2010/2 YMM Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler Soruları ve Çözümleri

2010/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler dersinden çıkan 4 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2010/2 · Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin iktisabı dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin indirimi
ve iadesinin şartlarını belirtiniz.

Komisyonun resmî cevabını gör

a. ATİK’ler Dolayısıyla Yüklenilen Katma Değer Vergisinin İndirimi KDV Kanunu’nun 29/1. Maddesine göre, “mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilirler:

  • Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri

vesikalarda gösterilen KDV,”

  • İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV.” İndirebilirler.

Madde hükmünden anlaşılacağı üzere ATİK dolayısıyla yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi için ATİK’in katma değer vergisine tabi işlemlerde kullanılması şarttır. Bu kapsamda kullanılan ATİK’ler dolayısıyla yüklenilen KDV, 29 ve 34. maddedeki genel esaslar çerçevesinde bir defada indirim konusu Başka bir deyişle faaliyetleri tamamen veya kısmen vergiye tabi işlemlerden oluşan mükellef ler, ATİK’in iktisabı dolayısıyla yüklendikleri vergileri, ATİK’in aktife alındığı veya kullanılmaya başlandığı dönemde indirim konusu yapacak, indirilemeyen kısmı ise, gelecek dönemlere devrolunacaktır. İade bakımından yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Diğer taraftan Kanunun 30/a maddesi uyarınca, KDV’ne tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Buna göre, örneğin faaliyetleri sadece hurda alım-satımından ibaret olan mükellefin bu işlerde kullanılmak üzere satın aldığı kamyon dolayısıyla ödenen KDV’nin indirilmesi mümkün değildir. Mükellefin daha sonraki bir zamanda taşımacılık faaliyetinde bulunacağının beyan etmesi şimdiki durumu değiştirmeyecektir. Öte yandan, KDV Kanunu’nun 30. maddesinin (b) bendi hükmüne göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyeti ile uğraşan mükelleflerin bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV indirilemez. b. ATİK’ler Dolayısıyla İade Edilecek KDV’nin Hesaplanması İade hakkı doğuran işlemleri yapan mükellefler mal alışları yanında faaliyetlerinde kullandıkları ATİK nedeniyle ödedikleri KDV’nin de iadesi mümkün bulunmaktadır. ATİK için dolayısıyla yüklenilen vergilerin iade konusu yapılabilmesi için;

  • Bu kıymetlerin aktife alınmış olması,
  • İade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılması şarttır.

Dolayısıyla henüz inşa halinde olup kullanılmaya başlanılmamış veya aktife alınmamış ATİK iade hakkı doğuran işlemlerin bünyesine girmediğinden, bu kıymetlerin imal ve inşası için yüklenilen vergilerin, iadesi mümkün bulunmamaktadır. Belirli bir dönemde gerçekleştirilen iade hakkı doğuran işlemlerin bünyesine giren ATİK’e ilişkin vergiler aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

  • Önce işlemin bünyesine giren ATİK dışı vergiler belirlenecektir. (A)
  • İşlem bedeli genel vergi oranı ile çarpılacaktır. (B)
  • (B-A) farkı işlemin bünyesine ATİK dolayısıyla giren vergi olarak ortaya çıkacaktır.
  • Bu tutarın iade hesabına alınabilmesi için o dönemdeki devreden vergiler içinde ATİK’le ilgili bir kısmın

bulunması gerekmektedir. ATİK’in devreden vergisi, (B-A) farkına eşit veya ondan büyükse (B-A) farkının tamamı, küçükse ATİK devreden vergisine eşit tutar iade hesabına alınabilecektir. Bu nedenle ATİK dolayısıyla yüklenilen vergilerin izlendiği bir yardımcı hesabın mutlaka kullanılması gerekir.

  • ATİK iade hakkı doğuran ve doğurmayan işlemlerde birlikte kullanılıyorsa devreden ATİK vergilerinden her

iki işlem türüne isabet eden vergi ayrı ayrı hesaplanacaktır. Öte yandan; Bakanlar Kurulu’nun 2008/13903 sayılı kararı uyarınca, 24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Kararnamenin eki (II) sayılı listenin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümünün 25. sırasında sayılan konaklama tesislerini işleten mükelleflerin, bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, söz konusu sıra kapsamındaki indirimli orana tabi işlemlerine ait iade hesabına, amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklendikleri KDV dahil edilmez.” c. ATİK’ler Dolayısıyla Yüklenilen Katma Değer Vergisinin İadesi Gerek KDV Kanunu’nda ve gerekse Maliye Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemelerde ATİK’ler nedeniyle iade edilecek KDV için herhangi bir özel düzenleme, bir iade usulü öngörülmemiştir. Başka bir deyişle ATİK kullanmaktan dolayı, indirimle giderilemeyen KDV’nin iadesi söz konusu değildir. ATİK dolayısıyla yüklenilen KDV’nin iadesi ancak ATİK’in iade hakkı doğuran bir işlemde kullanılması halinde söz konusu olacaktır. İade hakkı doğuran işlemler KDV Kanunu’nun 32. maddesinde sayılan istisnalar ile 29/2. Maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca vergi nispeti indirilen mal ve hizmetlere ilişkin işlemlerdir. Bu işlemler dolayısıyla yüklenilen vergilerin indiriminin mümkün olmaması halinde mükellefe iade edilebilmektedir. İade kapsamına mal ve hizmet alışları yanında genel giderler ve ATİK’ler için ödenen vergilerde dahildir. Ancak bir vergilendirme döneminde iade edilecek vergi tutarı o dönemdeki (indirimli orana tabi işlemlerde ise 1 yıllık sürede) iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin %18’u olarak hesaplanan miktardan fazla olamayacaktır. Örneğin % 18 Oranında KDV ödenerek satın alınan ham maddelerle imal edilen malların %8 oranında KDV uygulanarak teslim edilmesi halinde yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin indirimli oranda vergiye tabi teslim bedeline genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı geçmemek üzere iadesi mümkün olacaktır. Buna karşılık, ihracat işiyle uğraşan mükellefin ticari ilişkileriyle ilgili olarak yurt içi ve yurt dışından gelen müşterilerini ağırlamak amacıyla satın alınan konut, iade hakkı doğuran teslim ve hizmetlerin meydana getirilmesinde kullanılan bir ATİK olarak değerlendirilemeyeceğin den, söz konusu konutun alımı sırasında ödenen KDV’nin ihracatla ilgili yüklenilen KDV hesaplarına dahil edilmek suretiyle iadesi mümkün bulunmamaktadır. d. Faaliyetleri Kısmen İade Hakkı Doğuran İşlemlerden Oluşan Mükelleflerin Sabit Kıymetler Dolayısıyla Yüklendikleri KDV’nin İadesi Faaliyetleri vergiye tabi işlemlerle iade hakkı doğuran işlemlerden oluşan mükelleflere yüklendikleri vergilerin tamamını vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergilerden indireceklerdir. İndirimle giderilmeyen vergilerden bu mükelleflere ancak iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısmı iade konusu edilecektir. Başka bir deyişle iktisadi kıymet vergiye tabi olan işlemler ile iade hakkı doğuran işlemlerde ortaklaşa kullanılıyorsa, ATİK’e ait olup indirimle giderilmeyen KDV’nin iadesi yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, istisna kapsamına giren işlemler için söz konusu olacaktır. İktisadi kıymete ait iade hakkı doğuran işlemlere ait kısmın tespiti için oranlama yapılması gerekmektedir. Bu amaçla mükellefler mal ve hizmet alışları ile genel giderlere ait olan vergilerden her iki işlem gurubuna ait kısmı ayırmak zorundadırlar. e. İade Yöntemi İadede tamamen ATİK’in kullanıldığı işleme ilişkin usuller uygulanmaktadır. Başka bir deyişle indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerle tam istisna kapsamındaki işlemler dolayı sıyla iade edilecek KDV’de ne gibi işlemler yapılması gerekiyorsa, bu işlemlerde kullanılan ATİK’ler içinde aynı prosedürler söz konusudur. ATİK’ler için ayrı bir iade işlemi söz konusu olmayıp, tamamen ilişkili olduğu işlemle birlikte, onun yanı sıra gerçekleştirilecektir.

Soru 2 · 2010/2 · Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler

Gayrimenkul ve kat irtifaklı gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu kadastro harcının matrahını
açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

Gayrimenkul ve kat irtifaklı gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu kadastro harcının matrahı tespiti konusunda yapılacak işlemler 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63. Maddesin de düzenlenmiştir. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ise, söz konusu maddenin verdiği yetkiye istinaden maliye Bakanlığınca yayımlanan 48.56 ve 59 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde "Bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı değer" veya "emlak vergisi değeri" deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade eder. Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır. Kat irtifaklı gayrimenkul devir ve iktisaplarında harç, devir ve iktisap bedelinin tamamı üzerinden hesaplanır. Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerin den harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıt madığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re'sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası % 25 nispetinde uygulanır. Takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz." Hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. Maddesine göre, “Vergi değeri, mükellefiye tin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.” 48 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde yer alan açıklamalara göre, belediyelerce 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre her yıl belirlenen emlak vergisi değerlerinin, belediyeler tarafından elektronik ortamda ve eksiksiz olarak tapu dairelerine gönderilmesi uygun bulunmuştur. Tapu harçları her yıl 1 Ocak tarihinden itibaren o yıl için belirlenen emlak vergisi değerleri esas alınarak hesaplanacaktır. Dolayısıyla Kişilerin Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre tapu harcı matrahı hesaplamalarına gerek kalmamıştır. Kadastro ve tapulama işlemlerinde tapu harcı, belediyelerce tespit edilen emlak vergisi değeri esas alınarak hesaplanacaktır. Bu işlemler sırasında mükellefler, emlak vergisi değerinin üzerinde bir değer beyan etmek istemeleri halinde, beyan edilen değer tapu harcı tarhiyatına esas alınacaktır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde, gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcının, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanacaktır. Tapuda yapılan işlemden sonra emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç %25 oranında vergi ziyaı cezası ile ikmalen veya re'sen tarh edileceği hükme bağlanmıştır. Örnek : (A) şahsı, elinde bulunan gayrimenkulü (B) şahsına 12.6.2010 tarihinde 100.000 TL karşılığında satmıştır. Söz konusu gayrimenkulün emlak vergisi değeri 40.000 TL dir. Taraf lar, tapuda alım-satım bedelini 70.000 TL olarak beyan ederek, bu tutar üzerinden tapu harcı ödemişlerdir. Alım-satım işlemi için beyan edilmiş olan 70.000 TL, emlak vergisi değerinin üzerinde olmakla birlikte, gerçek alım-satım bedeli olmadığından, gerçek alım-satım bedelinin idarece tespit edilmesi halinde aradaki fark matrah (100.000 TL - 70.000 TL =30.000 TL) üzerinden alıcı ve satıcı adına cezalı harç tarhiyatı Örnek : (A) şahsı konut almak üzere, halihazırda arsa olan gayrimenkul üzerinde tesis edilen kat irtifakı sonucu ortaya çıkan arsa payını (B) şahsından 20.7.2010 tarihinde 300.000 TL karşılığı satın almıştır. Söz konusu arsa payının emlak vergisi değeri 5.000 TL olup, tapuda bu değer (5.000 TL) üzerinden harç ödenmiştir. Burada, üzerine kat irtifakı tesis edilmiş arsaya inşa edilecek binaya ait bağımsız bölüme isabet eden arsa payının satışı söz konusu olup, arsa payı satışının inşaatı tamamlanmış konut satışından bir farkı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, arsa payı vasfındaki gayrimenkulün alım-satımında alıcı ve satıcı gerçek satış bedeli üzerinden harç ödeyecektir. Örneğimizde; beyan edilen değer, arsa payı için belirlenen emlak vergisi değeri olmakla birlikte, gerçek alım- satım bedelini yansıtmamaktadır. Dolayısıyla, gerçek alım-satım bedeli ile emlak vergisi değeri arasındaki fark matrah (300.000 - 5.000 =295.000 TL) üzerinden alıcı ve satıcı adına cezalı tapu harcı tarhiyatı 492 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedeli üzerinden tapu harcı tahsil edilmesi esası benimsenmiştir. Ancak, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, gayrimenkulün emlak vergisi değerinden az olmamak üzere devir ve iktisap bedelinin tamamı üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

Soru 3 · 2010/2 · Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler

Elektrik üretiminde kullanılmak üzere Özel Tüketim Vergisinden istisna olarak fuel oil satın almanın
şartları ile bu kapsamda işlem yapacak üreticiler ile dağıtıcıların taşıması gereken şartlar ve yapılması
gereken işlemleri belirtiniz.

Komisyonun resmî cevabını gör

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa eklenen Geçici Madde 5 ile 31/12/2012 tarihine kadar, fuel oilin yalnızca elektrik üretiminde kullanılmak üzere teslimi vergiden müstesna edilmiş ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetkiye istinaden Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 15 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinde yer alan açıklamalara göre, ÖTV’den istisna kapsamında fuel oil satın alma imkanı yalnızca elektrik üretiminde kullanılmak üzere "İstisna Kapsamında Fuel Oil Satın Alma İzin Belgesi"ni haiz, üreticiler için söz konusudur. Bu belgeye sahip olmayan üreticilerin ÖTV’den müstesna olarak fuel oil satın almaları mümkün değildir. İstisna Kapsamında Fuel Oil Satın Alma İzin Belgesi verilmesinin şartları ile söz konusu belgeye istinaden fuel oil teslim edecek dağıtıcılar tarafından yapılması gereken işlemler aşağıda açıklanmıştır.

  • İstisna Kapsamında Fuel Oil Satın Alma İzin Belgesi Verilmesi

Söz konusu belgeyi almak isteyen üreticilerin;

  • Müracaat tarihinde bağlı olduğu vergi dairesine vadesi geçtiği halde ödenmemiş kurumlar vergisi ve katma

değer vergisi borcunun bulunmaması,

  • Yönetim kurulu üyeleri ile şirket sermayesinin %10'undan fazlasına sahip olanların affa uğramış olsalar

dahi, hırsızlık, emniyeti suistimal, dolandırıcılık, yalan yere şahadet, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira, irtikap, rüşvet, ihtilas cürümlerinden biri dolayısıyla hapis cezası veya 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanuna muhalefetten mahkum olmamaları, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan hükümlü bulunmamaları ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yazılı kaçakçılık suçlarını işlememiş olmaları, -20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu Kanunda belirtilen lisanslara ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmeliğe uygun olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) alınan Üretim Lisansı, Otoprodüktör Lisansı veya Otoprodüktör Grubu Lisansı sahibi olmaları, gerekmektedir. Bu şartları haiz üreticiler, söz konusu izin belgesini alabilmek için aşağıdaki belgeleri ekleyecekleri bir dilekçe ile KDV yönünden bağlı oldukları vergi dairesine müracaat edeceklerdir. -EPDK'dan alınan "Üretim Lisansı, Otoprodüktör Lisansı veya Otoprodüktör Grubu Lisansı"nın aslı veya işletme yetkililerince kaşe tatbik edilerek onaylanmış örneği,

  • Sanayi sicil belgesinin aslı veya işletme yetkililerince onaylanmış örneği.

İlgili vergi dairesi söz konusu müracaat üzerine, üreticinin bağlı olduğu vergi dairesine vadesi geçtiği halde ödenmemiş kurumlar vergisi ve KDV borcu olup olmadığını sorgulayarak İstisna Kapsamında Fuel Oil Satın Alma İzin Belgesi verecektir Genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve sermayesinin % 51'i veya daha fazlası bunlara ait olan kuruluşlar ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış olup hisselerinin yarısından fazlası yukarıda sayılan kuruluşlara ait olan kuruluşlara İstisna Kapsamında Fuel Oil Satın Alma İzin Belgesi verilmesinde yukarıdaki şartlar ve belgeler aranılmayacaktır.

  • İstisna Kapsamında Fuel Oil Teslim Edebilecek Olanlar, Gerekli Belgeler Ve İşlemler

İstisna kapsamında teslim edilecek olan fuel oili yalnızca, ÖTV mükellefiyetinin bulunduğu yer vergi dairesinden alınan ve geçerlilik süresi dolmamış olan "Dağıtım İzin Belgesi"ni haiz dağıtıcılar teslim edebilirler. Genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası bunlara ait olan kuruluşlar ve özelleştirme kapsam ve programına alınmış olup hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan kuruluşlar için dağıtım izin belgesini haiz olma şartı aranmaz.

  • Dağıtıcılar Tarafından Üreticilere Fuel Oil Teslimi

İstisna kapsamındaki dağıtıcılardan fuel oil satın almak isteyen üreticiler, "İstisna Kapsamında Fuel Oil Satın Alma İzin Belgesi"nin işletme yetkililerince kaşe tatbik edilerek onaylanmış örneği ile "Talep ve Taahhütname"nin bir örneğini dağıtıcılara vereceklerdir. Dağıtıcılar, rafinerilerden ÖTV ödeyerek satın aldıkları fuel oili üreticilere istisna kapsamında teslim ettikleri fuel oile ilişkin olarak üreticiler adına düzenleyecekleri faturalarda, teslim tarihindeki ÖTV tutarını teslim bedeline dahil etmeyeceklerdir. Bu teslimlere ilişkin olarak düzenleyecekleri faturada teslim bedeline dahil edilmeyerek tahsil edilmeyen ÖTV tutarı "ÖTV Kanununun Geçici 5 inci Maddesi Kapsamında Tahsil Edilmeyen ÖTV Tutarı ........... TL'dir" şerhi ile gösterilecektir. Dağıtıcıların bu suretle yaptıkları teslimlere ilişkin tahsil etmedikleri ÖTV tutarları, rafinerici lerden aldıkları mallar için hesaplanacak ÖTV tutarından mahsup edilecektir. Mahsup için, dağıtıcıların üreticilere istisna kapsamında teslim ettiği fuel oile ilişkin düzenlediği onaylan mış fatura fotokopilerinin ekli olduğu listenin, rafinericilere verilmesi gerekmektedir. Rafinericiler, öncelikle mal teslimlerine ilişkin olarak mahsuplaşma yapılmadan önce hesapladıkları ÖTV tutarlarının tamamını, mahsuplaşmanın yapıldığı vergilendirme dönemine ilişkin olarak verecekleri (1) numaralı ÖTV beyannamesinin "Matrah ve Vergi Bildirimi" bölümünün "A cetvelindeki Ürünler" kısmında beyan edeceklerdir. Bu işlemi takiben, rafinericiler dağıtıcılara teslim edilen fuel oil ile ilgili mahsup edilerek tahsil edilmeyen ÖTV tutarlarını ve bu mahsuba ilişkin miktar bilgilerini mahsuplaşmanın yapıldığı vergilendirme dönemine ait beyannamenin "İstisnalar ve İndirimler" bölümünün "Diğer İndirimler" kısmında yer alan "Geçici 5 inci Madde Kapsamında Yapılan Mahsuplar" ibaresini seçerek, mahsup işlemini gerçekleştireceklerdir. Ayrıca, rafinericilerin mahsuplaşmanın yapıldığı vergilendirme dönemine ilişkin olarak verecekleri ÖTV beyannamesinin "Ekler" bölümünde yer alan "Geçici 5 inci Madde Kapsamında Yapılan Teslimler" kısmına, ÖTV Kanununun Geçici 5. Maddesi kapsamında yapılan mahsuplaşmanın dayanağını oluşturan ve dağıtıcılar tarafından kendilerine verilen faturalara ilişkin bilgileri girmeleri gerekmektedir. Dağıtıcılar ithal ettikleri fuel oili üreticilere istisna kapsamında tesliminde, yukarda belirtilen işlemler aynen yapılacak ancak rafinerilere beyanda bulunmaları ve mahsuplaşma işlemlerini yapmaları söz konusu değildir.

  • Elektrik Üretimi Ve Üretime İlişkin Bildirim

Üreticiler, dağıtıcılardan satın aldıkları fuel oil miktarlarına ilişkin bilgiler ve bu malları kullanarak elde ettikleri elektrik enerjisi miktarları bilgileri ile sanayi ve/veya ticaret odalarından aldıkları kapasite raporlarının aslı veya işletme yetkililerince kaşe tatbik edilerek onaylanmış bir örneğini, her takvim yılının ilk altı aylık 1 inci dönemi ve kalan altı aylık 2 nci dönemlerini takip eden aybaşından itibaren 1 aylık süre içerisinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına, göndereceklerdir. Söz konusu Bakanlık üreticilerden gelen bilgileri kontrol edip değerlendirerek, görüşlerini, üreticilerin bildirim veya denetim tarihini takip eden aybaşından itibaren en geç iki ay içinde Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecektir.

  • Usul Ve Esaslara İlişkin Sorumluluk

Dağıtıcılar ve üreticilerin yukarda belirtilen usul ve esaslara uymamaları halinde, adlarına 213 sayılı VUK hükümleri uyarınca durumlarına uyan özel usulsüzlük veya vergi ziyaı cezası cezası uygulanacaktır.

Soru 4 · 2010/2 · Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler

Kağıdın Damga Vergisine tabi olup olmadığının tayininde göz önünde bulundurulacak ilkeleri açıklayınız.
b. Şerhlerin Damga Vergisine tabi tutulmasının şartlarını açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

a. Kağıdın Damga Vergisine tabi olup olmadığının tespiti : Damga Vergisi Kanununun 1.Maddesi hükmü uyarınca, damga vergisinin konusunu işlemler değil kağıtlar teşkil etmektedir. Kağıdın damga vergisine tabi tutulabilmesi için aşağıda belirtilen özellikleri bir arada taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle Kağıdın vergiye tabi olup olmadığının tespiti için aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur.

  • Kağıt Damga Vergisi Kanunu’nda Belirtilmiş Olmalıdır

Herhangi bir kağıdın Damga Vergisine tabi tutulabilmesi için kağıdın DVK’na ekli (1) sayılı tabloda yer alması gerekir. Bu tabloda belirtilen kağıtların kapsamına girmeyen başka bir deyişle bu tabloda sayılmayan bir kağıdın vergilendirilmesi mümkün değildir.

  • Kağıt İmzalanmış Olmalıdır
  • Elektronik Ortamda Düzenlenen Kağıtlar da Vergiye Tabidir

Aynı şekilde elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler de bu kapsamda mütalaa edilmektedir. Damga Vergisine tabi bir kağıt,elektronik ortamda da düzenlenmesi halinde vergiye tabii tutulur.

  • Kağıt Bir Hususu İspat veya Belli Etmek Amacıyla Düzenlenmelidir

Düzenlenen kağıtların imzalanması yeterli olmayıp, kağıdın aynı zamanda herhangi bir hususu ispat veya belli etmek amacıyla düzenlenmiş olması gerekir.

  • Kağıt İbraz Edilebilecek Nitelikte Olmalıdır

Bir hukuki işlemi ispat veya belli etmek amacıyla düzenlenen ve (1) sayılı tabloda yer alan kağıtların aynı zamanda ibraz edilebilecek nitelikte olması gerekir. Kanunda geçen ibraz kelimesi, bir hakkın var olduğunu ispat veya belli edilmesi için kağıdın resmi daireye gösterilmesini ifade eder. İbraz edilme özelliği üçüncü kişi ve kuruluşlarla olan ilişkilerde söz konusu olmakta ve önem taşımaktadır. Bu durumun söz konusu olmadığı hallerde ibraz edilmekten ve dolayısıyla bir vergilendirmenin ortaya çıkması mümkün değildir. 488 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca, düzenlenen bir kağıdın damga vergisine tabi olabilmesi için, sadece yazılıp imzalanmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilme özelliğine sahip olması gerekmektedir. Kanunda vergileme için kağıdın ibraz edilebilme niteliğinin mevcudiyeti yeterli görülmüş, mutlaka ibraz edilmiş olması şartı aranılmamıştır. DV’ni doğuran olay olarak,"ibraz edilme veya hükümlerinden faydalanma" haline, DVK’nun 1'inci maddesinin son fıkrasında, yalnızca yabancı memleketlerle Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar bakımından göndermede bulunulmuş; Türkiye'de düzenlenen kağıtların damga vergisine tabi olabilmeleri için, böyle bir koşul aranılmamıştır. Şu halde düzenlenen kağıt diğer şartları taşıması kaydıyla resmi dairelere ibraz edilmese bile vergiye tabi tutulacaktır b. Şerhlerin Damga Vergisine tabi tutulmasının şartları DVK’nun 2. Maddesi hükmüne göre, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin şerhler de Damga Vergisine tabidir. Maddenin düzenleniş amacı, şerh ile daha önce vergilendirilmiş kağıdın içeriğinde yer alan hükümlerin değiştirilmesine veya yeni hükümler eklenmesine yönelik olarak yapılacak değişikliklerle vergi kayıp ve kaçağını önlemektir. Madde hükmü uyarınca şerhin Damga Vergisine tabi tutulabilmesi için; -Damga vergisine tabi bir kağıtlar mahiyetinde olması, -Damga vergisine tabi kağıtların yerini alması, -Vergiye tabi kağıtların yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine ya da bozulmasına ilişkin olması Gerekmektedir. DVK’nun 2. maddesi ile yukarda belirtilen unsurları taşıyan şerhler vergiye tabi tutulmuştur. Şerh kavramı DVK’da tanımlanmamıştır. Ancak sözlük manası ve uygulamada şerh, bir irade beyanında bulunmak amacıyla kağıda konulan ibare, not veya yazıdır. Şerhlerin vergiye tabi tutulabilmesi için daha önce düzenlenmiş ı bir kağıdın altına veya arkasındaki bir boşluğa kağıdın hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, devrine, değiştirilmesine veya bozulma sına ilişkin şerhin bulunması şarttır. Başka bir ifade ile şerhin vergiye tabi tutulabilmesi için, vergiye tabi yeni bir kağıdın düzenlenmesi hükmünde olması veya onların yerini alması gere kir. Ancak kağıtlara konan şerhin vergi karşısındaki durumunun tayininde Yasanın

  • maddesi hükümleri göz önünde tutulması gerekir. Buna göre şerh ve üzerinde yazılı kağıt birbirinden ayrı

işlem niteliğinde ise ayrı ayrı vergi alınır. Ancak bu işlemler aynı asıldan doğma ve birbirine bağlı ise en yüksek vergi alınmasını gerektiren işlem üzerinden vergi alınır. Şerhin bağlantılı olduğu kağıt vergiye tabi değilse, bu durumda şerhin ifade ettiği anlama göre işlem yapılır. Şerh bir hukuki durumu ispat veya belli etmeyi ifade ediyorsa, bu şerhin vergilendirilmesi gerekmektedir. Örneğin genel bütçeli kuruluşlarda tahakkuk ettirilen ödeme işlemleri istihkak sahibi tarafından verile emri üzerine atılan imza mukabili gerçekleşmektedir. Verile emirleri, esas itibariyle damga vergisine tabi değildir. Ancak düzenlenen verile emirlerine istinaden paranın istihkak sahibine ödenmesi sırasında, istihkak sahibi tarafından “… TL’yi tamamen ve nakden aldım” şeklinde verile emri altına veya arkasına yazılan şerh, makbuz mahiyetinde olup bu şerhin damga vergisine tabi tutulması gerekir.

Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması