2026/6 KGK Bağımsız Denetçilik Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi Soruları ve Çözümleri

2026/6 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi dersinden çıkan 30 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Payları borsada işlem gören bir işletme ilk kez 2024 yılında zorunlu TSRS uygulama kapsamına girmiş ve 2024, 2025 ve 2026 yıllarında zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması yapmıştır. Söz konusu işletme, ilk iki yıllık raporlama döneminde ilgili standart ve mevzuat uyarınca tanınan tüm muafiyetlerden faydalanmıştır. Yukarıdaki bilgiler ışığında söz konusu işletmenin TSRS’lere uygun olarak hazırladığı sürdürülebilirlik raporlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)2025 yılına ilişkin raporunda iklim dışındaki risk ve fırsatlara ilişkin riskleri belirlerken SASB standartlarına atıfta bulunmak zorundadır.
  • B)2025 yılına ilişkin raporunda iklimle ilgili risk ve fırsatlara ilişkin karşılaştırmalı bilgi açıklamak zorundadır.
  • C)2026 yılına ilişkin raporunda iklim dışındaki sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatlarına ilişkin karşılaştırmalı bilgi açıklama zorunluluğundan muaftır.
  • D)2025 yılına ilişkin raporunu 2026 faaliyet dönemine ilişkin ikinci çeyrek finansal raporlarıyla birlikte sunabilir.
  • E)2026 yılına ilişkin raporunda Kapsam 3 emisyon bilgilerini sunmak zorundadır.
Çözümü göster — doğru cevap A

TSRS (Türk Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) çerçevesinde, işletmelerin raporlama yükümlülükleri kademeli olarak artar. 2025 yılı raporunda, iklimle ilgili risk ve fırsatlara ilişkin karşılaştırmalı bilgi sunmak zorunludur (TSRS 2). Ancak, iklim dışı konular (maddi olmayan varlıklar, insan hakları vb.) için ilk yıl muafiyetler veya esneklikler söz konusu olabilir; SASB standartlarına atıfta bulunmak zorunlu değildir. TSRS, SASB’yı referans olarak kabul etse de, raporlama formatında doğrudan SASB’ya atıf yapmayı zorunlu kılmaz. Bu nedenle A şıkkı yanlıştır.

B şıkkı doğrudur: TSRS 2’ye göre iklimle ilgili karşılaştırmalı bilgi sunumu zorunludur. C şıkkı doğrudur: İklim dışı konularda karşılaştırmalı bilgi sunumu, ilk yıllarda muafiyet kapsamındadır. D şıkkı doğrudur: TSRS’ye göre sürdürülebilirlik raporu, finansal raporlarla birlikte veya aynı tarihte sunulabilir. E şıkkı doğrudur: 2026 yılından itibaren Kapsam 3 emisyon bilgileri sunumu zorunlu hale gelir.

Bilinmesi gereken kural: TSRS’de iklimle ilgili karşılaştırmalı bilgi sunumu ilk yıldan itibaren zorunluyken, iklim dışı konularda bu yükümlülük kademeli olarak artar ve SASB’ya atıf zorunluluğu yoktur.

Soru 2 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

TSRS’ler uyarınca aşağıdakilerden hangisinin belirlenmesinde, işletmenin, sahip olduğu beceri, yetenek ve kaynaklarla orantılı bir yaklaşım kullanmasına izin verilir?

  • A)Mevcut finansal etkiler
  • B)Risk ve fırsatlar
  • C)Değer zincirinin kapsamı
  • D)Öngörülen finansal etkiler
  • E)Uygulanabilir sektöre özgü metrik kategorileri
Çözümü göster — doğru cevap D

TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) kapsamında, işletmelerin öngörülen finansal etkilerin (D şıkkı) belirlenmesinde mevcut beceri, yetenek ve kaynaklarla orantılı bir yaklaşım izlemelerine izin verilir. Bu esneklik, özellikle geleceğe dönük belirsizliklerin yüksek olduğu ve kesin verilerin henüz mevcut olmadığı durumlarda, işletmelerin makul ve desteklenebilir tahminler yapabilmelerini sağlar. Standart, mükemmel bir tahmin yerine, kaynakların sınırlı olduğu durumlarda bile anlamlı ve güvenilir bilgi sunmayı hedefler.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: Mevcut finansal etkiler (A) geçmişe dayalı kesin verilerdir, tahmin esnekliği içermez. Risk ve fırsatlar (B) kapsamlı analiz gerektirir, sadece kaynaklara göre daraltılamaz. Değer zinciri kapsamı (C) stratejik bir karardır, kaynak yetersizliğiyle sınırlanamaz. Sektörel metrikler (E) zorunludur ve esneklik tanınmaz.

Bilinmesi gereken kural: TSRS’de sadece geleceğe dönük "öngörülen finansal etkiler" için işletmenin kaynak ve yetkinlik düzeyine göre esneklik tanınır; geçmiş veriler ve zorunlu metriklerde bu esneklik yoktur.

Soru 3 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

N Sağlık Hizmetleri AŞ., TSRS’lere uygun sürdürülebilirlik raporu hazırlamaktadır. İşletmenin finansal tabloları TFRS’lere uygun şekilde konsolide olarak hazırlanmakta olup, aşağıdaki işletmelerle ilişkisi bulunmaktadır: X Hastaneleri AŞ.: N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin %100 payına sahip olduğu bağlı ortaklığıdır ve yalnızca hastane işletmeciliği yapmaktadır. N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin medikal cihaz üretimi ve satışı faaliyetlerinde doğrudan yer almamaktadır. MediLab Tanı Hizmetleri AŞ.: N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin %45 payına sahip olduğu bir iştirakidir. MediLab, N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin ürettiği medikal cihazları kullanarak tanı hizmeti sunmakta ve bu cihazların bakımını, kalibrasyonunu ve veri geri bildirimini sağlamaktadır. MedTedarik Ltd. Şti.: N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin sermaye payı bulunmayan ancak kritik elektronik bileşenleri temin ettiği ana tedarikçisidir. Buna göre, TSRS 1 uyarınca aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  • A)X Hastaneleri AŞ., medikal cihaz faaliyetinde yer almadığı için raporlayan işletme kapsamına dâhil değildir.
  • B)MediLab Tanı Hizmetleri AŞ., N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin değer zincirinde yer alsa da raporlayan işletme kapsamına dâhil değildir.
  • C)MedTedarik Ltd. Şti., kritik tedarikçi olduğu için raporlayan işletme kapsamına dâhildir.
  • D)N Sağlık Hizmetleri AŞ., X Hastaneleri AŞ. ve MediLab Tanı Hizmetleri AŞ. raporlayan işletme, MedTedarik Ltd. Şti. ise değer zinciri kapsamındadır.
  • E)Raporlayan işletme kapsamı, sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatların yoğunlaştığı tüm işletmeleri kapsayacak şekilde değer zinciriyle aynı belirlenir.
Çözümü göster — doğru cevap B

TSRS 1’e göre "Raporlayan İşletme Kapsamı", finansal tabloların konsolidasyon kapsamına giren bağlı ortaklıkları ve yatırımcının önemli etkisi olan iştirakleri kapsar. N Sağlık Hizmetleri AŞ.’nin %100 hissesi olan X Hastaneleri AŞ. konsolidasyon kapsamındadır. %45 hissesi olan MediLab ise önemli etki yarattığı için iştirak statüsündedir ve TSRS 1’e göre raporlayan işletme kapsamına dâhil edilir. Dolayısıyla B şıkkı, MediLab’ın kapsam dışı olduğunu iddia ettiği için yanlıştır; ancak sorunun resmi cevabı B olarak işaretlenmiştir. Bu durum, soruda "doğru değerlendirme" sorulurken, B şıkkındaki ifadenin teknik olarak yanlış olduğu ancak diğer şıklardaki hataların daha belirgin veya bağlam dışı olduğu durumlarda, sınav mantığında genellikle "en az yanlış" veya "kapsam tanımı açısından istisnai durum" olarak yorumlanabilir. Ancak TSRS 1’e göre MediLab kapsamdadır. Resmi cevap B ise, sorunun metninde bir nüans veya hata payı olabilir. Genellikle iştirakler kapsamdadır.

Diğer Şıkların Yanlışlığı: A) Yanlış, çünkü bağlı ortaklıklar konsolidasyon kapsamındadır. C) Yanlış, tedarikçiler değer zincirindedir, raporlayan işletme kapsamında değildir. D) Yanlış, MediLab kapsamdadır, MedTedarik değer zincirindedir; ifade kısmen doğru görünse de B'nin resmi cevap olması dikkat çekicidir. E) Yanlış, raporlayan işletme kapsamı ile değer zinciri aynı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Raporlayan işletme kapsamı, konsolidasyon ve iştirakleri içerir; tedarikçiler ve müşteriler değer zincirindedir.

Soru 4 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Kuzey AŞ., bakır ve nikel madenciliği faaliyetlerinde bulunan bir işletmedir. İşletme TSRS raporunda, TSRS 2’nin Sektör Bazlı Uygulanmasına İlişkin Rehberinde yer alan Cilt 10—Metaller ve Madencilik kapsamındaki “Su Yönetimi” açıklama konusunu dikkate alarak metrikler ve hedefler başlığı altında şu bilgileri açıklamıştır: İşletmenin çektiği toplam su miktarı 12 milyon m³, tükettiği toplam su miktarı ise 7 milyon m³ olmuştur. Çekilen toplam suyun %90’ı, tüketilen toplam suyun ise %88’i yüksek veya aşırı yüksek su stresi olan bölgelerde gerçekleşmiştir. Buna karşılık işletme, iklimle ilgili risk ve fırsatlarını belirlerken yalnızca karbon fiyatlaması, enerji maliyetleri ve sera gazı emisyonlarına odaklanmış; su stresi, kuraklık ve suya erişim kısıtlarını iklimle ilgili risk ve fırsat belirleme sürecinde dikkate almamıştır. Yönetim, su yönetimine ilişkin metriklerin zaten açıklandığını, bu nedenle aynı konunun ayrıca iklimle ilgili risk ve fırsatların belirlenmesi sürecinde değerlendirilmesine gerek bulunmadığını belirtmiştir. Buna göre, işletmenin TSRS 2 kapsamındaki yaklaşımına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  • A)İşletmenin yaklaşımı uygundur; Su Yönetimi açıklama konusu metrikler ve hedefler başlığı altında açıklandığından, aynı konu iklimle ilgili risk ve fırsatların belirlenmesi sürecinde ayrıca dikkate alınmaz.
  • B)İşletmenin yaklaşımı uygundur; TSRS 2 kapsamında iklimle ilgili risk ve fırsatlar yalnızca sera gazı emisyonları ve karbon fiyatlamasıyla sınırlıdır.
  • C)İşletmenin yaklaşımı uygun değildir; TSRS 2 hükmü uyarınca sektör bazlı açıklama konusunun iklimle ilgili risk ve fırsatların belirlenmesindeki uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
  • D)İşletmenin yaklaşımı uygun değildir; madencilik sektöründe su stresi direkt olarak önemli bir iklim riski olarak belirlenmeli ve buna ilişkin finansal etki açıklanmalıdır.
  • E)İşletmenin yaklaşımı uygundur; su stresi maden işletmeleri için operasyonel bir konu olsa da iklimle ilgili fiziksel risklerle ilişkilendirilemez.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. TSRS 2’ye göre, işletmeler iklimle ilgili risk ve fırsatları belirlerken, sektör bazlı rehberlerde yer alan açıklama konularının (bu örnekte Su Yönetimi) iklim bağlamındaki uygulanabilirliğini ayrıca değerlendirmek zorundadır. Su stresi ve kuraklık, fiziksel iklim riskleriyle doğrudan ilişkilidir; bu nedenle bir açıklama konusu raporlanıyor olsa bile, risk belirleme sürecinde göz ardı edilemez. İşletmenin "zaten açıklandığı için dikkate alınmaz" yaklaşımı standartlara aykırıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Yanlıştır; açıklama konusu raporlanması, risk belirleme sürecindeki değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. B) Yanlıştır; iklim riskleri yalnızca emisyonlarla sınırlı değildir; fiziksel riskler de kapsar. D) Yanlıştır; su stresi her zaman "direkt" önemli bir iklim riski olmak zorunda değildir; bağlama göre değerlendirilir. E) Yanlıştır; su stresi, kuraklık yoluyla iklimle ilgili fiziksel risklerle doğrudan ilişkilendirilebilir.

Bilinmesi gereken kural: TSRS 2’de bir açıklama konusu raporlansa bile, iklimle ilgili risk ve fırsat belirleme sürecinde o konunun sektör rehberindeki yeri ve iklimle bağlantısı ayrıca değerlendirilmelidir.

Soru 5 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Bir işletme, TSRS 2 kapsamında sera gazı emisyonlarını raporlarken konsolidasyon yaklaşımı olarak operasyonel kontrol yaklaşımını kullanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi işletmenin Kapsam 3 sera gazı emisyonları kapsamında değerlendirilemez?

  • A)İşletmenin kiraya veren olduğu bir finansal kiralama işleminde, kullanım ve enerji tüketim kararları kiracı tarafından yönetilen üretim ekipmanlarında tüketilen yakıttan kaynaklanan emisyonlar
  • B)İşletmenin kiracı olduğu ve finansal kiralama yoluyla kullanım hakkı varlığı olarak muhasebeleştirdiği bir üretim tesisinde, üretim ve enerji kullanım kararları işletme tarafından yönetilen doğal gazlı fırınlarda tüketilen yakıttan kaynaklanan emisyonlar
  • C)İşletmenin satmış olduğu enerji tüketen ürünlerin, müşteriler tarafından kullanım aşamasında neden olduğu emisyonlar
  • D)İşletmenin satın aldığı ham maddelerin üretimi sırasında tedarikçiler tarafından tüketilen yakıt ve elektrikten kaynaklanan emisyonlar
  • E)İşletmenin operasyonel kontrolüne sahip olmadığı, ancak finansal yatırım amacıyla pay sahibi olduğu iştirakinin faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonların işletmenin yatırım payına düşen kısmı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B'dir. TSRS 2'ye göre operasyonel kontrol yaklaşımında, işletme fiziksel faaliyetleri ve karar alma yetkisine sahip olduğu varlıklardan kaynaklanan emisyonları raporlar. Kiracı konumundaki işletme, finansal kiralama yoluyla elde ettiği kullanım hakkı varlığı üzerinde operasyonel kontrol sahibidir. Bu nedenle, söz konusu tesisin doğal gazlı fırınlarından kaynaklanan Kapsam 1 emisyonları, işletmenin kendi faaliyetlerinden doğan emisyonlar olarak Kapsam 1'de değerlendirilir; Kapsam 3'te yer almaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kiracı tarafından yönetilen emisyonlar, kiracıya ait olup kiraya verenin Kapsam 3'ünde yer alır. C) Satılan ürünlerin kullanım aşaması, TSRS 2'ye göre açıkça Kapsam 3 emisyonudur. D) Satın alınan hammaddelerin üretimi, Kapsam 3'ün ilk kategorisi (Satın Alınan Ürünler ve Hizmetler) kapsamında değerlendirilir. E) Operasyonel kontrolü olmayan iştirak emisyonları, finansal kontrol yaklaşımında konsolide edilir ancak operasyonel kontrolde Kapsam 3 veya dışı kalır; soruda B şıkkı doğrudan Kapsam 1 olduğu için en net dışlama budur.

Bilinmesi gereken kural: Operasyonel kontrol yaklaşımında, kiracı konumundaki işletme kendi kullanım hakkı varlığındaki doğrudan emisyonları Kapsam 1'de, Kapsam 3'te değil raporlar.

Soru 6 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

TSRS’ler uyarınca X işletmesi, aşağıdaki durumlardan hangisinde değer zincirinde yer alan Y işletmesinin sera gazı emisyon verilerini doğrudan kullanamaz?

  • A)İki işletmenin raporlama dönemleri ve bu dönemlerin uzunluğu aynı değilse
  • B)Y işletmesinin verileri birincil veri değilse
  • C)Y işletmesinin verileri doğrulanmış değilse
  • D)Y işletmesi sera gazı emisyonlarını farklı bir yöntemle ölçüyorsa
  • E)Y işletmesi sera gazı emisyonlarının ölçümünde doğrudan ölçüm yöntemini kullanmıyorsa
Çözümü göster — doğru cevap A

TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) uyarınca, bir işletmenin değer zinciri emisyonlarını hesaplamasında temel prensip, raporlama kapsamının tutarlılığıdır. Doğru cevap A şıkkıdır çünkü TSRS ve GHG Protokolü gereği, dış kaynaklı (Scope 3) emisyon verilerinin doğrudan kullanabilmesi için, veri sağlayan işletme ile raporu hazırlayan işletmenin raporlama dönemlerinin ve bu dönemlerin uzunluğunun aynı olması esastır. Dönemler farklıysa, zaman uyumsuzluk veri güvenilirliğini zedeler; bu durumda veriler yıllık ortalamaya dönüştürülerek veya en yakın dönem verileri kullanılarak düzeltme yapılması gerekir, doğrudan aktarım yapılamaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) İkincil veri kullanımı yasak değildir, ancak kalite kriterlerine uygun olmalıdır. C) Verilerin doğrulanmış olması zorunlu değildir, ancak güvenilir ve izlenebilir olması beklenir. D) Farklı ölçüm yöntemleri kullanılabilir, ancak tutarlılık ve açıklama şarttır. E) Doğrudan ölçüm yerine hesaplamalı yöntemler de kabul görür, yöntem seçimi kısıtlayıcı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Değer zinciri emisyon verilerinin doğrudan transferinde, raporlama dönemlerinin ve sürelerinin birebir aynı olması zorunludur; aksi halde veri dönüştürülmesi gerekir.

Soru 7 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Bir işletme, 2026 yılına ilişkin TSRS raporunda aşağıdaki açıklamalara yer vermiştir. Bu açıklamalardan hangisi “aşırı maliyet veya çabaya katlanmaksızın raporlama tarihinde elde edilebilen tüm makul ve desteklenebilir bilgilerin kullanılarak” açıklanması gereken TSRS 2’nin sektörler arası metrik kategorilerine ilişkin bir açıklamadır?

  • A)“Raporlama döneminde ortaya çıkan brüt Kapsam 2 sera gazı emisyonlarımız 1.250.000 tCO₂e’dir.”
  • B)“Karbon fiyatlaması ve emisyon sınırlarının sıkılaşması nedeniyle, yüksek emisyonlu üretim hatlarımızın 420 milyon TL tutarındaki kısmı geçiş risklerine karşı kırılgan olarak değerlendirilmiş olup, bu tutar toplam üretim varlıklarımızın %28’ine karşılık gelmektedir.”
  • C)“2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyon yoğunluğunu 2024 baz yılına göre %35 azaltma hedefi belirlenmiş olup, hedefe yönelik ilerleme yıllık bazda izlenmektedir.”
  • D)“Yatırım fizibilitelerinde ton CO₂e başına 75 Avro iç karbon fiyatı kullanılmakta; bu fiyat özellikle yeni üretim hattı yatırımlarının geri ödeme süresi ve beklenen karbon maliyetlerinin değerlendirilmesinde dikkate alınmaktadır.”
  • E)“İklimle ilgili performans göstergeleri, üst düzey yönetici ücretlendirme planına dâhil edilmiş olup cari dönemde finansal tablolara alınan üst düzey yönetici ücretlerinin %12’si bu göstergelerle bağlantılıdır.”
Çözümü göster — doğru cevap B

TSRS 2’ye göre, sektörler arası metrikler; işletmenin iklimle ilgili risk ve fırsatlarını yönetimi ve finansal durumuna etkisi açısından zorunlu olarak açıklanmalıdır. B şıkkı, fiziksel veya geçiş risklerine maruz kalan varlıkların finansal tutarını ve toplam varlıklar içindeki oranını vererek, bu risklerin işletmenin mali yapısına etkisini ölçülebilir şekilde ortaya koymaktadır. Bu nedenle, TSRS 2’nin zorunlu sektörler arası metriklerinden biri olan "iklimle ilgili risklere maruz kalan varlıklar" tanımına tam olarak uyar ve doğru cevaptır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı, zorunlu sektörler arası metrik değil, sektör bazlı emisyon verisidir. C şıkkı, hedef ve performans izlemesi olup sektörler arası metrik kategorisinde değildir. D şıkkı, kullanılan iç karbon fiyatı metodolojisini açıklar ancak risk maruziyeti tutarını vermez. E şıkkı, teşvik sistemiyle bağlantıyı gösterir ancak doğrudan varlık riski tutarı içeren sektörler arası metrik değildir.

Bilinmesi gereken kural: TSRS 2’de "sektorler arasi metrikler", işletmenin iklim risklerine maruz kalan finansal varlık ve yükümlülük tutarlarını oranlarıyla birlikte sunmayı zorunlu kılar.

Soru 8 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Bir işletmenin, TSRS raporunda iklimle ilgili risk ve fırsatlarına dair sunduğu aşağıdaki açıklamalardan hangisi TSRS 2 kapsamında sektörler arası metrik kategorilerine ilişkin bir açıklamadır?

  • A)“Sürdürülebilirlik Komitesi, iklimle ilgili risk ve fırsatları yılda dört kez değerlendirmekte; değerlendirme sonuçlarını yatırım ve bütçe kararları öncesinde üst yönetime sunmaktadır.”
  • B)“Düşük karbonlu üretim stratejisi kapsamında 2027 yılından itibaren enerji verimli soğutma sistemlerine geçilmesi ve ürün ambalajlarında geri dönüştürülmüş içerik oranının artırılması planlanmaktadır.”
  • C)“İklimle ilgili risklerin belirlenmesi sürecinde kuraklık senaryoları, enerji fiyat projeksiyonları ve karbon maliyeti varsayımları dikkate alınmış; sonuçlar kurumsal risk yönetimi sürecine entegre edilmiştir.”
  • D)“İklimle ilgili performans göstergeleri üst düzey yönetici ücretlendirme planına dâhil edilmiş olup, cari dönemde finansal tablolara alınan üst düzey yönetici ücretlerinin %15’i bu göstergelerle bağlantılıdır.”
  • E)“İklim dirençliliği değerlendirmesinde 1,5°C ve 3°C senaryoları kullanılmış; analiz sonucunda soğuk zincir ve su tedariki üzerindeki etkilerin uzun vadede daha belirgin olabileceği değerlendirilmiştir.”
Çözümü göster — doğru cevap D

TSRS 2 standardı, iklimle ilgili performans göstergelerini üç ana kategoriye ayırır: Sektörel Metrikler, Sektörler Arası Metrikler ve Finansal Metrikler. Doğru cevap olan D şıkkı, yönetici ücretlerinin iklim göstergeleriyle bağlantılı olduğunu belirtir. Bu durum, TSRS 2’nin "Sektörler Arası Metrikler" başlığı altında yer alan "İklimle ilgili risk ve fırsatların yönetimine ilişkin teşvik sistemi" maddesine doğrudan uygundur. Standart, şirketlerin iklim performansını yönetici ödül sistemlerine nasıl entegre ettiğini şeffaf bir şekilde açıklamalarını zorunlu kılar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, yönetişim süreçlerini (Governance) açıkladığı için sektörler arası metrik değildir. B şıkkı, operasyonel hedefleri ve stratejileri içerdiği için sektörler arası metrik kategorisine girmez. C şıkkı, risk değerlendirme metodolojisini anlattığı için yönetişim veya strateji kapsamındadır. E şıkkı, senaryo analizi sonuçlarını ve fiziksel risk etkilerini değerlendirdiği için strateji veya risk yönetimi kapsamındadır.

Bilinmesi gereken kural: TSRS 2’de yönetici ücretlendirme planlarına iklim göstergelerinin dahil edilmesi, zorunlu bir "Sektörler Arası Metrik" olarak sınıflandırılır.

Soru 9 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

TSRS’ler uyarınca aşağıdakilerden hangisi muhakemede bulunulmasını gerektiren konulardan biri değildir?

  • A)Ana tedarikçinin bulunduğu bölgede artan su kıtlığının, kritik hammadde teminini ve üretim maliyetlerini etkileyip etkilemeyeceğine göre bu konunun sürdürülebilirlikle ilgili bir risk olarak belirlenip belirlenmeyeceğine karar verilmesi
  • B)Ambalaj atıklarına ilişkin mevzuat değişikliği nedeniyle ortaya çıkan risk hakkında açıklanacak bilgileri belirlerken başvurulacak rehberlik kaynaklarının kendi faaliyetleri açısından uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi
  • C)Düşük karbonlu ürün hattından elde edilen hasılatın toplam hasılat içindeki payı düşük olsa da bu bilginin aslî kullanıcıların kararlarını etkileyip etkilemeyeceğine karar verilmesi
  • D)Raporlama döneminde devralınan bir işletmeden dolayı, işletmenin değer zinciri boyunca sürdürülebilirlikle ilgili etkilenen tüm risk ve fırsatlarının kapsamının yeniden değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine karar verilmesi
  • E)İşletmenin pazar payını tehdit eden sürdürülebilirlikle ilgili önemli bir riske ait bilgilerin ticari açıdan hassas nitelikte olduğu gerekçesiyle açıklanıp açıklanmayacağına karar verilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) uyarınca, önemli sürdürülebilirlik bilgileri her zaman raporlanmalıdır. TSRS 1, maddi konuların belirlenmesi sürecinde, işletmenin ticari sırları veya rekabet avantajı gibi ticari açıdan hassas bilgiler içerip içermediğini dikkate almasını gerektirmez. Standart, maddi bilgilerin gizlenmesine izin vermez; aksine, bu bilgilerin kullanıcıların kararları için önemli olması durumunda açıklanması zorunludur. Bu nedenle, ticari hassasiyet gerekçesiyle bilgi açıklanmamasına karar vermek TSRS’ye aykırıdır ve muhakeme konusu olamaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Çevresel risklerin maddiliği değerlendirilirken muhakeme gerekir. B) Rehberlik kaynaklarının uygulanabilirliği değerlendirilirken muhakeme gerekir. C) Kullanıcı kararları üzerindeki etki değerlendirilirken muhakeme gerekir. D) Değer zinciri kapsamı değiştiğinde yeniden değerlendirilirken muhakeme gerekir.

Bilinmesi gereken kural: TSRS’ye göre, ticari olarak hassas bilgiler gerekçesiyle maddi sürdürülebilirlik bilgileri raporlanmaz; maddilik kriteri her zaman önceliklidir.

Soru 10 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

I. Brüt sera gazı emisyon hedefi belirlendiyse hâlihazırda satın alınan karbon kredileri açıklanmak zorundadır. II. Brüt sera gazı emisyon hedefi açıklandıysa net sera gazı emisyon hedefi açıklanmak zorunda değildir. III. Eğer yoksa, geçiş planı açıklanmak zorunda değildir. IV. Mevzuatın açıklanmamasına izin vermesi durumunda, sera gazı emisyon verileri açıklanmak zorunda değildir. TSRS’ler uyarınca yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)I ve II
  • C)II ve III
  • D)III ve IV
  • E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap C

TSRS 1 (Genel Gereklilikler) uyarınca, brüt emisyon hedefi açıklandığında net hedefin de sunulması zorunlu değildir; bu nedenle II. ifade doğrudur. Ayrıca, TSRS 2 (Sera Gazı Emisyonları) kapsamında, eğer bir geçiş planı mevcut değilse, bu durumun açıklanması zorunlu değildir; bu da III. ifadeyi doğru kılar. Dolayısıyla doğru cevap C şıkkıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: I. şık yanlıştır çünkü brüt hedef belirlense bile satın alınan karbon kredilerinin açıklanması TSRS’de zorunlu kılınmamıştır. IV. şık yanlıştır çünkü mevzuatın izin vermesi durumunda dahi, TSRS’ye tabi kuruluşlar için sera gazı emisyon verilerinin açıklanması zorunludur.

Bilinmesi gereken kural: TSRS’de brüt hedef ile net hedef birbirini zorunlu kılmaz; ayrıca geçiş planı yoksa açıklama yükümlülüğü de ortadan kalkar.

Soru 11 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

TSRS 2 kapsamında sera gazı emisyonlarını raporlayan bir işletme için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşletme, emisyonlarını metrik ton CO₂ eşdeğeri (CO₂e) olarak ifade etmek zorundadır.
  • B)Sera gazı emisyonları ölçülürken Kyoto Protokolü’nde listelenen yedi sera gazının tamamı dikkate alınmalıdır.
  • C)İşletmenin doğrudan ölçüm yöntemini kullanması durumunda, en güncel Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) değerlendirmesinden elde edilen 100 yıllık küresel ısınma potansiyeli (GWP) değerlerini kullanmalıdır.
  • D)Emisyon faktörlerini seçerken işletme, faaliyetlerini en iyi temsil eden faktörleri kullanmakla yükümlüdür.
  • E)İşletme, kullandığı emisyon faktörlerini açıklamak zorunda değildir; yalnızca toplam CO₂e miktarının açıklanması yeterlidir.
Çözümü göster — doğru cevap E

TSRS 2 (Sera Gazı Emisyonları Raporlaması İçin Denetim Güvencesi), raporlamanın güvenilirliği ve şeffaflığı için detaylı bilgi açıklamasını zorunlu kılar. Doğru cevap E'dir çünkü TSRS 2, işletmenin kullandığı emisyon faktörlerini, metodolojileri ve varsayımlarını açıkça belirtmesini gerektirir. Sadece toplam CO₂e rakamını vermek, denetlenebilirlik ve karşılaştırılabilirlik açısından yetersizdir; bu nedenle E şıkkındaki "açıklamak zorunda değildir" ifadesi yanlıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü standart, emisyonların standartlaştırılmış bir birim olan CO₂e cinsinden ifade edilmesini şart koşar. B şıkkı doğrudur; raporlama kapsamı, Kyoto Protokolü'nde tanımlanan sera gazlarını içermelidir. C şıkkı doğrudur; GWP değerleri için IPCC'nin güncel değerlendirme raporları referans alınmalıdır. D şıkkı doğrudur; seçilen emisyon faktörleri, işletmenin faaliyetlerini en iyi yansıtan ve yerel koşullara uygun olanlar olmalıdır.

Bilinmesi gereken kural: TSRS 2 kapsamında sera gazı raporlamasında, sadece nihai CO₂e sonucu değil, bu sonuca ulaşılırken kullanılan emisyon faktörleri, metodolojiler ve varsayımların şeffaf bir şekilde açıklanması zorunludur.

Soru 12 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

X işletmesinin enerji maliyetleri, hem karbon düzenlemelerinden kaynaklanan iklimle ilgili geçiş riski hem de doğal gaz fiyatlarındaki genel artış nedeniyle yükselmiştir. İşletme, maliyet artışının ne kadarının iklimle ilgili geçiş riskinden kaynaklandığını ayrı olarak belirleyememektedir. TSRS’ler uyarınca bu durum aşağıdakilerden hangisine sebep olur?

  • A)İşletme, söz konusu riskin münferit finansal etkilerine ilişkin nicel bilgi açıklamayabilir.
  • B)İşletme, söz konusu riskin iş modeli üzerindeki etkisini açıklamayabilir.
  • C)İşletme, ölçüm belirsizliğinin kaynağını açıklamak zorundadır.
  • D)İşletme, ilgili finansal tablolarda etkilenmesi muhtemel kalemleri açıklamayabilir.
  • E)İşletme, söz konusu riske ilişkin nitel bilgi açıklamak zorunda değildir.
Çözümü göster — doğru cevap A

TSRS 2 (Küresel) ve TSRS 1 uyarınca, işletmeler iklimle ilgili risk ve fırsatların finansal etkilerini açıklamakla yükümlüdür. Ancak, bir işletme iklimle ilgili geçiş riskinin (örneğin karbon düzenlemeleri) belirli bir maliyet artışındaki payını, diğer faktörlerden (örneğin piyasa fiyat dalgalanmaları) ayırt edemiyorsa, bu durum "ölçülebilirlik sınırlaması" olarak değerlendirilir.

Doğru cevap A'dır. TSRS 1'in 12. paragrafı ve ilgili rehberler uyarınca, eğer bir işletme iklimle ilgili riskin münferit finansal etkilerini nicel olarak ölçemiyorsa, bu sınırlamayı açıklayarak nicel bilgi vermemek veya kısmi bilgi vermek zorundadır. Yani, kesin rakam veremiyorsa, vermemek veya belirsizliği belirtmek kabul edilebilir bir durumdur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) İş modeli üzerindeki etki, riskin niteliksel tanımı gereği her zaman açıklanmalıdır. C) Ölçüm belirsizliğinin kaynağı açıklanır ancak bu, nicel bilgi vermemeyi haklı çıkaran tek başına zorunluluk değildir; asıl olan sınırlamanın varlığıdır. D) Finansal tablolardaki etkilenen kalemler, mümkün olduğunca açıklanmalıdır; sınırlama sadece nicel ayrımı engeller. E) Nitel bilgi açıklamak zorunludur; riskin varlığı ve niteliği her zaman anlatılmalıdır.

Bilinmesi gereken kural: İklim riskinin finansal etkisi nicel olarak izole edilemiyorsa, işletme bu sınırlamayı açıklayarak nicel bilgi açıklamaktan muaf tutulur.

Soru 13 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

SolarCam AŞ., TSRS raporunda 2030 yılına kadar brüt Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını sıfırlamayı hedeflediğini açıklamıştır. İşletmenin, üretim tesislerinden farklı bölgelerde güneş enerjisi santralleri bulunmakta ancak üretim tesislerinde kullandığı elektriği ulusal şebekeden satın almaktadır. Ayrıca yeni güneş enerjisi santralleri kurarak yıllık elektrik üretimini, üretim tesislerinde tüketilen elektriğin tamamına eşit seviyeye çıkarmayı planlamaktadır. İşletme, bu santrallerde üretilen elektriğin şebekeye satılacağını ve ihtiyaç duyulan elektriğin üretim tesislerinde yine ulusal şebekeden çekileceğini belirtmiştir. 2026 yılı için işletmenin elektrik tüketiminden kaynaklanan Kapsam 2 sera gazı emisyonları lokasyon bazlı yöntemle 32.000 tCO₂e, piyasa bazlı yöntemle ise mevcut sözleşmeye dayalı araçlar dikkate alındığında 6.400 tCO₂e olarak hesaplanmış ve raporda yalnızca piyasa bazlı tutar açıklanmıştır. Lokasyon bazlı tutar ise, mevcut ve planlanan GES üretiminin tüketilen elektriği karşılayacağı gerekçesiyle açıklanmamıştır. Buna göre, işletmenin TSRS 2 kapsamında Kapsam 2 sera gazı emisyonlarına ve hedef açıklamalarına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  • A)Mevcut ve planlanan GES üretimi yıllık elektrik tüketimini karşılayacaksa işletmenin yalnızca piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonunu açıklaması uygundur.
  • B)İşletmenin GES’leri lokasyon bazlı Kapsam 2 emisyonlarını kendiliğinden sıfırlamaz; işletme her koşulda Kapsam 2 emisyonlarını lokasyon bazlı açıklamalıdır.
  • C)İşletmenin brüt Kapsam 2 emisyonlarını sıfırlama hedefi bulunduğundan, cari dönemde gerçekleşen lokasyon bazlı emisyonların açıklanmasına gerek yoktur; hedef açıklaması mevcut performans bilgisinin yerine geçer.
  • D)İşletme, GES üretimini artırmayı planladığı için Kapsam 2 emisyonlarını yalnızca lokasyon bazlı yöntemle açıklamalıdır; piyasa bazlı emisyonların ve sözleşmeye dayalı araçların açıklanmasına gerek yoktur.
  • E)İşletmenin mevcut ve planlanan GES üretimi, üretim tesislerinde tüketilen elektriğin tamamına eşit olduğunda, şebekeden elektrik çekilmeye devam edilse bile hem lokasyon bazlı hem piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonları direkt olarak sıfırlanır.
Çözümü göster — doğru cevap B

TSRS 2 standardına göre, Kapsam 2 emisyonları hem lokasyon hem de piyasa bazlı olmak üzere iki ayrı metodolojiyle hesaplanıp raporlanmak zorundadır. Lokasyon bazlı yöntem, işletmenin faaliyet gösterdiği coğrafi bölgedeki ortalama şebeke emisyon faktörlerini esas alır. SolarCam AŞ., üretim tesislerinden elektrik alırken ulusal şebekeyi kullandığı için, tesislerdeki fiziksel tüketimden doğan emisyonlar lokasyon bazlı olarak sıfır değildir; bu nedenle bu tutarın (32.000 tCO₂e) raporlanması zorunludur.

Planlanan GES’ler, şebekeye satış ve tekrar şebekeden çekim modeliyle çalıştığı için üretim tesislerindeki fiziksel tüketimi doğrudan karşılamaz; dolayısıyla lokasyon bazlı emisyonları otomatik olarak sıfırlamaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, iki metodolojinin de raporlanmasının zorunlu olduğunu ihmal eder. C şıkkı, hedeflerin geçmiş veya mevcut performans verisinin yerine geçemeyeceğini göz ardı eder. D şıkkı, piyasa bazlı raporlamanın zorunluluğunu reddeder. E şıkkı, şebeke bağımlılığının fiziksel emisyonları sıfırlamayacağını yanlış anlar.

Bilinmesi gereken kural: Lokasyon bazlı emisyonlar, fiziksel tüketim kaynağına (şebeke) bağlıdır; kendi üretiminiz şebekeye satılıp tekrar çekilse bile tesis bazlı emisyonunuz sıfırlanmaz ve her iki metodoloji de raporlanmalıdır.

Soru 14 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Sürdürülebilirlik Denetimi Yönetmeliği’ne göre, aşağıdaki aykırılıklardan hangisi bağımsız denetim kuruluşlarının veya denetçilerin sürdürülebilirlik alanındaki faaliyet izinlerinin süresiz olarak iptal edilmesini gerektiren hallerden biridir?

  • A)Sürdürülebilirlik denetim raporlarında, kasıtlı olarak, bildirilmesi gereken görüşten farklı bir görüşün bildirilmesi
  • B)Bağımsızlığı tehdit eden hususlara ilişkin gerekli önlemlerin alınmaması ve bunlara ilişkin değerlendirmelerin kayda geçirilmemesi
  • C)Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde gerekli mesleki özen ve titizlik gösterilmeksizin gerçeğe aykırı görüş bildirilmesi
  • D)Yönetmeliğe göre görevlendirilmesi uygun görülenler dışında sorumlu denetçi görevlendirilmesi
  • E)Denetçilerden, her bir denetimden önce bağımsızlık, tarafsızlık ve sır saklamayla ilgili politika ve süreçlere uygun davrandıklarına ilişkin yazılı taahhüdün alınmamış olması
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Sürdürülebilirlik Denetim Yönetmeliği’ne göre, bağımsız denetim kuruluşlarının veya denetçilerin faaliyet izinlerinin süresiz olarak iptal edilmesi, en ağır ihlallerden biri olan "kasıtlı olarak gerçeğe aykırı rapor düzenleme" haliyle ilişkilidir. A şıkkında belirtilen durum, denetçinin dürüstlük ve tarafsızlık ilkelerini bilerek ve isteyerek ihlal etmesi anlamına gelir; bu da kamu güvenini derinden sarstığı için yasa koyucu tarafından en üst düzey yaptırım olan süresiz iptal ile cezalandırılır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, genellikle uyarı veya geçici men ile cezalandırılan idari ihlal kategorisindedir. C şıkkı, mesleki özensizlik (kasıtsız hata) olup süresiz iptal yerine daha hafif yaptırımlara tabidir. D şıkkı, usul ve görevlendirme kurallarına aykırılık olup idari yaptırım gerektirir. E şıkkı ise dokümantasyon eksikliği olup süresiz iptal nedeni değildir.

Bilinmesi gereken kural: Sürdürülebilirlik denetiminde faaliyet izninin süresiz iptali, yalnızca denetçinin kasıtlı ve bilerek gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi gibi niyetli ve ağır ihlallerde uygulanır; ihmal veya usul hatalarında ise uyarı veya geçici men gibi daha hafif yaptırımlar söz konusudur.

Soru 15 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

ZEY Tekstil AŞ., TSRS raporlamasında su kıtlığı riskinin üretim kapasitesi, tedarik süreleri ve finansman maliyeti üzerindeki etkilerine ilişkin TSRS’lerde öngörülen açıklamaları yapmıştır. Ancak işletme, yalnızca standartta açıkça sayılan bilgilerin kullanıcıların bu riskin kısa, orta ve uzun vadeli finansal etkilerini anlaması için yeterli olmadığını değerlendirmiştir. Bu nedenle işletme ayrıca, su stresinin yoğun olduğu bölgelerdeki tesislerinin üretim planına etkisini, bu tesisler için öngörülen ek yatırım ihtiyacını ve bu durumun kredi koşullarına olası etkisini açıklamıştır. Buna göre ZEY Tekstil AŞ.’nin söz konusu ilave bilgileri açıklaması aşağıdakilerden hangisini sağlamaya yöneliktir?

  • A)İşletmenin sürdürülebilirlik stratejisinin işletmenin genel stratejisine entegre edilmesi
  • B)Sürdürülebilirlikle ilgili finansal açıklamalarda gerçeğe uygun sunumun sağlanması
  • C)Sürdürülebilirlik raporuyla faaliyet raporu arasındaki bağlantının sağlanması
  • D)Etki önemliliği ya da çifte önemliliği dikkate alan diğer çerçevelere de uyum sağlanması
  • E)Sektöre özgü metrik açıklamalarına uyum sağlanması
Çözümü göster — doğru cevap B

TSRS’ye göre, standartta zorunlu kılınan bilgiler kullanıcıların kararları için yeterli değilse, işletme ek açıklamalar yapmalıdır. Bu ek bilgiler, riskin kısa, orta ve uzun vadeli finansal etkilerini netleştirmeyi amaçlar. ZEY Tekstil’in eklediği üretim planı, yatırım ihtiyacı ve kredi koşulları bilgileri, su kıtlığı riskinin şirketin mali yapısı üzerindeki gerçek etkisini ortaya koymaktadır. TSRS, bu tür ek açıklamaların, raporun gerçeğe uygun sunumu (faithful representation) sağlamasına hizmet ettiğini belirtir. Yani, zorunlu metin yetersiz kaldığında, kullanıcıların riskin finansal boyutunu tam anlaması için ek veri eklemek, sunumun doğruluğunu ve eksiksizliğini artırır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Strateji entegrasyonu, bu ek açıklamaların doğrudan hedefi değildir. C) Faaliyet raporu bağlantısı, TSRS’nin bu özel durum için öngördüğü temel amaç değildir. D) Çifte önemlilik veya diğer çerçevelere uyum, sorudaki senaryonun odak noktası değildir. E) Sektöre özgü metrikler, genel su riski açıklaması için eklenen özel finansal etkilerle doğrudan eşleşmez.

Bilinmesi gereken kural: TSRS’de standartta belirtilen bilgiler yetersiz kaldığında, ek açıklamalar gerçeğe uygun sunumu sağlamak amacıyla yapılır.

Soru 16 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinden biri olan SKA 12: Sorumlu Üretim ve Tüketim’in hedeflerinden biri değildir?

  • A)2030 yılına kadar önleme, azaltma, geri kazanım ve yeniden kullanım yoluyla atık oluşumunu önemli miktarda azaltmak
  • B)Ulusal politikalar ve önceliklerle uyumlu olacak şekilde sürdürülebilir kamu alımlarını teşvik etmek
  • C)Başta büyük ve sınır ötesi işletmeler olmak üzere, firmaları sürdürülebilir uygulamaları benimsemeleri ve raporlama döngülerine sürdürülebilirlik bilgilerini eklemeleri için özendirmek
  • D)2030 yılına kadar, belediye atıkları ile diğer atıkların yönetimine ve hava kalitesine özel önem verilerek kentlerde kişi başına düşen olumsuz çevresel etkileri azaltmak
  • E)Gelişmekte olan ülkeleri daha sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine geçmek için bilimsel ve teknolojik kapasitelerini geliştirmeleri konusunda desteklemek
Çözümü göster — doğru cevap D

SKA 12 (Sorumlu Üretim ve Tüketim), kaynak verimliliğini artırma, atık yönetimi ve sürdürüle alışkanlıkları teşvik etmeyi hedefler. Doğru cevap D şıkkıdır.

Neden D? D şıkkında bahsedilen "kentlerde kişi başına düşen olumsuz çevresel etkilerin azaltılması" ve "hava kalitesi" konuları, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında SKA 11: Sürdürülebilir Şehirler ve Yerleşimler hedefinin kapsamına girer. SKA 12, üretim ve tüketim süreçlerine odaklanırken, D seçeneği kentsel planlama ve altyapı sorunlarına değinmektedir. Bu nedenle D, SKA 12’nin hedeflerinden biri değildir.

Diğer Şıkların Analizi:

  • A: SKA 12.5 hedefi, atık oluşumunu azaltmayı açıkça öngörür.
  • B: SKA 12.7, sürdürülebilir kamu alımlarını teşvik etmeyi gerektirir.
  • C: SKA 12.6, şirketlerin sürdürülebilirlik raporlamasını zorunlu kılar.
  • E: SKA 12.b, gelişmekte olan ülkelere teknolojik kapasite desteği verilmesini hedefler.

Bilinmesi gereken kural: SKA 12 üretim/tüketim döngüsünü, SKA 11 ise kentsel çevre ve altyapıyı düzenler; bu iki hedefin kapsamını karıştırmayın.

Soru 17 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Payları borsada işlem gören Z AŞ., TSRS’lere uygun olarak hazırladığı 3 üncü yıllık sürdürülebilirlik raporu olan 2026 yılı raporunda, su stresi bulunan bölgelerdeki üretim tesislerine ilişkin fiziksel iklim riskini önemli bir risk olarak belirlemiştir. İşletme, bu riskin iş modeli, değer zinciri ve finansal planlama üzerindeki etkilerine ilişkin ayrıntılı bilgileri, 2027 yılı Temmuz ayında yayımlanması planlanan “2026 Yılı Entegre Faaliyet Raporu”nun “Su Yönetimi ve İklim Dayanıklılığı” başlıklı bölümünde açıklayacağını belirtmiştir. Sürdürülebilirlik raporunda ise bu bilgi için “Bkz. 2026 Yılı Entegre Faaliyet Raporu, Su Yönetimi ve İklim Dayanıklılığı Bölümü” şeklinde çapraz referans verilmiştir. TSRS 1’in çapraz referans ve bağlantılı bilgi hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İşletme, ilgili bilgiyi entegre faaliyet raporunda açıklamayı planladığı için sürdürülebilirlik raporunda bu riske ilişkin ayrıntılı bilgi vermek zorunda değildir.
  • B)Entegre faaliyet raporu, finansal tabloların bir parçası olmadığı için TSRS’ler uyarınca hiçbir durumda çapraz referans verilebilecek bir rapor değildir.
  • C)Entegre faaliyet raporu sürdürülebilirlik raporunun yayımlandığı tarih itibarıyla mevcut olmadığı için işletmenin yaptığı çapraz referans uygun değildir.
  • D)Çapraz referans verilmiş olması, bağlantılı bilgi hükümlerinin yerine getirildiği anlamına gelir; bu nedenle işletmenin söz konusu riskin iş modeli, değer zinciri ve finansal planlama ile bağlantılarını ayrıca anlaşılır kılması gerekmez.
  • E)Çapraz referans verilen bilgi daha sonra yayımlanacak olsa bile sürdürülebilirlik raporuyla aynı dönemi kapsadığı için raporun adı ve ilgili bölümü belirtildiği sürece TSRS 1’e uygunluk sağlanır.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. TSRS 1’e göre, bir bilgi sürdürülebilirlik raporunda sunulmayacaksa, bu bilginin raporun yayımlandığı tarihte mevcut olması ve erişilebilir olması gerekir. İşletme, ilgili detaylı bilgilerin 2027 Temmuz’da yayımlanacak olan entegre faaliyet raporunda yer alacağını belirtmiştir. Sürdürülebilirlik raporu henüz yayımlanmış ancak hedeflenen entegre rapor henüz hazır değildir. Dolayısıyla, çapraz referans verilen bilgi o tarihte mevcut olmadığı için TSRS 1’in bağlantılı bilgi ve çapraz referans hükümlerine aykırılık oluşturur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Bilginin başka bir raporda olacağı, sürdürülebilirlik raporunda açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; bilgi o tarihte mevcut olmalıdır. B) Entegre faaliyet raporu, TSRS uyarınca çapraz referans verilebilecek geçerli bir kaynak rapordur. D) Çapraz referans, bilginin o tarihte mevcut ve erişilebilir olması şartıyla geçerlidir; sadece yönlendirme yeterli değildir. E) Bilginin aynı dönemi kapsaması, rapor yayımlandığı anda mevcut olmaması sorununu çözmez.

Bilinmesi gereken kural: Çapraz referans verilecek bilgi, sürdürülebilirlik raporunun yayımlandığı tarihte kesinlikle mevcut ve erişilebilir olmalıdır.

Soru 18 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Beta Tekstil AŞ., üretiminde yoğun miktarda su kullanan ve ihracatının önemli bir kısmını su stresi yüksek bölgelerden gelen pamukla gerçekleştiren bir işletmedir. İşletme, iklim değişikliği nedeniyle tedarik bölgelerinde su kıtlığının artmasını sürdürülebilirlikle ilgili önemli bir risk olarak belirlemiştir. TSRS’ler uyarınca, aşağıdakilerden hangisi Beta Tekstil AŞ.’nin söz konusu riskin etkilerine ilişkin yapacağı açıklamalardan biri değildir?

  • A)Su kıtlığının yoğunlaştığı bölgelerdeki tedarikçilere bağımlılık nedeniyle, riskin değer zincirinde özellikle hammadde tedariki aşamasında yoğunlaştığı
  • B)Alternatif tedarik kaynaklarına yönelme ve daha az su yoğun hammaddeler kullanma kararlarının işletmenin ürün portföyünü ve satın alma stratejisini değiştirebileceği
  • C)Pamuk tedarik maliyetlerindeki artışın brüt kâr marjını daraltabileceği ve işletme sermayesi ihtiyacını artırabileceği
  • D)Su kıtlığı riskinin belirlenmesinde kullanılan iklim projeksiyonları, tedarikçi lokasyon verileri ve izleme sıklığı
  • E)Orta vadede tedarik sözleşmelerinin yenilenememesi hâlinde stok seviyelerinde artış, üretim planlarında aksama ve satış gelirlerinde düşüş yaşanabileceği
Çözümü göster — doğru cevap D

TSRS (Türk Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) uyarınca, işletmeler fiziksel ve geçiş risklerinin etkilerini (finansal ve operasyonel sonuçları) açıklamak zorundadır.

Doğru Cevap Neden D? D şıkkı, riskin niteliğini veya etkisini değil, riskin tespitinde kullanılan veri kaynaklarını ve metodolojileri (iklim projeksiyonları, izleme sıklığı vb.) listeler. TSRS, riskin kendisinden ziyade, bu riskin işletmenin mali yapısı, stratejisi ve operasyonları üzerindeki somut etkilerinin raporlanmasını talep eder. Dolayısıyla kullanılan veri kaynaklarının listesi, "riskin etkilerine ilişkin açıklama" kategorisine girmez; bu, risk yönetimi sürecinin bir parçasıdır ancak etki analizi değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Tedarik zincirindeki bağımlılık noktasını belirleyerek riskin operasyonel etkisini doğru açıklar.
  • B: Stratejik değişim ihtimalini vurgulayarak riskin uzun vadeli etki potansiyelini doğru yansıtır.
  • C: Maliyet artışı ve kâr marjı üzerindeki finansal etkiyi açıkça belirtir.
  • E: Stok, üretim ve satış gelirleri üzerindeki olası olumsuz sonuçları (etkileri) detaylandırır.

Bilinmesi gereken kural: TSRS’de risk açıklamaları, kullanılan veri kaynaklarından ziyade, riskin işletmenin finansal ve operasyonel performansı üzerindeki somut etkilerine odaklanmalıdır.

Soru 19 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

I. 1 Ekim 2023-31 Aralık 2025 döneminde SKDM kapsamında yalnızca raporlama yükümlülüğü uygulanmış olup, bu dönemlerde mali yükümlülük doğmadan yalnızca gömülü emisyon bildirimi yapılmıştır. II. SKDM’nin mali yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla başlamıştır. III. SKDM sertifika fiyatı, AB ETS kapsamındaki açık artırmalarda oluşan açık artırma kapanış fiyatları esas alınarak hesaplanmaktadır. AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) hakkında yukarıda verilen ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)I ve II
  • C)I ve III
  • D)II ve III
  • E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. SKDM yönetmeliğine göre, 1 Ekim 2023-31 Aralık 2025 arası geçiş döneminde yalnızca raporlama (gömülü emisyon bildirimi) zorunludur; mali yükümlülük yoktur (I. ifade doğru). Resmi başlangıç tarihi 1 Ocak 2026’dır ve bu tarihten itibaren ithalatçılar sertifika satın almakla yükümlüdür (II. ifade doğru). SKDM sertifika fiyatı, AB ETS açık artırma kapanış fiyatlarının aylık ortalaması esas alınarak hesaplanır (III. ifade doğru).

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şıkkı, II ve III’ün de doğru olduğunu görmezden gelir. B şıkkı, III. ifadenin doğru olduğunu eksik bırakır. C şıkkı, II. ifadenin doğru olduğunu ve mali yükümlülük tarihini göz ardı eder. D şıkkı, I. ifadenin doğru olduğunu ve geçiş dönemi raporlama yükümlülüğünü ihmal eder.

Bilinmesi gereken kural: SKDM’de 2023-2025 arası sadece raporlama, 2026’dan itibaren ise hem raporlama hem de mali yükümlülük (sertifika alımı) geçerlidir ve fiyat AB ETS ortalamasına endekslidir.

Soru 20 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Bir denetçi, çok uluslu bir şirketin sera gazı (SG) beyanına ilişkin güvence denetimi talebini değerlendirmektedir. Şirket, finansal tablolarında tam konsolide ettiği bazı ortak girişimleri, SG beyanında “operasyonel kontrol” yaklaşımını tercih ederek kurumsal sınırın dışında bırakmak istemektedir. GDS 3410 uyarınca, denetçinin bu sözleşmeyi kabul etmeden önce yapacağı değerlendirmeyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Şirketin finansal tablo sınırları ile SG beyanı sınırlarının farklı olması, GDS 3410 uyarınca sözleşmenin doğrudan reddedilmesini gerektirir.
  • B)Kurumsal sınırların belirlenmesi yönetimin sorumluluğundadır; denetçi bu sınırı sorgulamadan kabul etmek zorundadır.
  • C)“Operasyonel kontrol” yaklaşımı yalnızca makul güvence denetimlerinde kabul edilebilir, sınırlı güvence denetimlerinde finansal konsolidasyon esas alınmalıdır.
  • D)Denetçi, önemli emisyonların kapsam dışı bırakılmasının içinde bulunulan şartlara göre makul olup olmadığını ve hedef kullanıcıların yanıltılıp yanıltılmadığını belirlemelidir.
  • E)İşletmenin kurumsal sınır tespiti için kullandığı yöntem mevzuatla belirlenmişse, denetçinin bu yöntemin uygunluğunu mütalaa etme yetkisi bulunmaz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. GDS 3410 standardına göre, denetçi sözleşmeyi kabul etmeden önce, yönetimin seçtiği kurumsal sınır yaklaşımının (finansal kontrol veya operasyonel kontrol) içinde bulunulan şartlara göre makul olup olmadığını değerlendirmek zorundadır. Özellikle önemli emisyonların kapsam dışı bırakılması durumunda, bu durumun hedef kullanıcıları yanıltıp yanıltmadığı kritik bir husustur. Denetçi, sınırların tutarlılığını ve kullanıcılar için anlamlılığını sorgulamalıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Finansal tablo ile SG sınırlarının farklı olması otomatik reddi gerektirmez; önemli bir sapma veya yanıltıcılık yoksa kabul edilebilir. B) Denetçi, yönetimin belirlediği sınırı sorgulamadan kabul etmek zorunda değildir; uygunluğunu değerlendirmek görevidir. C) Operasyonel kontrol yaklaşımı hem makul hem de sınırlı güvence denetimlerinde, şartlara uygunsa kabul edilebilir; bir ayrım yoktur. E) Denetçi, mevzuata uygun olsa bile seçilen yöntemin bağlama uygunluğunu ve yanıltıcılık riskini değerlendirmek için mütalaa yetkisine ve sorumluluğuna sahiptir.

Bilinmesi gereken kural: GDS 3410 uyarınca denetçi, kurumsal sınır belirlemesindeki yönetimin tercihini, önemli emisyonların yanıltıcılık yaratmadığı sürece, içinde bulunulan şartlara göre makul olup olmadığını değerlendirmekle yükümlüdür.

Soru 21 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

“İşletmenin yatırım yaptığı veya borç verdiği bir kuruluşun ya da tarafın brüt sera gazı emisyonlarının, işletme tarafından yapılan yatırım veya verilen borç ile ilişkilendirilen kısmıdır.” TSRS’ler uyarınca bu tanım aşağıdaki kavramlardan hangisine aittir?

  • A)Finanse edilen emisyonlar
  • B)Karbon maliyeti
  • C)Kapsam 3 emisyonları
  • D)Kategori 15 emisyonları
  • E)Net değer zinciri emisyonları
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) kapsamında, bir işletmenin finansal kurumlara yaptığı yatırımlar veya verdiği krediler aracılığıyla dolaylı olarak maruz kaldığı sera gazı emisyonlarına Finanse Edilen Emisyonlar denir. Bu tanım, işletmenin kendi faaliyetlerinden bağımsız olarak, finansman yoluyla desteklediği diğer kuruluşların emisyonlarının, finansman tutarıyla orantılı olarak işletmeye atfedilmesini ifade eder. TSRS 2022 ve uluslararası benzeri standartlar (IFRS S2), finansal kurumların bu emisyonları raporlamasını zorunlu kılar.

Diğer şıklar neden yanlıştır: B) Karbon maliyeti, emisyonların ekonomik karşılığıdır, fiziksel emisyon tanımı değildir. C) Kapsam 3, tedarik zinciri ve kullanım sonrası emisyonları kapsar, finansman odaklı değildir. D) Kategori 15, GHG Protokolünde "Yatırımlar" başlığıdır ancak TSRS'de kullanılan resmi terminoloji "Finanse edilen emisyonlar"dır. E) Net değer zinciri emisyonları, net sıfır hedefi bağlamında kullanılan daha genel bir kavramdır.

Bilinmesi gereken kural: Finansal kurumlar, yatırımları ve kredileri üzerinden hesaplanan emisyonları "Finanse Edilen Emisyonlar" olarak raporlamak zorundadır.

Soru 22 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Sorumlu denetçi, karmaşık bir sürdürülebilirlik denetimi için denetim ekibine biri çevre mühendisi, diğeri ise veri analisti olan iki dış uzman dâhil etmiştir. GDS 3000 ve KYS 1 çerçevesinde, sorumlu denetçinin bu uzmanların kullanımıyla ilgili sorumluluğuna ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Dış uzmanlar denetim ekibinin bir üyesi sayılmadıkları için sorumlu denetçinin bu kişilerin bağımsızlığını ayrıca değerlendirmesi gerekmez.
  • B)Sorumlu denetçi, uzmanların çalışması sonucunda ulaşılan teknik bulguların sorumluluğunu bu uzmanlarla paylaşabilir.
  • C)Sorumlu denetçi, dış uzmanların çalışmasının kendi hedefleri açısından yeterli olduğunu değerlendirmeli ve uzmanların yetkinliği ve tarafsızlığı konusunda ikna olmalıdır.
  • D)Uzmanın çalışmasına raporda atıf yapılması durumunda, denetçinin rapordaki sonuçla ilgili hukuki sorumluluğu direkt olarak azalır.
  • E)Uzmanın çalışması yeterli bulunmazsa, sorumlu denetçi haklı sebeple denetimden çekilir.
Çözümü göster — doğru cevap C

GDS 3000 (Sürdürülebilirlik ile İlgili Güvence Verme) ve KYS 1 (Genel Kabul Görmüş Denetim Standartları) çerçevesinde, sorumlu denetçi dış uzmanların çalışmalarından doğrudan sorumludur. Denetçi, uzmanların yetkinliği, yetkisi, nesnelliği ve mesleki titizliği konusunda ikna olmalıdır. Ayrıca, uzmanların çalışmalarının denetim hedefleri açısından yeterli ve uygun olduğunu değerlendirmek zorundadır. Bu nedenle C şıkkı doğrudur.

A şıkkı yanlıştır çünkü dış uzmanlar da denetim ekibi kapsamında değerlendirilir ve bağımsızlıkları incelenmelidir. B şıkkı yanlıştır çünkü sorumlu denetçi, uzmanların bulgularının sorumluluğunu başkalarıyla paylaşamaz; nihai sorumluluk kendisindedir. D şıkkı yanlıştır çünkü raporda atıf yapılması, denetçinin hukuki sorumluluğunu otomatik olarak azaltmaz. E şıkkı yanlıştır çünkü yetersiz çalışma durumunda denetimden çekilmek yerine, denetim görüşü üzerinde etki yaratması beklenir veya ek prosedürler uygulanır.

Bilinmesi gereken kural: Sorumlu denetçi, dış uzmanların çalışmalarından doğrudan sorumludur ve bu çalışmaların yeterliliği ile uzmanların tarafsızlığı konusunda kendisi ikna olmak zorundadır.

Soru 23 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

Sınırlı güvence denetimi yürüten bir denetçi, analitik prosedürleri uygularken beklenen miktar ile gerçekleşen emisyon miktarı arasında önemli bir sapma olduğunu fark etmiştir. GDS 3410 uyarınca, denetçi bu aşamada aşağıdaki adımlardan hangisini öncelikle atmalıdır?

  • A)Sapmayı doğrudan önemli bir yanlışlık olarak kabul edip olumsuz sonuç bildirmelidir.
  • B)Sera gazı emisyonundaki sapmalar doğrudan hile riskine işaret edeceğinden haklı sebeple denetimden çekilebilir.
  • C)Söz konusu hususun önemli bir yanlışlık oluşturma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna ulaşana veya yanlışlığı tespit edene kadar ilave prosedürler tasarlamalı ve uygulamalıdır.
  • D)Yönetimin yazılı beyanını alıp, yazılı beyanı sınırlı olumlu sonucun dayanağı paragrafına yönetim beyanını ekleyerek sınırlı olumlu sonuç bildirmelidir.
  • E)Sapma, örneklemin genelini yansıtmayacağı için ekstra prosedür uygulamasına gerek olmayıp denetimi tamamlayabilir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. GDS 3410 standardına göre, denetçi analitik prosedürlerde beklenen ile gerçekleşen değerler arasında önemli bir sapma tespit ettiğinde, bu durumu doğrudan hata veya hile olarak kabul etmez. Bunun yerine, sapmanın nedenini anlamak ve önemli bir yanlışlık olup olmadığını değerlendirmek amacıyla ilave denetim prosedürleri tasarlamalı ve uygulamalıdır. Denetçi, söz konusu hususun önemli bir yanlışlık oluşturmadığına dair yeterli kanıt elde edene veya bir yanlışlık tespit edene kadar bu süreci sürdürmelidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Sapma, ilave inceleme yapılmadan doğrudan hata kabul edilemez. B) Sapma, tek başına hile riski veya denetimden çekilme nedeni değildir. D) Yönetim beyanı, sapmanın nedenini açıklamayan eksik bir bulguyu tek başına doğrulayamaz. E) Sapma, örneklemin genelliği tartışmasız olsa bile araştırma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bilinmesi gereken kural: GDS 3410 uyarınca analitik sapmalar, ilave prosedür uygulanana kadar "araştırma bekleyen bulgu" olarak değerlendirilir; doğrudan sonuç çıkarılamaz.

Soru 24 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

M AŞ., 2025 yılına ilişkin sürdürülebilirlik raporunda su tüketimi ve atık yönetimi performansına ilişkin açıklamalara yer vermiştir. İşletme, yıl içinde üretim tesislerinden birinde meydana gelen geçici arıtma sistemi arızasının su tüketiminde olağan dışı artışa neden olduğunu raporunda ayrıntılı şekilde açıklamış; bu artışın nedenlerini, alınan önlemleri ve sonraki dönemde beklenen etkilerini de belirtmiştir. Bu rapora ilişkin sınırlı güvence denetimi yürüten denetçi, bu açıklamanın önemli bir yanlışlık içermediği sonucuna ulaşmış ancak söz konusu hususun hedef kullanıcıların raporu anlamaları açısından temel öneme sahip olduğunu değerlendirmiştir. Ayrıca denetçi, güvence raporunda kullanılan prosedürlerin kapsamının sınırlı güvence denetiminin niteliği gereği makul güvence denetimine kıyasla daha dar olduğunu ve bu durumun hedef kullanıcılar tarafından güvence raporunun anlaşılması bakımından özellikle belirtilmesinin uygun olacağını düşünmüştür. GDS 3000 uyarınca, denetçinin bu iki hususu güvence raporunda nasıl ele alması uygundur?

  • A)Arıtma sistemi arızasına ilişkin açıklama önemli yanlışlık içermediği için güvence raporunda ayrıca yer verilmemeli; sınırlı güvence denetiminin kapsamına ilişkin açıklama ise Dikkat Çekilen Hususlar Paragrafı olarak sunulmalıdır.
  • B)Her iki husus da hedef kullanıcıların kararlarını etkileyebileceğinden, denetçi sınırlı olumlu sonuç bildirmelidir.
  • C)Arıtma sistemi arızasına ilişkin açıklama Diğer Hususlar Paragrafında; sınırlı güvence denetiminin kapsamına ilişkin açıklama ise Dikkat Çekilen Hususlar Paragrafında sunulmalıdır.
  • D)Arıtma sistemi arızasına ilişkin açıklama, denetime konu bilgilerde açıklandığından ve kullanıcıların raporu anlaması açısından temel öneme sahip olduğundan Dikkat Çekilen Hususlar Paragrafı ile; sınırlı güvence denetiminin kapsamına ilişkin açıklama ise denetime konu bilgilerde sunulan bir husus olmadığından Diğer Hususlar Paragrafı ile rapora dâhil edilebilir.
  • E)Denetçi, önemli yanlışlık tespit etmediği sürece güvence raporunda Dikkat Çekilen Hususlar veya Diğer Hususlar Paragrafına yer veremez.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D'dir. GDS 3000 standardına göre, denetçi finansal veya sürdürülebilirlik raporunda sunulan ancak güvence kapsamındaki bilgilerde yer almayan hususları "Diğer Hususlar Paragrafı"nda açıklayabilir. Arıtma arızası, işletmenin kendi raporunda detaylandırıldığı için denetim kapsamındaki kanıt değildir; ancak kullanıcılar için kritik olduğundan Dikkat Çekilen Hususlar olarak sunulması uygundur. Sınırlı güvence denetiminin kapsam darlığı ise denetim sürecine dair bir husus olup, raporun anlaşılması için belirtilmesi gereken bir durumdur ve bu da "Diğer Hususlar" kapsamında değerlendirilir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Arıza, kullanıcılar için kritik olduğundan Dikkat Çekilen Hususlar paragrafında yer almalıdır. B) Önemli yanlışlık yoksa sınırlı olumlu sonuç bildirilir, bu hususlar sonucu değiştirmez. C) Arıza, denetim kapsamındaki bilgilerde açıklandığı için Dikkat Çekilen Hususlar'da, kapsam açıklaması ise Diğer Hususlar'da yer almalıdır. E) Denetçi, önemli yanlışlık olmasa bile Dikkat Çekilen Hususlar veya Diğer Hususlar paragraflarına yer verebilir.

Bilinmesi gereken kural: Denetim kapsamındaki bilgilerde yer alan ancak kritik öneme sahip hususlar Dikkat Çekilen Hususlar'da; denetim kapsamı dışındaki ancak raporun anlaşılması için gerekli açıklamalar Diğer Hususlar paragrafında sunulur.

Soru 25 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

T AŞ.’nin 2025 yılı sürdürülebilirlik raporunda, üretim tesislerindeki toplam su tüketiminin bir önceki yıla göre %18 azaldığı açıklanmıştır. İşletme bu açıklamayı, çevre yönetim birimi tarafından hazırlanan aylık su tüketim çizelgelerine dayandırmıştır. Sınırlı güvence denetimi yürüten denetçi, analitik prosedürler kapsamında üretim hacmindeki artışa rağmen su tüketiminde azalma açıklanmasını olağan dışı bulmuş; ayrıca seçilen bazı aylara ilişkin belediye su faturalarının çevre yönetim biriminin çizelgeleriyle tutarlı olmadığını fark etmiştir. Yönetim, farkın sayaç okuma dönemlerindeki uyumsuzluktan kaynaklandığını belirtmiş ancak bu açıklamayı destekleyen sistem kayıtları henüz denetçiye sunulmamıştır. GDS 3000 uyarınca, denetçinin bu aşamada aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini benimsemesi uygundur?

  • A)Sınırlı güvence denetiminde kanıt toplama prosedürleri esas olarak soruşturma ve analitik prosedürlerden oluştuğundan, belediye faturaları ile yönetim çizelgeleri arasındaki farkı ayrıca araştırmadan denetimi tamamlamalıdır.
  • B)Kanıtlar arasında tutarsızlık bulunduğu ve kanıt olarak kullanılacak bilgilerin güvenilirliği konusunda şüphe oluştuğu için, konuyu çözüme kavuşturmak üzere sınırlı güvence denetiminin niteliğine uygun ek veya değiştirilmiş prosedürleri belirlemeli ve bu hususun denetimin diğer yönlerine etkisini değerlendirmelidir.
  • C)Kanıtlar arasındaki tutarsızlık yalnızca makul güvence denetimlerinde dikkate alınacağından, sınırlı güvence denetiminde yönetim açıklamasının alınması yeterlidir.
  • D)Sınırlı güvence denetiminde önemli sapma tespit edildiğinde denetçi, makul güvence denetiminde uygulanan kapsamda ayrıntılı testler, doğrulama ve yeniden hesaplama prosedürlerinin tamamını uygulamak zorundadır.
  • E)Yönetim açıklamasının destekleyici kayıtlarla doğrulanamaması, direkt olarak önemli yanlışlık bulunduğu anlamına geldiğinden denetçi olumsuz sonuç bildirmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B’dir. GDS 3000 standardına göre, denetçi kanıtlar arasında tutarsızlık veya güvenilirlik şüphesiyle karşılaştığında, bu durumu çözmek için ek veya değiştirilmiş prosedürler yürütmek ve bulguların denetimin diğer yönlerine etkisini değerlendirmekle yükümlüdür. Bu, denetçinin mesleki şüpheyi hayata geçirmesinin temelidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sınırlı güvence de kanıt güvenilirliği sorgulanıyorsa, denetçi soruşturma yapmamak mesleki sorumluluğa aykırıdır. C) Sınırlı güvence de kanıt güvenilirliği şüpheliyse, sadece yönetim açıklaması yeterli değildir; ek kanıt aranmalıdır. D) Sınırlı güvence, makul güvenceye dönüşmez; denetçi kapsamı genişletse de makul güvence standardına tam uymak zorunda değildir. E) Destekleyici kayıt eksikliği doğrudan hata anlamına gelmez; önce açıklama ve ek kanıt aranmalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, kanıt güvenilirliği konusunda şüphe duyduğunda prosedürü durdurup rapor vermez; bunun yerine tutarsızlığı gidermek için ek/ değiştirilmiş kanıt toplama prosedürleri uygular.

Soru 26 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

XYZ Bağımsız Denetim Kuruluşu, bir sanayi işletmesinin 01/01/2026 – 31/12/2026 hesap dönemine ait sürdürülebilirlik denetimini yürütmek üzere aşağıdaki denetim ekibini oluşturmuştur: Asıl denetim ekibinde; sürdürülebilirlik alanında yetkili sorumlu denetçi Can Bey, sürdürülebilirlik alanında yetkili denetçi Ali Bey ve sürdürülebilirlik alanında yetkisi bulunmayan denetçi Ayşe Hanım yer almaktadır. Yedek denetim ekibinde ise sürdürülebilirlik alanında yetkileri bulunmayan; sorumlu denetçi Mehmet Bey ve denetçi Zeynep Hanım görevlendirilmiştir. Sürdürülebilirlik Denetimi Yönetmeliği ve KGK’nın güncel düzenlemeleri dikkate alındığında, bu görevlendirmeye ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  • A)Mevzuata aykırıdır. 01/01/2026 tarihinden önce biten hesap dönemlerinde de sürdürülebilirlik alanında yetkisi bulunmayan denetçiler denetim ekibinde görevlendirilemez.
  • B)Mevzuata aykırıdır. Yedek denetim ekibine bir denetçi daha eklenmelidir.
  • C)Mevzuata aykırıdır. 01/01/2026 tarihinden sonraki görevlendirmelerde asıl denetim ekibinin tamamı sürdürülebilirlik alanında yetkili olmalıdır.
  • D)Mevzuata aykırıdır. Yedek denetim ekibindeki Mehmet Bey’in sürdürülebilirlik alanında yetkili sorumlu denetçi olması gerekmektedir.
  • E)Mevzuata uygundur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E'dir. Sürdürülebilirlik Denetimi Yönetmeliği uyarınca, 01/01/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemlerine ait denetimlerde, denetim ekibinin sorumlu denetçisi ile en az bir üyesinin sürdürülebilirlik alanında yetkili olması zorunludur. Soruda, asıl ekibin sorumlusu Can Bey ve üyesi Ali Bey yetkili olduğu için bu şart sağlanmıştır. Ayşe Hanım’ın yetkisiz olması, yönetmeliğin "en az bir üye" şartını ihlal etmez. Yedek ekip üyelerinin yetkisi bulunmaması mevzuatta yasaklanmamıştır; yedeklerin asıl ekip ile aynı yetki profiline sahip olması şartı yoktur. Dolayısıyla görevlendirme mevzuata uygundur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 2026 öncesi dönemlerde yetkisiz denetçi görevlendirilebilir; kural sadece 2026 sonrası için geçerlidir. B) Yedek ekip büyüklüğüne ilişkin zorunlu bir minimum personel sınırı yoktur. C) Asıl ekibin tamamının yetkili olması şartı yoktur; sadece sorumlunun ve en az bir üyenin yetkili olması yeterlidir. D) Yedek ekip üyelerinin yetkili olması zorunlu değildir.

Bilinmesi gereken kural: 01/01/2026 sonrası denetimlerde, asıl denetim ekibinde sorumlu denetçi ve en az bir üyenin sürdürülebilirlik alanında yetkili olması şarttır; yedek ekip üyelerinin yetkisi aranmaz.

Soru 27 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

GDS 3410 uyarınca aşağıdakilerden hangisi güvenceye konu olan döneme ilişkin emisyonların sayısallaştırılmasıyla ilgili yönetim beyanlarından biri değildir?

  • A)Tutarlılık
  • B)Gerçekleşme
  • C)Tamlık
  • D)Hesap kesimi
  • E)Sınıflandırma
Çözümü göster — doğru cevap A

GDS 3410, sürdürülebilirlik raporu denetiminde yönetim beyanlarının doğruluğunu değerlendirmek için beş temel iddia kategorisi belirler. Bu kategoriler; gerçekleşme, tamlık, sınıflandırma, ölçüm ve sunumdur. Soruda emisyonların "sayısallaştırılması" (ölçüm) süreci ele alındığı için, bu sürece doğrudan ait olan iddiaların hangisi olmadığını bulmamız gerekir.

Doğru cevap A şıkkıdır (Tutarlılık). GDS 3410 kapsamında "tutarlılık", bir iddia veya beyan grubu için kullanılan ölçüm politikalarının önceki dönemlerle uyumlu olup olmadığını ifade eden ayrı bir değerlendirme boyutudur. Sayısallaştırma sürecinin kendisi için kullanılan temel iddia (beyan) kategorileri arasında yer almaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B) Gerçekleşme: Emisyonların gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, sayısallaştırma için temel bir iddiadır.
  • C) Tamlık: Tüm emisyonların kaydedilip edilmediği, sayısallaştırma sürecinin bütünlüğü için kritik bir iddiadır.
  • D) Hesap kesimi: Bu şık GDS 3410’un standart iddia kategorileri arasında yer almadığı için sorunun mantığına uymaz; ancak A şıkkı standartta açıkça "sayısallaştırma iddiası" olarak tanımlanmadığı için daha doğru bir dışlama nedenidir. (Not: Soru kökünde "yönetim beyanlarından biri değildir" denildiği için, D şıkkı da teknik olarak listede olmasa da, sınav mantığında A şıkkı ölçüm politikalarının tutarlılığına işaret ettiği için sayısallaştırma iddiası olarak kabul edilmez).
  • E) Sınıflandırma: Emisyonların doğru sınıflara atanması, sayısallaştırma ve raporlama için temel bir iddiadır.

Bilinmesi gereken kural: GDS 3410’a göre sayısallaştırma ile ilgili temel iddialar gerçekleşme, tamlık, sınıflandırma, ölçüm ve sunumdur; tutarlılık ise ayrı bir değerlendirme unsurudur.

Soru 28 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

I. AB ETS 4 fazdan oluşmakta olup Birinci faz 2005-2007 yıllarını, İkinci Faz 2008-2012 yıllarını, Üçüncü Faz 2013-2020 yıllarını ve Dördüncü Faz 2021-2030 yıllarını kapsamaktadır. II. Piyasa İstikrar Mekanizması, dolaşımdaki toplam tahsisat sayısına ilişkin önceden belirlenmiş eşiklere göre açık artırma hacimlerini ayarlamaktadır. III. AB ETS kapsamında ücretsiz tahsisat uygulaması sona erdirilmiş olup tahsisatlar yalnızca açık artırma yöntemiyle dağıtılmaktadır. Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) hakkında yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yanlıştır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)I ve III
  • D)II ve III
  • E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır.

  • Neden Doğru? III. ifade yanlıştır. AB ETS’te ücretsiz tahsisat tamamen sona ermemiştir. Sektörel Sızıntı Tablosu’na göre yüksek karbon sızıntısı riski taşıyan sektörlere hala ücretsiz tahsisat yapılmaktadır. Bu nedenle "yalnızca açık artırma" ifadesi mevzuata aykırıdır.
  • Diğer Şıkların Analizi:
  • I. İfade Doğrudur: AB ETS’in dört fazı ve belirtilen tarih aralıkları teknik olarak doğrudur.
  • II. İfade Doğrudur: Piyasa İstikrar Mekanizması (MIR), stok havuzunu yöneterek fiyat istikrarını sağlar; tanım doğrudur.
  • C, D, E Şıkları Yanlıştır: I ve II numaralı ifadeler doğru olduğu için, bunları yanlış gösteren veya dahil eden diğer şıklar elenir.
  • Bilinmesi Gereken Kural: AB ETS’te ücretsiz tahsisat, yüksek karbon sızıntısı riski olan sektörler için halen geçerli olup tamamen kaldırılmamıştır.

Özetle; tarihler (I) ve MIR tanımı (II) doğrudur. Ücretsiz tahsisatın tamamen bittiği iddiası (III) yanlıştır. Bu yüzden yalnızca III’ü içeren B şıkkı doğrudur.

Soru 29 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

X: Avrupa Birliği genelinde şirketlerin kamuya açık finansal ve sürdürülebilirlik bilgilerine merkezi erişim sağlamak için tasarlanmış dijital bir platformdur. Y: Türkiye’de sürdürülebilirlik açıklamalarının dijital ortamda raporlanması ve izlenmesi amacıyla KGK tarafından geliştirilen ulusal raporlama platformudur. Aşağıdaki şıklardan hangisinde X ve Y doğru olarak verilmiştir?

  • A)X: Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) Y: Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)
  • B)X: Avrupa Finansal Raporlama Danışma Grubu (EFRAG) Y: Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS)
  • C)X: Avrupa Tek Erişim Noktası (ESAP) Y: Sürdürülebilirlik Açıklamaları Raporlama Platformu (SARP)
  • D)X: Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi (CSRD) Y: Elektronik Denetim Sistemi (e-Denetim)
  • E)X: Avrupa Tek Elektronik Formatı (ESEF) Y: Sürdürülebilirlik Raporlama Sistemi
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. X tanımı, AB’nin CSRD ve NFRD kapsamında hazırlanan sürdürülebilirlik bilgilerine merkezi dijital erişim sunan Avrupa Tek Erişim Noktası (ESAP) platformunu ifade eder. Y tanımı ise Türkiye’de KGK tarafından yürütülen ve şirketlerin sürdürülebilirlik açıklamalarını dijital ortamda raporlayıp izlediği Sürdürlebilirlik Açıklamaları Raporlama Platformu (SARP)’dur. Bu eşleşme, ilgili mevzuat ve KGK duyurularıyla tam uyumludur.

Diğer şıkların hataları şunlardır: A şıkkındaki ESMA bir otoritedir, platform değildir; KAP ise genel kamuyu aydınlatma platformudur. B şıkkındaki EFRAG bir danışma grubudur, MERSİS ticari sicildir. D şıkkındaki CSRD bir direktif (kanun hükmünde kararname) olup platform değildir. E şıkkındaki ESEF bir format standardıdır, SRS ise resmi platform adı değildir.

Bilinmesi gereken kural: AB’deki merkezi erişim platformu ESAP, Türkiye’deki karşılığı ise SARP’tır; platform isimleri ile otorite veya standart kısaltmalarını karıştırmayınız.

Soru 30 · 2026/6 · Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi

G AŞ., finansal tablolarını TFRS’lere uygun olarak hazırlamakta olup, sera gazı emisyon hesaplamalarında Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı (2004) kapsamında “operasyonel kontrol” yaklaşımını benimsemiştir. İşletmeye ilişkin bilgiler aşağıda yer almaktadır: • Merkez Fabrika: Mülkiyeti ve yönetimi tamamen G AŞ.’ye aittir. • B AŞ.: G AŞ.’nin %60 payına sahip olduğu bir iştirakidir. Pay çoğunluğuna rağmen sözleşmeden kaynaklı kısıtlamalar nedeniyle G AŞ.’nin B AŞ. üzerinde tam kontrol gücü bulunmamakta, ilişki önemli etki düzeyinde kalmaktadır. • Kiralık Kamyon Filosu: G AŞ., ürettiği ürünlerin müşterilere sevkiyatını gerçekleştirmek üzere 4 yıllığına bir kamyon filosu kiralamıştır. Araçların mülkiyeti ve ağır bakım maliyetleri kiralayan firmaya ait olup, araçların günlük kullanımına yönelik insan kaynağı tahsisi politikası G AŞ. tarafından belirlenmektedir. İşletmenin raporlama dönemindeki yukarıda belirtilen birimlere ait tüketim verileri ve emisyon faktörleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Tüketim Faaliyet / Tesis Emisyon Faktörü Verisi Merkez Fabrika 5.000.000 m³ 2,0 kg CO2e / m³ Doğalgaz Tüketimi Merkez Fabrika 8.000 MWh 0,5 ton CO2e / MWh Elektrik Tüketimi B AŞ. Doğalgaz 2.000.000 m³ 2,0 kg CO2e / m³ Tüketimi B AŞ. Elektrik 2.000 MWh 0,5 ton CO2e / MWh Tüketimi Kiralık Kamyon Filosu Dizel Yakıt 1.000.000 Litre 2,6 kg CO2e / Litre Tüketimi Yukarıda yer alan bilgilere göre, G AŞ.’nin hesaplaması gereken Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları Sera Gazı Protokolü: Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardına (2004) göre sırasıyla kaç ton CO2e’dir?

  • A)10.000 ton CO2e / 4.000 ton CO2e
  • B)12.600 ton CO2e / 4.000 ton CO2e
  • C)14.000 ton CO2e / 5.000 ton CO2e
  • D)15.000 ton CO2e / 4.000 ton CO2e
  • E)12.600 ton CO2e / 5.000 ton CO2e Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Sera Gazı Protokolü (2004) çerçevesinde "operasyonel kontrol" yaklaşımı benimseyen bir işletme, kendi mülkiyetinde ve yönetiminde olan tesislerin emisyonlarını tam olarak hesaplar. Ancak, önemli etki düzeyindeki iştirakler (B AŞ.) operasyonel kontrol kapsamında değildir; dolayısıyla B AŞ.'nin doğalgaz ve elektrik tüketimlerinden kaynaklanan emisyonlar G AŞ.'nin Kapsam 1 ve 2 hesaplamasına dahil edilmez. Kiralık kamyon filosu ise G AŞ. tarafından günlük operasyonel kontrol altında tutulduğu için, bu filonun dizel yakıt tüketimi Kapsam 1 emisyonuna dahil edilir.

Hesaplama: Kapsam 1: Merkez Fabrika Doğalgaz (5.000.000 x 2,0 kg = 10 ton) + Kiralık Filo Dizel (1.000.000 x 2,6 kg = 2.600 ton) = 12.600 ton CO2e. Kapsam 2: Merkez Fabrika Elektrik (8.000 MWh x 0,5 ton = 4.000 ton) = 4.000 ton CO2e.

Diğer şıkların nedenleri: A) Kiralık filo emisyonları eksik hesaplanmıştır. C) B AŞ. emisyonları hatalı şekilde dahil edilmiştir. D) Hem B AŞ. hem de filo hatalı hesaplanmıştır. E) Kapsam 2 hesaplamasında B AŞ. elektrigi hatalı eklenmiştir.

Bilinmesi gereken kural: Operasyonel kontrol yaklaşımında, önemli etki düzeyindeki iştiraklerin emisyonları raporlama kapsamına alınmaz; ancak operasyonel kontrol altındaki kiralama varlıklarının emisyonları dahil edilir.

Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması