2010/1 YMM Finansal Yönetim Soruları ve Çözümleri

2010/1 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Finansal Yönetim dersinden çıkan 4 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2010/1 · Finansal Yönetim

Para piyasaları ile sermaye piyasalarını birbirinden ayıran temel özellikler nedir?

Komisyonun resmî cevabını gör

Finansal piyasaların para piyasaları ve sermaye piyasaları olarak ikiye ayrılmasındaki temel özellikler:

  • Arz ve talep edilen fonların vadeleri,
  • Geçerli olan risk ve faiz oranları,
  • Piyasa araçları

Açısından gösterdikleri farklılıklardır: Para piyasaları kısa vadeli fon arz edenlerle kısa vadeli fon talep edenlerin karşılaştıkları piyasalardır. Süre kısa olduğundan risk dolayısıyla faiz oranları, sermaye piyasalarına göre daha düşüktür. Sermaye piyasaları ise uzun ve sonsuz vadeli (sermaye) fonların arz ve talebinin karşılandığı piyasalardır. Para piyasasının araçları poliçe, bono ve çek iken; sermaye piyasasının temel araçları tahvil ve hisse senedidir. Para piyasasındaki bu değerlerin ve kredilerin paraya dönüşecekleri süre çok kısa olduğundan (yani likit olduklarından) fiyatlarındaki dalgalanmalar uzun vadeli menkul değerlere göre çok daha azdır. Organize para piyasaları bankalar aracılığıyla işleyen sistemlerdir. İşlemlerin yapıldığı özel bir yer yoktur. Sermaye piyasasında ise işlemlerin gerçekleştiği borsalar ile birikimlerini risk ve getiri açısından farklı değerlendirme arzusundaki fon arz edenlerle bu tercihleri bütünleştirerek fon ihtiyacı olanlara en etkin biçimde yönlendirilmesini sağlayan aracı kurumlar bu piyasaların temel taşlarıdır.

Soru 2 · 2010/1 · Finansal Yönetim

Elinizde A ve B gibi iki yatırım projesi bulunmaktadır. Bu yatırım projelerini Net Bugünkü Değer
yöntemine göre değerlediğinizde yöntem A projesini seçmenizin uygun olacağını söylemektedir. Projeleri İç
Verim Oranı yöntemiyle değerlediğinizde ise, bu yöntemin işaret ettiği proje B projesidir. Böyle çelişkili bir
durumda hangi yöntemin işaret ettiği projeyi seçersiniz? Niçin?

Komisyonun resmî cevabını gör

Net Bugünkü Değer (NBD) yöntemin işaret ettiği A projesi seçilmelidir. Çünkü bu yöntemlerin dayandığı temel varsayım, projelerin ürettikleri fonların izleyen dönemde hep aynı %k ile değerlendiğidir. Örneğin NBD yönteminde firma için kullanılması gereken asgari verim oranı (fonların maliyeti) %10 ise, projenin ömrü boyunca gelen nakit her sene, hep %10 dan değerlenir. A projesinin İÇV %13, B projesinin %15 ise, A’dan sağlanan fonlar %13 ile, B’den sağlanan fonlar ise %15 ile değerlenmektedir ki bu çok tartışmalı bir varsayımdır. Firmanın elindeki fonları %15den değerleme olanağı varsa, niçin kaynak A projesi olduğunda bu %13 e düşmektedir? Gerçi NBD yöntemi de her sene fonların hep aynı %10 ile değerleneceğini kabul etmektedir. Fakat bu %10 hiç olmazsa piyasanın belirlediği daha gerçekçi bir orandır. Bütün projelere standart olarak hep aynı %10 uygulanma olanağı vardır. Ayrıca firmaya fonların maliyeti %10 ise, yatırıldıkları yerden bu maliyetin altında gelir getirmeleri halinde her halükarda reddedilmeleri sonucunu getirir ki mantıklı bir sonuçtur.

Soru 3 · 2010/1 · Finansal Yönetim

Yüksek know-how’a dayalı bir teknoloji şirketi mi? Yoksa bir enerji şirketi mi daha yüksek
borçlanma oranına sahip olabilir? Niçin?

Komisyonun resmî cevabını gör

Güvenli, maddi duran varlıklara sahip, satışları istikrarlı ve vergilendirilebilir kârı tasarruf sağlamaya yeterli olan şirketler daha yüksek oranlarda borçlanabilir. Bir enerji şirketinin nakit akışları istikrarlıdır. Ayrıca iflas gibi durumlarda nakde çevrilebilecek sabit aktifleri mevcuttur. Yüksek know-how’a dayalı şirketler maddi sermayeden ziyade çalışanlarının beyin gücüne dayalıdırlar. Firma faaliyet gösterdiği sürece bir değere sahiptir. Nakit akışlarının tahmin edilmesi güç olduğu gibi, ekonomik sıkıntılardan da hemen etkilenir. Bu bakımdan bir enerji şirketi daha yüksek bir borç oranına yer verirken, yüksek know- how’a dayalı teknoloji şirketlerinin daha yüksek öz kaynaklarla finanse edilmesi gerekir.

Soru 4 · 2010/1 · Finansal Yönetim

Bir şirket hisse senetlerini bire iki oranında böldüğünde (yani bir eski hisse senedini geri alarak
yerine eskisinin yarı nominal değerinde iki yeni hisse senedi verdiğinde) aşağıdaki soruları yanıtlayınız:
a. Bu bölünmenin sonucu, artan hisse adedi nedeniyle şirketin bilançosunda toplam aktiflerinin değeri artar
mı?
b. Şirketin bölünme sonrasında faaliyet kârları artar mı?
c. Hisse Başına Düşen Kâr ne olur?
d. Şirketin hisse senetlerinin piyasa değeri ne olur?

Komisyonun resmî cevabını gör

a. Hayır. Bölünme kâğıt üzerindeki bir işlemdir. Muhtemelen piyasa değerleri çok yükseldiğinden, küçük yatırımcıların kolayca erişebilmelerinin sağlanabilmesi için nominal değeri yarıya düşürülüp hisse adedi ikiye katlanmıştır. Yani toplam hisse senedi sermayesi değişmemiştir. b. Hayır. Bölünmenin faaliyet kârı ile hiçbir ilişkisi yoktur. c. HBDK yarı yarıya azalır. Çünkü hisse adedi ikiye çıkmıştır ve hissedarın toplam servetinde herhangi bir değişme olmaması gerekir. d. Teorik olarak her hissedar sahip olduğunun iki katı hisseye sahip olacağından hisse senedinin de fiyatı – servette bir değişme olmayacağından- yarı yarıya inmesi gerekir. Fakat muhtemelen bu senetlerin piyasa değeri artar. Çünkü şirketlerinin kârlı büyümeyi sürdüreceğine inanan yöneticiler hisse bölünmesine gider. Bu da piyasada şirketle ilgili “iyi haber” olarak algılanır ve şirketin geleceğine olan bu güven fiyatları yükseltir.

Finansal Yönetim dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması