Soru 1 · 2016/1 · Finansal Yönetim
Finansal piyasalarda işletmelerin karşılaştıkları finansal riskleri yönetmek amacıyla geliştirilen
finansal araçlar nelerdir? Kısaca açıklayınız. (15 puan)
Komisyonun resmî cevabını gör
Finansal piyasalarda işetmelerin karşılaştıkları finansal riskleri yönetmek amacı ile geliştirilen finansal araçlar türev ürünlerdir. Genel olarak türev ürünler, iki taraf arasında nitelikleri önceden belirlenmiş bir ya da daha fazla varlığın gelecekteki değerine bağlı olarak bugünden alım satımının yapılması için oluşturulan finansal sözleşmeler olarak tanımlanır. Türev ürünler genellikle spekülasyon, arbitraj ve riskten korunma (hedging) olmak üzere üç genel amaçla kullanılmaktadır. Türev ürünlerin uygun şekilde kullanılması, işletmeleri ve yapılan işlemleri, beklenmeyen piyasa hareketlerine karşı korur ve yapılan işlemleri ve manipülasyonları önler. Türev ürünler temel olarak forward, future, opsiyon ve swaplardır. Forward sözleşmeler, herhangi bir varlığın (döviz, faiz, tarımsal veya metalurjik ürün) vadesi, fiyatı ve miktarının bugünden belirlenerek ileri bir tarihte teslimini öngören sözleşmelerdir. Sözleşmede varlığın özellikleri, teslim ve ödemenin yapılacağı tarih, teslim yeri ve yöntemi, miktarı ve fiyatı olmak üzere tüm ayrıntılar bulunur. Forward sözleşmelerde, sözleşmenin yapıldığı anda genel olarak bir ödeme yapılmamaktadır. Bankalarla veya diğer finans kurumları ile tezgah üstü (over the counter) olarak adlandırılan forward anlaşmalarının öngörülen teslim ve ödeme süresi genellikle bir yıldan kısadır. Forward sözleşmeler, bir malın veya finansal varlığın diğer bir deyişle menkul kıymetin ileride teslimini öngörmesine rağmen forward işlemler, peşin piyasa işlemi sayılmaktadır. Peşin piyasa işlemlerinden farklı olarak forward işlemlerin anlaşma tarihi ile yükümlülükleri yerine getirme tarihleri farklıdır. Forward sözleşmelere konu olan forward işlemlerde, malı belirli bir fiyattan alma ve satma yükümlülüğü (fiziki teslim ve ödeme) vadede yerine getirilmektedir. Vade sonunda oluşan fiyat, forward sözleşmede belirtilen fiyattan yüksekse, anlaşma sahibi kâr etmektedir. Eğer vade sonundaki fiyat düşükse, anlaşmada belirtilen fiyat yüksek kalacağından, anlaşma sahibi zarar edecektir. Forward sözleşmeler, standart sözleşmeler değildir. Sözleşme tarafları, mal ile ilgili tüm ayrıntıları serbestçe belirler. Sözleşmelerin iptal edilmesi tarafların mutabık kalmalarıyla mümkündür. Ayrıca, sözleşmelerin takas edilmeside söz konusu değildir. Forward işlemler teslimle son bulur. Forward sözleşmelerin tarafları, birbirlerini çok iyi tanıyan ve birbirlerine güvenen kişilerdir. Çünkü sözleşmelerin yerine getirilmesi, tarafların iyi niyetine bağlıdır. Bu nedenle, forward sözleşmeler, üçüncü kişilere devredilemez. Bunun sonucu olarak, forward sözleşmelerin ikincil piyasası bulunmamaktadır. Forward sözleşmeler, her tür malla ilgili yapılabilir ve yapıldıkları ürünlere göre çeşitlere ayrılabilirler. Bununla birlikte, forward sözleşmeler genellikle, döviz ve faiz üzerine yapılmaktadır. Futures sözleşmeler, belli nitelikteki ve miktardaki bir varlığın, gelecekte belirlenmiş bir tarihte ve belirlenmiş bir fiyattan alım ya da satımını düzenleyen anlaşmalar olarak tanımlanabilir. Forward sözleşmelerine benzer olarak futures sözleşmeler bir varlığın gelecek bir tarihte belirli bir fiyattan almak veya satmak üzere yapılan anlaşmalardır. Future sözleşmeleri esasen standart hale getirilmiş forward sözleşmelerdir. Forward sözleşmelerin aksine futures sözleşmeler organize bir piyasada işlem gören standart sözleşmelerdir. Futures sözleşmelerin tarafları birbirini tanımak zorunda değildir; tarafların birbirlerine olan yükümlülüklerinin yerine getirileceği borsa takas merkezi tarafından garanti edilmektedir. Futures sözleşmelerinde amaç, fiyat dalgalanmalarının getirdiği belirsizliği ortadan kaldırmak, belli bir vade için söz konusu finansal aracın fiyatını sabitleştirmektir. Futures sözleşmeler hamiline yazılıdır. Bu nedenle devredilebilir özellikleri vardır. Futures sözleşmelerde, günlük hesaplaşma ve teminat sistemi vardır. Vadeli işlem sözleşmelerinde alım satım yapmak isteyen yatırımcılar sözleşme bazında belirlenmiş olan teminatları yatırmak zorundadır. Teminat miktarı, takas odası tarafından belirlenir ve bu tutar, genellikle sözleşmenin %10’u kadardır. Bu teminata, başlangıç marjini denir. Başlangıçta yatırılan teminat belli bir düzeyin altına düşerse taraflardan teminatı tamamlamaları istenir. Opsiyon sözleşmesi, belli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), opsiyona dayanak varlık oluşturan belli miktardaki bir varlığın belli bir fiyattan (kullanım fiyatı) alma ya da satma hakkını, belirli bir prim karşılığında opsiyonu satın alan kişiye (buyer, holder) veren, ancak zorunlu tutmayan, buna karşın opsiyonun satıcısını (seller, writer) alıcı tarafından talep edilmesi halinde satmaya zorunlu tutan sözleşmedir. Opsiyon sözleşmelerinin iki tipi vardır. Bunlar: Avrupa Tipi Opsiyon ve Amerikan Tipi Opsiyon. Bu opsiyon tipleri arasındaki tek fark, sözleşmede belirlenen hakkın kullanım süresine ilişkin içerdiği sınırlamaya göre belirlenir. Avrupa tipi opsiyon sahibi hakkını (opsiyonu) sadece vade bitim tarihinde borsa tarafından belirlenen zaman diliminde kullanabilmektedir. Amerikan tipi opsiyonlarda ise opsiyon sahibi hakkını (opsiyonu) opsiyonun yazım tarihi ile vadesi arasındaki her hangi bir süre içinde kullanabilir. Bu tip opsiyonlar, sahibine opsiyondan kaynaklanan hakkın kullanılması bakımından daha fazla esneklik tanımaktadır. Bu avantaj nedeniyle, Amerikan tipi opsiyonlar daha yaygın olarak kullanılmaktadır ve opsiyonun bir Avrupa tipi opsiyon olduğu özellikle belirtilmediği durumlarda, genel olarak opsiyon denildiğinde Amerikan tipi opsiyonlar anlaşılır. Swap sözleşmeleri, tarafların belirli bir süre boyunca belirli miktarlarda ödeme yükümlülüklerini birbirleriyle takas etmeleri işlemidir. Swap işlemleri farklı kuruluşların farklı finansal piyasalardaki, farklı kredi değerliliklerine bağlı olarak, farklı kredi şartlarıyla karşı karşıya kalmaları ve bu farklılıklardan yararlanmalarıdır. Finansal piyasaların kurumsal ve yapısal açıdan farklılık göstermeleri swap işlemlerinden yararlanma olanaklarını artırmaktadır. Swap sözleşmeleri bir borçlanma veya yatırım yöntemi olmayıp sadece mevcut borçların veya yatırımların nakit akımlarını değiştirmeye yarayan finansal araçlardır. Swap sözleşmeleri ile işletmeler, düşük maliyetli finansman bulmak, yüksek getirili varlıklar elde etmek, faiz ve döviz riskine karşı korunmak, kısa vadeli aktif/pasif yönetim stratejilerini tamamlamak, aracılık ücreti elde etmek ve spekülasyon yapmak gibi değişik amaçları hedefleyebilmektedirler. Aynı zamanda swap sözleşmeleri kâr elde etmek veya varlık ya da yükümlülükleri riskten korumak amacıyla da kullanılabilmektedir. En yaygın kullanılan swap sözleşmeleri, faiz oranı, döviz swap sözleşmeleridir. Swap sözleşmeleri türev araç olmalarının yanında aynı zamanda bir para piyasası aracıdır. Ancak swap sözleşmeleri, sermaye piyasası araçlarını da referans varlık olarak kullanabilirler ve standart sözleşmeler 4 olmamalarından dolayı organize bir piyasada değil, tezgahüstü piyasalarda işlem görürler. Swap sözleşmelerinin ikinci el piyasası da bulunmamaktadır. Swap sözleşmelerinin en önemli avantajı işlemi yapan tarafların borçlanma maliyetini azaltması ve sermaye maliyetini düşürmesidir. Swapların bir diğer avantajı ise değişken oranlı faizi, sabit oranlı faize çevirerek riski azaltmasıdır. Yine para swaplarında taraflar anlaşma sonunda geçerli kuru bildiklerinden döviz riskine karşı korunmaktadırlar. Swap işlemleri aynı zamanda, şirketlerin aktif ve pasif mevcutlarının korunması için de kullanılabilir. Döviz kurlarındaki değişmeler, ulusal para birimi üzerinden borçları olan çok uluslu şirketlerin beklenen kazançlarını azaltabilmektedir. Bu işletmeler para swaplarını kullanarak borçlarını ve alacaklarını döviz kuru riskine karşı koruyabilirler. Swap işleminde iki temel risk söz konusudur. Bunlardan biri piyasa riskidir. Faiz oranlarının ya da döviz kurlarının değişmesi sonucunda, swap işlemi finansal aracı için negatif hale gelebilir. Bir diğer risk ise kredi riskidir. Bu risk, swap işlemine giren tarafların ödeme güçlüğüne düşmeleri durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu durumda finansal aracı için swap işleminin bir bölümü veya tamamı değersiz hale gelmektedir.