Soru 1 · 2010/3 · Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler
Holding şirketleri tarafından yurtiçi ve yurtdışı bankalardan kredi sağlanması ve temin edilen söz
konusu kredinin bağlı şirketlere kullandırılan kısmına ilişkin faiz, komisyon, kur farkı vb. giderlerin grup
şirketlerine yansıtılması işlemlerinin Katma Değer Vergisi karşısındaki durumunu açıklayınız.
Komisyonun resmî cevabını gör
Holding şirketlerinin bağlı şirketlerine kredi verme işlemi finansman hizmeti niteliğinde olduğundan, KDV Kanunu’nun 1/1. maddesi uyarınca vergiye tabi bulunmaktadır. Ancak, söz konusu işlemin BSMV kapsamına girmesi halinde anılan Kanunu’nun 17/4-e maddesi hükmü uyarınca KDV’den müstesna olacağı tabiidir. Şirketlerin zaman zaman nakit fazlalıklarını faiz karşılığında, ortaklarına, iştiraklarına veya üçüncü şahıslara borç para verdikleri konusuyla sıkça karşılaşılmaktadır. Bu şekilde verilen paralar karşılığında elde edilen faizlerin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine veya KDV’ne mi tabi olduğu konusu uygulamada tartışmalara yol açmıştır. Bu konuda farklı görüşlere rastlanılmaktadır, Danıştay’ın farklı kararları bulunmaktadır. Ancak 6009 Sayılı Kanunun 1. Maddesi ile 6802 sayılı Kanununun 28/ 3. Fıkrasında yapılan değişiklikle bu tartışmaya son verilmiştir. Anılan fıkra, “90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez.” Hükmünü ihtiva etmektedir. Madde hükmünün tetkikinden anlaşılacağı, herhangi bir borç verme işleminin BSMV’ye tabi olabilmesi için, borç verenin bu faaliyeti esas iştigal konusu yapması gerekmektedir. 22.Ekim.2010 Tarih ve 27737 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinde aşağıdaki açıklamalar yer almaktadır. “6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapanlar, bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürüten kişileri ifade etmektedir. Dolayısıyla bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri “esas iştigal konusu” olarak BSMV ye tabi olacak, bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri “esas iştigal konusu” olmadığından KDV ye tabi olacaktır. Örnek : İnşaat alanında faaliyet gösteren (B) A.Ş. nin bir grup şirketi olan (C) A.Ş. ye ödünç para vermesi (B) A.Ş. nin esas iştigal konusu olarak değerlendirilemeyeceğinden BSMV ye tabi olmayacaktır.” Yukarda yer alan açıklama ve Kanun hükümlerine göre; a. Türkiye’de BSMV’ne tabi tutulmamış olan yurt dışı kredi işlemlerinin mahiyet itibariyle BSMV’ne tabi olan yurt içi bankacılık hizmetlerinden farksızdır. Yurtiçi ve yurtdışı bankalardan sağlanan krediler nedeniyle ödenen faiz, komisyon vb. ödemeler Kanunun 17/4-e maddesine göre KDV’den istisnadır b. Holding tarafından bağlı şirketlere sağlanan finansman temini işlemi hizmet niteliği taşıdığından bu hizmetin karşılığını teşkil eden faiz, komisyon vb. ödemeler üzerinden esas itibariyle KDV hesaplanması gerekir. c. Ancak yurt içi ve yurt dışı bankalardan sağlanılan kredi tutarına ilişkin masrafların herhangi bir fark ilave etmeksizin bağlı şirkete aynen yansıtılması, aslı vergiye tabi olmayan bir işleme ilişkin masraf aktarımı mahiyetinde olduğundan KDV’ye tabi tutulmayacaktır. Kredi aktarımı dolayısıyla masraflara ilaveten herhangi bir bedel alınması halinde ise bu bedel üzerinden KDV hesaplanacaktır. Yurt dışından temin edilen banka kredilerinin grup şirketlerine kullandırılan kısmına ilişkin faiz, komisyon, kur farkı v.b giderlerin krediyi kullanan grup şirketlerine herhangi bir fark ilave edilmeksizin aktarılması işlemi sonucunda, lehe alınan herhangi bir bedel olmaması halinde yapılan işlem KDV’ye tabi olmayacaktır.