Soru 1 · 2015/2 · Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler
25.10.1984 tarihli, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile Katma Değer Vergisi Uygulama
Tebliğindeki düzenlemelere göre katma değer vergisinde kısmi vergi indirimini açıklayınız. (30 Puan)
Komisyonun resmî cevabını gör
3065 sayılı KDVK, bir malın üretiminden nihai tüketimine kadar olan süreçteki yaratılan katma değeri vergilendiren yayılı muamele vergisidir. Bu verginin bu özelliğinden dolayı verginin mükellefleri açısından indirim mekanizmasını içerisinde barındırmaktadır. Vergi indirimi ile esas olan mükelleflerin yüklendiği katma değer vergilerini, tahsil ettiği katma değer vergisinden indirebilmesidir. Bu kapsamda KDVK m.29/1’de mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilmektedirler. Bu madde ile vergi indiriminden yararlanılması, mükelleflerin teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olmasına bağlanmıştır. Aksi durumda yasada indirim imkânından yararlanılması ya da yararlanılamaması için Kanunda açık hüküm bulunmak zorundadır. KDVK m.33’de düzenlenen kısmi vergi indirimi başlıklı hükümde;
- Bu Kanuna göre indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada yapılması
halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisinin ancak indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmı indirim konusu yapılacaktır
- Kısmî vergi indirimine ilişkin usul ve esasları tespite Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Yukarıdaki madde hükmüne istinaden Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nde kısmi vergi indirimi ile ilgili olarak aşağıdaki düzenleme yapılmıştır: “ 3065 sayılı Kanunun kısmi vergi indirimini düzenleyen 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında, Kanuna göre indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin ancak indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmının indirim 2 konusu yapılacağı hükme bağlanmış olup aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, kısmi vergi indirimine ilişkin usul ve esasları tespite, Maliye Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir. Madde hükmünün Bakanlığımıza verdiği yetki uyarınca, kısmi vergi indiriminin usul ve esasları aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir. 4.1. Bağış Amacıyla Yapılan İnşaatlarda Durum Bir vergi mükellefinin bağış amacıyla yaptığı inşaatın hesaplarını ayrı tutması (muhasebeleştirmesi) zorunludur. Dolayısıyla indirim hakkı tanınmayan bu işlemle ilgili yüklendiği vergiyi, ancak bir maliyet unsuru olarak göz önünde bulundurabilir. Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun (17/2-b) maddesi kapsamına girmeyen bağışlar vergiye tabi olacağından, bu şekilde gerçekleştirilen bağışlarda emsal bedel üzerinden vergi hesaplanıp beyan edileceği ve bağışlanan mal dolayısıyla yüklenilen vergilerin indirim konusu yapılabileceği tabiidir. 4.2. Diğer Hallerde Kısmi Vergi İndirimi Uygulaması İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri vergileri, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir KDV hesabına intikal ettirirler. Daha sonra aynı dönemde, toplam satışlar içinde indirim hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunur, bu oran, o dönemdeki toplam satışlar nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı hesaplanır. Bu şekilde bulunan vergisiz satışlara (kısmi istisna kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, KDV beyannamesinin (11) "İlave Edilecek KDV" satırına yazılır. İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işleri birlikte yapan mükellefler, müşterek genel giderler ile amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle yüklendikleri vergilerden, indirim konusu yapılacak olanlar ile indirim konusu yapılmayıp, gider hesaplarına aktarılacak olanları, bu bölümde belirtilen esaslara göre ayırıma tabi tutacaklardır.