Soru 1 · 2010/1-Mazeret · Finansal Yönetim
Risksiz faiz haddinin düzeyi ne belirler? Bu düzey, zaman içersinde değişim gösterir mi? Yoksa
her dönem sabit bir oran mıdır? Piyasa faiz haddi ile risksiz faiz haddi arasındaki farkı oluşturan risk
primleri nelerdir?
b. Piyasa faiz hadlerini belirleyen faktörler nelerdir? Faizin vade yapısı ne demektir? Piyasa faiz
hadleri ile beklentilerin vade yapısı ile ilişkisi ve işletmelerin finansal kararlarına etkisi nedir?
c. Faiz hadlerinin yükseldiği dönemlerde tahvil fiyatları ve hisse senedi fiyatları ne yönde hareket
eder? Neden?
Komisyonun resmî cevabını gör
a. Risksiz faiz haddini belirleyen faktörler:
- Tasarrufçuların tüketimlerinin ne kadarını, ne kadar zaman ertelemek istediklerine (dolayısıyla
arza)
- Gelir yaratıcı varlılar üzerinden ne kadar getiri kazanmak istediklerine bağlıdır.
Yukarıdaki faktörler zaman içersinde değişeceğinden risksiz faiz hadleri de zaman içersinde değişir. Piyasa faiz hadlerine, şu faktörlerin risksiz faiz hadlerine eklenmesi ile erişilir:
- Enflasyon Riski
- Ödenmeme Riski (Default Premium)
- Likidite Riski
- Vade Riski (Faiz Oranı Riski/Yeniden Yatırım Riski)
b. Piyasa faiz oranlarını etkileyen faktörler:
- Merkez Bankası para politikaları: Ekonomideki iş hacminin artması için para hacmi yükselirse faiz
hadleri önce düşer. Fakat para arzının bolluğu enflasyonu tetikler. Artan enflasyon faiz hadlerini yükseltir, bu faiz hadlerini yükseltir. Devletin bu kez de para arzını düşürmesi faiz hadlerini yükseltir. Fakat uzun vadeli enflasyon beklentisi düştüğünden önce uzun vadeli bono faizleri daha sonra da kısa vadeli bono faizleri düşer. -Bütçe açıkları: Devlet bu durumda daha çok fonu kendisine toplamak ister. Bu faiz rekabeti yaratacağından faiz hadleri yükselir. Ancak bu durum uzun vadeli enflasyon beklentisini tetiklemeyeceğinden uzun vadeli bono faizleri pek artmaz. Ancak devlet bütçe açığını kapatmak için para basarsa enflasyon tetiklenir hem kısa hem uzun vadeli bono faizleri artar. -Dış ticaret açıkları: Bu durumda devlet borç arar. Yabancıların yerli tahvillere rağbet edebilmeleri için tahvillerin vaad ettikleri getirilerin diğer ülkelerin faiz oranlarından daha yüksek olması gerekir. Bu nedenle borç ihtiyacı arttıkça faiz oranları yükselir. Eğer devlet tahvillerinin getirisi düşerse, yabancılar ellerindeki yerli tahvilleri satışa çıkarır. Bu satışlar bono fiyatlarını düşürür ki, bu da faizlerin yükseldiği anlamına gelir.
- Ekonomideki iş hacmi: Normal olarak kısa vadeli faiz hadleri, uzun vadeli faiz hadlerinden
düşüktür. Ekonomik sıkıntılar yatırımları durduracağından paraya olan talep de düşer. Doğal olarak bu da faizleri aşağıya çeker. Devlet kısa vadede ekonomiyi canlandırmak için para arzını arttırır. Bu faizleri daha da aşağıya çeker. Kısa vadeli faiz hadlerindeki düşüş, uzun vadeliden daha hızlıdır.Çünkü devlet öncelikle kısa vadeli piyasaya müdahale etmiştir.İkici neden de, uzun vadeli faiz haddi: belli bir dönemin (10 - 20 – 30 yıllık) beklenen ortalamasını yansıtır. Bu yılkı enflasyon oranı ortalamayı çok etkilemez. Kaldı ki, resesyon nedeniyle cari enflasyon da düşer. Faizin vade yapısı: Farklı vadedeki tahvillerin getirileri arasındaki farklılık demektir. Normal olarak kısa vadeli tahvillerin faizleri, uzun vadelilerden düşüktür. Faizlerin düşme ya da yükselme eğiliminde olması (kısa vadeli yatırımların kısa vadeli kaynaklarla; uzun vadeli yatırımların uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi ilkesinden ayrılmaksızın) aranacak kaynakların yapısına etki eder. Örneğin uzun vadede faizlerin düşmesi bekleniyorsa ihraç edilecek tahvillerin geri çağrılabilirlik koşulu ile ihraç edilmesi, faizlerin yükselmesi bekleniyorsa kaynak ihtiyacını olabildiğince sabit kalacak bir faizle temin etmeye çalışmak, yabancı kaynak yerine öz kaynakla finansman; hisse senedine dönüştürülebilir tahvil ihracı gibi tedbirler düşünülebilir. c. Faiz hadlerinin yükseldiği dönemlerde tahvil fiyatları düşer. Çünkü enflasyonist ortamda tahvil sahipleri daha yüksek getiri bekler. Bu da tahvilin ömrü boyunca getireceği nakit girişlerinin daha yüksek bir oranda iskontolanması demektir. Yüksek faizlerin hisse senetlerine etkisi ise iki yönlüdür:
- Yüksek faiz borçlanma maliyetlerini yükselttiğinden firma karlarını düşürür. Öte yandan yüksek
faiz ekonomik faaliyetleri etkilediğinden, insanların alım gücünü de düşürdüğünden firma satışlarının azalması nedeniyle de kârları düşer.
- Ekonomideki tasarruf edilmiş para yüksek faize kaçar. İnsanlar ellerindeki hisse senetlerini
satarak paralarını daha yüksek faiz veren borçlanma araçlarına ya da banka mevduatlarına yatırır. Her iki etki hisse senedi fiyatlarını düşme yönünde baskılar.