayılı Kanun ile kurulmuştur. Bu kanunun 13. maddesi uyarınca, Kurum’un aldığı kararlar idari yargı denetimine (yerindelik denetimi hariç) tabidir. Yani mahkemeler, kararın hukuka uygunluğunu denetler ancak kararın gerekçeli olup olmadığına (yerindelik) bakan yargı mercileri bu denetimi yapamaz. Bu, Kurum’un teknik ve uzmanlık alanındaki takdir yetkisini korumak içindir.

Diğer şıkların hataları şöyledir: A) Yanlış, çünkü Kurum’un merkezi Ankara değil, İstanbul’dadır. C) Yanlış, çünkü Kurum 2006 yılında 5549 sayılı Kanun ile kurulmuştur, 2011 KHK’si ile değil. D) Yanlış, çünkü Kurum doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlıdır, Ticaret Bakanlığı’na bağlı değildir. E) Yanlış, çünkü Kurum bankacılık denetimi yapmaz; bankacılık denetimi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yürütülür.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta Kurumu kararları yerindelik denetimine tabi değildir; merkezi İstanbul’dadır ve doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlıdır.

Soru 29 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre Türkiye’de yerleşik kişiler, Türkiye’deki sigortalanabilir menfaatlerini, Türkiye’de faaliyette bulunan sigorta şirketlerine ve Türkiye’de yaptırmak zorundadır. Ancak söz konusu kanunda bu kurala bazı istisnalar getirilmiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi yurtdışında yaptırılabilecek sigortalar arasında yer almaz?

  • A)İhracat ve ithalat konusu mallar için nakliyat sigortası
  • B)Gemilerin işletilmesinden doğan sorumluluk sigortası
  • C)Sağlık sigortaları
  • D)Uçak, gemi, helikopter için dış kredi ile satın alındıklarında, münhasıran dış kredi miktarı ile sınırlı olarak ve dış borç ödeninceye kadar yaptırılacak tekne sigortaları
  • E)Hayat sigortaları
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 10. maddesi, Türkiye’deki sigortalanabilir menfaatlerin yerli sigorta şirketlerine yaptırılmasını zorunlu kılar. Ancak kanun, ihracat/ithalat malları (A), gemi sorumlulukları (B) ve kredi teminatlı uçak/gemi/tekne sigortaları (D) gibi uluslararası ticareti kolaylaştıran veya özel finansman araçlarıyla ilişkili riskler için yurtdışında yaptırma istisnaları öngörmüştür. Ayrıca hayat sigortaları (E) de belirli koşullarla yurtdışında yaptırılabilmektedir. Buna karşılık, genel sağlık sigortaları bu istisnalar kapsamında yer almadığından, Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından Türkiye’deki menfaatler için mutlaka yerli şirketlerden alınmak zorundadır. Bu nedenle yurtdışında yaptırılamayacak olan tek seçenek sağlık sigortalarıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) İhracat/ithalat malları için nakliyat sigortası kanunen yurtdışında yaptırılabilecek istisnalardandır. B) Gemi işletme sorumluluk sigortaları uluslararası ticaret gereği yurtdışında yaptırılabilecek istisnalardandır. D) Kredi teminatlı uçak/gemi/tekne sigortaları, borç süresince yurtdışında yaptırılabilecek istisnalardandır. E) Hayat sigortaları, kanunda belirtilen hallerde yurtdışında yaptırılabilecek istisnalardandır.

Bilinmesi gereken kural: 5684 sayılı Kanun’a göre, yerleşik kişilerin Türkiye’deki menfaatleri için yaptıracağı sigortalar esasen yerli şirketlere aittir; ancak uluslararası ticaret, taşıt kredileri ve belirli hayat sigortaları hariç tutulur.

Soru 30 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda sayılan “Teknik Karşılıklar” arasında yer almaz?

  • A)Kazanılmamış Primler Karşılığı
  • B)Devam Eden Riskler Karşılığı
  • C)Dengeleme Karşılığı
  • D)Matematik Karşılık
  • E)Aktüeryal Kayıp-Kazanç Karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 108. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları; kazanılmamış primler karşılığı, devam eden riskler karşılığı, dengeleme karşılığı ve matematik karşılığı olarak sınıflandırılır. "Aktüeryal Kayıp-Kazanç Karşılığı" ise bu yasal tanım ve sınıflandırma kapsamında yer almayan, teknik karşılık başlıklarından biri değildir. Bu nedenle E şıkkı doğru cevaptır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kazanılmamış Primler Karşılığı, kanunda açıkça sayılan temel teknik karşılık türlerinden biridir. B) Devam Eden Riskler Karşılığı, sigorta sözleşmelerinin devam eden kısımları için kanunen zorunlu bir karşılıktır. C) Dengeleme Karşılığı, büyük hasarların yarattığı dalgalanmaları dengelemek amacıyla kanunda öngörülen bir karşılıktır. D) Matematik Karşılık, hayat sigortası gibi sözleşmelerde yasal olarak tanımlanan teknik bir karşılık türüdür.

Bilinmesi gereken kural: 5684 sayılı Kanun’a göre teknik karşılıklar sadece kazanılmamış prim, devam eden risk, dengeleme ve matematik karşılıklarıdır; "Aktüeryal Kayıp-Kazanç Karşılığı" yasal bir teknik karşılık başlığı değildir.

Soru 31 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde, sigortalılar ve sigorta sözleşmesinden dolaylı da olsa menfaat sağlayanlara ilişkin olarak, yanlış sigorta uygulamaları dâhil, risk değerlendirmesine esas bilgileri toplamak ve bu bilgilerin sigorta, reasürans ve sigortacılık faaliyetinde bulunan emeklilik şirketleri ile paylaşılmasını sağlamak amacıyla kurulan birimin adı nedir?

  • A)Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi
  • B)Sigortacılık Eğitim Merkezi
  • C)Sigortacılık Tahkim Merkezi
  • D)Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
  • E)Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBMM), 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, sigorta ve reasürans şirketlerinin risk değerlendirmesine esas bilgileri toplamak, bu verileri ilgili şirketlerle paylaşmak ve yanlış sigorta uygulamalarını önlemek amacıyla kurulmuştur. Merkezi veri tabanı, sektörün şeffaflığını artırır ve dolaylı menfaat sahiplerinin haklarını korur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı yanlıştır çünkü Sigortacılık Eğitim Merkezi, sadece personelin mesleki yeterlilik eğitimlerini yürüten bir birimdir. C şıkkı yanlıştır çünkü Sigortacılık Tahkim Merkezi, uyuşmazlıkların yargı yoluna düşmeden çözülmesini sağlayan bir tahkim organıdır. D şıkkı yanlıştır çünkü Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SDDK), sektörü düzenleyen ve denetleyen üst kurumdur, veri merkezi değildir. E şıkkı yanlıştır çünkü Birlik, sektörün temsil ve dayanışma kuruluşudur, merkezi veri toplama görevi üstlenmez.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta sektöründe risk analizi için gerekli olan merkezi veri tabanı ve bilgi paylaşım platformu Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBMM) tarafından yönetilir.

Soru 32 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmeleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Sigorta süresi, sözleşmeyle kararlaştırılmamış ise, yerel teamül ile hâl ve şartların da uygunluğu göz önünde bulundurularak, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın uzar.
  • B)Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigorta ettirene aittir.
  • C)Bir kişi, diğer bir kişinin adına onu temsilen sigorta sözleşmesi yapabilir; temsilci yetkisiz ise sigorta sözleşmesi hiç düzenlenmemiş sayılır.
  • D)Sigortacı ile sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin, sözleşmenin yapılması için verdiği teklifname, teklifname tarihinden itibaren otuz gün içinde reddedilmemişse sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır.
  • E)Sigortacı, sigorta ettiği menfaati, dilediği şartlarla, tekrar sigorta ettiremez.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1415. maddesi uyarınca, sigortacı teklifnameyi 30 gün içinde reddetmezse sözleşme kurulmuş sayılır. Bu hüküm, sigorta piyasasındaki belirsizliği gidermek ve sigorta ettirenin lehine bir varsayım oluşturmak amacıyla konulmuştur.

Diğer şıkların hataları şöyledir: A) Yanlıştır; süre kararlaştırılmamışsa sözleşme bir yıllık olur, teamüle göre uzamaz. B) Yanlıştır; teminat dışı durumu ispat yükü, istisnayı ileri süren sigortacıya aittir. C) Yanlıştır; yetkisiz temsil halinde sözleşme geçersizdir ancak "hiç düzenlenmemiş" ifadesi hukuki sonucu tam karşılamaz; asıl önemli nokta yetki eksikliğidir. E) Yanlıştır; sigortacı, menfaati tekrar sigorta ettirebilir (re-sigorta), ancak bu genellikle kendi sorumluluğunu sınırlamak içindir.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta teklifine karşı 30 günlük sessizlik, kanuni olarak sözleşmenin kurulduğu anlamına gelir. Bu kural, sigortacının hızlı karar vermesini zorunlu kılar ve sigorta ettirenin haklarını güvence altına alır. Sermaye piyasası ve sigorta mevzuatında süreler kritiktir; bu 30 günlük süre, sigorta sözleşmelerinin oluşumunda temel bir dayanak noktasıdır.

Soru 33 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir.
  • B)Prim daha kısa zaman dilimlerine göre hesaplanmamış ise Ticaret Kanununa göre sigorta dönemi altı aydır.
  • C)Sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptal edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde; sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir.
  • D)Sigortacı, sözleşmeyi kısmen feshetmiş veya ondan caymışsa, sigorta ettiren sözleşmenin tamamını feshedebilir veya ondan cayabilir.
  • E)Primi etkileyen sebeplerde, rizikonun hafiflemesini gerektiren değişiklikler meydana gelmişse, prim indirilir ve gereğinde geri verilir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 4632 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, prim daha kısa zaman dilimlerine göre hesaplanmamışsa sigorta dönemi bir yıldır, altı ay değildir. Ticaret Kanunu’ndaki genel kural burada özel kanun hükmüyle değiştirilmiştir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kanun, işlemeyen günlere ait primlerin geri verilmesini öngördüğü için bu ifade doğrudur. C) Sigortacının iflası veya ruhsatının iptali gibi hallerde ettirenin bir ay içinde fesih hakkı vardır; ifade doğrudur. D) Sigortacının kısmi fesih veya cayması halinde, ettirenin sözleşmenin tamamını feshetme hakkı vardır; ifade doğrudur. E) Rizikonun hafiflemesi durumunda prim indirimi ve iadesi öngörüldüğü için ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte (BES) sigorta dönemi, primin kısa periyotlarla hesaplanmaması durumunda kanunen 1 yıldır, 6 ay değildir.

Sınavda "Ticaret Kanunu" ifadesine dikkat; özel kanun (4632) önceliklidir.

Soru 34 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bireysel emeklilik sistemine fiil ehliyetine sahip kişiler katılabilir.
  • B)Bireysel emeklilik politikalarını belirlemek ve bunların gerçekleştirilmesi için alınması gerekli önlemler konusunda önerilerde bulunmak üzere kurulan birimin adı “Bireysel Emeklilik Danışma Kurulu” dur.
  • C)Emeklilik sözleşmesi çerçevesinde katılımcı ad ve hesabına ödenen katkılar ve bu katkılara ilişkin her türlü getirinin katılımcı bazında izlendiği hesaba bireysel emeklilik hesabı adı verilir.
  • D)Katılımcı, sisteme giriş tarihinden itibaren en az on yıl sistemde bulunmak koşulu ile altmış beş yaşını tamamladıktan sonra emekli olmaya hak kazanır.
  • E)Katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerinin başka bir emeklilik şirketine aktarılmasını talep edebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 4632 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre, emeklilik hakkı kazanmak için katılımcının en az üç yıl sistemde bulunması ve altmış yaşını tamamlamış olması gerekir. D şıkkında geçen "on yıl" ve "altmış beş yaş" ifadeleri mevzuata aykırıdır; bu nedenle ifade yanlıştır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Doğrudur; Kanun, fiil ehliyetine sahip herkesin sisteme katılabileceğini öngörür. B) Doğrudur; Danışma Kurulu’nun görev tanımı Kanun’da açıkça belirtilmiştir. C) Doğrudur; Bireysel Emeklilik Hesabı (BEH) tanımı bu şekildedir. E) Doğrudur; Katılımcılar birikimlerini başka bir şirkete aktarma hakkına sahiptir.

Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte emeklilik hakkı kazanmak için asgari süre üç yıldır ve asgari yaş sınırı altmıştır.

Soru 35 · 2020/8 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişiye ne ad verilir?

  • A)Sigorta Raportörü
  • B)Sigorta Eksperi
  • C)Sigorta Hakemi
  • D)Sigorta Reasürörü
  • E)Sigorta Acentesi Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre, sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucu oluşan kayıp ve hasarların miktarını, nedenini ve niteliğini belirleyen; mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişiye Sigorta Eksperi denir. Kanun, bu rolü üstlenen kişilerin bağımsızlığına ve tarafsızlığına vurgu yaparak sigorta sözleşmelerindeki haksızlıkların önlenmesini amaçlar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Sigorta Raportörü, hasar tespit raporlarını hazırlayan ancak kanunen tanımlanan bu geniş yetki ve bağımsız ekspertiz işlevini tek başına yerine getiren temel unvan değildir. C) Sigorta Hakemi, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için atanan ve karar veren kişidir, hasar tespiti yapmaz. D) Sigorta Reasürörü, sigorta şirketlerinin kendi risklerini azaltmak için başka sigorta şirketlerine reasürans sağlayan kuruluştur, kişi değildir. E) Sigorta Acentesi, sigorta poliçelerini satan ve aracılık yapan ticari kişidir, hasar tespiti yetkisi yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta Eksperi, hasarın miktarını ve nedenini tarafsızca belirleyen, kanunen tanımlanan bağımsız ve mutlak meslek sahibidir.

Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması