2021/11 KGK Bağımsız Denetçilik Sermaye Piyasası Mevzuatı Soruları ve Çözümleri

2021/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinden çıkan 37 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tabi değildir?

  • A)Lisanslı depo işletmeleri
  • B)Portföy yönetim şirketleri
  • C)İpotek finansmanı kuruluşları
  • D)Varlık finansmanı fonları
  • E)Veri depolama kuruluşları
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK Kanunu) 5. maddesinde, kanunun uygulanacağı kurumlar açıkça sayılmıştır. Bu maddeye göre; portföy yönetim şirketleri, ipotek finansmanı kuruluşları, varlık finansmanı fonları ve veri depolama kuruluşları, SPK Kanunu hükümlerine doğrudan tabidir. Ancak "lisanslı depo işletmeleri" bu listede yer almaz. Lisanslı depo işletmeleri, 5226 sayılı Depoculuk Kanunu kapsamında faaliyet gösterir ve SPK Kanunu’nun doğrudan kapsamına girmez.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, SPK Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca doğrudan tabidir. C şıkkı, aynı madde kapsamında yer alan ve SPK denetimine tabi bir kuruluştur. D şıkkı, SPK Kanunu’nda tanımlanan ve düzenlemeye tabi bir yatırım aracı/kuruluş yapısıdır. E şıkkı ise 6362 sayılı Kanun’un 5. maddesinde açıkça belirtilen ve SPK denetimine tabi bir kuruluştur.

Bilinmesi gereken kural: SPK Kanunu’nun 5. maddesinde sayılan kurumlar dışındaki finansal altyapı kuruluşları (örneğin lisanslı depolar), bu kanuna tabi değildir.

Soru 2 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların satışı yapılmış paylarını temsil eden sermayelerine ne ad verilir?

  • A)Kayıtlı sermaye
  • B)Çıkarılmış sermaye
  • C)Ödenmiş sermaye
  • D)İpotekli sermaye
  • E)Konsolide ödenmiş sermaye
Çözümü göster — doğru cevap B

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK Kanunu) uyarınca, kayıtlı sermayeli anonim ortaklıklarda şirketin sermaye tavanı içinde kalan ve halka arz edilmiş veya ortaklara dağıtılmış payların karşılık geldiği kısma çıkarılmış sermaye denir. Kanun maddelerine göre, kayıtlı sermaye sistemi uygulayan şirketlerde, sermaye tavanı (kayıtlı sermaye) ile henüz çıkarılmamış payların değeri arasındaki fark, şirketin yönetim kurulu yetkisiyle kısa sürede artırılabilir. Ancak, şu ana kadar ihraç edilip pay senetlerine dönüştürülen ve dolayısıyla piyasada dolaşan payların toplam değeri "çıkarılmış sermaye"yi oluşturur. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı, şirketin alabileceği maksimum sermaye limitini ifade eder, satılmış payları değil. C şıkkı, ortakların taahhüt ettiği ve ödediği tutarı belirtir; kayıtlı sermaye sisteminde bu kavram çıkarılmış sermaye ile örtüşse de yasal terminoloji "çıkarılmış sermaye"dir. D şıkkı, SPK mevzuatında pay sermayesi tanımı için kullanılan bir kavram değildir. E şıkkı ise konsolide tablolarla ilgili olup tek bir şirketin sermaye yapısını tanımlamaz.

Bilinmesi gereken kural: Kayıtlı sermayeli şirketlerde, tavanın altında kalan ve ihraç edilmiş payların karşılığına "çıkarılmış sermaye" denir.

Soru 3 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

I. Menkul kıymetleri satın alma veya satma veya birbirleri ile değiştirme hakkı veren türev araçlar II. Döviz ve kıymetli madenler ile Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemler III. Kredi riski transferi sağlayan, enerji fiyatları ve iklim değişkenleri gibi ölçüm değerleri olan ve bu sayılanlardan oluşturulan bir endeks seviyesine veya seviyedeki değişikliğe bağlı olan türev araçlar Yukarıdakilerden hangisi/hangileri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda tanımlanan türev araçlardandır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)Yalnız I ve II
  • D)Yalnız I ve III
  • E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 5. maddesinde türev araç tanımı üç ana başlıkta yapılır. I. şıkta belirtilen menkul kıymet alım/satım hakkı veren araçlar, II. şıkta yer alan döviz/kıymetli maden üzerine kaldıraçlı işlemler ve III. şıkta geçen kredi riski transferi veya endeks bazlı araçlar, kanunda açıkça "türev araç" olarak sayılmıştır. Dolayısıyla her üç ifade de tanıma uymaktadır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, II ve III’ü eksik saydığı için; B şıkkı, I ve III’ü görmezden geldiği için; C şıkkı, III’ü dışladığı için; D şıkkı ise II’yi atlayarak eksik bir seçim yaptığı için yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: SPK Kanunu’nda türev araç tanımı; hak verme, kaldıraçlı işlem ve endeks/kredi riski transferi olmak üzere üç temel kategoriyi kapsar ve bunların tamamı türev sayılır.

Soru 4 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Sermaye Piyasası Kuruluna yapılan bildirim tarihi esas alınır.
  • B)Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır.
  • C)Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından izlenir.
  • D)Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur.
  • E)Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 6362 sayılı SPK’nın 13. maddesi uyarınca, kayden izlenen araçlar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürebilmesi için Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (MKK) bildirimde bulunulması gerekir. A şıkkında "Sermaye Piyasası Kuruluna" denilmesi hukuki olarak yanlıştır; yetki MKK’dadır. Bu nedenle A ifadesi yanlıştır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: B şıkkı doğrudur; SPK’ya göre senetsiz ve elektronik kaydi ihrac esastır. C şıkkı doğrudur; hakların izlenmesi MKK’nın görev alanına girer. D şıkkı doğrudur; teslimat, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde zorunludur. E şıkkı doğrudur; araçlar isme açık hesaplarda izlenir, nama/hamiline yazılı olmaları ayrımı yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Kaydi sermaye piyasası araçlarındaki hak bildirimleri ve izlemesi, Sermaye Piyasası Kuruluna değil, doğrudan Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (MKK) yapılır.

Soru 5 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı bin beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır.
  • B)Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç bir yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar.
  • C)Halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal yönetim uyum raporlarının içeriğine, yayımlanmasına, ortaklıkların kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının derecelendirilmesine ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esaslar Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenir.
  • D)Halka açık ortaklıklar ile paylarını halka arz etmek üzere Sermaye Piyasası Kuruluna başvurmuş olan ortaklıklar, anılan Kuruldan izin almak şartıyla kayıtlı sermaye sistemini kabul edebilirler.
  • E)Halka açık ortaklıkların, ilişkili tarafları ile gerçekleştirecekleri Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenecek nitelikteki işlemlere başlamadan önce, yapılacak işlemin esaslarını belirleyen özel amaçlı bir bağımsız denetim raporu almaları zorunludur.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, halka açık ortaklıklar ve halka arz başvurusu yapmış olanlar, SPK’nın izni kaydıyla kayıtlı sermaye sistemini benimseyebilirler. Bu hüküm, sermaye yapısının esnekliğini ve denetimli büyümesini sağlayan temel bir düzenlemedir.

Diğer şıkların hataları ise şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü halka arz sayılması için pay sahibi sayısı bin beş yüzü değil, bin beş yüzü (1.500) aşmalıdır; ifade sayısal olarak eksiktir veya yorum hatası içerir (Not: Mevzuatta sınır 1.500'dür, ancak A şıkkındaki "hariç" kalıpları veya sayısal tutarlar sorunun bağlamında D'nin netliği önündedir; asıl hata genellikle "bin beş yüz" ifadesinin eksikliği veya istisnaların kapsamıdır, ancak en belirgin hata D'nin doğrudan madde hükmü olmasıdır). Daha kesin olarak, A şıkkındaki "bin beş yüzü aşan" ifadesi mevzuatta "bin beş yüz" olarak geçer ve istisnalar farklıdır. B şıkkı yanlıştır çünkü halka açık ortaklıkların borsaya başvurma zorunluluğu "en geç bir yıl" gibi mutlak bir süre ile değil, ilgili tebliğlere tabidir ve otomatik değildir. C şıkkı yanlıştır çünkü kurumsal yönetim ilkeleri ve uyum raporlarına ilişkin usul ve esaslar Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından değil, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenir. E şıkkı yanlıştır çünkü ilişkili taraflarla yapılan işlemler için özel amaçlı bağımsız denetim raporu değil, genellikle değerleme raporu veya bağımsız denetim raporu (bağlama göre değişir) istenir; ancak zorunluluk her işlem için "özel amaçlı bağımsız denetim raporu" şeklinde genel bir kural değildir, SPK tebliğlerinde belirtilen nitelikteki işlemler için değerleme raporu veya bağımsız denetim raporu alınır, ifade mutlak ve hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Halka açık ortaklıklar, SPK izniyle kayıtlı sermaye sistemini uygulayabilirler.

Soru 6 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Kayıtlı Sermaye Sistemi Tebliğine göre Sermaye Piyasası Kurulunca izin verilen kayıtlı sermaye tavanı, kaç yıllık süre için geçerlidir?

  • A)İznin verildiği yıl da dahil olmak üzere 3 yıl
  • B)İznin verildiği yıl hariç olmak üzere 3 yıl
  • C)İznin verildiği yıl da dahil olmak üzere 5 yıl
  • D)İznin verildiği yıl hariç olmak üzere 5 yıl
  • E)Herhangi bir süreye tabi değildir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun "Kayıtlı Sermaye Sistemi Tebliği"ne göre, kurulca belirlenen kayıtlı sermaye tavanı, iznin verildiği yıl da dahil olmak üzere 5 yıl süreyle geçerlidir. Bu süre sonunda şirket, tavanı yeniden belirletmek veya mevcut tavanı devam ettirmek için Kurul’a başvurmak zorundadır. Dolayısıyla süre, iznin verildiği yılı da kapsayacak şekilde beş yıllık bir dönemdir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Süre 3 yıl değil, 5 yıldır. B) Süre 3 yıl değildir ve iznin verildiği yıl süreye dahildir. D) Süre 5 yıl olsa da iznin verildiği yıl süreye dahildir, hariç tutulmaz. E) Kayıtlı sermaye tavanı süresiz değildir; belirli bir geçerlilik süresi vardır.

Bilinmesi gereken kural: Kayıtlı sermaye tavanı izin tarihini de kapsayacak şekilde 5 yıl geçerlidir.

Soru 7 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre bir hesap döneminde verilebilecek toplam kâr payı avansının üst sınırı nedir?

  • A)Bir önceki yıla ait dönem kârının %25’i
  • B)Bir önceki yıla ait dönem kârının %50’si
  • C)Bir önceki yıla ait dönem kârının %75’i
  • D)Bir önceki yıla ait dönem kârının tamamı
  • E)Bir önceki yıla ait dönem kârının iki katı
Çözümü göster — doğru cevap B

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 29. maddesi, anonim şirketlerin hesap dönemi sonunda elde ettiği kârdan, genel kanunlarda öngörülen yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra kalan tutarın en fazla %50’sini kâr payı avansı olarak dağıtabileceğini hükme bağlar. Bu nedenle, bir hesap döneminde verilebilecek toplam kâr payı avansının yasal üst sınırı, bir önceki yıla ait dönem kârının %50’sidir. Bu oran, şirketin likidite ihtiyacı ile hissedarların nakit akışı beklentileri arasında bir denge kurmak amacıyla konulmuştur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkındaki %25 oranı yasal bir sınır değildir; C şıkkındaki %75 ve D şıkkındaki %100 (tamamı) dağıtım limitini aşarak kanuna aykırıdır; E şıkkındaki iki katı ise kâr payı dağıtımında asla kabul edilemez, çünkü dağıtım ancak mevcut ve gerçekleşmiş kârlardan yapılabilir.

Bilinmesi gereken kural: SPK mevzuatına göre kâr payı avansı, bir önceki yılın net kârının asla %50’sini geçemez.

Soru 8 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi halka açık ortaklıkların önemli nitelikteki işlemlerinden değildir?

  • A)Birleşme işlemine taraf olmak.
  • B)Bölünme işlemine taraf olmak.
  • C)Tür değiştirmek.
  • D)Unvan değiştirmek.
  • E)Mevcut imtiyazların kapsam veya konusunu değiştirmek.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesi ve ilgili SPK tebliğleri uyarınca, halka açık ortaklıkların "önemli nitelikteki işlemleri" ortaklığın yapısını, sermayesini veya faaliyet konusunu kökten değiştiren stratejik kararları kapsar. Birleşme (A), bölünme (B), tür değişikliği (C) ve imtiyazların kapsam/konu değişikliği (E), ortaklığın hukuki statüsünü veya varlık yapısını doğrudan etkilediği için bu kapsamda yer alır. Ancak unvan değişikliği, ortaklığın ticari kimliğini güncelleyen idari bir işlemdir; ortaklığın yapısal bütünlüğünü veya hissedar haklarını doğrudan ve köklü şekilde değiştirmediği için kanunen "önemli nitelikteki işlem" sayılmaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Birleşme, ortaklıkların hukuki kişiliklerini ve yapısını değiştiren temel bir işlem olduğu için listededir. B) Bölünme, varlık ve yükümlülüklerin devrini gerektirdiği için önemli işlem kapsamındadır. C) Tür değişikliği, ortaklığın yasal statüsünü (örn. A.Ş.’den L.Ş.’ye) değiştirdiği için önemlidir. E) İmtiyazların kapsam/konu değişikliği, hissedarların özel haklarını etkilediği için önemli işlem sayılır.

Bilinmesi gereken kural: Unvan değişikliği, ortaklığın yapısal veya stratejik bütünlüğünü değiştirmeyen idari bir işlem olduğundan, SPK mevzuatında "önemli nitelikteki işlem" kapsamında değerlendirilmez.

Soru 9 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre halka açık ortaklıkların genel kurul toplantıları ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Toplantıya çağrı, ilan ve toplantı günleri dahil olmak üzere, toplantı tarihinden en az üç hafta önce yapılır.
  • B)Pay sahibinin genel kurula katılması ve oy kullanabilmesi için paylarını herhangi bir kuruluş nezdinde depo etmesi zorunludur.
  • C)Payları kayden izlenen halka açık ortaklıkların genel kurul toplantılarına, yönetim kurulu tarafından Merkezi Takas Kuruluşundan sağlanan pay sahipleri listesi dikkate alınarak oluşturulan hazır bulunanlar listesinde adı yer alan pay sahipleri katılabilir.
  • D)Halka açık ortaklıkların genel kurullarında oy kullanma hakkına sahip olanlar, bu haklarını şahsen kullanmak zorundadır.
  • E)Gündeme bağlılık ilkesine uyulmaksızın Sermaye Piyasası Kurulunun görüşülmesini veya ortaklara duyurulmasını istediği hususların genel kurul gündemine alınması zorunludur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. 6362 sayılı SPK Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), halka açık ortaklıkların genel kurul gündemine, kamu yararını ilgilendiren hususların görüşülmesini veya ortaklara duyurulmasını istediği konuları eklemek zorundadır. Bu hüküm, SPK’nın denetim yetkisini ve piyasa bütünlüğünü koruma amacını yansıtır; dolayısıyla gündeme bağlılık ilkesine rağmen bu zorunluluk esastır.

Diğer şıkların hataları şöyledir: A) Toplantıya çağrı, toplantı tarihinden en az dört hafta önce yapılmalıdır (3 hafta değil). B) Payların depo etmesi zorunlu değildir; elektronik ortamda veya vekil aracılığıyla katılım mümkündür. C) Hazır bulunanlar listesi, Merkezi Takas’tan alınan liste ve pay sahiplerinin kendileri tarafından sunulan bilgiler dikkate alınarak oluşturulur; sadece Merkezi Takas listesi yeterli değildir. D) Oy hakkı şahsen kullanılabilir, ancak vekaletname verilerek başkası adına da kullanılabilir.

Bilinmesi gereken kural: SPK, halka açık ortaklıkların genel kurul gündemine, kamu yararını korumak amacıyla kendi belirlediği hususları eklemek zorundadır.

Soru 10 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre teminat yönetim sözleşmesi ve teminat yöneticisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenecek sermaye piyasası araçları, bu araçlardan doğan yükümlülüklerin vadesinde yerine getirilmesini teminen Kurulun uygun göreceği varlıklarla teminat altına alınabilir.
  • B)Sermaye Piyasası Kurulunun onayladığı her teminat yöneticisinin ticaret unvanı, hangi ihraçla ilgili olarak atandığı ve yetkileri, ihraççı tarafından ihraççının merkezinin bulunduğu yerin ticaret siciline ayırt edici şekilde tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunur.
  • C)Temerrüt hâlinde ya da sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda, teminat yöneticisinin teminata konu varlıkları satıp bedellerini yatırımcılar arasında paylaştırabilmesi için adli veya idari mercilerden izin alması zorunludur.
  • D)Teminat konusu varlıklar, teminat yöneticisinin mal varlığından ayrıdır ve ayrı izlenir.
  • E)Teminat yöneticisinin sorumluluğunu hafifleten ya da kaldıran anlaşmalar geçersizdir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 6362 sayılı SPK Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca, temerrüt halinde teminat yöneticisi; adli veya idari mercilerden izin almadan, doğrudan teminata konu varlıkları satarak bedellerini yatırımcılara dağıtabilir. Bu yetki, yatırımcıların haklarının hızlı ve etkin korunması amacıyla kanunen verilmiştir. Dolayısıyla "izin alması zorunludur" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani doğru ifadeler): A) Kanun, Kurulca belirlenen araçlarla teminat altına alınabileceğini öngörür; bu ifade doğrudur. B) Teminat yöneticisinin tescil ve ilan yükümlülüğü Kanun’da açıkça düzenlenmiştir; bu ifade doğrudur. D) Teminat varlıkları, teminat yöneticisinin kendi mal varlığından ayrı ve izole tutulmalıdır; bu ifade doğrudur. E) Teminat yöneticisinin sorumluluğunu sınırlayan veya kaldıran sözleşmeler hukuka aykırı ve geçersizdir; bu ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Teminat yöneticisi, temerrüt durumunda yatırımcıların aleyhine işlem yapmadan önce mahkeme veya idari izin beklemek zorunda değildir; doğrudan varlık satışı yapma yetkisine sahiptir.

Soru 11 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketlerinin yapabilecekleri yan hizmetlerden değildir?

  • A)Sermaye piyasaları ile ilgili danışmanlık hizmeti sunulması.
  • B)Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık edilmesi.
  • C)Aracılık yükleniminin yürütülmesi ile ilgili hizmet sunulması.
  • D)Servet yönetimi ve finansal planlama yapılması.
  • E)Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerle ilgili yatırım araştırması yapılması.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 6362 sayılı SPK Kanunu’nun 13. maddesi ve ilgili tebliğler uyarınca, yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri, sermaye piyasası araçlarının halka arzında "yüklenimde bulunmaksızın" (yani garanti vermeden) sadece satışa aracılık yapamazlar. Bu faaliyet, ancak "yüklenim" (underwriting) taahhüdü ile veya aracı olarak (agency) ancak belirli koşullar altında ve genellikle aracı kurum yetkisiyle sınırlıdır; ancak "yüklenimsiz satışa aracılık" genel bir yan hizmet olarak tanımlanmamıştır. Asıl önemli ayrım, yüklenimsiz aracılığın bu kuruluşların temel yan hizmetleri arasında yer almayıp, daha çok aracı kurumların yetki alanına girmesidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Danışmanlık, kanunen izin verilen bir yan hizmettir. C) Aracılık yüklenimiyle ilgili hizmet sunumu, kuruluşların yetki dahilindedir. D) Servet yönetimi ve finansal planlama, portföy yönetim şirketlerinin temel faaliyetlerindendir. E) Yatırım araştırması yapmak, yatırım danışmanlığı kapsamında izin verilen bir hizmettir.

Bilinmesi gereken kural: Yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri, halka arz süreçlerinde yüklenimsiz (garantisiz) olarak satışa aracılık yapamazlar; bu yetki aracı kurumlara aittir.

Soru 12 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, ihraççıların inşa edilecek veya edilmekte olan gayrimenkul projelerinin finansmanında kullanılmak üzere ihraç ettikleri, gayrimenkul projesinin belirli bağımsız bölümlerini veya bağımsız bölümlerin belirli bir alan birimini temsil eden nominal değeri eşit sermaye piyasası aracına ne ad verilir?

  • A)Gayrimenkul sertifikası
  • B)Konut finansmanı fonu
  • C)Proje finansman fonu
  • D)İpotek teminatlı menkul kıymet
  • E)Kira sertifikası
Çözümü göster — doğru cevap A

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, ihraççıların inşa edilecek veya edilmekte olan gayrimenkul projelerinin finansmanında kullanılmak üzere ihraç ettikleri, gayrimenkul projesinin belirli bağımsız bölümlerini veya bağımsız bölümlerin belirli bir alan birimini temsil eden nominal değeri eşit sermaye piyasası aracına Gayrimenkul Sertifikası denir. Bu tanım, A şıkkının kesinlikle doğru olduğunu kanıtlar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, fonların yatırım amaçlı toplu değerlendirmeye yönelik bir araç olması nedeniyle gayrimenkul projesinin fiziki birimini temsil etmez. C şıkkı, genel proje finansmanı için kullanılan ve belirli bir gayrimenkul birimine bağlanmayan bir fon türüdür. D şıkkı, ipotekle teminat altına alınan borçlanma araçlarını ifade eder ve doğrudan gayrimenkul birimini temsil etmez. E şıkkı ise kira geliri akışına dayalı, gayrimenkulün kendisini değil, gelir akışını temsil eden bir araçtır.

Bilinmesi gereken kural: Gayrimenkul sertifikaları, fiziki gayrimenkulün belirli birimini temsil eden ve bu sayede yatırımcıların projeye doğrudan ortak olmasını sağlayan özel bir sermaye piyasası aracıdır.

Soru 13 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin görev ve yetkileri arasında yer almaz?

  • A)Sermaye piyasalarının gelişmesini sağlamak üzere araştırmalar yapmak.
  • B)Birlik statüsünde öngörülen disiplin cezalarını vermek.
  • C)Üye kuruluşları temsilen ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmak.
  • D)Zarara uğrayan yatırımcıların tazmin taleplerini almak ve sonuçlandırmak.
  • E)Haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesi, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (SPB) görevlerini sayar. Bu maddeye göre SPB; araştırmalar yapmak (A), disiplin cezaları vermek (B), üye kuruluşları temsilen iş birliği yapmak (C) ve haksız rekabeti önlemek (E) gibi görevleri üstlenir. Ancak, yatırımcıların zarara uğraması durumunda tazmin taleplerini almak ve sonuçlandırmak SPB’nin yetkileri arasında yer almaz. Bu tür talepler, yargı mercileri veya özel tazminat fonları aracılığıyla ele alınır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Araştırma yapmak, SPB’nin açıkça tanımlanmış görevlerindendir. B) Disiplin cezaları vermek, SPB’nin denetim yetkisi kapsamında yer alır. C) Üye kuruluşları temsilen iş birliği yapmak, SPB’nin görevlerindendir. E) Haksız rekabeti önlemek, SPB’nin görevleri arasındadır.

Bilinmesi gereken kural: SPB, piyasa düzenleyici ve denetleyici bir kuruluştur; ancak yatırımcı tazminat taleplerini doğrudan kabul edip sonuçlandırmaz.

Soru 14 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre ana faaliyet konusu yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi olan anonim ortaklıklara ne ad verilir?

  • A)Varlık kiralama şirketi
  • B)Portföy yönetim şirketi
  • C)Finansman şirketi
  • D)Kitle fonlama platformu
  • E)Varlık yönetim şirketi
Çözümü göster — doğru cevap B

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca, yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi ana faaliyet konusu olan anonim ortaklıklara Portföy Yönetim Şirketi denir. Bu şirketler, fonların varlıklarını profesyonel bir şekilde yönetmek ve yatırımcılar adına portföy oluşturmakla yükümlüdür. Dolayısıyla B şıkkı kanuni tanım gereği doğrudur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, maddi duran varlıkları kiralayan şirketleri ifade eder; C şıkkı, sermaye piyasası araçları ihraç eden şirketlere finansman sağlayan kuruluşlardır; D şıkkı, internet üzerinden fon toplama hizmeti veren platformlardır; E şıkkı ise yalnızca varlık yönetim hizmetleri veren, fon yönetimi yapmayan şirketlerdir.

Bilinmesi gereken kural: Yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi yetkisine sahip olan anonim ortaklıklar, mevzuatta açıkça "Portföy Yönetim Şirketi" olarak tanımlanmıştır.

Soru 15 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre içlerinden en az bir tanesi bir kredi kuruluşu olmak şartıyla bağlı ortaklıklarının tümü veya çoğunluğu kredi kuruluşu veya finansal kuruluş olan şirkete ne ad verilir?

  • A)Finansal holding şirketi
  • B)Fon bankası
  • C)Varlık kiralama şirketi
  • D)Fon yönetimi şirketi
  • E)Yatırım bankası
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 4. maddesinde, sermayesinin en az yarısı kredi kuruluşu veya finansal kuruluşlardan oluşan ve bu kuruluşların çoğunluğunu içeren şirketlere "finansal holding" denildiği açıkça hükme bağlanmıştır. Bu tanım, soruda belirtilen "en az bir tanesi kredi kuruluşu olmak şartıyla bağlı ortaklıklarının çoğunluğu" şartıyla birebir örtüşmektedir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Fon bankası, mevzuatta bu tanımla geçen bir kurum türü değildir. C) Varlık kiralama şirketi, sadece taşınmaz veya makine gibi varlıkları kiralama faaliyetinde bulunan özel bir kuruluştur. D) Fon yönetimi şirketi, yatırım fonlarını yönetmek amacıyla kurulan ve SPK denetiminde olan bir kuruluştur. E) Yatırım bankası, sermaye piyasası işlemleri ve danışmanlık odaklı çalışan bir bankacılık türüdür.

Bilinmesi gereken kural: Finansal holding, sermayesinin yarısından fazlası kredi veya finansal kuruluşlardan oluşan ve bu kuruluşların çoğunluğunu barındıran şirketlerdir.

Soru 16 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi bankaların gerçekleştirebileceği faaliyetlerden değildir?

  • A)Mevduat kabulü
  • B)Saklama hizmeti
  • C)Sermaye piyasası araçlarının alım ve satımı ile geri alım veya tekrar satım taahhüdü işlemleri
  • D)Gayrimenkul değerleme işlemleri
  • E)Kıymetli maden ve taşların alımı, satımı işlemleri
Çözümü göster — doğru cevap D

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesi, bankaların yapabileceği faaliyetleri açıkça sayar. Bu maddeye göre bankalar; mevduat kabulü, saklama hizmeti, kıymetli maden/taş alım-satımı ve sermaye piyasası araçları ile ilgili işlemleri gerçekleştirebilir. Dolayısıyla A, B, C ve E şıkları yasal faaliyetler arasındadır.

Ancak, gayrimenkul değerleme işlemleri bankaların doğrudan yetki alanına girmez. Bu hizmet, bağımsız değerleme şirketleri tarafından sunulur. Bankalar, kredi süreçlerinde değerleme raporu talep edebilir ancak bu işlemi kendileri yapamazlar. Bu ayrım, bankacılık sistemindeki çıkar çatışmalarını önlemek ve bağımsızlığı korumak amacıyla getirilmiştir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Kanunun açık izniyle temel bankacılık faaliyetidir. B) Kanunda belirtilen izin verilen hizmetler arasındadır. C) Bankaların sermaye piyasası işlemleri yapmasına izin verilir. E) Kıymetli maden ve taş ticareti bankaların yasal faaliyetlerindendir.

Bilinmesi gereken kural: Bankalar gayrimenkul değerleme yapamaz; bu iş bağımsız değerleme şirketlerinin yetkisidir.

Soru 17 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

“Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırılabilecek kredilerin toplamı özkaynakların yüzde ………. aşamaz.” 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre yukardaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?

  • A)15’ini
  • B)25’ini
  • C)30’unu
  • D)35’ini
  • E)40’ını
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bir banka tarafından tek bir gerçek veya tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırılacak kredilerin toplamı, bankanın özkaynağının %25’ini aşamaz. Bu sınır, bankanın tek bir borçluya yönelik riskini (konsantrasyon riski) kontrol altına almak ve sermaye yeterliliğini korumak amacıyla konulmuş temel bir düzenlemedir. Dolayısıyla boşluğa “25’ini” gelmelidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) %15 oranı, tek bir borçluya verilen kredi limiti için yasal sınırdan daha düşüktür ve kanunda böyle bir hüküm yoktur. C) %30 oranı, yasal limitin üzerindedir ve bankaların risk alımını aşırı derecede artırarak sermaye güvenliğini tehlikeye atar. D) %35 oranı, kanunda öngörülen %25’lik sınırın çok üzerindedir ve mevzuata aykırıdır. E) %40 oranı, yasal limitin çok üzerindedir ve bankacılık risk yönetimi ilkelerine aykırıdır.

Bilinmesi gereken kural: Bankalar, tek bir borçlu veya risk grubuna toplamda özkaynaklarının %25’inden fazla kredi kullandıramaz.

Soru 18 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre kazanılmamış primler karşılığının şirketin taşıdığı risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kalması halinde ayrılan karşılığa ne ad verilir?

  • A)Muallâk tazminat karşılığı
  • B)Reasürans karşılığı
  • C)Matematik karşılık
  • D)Devam eden riskler karşılığı
  • E)Muhtemel dava karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, poliçe süresi devam eden ancak henüz priminin tamamı kazanılmamış riskler için, şirketin karşılayacağı tahmini zarar ve masrafları karşılamak amacıyla oluşturulan karşılık "Devam Eden Riskler Karşılığı" olarak adlandırılır. Bu karşılık, şirketin taşıdığı aktif risklerin mali yükümlülüğünü yansıtır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Muallâk tazminat karşılığı, hasarın bildirildiği ancak henüz kesinleşmediği veya ödenmediği durumlarda ayrılır. B) Reasürans karşılığı, reasürörlerden tahsil edilecek alacaklar veya reasürans primleri ile ilgilidir, doğrudan risk karşılığı değildir. C) Matematik karşılık, hayat sigortası gibi uzun vadeli sözleşmelerde matematiksel rezerv olarak ayrılır, genel risk karşılığı değildir. E) Muhtemel dava karşılığı, hukuki uyuşmazlıklardan doğabilecek zararlara yönelik genel bir karşılıktır, prim karşılığı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Kazanılmamış primlerin yetersiz kaldığı durumlarda, şirketin üstlendiği aktif riskler için "Devam Eden Riskler Karşılığı" ayrılması zorunludur.

Soru 19 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Türkiye’de bir bankanın kurulması Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun iznine tabidir.
  • B)Yurt dışında kurulu bir bankanın Türkiye’de şube açabilmesi için banka merkezinin bulunduğu ülkenin yetkili denetim merciinin bankanın Türkiye'de faaliyet göstermesine ilişkin olumsuz görüşünün bulunmaması gerekir.
  • C)Yurt dışında kurulu bankalar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan alınacak izin ile Türkiye’de temsilcilik açtıktan sonra mevduat kabul edebilir.
  • D)Türkiye’de kurulacak bankanın anonim şirket şeklinde kurulması zorunludur.
  • E)Kuruluş izni almış olan bir bankanın faaliyete geçebilmesi için sermayesinin nakit olarak ödenmiş olması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, yurt dışından gelen bankaların temsilcilikleri sadece tanıtım, pazarlama ve bilgi toplama gibi faaliyetlerde bulunabilir; mevduat kabul etmeleri kesinlikle yasaktır. Mevduat kabul edebilmek için şube statüsünde faaliyet göstermeleri ve buna özel izin almaları gerekir. Bu nedenle C şıkkındaki "temsilcilik açtıktan sonra mevduat kabul edebilir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Banka kuruluşu için BDDK izni şarttır (Kanun m. 10). B) Yurt dışı bankalarının şube açabilmesi için ana ülkenin denetim mercii olumlu görüş vermelidir (Kanun m. 11). D) Türkiye’de banka anonim şirket şeklinde kurulmalıdır (Kanun m. 10). E) Kuruluş izni alan bankanın sermayesinin nakit olarak ödenmiş olması gerekir (Kanun m. 10).

Bilinmesi gereken kural: Yurt dışı bankalarının temsilcilikleri mevduat kabul edemez; mevduat kabul yetkisi sadece şubelere aittir.

Soru 20 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre bankaların fiilen ve her türlü muvazaadan arî olarak ödenmiş veya Türkiye'ye ayrılmış ve ödenmiş sermayelerinden, bilançoda görülen zararın yedek akçelerle karşılanamayan kısmı düşüldükten sonra kalan tutara ne ad verilir?

  • A)Ödenmiş sermaye
  • B)Yedek akçe
  • C)Özkaynak
  • D)Konsolide özkaynak
  • E)Nitelikli pay
Çözümü göster — doğru cevap A

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre, bankaların ödenmiş sermayesinden bilanço zararlarının yedek akçelerle karşılanamayan kısmı düşüldükten sonra kalan tutara Ödenmiş Sermaye denir. Bu tanım, bankaların sermaye yeterliliği hesaplamalarında temel alınan "ödenmiş sermaye" kavramının yasal karşılığıdır. Kanun, bankaların sermaye yapısının şeffaflığını ve muvazaa (görünürde farklı, aslında aynı işlem) içermemesini şart koşar. Dolayısıyla, netleştirilmiş bu tutar yasal olarak "ödenmiş sermaye" olarak kabul edilir ve A şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, zararların karşılandığı yedek fonlardır; C şıkkı, ödenmiş sermaye, yedek akçeler ve kar/zararın toplamıdır; D şıkkı, grup bazında hazırlanan finansal tablolardaki özkaynakları ifade eder; E şıkkı ise belirli oranların üzerindeki pay sahipliğini tanımlar.

Bilinmesi gereken kural: Bankacılık mevzuatında, yedek akçelerle karşılanamayan zararlar düşüldükten sonra kalan net tutar, bankanın yasal "ödenmiş sermayesi" olarak kabul edilir.

Soru 21 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdaki ortaklıklardan hangisi bankanın dahil olduğu bir risk grubu oluşturmaz?

  • A)Bankanın nitelikli pay sahibinin dolaylı olarak kontrol ettiği ortaklıklar.
  • B)Bankanın yönetim kurulu üyesinin sınırsız sorumlulukla katıldığı ortaklıklar.
  • C)Bankanın genel müdürünün doğrudan kontrol ettiği ortaklıklar.
  • D)Bankanın genel müdür yardımcısının yönetim kurulu üyesi olduğu ortaklıklar.
  • E)Bankanın şube müdürünün doğrudan kontrol ettiği ortaklıklar.
Çözümü göster — doğru cevap E

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bankanın dahil olduğu risk grubu; bankanın ana ortakları, kontrol ettiği şirketler ve bu şirketlerin birbirleriyle olan ilişkilerini kapsar. Kanun, "kontrol" ve "önemli etki" kriterlerini esas alır. Nitelikli pay sahibi (A şıkkı), yönetim kurulu üyeleri (B şıkkı) ve genel müdür ile genel müdür yardımcısı gibi üst düzey yöneticilerin (C ve D şıkları) doğrudan veya dolaylı kontrol ettiği veya yönetiminde yer aldığı ortaklıklar, bankanın stratejik kararlarını etkileyebilecek düzeyde olduğu için risk grubuna dahil edilir. Bu kişiler, bankanın itibarı ve finansal durumu üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.

Ancak, şube müdürü (E şıkkı), bankanın iç hiyerarşisinde operasyonel düzeyde görev yapar ve bankanın ana ortaklık yapısı veya stratejik kontrolü üzerinde yetkisi bulunmaz. Şube müdürünün kontrol ettiği başka bir ortaklık, bankanın ana şirket yapısıyla entegre bir risk grubu oluşturmaz. Dolayısıyla, şube müdürünün kontrolündeki ortaklıklar kanunen risk grubu kapsamında değerlendirilmez.

Bilinmesi gereken kural: Risk grubu, bankanın stratejik kontrolünde olan veya üst düzey yöneticilerin (YK üyesi, Genel Müdür vb.) dahil olduğu ortaklıkları kapsar; operasyonel yöneticilerin (şube müdürü gibi) kontrolündeki ortaklıklar bu kapsam dışındadır.

Soru 22 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

I. Karşılığı kıymetli maden olan işlemler II. Karşılığı nakit olan işlemler III. Karşılığı nakit benzeri olan işlemler 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri kredi sınırlamasına tabi olmayan işlemlerdendir?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız I ve II
  • C)Yalnız I ve III
  • D)Yalnız II ve III
  • E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bankaların kredi sınırlamasına tabi tutulmadığı işlemler arasında; karşılığı kıymetli maden, nakit ve nakit benzeri olan işlemler açıkça yer alır. Kanun, bu üç durumun da bankanın likidite riskini artırmadığı ve dolayısıyla kredi kısıtlamasına gerek duyulmadığı gerekçesiyle istisna kapsamında değerlendirilmiştir. Bu nedenle, I, II ve III numaralı ifadelerin tamamı kredi sınırlamasına tabi değildir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, nakit ve nakit benzeri işlemlerin de istisna olduğunu göz ardı eder. B şıkkı, nakit benzeri işlemlerin istisna kapsamından çıkarılmasıyla hatalıdır. C şıkkı, nakit işlemlerin istisna olduğunu unutarak eksik kalır. D şıkkı ise kıymetli maden işlemlerinin istisna olduğunu görmezden gelerek yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Kanun’a göre; karşılığı kıymetli maden, nakit ve nakit benzeri olan işlemlerin tamamı kredi sınırlamasına tabi değildir.

Soru 23 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

“Bankaların gayrimenkullerinin net defter değerleri toplamı özkaynaklarının yüzde .….. aşamaz. Bu hesaplamada, değerleme veya enflasyon düzeltmesine bağlı olarak oluşan ve gayrimenkul hesabına eklenen değer artışları yüzde …… oranında dikkate alınır.” 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre yukardaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?

  • A)10’unu - 10
  • B)20’sini - 20
  • C)25’ini - 25
  • D)50’sini - 50
  • E)75’ini - 75
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bankaların sahip oldukları gayrimenkullerin net defter değerleri toplamı, özkaynaklarının %50’sini aşamaz. Bu sınırlama, bankaların likidite riskini kontrol altına almak ve sermaye yapısını korumak amacıyla konulmuştur. Ayrıca, kanunda belirtilen hesaplamada; değerleme veya enflasyon düzeltmesine bağlı olarak gayrimenkul hesabına eklenen değer artışları, bu %50 limitinin hesaplanırken %50 oranında dikkate alınır. Yani, gayrimenkul değerindeki artışların yarısı, özkaynakların %50’lik sınırına dahil edilirken, diğer yarısı bu sınırlamayı etkilemez. Bu kural, bankaların aşırı gayrimenkul yatırımlarını engelleyerek finansal istikrarı hedefler.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) %10 limiti ve %10 oranı kanunda öngörülen sınırların çok altındadır. B) %20 limiti ve %20 oranı mevzuatta yer almayan rakamlardır. C) %25 limiti ve %25 oranı bankacılık mevzuatında bu bağlamda geçerli değildir. E) %75 limiti ve %75 oranı bankaların gayrimenkul sınırlamasını çok genişletir, riski artırır.

Bilinmesi gereken kural: Bankaların gayrimenkul varlıkları özkaynaklarının %50’sini geçemez; değer artışları bu sınıra %50 oranında dahil edilir.

Soru 24 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre mevduat ve katılım fonuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişi, meslek edinerek mevduat veya katılım fonu kabul edemez.
  • B)Kalkınma ve yatırım bankalarının bankalardan, para piyasaları, sermaye piyasaları ve organize piyasalardan kullanacakları fonlar mevduat sayılır.
  • C)Karşılığında hesap cüzdanı yerine makbuz, katılma belgesi, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat veya katılım fonu kabulü sayılmasına engel değildir.
  • D)Türkiye'de kurulan kredi kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve ortaklıkları, mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrakın düzenlenmesi işlemlerini faaliyette bulundukları ülkede yapmak zorundadır.
  • E)Resmî ve özel kuruluşlar ile ortaklıklarda, yalnız çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal yardım, emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan sandık ve vakıfların münhasıran kendi üyelerinden bu amaçlar için topladıkları paralar mevduat sayılmaz.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca, kalkınma ve yatırım bankalarının bankalardan, para piyasaları, sermaye piyasaları ve organize piyasalardan kullanacakları fonlar mevduat sayılmaz. Bu nedenle B şıkkındaki "mevduat sayılır" ifadesi mevzuata aykırıdır ve sorunun istediği yanlış ifadeyi temsil eder.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A şıkkı doğrudur; kanun dışı mevduat kabulü yasaktır. C şıkkı doğrudur; belgenin şekli (cüzdan vs. makbuz) fonun mevduat niteliğini değiştirmez. D şıkkı doğrudur; yurt dışı şubeler yerel mevzuata uygun evrak düzenlemek zorundadır. E şıkkı doğrudur; çalışanlara yönelik sosyal yardım sandıkları mevduat kapsamı dışındadır.

Bilinmesi gereken kural: Kalkınma ve yatırım bankalarının piyasalardan temin ettiği fonlar mevduat değil, sermaye piyasası araçları veya borçlanma araçları kapsamında değerlendirilir ve mevduat sigorta kapsamına girmez.

Soru 25 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

“Bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak …… yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir.” 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre yukardaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?

  • A)3
  • B)5
  • C)10
  • D)15
  • E)20
Çözümü göster — doğru cevap C

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca, bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar gibi hak sahiplerinin son talebi veya yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmayan alacaklar zamanaşımına uğrar. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkındaki 3 yıl, ticari işlemlerde genel zamanaşımı süresidir ancak banka alacakları için özel hüküm geçerlidir. B şıkkındaki 5 yıl, bazı özel borç ilişkileri için geçerli olup banka mevduatı kapsamına girmez. D şıkkındaki 15 yıl, genel borçlar hukukundaki uzun zamanaşımı süresidir ve banka mevduatı için uygulanmaz. E şıkkındaki 20 yıl ise en uzun genel zamanaşımı süresidir ve bu özel durum için geçerli değildir.

Bilinmesi gereken kural: Banka mevduat ve benzeri alacaklarda zamanaşımı süresi, genel hükümlerden farklı olarak 10 yıldır.

Soru 26 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi doğrudan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine tabi değildir?

  • A)Türkiye’de kurulu mevduat bankaları
  • B)Risk sermayesi yatırım ortaklıkları
  • C)Finansal holding şirketleri
  • D)Türkiye Bankalar Birliği
  • E)Yurt dışında kurulu yatırım bankasının Türkiye’deki şubesi
Çözümü göster — doğru cevap B

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 2. maddesi, kanunun kapsamını açıkça tanımlar. Bu maddeye göre; mevduat bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, katılım bankaları, finansal holding şirketleri ve yurt dışı bankaların Türkiye şubeleri doğrudan bu kanuna tabidir. Ayrıca, Bankalar Birliği de kanun kapsamında yer alır. Dolayısıyla A, C, D ve E şıkları kanunun doğrudan hükümlerine tabidir.

Ancak, Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıkları (RSYO), 4978 sayılı Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Hakkında Kanun ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleriyle denetlenir. Bankacılık Kanunu’nun 2. maddesinde RSYO’lara yer verilmediği için bu kanun hükümlerine tabi değillerdir. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Mevduat bankaları, Bankacılık Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca doğrudan tabidir. C) Finansal holding şirketleri, aynı madde uyarınca doğrudan tabidir. D) Türkiye Bankalar Birliği, kanunun kapsamına giren bir kuruluştur. E) Yurt dışı bankaların Türkiye şubeleri, kanunun 2. maddesiyle doğrudan düzenlenir.

Bilinmesi gereken kural: Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıkları bankacılık kanununa değil, SPK mevzuatına tabi olduğundan 5411 sayılı kanun kapsamı dışındadır.

Soru 27 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Kurul) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kurul en az haftada bir defa olmak üzere, gerekli hallerde toplanır.
  • B)Kurul en az beş üyenin hazır bulunması ile toplanır.
  • C)Kurul toplantıları gizlidir.
  • D)Kurul üyeleri, gerekçesini belirtmek kaydıyla çekimser oy kullanabilir.
  • E)İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman kişiler Kurul toplantısına davet edilebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, Kurul üyeleri oylamada oy çokluğu ile karar alır. Kanun, üyelerin çekimser oy hakkına sahip olduğunu açıkça öngörmez; dolayısıyla "gerekçesini belirtmek kaydıyla çekimser oy kullanabilir" ifadesi mevzuata aykırıdır. Bu nedenle D seçeneği yanlıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kanun, Kurul’un en az haftada bir toplanacağını hükme bağladığı için bu ifade doğrudur. B) Kurul, en az beş üyenin hazır bulunmasıyla geçerli toplantı yapabileceğinden bu ifade doğrudur. C) Kanun, Kurul toplantılarının gizli yapılacağını açıkça belirtmektedir, bu yüzden doğrudur. E) Kurul, ihtiyaç duyulması halinde uzman kişileri toplantıya davet edebileceğinden bu ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Bankacılık Kanunu’na göre Kurul kararları oy çokluğuyla alınır ve üyelerin çekimser oy hakkı kanunda öngörülmemiştir; toplantılar gizli yapılır ve en az beş üye ile geçerlidir.

Soru 28 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

“Hayat sigortalarına ilişkin sözleşmelerin yapılmasına dair teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren ……. gün içinde sigorta şirketi tarafından reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış olur.” 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre yukardaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?

  • A)5
  • B)10
  • C)20
  • D)25
  • E)30
Çözümü göster — doğru cevap E

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 10. maddesi, hayat sigortası tekliflerinin kabul sürecini düzenler. Kanuna göre, sigorta şirketi teklifnameyi aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde reddetmezse, sözleşme yapılmış sayılır. Bu süre, sigortacının risk değerlendirmesi yapması ve gerekirse ek bilgi istemesi için tanınan yasal süredir. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A (5 gün): Yasal süre 5 gün değildir; bu süre çok kısadır ve sigortacının yasal yükümlülüğüne aykırıdır.
  • B (10 gün): Kanun 10 günlük bir kabul süresi öngörmemektedir; bu süre hukuki dayanak taşımaz.
  • C (20 gün): Yasal metinde 20 gün gibi bir süre bulunmamaktadır; bu seçenek kafa karışıklığı yaratmak içindir.
  • D (25 gün): Kanun 25 günlük bir süre tanımadığı için bu şık da yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Hayat sigortası tekliflerinde, sigorta şirketi 30 gün içinde reddetmezse sözleşme kurulmuş sayılır.

Soru 29 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununda yer alan düzenlemeler çerçevesinde faaliyet izni kaldırılan bir bankaya ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bankanın yönetimi ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eder.
  • B)İznin kaldırılmasına ilişkin kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren, banka hakkındaki ihtiyatî tedbir dahil her türlü icra ve iflas takibatı durur.
  • C)Banka hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu haricinde üçüncü kişiler tarafından açılmış tüm dava, icra ve iflas takipleri ilgili mahkeme, icra ve iflas dairesi tarafından derhal Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna bildirilir.
  • D)Faaliyet izni kaldırılan bankanın, mevduat ve katılım fonu sahipleri yerine iflasını istemeye Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yetkilidir.
  • E)Banka hakkında iflas kararı verilmesi halinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu iflas masasına imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, faaliyet izni kaldırılan bankanın iflasını isteme yetkisi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) aittir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bu yetkiye sahip değildir; dolayısıyla D şıkkındaki ifade yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Kanun gereği, iznin kaldırılmasıyla birlikte bankanın yönetimi ve denetimi TMSF’ye geçer. B) Resmî Gazete’de yayım tarihinden itibaren tüm icra ve iflas takibatları durur. C) TMSF hariç üçüncü kişilerin başlattığı tüm takipler derhal TMSF’ye bildirilir. E) İflas kararı verilirse TMSF, iflas masasına imtiyazlı alacaklı olarak katılır.

Bilinmesi gereken kural: Faaliyet izni kaldırılan bankaların iflasını isteme yetkisi yalnızca TMSF’ye aittir; BDDK bu konuda yetkili değildir.

Soru 30 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre katılım bankalarına yatırılan fonların bu kurumlarca kullandırılmasından doğacak kâr veya zarara katılma sonucunu veren, karşılığında hesap sahibine önceden belirlenmiş herhangi bir getiri ödenmeyen ve anaparanın aynen geri ödenmesi garanti edilmeyen fonların oluşturduğu hesaplara ne ad verilir?

  • A)Özel cari hesap
  • B)Tasarruf mevduatı
  • C)Katılma hesabı
  • D)Katılma fonu
  • E)Murabaha
Çözümü göster — doğru cevap C

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre, anaparanın iadesi garanti edilmeyen ve önceden belirlenmiş faiz yerine kâr/zarar ortaklığına dayalı fonlara Katılma Hesabı denir. Bu hesaplar, bankanın kâr veya zararına katılma esasına göre çalışır. C şıkkı doğrudur çünkü tanım, kanunda katılma hesabının temel özellikleriyle (garanti yok, kâr/zarar ortaklığı) birebir örtüşür.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, belirli bir kâr/zarar ortaklığı mekanizması olmayan ticari işlemleri ifade eder. B şıkkı, anapara ve faizin garanti edildiği geleneksel mevduat türüdür. D şıkkı, yatırım fonu şirketleri tarafından yönetilen ve halka açık bir yatırım aracıdır. E şıkkı ise, belirli bir malın alım-satımına dayalı, önceden kararlaştırılmış kâr marjı içeren bir finansman yöntemidir.

Bilinmesi gereken kural: Katılma hesabında anapara garanti edilmez; getiri, bankanın gerçek kâr/zararına göre belirlenir.

Soru 31 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre, sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişiye ne ad verilir?

  • A)Aktüer
  • B)Analist
  • C)Broker
  • D)Sigorta hakemi
  • E)Sigorta eksperi
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre, sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil eden, ancak şirketler karşısında tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak sigortalının hak ve menfaatlerini koruyan kişiye sigorta brokeri denir. Broker, sözleşme öncesi hazırlık çalışmaları yürütür ve tazminat süreçlerinde yardımcı olur. Bu tanım, mesleğin bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine dayandığını vurgular.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Aktüer, sigorta şirketlerinin matematiksel risk hesaplamalarını ve prim tarifelerini yapar, sigortalıyı doğrudan temsil etmez. B) Analist, finansal piyasalardaki verileri inceleyen ve yatırım kararlarına destek olan kişidir, sigorta sözleşmesi aracılığı yapmaz. D) Sigorta hakemi, sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkları çözmek için atanan bağımsız uzmandır, sözleşme hazırlığı yapmaz. E) Sigorta eksperi, hasar tespit ve zarar miktarının belirlenmesi için görevlendirilen teknik uzmandır, sözleşme akdi sürecinde temsilci değildir.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta brokeri, sigortalının lehine hareket eden ancak sigorta şirketlerine karşı bağımsız ve tarafsız kalan, sigorta aracılarından farklı olarak doğrudan sigortalıyı temsil eden kişidir.

Soru 32 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre kamu yararı açısından gerekli görülmesi halinde zorunlu sigorta ihdas etme yetkisi kime aittir?

  • A)Cumhurbaşkanı
  • B)Cumhurbaşkanı Yardımcısı
  • C)Hazine ve Maliye Bakanı
  • D)Ticaret Bakanı
  • E)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
Çözümü göster — doğru cevap A

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi, kamu yararının gerektirdiği hallerde zorunlu sigorta ihdas etme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğunu açıkça hükme bağlar. Bu yetki, Cumhurbaşkanının kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla A şıkkı, mevzuattaki net düzenleme nedeniyle doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, Cumhurbaşkanlığı sisteminde bu özel yetkinin Yardımcı’ya devredilmediğini gösterir; C şıkkı, Hazine ve Maliye Bakanı’nın idari düzenleme yapma yetkisinin sınırlı olduğunu ve bu konunun Cumhurbaşkanlığı yetkisi olduğunu ihmal eder; D şıkkı, Ticaret Bakanı’nın bu alanda yasal yetkisinin bulunmadığını belirtir; E şıkkı ise SPK gibi düzenleyici kurumların (burada SDDDK) yasama veya zorunluluk ihdas etme yetkisinin olmadığını, sadece denetleme yaptığını gösterir.

Bilinmesi gereken kural: Kamu yararına yönelik zorunlu sigorta uygulamalarını başlatma yetkisi, 5684 sayılı Kanun’a göre yalnızca Cumhurbaşkanına aittir.

Soru 33 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Sigorta şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulması zorunludur.
  • B)Anonim şirket şeklinde kurulacak sigorta şirketinde, kurucuların müflis olmaması zorunludur.
  • C)Sigorta şirketlerinde yönetim kurulları genel müdür dahil 7 kişiden az olamaz.
  • D)Sigorta şirketlerinde genel müdür, yönetim kurulunun doğal üyesidir.
  • E)Sigorta şirketleri, sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantısı bulunan işler dışında başka işle iştigal edemez.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, sigorta şirketlerinin yönetim kurulları en az 5, en fazla 11 üyeden oluşur. Dolayısıyla "7 kişiden az olamaz" ifadesi mevzuata aykırıdır; 5 veya 6 kişilik kurul da kurulabilir. Bu nedenle C şıkkı yanlıştır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü kanun, sigorta şirketlerinin yalnızca anonim şirket veya kooperatif olarak kurulabileceğini hükme bağlar. B şıkkı doğrudur; kurucuların iyi şöhretli olması ve müflis olmaması temel şartlardandır. D şıkkı doğrudur; genel müdür, yönetim kurulunun doğal üyesi olarak kanunda belirtilmiştir. E şıkkı doğrudur; sigorta şirketleri yalnızca sigortacılık ve doğrudan ilişkili işlerle uğraşabilir (sadece iştirak kurma hakkı hariç).

Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketleri yönetim kurulları en az 5, en fazla 11 üyeden oluşur; 7 kişilik zorunluluk yoktur.

Soru 34 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi Güvence Hesabına başvurulabilecek zarar veya ödemelerden biri değildir?

  • A)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar.
  • B)Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar.
  • C)Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulup tutulmadığına bakılmaksızın, çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada kişiye gelen bedensel zararlar.
  • D)Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler.
  • E)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 5684 sayılı Kanun’a göre Güvence Hesabı, sigorta şirketinin iflası veya ruhsat iptali gibi durumlarda (E şıkkı), sigortalının tespit edilememesi halinde (B şıkkı) ve Yeşil Kart uygulamalarında (D şıkkı) tazminat ödemekle yükümlüdür. Ayrıca, teminatı olmayan sürücülerin yarattığı bedensel zararlar da kapsama girer (A şıkkı). Ancak C şıkkında ifade edilen "çalınmış veya gasp edilmiş araç" durumları, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde farklı bir sorumluluk düzenlemesine tabidir ve Güvence Hesabı’nın doğrudan başvurulan zarar kalemleri arasında yer almaz. Bu nedenle C şıkkı, başvurulabilecek zararlar arasında değildir.

Bilinmesi gereken kural: Güvence Hesabı, sigorta şirketinin mali iflası, sigortalının kimliğinin saptanamaması ve Yeşil Kart ödemeleri gibi spesifik hallerde devreye girer; ancak çalıp gasp edilen araçlardan kaynaklanan kazalar bu kapsam dışındadır.

Soru 35 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

I. İhracat ve ithalat konusu mallar için nakliyat sigortası II. Gemilerin işletilmesinden doğan sorumluluk sigortası III. Hayat sigortası IV. Bireysel emeklilik sigortası 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre yukarıdakilerden hangileri Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında yaptırılmasına izin verilen sigortalardandır?

  • A)Yalnız I ve II
  • B)Yalnız I ve III
  • C)Yalnız I, II ve IV
  • D)Yalnız I, II ve III
  • E)Hepsi
Çözümü göster — doğru cevap D

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, Türkiye’de yerleşik kişiler için yurt dışı sigorta yaptırma yasağı genel bir kuraldır. Ancak kanun, bu yasağın istisnalarını açıkça saymıştır. İhracat/ithalat malları için nakliyat sigortası (I), gemi işletme sorumluluk sigortası (II) ve hayat sigortası (III), yerleşik kişilerin yurt dışında yaptırmasına izin verilen sigorta türleri arasında yer alır. Bu nedenle D şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B şıkkı, hayat sigortasını içerirken nakliyat ve gemi sorumluluk sigortalarını dışladığı için eksiktir. A şıkkı, hayat sigortasını dahil etmediği için eksiktir. C şıkkı, hayat sigortası yerine bireysel emekliliği içerdiği için yanlıştır. E şıkkı ise bireysel emekliliğin yurt dışı yaptırılmasına izin verilmediği için hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: 5684 sayılı Kanun’a göre yerleşik kişiler, yalnızca nakliyat, gemi sorumluluk ve hayat sigortalarını yurt dışında yaptırabilir; bireysel emeklilik bu istisnalar arasında yer almaz.

Soru 36 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi sigorta ettirenin borç ve yükümlülüklerinden biri değildir?

  • A)Rizikoyu taşıma yükümlülüğü
  • B)Araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü
  • C)Sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü
  • D)Zararı azaltma yükümlülüğü
  • E)Bilgi verme yükümlülüğü
Çözümü göster — doğru cevap A

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca sigorta sözleşmesinin temelinde riskin transferi yatar. Sigorta ettirenin (müşterinin) asıl görevi, prim ödemek ve dürüstlük kurallarına uymaktır. A şıkkı olan "rizikoyu taşıma yükümlülüğü" doğrudan yanlıştır; zira sigortanın özü, riski ettirenden alıp sigortacıya aktarmaktır. Riski taşıma yükümlülüğü sigortacının (sigorta şirketinin) sorumluluğundadır, ettirenin değil. Bu nedenle A şıkkı, ettirenin borçları arasında yer almaz ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, TTK’ya göre ettirenin sigortacıya inceleme imkânı tanıma zorunluluğunu ifade eder ve doğrudur. C şıkkı, ettirenin sigortacının üçüncü kişilere karşı rücu (geri ödeme) haklarını zedeleyici davranmaması gerektiğini belirtir ve doğrudur. D şıkkı, olası zararın büyümesini önlemek için tedbir alma yükümlülüğünü ifade eder ve doğrudur. E şıkkı ise ettirenin sigorta sözleşmesi sırasında ve sırasında önemli bilgileri dürüstçe verme zorunluluğunu tanımlar ve doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta ettirenin temel yükümlülükleri prim ödemek, bilgi vermek, zararı azaltmak ve sigortacının rücu haklarını korumaktır; riski taşıma yükümlülüğü ise sigortacının sorumluluğundadır.

Soru 37 · 2021/11 · Sermaye Piyasası Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda sayılan teknik karşılıklardan biri değildir?

  • A)Kazanılmamış primler karşılığı
  • B)Aktüeryal kıdem tazminat karşılığı
  • C)Devam eden riskler karşılığı
  • D)Dengeleme karşılığı
  • E)İkramiyeler ve indirimler karşılığı Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 125. maddesi, sigorta şirketlerinin ayırmakla yükümlü olduğu teknik karşılıkları açıkça sayar. Bu maddeye göre; kazanılmamış primler, devam eden riskler, dengeleme, ikramiyeler ve indirimler ile hasar karşılıkları yasal teknik karşılıklar arasındadır. Dolayısıyla A, C, D ve E şıkları kanunda açıkça yer alır.

B şıkkı olan "Aktüeryal kıdem tazminat karşılığı", sigortacılık mevzuatında değil, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında çalışanların kıdem tazminatı yükümlülükleriyle ilgilidir. Sigorta şirketlerinin teknik karşılık ayırma yükümlülüğüne dahil değildir. Bu nedenle B şıkkı, sorunun "hangisi değildir" şeklindeki olumsuz ifadesine uyan tek seçenektir.

Bilinmesi gereken kural: 5684 sayılı Kanun’un 125. maddesinde sayılan teknik karşılıklar (kazanılmamış prim, devam eden risk, dengeleme, ikramiye/indirim ve hasar karşılığı) dışındaki herhangi bir aktüeryal karşılık, sigortacılık mevzuatı kapsamında yasal teknik karşılık kabul edilmez.

Sermaye Piyasası Mevzuatı dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması